İstanbul’da bir yatta düzenlenen kutlamaya İstanbul Başkonsolosu Rafael Quintero CUBIDES ve eşleri hanımefendi Lina ROSES ev sahipliği yaptı.
Kolımbiya’nın Bağımsızlık Günü dolayısıyla gerçekleştirilen kutlamada Kolombiya’nın Ankara Büyükelçisi Julio Anibai Riana da hazır bulundu.
Bağımsızlık yıldönümü töreninde Türkiye’yi Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliğinden Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Mustafa Şimşek ve eşleri Hanımefendi Miray Şimşek temsil etti.
Brezilya’nın Ankara Büyükelçisi Gilda Motta Santos NEVES de konuklar arasındaydı.
Kutlamaya, Türkiye’de ikamet eden Kolombiya vatandaşları ve seçkin bir davetli topluluğu katıldı.
Kolombiya’nın Bağımsızlık yıldönümü kutlama töreni Kolombiya ve Türk Milli marşlarının seslendirilmesiyle başladı.
İki ülkenin Milli marşlarının seslendirilmesinden sonra konuşmalara geçildi.
Kolombiya’nın İstanbul Başkonsolosu Rafael CUBIDES konuşmasında şunları söyledi: “Kolombiya Cumhuriyeti 215’inci Bağımsızlık Günü Anma Töreni vesilesiyle İSTANBUL’DA İLK KOLOMBİYA MİLLİ GÜNÜ kutlamasına hepiniz hoş geldiniz.
Birinci Kolombiya Milli Günü, Kolombiya İstanbul Başkonsolosluğu’nun toplum önünde halka ilk arzı ve konsolosluğun kuruluşunun somut bir göstergesidir. Birkaç yıldır süregelen meşakkatli çalışmaların ardından nihayet 2025 yılında vücut bulmuş olan bu proje, Kolombiya Ankara Büyükelçiliği tarafında Sayın Büyükelçimiz Julio Aníbal Riaño’nun önderliğinde ve Kolombiya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Gustavo Petro Urrego’nun şahsen ortaya koyduğu siyasi çabaları ve arzıyla gerçekleşmiştir.
Kolombiyalılar olarak gurur duyacağımız pekçok şey var.
En başta güzelliklerin ülkesi olmamız. 215 yıl önce 1810 yılında bağımsızlığını kazanmış ilk Latin Amerika ülkesi olmamız ve o tarihden bu yana Latin Amerika’nın en uzun soluklu ve istikrarlı demokrasisine sahip olmamız. Sadece bu da değil; maddi ve fiziksel altyapımızın kalkınmasında gecikmelere, çokça acıya, ölüme ve yerinden edilmeye yol açan 20’inci yüzyılın ortalarından günümüze kadar geçen sürede, kapitalizm ve komünizm arasındaki silahlı siyasi çatışmalar, yasadışı uyuşturucuların yarattığı dünya çapındaki problemler gibi ne yarattığımız ne de istediğimiz evrensel sorunların tezahürleriyle yüzleşmek zorunda kalmamıza rağmen, Kolombiya her 4 yılda bir yapılan seçimlerin getirdiği hem özgürlük hem de demokrasi konusunda geri adım atmamıştır.
Bugün Kolombiya, tarihindeki en düşük enflasyon ve işsizlik oranlarından birine sahip, ülke içinde değerli yapısal reformlar yürütmekte, çevrenin ve İNSAN ONURUNUN küresel savunmasında öncü bir ülke olarak uluslararası alanda öne çıkmakta ve günümüzde insanlığı utandıran durumlara karşı kararlı duruşunu somut eylemlerle dile getirmekte ve desteklemektedir.
Aynı şekilde, biz Kolombiyalılar da, bireysel olarak, dünyayı gururla dolaşarak, kültürümüzü, neşemizi ve ailelerimiz, arkadaşlarımız ve bizi karşılayan ülkeye duyduğumuz sevgiyi sergiliyoruz. Bugün, kendi topraklarımızdan uzakta fakat Kolombiya’yı kalbimizde taşıyarak kutlamak istediklerimiz tam da bu değerler.
Ankara’da Kolombiya Büyükelçiliği ve İstanbul’da Kolombiya Başkonsolosluğu olarak, bugün bize eşlik eden neşeli ruhun, Kolombiyalı kimliğimiz ve bize kucak açan bu güzel ülke arasında kalıcı olmasını ve yayılmasını sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz. Sadece kendi aramızda değil, aynı zamanda Türk toplumu ve kültürüyle de saygılı, destekleyici ve kardeşçe bir topluluk oluşturmak için çaba göstereceğiz; böylece doğacak Kolombiyalı-Türk çocuklar bu güzellikler diyarını asla unutmayacak ya da ondan uzak kalmayacaklar.
Kolombiya’nın Ankara Büyükelçisi Julio Anibal RIANO da şöyle konuştu: “215’inci bağımsızlık yıldönümümüzü anmak üzere düzenlenen bu özel etkinlikte bizlerle birlikte olduğunuz için, büyükelçiliğimiz, değerli çalışanlarımız, sevgili eşim ve şahsım adına hepinize en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bugünkü katılımınız, ülkemize ve Kolombiyalılar olarak bizlere karşı duyulan dostluğun, vatanımıza olan derin bağlılığın en güzel göstergesidir. Özellikle, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği’nden Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Sayın Mustafa Şimşek’in, Latin Amerika Genel Müdürü Sayın Yaprak Balkan’ın liderliğinde aramızda bulunmalarını ve bugün bizimle birlikte olan Kolombiya topluluğundan Sayın Viviana Noriega Hanımefendi başta olmak üzere ve Türkiye topluluklarımızın değerli temsilcilerini kayda geçirmek isterim.
Size takdim ettiğim saygı dolu selam, diplomatik geleneklerin ötesinde bir anlam taşımaktadır. Bu selam, hükümetimizin dost ülke Türkiye’ye duyduğu kardeşlik hissini ve vatanımızın anısını yâd ederken halklarımız arasında sürekli bir anlayış geliştirme arzusunu yansıtmaktadır. 67 yıllık diplomatik ilişkiler çerçevesinde, umut vadeden bir gelecek için taşıdığımız inancı göstermektedir. Türkiye ile ilişkilerimizin büyük bir memnuniyet içinde sürdüğünü ve oldukça sağlam, kapsamlı bir ikili gündeme sahip olduğunu belirtmek isterim. Bu ilişkiler, en üst düzey ziyaretlerle daha da zenginleşmiş, birçok alanda anlaşmalar imzalanmış ve Antalya, Kapadokya, İstanbul’daki konsolosluklarımızın açılmasıyla birlikte büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Ayrıca, büyükelçiliğimiz bünyesinde Polis Ataşeliği’nin oluşturulması da bu güçlü iş birliğinin göstergesidir.
Bu dinamik ilişkinin somut örnekleri arasında, yıl başında Genel Direktörümüz Büyükelçi Patricia Cortés’in İstanbul’daki Konsolosluk Genel Müdürlüğü açılışı vesilesiyle Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret ile Sayın Büyükelçi Yaprak Balkan’ın siyasi danışma ziyaretleri ve bu hafta Latin Amerika için Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Levent Gümrükçü’nün Filistin konusu nedeniyle Lahey Grubu toplantısı için Bogotá’da bulunmaları yer almaktadır. Bu ziyaretler ve halen yürürlükte olan anlaşmalar, ikili gündemi güçlendirme yönündeki siyasi ve diplomatik kararlılığın güçlü kanıtlarıdır. Çok amaçlı uygulamalar çerçevesinde, “Stratejik Ortaklık” doğrultusunda yol almaktayız.
Ekonomi ve ticaret alanında, ilişkimizi sadece pragmatik ve dinamik kılmakla kalmayıp aynı zamanda ortak bir iddialı hedef paylaşıyoruz: İkili ticaret hacmimizi 5 milyar dolara ulaştırmak. Bu hedef, sadece takdire değer bir başarı olmakla kalmayıp, iki ülkenin yüzlerce vatandaşına refah ve istihdam imkânları sunacak geniş bir ufuk açmaktadır.
Bu zenginleşme ruhu doğrultusunda, kahvemizin bu güzel ülkeye artan bir güçle ulaşmasını sağladık. Bu başarının en somut kanıtı, Türkiye’de Juan Valdez markasının kayda değer genişlemesidir. Ülke genelinde 28’den fazla mağazasıyla kahvemizin aroması ve tadı, Türk halkının bu ikonik ürünün temsil ettiği değerleri ve emeği takdir etmesini sağlamakta, ki kahve sosyo-kültürel olarak da Türkler için önemli bir semboldür.
Bu vesileyle, güzellikler ülkesi Kolombiya’nın CELAC çerçevesinde Latin Amerika ve Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum.
Sevgili hemşehrilerim, bugün, yüzyılların anılarını taşıyan Boğaz’ın görkemli sularında gezinirken, ezan sesleri sonsuzluk marşları gibi esiyor. Vatanımızın anma günü olan bu özel günde, mesafelerin kısaldığını ve bağlarımızın daha da güçlendiğini hissediyoruz. Evimizden uzakta olsak da, sembollerimizle, değerlerimizle ve vatanımıza duyduğumuz derin sevgiyle bir arada olmaya devam ediyoruz.
Bugünkü seyahatimiz sadece bir gezi değil, aynı zamanda anlamlı bir semboldür. Nerede olursak olalım, vatanın içimizde yaşadığını hatırlatan güçlü bir işarettir bu. Ve bu kutlamayı, tarih ile çevrili, Krallıkların doğuşuna ve medeniyetlerin yükselişine tanıklık etmiş, bizleri efsanevi misafirperverliğiyle bağrına basan Türkiye gibi bir ülkede, dostlarımızla birlikte gerçekleştirmekten daha güzel ne olabilir? Çünkü vatan, ruhunuzla kabul gördüğünüz yerdir de aynı zamanda.
Bugün gururla ifade edebiliriz ki artık yalnız değiliz; bu tarihi başkentte uzun yıllardır arzuladığım bir hedef gerçekleşti: Genel Konsolosluğumuz faaliyete geçti. Bu, topluluğumuzun yanında olmak, ihtiyaçlarını karşılamak ve gereksinim duyduklarında onlara el uzatmak için buradadır. Bu, sizlere somut bir şekilde “Biz buradayız, sizinleyiz” demenin yoludur. Görevdeki kariyer konsolosumuz Sayın Dr. Rafael Quintero ve uzun yıllardır dış hizmetlerde değerli destek sunan eşi Lina hanımefendi ile birlikte hizmet vermektedir. Ayrıca, kariyerli yetkili ve akademisyen Sayın Dr. Marcelo Macedo ve diğer konsolosluk personelleri de görevlerini başarıyla yürütmektedir.
Unutmayalım ki, uzak olmak yok olmak anlamına gelmez. Vatan her birimizin içinde yaşar; sözlerimizde, davranışlarımızda, değerlerimizi gururla ve onurla temsil etme şeklimizde var olur. Yurt dışında iyi bir vatandaş olmak, ülkemize saygı ve bağlılığın en güçlü göstergesidir. Bütünlüğümüzle hareket ettiğimizde, özveriyle çalıştığımızda, karşılıklı saygıyı benimsediğimizde ve bizi tanımlayan kültürü yaşattığımızda, aslında sevgili Kolombiya’mızın gerçek özünü onurlandırmış oluruz.
Bugün sesimizi coşkuyla yükseltelim, bayrağımızın renklerini gururla taşıyalım ve unutmadan hatırlayalım ki bizler, mesafelerle silinmeyecek ortak bir tarihin parçalarıyız. Ne mutlu bize, nerede olursak olalım sevgili vatanımız hep bizimle. Gelin, bu bizleri birleştiren günü sevinç ve şükranla kutlayalım, topluluğumuzu güçlendirmeye devam edelim, köklerimize sahip çıkalım ve geleceğe umutla bakalım. Bağımsızlık günümüz kutlu olsun.
Saygıdeğer konuklar,
Bu vesileyle, dünyada barış ve uyum için gece gündüz demeden çalışan, bu yüce değerleri her yerde savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gayretlerini takdirle anmak istiyorum. Bu fedakar çaba, uluslararası toplum tarafından tanınmakta; bizler ise Türk halkının ülkemizin tam barış arzusu konusundaki desteği için minnettarız. Bu barış özlemi, devlet başkanımız Gustavo Petro’nun da büyük bir kararlılıkla savunduğu en önemli hedefimizdir.
Gandhi’nin dediği gibi: “Barış için bir yol yoktur, çünkü barış yolun ta kendisidir.” Ve bu barış, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, bugün hala evrenselliğini koruyan şu sözlerinde ölümsüzleşmiştir: “Yurtta barış, dünyada barış.” Türkiye’ye, büyük Türk milletine esenlik, refah ve daimi başarılar diliyorum.
Bağımsızlık günümüz kutlu olsun”
İstanbul’da yaşayan bir ilki gerçekleştiren Kolombiya’nın Viviana NORIEGA ise konuşmasında şunları söyledi:
“ Adım Viviana Noriega. Altı yıldır Türkiye’de yaşıyorum ve şu anda istanbul’dayım. Bir Türk vatandaşıyla evliyim ve iki çocuğumuz var. Bu paha biçilmez fırsatı değerlendirerek, İstanbul’daki Kolombiya Başkonsolosluğu’na bu etkinliği düzenlerken gösterdikleri özveri, çaba ve sıcaklık için en içten teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bu buluşma, pekçok Kolombiyalı olarak bizlere müzik, dil ve yurttaşlarımızın eşliğinde vatanımıza daha yakın hissetmemizi sağlıyor.
Bu konsolosluk ofisinin açılışı, toplumumuz için büyük bir lütuf olmuştur. Ofisin varlığı, pasaportların verilmesi, çocuklarımızın vatandaşlığa alınması, evlilik kaydı ve bekarlık belgelerinin verilmesi gibi birçok temel prosedürün yanı sıra İstanbul ve çevresinde ikamet eden bizler için diğer temel hizmetleri kolaylaştırmaktadır.
Ayrıca, İstanbul Başkonsolosluğu’nu kurma hayalimizi gerçekleştiren Kolombiya Türkiye Büyükelçiliği’ne, Valeria, Marcelo ve Fatmagül Hanım dahil olmak üzere konsolosluktaki tüm personele ve özellikle Başkonsolos Sayın Rafael Quintero’ya Kolombiya toplumuna hizmet etme konusundaki özverileri ve çabaları için teşekkür etmek istiyorum.
Bununla birlikte, konsolosluk personeli tarafından desteklenen, savunmasız durumdaki kadınlara yönelik atölyeler, şiddete karşı farkındalık artırma oturumları ve İspanyolca hukuki danışmanlık hizmeti sunan Türk Avukat Sayın İrfan Güler ile yapılan online toplantılar gibi sosyal ve toplumsal girişimlerden dolayı da minnettarız.
Kültürel uyum sürecindeki öğrenciler için fiziksel ve ruhsal sağlık üzerine yapılan konuşmaları ve AFAD iş birliğiyle düzenlenen depreme hazırlık atölyelerini derinden takdir ediyoruz. Hafta içi çalışma saatleri nedeniyle konsolosluğu ziyaret edemeyenlere sağlanan belirli aralıklarla Cumartesi günleri verilen hizmetler için de minnet borçluyuz.
Umarım bu yeniden bir araya gelme fırsatı, bir topluluk olarak kendimizi güçlendirmemize, birbirimizi cesaretlendirmemize ve konsolosluğun refahımız için nasıl çalıştığını öğrenmemize yardımcı olur. Ayrıca, yurtdışındaki Kolombiyalıların desteklendiğini ve korunduğunu hissetmeleri için kendi girişimlerimiz aracılığıyla çeşitli etkinlikler veya atölyelerle nasıl katkıda bulunabileceğimizi düşünmenizi tavsiye ederim. Çok teşekkür ederim.
Konuşmalardan sonra konuklara Kolombiya mutfağından yiyecekler ve atıştırmalıklar ikram edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Yemen Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenen Yemen–Türkiye Forumu, Ankara’da yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN Konferans Salonu’nda Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq’in ev sahipliğindeki Yemen–Türkiye Forumu‘da Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ile Yemen Nüfus ve Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Dahan da forumda hazır bulundu.
Foruma, Milletvekilleri, Büyükelçiler kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de eğitim gören Yemenli öğrenciler ile Yemen diasporası katıldı.
Forum’da öncelikle ,Yemen ve Türkiya^de Sivil Toplum Kuruluşları, Yemen ve Türkiye: Yatırım Fırsatları, Ekonomik Ortaklık, Yemen’de Siyasi Durum. Son Gelişmeler, Dinamikler ve Barış Perspektifleri başlıkları altında üç ayrı panel düzenlendi.
Forumdaki bu panellerde, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulmasına yönelik mesajlar verildi.
Konuşmacılar, forumun iki ülke arasında ortak tarihî ve kültürel mirası daha fazla dayanışmacı bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürmesi gerekliliğini, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulması ile ilgili görüşleri dile getirdiler.
Bazı konuşmacılar da, forumun ortak tarihî ve kültürel mirası daha öngörülebilir bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürme çabası içinde olması yönünde görüşler açıkladılar.
Bu arada, forum dolayısıyla Yemen’e özgü kıyafetlerin ve gıda ürünlerinin yer aldığı standlar ve iki ülkenin turizm zenginliklerini gösteren fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.
Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq, Yemen–Türkiye Forumu‘ndaki konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa KULAKLIKKAYA, Sayın Büyükelçiler, ve diplomatik misyon başkanları, kardeşlerimiz ve değerli konuklarımız, seçkin Yemenli ve Türk katılımcılar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum…
“Tarihin Yolları ve Ortak Geleceğin Ufukları” temasıyla düzenlenen Yemen-Türkiye Forumu’nun açılışında, Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında iletişimi güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için etkili bir platform olmasını umduğumuz bu etkinliğe katılımınız ve varlığınız için derin şükranlarımı sunuyorum.
Bu foruma ev sahipliği yaptığı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunan iş birliği ve olanaklar sağladığı için Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. Değerli konuklar, iki ülke ve halkımız arasında derin tarihi ve kardeşlik bağları bulunmaktadır.
Yemen-Türkiye ilişkisi, geçici bir siyasi durumun ürünü değil, aksine derin bir tarihi, insani ve kültürel temele dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında, bu forum, bu temeli hükümet, özel sektör, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal iş birliğine ve pratik ortaklıklara dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu açılıştan önce Yemenli, Türk, Arap ve uluslararası araştırmacıların, uzmanların ve şahsiyetlerin katıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal seminerler düzenlendi.
Bu seminerlerde sunulan fikirlerin, iki ülke ve halkımızın çıkarlarına hizmet eden girişimlere, projelere ve ortaklıklara dönüşmesini umuyoruz. Bu forum, Yemen’in devlet kurumlarına karşı yapılan darbe ve ardından gelen savaş ile yaşanan ciddi insani, ekonomik ve güvenlik krizleri nedeniyle çok hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda düzenlenmektedir. İran rejimi tarafından desteklenen Husi milisleri, askeri tırmanışlarını sürdürerek devlet kurumlarını baltalamakta, ulusal kaynakları tüketmekte ve Yemen’in, bölgenin ve uluslararası denizciliğin güvenliğini tehdit etmektedir.
Son günlerde Marib ve Hadramawt vilayetlerinde silahlı kuvvetleri hedef alan saldırılar yaşanmış, çok sayıda şehit ve yaralı olmuştur. Şehitlerimizin ruhlarına rahmet ve yaralılara Allah’tan şifa dilerken, Yemen halkının ve devletinin, Yemen topraklarının Yemen’in, komşularının ve uluslararası su yollarının güvenliğini tehdit eden bir platforma dönüştürülmesini kabul etmeyeceğini teyit ederiz. Yemenliler, savaş ve darbe nedeniyle ağır bedeller ödediler; bunlar arasında kurumların ve ekonominin yıkılması, kaynakların yağmalanması, çocukların askere alınması, sayısal üstünlüklerin sağlanması ve sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hakları da dahil olmak üzere insan haklarının ihlali yer almaktadır.
Tüm bunlara rağmen, Yemen Cumhuriyeti stratejik bir seçenek olarak barışa bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak gerçek barışın silahların gücünü meşrulaştırmak, azaltmak veya pekiştirmek üzerine kurulamayacağına inanmaktadır. Aksine, devlet kurumlarını ve egemenliği yeniden tesis etmek, kurumlarıyla birlikte birleşik bir Yemen devleti ve tek bir ulusal kurum ve silahlı kuvvet kurmakla ilgilidir. Hukuk ve anayasayı korumakla ilgilidir.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Dr. Raşad Muhammed el-Alimi başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve hükümet, devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, egemenliği ve ulusal kaynakları korumak, ekonomik ve hizmet koşullarını iyileştirmek ve güvenlik, istikrar ve adil ve sürdürülebilir bir barış sağlamak için çabalarını sürdürmektedir. Değerli konuklar, bu vesileyle, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz önderliğindeki kardeş ve kilit rol oynayan Suudi Arabistan Krallığı’na derin şükranlarımızı sunuyoruz. Krallık, Yemen devletinin ve kurumlarının en büyük destekçilerinden biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin, hükümetin, ulusal ekonominin, kalkınma ve insani yardım projelerinin destekçisi ve Yemen’in güvenliğini, birliğini ve egemenliğini korumada ve barış ve istikrar çabalarına sponsor olmada kilit bir ortaktır. Yemen Cumhuriyeti’nin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki kardeşlerinin yanında durma konusundaki sarsılmaz duruşunu da yeniden teyit ediyoruz. Güvenliklerini ve emniyetlerini tehdit eden İran saldırılarını kınadığımızı yineliyoruz. Dahası, bu yazıda, Yemen Cumhuriyeti’nin Filistin davasına ve Filistin halkının meşru haklarına olan sarsılmaz desteğini yeniden teyit ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin Yemen’in birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği sarsılmaz desteğe de minnettarız. Türkiye’nin insani, kalkınma ve eğitim iş birliğini ve kurumlarının Yemen-Türkiye ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik istekliliğini takdir ediyoruz.
Yemen Cumhuriyeti’nin yanında duran, devlet kurumlarını, ülkenin birliğini, egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleyen ve Yemen’deki insan acılarını hafifletmeye ve barış ve kalkınma çabalarına katkıda bulunan tüm kardeş ve dost milletlere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar, Yemen’in karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, devlet yapısını ve konumunu yeniden kurmak için gerekli tarihe, konuma, kaynaklara ve insan potansiyeline sahiptir. Gerçek bir bölgesel ve uluslararası ortaklığın, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkimizin, Yemen’in toparlanması, yeniden inşası ve kalkınması için hayati bir katalizör olabileceğine inanıyoruz.
Bu toplantının ne kazandıracağını bilmiyorum. Önemi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı’nın katıldığı Riyad Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesinde yatıyor. Milletin özlem duyduğu bu zirve, inançlarımızı, egemenliğimizi ve bir ulus olarak onurumuzu korumak için bir dayanak noktası olacaktır.
Arap ve İslam ülkeleri. Ayrıca, bu platformdan, tüm Arap ve İslam ülkelerindeki büyük çoğunluğun arzuladığı bu toplantıya herkesin katılmasını rica ediyoruz. Ayrıca, Yemen ve Türk kurumları, şahsiyetleri, konuşmacıları ve araştırmacıları da içeren, geçtiğimiz aylarda özveriyle ve sadakatle çalışan hazırlık takip komitesine içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu etkinliğin başarısına katkıda bulunan herkese, ayrıca Üniversite yönetimine de teşekkür ve takdirlerimi sunmalıyım. Uzun yıllara dayanan geleneğini bildiğimiz için foruma ev sahipliği yapmayı seçtiğimiz bu tarihi üniversite.
Ve nesillere sunduğu bilgi ve önemli eserler için onlara binlerce teşekkür. Allah’tan forumun çalışmalarına başarı vermesini ve sonuçlarının Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yenilenmiş bir iş birliği ve ortaklık yoluna yol açmasını niyaz ediyoruz.
Yaşasın özgür, güçlü ve birleşik Yemen Cumhuriyeti. Yaşasın Yemen-Türk kardeşliği. Selamün aleyküm ve Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da şöyle Konuştu: ” Sayın Yemen büyükelçisi, Saygıdeğer misafirler Türkiye’deki Yemen toplumunun değerli temsilcileri. Hepinizi şahsım ve bakanlığım adına saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye-Yemen forumu vesilesiyle ülkemizin en köklü ve saygın yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ankara üniversitesi’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum onuru tekrarlamak isterim.
Türkiye ile Yemen arasındaki ilişkiler, zengin bir tarihsel hafızaya ve derin bağlara dayanmaktadır. Şehitlerimizi bağırılarına basan kardeş yemen halkı, ecdadımızın ebedi istirahatgahına sahip çıkmaya devam ediyor.
Yaklaşık 400 yıl Kader birliği yaptığımız Yemen halkıyla bu dostlukla dayanışmamız, bugün de ilişkilerimizi geliştirmemizde sağlam bir zemin teşkil ediyor.
Bu ortak miras, ülkelerimiz arasındaki bağların ve işbirliğimizin temel harcıdır. Değerli konuklar ne yazık ki kadim medeniyet düzey güzel ülke Yemen 10 yılı aşkın bir süredir çatışmaların ve bölgesel gerginliklerin ağır yükünü ve yıkıcı sonuçlarını göğüslemeye devam ediyor. İçtenlikle ifade etmek isterim ki, kardeş yemen halkının çektiği sıkıntıları ve acıları bizler de yüreklerimizde her daim hissediyoruz.
Temennimiz ve en büyük arzumuz, Yemenli kardeşlerimizin hak ettiği huzur, refah ve istikrara bir an önce kavuşmasıdır. Türkiye olarak Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü daima savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi sona erdirmenin yegane yolunun kapsayıcı bir siyasiyasi diyalogdan geçtiğine inanmaktayız.
Bu çerçevede, kalıcı bir barışa ulaşılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik çabaları ve uluslararası girişimleri gönülden de destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı liderlik konseyi başkanı Reşat, el Alemi ve Başbakan Al Zindani başkanlığındaki Yemen meşru hükümetine, kritik bir dönemde üstlendikleri bu zorlu görevlerinde başarılar diliyorum.
Başbakan sayın Al Zindani’yi Antalya diplomatik torunu vesilesiyle ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.
Cumhurbaşkanı, liderlik konseyi’nin ve hükümetin toplumsal barışı, milli birliğiyle istikrarı güçlendirme Yolu’nda attıkları adımların, Yemen’in hak ettiği barışa ve huzura erişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Değerli konuklar, zorlu şartlara rağmen Türkiye ile Yemen arasındaki ticari ve kültürel münasebetlerin artarak devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yemenli öğrencilerin yüksek öğrenimlerine ülkemizde sürdürme yönündeki güçlü ilgisini memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu doğrultuda, Türkiye bursları aracılığıyla Yemenli öğrencilerin eğitimlerine destek vermekteyiz, Yemen halkının gündelik yaşamındaki zorluklarına bir nebze olsun hafifletmek bizim için bir kardeşlik borcudur. Ülkemiz, tüm imkanları ile Yemenli kardeşlerimizin yanında durmaya devam ediyor. AFAD, TİKA ve Türk Kızılay’ı başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla insani yardımları ve kalkınma desteklerini kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Sağlıktan eğitime, gıda yardımından altyapı desteklerine kadar her alanda Yemenli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için her daim hazırız. Değerli misafirler, Yemen’in huzuru ve istikrarı yalnızca Yemenli kardeşlerimiz için değil, Kızıldeniz’in Doğu Akdeniz’in ve tüm Orta Doğu’nun güvenliği bakımından kritik bir öneme haizdir. Son zamanlarda Kuzıldeniz’de yaşanan gerilimlerin ve çatışmaların bu bölgeye yayılması bir endişe kaynağı teşkil etmektedir.
Bu kaygılara, gidermenin yolunun bölgede yeni bir güvenlik mimarisi tesis edilmesinden geçtiğine inanmaktayız. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket ederek haklı aktörlerle bu forumun aramızdaki tarihi bağların daha geniş kitlere duyurulmasını ve yeni işbirliği kapılarının aralanmasına vesile olacağına da inancımız tamdır.
Yemen’in huzur ve barışa kavuşacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygı ve sevgi sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmaların hemen ardından sahne alan orkestra, Yemen türkülerinin de yer aldığı bir konser verdi.
Yemen – Türkiye Forumu hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.