KUZEY KUBRIS TÜRK CUMHURIYETI’NIN Silahlı Kuvvetler Günü 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı dolayısıyla Ankara’da bir resepsiyon gerçekleştirildi.
Kıbrıs’ın Türklerce fethinin 454’üncü, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşunun 67’nci ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın kuruluşunun 49’uncu yıl dönümü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetler Günü olan 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı dolayısıyla Ankara Gazi Orduevi’nde bir resepsiyon düzenlendi.
Ankara GAZİ Orduevinde düzenlenen resepsiyona, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, KKTC Büyükelçisi İsmet KORUKOĞLU katıldı.
Resepsiyonda, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Metin GÜRAK Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, KKTC Ankara Askeri Ataşesi Piyade Kurmay Albay Mahmut Gergin, bazı ülkelerln Büyükelçilerl, Askerl Ataşelerle ve seçkin bir davetli topluluğu da yer aldı.
Resepsiyonda, şehitlere saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal Marşı ve Mücahitler Marşı seslendirildi.
Marşların seslendirilmesinin ardından konuşmalara geçildi.
Resepslyondakl konuşmasında KKTC Askerl Atasesl piyade Kurmay Albay Mahmut GERGİN, “Bugün Türklük’ün sonsuza dek Kibris’ta kalıcılığının mühürlendiği gündür.” şeklinde konuştu.
KKTC Ankara Askeri Ataşesi Kurmay Albay Mahmut Gergin, Kıbrıs Adası’nda EOKA’nın saldırısına deginirken, “1 Ağustos asil Türk Milleti ve kadim Türk Devleti’nin ayrılmaz, asli bir parçası olarak Doğu Akdeniz’de mevcut bulmuş kalesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin var oluş tarihinin sembolleşen, Türklüğün sonsuza dek Kıbrıs’ta kalıcılığının mühürlendiği bir gündür” dedl.
Albay Gergin, resepsiyona katılan Azerbaycan, Bangladeş, Gambiya, Kenya ve Pakistan ülkelerinin temsilcilerine de şükranlarını sundu ve KKTC’nin haklı davasında desteklerini beklediklerini kaydetti.
Gergin, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Dr. Fazıl Küçük ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş olmak üzere; Kıbrıs’ı vatan yapan, adayı terk etmek yerine kanları ve canları pahasına adada Türk varlığını devam ettiren Türk Mukavemet Teşkilatı’nı oluşturan, 1974 Barış Harekâtı’na katılan ve şehit olarak aziz vatan toprağına düşen Mehmetçik ve mücahitlerle, insanları saygıyla anarak şükranlarını belirtti.
Milli Savunma Bakani Güler, ADA’DA 51 yildir Baris, Istlkrar ve Guvenlik ortamlnln korunablldlglnl söyledi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, özel ve anlamlı gün dolayisiyla bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu lfade ederek Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 51’inci yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gururla kurtlandığına dikkat cektl.
Bakan Güler, “Bugün Kıbrıs’ın fethinin 454’üncü, Türk Mukavemet Teşkilatının kuruluşunun 67’nci, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın ise 49’uncu kuruluş yıl dönümleri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Toplumsal Direniş Bayramı’nı ile Silahlı Kuvvetler Günü’nü bir arada kutlamanın haklı gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Kıbrıslı soydaşlarımızın bu tarihî ve özel günlerini yürekten kutluyorum” dedi. Kıbrıs’ta 1950’li yılların ortalarından itibaren yaşanan kaotik gelişmeler, özellikle 1960’ta kurulan Ortaklık Devleti’nin Rumlarca tek taraflı olarak bozulması ve Kıbrıs Türklerinin dışlanmasıyla doruğa ulaştığına vurgu yapan Bakan Güler, “Soydaşlarımız, maruz kaldıkları baskı politikalarının yanı sıra, katliam girişimleri karşısında öz yurdunda azınlık olmayı kabul etmemiş, kimliklerini ve haklarını korumak için kararlı bir mücadeleye yönelmiştir. Türkiye ise bu haklı direnişte, can yoldaşı olan Kıbrıs Türkü’nün daima yanında olmuş, Kıbrıs Barış Harekâtı ile hem askerî hem insani bir adım atarak bu mücadelede sonuç alınmasına öncülük etmiştir. Cumhuriyet tarihimizde gerçekleştirdiğimiz en kapsamlı harekâtlardan biri olan ve Mehmetçiğin kahramanlığı ile yüksek disiplinini bir kez daha tarihe altın harflerle yazan bu harekât sayesinde, Ada’da 51 yıldır barış, istikrar ve güvenlik ortamı korunabilmektedir. Ne var ki hâlâ bazı çevrelerin bölgedeki varlığımızı farklı biçimlerde yorumlama gayretleri ve bu konudaki manipülatif söylemleri, Ada’daki hakikati çarpıtma girişiminden başka bir anlam taşımamaktadır. Hâlihazırda Kıbrıs Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ile omuz omuza sürdürdüğümüz bu görevin, bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de Ada’da barış ve huzurun en önemli güvencesi olacağını bir kez daha vurgulamak isterim” şeklinde konuştu.
“Kıbrıs Türklerinin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidi dışındaki herhangi bir yaklaşım bizim için kabul edilemez” diyen Bakan Güler “Türkiye olarak, Kıbrıs’taki çok boyutlu süreçleri analiz ederek, Ada’da makul, sürdürülebilir, her iki halkın da haklarını muhafaza edecek kalıcı barışa ve çözüme ulaşılması için yıllardır yapıcı bir politika yürüttük. Ancak 60 yıldır çözüm masasına getirilen tüm önerileri reddeden Rumların tek taraflı ve soydaşlarımızın eşit-egemen varlığını inkârcı yaklaşımı, çözümün önündeki yegâne engel oldu, olmaya da devam ediyor. Artık, geçmişten süregelen ve miadı dolmuş söylemlerin bir kenara bırakılmasının zamanı gelmiştir. Her zaman ve her ortamda ifade ettiğimiz gibi, Kıbrıs Türklerinin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidi dışındaki herhangi bir yaklaşım bizim için kabul edilemez. Esasen, Rum tarafının kendini Ada’nın tek hâkimi gibi gösterme çabalarına karşın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti artık Türk Devletleri Teşkilatı’ndan İslam İşbirliği Teşkilatına kadar uluslararası platformlarda temsil edilmektedir. Tüm bu olumlu gelişmelerin sağlanabilmesi için Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında güçlü bir şekilde durmakta, her alanda soydaşlarımızın haklı davasını kararlılıkla desteklemektedir. Birlikte omuzladığımız tarihî sorumluluğu aynı kararlılık ve kardeşlik bilinciyle sürdürüyor, kardeş devletimizin daha güçlü, üretken ve müreffeh bir geleceğe kavuşması için somut adımlar atıyoruz. Bu bağlamda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde enerjiden tarıma, ulaşımdan sağlığa, turizmden eğitime kadar pek çok stratejik alanda hayata geçirilen projelerle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Doğu Akdeniz’in yükselen değeri hâline getirmek için tüm imkânlarımızla çalışıyoruz. Bundan sonra da hem ülkemizin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hak ve çıkarlarını korumaya ve geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.