Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş “Eşit ve Tam Katılım İçin Güçlü Aile: 2025 Aile Yılı Çalıştayı”na katıldı. Bakan Göktaş, “2026-2028 dönemini kapsayan Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı’nın hazırlıklarını tamamladık. Eylem Planı’mızı, çok yakın bir zamanda kamuoyuyla paylaşacağız.” şeklinde konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Bakan Göktaş, Memur-Sen tarafından sendika genel merkezinde düzenlenen “Eşit ve Tam Katılım İçin Güçlü Aile: 2025 Aile Yılı Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada, Memur-Sen’in, her zaman toplumsal dayanışmayı büyüten, emeğin hakkını savunan ve sosyal politikalara yön veren önemli paydaşlarından biri olduğunu kaydetti.
3 Aralık’ın Dünya Engelliler Günü olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, 3 Aralık’ın engelli haklarına yönelik farkındalığın güçlenmesine ve kapsayıcı politikaların daha geniş kesimlere ulaşmasına aracı olmasını diledi.
Göktaş, ailenin, sevginin, dayanışmanın, merhametin ve güven duygusunun kök saldığı ilk yer olduğunun altını çizerken, bireyin hayata tutunduğu, değer bulduğu, kimlik kazandığı en güçlü bağın da aile olduğuna dikkat çekti.
Bakan Göktaş, “Bu nedenle aileyi güçlendirmek sosyal bir tercih olmanın ötesinde geleceğimizi koruyan stratejik bir adımdır. Çünkü engelli bir bireyin hayatına değer katan en önemli güç, ailedir. Ailenin sevgisi, sabrı ve desteği engelli evlatlarımızın ve kardeşlerimizin hayatında çoğu zaman en önemli dönüştürücü güçtür.” dedi.
Bakan Göktaş şöyle konuştu:
” Çok değerli Memur-Sen başkanım, çok değerli sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ailelerimiz, Memur-Sen ve üyeleri kıymetli misafirler annelerimiz, babalarımız, çocuklarımız hepiniz hoş geldiniz.
Sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum ve Memur-Sen her zaman toplumsal dayanışmayı büyüten, emeğin hakkını savunan ve sosyal politikalara yön veren önemli paydaşlardan biridir.
Başta Memur-Sen Genel Başkanı sayın Ali YALÇIN olmak üzere çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen engelli komisyon başkanımıza ve herkese teşekkür ediyoruz.
Çalıştayın ailelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.
Bu özel gün, engelli hakları konusunda farkındalığın güçlenmesine ve kapsayıcı politikalarımızın daha geniş kesimlere ulaşmasına vesile olmasına diliyorum.
Değerli misafirler, dayanışma, merhametin ve güven duygusunun çok olduğu bir yerdir. Bireyin. hayata tutunduğu değer bulduğu bir adımdır.
Çünkü engelli bireyin hayatında en önemli güç ailedir. Ailenizin sevgisi, sabır ve desteği, engelli evlatlarımızın ve kardeşlerimizin hayatında çoğu zaman en önemli dönüştürücüdür.
Devlet olarak bu nedenle sosyal politika yaklaşımını merkezine yerleştiriyoruz.
Bu kapsamda engelli vatandaşlarımızın eğitimden istihdamı, sosyal yaşamdan bakım desteklerine kadar her alanda desteklenmesini önceleyen politikalar yürütüyoruz. Hiç şüphesiz engelli vatandaşlarımız için hayata geçirdiğimiz bir bu tür çalışmaların temelinde Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü vizyon bir vizyon var. Bu vizyon doğrultusunda 2026-2028 dönemini kapsayan ikinci engelli hakları, ulusal eylem planının hazırlıklarını tamamladık.
Eylem planımızı çok yakın bir zamanda kamuoyuna paylaşacağız. Diğer yandan da engelli istihdamında fırsat eşitliğini güçlendiren daha kapsayıcı ve sistemli bir uygulamaya koyduk. Bugün hak temelli yaklaşım, kurumsal bir kültür haline dönüştü.
Yaşlı ve güçsüz bakımı ile engelli bireylerin sadece temel ihtiyaçlarını karşılamıyoruz. Aynı zamanda eğitim, mesleki gelişim ve sosyal hayata katılım imkanlarını her geçen gün genişletiyoruz.
Evde bakım desteklerimizde, engelli bireylerimizin kendi sosyal çevrelerinde ailesiyle birlikte daha güvenli ve huzurlu bir yaşam sürmesini sağlıyoruz.
Erişilebilirlik artık kurumlarımız için zorunlu bir standart haline geldi. Bu yıl yayınlanan iki önemli Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle erişilebildiği, ülke gündeminin merkezine taşıdık.
Bu karar, erişilebilirliğin, hayatın olağan bir farkındalığı haline gelmesine ve iyi uygulamalara katkı sağlayacaktır. İkincisi genel uygulamaların erişilebilirliğini ilişkindir.
Bu düzenlemelerle kamu kurumlarının sunduğu tüm dijital hizmetlerde erişilebilirlik arttı. Engelli bireylerin dijital ortamlarda kamu hizmetlerine eşit ve etkili erişimimi güvence altına alınmıştır. Bir başka teknik adım, girişimsel riskli veya engelli olan, 0-8 yaş arası çocuklarımız için temelli ulusal erken modeli sistemidir.
Bu sistemle desteklenmeye ihtiyaç duyan her çocuğa erken dönemde ulaşarak sağlık ve eğitim hizmetlerini tek bir noktada sunuyoruz. Böylece ailelerle birlikte çocuğun gelişimini güçlendiren bütüncül bir yaklaşımı ortaya koyuyor. Bu amaçla milli eğitim ve sağlık bakanlığı ile işbirliğinde Ankara’da, Mersin’de Kahramanmaraş’da erken girişim merkezleri kuruldu. Amacımız bu modeli Türkiye’nin dört bir yanına aygınlaştırarak çocukları hem de ailelerini destekliyoruz. Bu süreçte 18 ilimizde 3 bin 789 aile bire bir bireyel danışmanlık hizmeti vererek ailelerin her adımda yanında oluyoruz.
Kıymetli misafirler, Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle ilan ettiğimiz 2025 aile yılında tüm yönleriyle ele aldığımız riskleri ve fırsatları birlikte değerlendirmenin önemli olmasıdır.
Biraz önce açıklanan, sonuç bildirgesi ve engelli politikalarımızın daha ileri taşıma yolunda bizler için değerli bir yol haritası olacak önemli bir kaynaktır. Bakanlık olarak bildirgede yer alan önerileri büyük bir titizlikle değerlendireceğiz.
Engelli bireylerimizin yüzündeki tebessüm, güven ve mutluluk bizim en büyük motivasyon kaynağımız. Bu doğrultuda işbirliğini çok kıymetli görüyoruz. Sözlerimi tamamlarken hiç kimsenin geride kalmadığı engellerin birlikte yaşandığı bir Türkiye için hiç durmadan yorulmadan çalışacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.