Romanya’nın Ankara Büyükelçiliği, ANKARA ROMANYA KÜLTÜRLERARASI DOSTLUK DERNEĞİ ARKADD ve BOTOSANI ARLECHIN KÜLTÜR ve SANAT DERNEĞİ işbirliğiyle, “Romanya’da Noel Karşılama Kültür ve Sanat Etkinlikleri” gerçekleştirildi.
Festival, Ankara Etimesgut’daki Türk Tarih Müzesi’nde düzenlendi.
Organizasyon dolayısıyla Türkiye ile Romanya arasında geçmişten günümüze var olan dostluk ve kültürel bağların daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor.
İki ülke arasında yüzyıllardır devam eden ortak tarih, Balkanlar ve Trakya başta olmak üzere Türkiye’nin 81 ilinde Romanya ile soy bağı bulunan çok sayıda vatandaşın yaşadığı hatırlatılarak bu tür kültürel faaliyetlerin Rumen ve Türk halkını daha da yakınlaştıracağının altı çizildi.
Noel karşılama programında Romanya kültürüne ait geleneksel gösteriler, sanat etkinlikleri, müzik performansları ve kültürel paylaşımlar yer aldı.
Etkinliğe Romanya Büyükelçiliği’nden Büyükelçi -Müsteşar Ekselansları Doru LICIU katıldı.
Etkinlikte, Türkiye-Romanya Dostluk Derneği Başkanı Adina Vasilica Çelik, Romanya Kültür ve Sanat Derneği Icra Direktörü Flavius Alin DAMEAN yer aldı.
Etkinliğin sunuculuğunu ise Romanya Türkiye Dasporası’ndan Luminita Dorina Ivanov yaptı.
“ Saygıdeğer Protokol Üyeleri, Kıymetli Romanya Büyükelçiliği ve Konsolosluğu Temsilcileri, Değerli Organizasyon ve İş Birliği Kurumlarının Temsilcileri, Kıymetli Sponsorlarımız, Değerli Sanatçılarımız, Sevgili Misafirlerimiz ve Kıymetli Çocuklar, Hepiniz, Ankara Romanya Kültürlerarası Dostluk Derneği (ARKADD) organizasyonunda,Romanya Büyükelçiliği’nin destekleriyle, Asociația Cultural Artistică ARLECHIN – Botoșani iş birliğinde düzenlenen Romanya Noel Gelenekleri ve Kültür Festivali’ne hoş geldiniz, onur verdiniz. Bu akşam burada yalnızca bir festivalin açılışını yapmıyoruz Bu akşam, köklerimize uzanan bir hatırayı,atalarımızdan bize emanet edilen değerleri ve kültürün nesiller boyunca nasıl yaşatıldığını hep birlikte yâd ediyoruz.
Romanya kültüründe Noel; yalnızca bir bayram değil, ailenin bir araya geldiği, kapıların iyiliğe ve paylaşıma açıldığı, umutların tazelendiği kutsal bir zamandır. Köy köy dolaşan çocukların berrak sesleriyle söylenen colindeler, geleneksel kıyafetler ve halk ezgileri, yüzyıllardır bu kültürel hafızayı canlı tutar. Bu akşam sahnede izleyeceğiniz her adım, duyacağınız her ezgi, göreceğiniz her renk; Romanya’nın kış gecelerinden,Noel sofralarından, annelerin, dedelerin anlattığı hikâyelerden bugüne taşınan bir mirastır.
Romanya’nın kalbi Botoșani’den, George Enescu’nun notalarına, Mihai Eminescu’nun dizelerine hayat veren topraklardan Ankara’ya ulaşan bu kültür; iki ülke arasında kurulan dostluğun, saygının ve ortak insanî değerlerin en güzel ifadesidir.
Ivanov’dan sonra kürsüye gelen etkinliğin gerçekleşmesinde büyük gayret sarfeden Romanya Büyükelçisi-Müsteşar DORU LİCİU etkinliğin açılışında şunları söyledi.:
“Değerli Romanya topluluğu üyeleri,Kıymetli Türk dostlarımız, Bugün burada, Ankara’da, böylesine özel bir mekânda –Türkiye Tarih Müzesi ve Parkı’nda – düzenlenen Noel Gelenekleri Festivali’nde bir araya gelmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu etkinlik; sanatçıları, çocukları, ebeveynleri, gönüllüleri, kültür kuruluşlarını ve Romanya’nın dostlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Hepimize, nerede yaşarsak yaşayalım, geleneklerin bizi birbirimize bağladığını, kimliğimizi güçlendirdiğini ve bizi birbirimize yakın tuttuğunu hatırlatıyor. Sevgili dostlar, Noel, Rumenlerin kalbinde çok özel bir yere sahiptir. Bu yalnızca dini bir bayram değil; aynı zamanda bir hafıza köprüsü, kuşaklar arası bir süreklilik ve Romen köyünün—kolindecileri, kış şarkıları, dansları ve geleneksel kıyafetleriyle—kimliğin öğretildiği bir okul hâline geldiği andır. Türkiye’de yaşayan Rumenler için gelenekler sadece birer anı değil; köklerle, ana dille ve aileden aktarılan değerlerle bağ kurmanın bir yoludur. Çocuklarımız Rumen dilinde kolindeler söylediğinde, geleneksel kıyafetleri giydiğinde ya da ülkeden gelen halk dansları topluluklarının gösterilerine katıldığında, canlı bir mirası geleceğe taşırlar. Bu miras kaybolmaz; Romanya ile Türkiye arasında bir kültür köprüsüne dönüşür. Aynı zamanda bu gelenekler, Türk dostlarımıza da açık bir mesajdır: Romanya; halk kültürü, müziği, hikâyeleri ve—Türk geleneklerinde olduğu gibi—toplumu sosyal yaşamın merkezine alan misafirperverliğiyle kendini özgün biçimde ifade eder. Bu festival böylece topluluklar, kuşaklar ve kültürler arasında bir buluşma alanına dönüşmektedir. Romanya’dan gelen davetli sanatçılar, topluluklar, Noel şarkıcıları grupları ve sahneye çıkan çocuklar; geleneğin geçmişe ait olmadığını, saygı ve karşılıklı merakla birlikte yürüyebileceğimiz bir gelecek olduğunu hepimize göstermektedir. Romanya Büyükelçiliği için bu tür girişimleridesteklemek bir önceliktir; çünkü diaspora ile kurulan ilişki, en güçlü diyalog biçimlerinden biridir.
Bu ilişki bizi doğrudan, duygusal ve sahici bir şekilde birbirimize yaklaştırır. Romanya–Türkiye dostluğu da işte bu sıcak ve samimi anlarla inşa edilir. Bu vesileyle, Asociația de ANKARA ROMANYA KÜLTÜRLERARASI DOSTLUK DERNEĞİ ve Botoșani’den ARLECHIN Kültür-Sanat Derneği’ni; ayrıca bu festivali mümkün kılan tüm ortak ve sponsorları gönülden tebrik ediyorum. Bu festival, cömertlik ve coşkuyla yürütülen gerçek bir topluluk emeğidir.
Katılımlarınız ve Türkiye’de Romen halk kültürünün tanıtımı için yaptıklarınız için hepinize teşekkür ediyorum. Ev sahiplerimize ve Türk dostlarımıza da, Türkiye’nin hoşgörüye ve dinî-etnik çeşitliliğe açık bir ülke olduğunu bugün bir kez daha gösterdikleri için şükranlarımı sunuyorum. Mutlu Noeller! Herkese barış ve esenlik dolu bayramlar dilerim.”
Ankara Romanya Kültürlerarası Dostluk Derneği (ARKADD) Başkanı Adina Vasilica Çelik ise şunları söyledi: ” Ben, 28 yıldır Türkiye’de yaşayan bir Romanyalıyım. Bu topraklar bana yuva oldu, dostluk verdi, emek verdi. Ama insan nereye giderse gitsin, doğduğu toprağın sesi kalbinden hiç susmaz. Benim içimde yıllardır taşıdığım bir hayal vardı: Memleketim Botoșani’nin geleneksel kültürünü, atalarımdan bana kalan bu zengin mirası, yaşadığım bu güzel topraklara, Türkiye’ye taşımak. Çünkü kültür, bir valize sığmaz;kültür, kalpte taşınır. Botoșani, benim için sadece bir şehir değildir. Botoșani; çocukluğumdur, anılarımdır, köklerimdir.Botoșani; Romen kültürünün kalbidir. Bu topraklar; Mihai Eminescu’nun dizelerinde insan ruhunu aradığı, George Enescu’nun notalarında milletin sesini dünyaya duyurduğu, Nicolae Iorga’nın tarihiyle bir ulusun hafızasını inşa ettiği, Ștefan Luchian’ın renkleriyle duyguları konuşturduğu topraklardır. Bu büyük isimler bize şunu öğretmiştir: Kültür, sadece geçmiş değildir; geleceğe bırakılan bir emanettir. Ve ben 28 yıl boyunca, “Bir gün bu emaneti, yaşadığım topraklarda da yaşatacağım” dedim.İşte bugün, bu hayal gerçeğe dönüşüyor. Bu festival;bir göç hikâyesinin, bir özlemin, iki ülke arasında kurulan kalpten bir köprünün adıdır. Romanya’da Noel; sadece bir bayram değildir.Noel; eve dönmektir, paylaşmaktır, barıştır. Kapı kapı dolaşan colindători, söylenen her ilahiyle bereketi çağırır, kötülüğü uzaklaştırır, umutla yeni bir yılın kapısını aralar. Bugün Ankara’da yankılanan bu ezgiler, Botoșani’den kopup gelen bir selamdır. Bu selam;“Biz buradayız, kültürümüz yaşıyor ve yaşamaya devam edecek” demektedir. Bu festivalin en büyük amacı şudur: Bu kültür devam etsin. Çocuklarımız bilsin, gençlerimiz tanısın, iki ülke arasında dostluk nesiller boyu sürsün.”
Romanya ARLECHİN Kültür ve Sanat Derneği İcra Direktörü Flavius Alin DAMEAN konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Resmî olmayan (non-formal) eğitim, bilgi ile deneyim, yetenek ile fırsat arasında bir köprüdür. Okulun sınırlar çizdiği yerde, non-formal eğitim ufuklar açar.Tiyatro, müzik, dans, görsel sanatlar ve gönüllülük yoluyla gençler yalnızca öğrenmekle kalmaz; kendi seslerini keşfeder, yaratıcılıklarını geliştirir ve geleceklerini inşa ederler. Sürekli değişen bir dünyada gerçek eğitim, ders kitaplarıyla sınırlı değildir; tutku, keşif ve aktif katılımla hayat bulur.”
Romanya’nın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin saygıdeğer temsilcileri, Değerli organizatörler, ortaklar ve sponsorlar, Kıymetli sanatçılar, davetliler ve Romanya kültürünün dostları, Hanımefendiler, beyefendiler, Bugün burada, Ankara’da, Botoșani – Săveni merkezli “Arlechin” Kültür ve Sanat Derneği adına, Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk kez düzenlenen “Datini din Străbuni – Romanya” Festivali’nin ortak organizatörü olarak sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Binlerce yıllık tarihiyle Ankara, medeniyetler arası diyaloğun mekânı ve kültürel sürekliliğin sembolü olarak; geleneği, eğitimi, toplumu ve kültürlerarası diyaloğu bir araya getiren bu festivale son derece anlamlı bir ev sahipliği yapmaktadır. Öncelikle, bu değerli kültürel girişimi hayata geçiren Ankara Romanya–Türkiye Kültürlerarası Dostluk Derneği ARKADD’a, projeyi büyük bir profesyonellik ve vizyonla inşa ettikleri için içten teşekkürlerimi sunmak isterim. Aynı zamanda, Romanya kültürünün yurt dışında tanıtılmasına verdikleri sürekli destek için Romanya’nın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne, ayrıca sponsorlarımıza, ortaklarımıza ve bu festivalin başarısına katkı sunan herkese teşekkür ederim. „Arlechin” Derneği, 1993 yılında Romanya’nın Botoșani iline bağlı Săveni kentinde kurulmuş, kâr amacı gütmeyen ve apolitik bir sivil toplum kuruluşudur. Kuruluş amacımız; çocukların ve gençlerin non-formal eğitim yoluyla eğitime, kültüre ve kişisel gelişime erişimini desteklemektir. Bizler, non-formal eğitimin bilgi ile deneyim, yetenek ile fırsat arasında bir köprü olduğuna yürekten inanıyoruz. Resmî eğitimin sınırlar çizdiği noktada, non-formal eğitim tiyatro, müzik, dans, görsel sanatlar, spor, gönüllülük ve toplumsal katılım yoluyla ufuklar açar. Ankara’da düzenlenen “Datini din Străbuni – Romanya” Festivali, bu felsefenin somut bir yansımasıdır. Kış gelenekleri, Noel ilahileri, maskeli oyunlar ve törensel danslar; yalnızca geçmişin birer yansıması değil, kimlikleri şekillendiren, değerleri aktaran ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren yaşayan birer somut olmayan kültürel unsurudur.
Festivalde yer alan Romanya heyeti; Săveni, George Enescu, Dorohoi, Curtești, Coșula, Havârna ve Darabani yerleşimlerinden gelen sanatçılardan oluşmaktadır. Bu topluluklarda gelenekler, kuşaktan kuşağa doğal, içten ve özgün bir biçimde yaşatılmaktadır. „Arlechin” Derneği için kültür, izole bir alan değil; toplumsal kalkınma ve kentsel yenilenme süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Gençlik Festivali, Arlechin Dans ve Koreografi Festivali, “SMS – Seri Magice Săveni”, “Cinestar”, “Eminescu fără frontiere”, “Instantanee Botoșănene” gibi projeler ve çocuklara ile gençlere yönelik çok sayıda etkinlik, uzun vadeli bir stratejik vizyonun ifadesidir: kültürün, toplumsal kalkınma, sosyal kapsayıcılık ve sürdürülebilir kentsel planlamanın bir aracı olarak kullanılması. Bu çerçevede projelerimiz, kamusal alanların, okulların ve kültür merkezlerinin sanat, eğitim ve sivil katılımla canlandırıldığı gerçek kentsel laboratuvarlar – urban labs olarak işlev görmektedir. Kültür; küçük şehirleri ve kırsal toplulukları yeniden canlandıran, yaşam kalitesini artıran ve insanlarla yaşadıkları mekânlar arasındaki bağı güçlendiren bir katalizör hâline gelmektedir. Bu yaklaşım, sürdürülebilir kalkınma, iklim ve çevre sorumluluğu ve ekolojik eğitim ilkeleriyle yakından bağlantılıdır. Faaliyetlerimiz aracılığıyla sürdürülebilir davranışları teşvik ediyor, doğal kaynaklara saygıyı güçlendiriyor ve kültürel kimlik, mekân ve gelecek arasındaki bağın daha iyi anlaşılmasını sağlıyoruz. Böylece kültür, toplulukların iklimle ilgili zorlukları daha iyi kavramasına ve yerel, sorumlu çözümler üretmesine yardımcı olan erişilebilir bir dile dönüşmektedir. Derneğimizin temel hedeflerinden biri de sosyal kapsayıcılıktır. Dezavantajlı çevrelerden, marjinal topluluklardan veya özel gereksinimleri olan çocuklar ve gençler için yürüttüğümüz programlar sayesinde, eğitime, kültüre ve sosyo-kültürel yaşama gerçek ve eşit erişim sağlamaktayız. Otuz yılı aşkın faaliyet süresince “Arlechin”, 1.000’den fazla proje ve etkinlik hayata geçirmiş, 150’den fazla sivil toplum kuruluşunun kurulmasına katkı sunmuş ve kültürel eğitim, sahne sanatları ve alternatif eğitim alanlarında ulusal ve bölgesel bir referans noktası hâline gelmiştir. Dolayısıyla, “Datini din Străbuni –Romanya” Festivali’ne katılımımız yalnızca sanatsal bir varlık değildir.
Bu, kültürel diplomasiye yönelik bir jest, açıklık ve diyaloğun bir ifadesi, Romanya ile Türkiye’nin kültür, eğitim ve ortak değerler üzerinden kalıcı köprüler kurabileceğinin güçlü bir göstergesidir. Sözlerime son verirken, sizleri Romen geleneklerinin duygusunu, enerjisini ve özgünlüğünü açık yürekle karşılamaya ve bu festivali kültürel çeşitliliğin ve halklar arasındaki dostluğun gerçek bir bayramı olarak yaşamaya davet ediyorum. Hepinize teşekkür ediyor, ışık, ilham ve sevinç dolu bir festival diliyorum.”
Konuşmaların ardından Romanya kültürüne ait geleneksel gösteriler, sanat etkinlikleri, müzik performansları ve kültürel paylaşımlar gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.