Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Araştırma-geliştirme çalışmalarından tasarıma, yazılımdan seri üretime, tüm süreçleri yerli ve millî kaynaklarımızla yönetiyoruz. Şu anda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, çok özel bir program vesilesiyle katılımcılarla bir arada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Pakistanlı misafirlere “Türkiye’ye hoş geldiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, mavi vatanın dört bir yanında büyük bir adanmışlıkla görev yapan tüm çalışanlara teşekkür etti.
“Türkiye için çalışan, mavi vatanın muhafazası ve gerektiğinde müdafaası için gecesini gündüzüyle birleştiren herkesten Cenabı Allah razı olsun” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asırlardır nazlı hilalin özgürce dalgalanması için toprağa düşen şehitleri rahmetle andığını, gazilere şükranlarını sunduğunu belirtti.
Türk tersaneciliği ve donanması açısından çok büyük bir gurur anına hep beraber şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gururu yaşatan İstanbul Tersane Komutanlığının işçisinden mühendisine bütün mensuplarını tebrik etti.
Ülkedeki tersanelere güvenmekte ne kadar haklı olduklarının bugün bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Malumunuz, Pakistan Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak üzere Eylül 2018 tarihinde dört adet MİLGEM inşa sözleşmesi imzalamıştık. İlk gemi PNS Babur’u 24 Mayıs 2024 tarihinde Pakistan’a teslim ettik. Bugün de her türlü test ve tecrübe faaliyetlerini başarıyla tamamlayan PNS Khaibar’ın teslimini yapıyoruz. Projenin dördüncü gemileri, Karaçi Tersanesi’nde inşa ediliyor. Üçüncü gemi PNS Bedir’in Haziran 2026 sonunda, dördüncü gemi PNS Tarık’ın ise 2027 yılının ilk çeyreğinde teslimi planlanıyor. En son teknolojiyle donatılmış bu gemilerin kardeş Pakistan donanmasına şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”
“HIZIRREİS DENİZALTIMIZI BUGÜN HİZMETE VERİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kökleri ortak tarihin derinliklerine uzanan ve asırlardır sınanarak bugünlere gelen Türkiye-Pakistan dostluğunun Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edeceğini, serpileceğini ve güçleneceğini vurguladı.
Denize uğurlanan ve bayrak çekilen platformların alın terinin, aklın, emeğin, cesaretin ve adanmışlığın eseri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunların en başında havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş solar yetenekleriyle sessiz derinliklerin millî bekçisi olacak TCG Hızırreis denizaltımız vardır. Hızırreis denizaltımızı, bugün hizmete veriyoruz. Hizmete aldığımız bir başka platformumuz, yeni tip çıkarma gemimiz Ç-159’dur. Bu platform, hem askerî harekâtlarda hem de barış dönemindeki insani yardım operasyonlarında fırtınalı sularda görev yapacaktır. ULAQ silahlı insansız deniz aracımız, bir diğer kıvanç kaynağımızdır. Dijital dönüşümün, yapay zekâ tabanlı otonom sistemlerin denizlerdeki sembolü olan ULAQ, geleceğin harekât sahasının öncülerindendir. ULAQ SİDA’nın bir başka özelliği, Türk mühendislerinin geliştirdiği yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorunu kullanmasıdır. Her üç deniz platformunun da hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
TCG Koçhisar karakol gemisinin de mavi vatandaki hak ve hukuku koruma iradesinin nişanesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış zamanında milletimize hizmet edecek, kriz zamanlarında caydırıcı gücümüz olacak Koçhisar’ı mayıs sonunda donanmamıza katacağız. Bugün ayrıca açık deniz karakol gemimiz Seferihisar’ın sac kesimini gerçekleştireceğiz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayii alanında yürüttüğümüz her projede ürün geliştirmekle kalmıyor, ekosistemi, insan kaynağını ve teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Savunma Sanayii İcra Komitesinde aldıkları kararları, “önce millet, önce devlet” anlayışıyla ilgili kurumların koordinasyonunda tek tek hayata geçirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şurası bir gerçek ki, savunmada başarı ancak bütüncül bir stratejiyle elde edilir. Havada güçlü olmadan, denizde etkin olmadan, karada caydırıcı olamazsınız. Hamdolsun, biz tüm bu alanlarda çok güçlü bir varlık gösteriyoruz. Kapasitemizi günden güne artırıyor, imkân ve kabiliyetlerimizi aralıksız geliştiriyor, kendi teknolojimizi yine kendimiz üretiyoruz. Savunma sektöründeki 3 bin 500’ü aşkın firmamız, 100 bini aşkın insan kaynağımız varını yoğunu Türkiye’nin güvenli yarınlarına vakfediyor. Araştırma ve geliştirme çalışmalarından tasarıma, yazılımdan seri üretime, tüm süreçleri yerli ve millî kaynaklarımızla yönetiyoruz. Şu anda, savunma ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Son 11 aylık dönemde savunma ve havacılık ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 7 milyar 445 milyon dolara ulaştı. Sadece kasım ayı ihracatımız, önceki kasım ayına kıyasla yüzde 22 artışla 742 milyon dolar oldu. Bu sabah itibarıyla 8,6 milyar doları aşmış buluyoruz. Kendimize inandık. Türk savunma sanayiine güvendik. Kısa sürede işte bu rakamları yakaladık. Elbette burada durmayacağız.”
“2028 İÇİN HEDEF 11 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2028 için belirledikleri hedefin 11 milyar dolarlık ihracatla “savunma ve havacılık ihracatında” dünyada ilk 10’a girmek olduğuna işaret etti.
Bu hedefe doğru sağlam adımlarla ilerlediklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu da burada büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim; Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir” ifadelerini kullandı.
Türk tersanelerinin bugüne kadar dünyanın birçok ülkesine farklı ebatta 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik kuvvetlerinin kendi ürettiği araç, ekipman ve mühimmatlarla havada, karada ve denizde adeta destan yazdığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahadan aldığımız verileri titiz bir şekilde analiz ediyor, geri bildirimler ışığında mevcut teknolojimizi daha da ileri noktalara taşıyoruz. Tüm bunları yaparken doktrin ve pratik arasındaki dengeyi birbirlerini besleyecek şekilde en verimli surette temin ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanı olduğu Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde aldıkları kararlar çerçevesinde başlayan projelerin meyvelerini birer birer topladıklarını belirtti.
Dört ay önce sistemler sistemi Çelik Kubbe’yi envantere kattıklarını, geçen ay insansız savaş uçağı Kızılelma’nın dünya havacılık tarihinde bir ilki başardığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefetin ‘Balıklar rahatsız oluyor’ diyerek testlerimizi eleştirdiği Sinop’ta Kızılelma’mız jet motorlu bir hedefi görüş ötesi hava-hava füzesiyle vurarak etkisiz hâle getirdi. Bir diğer stratejik projemiz olan Bayraktar TB3 envantere girdi. TCG Anadolu’nun ağabeyi olacak 300 metre uzunluğundaki uçak gemimizin inşa süreçlerini başlattık. İnsansız araçlardan fırkateyne kadar tüm deniz platformlarında hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin taleplerini karşılıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, Askerî Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi’nin (ASFAT), askerî ve sivil tersanelerin uyum, iş birliği ve güç birliği içerisinde çalıştıklarını, imal ve inşa ettiklerini, ürettikleri ürünleri dünyanın farklı ülkelerine ihraç ettiklerini söyledi.
“YÜZDE 20 YERLİ SERMAYEYLE BAŞLATIP ŞU ANDA YÜZDE 80 YERLİ SERMAYEYE ULAŞTIK”
Buradaki başarıyı görmek için uzaklara gitmeye gerek olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin savunma sanayiinde son 23 senede kat ettiği mesafeyi görmek için öyle 70’leri, 60’ları deşelemeye de gerek yok. Bunun için geçtiğimiz haftalarda kamuoyumuzla paylaşılan projelere ve çalışmalara bakmak fazlasıyla kâfidir. Füzelerden tüfeklere, insansız araçlardan roketlere, deniz toplarından elektronik harp sistemlerine sektörün tamamında büyük bir dinamizm var, üretkenlik var, maşallah heyecan ve gayret var. Buradan kamu, özel ayrımı yapmadan Türk savunma sanayiinin gelişmesi ve güçlenmesi için ter döken tüm firmalarımıza, oralarda çalışan tüm kardeşlerime ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Sizlerin şahsında sektördeki tüm kardeşlerimden şunu rica ediyorum. Moralimizi bozmaya çalışanlara lütfen aldırmayın. Cesaretimizi kırmak için uğraşanlara lütfen prim vermeyin. Televizyon ekranlarında, sosyal medyada ve gazete köşelerinde sağa sola karamsarlık aşılayan felaket tellallarına lütfen kulak asmayın. Biz bugüne kadar ne yaptıysak, unutmayın, bunlara rağmen yaptık. Yüzde 20 yerli sermayeyle başlatıp şu anda yüzde 80 yerli sermayeye biz ulaştık. Eğer biz çalışırsak, biz hedeflerimizden kopmadan mücadele edersek, evelallah bunların hiçbiri bizim önümüzü kesemez, şevkimizi kıramaz. Bizi yolumuzdan çevirmeye çalışanlara inat hep beraber, omuz omuza verecek, çok daha kararlı bir şekilde hedeflerimize yürüyeceğiz.”
Bugün hem “Mavi Vatan”ın güvenliği hem Pakistan’ın savunma kapasitesi açısından çok stratejik adımlar attıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakın gelecekte inşallah başka müjdelerimiz olacak. Başarılarımıza yenilerini ekleyecek, karada, denizde, havada ve elbette siber vatanda caydırıcılığımızı artıracak projeleri tek tek devreye alacağız. Kendimizle birlikte komşularımızın, müttefiklerimizin ve kardeşlerimizin güvenliğine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her fırsatta vurguladığı bir hususu tekrar hatırlatmak istediğini belirterek, “Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yok. Biz hiçbir ülkeyle gerilim istemiyoruz. Kriz, kavga, çatışma istemiyoruz. Komşularımız için huzur ve istikrardan başka bir şey murat etmiyoruz. Türkiye olarak herkesin emin olabileceği, güven duyabileceği, en zor, en sıkıntılı günlerinde sırtını yaslayabileceği bir ülke biziz. Bununla birlikte biz, hak ve hukukunun çiğnenmesine müsaade etmeyen ve asla etmeyecek olan bir ülkeyiz. Bugün hayata geçirdiğimiz bütün bu yatırımlarımız savaşa hazırlanmak için değil, barışı, istiklali, istikbali korumak içindir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu önemli platformların Türk Donanması ile Pakistan Deniz Kuvvetleri için hayırlı olmasını dileyerek, emeği geçen herkese, tüm kurumlara ve tersanelere şükranlarını sundu.
Dost ve kardeş Pakistan halkına selamlarını ve muhabbetlerini gönderdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm gemilerimizin denizleri sakin, pruvası inşallah neta olsun” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.