Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Türkiye Ahilik Buluşması Ahi Esnaf Beratı Takdim Töreni’nde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da yer aldı.
Cevdet Yılmaz, konuşmasında şunları söyledi: ” Esnaf beratı, takdim töreni vesilesiyle sizlerle bir araya gelmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Esnaf ve sanatkarımızın daima en güçlü destekçisi olan cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere selamlarını başarı dileklerini iletmek istiyorum.
Ahilik teşkilatının düşünce ve ahlaki temelleri hücre geleneğine dayanmaktadır.
Bu kültürde esnaf dükkanını açarken sorumluluğunu da üstlenir. Hücretinde kalite ticarette güven, kazançlı ölçü ve hakkaniyet gözetilir. Usta çırak ilişkisi, meslek bilgisinin aktarılmasının yanı sıra ahlâki, duruşun ve edebin öğrenildiği bir mektep görevi görür.
Ayrıca, Anadolu’nun sosyal ve ekonomik hayatında dengeyi besleyen bir yapı oluşturur. Sen yanlışma kültürü güçlenmiş, ihtiyaç sahiplerine hem uzatılmış. Ticari hayat güven duygusu üzerine inşa edilmiştir.
Bu esnafınızın, mahalle hayatının aslında hem ülkemiz için hem son derece kıymetlidir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve küresel rekabet çağında da ticaret hayatımıza yol gösteren ahlaki referanslarımız işte bu kültürden beslenmektedir. Değerli misafirler, ahilik, ahiliğin günümüz temsilcileri olan esnaf ve sanatkarlarımız bugün 2 milyon 270 bine ulaşan sayılarıyla, ülkemizin ekonomik sosyal hayatında önemli bu kültürün geçmişten getirdiği mirası gelecek nesillere aktaran. mahallesini tanıyan, müşterisiyle güven ilişkisi kuran emeğinin karşılığını ölçülü ve hakkaniyetli alan bu anlayış, toplumsal bağları güçlendirmekte ve ekonomik hayatın sağlıklı işlemesini sağlamaktadır. Bu arada şunu da ifade etmemiz lazım.Esnaf deyince sadece belli yaştaki erkekleri anlamıyoruz. Kadın esnaflar çok önemli bir boyut. Kadınların özellikle esnaf olmaları aslında bu esnaf kültürünün çok daha kapsayıcı hale gelmesini sağlamıştır.
Diğer taraftan devletimiz de hiçbir dönemde esnafı yalnız bırakmamıştır.
Bu vesileyle şunu da ifade etmek isterim. Dünyanın zor bir dönemindeyiz, tüm dünyada belirsizliklerin ve risklerin yükseldiği bir dönemdeyiz. Dünyadaki şartları dikkate almadan Türkiye ekonomisine ilişkin yapılacak yorumların hakkaniyetli olmadığını buradan ifade etmek istiyorum.
Dünyanın gerçek zor bir dönemindeyiz. İşte daha geçtiğimiz dönem. Uluslararası kurallar kurumlar zayıflıyor. Bunun yerine her ülkenin kendi başına aldığı kararlar daha fazla ön plana çıktı. Böyle bir dünyadayız. O eski liberal dedikleri serbest dedikleri dünya artık yok giderek zayıflıyoruz.
Bunun yerini komşularla, ilişkiler, bölgesel entegrasyonlar ülkelerin kendi güçerine değerli izlediği politikalar alıyor. Dolayısıyla bu yeni ortama biz de esnafımızla birlikte tüm 86 milyon hazır olmak durumundayız. Sadece ticaret savaşları değil. Bölgemizde maalesef savaşlar da yaşadığımız bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyinize bakıyorsunuz. Ukrayna Rusya savaşı, güneyimizde İsrail’in sorunları ve Gazze’de yaşananlar hepimizin izlediği insanlık dışı sahneler.
“Ben güçlüysem istediğim her şeyi yaparım” gibi bir anlayış maalesef dünyada yaygınlaşıyor.
Bir dönem bölgemizde savaşların yaşandığı bir dönem, bunun üstüne bir de tarihimizin en büyük afetini yaşadıklarını. Deprem. Hafızayı beşer, nisyan ile maluldur. diye bir söz var.
Deprem, hakikaten 14 milyon nüfusu etkiledi. Son 3 yılda sadece deprem için harcadığımız para, yani depremin bölgesinin ihyası için inşası için harcadığımız para 90 milyar dolar. En güçlü dediğimiz ekonomileri bile sarsacak bir rakam, Ama çok şükür Türkiye bütün az önce saydığımız dünyadaki belirsizlikler istikrarsızlar, savaşların içinde adeta istikrar adası gibi kıymetini gerçekten bilmemiz lazım.
Huzur içinde yolumuza devam ediyoruz, büyümeye devam ediyoruz. Sanayimiz tarımımız esnafımız. 193 milyar dolara yakın mal ve hizmet ihracat eden bir ülke haline geldi. Toplam ekonomik büyüklükle, şu anda dünyanın bu yıl sonu itibariyle yapılan uluslararası tahminlere göre 16, satın alma gücüne göre ise dünyanın on birinci büyük ekonomisi olacağız. Türkiye güçlü bir şekildeki de yoluna devam ediyor.
Kim ne derse desin, bu sıkıntılarımız, önceliklendirilmiş durumdalar şu anda bütün programımızın ana eksenini enflasyonla mücadeleye göre oluşturduk. Bu konuda da epeyce bir mesafe aldğımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Geçen yıl aynı zirveyi görmüştüm.
Yüzde 75 buçuğa kadar yükselen bir enflasyon o tarihten bugünlere Kasım enflasyonuna geldiğimizde de şu an 31 civarında temel mallarda yüzde yirminin altına düştü.
Bu yılı yüzde 30 civarında bir de bir enflasyonla kapatacağız. 30’un belki biraz üstünde. Ocak ayı enflasyon rakamıyla birlikte 30 altılı yani 20’li rakamları göreceğiz.
Temeli olmayan bir takım. İddialarla bu toplum bu ülkeye esnaf hiçbir yere gidemez. Gerçekçi ayakları yere basan sağlam, iyi koordine elde edilmiş politikalarla ülkenizi bir yerlere taşırsınız biz de bunu yapıyoruz.
Şu anda popülist bir takım adımlar atın bir anda alkış alabilirsiniz. Ama 3 gün sonra bunun sonucu ne olacak diye düşünmeniz lazım. 86 milyon milletimizin basiretine sonuna kadar güveniyoruz..
Amacımız, enflasyonla eriyip giden bir kazanç sağlamak değil, enflasyonun düştüğü bir ortamda kalıcı sosyal refah sağlamak. Bu yönde de hareket ediyoruz. Tabii şunu söylemek zorundayız.
Biz zaman zaman kültürümüzden dolayı belki başarıları çok fazla reklam yapmak istemiyoruz. Ama bir noktadan sonra da bunu yapmamız lazım.
Özellikle yeni nesillere örnek olmak açısından, bu kültürün toplumumuza yayılması bakımından ödüllendirmenin de önemli olduğunu inanıyoruz, ticaret bakanlığımız tarafından verilen Ahliliğin temel ilkeleri bu değerlendirme süreciyle birlikte günümüz ticari hayatında karşılık bulmaktadır. Bütün amacımız bu iyi örneklerin yaygınlaşmasıdır. Başkalarının da bu güzel örneklerle bu yolda yürümeleridir.
Ülkemizin farklı illerinden ve farklı meslek alanlarından seçilen esnaf ve sanatkarlarımızın bu merak doğrulandırılması örnek uygulamaları ön plana çıkmasını sağlayacak. Ayrıca mesleki ve teknik eğitim veren kurumlarımızda öğrenim gören lise öğrencileri olarak düzenlenen resim yarışması, gençlerimizin çok daha erken yaşta ahilik kültürüyle tanışmasına fırsat imkan sağlamıştır. Resimlerden bir kısmını görme imkanınız oldu.
Gençlerimize yürekrekten tebrik ediyorum. Gerçekten çok güzel. Bu resimler aslında Ahilik kültürünün gençlerimizin gönlünde, zihninde ne kadar güçlü bir şekilde yer ettiğini de gösteriyor. Usta-Çıtak ilişkisi çok önemli.
Bu kültürü kaybetmememiz lazım. Aslında beceri dediğimiz şey ahlak duruş..
Bu usta-Çırak ilişkisiyle gelişiyor. Bu kültürü de yaşatmak çok çok değerli diye inanıyorum. Katılımcılar, ahi esnaf beratı almaya hak kazanan tüm esnaf ve sanatkarlarımızı gönülden tebrik ediyorum.
Meslekları boyunca sergiledikleri duruş için kendilerine milletimiz adına teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, alın teriyle, emeğiyle ve sorumluluk bilinciyle ülkemizin ekonomik ve sosyal hayatına katkı sunan esnaf ve sanatkarlarımızı da şükranlarımızı sunuyoruz. Ahilik geleneğinden beslenen bu güçlü birlikteliği, esnafımızın, azmi ve devletimizin desteğiyle önümüzdeki dönemlerde de güçlere denerek devam edeceğine inanıyorum.
Türkiye yüzyılı hep söylüyoruz, Türkiye yüzyılı aynı zamanda ticaretin yüzyılı olacaktır. Bu düsturla, geçmişten aldığımız kuttuğumuz mirası geleceğe taşınmaya devam edeceğiz. Başta ticaret bakanlığımız olmak üzere bu anlamlı programın hayata geçirilmesinde emeği bulunan tüm kamu kurum ve kuruluşlarımıza destek kuruluşlarına paylaşarak teşekkür ediyorum.
Ömer Polat, bakanımız bunu başlattı. 3 yıldır devam ediyor inşallah. Nice 3 yıllar nice yıllar bu program böylece devam ederler.
Bu bakımdan sayın bakanımıza da özel teşekkür ediyoruz. Ülkemizin dört bir yanında alın teriyle çalışan tüm esnaf ve sanatlarla aralarımızı tekrar saygılarımı sunuyorum. Ahilik kültürünün yaşatıldığı güvenin ve emeğin değer gördüğü nice bereketli yıllar diliyorum.
Konuşmama son vermeden önce 3 aylar içindeyiz. 3 aylarınızı tebrik ediyorum.
Regaib gecesi, gecemizi tekrar tebrik ediyorum. Bugün Cumalar cumanızı tebrik ediyorum. Manevi değerlerle ahilik kültürünün yoğrulduğunu hepimiz biliyoruz.
Bu kültürde ülkemiz için milletimiz için çok daha güzel bir gelecek temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha saygıyla muhabbetle selamlıyorum.”
Etkinlikte esnafla bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirten Bakan Ömer Bolat da esnafı Türkiye ekonomisinin belkemiği olarak tanımladı.
Ahilik kültürünü destekleyen esnaf ve sanatkarlara teşekkür eden Bolat, belirli kriterlere uyanlara Ahi Esnaf Beratı vermek üzere hazırlıklar yaptıklarını dile getirdi. Bu yıl Ahilik Haftası’nın her yıl olduğu gibi 22-28 Eylül tarihlerinde Kırşehir’de kutlandığını anımsatan Bolat, dolu dolu bir programla esnaflığın ve sanatkarlığın gelecekteki uygulamalarını tartıştıklarını belirtti.
Bakan Bolat, konuşmasında “Tüm bu çalışmalar ahilik değerlerini gelecek nesillere taşımayı toplum olarak amaçlıyoruz” diyerek bu kültürün önemine dikkat çekti.
Ayrıca, Türkiye’de 2 milyon 273 bin kayıtlı esnaf bulunduğunu ifade eden Bolat, TESK ve diğer birliklerin desteğiyle birlikte finansal yardım kazandırmaya devam ettiklerini bildirdi. 2013 yılında 1.6 milyon olan esnaf sayısının bugün 2.5 milyona yükseldiğini aktardı.
Bolat, “Hükümetimiz, Covid-19 sürecinde esnafımıza destek sağladı; depremin ardından da bölge esnafına çeşitli yardımlarda bulunduk” ifadelerini kullandı.
Esnaf Desteği Ekonomiye Nefes Veriyor
Bakan Bolat, esnaf desteklerinin hükûmet için öncelikli bir konu olduğunu belirterek, 2026 yılına kadar finansal yüklerin daha da azaltılacağını ve esnaf için desteklerin süreceğini müjdeledi. Esnafların ödemelerinde esnekliği artırdıklarını belirten Bolat, bu adımların esnafın şartlarını iyileştirmeyi amaçladığını kaydetti.
Bolat, meslek kuruluşları yasasında yapılacak olan değişikliklerin 6. Esnaf ve Sanatkarlar Şurası’nda duyurulacağı ile ilgili de bilgi verdi.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ahilik değerlerine verdiği önemi vurgulayarak, gençlerin bu kültürü geleceğe taşımalarının arzu edildiğini belirtti.
Törende daha sonra meslek ahlakı ve tüketici memnuniyetine önem veren esnaf ve sanatkârlara Ahi Esnaf Beratı takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.