Bakan Ömer Bolat, Gümrüklerde 33 virgül 6 ton rekor uyuşturucu madde ele geçirdik.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Komuta Kontrol Merkezi’nde 2025 yılına ait kaçakçılık, kayıt dışılık, uyuşturucu, gümrük kapıları giriş çıkış kontrolleri ve yatırımlarla ilgili yıllık değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 175 Gümrük Müdürlüğü ve 35 Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü’nde görevli yaklaşık 17 bin gümrük personeli ile gümrüklü yer ve sahalarda; 187 milyon yolcu, 8,4 milyon konteyner, 956 bin uçak, 108 bin gemi, 5 virgül 1 milyon TIR ve 5 milyon binek aracın gümrük kontrol işlemlerini tamamladıklarınr kaydetti.
Bakan Bolat, “Gümrükler Muhafaza ve Kaçakçılıkla Mücadele Genel Müdürlüğümüzün bu yıl gerçekten performansı çok yüksek oldu. Rekor nitelikte yakalamalar gerçekleşti. Halk sağlığının korunması, nesillerimizin, gençliğimizin başta uyuşturucu olmak üzere zararlı maddelerden korunması ve yasa dışı ticaretin, yerli ve milli üretime zarar vermesi ve rekabet şartlarını bozmasını engellemek adına bu çalışmaları gerçekleştirdik” şeklinde konuştu.
Bakan Bolat, GÜMRÜKLERDE ÖNLEM, TOPLUMDA GÜVEN anlayışıyla yaptıkları çalışmalarda 2021 yılında 4 milyar 750 milyon lira değerinde 10,7 ton uyuşturucu, 2022’de 6 milyar 600 milyon lira değerinde 14,3 ton uyuşturucu, 2023’te 5,5 milyar lira değerinde yaklaşık 12 ton uyuşturucu, geçen yıl yüzde 100 artışla 30,5 milyar lira değerinde 24,3 ton uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildiğini kaydetti. Ticaret Bakanı Bolat, “Bu yıl da miktarda yüzde 38 artışla, değerde de yüzde 47’lik artışla 45 milyar lira değerinde 33,6 ton rekor uyuşturucu madde yakalamasına imza attık” şeklinde konuştu.
Bakan Ömer Bolat, Gürbulak Gümrük Kapısı’nda tek seferde 1 ton 869 kilogram metamfetamin, Tekirdağ Limanı’nda 1 ton 154 kilogram esrar, Hamzabeyli Gümrük Kapısı’nda 869 kilogram esrar gibi tek seferde yüksek miktarlı yakalamalar gerçekleştirildiğini de belirtti. Bolat, Güneydoğu Avrupa Kanun Uygulama Merkezi birimiyle de irtibatlı olarak çok sayıda yakalamalar gerçekleştirilip, şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldığını dile getirdi.
Ticaret Bakanı Ömer BOLAT’ın basın toplantısındaki açıklamaları şöyle: ” Yılın sonuna geldik.Toplantılar düzenliyoruz. 10 gün kadar önce de tüketicilerimiz için yaptığımız faaliyetleri anlattığımız bir programı icra etmiştik. Geçen 3 gün önce cuma günü yine baktığımızda değerlendirmesi yapmıştık şimdi de birbirimizin genel müdürlüğümüzün değerlendirmesini yapacağız
Hoş geldiniz. Şeref verdiniz. Biz ticaret bakanlığı olarak, bir yandan yasal ve haklı ticaretin kolaylaştırılmasını sağlarken, diğer yandan da yasa dışı ve kaçak ticaretin önlenmesi görevini eş zamanlı olarak büyük bir titizlikle yerine getiriyoruz.
Şeffaf ve daha hızlı bir şekilde yapılmasını sağlarken bir diğer amacımız da eşya, ve yolcu hareketlerini geniş bir şekilde denetleyerek ülkemize koymak, zararlı veya ülkeden çıkmasını engellemek ve de. Ticarette, adil olmayan şartlara yönelik çabaları önlemektir. Gümrükler muhafaza genel müdürlüğü bünyesinde olmak üzere ticaret bakanlığımızın bütün birimlerinde durdurup müdürlüğü iç ticareti, ihracat ithalatı serbest bölgeler, uluslararası anlaşmaların ürün güvenliği olmak üzere ve helal sertifikası bütün alanlarda çalışan mesai arkadaşlarıma huzurlarınızda çok teşekkürler ediyorum ve bu yıl gerçekten performansı çok yüksek oldu.
Rekor nitelikte yakalamalar gerçekleşti. Halk sağlığının korunması nesillerimizin, gençliğimizin başta uyuşturucu olmak üzere zararlı maddelerden korunması ve yasa dışı. Ticaretin Yerli ve milli üretime zarar vermesi ve rekabet şartlarını bozmamasını engellemek adına bu çalışmaları gerçekleştirdik.
Gümrüklerde önlem toplumunda güven anlayışıyla yürütülen bu çalışmalar neticesinde şunu söyleyebilirim. 2021 yılında toplam 7,8 milyar liralık yakalamalar gerçekleşmişti. 2022 yılında, 12 Bu yakalamalar gerçekleşti.
2023’te 23 milyar 100 milyon liralık yakalamalar gerçekleşti. Geçen yıl 2024’e 55,2 milyar Türk lira toplam yakalamalarla gelmiştik. Bu yıl da yüzde 79 oranında artışla 98 buçuk milyar liralık, yani yaklaşık 100 milyar liraya yakın bir ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildi.
Tütün, tütün, mamulü, içki, tekstil, kumaş, değer araç ve makine eşya grupları başta olmak üzere ticari eşya yakalamasında da her sene büyük artışlar görülmektedir. Tabii amacımız caydırıcı olmak bu tür girişimlere tevessül edenlerin heveslerini kursaklarında bırakmaktı ve göz açtırmamak, onlara aman vermemek bu anlamda da uyuşturucu madde ile mücadele konusu en çok dikkat ettiğimiz alanların başında gelmekte. Burada biz başta içişleri bakanlığımız, emniyet genel müdürlüğümüz, jandarma genel komutanlığımız ve güvenlik komutanlarımız olmak üzere birlikte koordineli çalışmalar yürütüyoruz.
Benim şimdi vereceğim rakamla bizim yakaladığımız rakamlar. Onların çalışmaları da çok daha büyük miktarlarda onlar da halkımızın sağlığı, toplum sağlığı, milli güvenliğimizde açısından çok başarılı operasyonlar ve yakalamalar gerçekleştiriyorlar. 2021 yılında 4 milyar 750 milyon lira değerinde 10,7 ton uyuşturucu yakalaması gerçekleştirildi.
Çeşitli türlerde uyuşturucular 2022 yılında 10-14,3 tona yükseldi. Bu yakalamalar 6 milyar 600 milyon lira değerindeydi, 2023 yılında 5 buçuk milyar lira değerinde yaklaşık 12 ton yakalama gerçekleştirildi. Geçen yıl Tam yüzde 101 artışla 24,3 ton uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildi.
değeri 30 buçuk milyar liraydı. Bu yıl da yüzde miktarda yüzde 38 artışla değerde de yüzde 47 arttı. 45 milyar lira değerinde de 33,6 ton rekor uyuşturucu madde yakalanmasına imza attık tabii.
Bu rakamlara Allah’a şükür arkadaşlarımızın başarılı operasyonlarıyla ulaşmak önemli. Ama ne kadar büyük tehlikeleri bertaraf etmekte o artan rakamlardan anlaşılmaktadır.
Bir de tek tek seferde en yüksek miktarda yakalamalardan bahsetmek istiyorum. Gürbulak gümrük kapısında tek seferde bir ton 869 kg metamfetamin. Tekirdağ limanı’nda bir ton 154 kg esrar, Hamzabeyli gümrük kapısında 869 kg esrarlar gibi yüksek miktarda yakalamalar gerçekleştirildi. Bunun yanında uluslararası işbirlikleri var. Yani bir ülkeden bizim ülkemiz üzerinden başka ülkelere gitmek isteyen yakalamalar da gerçekleştirildi.
Güneydoğu Avrupa kanunu uygulama merkezi ile irtibatlı olarak çok sayıda bu tür yakalamalar gerçekleştirilip şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı. Bu yakalanan uyuşturucular savcılık özelinde de imha edilir ve biz yakalama görevimizi yaptıktan sonra da olay savcılıkta imha edildi.
Bu önemli başarıda emeği geçen gümrükten sorumlu genel müdürümüz, Genel Müdür yardımcılarımız, daire başkanlarımız ve yönetici arkadaşlarımıza şahsım ve milletim adına çok çok teşekkür ederim.
Diğer taraftan biz bu aile yapımızı, gençlerimizin, neslimizin devamını gerçekten tehlike yaratan uyuşturucu madde kaçakçılığına karşı kararlı mücadelemiz inşallah topyekün devam edeceğiz. Değerli hazirun, bunun yanında yasa dışı ticaretle mücadele ve kaçakçılıkla mücadele çalışmalarımızda aynı şekilde devam ediyor.
Adil piyasanın temeli 50 gümrükte bizim 162 tane gümrük müdürlüğümüz var. Gerek limanlarda gerek kara sınır kapılarında gerekse gümrük kapılarında bu kişi veya kuruluşlarla amansız mücadelemizde devam edecek. Bu çerçevede ülkemizde yasal mevzuata getirilen döviz ve Türk lirası çalışmalar sonucunda 514 milyon lira değerinde 102 olaya müdahale edildi.
Değerli maden ve altın yakalamalarında, 2024 yılı yılında 5 virgül 1 ton gerçekleştirmişken, 2025 yılında yaklaşık 19 tonluk yakalama rakamlarına ulaşıldı. Değerli maden ve altın kaçakçılığında akaryakıt kaçakçılığını önleme noktasında 3725 ton kaçak akaryakıt ele geçirildi. Geçen yıllara göre yüzde 47 artışla.
Tütün ve tütün mamulünü 1,4 milyar liralık yakalama gerçekleştirildi. 2434 olayla müdahale edildi. Ve masum gibi gösterilmeye çalışılan elektronik sigara yönelik yakalamalarımızı da 2025’te devam etti ve 10 milyon 705 bin elektronik sigara cihazı ve aksama ele geçirildi. 571 milyon lira değerinde.
Tarım ve hayvancılıkta da yakalamalar önemli. Çünkü ülkemizdeki hayvansal üretimi ve insan sağlığını büyük tehlikeye atabilecek bir alandır.
Burada bu yıl 147 milyon liralık yakalamalar gerçekleştirildi. Güvenli ve halk sağlığının korunması açısından bu çok önemli önemli. Tekstil ürünlerinde başta kumaş olmak üzere birçok tekstil ürününde olay sayısında yüzde 31 yakalama miktarında yüzde 189, değerde de %2 oranında olmak üzere tam 5 milyar 65 milyon liralık kaçak yakalama gerçekleştirildi.
Böylece toplamda demin ifade ettiğimiz gibi yaklaşık 45 milyar lira uyuşturucu artışla ticari eşya kaçak yakalamasında 53,7 milyar liralık yakalamalar gerçekleştirilmişti. Tabii gerek gümrükler genel müdürlüğümüz gerekse gümrükler muhafaza Gen. müdürlüğümüz bizim 362 gümrük müdürlüğümüz de 35 gümrük muhafaza kaçakçılık, istihbarat müdürlüğümüzde de toplamda 17000 arkadaşımız görev yapmak. Tek aracım kontrol işlemleri 2025 yılında yapıldı ve bu kontrollerden geriye biraz önce verdim. Rakamlardaki yakalamalar ortaya çıkarıldı ve değer bazındaki artışları sizlerle paylaştım.
Burada tabii nokta operasyonlarla elde edilen sonuçlar. Ama onların arkasında işte burada gördüğünüz Türkiye’deki gümrük muhafaza komuta kontrolünün kalbi olan bu merkezde arkadaşlarımızın bütün teknik incelemeler ortaya koydukları istihbaratlar kontrol merkezimiz ve arkadaşlarımız hep birlikte geniş bir istihbarat çalışması ile bu sonuçları elde ediyorlar.
Araç takip sistemleri mobil cihazı plaka takip sistemleri, istihbarat çalışmaları, risk analizleri, önceden bilgilerin alınmaması, ihbarların alınması ve sonuçta nokta artışı yapılan operasyonlarla elde edilen yakalama sonuçları bunu ortaya koymaktadır. Biz ülkemizin ve halkımızın sağlığı, ticaretin adil sağlanabilmesi ve özelliklerine gençlerin tehlikeli zararlı maddelerden korunması gibi hususlarda ülkemizin dış ticaretine olumlu anlamda katkı yapma konusunda yaptığımız bu hizmetlerden dolayı gerçekten çok büyük mutluluk duyuyoruz.
Ne kadar daha fazla iş ve performans çıkarabilirsek? O kadar mutluluğumuz artmaktadır.
Bunun yanında sürekli olarak dijital altyapımızdaki geliştiriyoruz, teknik altyapımızı geliştiriyoruz. Kadrosu arttırıyoruz. Sayın cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz.
Gümrükler ve gümrük muhafaza konusunda ihtiyaç duyduğumuz kadro yatırımları konusunda her zaman bize olumlu yaklaşılıyor ve derhal bu ihtiyaçlar karşılanıyor. Allah razı olsun diyoruz. Sayın cumhurbaşkanımızın vaat ettiği çizdiği bu Türkiye yüzyılı hedefinde bize düşen göre ticaretin yüzyılı yapmak bunu da daha fazla mal ve hizmet ihracatı yaparak italatımızı aşağıya doğru mal ve hizmetlerde çekmeye çalışarak dış ticaret dengemizi makul düzeylere çekmek.
2025 yılı bizim açımızdan gerek tüketicilerimiz için yaptığımız sektörler, düzenlemeler ve denetimler. fahiş fiyatla mücadele çalışmaları, gerek. İhracatımızı artırma, mallarda ve hizmetlerde gerek ithalatımıza yönelik aldığımız önlemler gerek ticaret. diplomasi gerçekten artık ülkelerle yaptığımız yoğun temaslar toplantılar, Gümrüklerdeki hızlı etki uygulamaları, ürün güvenliğinde yaptığımız denetimlerle zararlı güvensiz ürünlerin ülkeye girmesini engelleme çabalarımız. serbest bölgelerimizin bu yıl da inşallah rekor kıran ihracat çabaları, her biriyle 2025 yılında dolu dolu verimli şekilde geçirdik.
2026 yılının tüm ülkemiz ve halkımız için her alanda daha verimli geçmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Dünya için de huzurlu ve barışın hakim olacağı bir dönem olmasına diliyorum. Gazze’deki kardeşlerimiz için. Huzur ve Özgürlüğü teneffüs edecekleri ve yaşam şartlarının iyileşeceği bir yıl olmasını gönülden diliyorum. Katıldığınız için hepinize şükranlarımızı sunuyor, bütün arkadaşlarımıza çok teşekkürler ediyorum.
Sabancı Üniversitesi’nin 15 yıllık nanoteknoloji birikiminden doğan ANT Systems’in nano malzemeteknolojisi, İstanbul Tuzla’da kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli yerli üretim tesisinde seri üretime başladı.
ANT Systems’in nano malzemeteknolojisinin, sulamada yüzde 50’ye kadar tasarruf, verimde de yüzde 25’e varan artış sağladığı ve bu teknolojinin ABD, GüneyAmerika, Körfez ülkeleri ve Afrika’da kullanıldığı kaydedildi.
İstanbul Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde 15 yıl süren bilimsel çalışmaların ürünü olan ANT Systems’in nano malzeme teknolojisi, İstanbul Tuzla Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli yerli üretim tesisinde seri üretime kazandırıldı.
Tesisin açılış töreninde, eski Tarım ve Orman Bakanı, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici hazır bulundu.
Törene ayrıca kamu kurumu temsilcileri, akademisyenler, sektörün ileri gelenleri, değişik ülkelerden konuklar ve seçkin bir davetli topluluğu katıldı.
Bugün dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde hala laboratuvar aşamasında olan bu teknoloji, Türkiye’de sahada doğrulanıp endüstriyel ölçekte üretilebilir hale geldi. Şirketin amiral ürünü NANOTERN, toprağın suyu daha uzun süre tutmasını ve bitkinin ihtiyaç duyduğu anda kontrollü şekilde geri vermesini sağlayan biyobozunur bir nano malzeme. İstanbul’un tarihi su sarnıçlarından ilham alınarak adlandırılan teknoloji, kendi ağırlığının 1.800 katına kadar suyu absorbe edebiliyor, sulama suyu tüketimini yüzde 50’ye kadar azaltıyor, tarımsal verimliliği yüzde 25’e kadar artırıyor; gübre ve tarımsal girdilerin etkinliğini yükselterek üretim maliyetini düşürüyor. NANOTERN bugün Türkiye’nin yanı sıra ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika’da aktif olarak üretimde bulunuyor.
Açılış töreni konuşmalarla başladı.
TKDK Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, açılış töreninde yaptığı konuşmada, girişimin Türkiye’nin yüksek teknoloji üretme hedefinin tarım alanındaki somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Projenin akademiden sanayiye geçişin başarılı bir şekilde sağlanabileceğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Antalyalı, bunun bir kalkınma modeli niteliği taşıdığını ifade etti.
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici de söz konusu girişimlerin arkasında güçlü bir vizyon ve uzun yıllara dayanan yoğun bir emeğin bulunduğunu belirterek, Sakıp Sabancı’nın desteğinin ve üniversitenin bu anlayışla kurulmasının sürece önemli katkı sağladığını kaydetti. Leblebici, dünyanın farklı kriz dönemlerinden geçmesine rağmen teknoloji üzerindeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi..
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve ANT Systems yatırımcısı Güler Sabancı, Dünya’da ve Türkiye’de iklim kriziyle birlikte su stresinin giderek daha görünür hale geldiğini, yıllara göre değişen kurak ve yağışlı dönemlerin bu gerçeği değiştirmediği değerlendirmesinde bulunarak şunları söyledi: “İklim kriziyle ilgili, büyük afetlerle ilgili yaşayacağımız ve yaşamakta olduğumuz su stresiyle ilgili güveneceğimiz tek şey gelecek için teknoloji, bilime dayalı yapılan bu araştırmalar ve araştırma sonunda çıkan başarılı girişimler. Dünyanın da güvendiği, beklediği de bu.”
Sabancı Üniversitesi’nde 2007’den bu yana desteklenen girişimcilik ve teknoloji odaklı çalışmaların yaklaşık 15 yıllık birikimle küresel sorunlara çözüm üretme hedefiyle somut sonuçlara dönüştüğünün altını çizen Sabancı, laboratuvar aşamasının ötesine geçilerek ilk üretim tesisinin hayata geçirildiğini ve iklim kriziyle mücadelede bu tür girişimlerin belirleyici olacağını vurguladı.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, eski Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci ise tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamasının yükseldiğine dikkati çekerek, gençlerin bu alana ilgisini artırmak için tarımda teknoloji kullanımının kritik olduğunu ifade etti.
Nanoteknoloji dahil her düzeyde teknolojik entegrasyonun sektörü gençler için daha cazip hale getireceğine işaret eden Kirişci şu uyarıda bulundu: “Burada özelde bir değerlendirme yapacak olursak, su zengini bir ülke olmadığımızı belirtmek gerek. Su stresi altında olduğundan artık kimsenin kuşkusu olmayan bir ülkede suyu en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekir.”
Kirişci, suyun temel girdi olduğu üretim modelleri üzerinde çalışmaların sürdüğünün altını çizerek, suyun verimli ve kayıpsız kullanılması için teknolojik çözümlerin kritik önem taşıdığını da sözlerine ekledi.
ANT Systems Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Can Yurdakul, toprağın yalnızca savaşla değil, su kıtlığı, verimsizlik ve yanlış üretim modelleri nedeniyle de kaybedilebileceğine işaret etti. Yurdakul, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık dünyanın en büyük meselelerinden biri enerji, su ve tarım. Tarım sektörü, dünya tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’ini kullanıyor. Bu nedenle geleceğin en kritik sorularından biri, mevcut kaynaklarla nasıl daha sürdürülebilir üretim yapılacağı. ANT Systems’in hikayesi de tam olarak bu sorudan doğdu. Bu teknoloji dünyada büyük ölçüde AR-GE aşamasında. Türkiye, sahada doğrulanmış endüstriyel ölçekte üreten birkaç ülkeden biri. Mesele artık daha fazla üretmek değil, sınırlı kaynaklarla daha akıllı üretmek. Biz suyu kullanan değil, suyu yöneten bir sistem kurduk. Bugün ABD’den Afrika’ya beş kıtada sahada olan bir Türk teknolojisinden söz ediyoruz. Hedefimiz, ANT Systems’i Türkiye’den çıkan bir teknoloji şirketi olmanın ötesine taşıyarak küresel ölçekte standart belirleyen bir yapıya dönüştürmek. Tarımın geleceği bu topraklarda yazılan bir bilgiyle şekillenecek.”
ANT Systems Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO’su Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu da sürdürülebilirlik kavramının yaklaşık 15 yıl önce öne çıkmaya başladığını hatırlatarak, hızlanan nüfus artışının kaynak tüketimini yükselttiğini, karbon salımlarını artırarak küresel ısınmayı tetiklediğini ve bunun da su kıtlığına yol açtığını söyledi. Menceloğlu, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Tarımda aslında hem su krizi hem ilaç krizi, özellikle pestisit problemi hem de hasat sonrası depolama problemleri mevcut. Şu an Türkiye gayrisafi milli hasılasının neredeyse yüzde 5’i kadar gıda kaybımız var. Gıda korunması da, hasat sonrası koruma da çok önemli. Biz bu sektörlerde bu amaçla geliştirdiğimiz nanoteknoloji ürünlerimiz var. Bunların nano olmasının nedeni şu, daha az malzeme ile daha etkin sonuçlar alabiliyorsunuz. O yüzden de bunun etkinliğinin yüksek olması nedeniyle de kabul görüyor.”
ANT Systems Ortağı ve Dış İlişkiler Başkanı (CEAO) Ömer Faruk Tanrıverdi ise konuşmasında, teknolojinin uluslararası açılımının küresel gündemle örtüştüğünü belirterek, ANT Systems’i uluslararası kurumlar, hükümetler ve sektör paydaşlarıyla kurulacak uzun vadeli işbirlikleri üzerinden konumlandırmayı hedeflediklerini söyledi.
Tanrıverdi daha sonra şunları kaydetti: “Su kıtlığı, gıda güvenliği ve iklim; dünya gündeminin en üst sıralarındaki bu üç başlık birbirine giderek daha sıkı bağlanıyor. Bu denklemde ülkeler artık tüketici değil, çözüm üretici olarak konumlanmak durumunda. ANT Systems’in hikayesi tam burada anlam kazanıyor: 15 yıllık akademik birikimden doğan, Türkiye’de üretilen ve bugün beş kıtada sahada olan bir teknolojiden söz ediyoruz. Bu, Türk derin teknolojisinin küresel ölçekte değer üretebildiğinin somut göstergelerinden biri. Hedefimiz, ANT Systems’i uluslararası kurumlar, hükümetler ve sektör paydaşlarıyla kurulacak uzun vadeli işbirlikleri üzerinden konumlandırmaktır. Tarımın geleceğinde Türkiye’nin söyleyecek sözü var; biz bu sözün uluslararası karşılığını inşa ediyoruz.”
Series A öncesi yatırım turunda 3 milyon dolar yatırım alan ANT Systems, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleriyle birlikte toplam yatırım büyüklüğünü yaklaşık 5 milyon dolar seviyesine taşıdı. İstanbul’da Ar-Ge laboratuvarları, kurumsal ofisleri ve yıllık 3 bin ton kapasiteli üretim tesisini aynı entegre yapı altında toplayan şirketin küresel patent haklarına sahip olduğu teknoloji portföyünün ticari değeri 25 milyon doların üzerinde değerlendiriliyor. Şirketin teknolojik temeli, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) bünyesinde yürütülen uzun soluklu araştırmalara dayanıyor.
Şirketin portföyü yalnızca su yönetimiyle sınırlı değil. Bitki sağlığında pestisit kullanımını optimize eden Insease ile ağır metal ve toksik madde içermeyen dezenfeksiyon teknolojisi AntimicAgro da portföyde yer alıyor. Kontrollü pestisit salınımı ve ileri tarımsal malzemeler üzerindeki Ar-Ge çalışmaları sürüyor. Portföyde, küresel patent hakları kendisinde olan 7 patentli teknoloji bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.