Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 Yılı Dış Ticaret Verileri Açıklaması Programı’nda yaptığı konuşmada, “Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağladık, ilk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini açmış oldu. 2025 yılı mal ihracatımızda da benzer bir rekor söz konusu, önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız, dikkatinizi çekiyorum, toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2025 Yılı Dış Ticaret Verileri Açıklaması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ürünlerini dünyanın dört bir köşesine ulaştıran, mal ve hizmetler ihracatını artırmak için canla başla çalışan ihracatçılarla birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.
Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile Dış Ekonomik İlişkiler Kuruluna (DEİK) bu anlamlı toplantı için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 23 yıldır ihracatı çabalarıyla bir başarı hikâyesine dönüştüren özel sektöre ve kamu kurumlarını tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm iş dünyasının, milletin, dost ve kardeş halkların yeni miladi yılını tebrik ederek, “2026 senesinin vatandaşlarımızın yanı sıra tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” diye konuştu.
“KÜRESEL GÜNDEMİ EN ÇOK MEŞGUL EDEN OLAYLARIN MERKEZİNDE YER ALAN BİR COĞRAFYADAYIZ”
Bugün, hükûmetlerinin bir rutini hâline gelen sene sonu dış ticaret verilerini değerlendirmek üzere bir arada olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Her yılın başında hem geçmiş 12 ayın kapsamlı bir muhasebesini yapıyor hem de gelecek seneye dair hedeflerimizi aziz milletimizle paylaşıyoruz. Birazdan 2025 yılında ülkemizin dış ticaretteki başarılarını tüm yönleriyle mütalaa edeceğiz. Tabii ben bunlara geçmeden önce bir hususun altını çizmek istiyorum. Dış ticaret dâhil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların ve dalga boyu yükselen rekabetin her ülke gibi Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Ayrıca biz, küresel gündemi en çok meşgul eden olayların tam merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu gerçek, 2025 yılında da değişmedi.”
“İSRAİL HÜKÛMETİ İNSANİ YARDIM GİRİŞLERİNİ ENGELLEMEYE, SİVİLLERİ KATLETMEYE DEVAM EDİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride bırakılan 2025 yılında Gazze başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyasının farklı köşelerinde zulüm, katliam ve kaosun hâkim olduğunu, çoluk, çocuk ve kadın 71 binden fazla Filistinlinin İsrail’in acımasız saldırıları karşısında şehit düştüğünü, aynı saldırılarda 172 bin kişinin yaralandığını aktararak, yüzde 90’ı enkaza dönen Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından birinin yaşandığına dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası sistem, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazzeli mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail Hükûmeti insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahasının Karadeniz’in kuzeyi olduğunu, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın 5’inci yılına girmek üzere bulunduğunu söyledi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda da yüzbinlerce insanın öldüğünü, şehirlerin yıkıldığını ve milyonlarca kişinin evini terk etmek zorunda kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son aylarda savaşın Karadeniz’deki ticareti ve seyrüsefer güvenliğini tehdit eder boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi noktasında gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın, bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi samimi temennimizdir” diye konuştu.
“ÇATIŞMALARDAN MENFAAT DEVŞİRME GİBİ BİR ANLAYIŞIMIZ ASLA OLMADI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülke olduğunu ve barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazır bulunduğunu dile getirerek, şunları söyledi: “Tüm samimiyetimizle şu hakikati her fırsatta vurguluyoruz. Biz ne rol kapma, ne şov yapma peşindeyiz ne de kan, gözyaşı, zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı, bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavgayla kaybetmek yerine, dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Gerilime yatırım yapanlara inat biz herkesin hayrına olacak bir barış ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz”
İki kardeş bile her konuda yüzde yüz anlaşamazken, farklı çıkarları temsil eden devletlerin arasında fikir ayrılıklarının nüksetmesinin gayet doğal olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların öncelikli çözüm yolunun diyalog, müzakere ve diplomasi olduğunu kaydetti.
“TÜRKİYE’Yİ YANINA ALAN KAZANACAK, KARŞISINA ALAN KAYBEDECEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerini biraz daha yoğunlaştıracaklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Asya’dan Afrika’ya ve Latin Amerika’ya, dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk dünyasıyla bağlarımızı daha da güçlendireceğiz. Şurası da son derece önemlidir, Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir. 2026’da bunun teyit ve tescil edildiğini hep beraber göreceğiz.”
Dış ticaret rakamlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret rakamlarımızın objektif analizini yaparken şu noktanın göz ardı edilmemesi gerektiği kanaatindeyim. 2025 yılı küresel ticarette belirsizliklerin tırmandığı ve korumacılığın belirgin biçimde yükseldiği bir dönem olmuştur. Zayıf dış talep, yakın coğrafyamızda süre gelen savaşlar, iç karışıklıklar ve jeopolitik gerilimlere, tarife artışlarının yol açtığı sorunlar eklenmiştir. Türkiye tüm bunlara ilave olarak dolaylı maliyeti 150 milyar doları bulan 6 Şubat depremlerinin etkileriyle de mücadele etmiştir. Şunu burada büyük bir gururla söylemek isterim, dünyada pek az ülkenin altından kalkabileceği bu sınamaların üstesinden alnımızın akıyla geldik” diye konuştu.
Millete meydanlarda verdikleri sözleri tuttuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “455 bininci deprem konutumuzu afetzede kardeşlerimize önceki hafta Hatay’da teslim ettik. Ahdine ve kavline sadık bir iktidar olarak hamdolsun, depremzedelerimize mahcup olmadık. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin çok şükür meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz, tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Mevcut pazarımızda gücümüzü artırmanın yanı sıra yeni pazarlar, yeni ticaret ortakları, yeni ürün çeşitleriyle ihracatta yakaladığımız ivmeyi bir üst seviyeye çıkarttık. Tüm bunları, belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için millî markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık.”
Türk ekonomisinin direncinin 2025’te sınandığını ve Türk ekonomisinin çok başarılı bir sınav verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece büyüme rakamlarının değil, ihracat rakamlarının da Türkiye’nin kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı.
2025 yılına ait dış ticaret verilerini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında, geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağlandı. İlk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. 2025 yılı mal ihracatımızda da benzer bir rekor söz konusu. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız, toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. 2025 yılına ait rekorlarımız elbette bununla bitmiyor. Geçen yılın ilk on ayında mal ihracatımızda artış kaydedildi. Beş ayında ise aylık mal ihracatı rekoru kırıldı. 2025 yılında mal ihracatımızda net olarak 11,7 milyar dolar artış yaşandı. Hizmetler ihracatında ise net 6 milyar dolar artış olduğunu, yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında 33 il 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 46 ilin de ihracatını artırdığına işaret ederek, şunları kaydetti: “En fazla ihracat yapan beş ilimiz, 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci. 35,1 milyar dolar ile Kocaeli ikinci. 23,6 milyar dolar ile İzmir üçüncü. 20 milyar dolar ile Bursa dördüncü. 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ beşinci olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. İthalatın artmasında ekonomimizdeki canlanma ile altının ons fiyatı ve ithalat değerindeki yükseliş etkili oldu. Ama buna rağmen 2002 yılında yüzde 50 civarında olan ihracatın, ithalatı karşılama oranı 2025 yılında yüzde 74,8 olmuştur. İş dünyamızın değerli temsilcileri, 2025 yılında ihracatımızda önceki seneye göre kıymet bazında artışta öne çıkan ilk üç ülke şöyledir. 1,7 milyar dolar artışla Almanya. 1,4 milyar dolar artışla Birleşik Krallık. 1,3 milyar dolar artışla Suriye farklı bir yere oturmuştur. 8 Aralık devrimi sonrasında özgürlüğüne kavuşan komşumuz Suriye’nin ticaretimizde de öne çıkmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Güvenlik ortamı iyileştikçe Suriye’yle ticaretimiz daha da artacaktır. Bir ve bütün Suriye, bölgemizde kalıcı istikrarın inşallah anahtarı olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kıymet bazında ilk üç fasıla bakıldığında motorlu kara taşıtların 4,3 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolara, silahlar ve mühimmatın 2,1 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolara, elektrikli makine ve cihazların 1,3 milyar dolar artışla 17,8 milyar dolara ulaştığını gördüklerini kaydetti.
Üretimdeki orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracata katkısına dikkati çekerek, Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artışın, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 oranında artışla 9,9 milyar dolara ulaşmış, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır. 2002 yılında ihracatımızın sadece yüzde 30’unu orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken bu oran 2025’te yüzde 43,5 olmuştur” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ihracat performansının arkasında güçlü bir üretim altyapısı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın dördüncü, dünyanın 12’nci en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve millî markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektörü ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı.”
“TÜRKİYE, AVRUPA BİRLİĞİ’NİN EN BÜYÜK BEŞİNCİ TİCARET ORTAĞI HÂLİNE GELDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer gurur kaynaklarının da savunma ve havacılık ihracatı olduğunu belirterek, “Türkiye bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya’yla varılan Hürjet tedarik anlaşmamız ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. Nereden nereye… Hürjet’in Avrupa ve NATO üyesi bir ülkenin envanterine girecek olması inşallah gelecek senelerde önümüzü daha da açacaktır. Savunma ihracatında yakaladığımız ivmeyi 2025’te devam ettirdik. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi” ifadelerini kullandı.
Bu muazzam rakamların Türkiye için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük beşinci ticaret ortağı hâline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Birliğe ihracatımız yüzde 7,8 oranında artışla 117 milyar doları bulmuştur. Bununla birlikte ticari ilişkilerimizin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için gümrük birliğinin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupa Birliği’nin konseyden gerekli yetkiyi çıkartarak daha fazla vakit kaybetmeden ülkemizle müzakereleri başlatmasını ümit ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupalı dostlarının ekonomik güvenlik kavramıyla bazı sektörlerdeki korumacı tedbirlerini ve yasal hazırlık süreçlerini yakından takip ettiklerini dile getirerek, şunları söyledi: “Avrupa Birliği’nden korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz. Tek taraflı düzenlemeler karşısında sanayicimizin rekabet gücünü özellikle koruyacak her türlü adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Avrupa pazarının yanı sıra 2025 yılında ihracatımız İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle 73,7 milyar dolar, Türk Devletleri Teşkilatı ülkeleriyle 11 milyar dolar, Avrupa Birliği üyesi olmayan Balkan ülkelerine 5,6 milyar dolar, Amerika, Kanada, Meksika ile 19,2 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Durmak yok, yola devam.”
MAL VE HİZMET İHRACATINDA 2025 HEDEFİ AŞILDI
Mal ihracatının yanı sıra hizmetler ihracatının da çok iyi gittiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2025 hedefimizi 121 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolarla eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yıl sonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl sizlerle bir araya geldiğimiz toplantıda 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak paylaşmıştım. Küresel ekonomideki tüm zorluklara ve artan belirsizliklere rağmen mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla hedefimizi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mal ve hizmet ihracatındaki bu olumlu tablonun cari işlemler dengesindeki iyileşmeyi de beraberinde getirdiğine işaret ederek, “Cari işlemler açığının millî gelire olan payı, tarihî ortalamaların altında seyrediyor. Yıl sonunda inşallah yüzde 1,4 ile Orta Vadeli Program’la uyumlu bir oran bekliyoruz. Cari işlemler dengesinde sağladığımız bu iyileşmeleri kalıcı hâle getirerek Türkiye ekonomisini daha dayanıklı bir konuma yükselteceğiz” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin medarıiftiharı olan ihracatçılarla el ele vereceklerini ve 2026’da çok daha büyük başarılara birlikte imza atacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün sadece 2025 yılının değerlendirmesini yapmıyoruz, aynı zamanda 2026’nın da hedeflerini belirliyoruz. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Allah’a hamdolsun geçen seneki hedefimizin üstüne çıkmayı başardık. İnşallah 2026 yılı hedefimizi de aşacağımıza ben yürekten inanıyorum. Bu hedef doğrultusunda tüm gücümüzle çalışacağımızı da çok iyi biliyorum. Her fırsatta söylüyorum. Biz, büyük bir ülkeyiz, büyük bir milletiz. Son 23 yılda başardıklarımız, başaracaklarımızın teminatıdır. Daha büyük hedeflere koşarken bizim ilham ve güç kaynağımız bellidir. Allah’ın izniyle gelecek yılki toplantımızda ihracatta yeni rekorlar kırmanın gururunu hep birlikte yaşayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak çalışanın, üretenin, ihracat edenin yanında olduklarını vurgulayarak, “2025 yılında mal ve hizmet ihracatçılarımız için Ticaret Bakanlığımızın yıllık bütçesinden 33 milyar liralık destek tahsis ettik. 2026 yılında ise bu alana ayırdığımız desteği 45 milyar liraya yükselttik. Buna ilave olarak ihracatçılarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak yeni destek paketleri ve hizmetleri devreye almayı planlıyoruz. Hiç endişeniz olmasın. Siz çalıştığınız, ürettiğiniz müddetçe, biz de sizin yanınızda olacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamının ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Türkiye’ye 24 yılda çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor. İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılar vasıtasıyla, Kırklareli’nde yaşayan bütün vatandaşları yürekten selamladığını söyledi.
Kırklareli’nin güzel insanlarına kendisini hasretle bağırlarına bastıkları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’tan muhabbeti ve dayanışmayı daim eylemesi temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok önemli bir yatırımın açılışını yapmak üzere katılımcılarla beraber olduklarını ifade ederek “Ulaştırma alanında stratejik bir projeyi daha ülkemize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Öncelikle heyecanımızı bugün burada bizlerle paylaşan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri Sayın Marta Kos’a teşekkür ediyorum. Sayın Kos’u bu vesileyle ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin şehrimize, Trakya bölgemize, Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Bu önemli yatırımın milletin hizmetine sunulmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere tüm kurumları, yüklenici firmaları, işçisinden mühendisine her bir emek sahibini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğuyla ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz üç etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi projemizin en uzun etabıdır. Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız, çift hatlı, elektrikli, sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2 bin 520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ’ı Kırklareli’ne ve Edirne’yi hızlı tren ağına dahil ederek, hızlı tren ağımızı Çerkezköy’den Kapıkule’ye kadar ulaştırmış oluyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda görecekleri yeni bir dönem başlayacağını dile getirerek “En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek. Yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“PROJEMİZ TRAKYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİNE ÇOK CİDDİ KATKILARDA BULUNACAK”
Bunun ulaşımın hızlanması, lojistiğin güçlenmesi ve seyahat süresinin azalması anlamına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, neticede üretimin, ihracatın ve istihdamın artacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak. Aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olan Kapıkule’deki demir yolu kapasitesini artırdıklarını, gar sahasında yol sayısını 23’ten 42’ye, toplam hat uzunluğunu ise 15 bin 675 metreden 51 bin metreye çıkardıklarını belirtti.
Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran’da yeni istasyon binaları inşa ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapıkule ve Edirne gar binalarını yeniden yapıyoruz. Çerkezköy’de yük istasyonu personel binası ve lokomotif bakım atölyesi de projenin kapsamında yer alıyor. Böylece sadece ana hattı değil, hattın bütün unsurlarını modern ve güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu.
Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Hattı’nın öneminin yalnızca Trakya bölgesiyle sınırlandırılamayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu hat Bakü, Tiflis, Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule projesi 6 bin 314 kilometrelik Kalkınma Koridoru’nun Türkiye’den geçecek 2 bin 94 kilometrelik bölümünün kritik parçalarındandır. Faw Limanı’ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa’ya uzanacak Kalkınma Yolu’nun batı ucundaki Avrupa bağlantısını oluşturacaktır. Bu tablo bize aslında şunu gösteriyor, ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demir yolu yatırımı olmaktan çıkmış, küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür. Halkalı-Kapıkule hattı, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığı bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Kırklareli’mize ve tüm bölgemize böylesi stratejik bir yatırımı kazandırmaktan büyük bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Rabb’im bizi sizlere ve Türk milletine hizmet yolundan ayırmasın diyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye 24 yılda kelimenin tam anlamıyla çağ atlattıkları alanların başında ulaştırma yatırımlarının bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır. Toplam demir yolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık. Elektrikli hat uzunluğumuzu 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye çıkardık. Yüzde 243’lük bir artış sağladık. Sinyalli hat uzunluğumuz 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye yükseldi. Buradaki artışımız yüzde 236 oldu. Ülkemizi hızlı trenin konforuyla tanıştıran yine biz olduk.”
Sıfırdan başlayarak ülkeye 2 bin 251 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattı kazandırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hızlı tren hizmetlerinden nüfusumuzun yüzde 51’i yararlanıyor. Çerkezköy-Kapıkule hattının tamamlanmasıyla hızlı tren hatlarımızın uzunluğu 2 bin 604 kilometreye çıkacak. Doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayımız ise 14 olacak. 2028 yılı sonunda ise bunu 27 şehre çıkarmayı istiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında demir yolu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hâlihazırda toplam 4 bin 858 kilometrelik demir yolu hattının yapımı sürüyor. 2053 için hedefimiz demir yolu hat uzunluğumuzu 28 bin 590 kilometreye yükseltmektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların da çok net gördüğüne inandığı derin bir farka bir kez daha vurgu yapmak istediğini belirterek, gündemlerinin ne olduğunun, neyle meşgul olduklarının, ne için çalıştıklarının, hedeflerinin ve hayallerinin katılımcılar tarafından yakından takip edildiğini söyledi.
Kendi gündemlerinde vatandaşa hizmet etmek ve ülkeye eser kazandırmak olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta Şanlıurfa’daydık. Urfa’da 2 bin yatak kapasiteli şehir hastenemizi hizmete açtık. TEKNOFEST Güneydoğu’da Türkiye’nin umudu olan gençlerimizin birbirinden gurur verici projelerine şahitlik ettik. Öncesinde İstanbul Havalimanı 4. pist ve ilave yatırımların açılışını gerçekleştirdik. Daha öncesinde Samsun’da 17 milyar liralık bir yatırım olan 1458 yataklı Samsun Şehir Hastanemizi hizmete aldık” diye konuştu.
“TÜRKİYE’Yİ YENİ YÜZYILA HAZIRLAMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ KOŞTURUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ise Kırklareli’nde olduklarını, durmadan, dinlenmeden 7 gün 24 saat aşkla çalıştıklarını vurgulayarak, “Biz icraat üretiyoruz, icraat. Hizmet üretiyoruz, hizmet, laf değil. Taş üstüne taş koyuyoruz. Biz Türkiye’yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece gündüz koşturuyoruz. Peki, sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? 24 yıldır ne yapıyorlarsa bugün de aynısını yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
Dikkat edildiğinde onların gündemlerinde hiçbir somut proje olmadığını, yalanın ise onlarda bol olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerilerinin olmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon. Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi. Sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ’cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar. Kimse kusura bakmasın. Boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar.”
“SİZ ÖNCE SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİĞİNİZ BELEDİYELERİN HESABINI VERECEKSİNİZ”
Bunun adının siyaset, muhalefet etmek ve kamu adına hesap sormak olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa başkalarına laf söylemeden önce para kulelerinin hesabını vereceksin. Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var. ‘Ben izledim’ dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin kendilerine siyasi etik dersi vermeye kalkmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, “Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz. Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur, yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle, devletin tüm kurumlarını bulur. Hukukun, meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının suç işleyenin, suçu sabit olanların yakasına yapıştığını vurgulayarak, “Bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“AKIL VE BASİRETLE BU HASSAS SÜRECİ YÖNETECEĞİZ”
Kirli yöntemler, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarına karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır, dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkarlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz. Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgarına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz. Milletim müsterih olsun. Bize güvensin. Ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz.”
Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri tebrik etti.
Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Avrupa Birliği’nin (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos da bir konuşma yaptı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tablo hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, duanın ardından açılış kurdelesini kesti.
Açılış töreninin ardından makinist koltuğuna geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hızlı tren hattındaki ilk seferi gerçekleştirerek Babaeski’den Lüleburgaz’a yolculuk yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz. Rabb’imize hamdolsun” dedi.
“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”
TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.
“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”
Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.
Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.
Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.
Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”
“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”
TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.