9’uncu Siber Güvenlik Zirvesi Ankara Meyra otelde gerçekleştirildi.
Zirveye, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Türkiye Bilişim Derneği Genel BaşkanıKenan ALTINSAAT, TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz katıldı ve birer konuşma yaptı.
Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Kenan Nurhan ALTINSAAT 9’uncu Siber Güvenlik Zirvesi’ndeki konuşmesında şunları söyledi: “Türkiye Bilişim Derneği olarak “Yapay Zeka Çağında Siber Güvenlik” Ana Teması ile düzenlediğimiz 9. Siber Güvenlik Ekosisteminin Geliştirilmesi Zirvesine teşriflerinizle bizleri onurlandırdınız, Sizleri Türkiye Bilişim Derneği adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Türkiye Bilişim Derneği olarak Haziran 2025’de gerçekleştirdiğimiz 8. Siber Güvenlik Zirvesinin açılışında “Siber Güvenlik Başkanlığının kurulmuş olması ve Siber Güvenlik Kanununun yürürlüğe girmesi ülkemiz adına çok önemli gelişmeler olmuştur. Dijital dönüşüm ve siber güvenlik aynı teknoloji üzerinde birbirini tamamlayan iki konu olarak ele alınmalı, biri diğerinin alt kümesi gibi değerlendirilmemelidir” tespitini paylaştıktan yaklaşık 10 ay sonra bugün yapıyor olduğumuz açılışta; öncelikte Siber Güvenlik Başkanlığına sektörümüzü bilen, tanıyan bir atamanın yapılmış olması, hemen ardından SGB organizasyonunda “Eko Sistem” ve “Kamu YZ” olmak üzere sektörü, sayısal dönüşümü yönetecek, regüle edecek iki genel müdürlüğün kurulmuş olmasının moral ve motivasyonunu yaşadığımızı ifade etmek isterim. Bu yıl zirvemizin odağında, siber güvenliğin dönüşümünü hızlandıran en kritik unsur olan yapay zekâ yer almaktadır. Öncelikle Akademik çalışmaları ve uluslararası başarıları ile gurur duyduğumuz, BM bünyesinde yeni kurulan Bağımsız Bilimsel Yapay Zeka Paneli Üyeliğine seçilen Prof. Dr. Bilge Demirköz’ün vizyoner konuşması ile başlayacak etkinliğimizde; Yapay Zeka Tabanlı Güvenlik Yaklaşımları, Yapay Zeka ile Saldırı ve Savunmalar, Ekosistemde Regülasyon, Etik ve Güvenli Digital Gelecek konuları kapsamında konu tüm yönleri ile ele alınacaktır. SGMYO öğrencilerimiz başta olmak üzere yaklaşık 150 öğrencimizin katılımı ile “Yapay Zekâ Destekli Tehdit Tespiti ve Olay Müdahalesi”, ”Kurumsal Düzeyde Yapay Zekâ Kullanımı için Güvenlik ve Etik İlkeler” başlıkları altında iki konuda eğitimler verilerek farkındalık düzeyinin artmasına katkı sağlanacaktır. Bu içeriğe katkı sunacak, önemli bir kısmı Ankara dışından gelen, her birisi konusu hakkında uzman ve önde gelen şahsiyetler olan moderatörlerimiz, panelistlerimiz ve eğitmenlerimize huzurlarınızda teşekkür eder şükranlarımı sunarım. Ayrıca, Siber Güvenlik Ekosistemine Katkı Ödüllerimiz sahiplerini bulacaktır. Zirve sonunda ise en kısa zamanda zirvemizin sonuç raporu hazırlanarak sizler ve tüm kamu kurumlarımızla, Üniversitelerimiz, özel sektör temsilcilerimiz ve STK’larımız ile paylaşılacaktır.
Dünyamızda ve çok yakın çevremizde yaşananlar artık Siber Güvenlik konusunun, teknik bir mesele olmanın çok ötesine geçtiğini bizlere bir kez daha öğretmiştir. Hatta konu, son birkaç yıldır farkındalık yaratmak adına kullandığımız “Digital Egemenlik” nitelemesinin de ötesine geçmiş ve tüm boyutlarıyla Milli Egemenliğin ana unsuru haline gelmiştir. Bulut bilişim, uç bilişim, üretken yapay zekâ, (IoT) vb. teknolojilerin yaygınlaşması; saldırı yüzeylerini büyütmekte, tehdit vektörlerini daha karmaşık ve öngörülmesi zor hale getirmektedir. Bununla birlikte her an, herkes ve herşey veri kaynağı olmuş, veri günümüzün en önemli, en stratejik varlığı haline gelmiştir. Bütün bu gerçekler önümüzdeyken SİBER GÜVENLİK’te yalnızca ve bilinçsizce kullanıcı olan ülkelerin BAĞIMLI olmaktan öteye gidemeyeceği, yaptıkları büyük büyük yatırımların kendilerini korumak için kayda değer bir fayda sağlamayacağı aşikardır. Bu durumda bize düşen; kritik altyapılar, haberleşme sistemleri ve kritik teknoloji ağlarının digital saldırılara karşı korunması amacıyla kullanılan teknolojik çözüm, süreç, mevzuat ve stratejileri oluşturmak, dinamik olarak gelişmelere göre güncellemek ve bireyin, devletin, toplumun, siber güvenliğini sağlamaktır. Ekosistemin bu felsefe ile yönetilmesini, regüle edilmesini, küresel teknolojilerin körü körüne kullanıcısı değil, bizim geliştireceğimiz teknolojinin bir paydaşı olarak sisteme dahil edilmesini, herkesin en fazla satılanı, en kazançlı olanı değil, zincirin birer halkasını üreterek egemenliğin sağlam, dayanıklı ve sürdürülebilir olmasına katkı vermesini mutlaka sağlamalıyız. Ancak bu durumunda; digital egemenlik ve doğal sonucu ile Milli Egemenliğimizin zarar görmesini engelleyecek dayanıklılık seviyelerine ulaşabileceğimiz ve bunun bir tercih değil, stratejik zorunluluk olduğu unutulmamalıdır.
Biz STK’lar takdir edersiniz ki üye aidatları ile kendi yağında kavrulmaya çalışan tüzel kişilikleriz. Ülkemiz ve sektörümüze katkı verecek, tüm paydaşları bir araya getirecek bu büyüklükteki etkinlikleri sponsorlarımız olmadan hayata geçirme şansımızın olmadığı malumlarınızdır. Global ve lokal ölçekteki ekonomik darboğazlar, sektördeki daralmalar göz önüne alındığında yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen bu platformun oluşmasına katkı sunan en küçüğünden, en büyüğüne tüm sponsorlarımıza, bir anlamda bu faaliyetin eş ev sahipliğini üstlenen Meyra Palace Hotel ailesine huzurlarınızda büyük bir teşekkür borcumuz var. Tüm sponsor ve destekçilerimiz için lütfen sizlerden kuvvetli bir alkış istirham ediyorum. Etkinliğimizin teması, konu başlıkları, konuşmacıların seçilmesi derken uzun soluklu ve yoğun bir hazırlık süreci yaşadık. Bu süreci büyük bir özveri ile yöneten Genel Başkan Yardımcımız ve EYK Başkanımız Sayın Mehmet Yılmazer ve tüm çalışma arkadaşlarına; katılımcılar, sektörümüz ve derneğimiz adına teşekkürlerimi sunuyor, tüm katılımcılarımız için başarılı ve verimli bir etkinlik olması dileklerimle siz değerli hazirunu saygıyla selamlıyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.