Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından düzenlenen ‘Eğitimli Çocuk Bakıcılarının Teşviki Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi’nin (EDU-CARE) Kapanış Konferansı’na katıldı.
Konferansta konuşma yapan Bakan Bilgin, tamamlanan her projenin Türkiye’nin sosyal sorunlarının çözümüne doğru atılmış önemli bir adım olduğunun önemine vurgu yaparak, “Bu proje oldukça önemli bir proje. Kadınların iş hayatına katılması kaçınılmaz olarak onların çocuklarıyla, çocuklarının bakımlarıyla ilgili sorunları gündeme getirmektedir. Çalışan hanımların çocuklarıyla olan ilişkisi ve çocuklarına ayıracağı zamanın azalması, çocuk bakımı, bakım sürecindeki çocukların korunması, beslenmesi, eğitimi gibi erken yaşlarda karşılaştıkları sorunların çözülmesi projenin birinci yönüdür. Meselenin ikinci yönü de çocuk bakımıyla ilgili hizmet veren, çocuk bakımında uzmanlaşmış emeğin sigortalı ve kayıtlı olarak sistemin içerisinde yer almasıdır. Dolayısıyla bu proje iki yönlü çözüm üreten, aileye, çocuklara dönük bütünleştirici bir projedir. Hem emeği istihdam içine çeken hem kayıtlı hale getiren hem de çalışan annelerin en temel sorunlarından birinin çözümüne dönük bir proje. Bunun için ben Avrupa Delegasyonuna katkılarından dolayı, SGK’nın böyle bir projeyi üstlenmesi ve yürütmesinden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Kadınların İş Gücüne Katılımında Karşılaştığı Sorunların Daha Sağlıklı Bir Şekilde Çözülmesi İçin Değişim Sürecinin İmkanlarından İstifade Etmek Gerekir”
Modernleşme sürecinin karmaşık sorunları da beraberinde getirdiğine değinen Bilgin, “Modernleşmenin temel dinamiğini sanayileşme oluşturuyor. Toplum, tarımsal toplum modelinden uzaklaşıp endüstriyel topluma doğru dönüştükçe toplumsal ilişkilerde kurumlarda aile başta olmak üzere büyük değişimler yaşanıyor. Geleneksel rol modelleri değişiyor onun yerine yeni rol modelleri, yeni ilişki biçimleri ortaya çıkıyor. Kadınların iş gücüne katılım oranının artması, yüzde 20’lerden yüzde 35’in üzerine çıkmış olması, o kadar yüksek bir orana doğru tırmanması, iş gücüne katılan kadınların istihdam edilmesi için kaçınılmaz bir süreç. Kadınlar daha fazla evin dışında zaman geçirmeye başlayacaklar, modern toplumun özelliği bu. Dolayısıyla kadınların iş gücüne katılımında karşılaştığı sorunların daha sağlıklı bir şekilde çözülmesi için hem değişim sürecinin imkanlarından istifade etmek gerekir hem de bu değişim sürecine cevap verecek, onun sorunlarını çözecek yeni kurumsal ilişkileri geliştirmek gerekir” diye konuştu.
“İstihdam Probleminin Çözümünün Temel Siyaseti; Büyümedir”
Bakan Bilgin, Türkiye’nin bu yolda giderek daha da ilerleyeceğinin altını çizerek, şöyle devam etti:
“Bu tür projelerle sorunları çözerek ilerlemek fevkalade önemli hale gelmektedir. İstihdam bizim için çözülmesi gereken önemli bir meseledir. Hala yüzde 10’lar civarında işsizlik oranının olması meselenin boyutlarının ne kadar acil çözülmesi gerektiği konusunda yeni politikalar üretmemiz gerektiğini ortaya koyuyor. İstihdam probleminin çözümünün temel siyaseti büyümedir. Türkiye bu konuda dünyadan olumlu yönde ayrışarak yoluna devam ediyor. Geçtiğimiz gün sanayide büyüme oranları açıklandı, Türk sanayisi hala büyüyor. Büyümemiz endüstrinin büyümesine dayanıyor. Sektörel olarak endüstriye dayalı bir büyüme sağlıklı bir büyümedir. Sanayileşme yolunda olan bir ülke için fevkalade önemli bir olaydır. Bunun sık sık altını çiziyorum, büyümeden istihdam yaratmak mümkün değil. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz sorunların çözümüne yönelik tersini önerenler var. Yani enflasyonu önlemek için ne yapalım? Faiz oranlarını yükseltelim. Enflasyonu önlemek için ne yapalım? Durağanlaşalım, sıkı para politikası uygulayalım. Bunlar karşı karşıya olduğumuz temel problem olan, istihdam yaratma problemini, üretimi arttırma problemini geriye alır. Bunu görmeyen ya da önemsizleştiren yaklaşımlardır. Bu bakımdan Türkiye’nin büyüyerek bu sorunu çözmesi lazım.”
“Her Yıl En Az 1 Milyonun Üzerinde İstihdam Yaratan Büyüme Oranlarını Gerçekleştirmemiz Lazım”
Türkiye’nin milli gelirini arttıran, büyüme oranlarını yüzde 5’in üzerine çıkararak, 700 binin üzerinde istihdam yaratan bir ülke olduğunu kaydeden Bilgin, “Bu oranı yüzde 7’ye çıkardığımız zaman istihdam miktarı daha da artıyor ve 1 milyonun üzerine çıkıyor. Dolayısıyla bizim her yıl en az 1 milyonun üzerinde istihdam yaratan büyüme oranlarını gerçekleştirmemiz lazım. Bunun için de tabi ki Türkiye’nin sanayiye dayalı büyümesi lazım. Talebin büyümedeki artıştan daha düşük olması lazım. İhracata dayalı olması lazım. Bunları gerçekleştirerek Türkiye’nin yoluna devam edeceğine inanıyoruz. Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu, Avrupa’da daralmanın olduğu bir resesyon sürecinin yaşandığı ortamda Türkiye’nin endüstriyel üretime dayalı büyümesini sürdürmesi, Türkiye’nin sağlam bir zemine, üretim yapısına dayalı olduğu, bu üretimi daha da arttırarak, üretime dayalı büyüme stratejisini sürdürmesinin zorunlu olduğunu ortaya koyuyor ve bunu başarabileceğini ortaya koyuyor. Biz bu anlayışla yolumuza devam edeceğiz ama bunları yaparken ekonomiyi büyütürken karşılaştığımız çözülebilir küçük ölçekli sorunları da göz ardı edemeyiz. Büyümenin meydana getirdiği sorunların en önemlilerinden biri büyüme ile gelir dağılımı arasındaki ilişkidir. Demokratik toplumlarda bunu düzenleyecek mekanizmalar vardır. Bunlardan birisi serbest toplu pazarlık sistemidir. Diğeri ise bugün ikinci toplantısını yapacağımız asgari ücret kurumudur” dedi.
“Asgari Ücret Tespitini Geniş Bir Uzlaşmayla Gerçekleştireceğimizi Ümit Ediyorum”
Bakan Bilgin, asgari ücretin önemli bir kurum olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Asgari ücretlilerin toplam ücretliler içerisindeki oranı yüzde 38 civarındadır. Asgari ücret aynı zamanda diğer ücretli çalışanların ücretlerini de yukarıya tırmandırılmasını sağlıyor. Geçtiğimiz yıl yüzde 50, arkasından yüzde 30’un üzerinde yaptığımız artışlar, ücretliler arasındaki farklılaşmanın yukarı doğru gittiğini ortaya koymaktadır. İnanıyorum ki bu ay gerçekleştireceğimiz asgari ücret görüşmeleri ile ilgili işçi ve işveren taraflarıyla birlikte bir uzlaşma sağlayarak Türkiye’nin asgari ücret düzenlemesini, diğer ücretlileri de rahatlatacak bir düzeyde uzlaşmayla dengeleyeceğiz. Geçen yıl da işçi ve işveren taraflarının birlikte imzaladığı geniş bir uzlaşmayla imzalamıştık. Bu ay içerisinde yasal olarak imzalamamız lazım. Bu defa da aynı şekilde geniş bir uzlaşmayla bunu gerçekleştiririz diye ümit ediyorum. Önemli olan Türkiye’nin karşılaştığı sorunları çözme gücünün artmasıdır. Karşılaştığımız her sorunun çözülebileceğine ve Türkiye’nin bunu çözebilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. Bu tür projelerin de daha mikro ölçekli sorunların çözülmesine, hem kadınların istihdamının arttırılmasına hem de kayıt dışı istihdamın önlenmesine dönük katkılarının önemini bu bağlamda değerlendirebiliriz.”
AB Türkiye Delegasyonu Birinci Müsteşarı Angel Gutierrez Hidalgo da projenin amacının çocuk bakımı sebebiyle iş gücü piyasasından çekilme riski olan annelerin mali yönden desteklenerek, kayıtlı istihdama katılmalarını teşvik etmek olduğunu ifade etti. Projenin çocuk bakımı ve kadın istihdamın yanında cinsiyet eşitliğine de katkı sağladığını belirten Hidalgo, başarılı bir şekilde tamamlandıkları projenin ikinci fazının 2023’te başlayacağını duyurdu.
SGK Başkanı Kürşad Arat ise proje kapsamında 5 bin 153 anneye doğrudan aylık 325 avro çalışan anne desteği, 7 bin 518 kadına ise tek seferlik 200 avroya kadar bakıcı eğitim teşviki verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.