HASAN YILDIZ MUAYTHAI FEDERASYONU Başkanlığına yeniden seçildi.
MUAYTHAI Federasyonunun 5’inci Olağan ve 6’ıncı Mali Genel Kurulu Ankara’daki HİLTON GARDEN INN Otelde yapıldı.
MUAYTHAI Federasyonu Genel Kurulu, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Kulüpleri Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü Seyfettin ŞAHAN’ın Divan Başkanlığında düzenlendi.
MUAYTHAI FEDERASYONU BAŞKAN ADAYI Hasan YILDIZ, Genel kurulun başlangıcında geçen dönemdeki faaliyetleri ve gelecekteki proje ve hedefleriyle ilgili bir konuşma yaptı.
Hasan YILDIZ konuşmasında şunları söyledi: “Öncelikle Federasyonumuzun 5’inci Olağan genel kurulu ve 6’ıncı Olağan mali genel kurulu Türk Muaythai’ına ve Türk Sporuna hayırlar getirmesini diliyorum. Genel kurulumuza katılarak katkı sunan siz değerli delegelerimize, bakanlık temsilcilerimize ve misafirlerimize teşekkür ederiz. Federasyon başkanlığı dönemimizde 3 yıllık bir süreç geçirdik. 2021 yılının Kasım ayından itibaren federasyon başkanlığı görevini devraldığımız dönemden bugüne yüzlerce faaliyeti gerçekleştirdik. Faaliyetler içerisinde önemli unsurlardan bir kısmını dile getirmek isterim. Federasyonumuzun 3 yıllık stratejik, idari, mali, teknik, eğitim ve altyapısını en üst düzeye çıkarmak için 8-9 Ocak 2022 tarihinde Muaythai Çalıştayı ve Kurullar Toplantısını gerçekleştirdik. Ardından eğitim altyapısı için Antrenör, Hakem gelişim kurs ve seminerlerini, khan sınavlarını aralıksız devam ettirdik. Federasyonun sicil sistemini dijital hale getirdik. Bakanlığımızın yaptığı gibi hakem ve khan belgeleri barkodlu şekliyle sistem üzerinden alınabilmektedir. Önemli projelerden “Çocuklar, Gençler ve Büyükler Avrupa Şampiyonasını” 13 – 20 Şubat 2022 tarihinde İstanbul’ da gerçekleştirdik. Bu Şampiyonadan dolayı Uluslararası Muaythai Federasyonu IFMA’ dan en iyi kıta organizasyonu ödülü aldık. Her yıl okul sporları faaliyetlerini, üniversite sporları faaliyetlerini, gençler, büyükler Türkiye şampiyonalarını, Çocuklar, Minik-Yıldız Türkiye Şampiyonalarını tarihi şuurun oluştuğu illerimizde gerçekleştirdik. 26 Mayıs – 04 Haziran 2022 tarihleri arasında Abu-Dhabi’ de gerçekleşen “Dünya Büyükler Şampiyonasında” takım puanlamasında Dünya Şampiyonu olduk. Spor Toto Süper Liglerinin ilk ayağını Ankara’ da yaparak bireysel spor dallarında ilk Süper Lig organizasyonu yapan spor federasyonu olduk. Spor Toto Süper Liglerini sporun gitmediği illerde ve ilçeler ve hatta köylerde organize ediyoruz. 21 – 30 Eylül 2022 tarihleri arasında Dünya Üniversiteler Dövüş Sporları Kupası Samsun’da Muaythai spor dalında 7 altın madalya alarak Tayland, Ukrayna, Macaristan, Fransa gibi tüm ülkelerin önüne geçerek Üniversiteler Muaythai Dünya Kupası şampiyonluğunu elde ettik. 2022 yılında Uluslar arası proje ve girişimcilik ödül töreninde “Yılın Federasyon Başkanı” ödülünü aldık. Ulusal şampiyonalarımızı federasyonumuza ve Türk sporuna etki etmiş rahmetli “Hasan Karlı, Mustafa Durmuşoğlu adına hala aramızda olan “Ercan Özhan, Bekir Özer adına maçlar düzenledik, gelecekte Halil Durna” Hayrullah Camadan gibi isimler adına düzenlemeye devam edeceğiz. Bildiğiniz gibi 6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilimizde oluşan deprem dolayısıyla federasyon olarak aralıklarla 200 kişiye yakın Muaythai gönüllüsünü deprem bölgesinde görevlendirdik. Depremde vefat eden vatandaşlarımız, akrabalarımız, dostlarımız olmak üzere hepsine Allah’ tan rahmet diliyorum. 21 – 28 Mart 2023 tarihlerinde ilk defa “IFMA-EMF Çocuklar, Gençler ve U23 Avrupa Muaythai Şampiyonasını” Büyüklerden ayırarak Ankara Taha Akgül spor salonunda gerçekleştirdik. 4 – 13 Mayıs 2023 tarihleri arasında “Elit Büyükler Dünya Şampiyonasında” takım puanlamada Tayland, ABD, İsviçre, Kazakistan gibi ülkeleri geçerek Dünya Şampiyonu olduk. 2023 yılında Uluslararası Muaythai Federasyonunun IFMA’nın 30. Yılının kutlama gecesinde “Türkiye Muaythai Federasyonu olarak ‘’Dünyada Yılın Federasyonu” ödülü bir önceki yılın en iyi “Kıta Şampiyonası Ödülü”, “Elit Büyüklerde Dünya Şampiyonluğu” ödülü ve “2023 Dünya Şampiyonasında Dünya Şampiyonu olan Gülistan Turan’ ın Yılın En Teknik Sporcusu” ödülü alınmıştır. 2023 yılında en önemli organizasyonlardan Avrupa Oyunları Polonya’ da gerçekleştirilmiştir. Dünya ve Avrupa Şampiyonalarından kota alınarak katılım sağlanabilen Avrupa Oyunlarına 2 altın, 2 gümüş ve 2 bronz olmak üzere toplam 6 madalya ile mevcut faaliyete katılan federasyonların içerisinde en başarılı federasyonlardan biri olduk.
Federasyonumuza bağlanan Ju-jitsu branşının idari, teknik, hukuki ve mevzuat yapısını düzenleyerek tamamladık. 2023 yılında Mardin’ de, 2024 yılında Antalya-Alanya’ da Türkiye Şampiyonalarını gerçekleştirdik. Ju-jitsu’ nun Avrupa ve Dünya Şampiyonalarına küçük kafileler halinde takımlar ile iştirak ettik. Ju-jitsu’ nun Antrenör, hakem ve sicil sistemlerini oluşturduk. Kurslarını gerçekleştirdik. 29 Eylül – 06 Ekim 2023 tarihlerinde Antalya’ da “Gençler Muaythai Dünya Şampiyonasını” gerçekleştirdik. Şampiyonada Çocuk, Genç, Kız, Erkek birçok sporcunun uluslar arası platformda yarışmalarına vesile olduk. 72 ülkenin katılımıyla gerçekleşen IFMA Gençler Dünya Şampiyonasında takım olarak Dünya Şampiyonu olduk. 2023 yılında önemli faaliyetlerden biri ise Dünya Mücadele Oyunları (World Combat Games)’ na 3 sporcu ile katıldık. 1 altın, 2 gümüş madalya ile Türkiye’ den katılan mevcut branşların içerisinde en başarılı federasyonlardan biri olduk. Kuruluşu tarafımızdan yapılan Akdeniz Ülkeleri Muaythai Federasyonunun 1. Akdeniz Ülkeleri Şampiyonası Yunanistan’ da gerçekleşti. Bu Şampiyonada 10 altın, 7 gümüş ve 2 bronz toplam 19 madalya ile Şampiyonayı 2. Olarak tamamladık. 7 – 14 Aralık 2023 tarihlerinde yaklaşık 11 yıldır düzenlediğimiz “Uluslar arası Antalya Açık Muaythai Kupası” ile birlikte “Büyükler Avrupa Şampiyonasını” Antalya’ da gerçekleştirdik. Şampiyona tarihleri içerisinde 13 Aralık 2023 tarihinde Avrupa Muaythai Federasyonu (EMF) Genel Kurulunda Türkiye Muaythai Federasyonu Başkanı olarak Avrupa Muaythai Federasyonu Başkanlığına seçildim. Mevcut 44 üye federasyonu bulunan Avrupa Muaythai Federasyonunun başkanlığını ve Dünya Muaythai Federasyonu (IFMA)’ nun başkan yardımcılığını yapmaya devam ediyorum. 2024 yılının başlarında stratejik olarak Çalıştay’ da planladığımız “Bölge Şampiyonalarını” başlattık, 7 ayrı bölgede şampiyonalar düzenledik. 01 – 09 Haziran 2024 tarihleri arasında Yunanistan’ da yapılan “Elite Büyükler ve U23 Dünya Muaythai Şampiyonasında” takım puanlamada Dünya Şampiyonu olduk. Tarihte ilk defa yıllardır planladığımız “1. Türk Dünyası Muaythai Şampiyonasını” 14 – 18 Ağustos 2024 tarihlerinde İstanbul’ da gerçekleştirdik. 9 Ülkenin katılımı ile yapılan “Türk Dünyası Muaythai Şampiyonası” Türk Devletleri Teşkilatı ve TÜRKSOY tarafından kültürel etkinliklere katkı sunulmuştur. Hedefimiz her yıl bir ülkede bu organizasyonu gerçekleştirmek. 2024 yılında önemli projelerden biri de 24 – 29 Ağustos 2024 “Sultan Alparslan Malazgirt Zaferi” Ahlat etkinlikleri “Türkiye Çocuklar Şampiyonasını” gerçekleştirdik. “Birgün Spor Birgün Siper” sloganı ile gerçekleştirdiğimiz bu projede binlerce çocuğumuzu bin yıl önce yaşanmış tarihi şuurun gerçekleştiği yerde Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Malazgirt Zaferi anıtı ve meydanını binlerce kişilik konvoy ile yerinde gezdirdik. Ardından şampiyonamızı yaptık. 2024 Dünya Gençler Şampiyonasında” 4 altın, 5 gümüş, 3 bronz toplam 12 madalya ile dünya sıralamasında zirvedeki yerimizi koruduk. Kıymetli arkadaşlar; Muaythai 2021 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi IOC tarafından tam tanınmış olup, olimpik bir spor olmak için tüm kriterleri tamamlamıştır. Gerek Dünya Muaythai Federasyonundaki gerek Avrupa Federasyonundaki lider konumumuz bize sorumluluk yüklemektedir. Dünya Muaythai’ sine hatta Türk Sporuna yön vermemiz gerektiğinin ve sorumluluğunun bilincindeyiz. Dolayısıyla bu süreçte daha aktif olacağız. Kıymetli Muaythai ailesi geçen dönem ne yaptıysak gelecek dönem daha iyisini yapmak için çalışacağız. Kurumsal sistem oluşturacağız, faaliyet ve proje üretmeye devam edeceğiz. Eğitim ve altyapıyı güçlendireceğiz. Sürdürebilir başarılar için program yapacağız. Adil, görülebilir, denetlenebilir, ulaşılabilir, bilgi paylaşan federasyon olmaya devam edeceğiz. Bölgesel şampiyonaları düzenlemeye devam edeceğiz. Ulusal şampiyonaları Gençler ayrı Büyükler ayrı ve Çocuklar ayrı düzenleyeceğiz. Milli ve tarihi şuurun olduğu illerde sosyal proje yapmaya devam edeceğiz. Süperlig organizasyonlarının marka değerini en üst düzeye çıkaracağız. Türk sporu ve Muaythai’ yi ülkemizde geliştirdiğimiz gibi Akdeniz ülkeleri, Avrupa ve Dünyaya yön vererek geliştireceğiz. “Avrupa Elitler Ligi” ’nin kurucu ülkesi olacağız. Kamp merkezi için proje ve girişimler yapacağız. Federasyonumuza bağlı Ju-jitsu’ yu geliştirip uluslar arası platformunda söz sahibi ülke olacağız. Geçmişte olduğu gibi gelecek dönem için vereceğiniz destek için şimdiden teşekkür ediyorum.
Saygılarımla.
Hasan YILDIZ’ın konuşmasından sonra federasyon başkanlığı seçimine geçildi.
MUAYTHAI Federasyonunun Genel kuruldaki tek adaylı başkanlık seçimi sonucunda HASAN YILDIZ oy kullanan 141 delegeden 141’inin oyunu alarak MUAYTHAI Federasyonu Başkanlık koltuğuna oturdu.
MUAYTHAI Federasyonu Başkanı Hasan YILDIZ başkanlık seçiminin akabinde bir teşekkür konuşması yaptı. YILDIZ, konuşmasında şunları söyledi: “Korkmaz gerekeni konuştu. Teşekkür ediyorum ona, O’nun dediği gibi tabi muaythai kuruluşundan bugüne demokratik şeffaf izlenilebilir görülebilir denetlenebilir bir sistem kurmak için bu çok projeler yaptık. İl il dolaştık, bölge bölge dolaştık, bir çok organizasyonu düzenledik. Bu organizasyonlarla Muaythai’ın marka değerini, vitrinini daha iyi hale getirmek için çalıştık. Biz geçmişten, 2006’dan beri Muaythai çalışıyoruz. Ben Muaythai’ya milli takım antrenörü olarak başladım. Sporculuk yaptım. Bir dönemde teknik direktörlük yaptım. Genel koordinatörlük yaptım. Yürütme kurulu başkanlığı, yönetim kurulu üyeliği, Asbaşkanlık ve başkan vekilliği yaptım. Bu yöneticiliği Halil Durna yanında yıllarca yaptıktan sonra bu işin başına geçip daha iyi bir lider olmaya karar verdim.
Tabii liderlik vasfını herkes talebiyle yapabilir. Gerçekten iyi bir şekilde yetişip gerçekten spora bir şeyler kazandırmak için talep etmek gerekir liderliği.
Bugün geldiğimiz nokta, demin Korkmaz’ın dediği gibi bir çok olimpik spor dallarının önündeyiz.
Sistem olarak stratejik olarak gelişmişlik olarak daha çok ile yayılmışlık olarak.
Yıl içerisinde düzenlediğimiz faaliyetler, bugün konuşmamda faaliyet raporunu sunarken konuştuğum gibi bireysel Süper Lig’i olan nadir?
Bölge şampiyonaları yapan nadir federasyonlardan biriyiz. Bölge Yürütme kurulları olan futbol federasyonu dışında bölge yönetimleri yoktur. Bizde var ve kurulduğumuzdan beri bölge Yürütme kurullarımız mevcut, ilk temsilcilerinizin yanında.
Yeni bağladığımız spor dalına ilk temsilcilikleri yardımcıları atadık. Bir çok Federasyonda il temsilcisi yardımcısı atanan federasyonuz. Biz her şeyi istişare ederiz, tartışırız, oylarız.
Başkan olarak benim sundugum fikir eğer Onlara doğru gelmiyorsa bize göre camiada bir karşılığı yoksa ya da tepki çekeceksen geri adım atıp camiadan gelen sesi dinleyip camianın istediklerini yapmaktayız.
Her şeyi antrenörlerimizi kulüp başkanlarımıza ya da bölge yöneticilerimizi dinleyerek onlardan fikir alarak yapmaya çalışıyoruz.
Çalıştayları yapmamızın sebebi, belki bizim aklımıza gelmeyen fikirler ortaya çıkar ve bu fikirleri belki uygularız diye. Türk sporuna ve Muaythai’ya yararımız olur aynı misyonu uluslararası Federasyonda da yapıyoruz.
Bugün Avrupa’da Elitler ligi düzenleyeceğiz. Bu belki daha önce hiç yapılmamış bir proje. Bu projenin bir Türk mimari olarak Türkiye Muaythai federasyonundan çıkan bir modelle yapacağız. Bu bize gurur veriyor.
Temennimiz gelecek dört yıl daha iyiye nasıl gidebiliriz. Bugün yönetim kurulumuza seçilenlerle beraber aynı zamanda şunu belirtmek istiyorum.
Bundan önceki yönetim kurulundaki tüm arkadaşlarla hepimiz dört dörtlük faaliyetler düzenledik. Herkes görevini başarıyla yürüttü. Vizyon ve misyon olarak sürekli revizyon, değişim ve değişik enerjinin sporumuza daha çok yansımadı. Türk sporuna ve Muaythai’ya katkı vereceğini düşünerek sürekli her dönemde yenilendik. Yeni arkadaşları içimize aldık. Mevcut yapıdaki aynı adam yanımızda 20 yıl oturmasın sürekli değiştirelim ki Yeni ilerin enerjisinden yararlanalım. Şu anda yeni dört yıl için kurduğumuz yönetim kurulunda çok değerli arkadaşlarımız var. Genel müdürümüz var. Atakan gibi dünya şampiyonu, Survivor şampiyonu vitrine televizyona ciddi öne çıkmış bir çok sporcuyu belki arkasından muaythai’ya çekecek.
Birol Topuz gibi devasa spor organizasyonları profesyonel spor organizasyonu yapan arkadaşlarımız var. Sporun içerisinden ya da işte siyaset çevresinden gelen çok değerli arkadaşlarımız var. Bunların hepsinin enerjilerinden muaythai’yı çok daha fazla büyütmek için bu sporu çok daha ileriye götürmek ve daha iyi projeler yapmak için yararlanacağız.Bu dört yıl canla başla çalışacağız.
Katkılarınız ve desteginiz için çok teşekkür ediyorum.
Bugün bizim karşımıza bir rakip çıkmadıysa siz çıkartmadınız. Bugün seçime tek başıma giriyorsam siz tek başıma bu bu işi yapmama karar verdiniz.
Kimseyi desteklemediniz. Biz bugün sizin karşınızdayız.
Hepinize çok teşekkür ediyorum.
Saygılar sunuyorum.
Yapılan seçim sonucu, yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri de belirlendi.
Genel Kurul, yönetim kurulu üyelerinin toplu ve hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Yemen Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenen Yemen–Türkiye Forumu, Ankara’da yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN Konferans Salonu’nda Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq’in ev sahipliğindeki Yemen–Türkiye Forumu‘da Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ile Yemen Nüfus ve Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Dahan da forumda hazır bulundu.
Foruma, Milletvekilleri, Büyükelçiler kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de eğitim gören Yemenli öğrenciler ile Yemen diasporası katıldı.
Forum’da öncelikle ,Yemen ve Türkiya^de Sivil Toplum Kuruluşları, Yemen ve Türkiye: Yatırım Fırsatları, Ekonomik Ortaklık, Yemen’de Siyasi Durum. Son Gelişmeler, Dinamikler ve Barış Perspektifleri başlıkları altında üç ayrı panel düzenlendi.
Forumdaki bu panellerde, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulmasına yönelik mesajlar verildi.
Konuşmacılar, forumun iki ülke arasında ortak tarihî ve kültürel mirası daha fazla dayanışmacı bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürmesi gerekliliğini, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulması ile ilgili görüşleri dile getirdiler.
Bazı konuşmacılar da, forumun ortak tarihî ve kültürel mirası daha öngörülebilir bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürme çabası içinde olması yönünde görüşler açıkladılar.
Bu arada, forum dolayısıyla Yemen’e özgü kıyafetlerin ve gıda ürünlerinin yer aldığı standlar ve iki ülkenin turizm zenginliklerini gösteren fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.
Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq, Yemen–Türkiye Forumu‘ndaki konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa KULAKLIKKAYA, Sayın Büyükelçiler, ve diplomatik misyon başkanları, kardeşlerimiz ve değerli konuklarımız, seçkin Yemenli ve Türk katılımcılar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum…
“Tarihin Yolları ve Ortak Geleceğin Ufukları” temasıyla düzenlenen Yemen-Türkiye Forumu’nun açılışında, Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında iletişimi güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için etkili bir platform olmasını umduğumuz bu etkinliğe katılımınız ve varlığınız için derin şükranlarımı sunuyorum.
Bu foruma ev sahipliği yaptığı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunan iş birliği ve olanaklar sağladığı için Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. Değerli konuklar, iki ülke ve halkımız arasında derin tarihi ve kardeşlik bağları bulunmaktadır.
Yemen-Türkiye ilişkisi, geçici bir siyasi durumun ürünü değil, aksine derin bir tarihi, insani ve kültürel temele dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında, bu forum, bu temeli hükümet, özel sektör, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal iş birliğine ve pratik ortaklıklara dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu açılıştan önce Yemenli, Türk, Arap ve uluslararası araştırmacıların, uzmanların ve şahsiyetlerin katıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal seminerler düzenlendi.
Bu seminerlerde sunulan fikirlerin, iki ülke ve halkımızın çıkarlarına hizmet eden girişimlere, projelere ve ortaklıklara dönüşmesini umuyoruz. Bu forum, Yemen’in devlet kurumlarına karşı yapılan darbe ve ardından gelen savaş ile yaşanan ciddi insani, ekonomik ve güvenlik krizleri nedeniyle çok hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda düzenlenmektedir. İran rejimi tarafından desteklenen Husi milisleri, askeri tırmanışlarını sürdürerek devlet kurumlarını baltalamakta, ulusal kaynakları tüketmekte ve Yemen’in, bölgenin ve uluslararası denizciliğin güvenliğini tehdit etmektedir.
Son günlerde Marib ve Hadramawt vilayetlerinde silahlı kuvvetleri hedef alan saldırılar yaşanmış, çok sayıda şehit ve yaralı olmuştur. Şehitlerimizin ruhlarına rahmet ve yaralılara Allah’tan şifa dilerken, Yemen halkının ve devletinin, Yemen topraklarının Yemen’in, komşularının ve uluslararası su yollarının güvenliğini tehdit eden bir platforma dönüştürülmesini kabul etmeyeceğini teyit ederiz. Yemenliler, savaş ve darbe nedeniyle ağır bedeller ödediler; bunlar arasında kurumların ve ekonominin yıkılması, kaynakların yağmalanması, çocukların askere alınması, sayısal üstünlüklerin sağlanması ve sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hakları da dahil olmak üzere insan haklarının ihlali yer almaktadır.
Tüm bunlara rağmen, Yemen Cumhuriyeti stratejik bir seçenek olarak barışa bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak gerçek barışın silahların gücünü meşrulaştırmak, azaltmak veya pekiştirmek üzerine kurulamayacağına inanmaktadır. Aksine, devlet kurumlarını ve egemenliği yeniden tesis etmek, kurumlarıyla birlikte birleşik bir Yemen devleti ve tek bir ulusal kurum ve silahlı kuvvet kurmakla ilgilidir. Hukuk ve anayasayı korumakla ilgilidir.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Dr. Raşad Muhammed el-Alimi başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve hükümet, devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, egemenliği ve ulusal kaynakları korumak, ekonomik ve hizmet koşullarını iyileştirmek ve güvenlik, istikrar ve adil ve sürdürülebilir bir barış sağlamak için çabalarını sürdürmektedir. Değerli konuklar, bu vesileyle, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz önderliğindeki kardeş ve kilit rol oynayan Suudi Arabistan Krallığı’na derin şükranlarımızı sunuyoruz. Krallık, Yemen devletinin ve kurumlarının en büyük destekçilerinden biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin, hükümetin, ulusal ekonominin, kalkınma ve insani yardım projelerinin destekçisi ve Yemen’in güvenliğini, birliğini ve egemenliğini korumada ve barış ve istikrar çabalarına sponsor olmada kilit bir ortaktır. Yemen Cumhuriyeti’nin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki kardeşlerinin yanında durma konusundaki sarsılmaz duruşunu da yeniden teyit ediyoruz. Güvenliklerini ve emniyetlerini tehdit eden İran saldırılarını kınadığımızı yineliyoruz. Dahası, bu yazıda, Yemen Cumhuriyeti’nin Filistin davasına ve Filistin halkının meşru haklarına olan sarsılmaz desteğini yeniden teyit ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin Yemen’in birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği sarsılmaz desteğe de minnettarız. Türkiye’nin insani, kalkınma ve eğitim iş birliğini ve kurumlarının Yemen-Türkiye ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik istekliliğini takdir ediyoruz.
Yemen Cumhuriyeti’nin yanında duran, devlet kurumlarını, ülkenin birliğini, egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleyen ve Yemen’deki insan acılarını hafifletmeye ve barış ve kalkınma çabalarına katkıda bulunan tüm kardeş ve dost milletlere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar, Yemen’in karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, devlet yapısını ve konumunu yeniden kurmak için gerekli tarihe, konuma, kaynaklara ve insan potansiyeline sahiptir. Gerçek bir bölgesel ve uluslararası ortaklığın, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkimizin, Yemen’in toparlanması, yeniden inşası ve kalkınması için hayati bir katalizör olabileceğine inanıyoruz.
Bu toplantının ne kazandıracağını bilmiyorum. Önemi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı’nın katıldığı Riyad Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesinde yatıyor. Milletin özlem duyduğu bu zirve, inançlarımızı, egemenliğimizi ve bir ulus olarak onurumuzu korumak için bir dayanak noktası olacaktır.
Arap ve İslam ülkeleri. Ayrıca, bu platformdan, tüm Arap ve İslam ülkelerindeki büyük çoğunluğun arzuladığı bu toplantıya herkesin katılmasını rica ediyoruz. Ayrıca, Yemen ve Türk kurumları, şahsiyetleri, konuşmacıları ve araştırmacıları da içeren, geçtiğimiz aylarda özveriyle ve sadakatle çalışan hazırlık takip komitesine içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu etkinliğin başarısına katkıda bulunan herkese, ayrıca Üniversite yönetimine de teşekkür ve takdirlerimi sunmalıyım. Uzun yıllara dayanan geleneğini bildiğimiz için foruma ev sahipliği yapmayı seçtiğimiz bu tarihi üniversite.
Ve nesillere sunduğu bilgi ve önemli eserler için onlara binlerce teşekkür. Allah’tan forumun çalışmalarına başarı vermesini ve sonuçlarının Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yenilenmiş bir iş birliği ve ortaklık yoluna yol açmasını niyaz ediyoruz.
Yaşasın özgür, güçlü ve birleşik Yemen Cumhuriyeti. Yaşasın Yemen-Türk kardeşliği. Selamün aleyküm ve Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da şöyle Konuştu: ” Sayın Yemen büyükelçisi, Saygıdeğer misafirler Türkiye’deki Yemen toplumunun değerli temsilcileri. Hepinizi şahsım ve bakanlığım adına saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye-Yemen forumu vesilesiyle ülkemizin en köklü ve saygın yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ankara üniversitesi’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum onuru tekrarlamak isterim.
Türkiye ile Yemen arasındaki ilişkiler, zengin bir tarihsel hafızaya ve derin bağlara dayanmaktadır. Şehitlerimizi bağırılarına basan kardeş yemen halkı, ecdadımızın ebedi istirahatgahına sahip çıkmaya devam ediyor.
Yaklaşık 400 yıl Kader birliği yaptığımız Yemen halkıyla bu dostlukla dayanışmamız, bugün de ilişkilerimizi geliştirmemizde sağlam bir zemin teşkil ediyor.
Bu ortak miras, ülkelerimiz arasındaki bağların ve işbirliğimizin temel harcıdır. Değerli konuklar ne yazık ki kadim medeniyet düzey güzel ülke Yemen 10 yılı aşkın bir süredir çatışmaların ve bölgesel gerginliklerin ağır yükünü ve yıkıcı sonuçlarını göğüslemeye devam ediyor. İçtenlikle ifade etmek isterim ki, kardeş yemen halkının çektiği sıkıntıları ve acıları bizler de yüreklerimizde her daim hissediyoruz.
Temennimiz ve en büyük arzumuz, Yemenli kardeşlerimizin hak ettiği huzur, refah ve istikrara bir an önce kavuşmasıdır. Türkiye olarak Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü daima savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi sona erdirmenin yegane yolunun kapsayıcı bir siyasiyasi diyalogdan geçtiğine inanmaktayız.
Bu çerçevede, kalıcı bir barışa ulaşılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik çabaları ve uluslararası girişimleri gönülden de destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı liderlik konseyi başkanı Reşat, el Alemi ve Başbakan Al Zindani başkanlığındaki Yemen meşru hükümetine, kritik bir dönemde üstlendikleri bu zorlu görevlerinde başarılar diliyorum.
Başbakan sayın Al Zindani’yi Antalya diplomatik torunu vesilesiyle ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.
Cumhurbaşkanı, liderlik konseyi’nin ve hükümetin toplumsal barışı, milli birliğiyle istikrarı güçlendirme Yolu’nda attıkları adımların, Yemen’in hak ettiği barışa ve huzura erişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Değerli konuklar, zorlu şartlara rağmen Türkiye ile Yemen arasındaki ticari ve kültürel münasebetlerin artarak devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yemenli öğrencilerin yüksek öğrenimlerine ülkemizde sürdürme yönündeki güçlü ilgisini memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu doğrultuda, Türkiye bursları aracılığıyla Yemenli öğrencilerin eğitimlerine destek vermekteyiz, Yemen halkının gündelik yaşamındaki zorluklarına bir nebze olsun hafifletmek bizim için bir kardeşlik borcudur. Ülkemiz, tüm imkanları ile Yemenli kardeşlerimizin yanında durmaya devam ediyor. AFAD, TİKA ve Türk Kızılay’ı başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla insani yardımları ve kalkınma desteklerini kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Sağlıktan eğitime, gıda yardımından altyapı desteklerine kadar her alanda Yemenli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için her daim hazırız. Değerli misafirler, Yemen’in huzuru ve istikrarı yalnızca Yemenli kardeşlerimiz için değil, Kızıldeniz’in Doğu Akdeniz’in ve tüm Orta Doğu’nun güvenliği bakımından kritik bir öneme haizdir. Son zamanlarda Kuzıldeniz’de yaşanan gerilimlerin ve çatışmaların bu bölgeye yayılması bir endişe kaynağı teşkil etmektedir.
Bu kaygılara, gidermenin yolunun bölgede yeni bir güvenlik mimarisi tesis edilmesinden geçtiğine inanmaktayız. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket ederek haklı aktörlerle bu forumun aramızdaki tarihi bağların daha geniş kitlere duyurulmasını ve yeni işbirliği kapılarının aralanmasına vesile olacağına da inancımız tamdır.
Yemen’in huzur ve barışa kavuşacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygı ve sevgi sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmaların hemen ardından sahne alan orkestra, Yemen türkülerinin de yer aldığı bir konser verdi.
Yemen – Türkiye Forumu hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.