Zambiya’nın Bağımsızlık Günü Başkent ANKARA’da kutlandı.
Afrika ülkelerinden Zambiya’nın bağımsızlığının 60’ıncı yıldönümü dolayısıyla Ankara VİVALDİ Otelde bir resepsiyon düzenlendi.
Zambiya’nın 60’ıncı yıldönümü dolayısıyla düzenlediği resepsiyonda, Türkiye’yi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN temsil etti.
Zambiya’nın Bağımsızlık Günü resepsiyonunda Büyükelçiler, Askeri Ataşeler ve seçkin bir davetli topluluğu da hazır bulundu.
Bağımsızlık günü resepsiyonunda, her iki ülkenin milli marşları seslendirildi.
Milli marşların seslendirilmesinin akabinde Zambiya’yı tanıtan bir video gösterimi gerçekleştirildi ve konuşmalara geçildi.
Zambiya’yı tanıtan video gösteriminin hemen akabinde Zambiya’nın Ankara Büyükelçisi William Maipambe SIKAZWE ilk konuşmacı olarak kürsüye geldi.
Büyükelçi Ekselansları William M. SIKAZWE, konuşmasının başında davetlileri milli gün resepsiyonunda görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Zambiya’nın Ankara Büyükelçisi SIKAZWE, konuşmasının başında şunları söyledi: “Zambiya, masum sivillere karşı uygulanan her türlü şiddete son derece karşıdır ve TAI-TUSAŞ’a yapılan saldırıyı kınıyoruz. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Terörle mücadelede tüm desteğimizle yanınızda olduğumuzu bildirmek istiyoruz. Hepiniz bağımsızlık kutlamasına hoş geldiniz ve burada bulunduğunuz için minnettarım. Son 60 yıldır, önemli zorluklarla karşılaşmamıza rağmen Zambiya’nın barış ve istikrarın parlayan bir örneği olarak kalmasından gurur duyuyorum. Zambiya’nın bağımsızlığı için emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Büyükelçi daha sonra konuşmasına şöyle devam etti: “ Zambiya’nın bağımsızlığının 60’uncı yıl dönümünü kutladığımız bu organizasyonda sizleri ağırlamak benim için büyük bir onur ve ayrıcalıktır.
Zambiya Cumhuriyeti Devlet Başkanı, hükümeti ve halkından size sıcak selamlar getiriyorum.
Hepiniz bu kutlamaya hos geldiniz ve burada bulunduğunuz için size minnettarım.
Bu vesile ile, bu akşamki organizasyonumuzu başarılı kılmak için bize maddi ve manevi destek veren herkese içten şükranlarımızı sunarım. Belirli bir sıraya göre olmaksızın, aşağıdaki kişilere ve kuruluşlara müsaadenizle teşekkür etmek isterim;
Antalya merkezli Ana Değirmen Sistemleri Limited Şirketi (Ayağa kalkmalarını rica ediyorum)
Sampa Otomotiv
Türk Hava Yolları
Büyükelçi İstem Cırcıroğlu
Zambiya’nın Gaziantep şehrinin Fahri Konsolosu Sn. Özlem Işık ve
İstanbul’da yaşayan Zambiya vatandaşları Bay Ian Milimo ve Bayan Mwansa Kafula
Zambiya Misyonu’na olan sarsılmaz desteğiniz için içtenlikle teşekkür ederiz. Bu jestiniz, Zambiya’nın Türkiye’de gerçek dostlarının yanı sıra vatansever vatandaşlarının da olduğunun bir kanıtıdır.
Ekselansları, Değerli Konuklar, Hanımlar ve Beyler;
Bu yılki kutlamamızın teması;
“Zambiya, 60 yıldır güçlü: Mirasımıza saygı, geleceğimize kucak açma.”
Bu tema, Zambiyalılar olarak kim olduğumuzu temsil ettiği için oldukça semboliktir: Küresel ve yerel düzeylerde çeşitli zorluklara rağmen ilerlemeye hazır, aynı zamanda daha iyi bir yarın yaratmak için fırsatları değerlendiren, birleşik bir ulus. Ülke bu tarihi dönüm noktasını kutlarken, Zambiya hükümeti ve halkı bu vesile ile ülkenin geçmişini ve kalkınma yolculuğumuzdaki mevcut konumunu düşünmek ve ayrıca gelecek nesillerin gurur duyacağı müreffeh bir geleceğe umut ve kararlılıkla bakmaktadır.
Geçmişteki başarılarımızı düşündüğümüzde, Zambiya’nın bağımsızlığı için özellikle kurtuluş savaşlarında cesurca mücadele edenlere saygılarımızı sunuyoruz.
Bu cesur kişiler, Zambiya halkına değerli bir armağan bahşettiler: Kendilerini yönetme ve kendi geleceklerini belirleyebilme imkanını sundular. Son 60 yıldır önemli zorluklarla karşılaşmamıza rağmen, Zambiya’nın barış ve istikrarın parlayan bir örneği olarak kalmasından gurur duyuyoruz. Biz, “Tek Zambiya, Tek Millet” sloganı altında birlik olduk.
“Ülkemiz, cesur erkek ve kadınlarının dayanıklılığıyla önemli bir dönüşüm geçirdi. Dünya çapındaki ortaklarımızla çalışarak, ulusun bütünsel gelişimini sağladık. Zambiya’nın 60. yılını kutlarken, hem ülke içinde hem de yurtdışında, istikrarlı ve barışçıl bir birlikteliği teşvik etmek üzere halkımızın dünyanın geri kalanıyla birlikte işbirliğinde gösterdiği muazzam çabaları derinden takdir ediyoruz.”
Bugün, bağımsızlığımızın 60’ıncı yılını kutlarken, aynı zamanda kurucu Cumhurbaşkanımız, Zambiya ulusunun babası, 15 Haziran 2021’de 97 yaşında vefat eden Dr. Kenneth David Kaunda’nın anısını da onurlandırıyoruz. Kendisi hayatta olsaydı, bu yıl 100 yaşına girecekti. Bu sebeple, Zambiya’nın bağımsızlığının 60’ıncı yılını kutlamanın yanı sıra, Zambiya’nın kurucu ve vizyon sahibi liderinin 100’üncü yılını da kutlamak için buradayız. Bu da bu yılki bağımsızlık kutlamasını gerçekten çok önemli ve özel kılıyor.
Dünyanın dört bir yanından pek çok kişinin sevgiyle, kısaca KK olarak andığı Dr. Kenneth Kaunda, yalnızca Zambiya’nın bağımsızlığı için değil, aynı zamanda Afrika kıtasındaki diğer ülkelerin bağımsızlık mücadelesinin bir sembolü olmuştur. Hem bir bağımsızlık hareketi lideri, hem de 27 yıl boyunca (1964’ten 1991’e) ülkeye Devlet Başkanı olarak hizmet eden, Zambiya’nın İlk Cumhurbaşkanı olan KK’nin hayatı, bugünün her düzeydeki lider nesli için büyük önem taşıyor. Onun hayatı ırk, cinsiyet, cinsiyet kimliği, inanç ve insan varoluşunun altında yatan diğer faktörlerden bağımsız olarak; sadakat, vatanseverlik, sorumlu liderlik, insanlık için fedakarlık, herkes için özgürlük mücadelesine inanç ve başkalarına saygı değerlerini bünyesinde barındırıyor.
“Bugün dünya hastalık, açlık, silahlı çatışma, kuraklık ve diğer doğal afetler gibi iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri de dahil olmak üzere birçok zorlukla karşı karşıyadır. Bu karmaşık zorluklara çözümler bulmak için bir araya gelerek birlik halinde hareket etmemiz mecburidir. Bunlar, ulusal sınırların ötesine uzanmakta ve varlığımızı, barışımızı, istikrarımızı ve adil ve hakkaniyetli bir toplum inşa etme çabalarımızı tehdit etmektedir. “
Dünya; insanlarının birlik ve barış içinde yaşamasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Dünyamızın karşı karşıya olduğu ortak zorluklarla başa çıkmak için bir araya gelmeliyiz. Zambiya cumhurbaşkanı, Ekselansları Hakainde Hichilema’nın sözleriyle: “Herhangi bir yerdeki dengesizlik, her yerdeki dengesizliktir.”
Bu sözleri ben de tekrarlıyorum ve tüm ülkeleri, özellikle bugün burada temsil edilenleri, gelecek nesiller adına dünyanın sorunlarına çözümler bulmak üzere birlikte çalışmaya çağırıyorum.
Zambiya, dünya çapında barışı teşvik etmek ve çatışmaları sona erdirmek amaçlı ortak çabalara katkı sağlamaya kendini adamıştır.
Zambiya; kalkınma iş birliği, ticaret ve yatırım için güçlü bir ortaktır. Ülkemizin hem yerel hem de yabancı doğrudan yatırımı çekmesi için barış ve istikrarın elzem olduğunu anlıyoruz. Türkiye’deki iş camiasını, Zambiya’daki elverişli iş ortamından yararlanmaya ve madencilik, tarım, turizm, sağlık, eğitim ve altyapı geliştirme gibi ekonominin çeşitli sektörlerine yatırım yapmaya teşvik ediyoruz.
Afrika’nın güneyindeki çoğu bölgeyi etkileyen, kuraklığa sebep olan, ülkenin elektrik üretimi için hidro-enerji kaynaklarına olan bağımlılığının sürdürülebilirliğini zayıflatan ve eşi benzeri görülmemiş kötü sonuçlar doğuran iklim krizinin yıkıcı etkileri göz önüne alındığında; yenilenebilir enerji kaynaklarına, özellikle güneş enerjisine yatırım talebi artmaktadır. Bu bağlamda, enerji sektöründeki Türk yatırımcılara, bu fırsatı değerlendirerek güneş enerjisi çözümlerine yönelik artan talebi karşılamak üzere Zambiya’ya yatırım yapmaları için davette bulunuyorum.
Zambiya, uluslararası toplumla anlamlı ve faydalı ortaklıklar kurmanın öneminin bilincindedir. Ülke, hukukun üstünlüğünü savunmaya, demokratik yönetimi teşvik etmeye ve insan haklarına saygı konusunda uluslararası standartlara uymaya kararlıdır. Zambiya, Cumhurbaşkanı Ekselansları Hakainde Hichilema ve Yeni Şafak Hükümeti’nin liderliğinde, uluslararası toplumu karşılıklı olarak faydalı ilişkilere dahil etme çabalarında ekonomik diplomasiyi teşvik etmeye vurgu yapmaktadır. Bu çaba, işlevsel devlet kurumları tarafından desteklenen sorumlu ve demokratik bir liderlik gerektirir.
Bu vesile ile, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Recep Tayyip Erdoğan’a, Zambiya’nın stratejik girişimlerini geliştirme yönünde devam eden çabalarından dolayı saygılarımı sunmak isterim. Bu girişimler; iyi yönetişimi teşvik etmeye, yolsuzlukla mücadele etmeye ve diğer karşılıklı fayda sağlayacak hedefleri takip etmeye odaklanmaktadır.
“Ayrıca, özellikle Türk Hükümetine ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, iki Cumhuriyetimiz arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesini teşvik etme yönündeki çabalarından ötürü takdir ve minnetlerimi sunuyorum. Zambiya ve Türkiye arasında işbirliği için daha fazla fırsat keşfederek ilerledikçe, eminim ki iki ülke arasındaki ilişkiler de gelişmeye, derinleşmeye ve her iki ülkeye ve halklarına karşılıklı fayda sağlamaya devam edecektir.”
Bu gece 60’ıncı Ulusal Doğum Günümüzü bizimle birlikte kutladığınız ve Dr. Kenneth Kaunda’nın (KK)100’üncü yaşını vurguladığımız bu akşam bize katıldığınız için hepinize bir kez daha şükranlarımı sunmak isterim.
Bu vesile ile,
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Recep Tayyip Erdoğan’a sağlık ve esenlik,
Türkiye Cumhuriyeti halkına huzur ve refah,
Zambiya – Türkiye dostluğunun büyümesi ve güçlenmesi
Ve burada bulunan herkese sağlık dilerim.
Zambiya’nın Ankara Büyükelçisi William SIKAZWE’den sonra kürsüye Çalişma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN geldi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan da konuşmasında sözü TAİ-TUDAŞ’a yapılan saldırıya getirerek şunları söyledi: “Bu tür terör saldırıları, hiçbir zaman birliğimizi bozmayacak, geleceğe güvenle bakma kararlılığımızı zedelemeyecektir. Bu üzücü günde yanımızda olan tüm dostlarımıza canı gönülden teşekkür ediyor, başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.”
Bakan Işıkhan, daha sonra konuşmasında iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere değinerek, iki ülkenin ticari ilişkilerinin giderek ivme kazandığını, son yıllarda Afrika ülkeleri ile olan ticaretin yoğunlaştığını ve büyüdüğünün de altını çizdi.
Zambiya Büyükelçisi SIKAZWE ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN’ın konuşmalarının akabinde Zambiyalı şarkıcı BECKY CHANTEUSE Dünya, Zambiya ve Türk müziğinin sevilen şarkılarından oluşan bir konser verdi.
Bu arada, davetlilere Zambiya ve Türk mutfağından yemekler ikram edildi.
Resepsiyonda davetliler, geceyi müzik eşliğinde dans ederek tamamladılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerimizde de görmekten memnunuz. 2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini, inşallah bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye şansölye sıfatıyla ilk ziyaretini gerçekleştiren Avusturya Şansölyesi Stocker’i Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
“AVUSTURYA TÜRK TOPLUMU, İKİ ÜLKENİN ORTAK DEĞERİ VE ZENGİNLİĞİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”
Tarihî ve köklü ilişkilere sahip iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını arzu ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz nüfusu 400 bini aşan Avusturya Türk toplumu, iki ülkenin ortak değeri ve zenginliği olmayı sürdürüyor. Bu minvalde, Avusturya Türk toplumunun huzur ve refahına verdiğimiz önemi bugünkü görüşmelerimizde de vurguladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile ikili ilişkilerin tüm veçhelerini ele aldıklarını, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarını söyledi.
“AVUSTURYA İLE ULAŞTIRMA VE SAVUNMA SANAYİSİ ALANLARINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİBİZ”
Avusturya ile ilişkilerde son dönemde yakaladıkları olumlu ivmeyi, ekonomik ve ticari ilişkilerde de görmekten memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2025 yılında yakaladığımız yaklaşık 4,5 milyar dolarlık ticaret hacmini bu yıl 5 milyar dolar hedefimize ulaştıracağımıza inanıyoruz. Ülkemizde 1000’in üzerinde Avusturya firması faaliyet gösteriyor. Avusturya menşeli doğrudan yatırımlar 11 milyar doları aşmış durumda. Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları ise 1 milyar dolara yaklaşıyor. Tüm bu rakamlar, aramızdaki potansiyelin en açık göstergesidir. Bu köklü ve istikrarlı ilişkileri daha da geliştirmek üzere mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizması yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi’nin tesis edilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. İnşallah, bu yıl sona ermeden Komite’nin ilk toplantısını da gerçekleştiririz. Avusturya ile yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği potansiyeline sahibiz. Bilhassa Orta Koridoru güçlendirecek stratejik nitelikte iş birliğini birlikte hayata geçirebileceğimize inanıyoruz”
“TÜRKİYE VE AVUSTURYA OLARAK BALKANLAR’DA İSTİKRARIN SÜRMESİNE DE BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Türkiye-AB ilişkilerine dair görüş ve beklentilerini Avusturya Şansölyesi Stocker’e aktardığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB’nin atacağı adımların hepimizin menfaatine olduğunu vurguladım” dedi.
Bölgesel ve küresel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini sağlamak öncelikli hedefimiz olmayı sürdürüyor. Avusturya’nın Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkıda bulunmasını önemsiyoruz. Orta Doğu’da kalıcı barış için vazgeçilmez önemde olan iki devletli çözüme bağlıyız. Sayın Şansölye’nin de bilhassa hassasiyet gösterdiği Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması konusu mevcut şartlarda önemini muhafaza ediyor. Türkiye ve Avusturya olarak Balkanlar’da istikrarın sürmesine de büyük önem atfediyoruz. Değerli dostum Şansölye Stocker’e ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyor, ilişkilerimizde yakalanan bu olumlu ivmenin devamını diliyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “TÜRKİYE, GÜVENLİK VE GÖÇ KONUSUNDA KİLİT BİR ÜLKE”
Avusturya Şansölyesi Stocker ise açıklamasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok zengin ve çok değişken bir tarihe sahip olduğunu belirteerek, “Bugünkü görüşmelerden şunu gördük ki, gerçekten çok yakın bir iş birliğimiz var. Ekonomik, toplumsal ilişkilerimiz de bunun temelini oluşturuyor” dedi.
İki ülke arasındaki ekonomik iş birliğine değinen Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye-Avusturya arasında çok güçlü iş birliği olduğunu vurguladı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, “Avusturyalı firmaların Türkiye’deki şubelerine baktığımız zaman, çok yüksek bir oranda Türkiye’deki yatırımlara katılmış durumdalar. Jeopolitik olarak çok sıkıntılı dönemlerde olmamıza rağmen Türkiye’ye olan yatırımın çok önemli bir oranda olduğunu görüyoruz. Ticaret hacminin çok önemli bir derecede olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avusturya Şansölyesi Stocker, görüşmede, iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelerek, yuvarlak masa toplantısı kapsamında iş birliği konularını ele aldığını hatırlatarak, Türkiye’nin hem Avusturya hem Avrupa Birliği (AB) için güvenlik ve göç konusunda kilit bir ülke olduğunu söyledi.
Yasa dışı göç, insan ticareti ve organize suç gibi konularda, ülkesinin, Türkiye ile çok yakın iş birliği içinde olduğunu söyleyen Stocker, Türkiye’nin 10 yılı aşkın süredir Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yaptığını anımsattı.
AVUSTURYA ŞANSÖLYESİ STOCKER: “ORTA DOĞU’YA BAKTIĞIMIZ ZAMAN TÜRKİYE’NİN SESİNİN BİR AĞIRLIĞININ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”
Avusturya Şansölyesi Stocker, Türkiye’nin çok önemli bir kilit ülke olduğunu belirterek, “Ukrayna’daki Rusya’nın saldırı savaşının sona ermesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konudaki çabalarını takdir ediyoruz, sizin şahsi çabalarınızı da özellikle takdir ediyoruz. Ben bu konuda Avusturya’nın da sizi desteklediğini ifade etmek istiyorum. Orta Doğu’ya baktığımız zaman Türkiye’nin sesinin, bir ağırlığının olduğunu görüyoruz. Bu konu da yine sizin çabalarınızdan dolayı size teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Özellikle Orta Doğu’da şiddet sarmalının ortadan kaldırılmasının tek çözümünün “diplomasi ve diyalog” olduğunu kaydeden Avusturya Şansölyesi Stocker, Hürmüz Boğazı’nın kalıcı bir şekilde açılmasının ve seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasının önemini vurgulayarak, bu konuda ülkesinin ve Türkiye’nin hem fikir olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Avusturya Şansölyesi Stocker’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türk ve Avusturya bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avusturya Şansölyesi Stocker, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Yemen Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenen Yemen–Türkiye Forumu, Ankara’da yapıldı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Abdülkadir NOYAN Konferans Salonu’nda Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq’in ev sahipliğindeki Yemen–Türkiye Forumu‘da Türkiye’yi Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya temsil etti.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ile Yemen Nüfus ve Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Dahan da forumda hazır bulundu.
Foruma, Milletvekilleri, Büyükelçiler kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’de eğitim gören Yemenli öğrenciler ile Yemen diasporası katıldı.
Forum’da öncelikle ,Yemen ve Türkiya^de Sivil Toplum Kuruluşları, Yemen ve Türkiye: Yatırım Fırsatları, Ekonomik Ortaklık, Yemen’de Siyasi Durum. Son Gelişmeler, Dinamikler ve Barış Perspektifleri başlıkları altında üç ayrı panel düzenlendi.
Forumdaki bu panellerde, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulmasına yönelik mesajlar verildi.
Konuşmacılar, forumun iki ülke arasında ortak tarihî ve kültürel mirası daha fazla dayanışmacı bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürmesi gerekliliğini, Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihî ve kültürel bağlar gündeme taşınırken iki ülke arasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği kurulması ile ilgili görüşleri dile getirdiler.
Bazı konuşmacılar da, forumun ortak tarihî ve kültürel mirası daha öngörülebilir bir gelecek için sağlam bir temele dönüştürme çabası içinde olması yönünde görüşler açıkladılar.
Bu arada, forum dolayısıyla Yemen’e özgü kıyafetlerin ve gıda ürünlerinin yer aldığı standlar ve iki ülkenin turizm zenginliklerini gösteren fotoğrafların bulunduğu bir sergi açıldı.
Yemen’in Ankara Büyükelçisi Mohamed Saleh Turiq, Yemen–Türkiye Forumu‘ndaki konuşmasında şunları söyledi; ” Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa KULAKLIKKAYA, Sayın Büyükelçiler, ve diplomatik misyon başkanları, kardeşlerimiz ve değerli konuklarımız, seçkin Yemenli ve Türk katılımcılar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum…
“Tarihin Yolları ve Ortak Geleceğin Ufukları” temasıyla düzenlenen Yemen-Türkiye Forumu’nun açılışında, Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında iletişimi güçlendirmek ve ortaklıklar kurmak için etkili bir platform olmasını umduğumuz bu etkinliğe katılımınız ve varlığınız için derin şükranlarımı sunuyorum.
Bu foruma ev sahipliği yaptığı ve başarılı bir şekilde düzenlenmesine katkıda bulunan iş birliği ve olanaklar sağladığı için Türkiye Cumhuriyeti’ne, hükümetine ve halkına en içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum. Değerli konuklar, iki ülke ve halkımız arasında derin tarihi ve kardeşlik bağları bulunmaktadır.
Yemen-Türkiye ilişkisi, geçici bir siyasi durumun ürünü değil, aksine derin bir tarihi, insani ve kültürel temele dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında, bu forum, bu temeli hükümet, özel sektör, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal iş birliğine ve pratik ortaklıklara dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Bu açılıştan önce Yemenli, Türk, Arap ve uluslararası araştırmacıların, uzmanların ve şahsiyetlerin katıldığı siyasi, ekonomik ve sosyal seminerler düzenlendi.
Bu seminerlerde sunulan fikirlerin, iki ülke ve halkımızın çıkarlarına hizmet eden girişimlere, projelere ve ortaklıklara dönüşmesini umuyoruz. Bu forum, Yemen’in devlet kurumlarına karşı yapılan darbe ve ardından gelen savaş ile yaşanan ciddi insani, ekonomik ve güvenlik krizleri nedeniyle çok hassas bir dönemden geçtiği bir zamanda düzenlenmektedir. İran rejimi tarafından desteklenen Husi milisleri, askeri tırmanışlarını sürdürerek devlet kurumlarını baltalamakta, ulusal kaynakları tüketmekte ve Yemen’in, bölgenin ve uluslararası denizciliğin güvenliğini tehdit etmektedir.
Son günlerde Marib ve Hadramawt vilayetlerinde silahlı kuvvetleri hedef alan saldırılar yaşanmış, çok sayıda şehit ve yaralı olmuştur. Şehitlerimizin ruhlarına rahmet ve yaralılara Allah’tan şifa dilerken, Yemen halkının ve devletinin, Yemen topraklarının Yemen’in, komşularının ve uluslararası su yollarının güvenliğini tehdit eden bir platforma dönüştürülmesini kabul etmeyeceğini teyit ederiz. Yemenliler, savaş ve darbe nedeniyle ağır bedeller ödediler; bunlar arasında kurumların ve ekonominin yıkılması, kaynakların yağmalanması, çocukların askere alınması, sayısal üstünlüklerin sağlanması ve sivillerin ve insani yardım çalışanlarının hakları da dahil olmak üzere insan haklarının ihlali yer almaktadır.
Tüm bunlara rağmen, Yemen Cumhuriyeti stratejik bir seçenek olarak barışa bağlı kalmaya devam etmektedir, ancak gerçek barışın silahların gücünü meşrulaştırmak, azaltmak veya pekiştirmek üzerine kurulamayacağına inanmaktadır. Aksine, devlet kurumlarını ve egemenliği yeniden tesis etmek, kurumlarıyla birlikte birleşik bir Yemen devleti ve tek bir ulusal kurum ve silahlı kuvvet kurmakla ilgilidir. Hukuk ve anayasayı korumakla ilgilidir.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Dr. Raşad Muhammed el-Alimi başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve hükümet, devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, egemenliği ve ulusal kaynakları korumak, ekonomik ve hizmet koşullarını iyileştirmek ve güvenlik, istikrar ve adil ve sürdürülebilir bir barış sağlamak için çabalarını sürdürmektedir. Değerli konuklar, bu vesileyle, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz önderliğindeki kardeş ve kilit rol oynayan Suudi Arabistan Krallığı’na derin şükranlarımızı sunuyoruz. Krallık, Yemen devletinin ve kurumlarının en büyük destekçilerinden biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Ayrıca, Başkanlık Liderlik Konseyi’nin, hükümetin, ulusal ekonominin, kalkınma ve insani yardım projelerinin destekçisi ve Yemen’in güvenliğini, birliğini ve egemenliğini korumada ve barış ve istikrar çabalarına sponsor olmada kilit bir ortaktır. Yemen Cumhuriyeti’nin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki kardeşlerinin yanında durma konusundaki sarsılmaz duruşunu da yeniden teyit ediyoruz. Güvenliklerini ve emniyetlerini tehdit eden İran saldırılarını kınadığımızı yineliyoruz. Dahası, bu yazıda, Yemen Cumhuriyeti’nin Filistin davasına ve Filistin halkının meşru haklarına olan sarsılmaz desteğini yeniden teyit ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki kardeş Türkiye Cumhuriyeti’nin Yemen’in birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği sarsılmaz desteğe de minnettarız. Türkiye’nin insani, kalkınma ve eğitim iş birliğini ve kurumlarının Yemen-Türkiye ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştirmeye yönelik istekliliğini takdir ediyoruz.
Yemen Cumhuriyeti’nin yanında duran, devlet kurumlarını, ülkenin birliğini, egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını destekleyen ve Yemen’deki insan acılarını hafifletmeye ve barış ve kalkınma çabalarına katkıda bulunan tüm kardeş ve dost milletlere de şükranlarımızı sunuyoruz.
Değerli katılımcılar, Yemen’in karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen, devlet yapısını ve konumunu yeniden kurmak için gerekli tarihe, konuma, kaynaklara ve insan potansiyeline sahiptir. Gerçek bir bölgesel ve uluslararası ortaklığın, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkimizin, Yemen’in toparlanması, yeniden inşası ve kalkınması için hayati bir katalizör olabileceğine inanıyoruz.
Bu toplantının ne kazandıracağını bilmiyorum. Önemi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı’nın katıldığı Riyad Zirvesi ile aynı zamana denk gelmesinde yatıyor. Milletin özlem duyduğu bu zirve, inançlarımızı, egemenliğimizi ve bir ulus olarak onurumuzu korumak için bir dayanak noktası olacaktır.
Arap ve İslam ülkeleri. Ayrıca, bu platformdan, tüm Arap ve İslam ülkelerindeki büyük çoğunluğun arzuladığı bu toplantıya herkesin katılmasını rica ediyoruz. Ayrıca, Yemen ve Türk kurumları, şahsiyetleri, konuşmacıları ve araştırmacıları da içeren, geçtiğimiz aylarda özveriyle ve sadakatle çalışan hazırlık takip komitesine içten teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu etkinliğin başarısına katkıda bulunan herkese, ayrıca Üniversite yönetimine de teşekkür ve takdirlerimi sunmalıyım. Uzun yıllara dayanan geleneğini bildiğimiz için foruma ev sahipliği yapmayı seçtiğimiz bu tarihi üniversite.
Ve nesillere sunduğu bilgi ve önemli eserler için onlara binlerce teşekkür. Allah’tan forumun çalışmalarına başarı vermesini ve sonuçlarının Yemen Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yenilenmiş bir iş birliği ve ortaklık yoluna yol açmasını niyaz ediyoruz.
Yaşasın özgür, güçlü ve birleşik Yemen Cumhuriyeti. Yaşasın Yemen-Türk kardeşliği. Selamün aleyküm ve Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da şöyle Konuştu: ” Sayın Yemen büyükelçisi, Saygıdeğer misafirler Türkiye’deki Yemen toplumunun değerli temsilcileri. Hepinizi şahsım ve bakanlığım adına saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye-Yemen forumu vesilesiyle ülkemizin en köklü ve saygın yükseköğrenim kurumlarından biri olan Ankara üniversitesi’nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum onuru tekrarlamak isterim.
Türkiye ile Yemen arasındaki ilişkiler, zengin bir tarihsel hafızaya ve derin bağlara dayanmaktadır. Şehitlerimizi bağırılarına basan kardeş yemen halkı, ecdadımızın ebedi istirahatgahına sahip çıkmaya devam ediyor.
Yaklaşık 400 yıl Kader birliği yaptığımız Yemen halkıyla bu dostlukla dayanışmamız, bugün de ilişkilerimizi geliştirmemizde sağlam bir zemin teşkil ediyor.
Bu ortak miras, ülkelerimiz arasındaki bağların ve işbirliğimizin temel harcıdır. Değerli konuklar ne yazık ki kadim medeniyet düzey güzel ülke Yemen 10 yılı aşkın bir süredir çatışmaların ve bölgesel gerginliklerin ağır yükünü ve yıkıcı sonuçlarını göğüslemeye devam ediyor. İçtenlikle ifade etmek isterim ki, kardeş yemen halkının çektiği sıkıntıları ve acıları bizler de yüreklerimizde her daim hissediyoruz.
Temennimiz ve en büyük arzumuz, Yemenli kardeşlerimizin hak ettiği huzur, refah ve istikrara bir an önce kavuşmasıdır. Türkiye olarak Yemen’in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü daima savunduk ve savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi sona erdirmenin yegane yolunun kapsayıcı bir siyasiyasi diyalogdan geçtiğine inanmaktayız.
Bu çerçevede, kalıcı bir barışa ulaşılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik çabaları ve uluslararası girişimleri gönülden de destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı liderlik konseyi başkanı Reşat, el Alemi ve Başbakan Al Zindani başkanlığındaki Yemen meşru hükümetine, kritik bir dönemde üstlendikleri bu zorlu görevlerinde başarılar diliyorum.
Başbakan sayın Al Zindani’yi Antalya diplomatik torunu vesilesiyle ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.
Cumhurbaşkanı, liderlik konseyi’nin ve hükümetin toplumsal barışı, milli birliğiyle istikrarı güçlendirme Yolu’nda attıkları adımların, Yemen’in hak ettiği barışa ve huzura erişmesine vesile olmasını temenni ediyoruz. Değerli konuklar, zorlu şartlara rağmen Türkiye ile Yemen arasındaki ticari ve kültürel münasebetlerin artarak devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yemenli öğrencilerin yüksek öğrenimlerine ülkemizde sürdürme yönündeki güçlü ilgisini memnuniyetle takip ediyoruz.
Bu doğrultuda, Türkiye bursları aracılığıyla Yemenli öğrencilerin eğitimlerine destek vermekteyiz, Yemen halkının gündelik yaşamındaki zorluklarına bir nebze olsun hafifletmek bizim için bir kardeşlik borcudur. Ülkemiz, tüm imkanları ile Yemenli kardeşlerimizin yanında durmaya devam ediyor. AFAD, TİKA ve Türk Kızılay’ı başta olmak üzere kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla insani yardımları ve kalkınma desteklerini kararlılıkla sürdürmekteyiz.
Sağlıktan eğitime, gıda yardımından altyapı desteklerine kadar her alanda Yemenli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için her daim hazırız. Değerli misafirler, Yemen’in huzuru ve istikrarı yalnızca Yemenli kardeşlerimiz için değil, Kızıldeniz’in Doğu Akdeniz’in ve tüm Orta Doğu’nun güvenliği bakımından kritik bir öneme haizdir. Son zamanlarda Kuzıldeniz’de yaşanan gerilimlerin ve çatışmaların bu bölgeye yayılması bir endişe kaynağı teşkil etmektedir.
Bu kaygılara, gidermenin yolunun bölgede yeni bir güvenlik mimarisi tesis edilmesinden geçtiğine inanmaktayız. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla hareket ederek haklı aktörlerle bu forumun aramızdaki tarihi bağların daha geniş kitlere duyurulmasını ve yeni işbirliği kapılarının aralanmasına vesile olacağına da inancımız tamdır.
Yemen’in huzur ve barışa kavuşacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygı ve sevgi sevgiyle selamlıyorum.
Konuşmaların hemen ardından sahne alan orkestra, Yemen türkülerinin de yer aldığı bir konser verdi.
Yemen – Türkiye Forumu hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.