Türkiye’de uluslararası düzeyde ülke refah ve düzenine hizmet vermiş ve hizmet vermeye devam eden iş insanlarının “İyi ki Varsın” başlıklı yazı dizisi ile dikkat çeken ünlü isimlerin bir arada bulunduğu bir platformdur.
Türkiye’nin sanayi, bilişim, eğitim, moda, sağlık, iletişim, enerji, turizm, tarım, otomotiv ve enerji piyasalarında yer alan iş insanları, ülkemizde ve yurt dışında başarılı işlere imza atmış iş kadınları, akademisyen, rektör ve hocalarımız, yazarlarımız ve sivil toplum kuruluş başkanları ile birlikte platform başkanlarımız ve yazarlarımızın bir arada yer aldıkları yazı dizisidir.
İyi ki Varsın yazı dizimizde, ülkemize katma değer yaratan iş insanlarının hizmetlerini onurlandırarak tarihe geçirmek adına düzenlenen ve her yıl düzenlenmesini hedeflediğimiz basına açık bir platform olarak düşündüğümüz plaket töreni ile bütün değerlerimizin bir arada olacağı platformda İyi ki Varsın isimli kitabımız ile onurlandıracakları medya günlüğüdür.
Yaşadıkça keşfedilen, keşfettikçe aşık olunan İmparatorlukların başkenti.Kıtalara hükmeden kent..Medeniyetlrtin beşiği ..Tarih kokan sokaklarını dolaştıkça, birbirine kavuşmak isteyen ancak boğazlar yüzünden bu dilekleri gerçekleşemeyen iki aşık gibi, her köşesinde saklanmış gizemleriyle tüm güzellikleri tanımlamaya sözlerin yetmediği adeta sözün bittiği yer.
Gözdeki yaş gibidir İstanbul, Aksa da bitmez, Kalbe düşen kor gibidir İstanbul, acıtsa da incitmez, Karakaş, karagöz gibidir İstanbul, düştüğü gönülden gitmez, Ne şiir, ne söz, ne şarkı anlatmaya yetmez,
Ahmet Yüce,
Yukarıda betimlemesini yaptığımız,” Bir Çağın kapanıp bir Çağın açılmasına” tanıklık eden İstanbul’da 1957 yılında İstanbul’da doğdu. 1977 yılında Galatasaray Lisesi’nden mezun olan Yüce, Annesi Memnune Ocaklı Yüce olan Ahmet Yüce, iş hayatına atıldığı ilk yıllarda Alfa Romeo markasının yedek parça tedariği üzerine yoğunlaştı. Daha sonra Alfa Romeo markasının Türkiye distribütörlüğünde Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev aldı. Fransızca bilen ve iki çocuk babası olan Yüce, oğlu Ali Yüce ile birlikte şirketin yönetiminde aktif rol oynamaya devam ediyor.
Ahmet Yüce, kurucusu Orhan Yüce olan ve 70 yıla yaklaşan bir geçmişe sahip Yüce Auto A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor. Şirket, Çekya merkezli otomobil üreticisi Skoda’nın Türkiye distribütörü olarak faaliyet gösteriyor. Yüce’nin yönetimindeki Yüce Auto, uluslararası alanda “En İyi Distribütör” ödülleri de dahil olmak üzere pek çok başarıya imza attı.
İş dünyasındaki rolünün yanı sıra sosyal hayatta da aktif olan Ahmet Yüce, Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulu ve Büyük Kulüp (Cercle d’Orient) üyesidir. Bir dönem Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev yaptı.
Son olarak Skoda’nın Türkiye temsilcisi Yüce Auto A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirildi.
Yüce Auto’nun başarısının arkasındaki temel faktörün insan kaynağı olduğunu her fırsatta vurgulayan Ahmet Yüce, 15 yılı aşkın süredir ikramiye geleneğini sürdürüyor. Pandemi döneminde hiçbir çalışanı işten çıkarmaması ve üstüne ikramiye vermesiyle de bilinen Yüce, “iyi patron” yerine “iyi insan” olma felsefesini benimsediğini ifade ediyor.
Kincentric Best Employers kapsamında defalarca “En İyi İş Yeri” ödülüne layık görülen şirket, bu uygulamasıyla Türkiye’deki diğer kurumlardan ayrıştı. Yüce, bu yaklaşımını “Ömrüm yettiği, kazancım elverdiği sürece iş arkadaşlarıma ikramiye vereceğim” sözleriyle açıkladı.
Yüce Auto Skoda’nın 2022 yılında yenilenen yönetim binası açılışına , Çekya Sanayi ve Ticaret Bakanı Jozef Sikela, Çekya Ankara Büyükelçisi Pavel Vacek, Çekya İstanbul Başkonsolosu Jiri Cistecky ve diğer yetkilileri ağırlamıştı.
Yüce Auto Skoda Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yüce, gerçekleştirdiği konuşmasında;
“ 33 yıla varan Skoda Türkiye distribütörlüğünde birlikte olmaktan duydukları memnuniyeti aktarırken; “Yüce Auto Skoda Yönetim Kurulu Üyemiz Ali Yüce’nin Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çekya İş Konseyi Başkanı olmasıyla bu ilişkileri daha da ileri götüreceğimize inancım tamdır. DEİK ile önemli bir misyon üstlenmiştik. Bu misyon, marka iş birliğimizin yanı sıra kadim Türk ve Çek halklarının dayanışmasına ve kültür başta olmak üzere her türlü sosyal, sportif, kültürel iş birliğine katkıyı amaçlayan Türk-Çek Dayanışma Derneği’dir.
Derneğimiz ekonomik anlamda iki ülkeyi ileriye taşırken, geçmişi yüzyıllara dayanan iki halkın refah ve mutluluğunu da kendine görev edinmiştir. Ticari faaliyetlerimiz ile birlikte iki ülke halkının refah ve mutluluğunu sağlayacak bu adımlar sonucunda Çekya Cumhuriyeti tarafından şahsıma layık görülen “Diplomasi Liyakat Madalyası” bu anlayışımızın takdir edilmesinin en büyük göstergesi olmuştur. Bundan büyük bir onur duyuyorum“ ifadelerini kullanmıştı.
Türk sanayisi başta olmak üzere Otomotiv sektörüne kazandırdığı değerleri, istihdam ve sürdürebilirlik ilkesi içerisinde girişimci ruhunu hiçbir vakit kaybetmeyen, iş dünyasında aktif bir o kadar da değerli bir iş insanı olan Ahmet Yüce’ye , Enerji Petrol Medya ailesi olarak; üstün dehası, iş dünyasında kazandırdığı değerler karşısında tevazu ve takdire şayan duruşu, ülkesine olan sevgisi, yardımsever kişiliğinde, bir çok kurum ve kuruluşa, vakfa, dayanışma gruplarına yapmış olduğu sonsuz desteklerden, ayrıca Otomotiv ve Finans kurumlarında ülkesine kazandırdığı değerlerden dolayı,
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.