The Board of Royal Dutch Shell plc | SHELL GLOBAL | bilginize ;
Türkiye deki Bazı Yöneticiler SHELL.’DEKİ Konumlarını ve yetkilerini Kötüye kullanarak Gözlerine kestirdikleri bayilere Tuzak kurarak benzin istasyonunu ele geçirmek için her türlü kumpası kuruyorlar. Bayinin Benzin istasyonunu GASP ediyorlar.
Shell Türkiye Başkanı Ahmet erdem yaşanan bu olayları görmemezlikten geliyor.
AHMET ERDEM’E – HİÇ GÜVENMİYORUZ …
Bu olayları araştırın bizde bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar, Türkiye Madencilik Derneği’nin Dünya Madenciler Günü dolayısıyla gerçekleştirdiği Sorumlu Madencilik Zirvesi’ne katıldı.
Bakan Bayraktar, zirvede yaptığı konuşmasında“ Endüstriyel ham madde rezervlerinin yüzde iki nokta ikisi, metalik mineral rezervlerinin binde dördü, kömür rezervlerinin yüzde 1’i, jeotermal potansiyelin binde 8’i Türkiye’de. Bor, soda külü, alçı taşı ve kromda dünyada ilk 5’te yer alıyoruz.” dedi.
Bayraktar, konuşmasında şunları söyledi:
“Madencilik ve sektörümüzün çok kıymetli temsilcileri hanımefendiler, beyefendiler, kıymetli basın mensupları bugün madencilik sektörü açısından çok özel bir günde sizlerle bir aradayız. Bir taraftan Türk madenciliğinin temellerini atan adeta cumhuriyetimizle aynı yaşta bir yandan iki kardeş grubumuz, MTA ve ETİMADEN’in doksanıncı kuruluş yıl dönümünü diğer yandan da Türkiye madenciler derneği tarafından düzenlenen sorumlu madencilik zirvesi kapsamında dünya madenciler gününü kutluyoruz. Sözlerimin başında böylesine anlamlı bir toplantıda sizlerle bir arada olmaktan büyük büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum.
Değerli misafirler madencilik ekonomilerin, sanayileşmenin ve teknolojik gelişmelerin temel yapı taşlarında bir tanesi. insanlık tarihi boyunca çıkarılan ve işlenen madenler bulundukları bölgenin ekonomik büyümesine, sosyal refahın artmasına, nüfusun but yükselmesine ve istihdama büyük katkı sağlamıştır. Ülkemizde maden zenginliği ve maden çeşitliliği açısından oldukça büyük bir potansiyele sahip dünyadaki 90 çeşit madenin yetmişi ülkemizde bulunmakta.
Maden çeşitliliğinde, dünyada yedinci sıradayız. Endüstriyel ham madde zerrelerinin yüzde 2 nokta ikisi metalik mineral rezervlerinin binde 4’ü kömür rezervlerinin yüzde biri jeotermal potansiyelin binde 8’i ülkemizde bulunmaktadır. Bor soda külü, alçı taşı ve kromda dünyada ilk beşte yer alıyoruz.
2024 yılı itibariyle sektörümüz 363 milyar liralık ekonomik büyüklüğe ve yaklaşık yüzde birlik, gayrisafi yurt içi hasılatına ve 150 bine yakın doğrudan istihdama ulaştı. Geçtiğimiz yıl 6 milyar dolar maden ihracatı gerçekleştirdik. Bu yıl 11 aydır ulaştığımız 5,1 milyar dolar seviyesinin yıl sonunda 6 milyar doların üzerine çıkacağına yürekten inanıyorum.
Madencilikte, 2002 yılında gayrisafi yurt içi hasılada yüzde elli altılarda olan pay İlk etapta bugünlerde yüzde bire ama hedef olarak ülkemiz için inşallah yüzde beşlere çıkaracağız. Bunu gerçekleştirirken malumunuz bir mottomuz var. Önce insan sonra çevre sonra katma değerli madencilik diyoruz.
Maden güvenliğinden asla taviz vermeden çevreye rağmen değil, çevreye uyum içerisinde, ham madde olarak değil, katma değerli hale getirerek ara ürün ve 3 ürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Madencilikte arama faaliyetlerinden üretime kadar her aşamada güncel teknik teknolojileri ve inovatif yenilikçi çözümleri kullanıyoruz. Madencilerimizin sağlığı evlerine ailelerine, sevenlerine sağ salim kavuşmaları bizim en önemli önceliğimiz.
Bu nedenle sıkı ve etkin bir şekilde yürüttüğümüz madenlerdeki denetim faaliyetlerimizi artırıyoruz. 2024 yılında aylık ortalama ve 774 denetim yaparken 2025 yılında bu sayı 806’ya yükseldi. Elbette nicelik kadar denetimin niteliği de büyük önem taşır. Radar, sonar, drone, elektronik takip ve dijital uyarı sistemi sistemleriyle daha etkin denetimler gerçekleştiriyoruz. Bu yoğunlaşan denetimler sayesinde bu yıl 1323 firma idari para cezası uygulandı. Onunla birlikte 2 bin 43 faaliyet durdurma tedbiri aldık.
İnsan sağlığı ve güvenliği yanı sıra faaliyeti tamamlanan maden sahalarının rehabilitasyonuna büyük önem veriliyor. Bugüne kadar rehabilite edilen 13 bin hektarlık sahada 23 noktaya 7 milyon ağaç dikilmesini hep birlikte sağladık..
Madencilik faaliyetiyle birlikte rehabilitasyon yükümlülüğü artık eş zamanlı yürütülüyor. Kıymetli dostlar bugün doksanıncı kuruluş yıl dönümünü kutladığımız köklü çınarlarımız var. Eti Maden savunma sanayiinden nükleer teknolojilere, çelik endüstrisinden tarıma kadar kritik sektörlere yönelik bor ve türevlerini üretiyor. İhraç şampiyonumuz bor madeninde geçtiğimiz yıl 2 buçuk milyon ton satışla 1 milyar 322 milyon dolarlık gelir elde ederek tüm zamanların rekorunu kırıyor.
Yeraltı madenleri zenginliğimizi, katma değerli ürünlere dönüştürmek amacıyla karbür ve ferro bor üretim tesislerini hayata geçirdik.. Ayrıca Eskişehir, 40 kadara kadar kurulan blog tesisle lityum karbon suretinde ilk ürünümüzde elde etmiş olduk. Kumkapı’da, yıllık 600 ton kapasiteli ve endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışmalarımıza devam ediyor.
Nadir toprak elementleri son dönemde dünyada olduğu gibi bizde de oldukça gündem olan bir konu. Her ne kadar bazıları bu meseleden yeni haber olsa da MTA genel müdürlüğümüz Eskişehir Beylikova’daki NADİR toprak elementleri sahasında arama faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Yaklaşık 125 bin sondaj gerçekleşti ve bunun sonucunda 694 milyon ton ile dünyadaki tek sahada en büyük Nadir Toprak Elementi kaynağı tespit edildi.
Üretime dönük olarak bor tesisini 2023 yılında devreye aldım. İkinci safha olan endüstriyel tesisin kurulması çalışmalarına da büyük bir hız hızla büyük bir gayretle devam ediyoruz. Hedefimiz 2026 yılında endüstriyel tesisin temelini atmak 2 yıl içerisinde de bu tesisi üretime geçirmek saflaştırma oranı yüzde 92-90 üçten daha yukarılara taşıyacak teknolojiyi daha hızlı bir şekilde elde edebilmek için farklı ülkelerle ve şirketlerle böyle görüşmelerimiz müzakerelerimiz devam ediyor.
Ancak bir kez daha ifade etmek isterim. Nadir Toprak elementlerimizi en doğru şekilde ve milli menfaatlerimizi en uygun şekilde ülkemizin ekonomisine katmayı hedefliyoruz.
Kıymetli misafirler nasıl enerjide tam tam bağımsızlık hedefimiz varsa madenlerde de dışa bağımlılığı bitirmek istiyoruz. Bunu ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu anlayışla başlattığımız milli maden mücadelesinde kritik ve stratejik madenler önemli bir yer tutuyor.
Savunma sanayimiz, yerli otomobilimiz ve bor teknolojilerinin ve bir enerji ekipman üretiminin merkezinde kritik ve stratejik madenler yer alıyor. Bu yıl içerisinde Türkiye kritik ve stratejik madenler raporu malumunuz yayınladık ve kamuoyumuzla paylaştık. Böylece ülkemiz için kritik ve stratejik önemi olan toplam 37 maden türünü belirledik.
Bu madenleri artık özel bir statüde değerlendiriyoruz. Bu alanda arz güvenliği, stok ve özgün planlamaları ile teşvik mekanizmaları içerecek bir yol haritası hazırlayacaksınız.
Kritik madenler strateji belgesini de bir kısa bir süre içerisinde de kamuoyumuza paylaşacağız. Değerli dostlar, geçtiğimiz yıl dünya madenciler günü vesilesiyle buluştuğumuzda hatırlayacaksınız. Madencilikle, yatırımcılarımızın karşılaştığı sorunların en önemli gündem maddelerimizden bir tanesi olurdu ve bu konuda gerekli adımlar atacağımızı ifade etmiştik.
Nitekim bu çerçeveden Gazi meclisimiz, yoğun bir yasama süreci sonunda reform niteliğindeki yeni düzenlemeleri hayata geçirdi. Maden ve enerji alanlarında izin süreçlerini kısaltan sade ve bürokrasiyi azaltarak yatırımların önünü açan 7554 sayılı yasayı oyladı. Yasamız, sayın cumhurbaşkanımızın da onayıyla nihai olarak yürürlüğe girmiş oldu.
Böylece daha planlı ve çevreyle uyumlu yeni bir madencilik altyapısına geçilmiş oldu.
O dönem inşallah artık sona erdi. Yeni düzenlemeye madem ruhsatı verilmeden önce izinler ilgili kurumlar tarafından yatırımcı adına anacak yatırımcı ben bu işe giriyorum dediğinde neyle karşılaştığını bilecek verilen izinler ruhsal süresi boyunca korunacak. Bu da inşallah daha çok yatırım, daha çok üretim ve daha çok ihracat anlamına gelecek.
İkinci olarak arama teminatı getirerek rezerve dayalı nitelikli arma dönemi başlatıyoruz. Arama faaliyetlerinin ciddi ya da yatırım modern yöntemler bilimsel verileriyle yapılması zorunlu hale gelecek. Üçüncü olarak, biraz önce bahsettiğim şekilde Türkiye’nin stratejik vademlerini yasal güvence altına almak Bu mademler için acele kamulaştırma yetkisi kullanılacak kanunla sayın cumhurbaşkanımıza ulusal maden sigorlarını belirleme yetkisi de verilmiş olur.
Türkiye artık sadece maden çıkaran değil, madenimizi stratejik değerine göre yöneten bir ülke haline gelecek. Adeta madencilikte ezberleri bozan bu düzenlemeyle maden bulunmayan 82 bin saha sistemimizden çıkarıldı.
Bu düzenlemeyle birlikte arama adedi 90 binden 8 bine düştü. Böylece sadece gerçek potansiyeli olan sahalar kalmış oldu.
Bu kanun ile enerji arz güvenliği için de çok çok önemli bir adım atıldı.. Özellikle Muğla’daki termik santralleri yerli kömürle besleyecek düzenlemeler yapıldı. Bu bölgede bulunan zeytin ağaçlarının bilimsel esaslarla taşınmasını güvence altına alındı..
Ben inanıyorum ki bu kapsamlı düzenlemelerle madencilikte adeta yeni bir dönemin kapılarını araladık ve yepyeni bir aşamaya geçindik. Şimdi hedefimiz yeni düzenlemelerle madencilik sektörümüze sermaye katkısı yapacak gerek risk sermayesi gerekse uluslararası sermaye ülkemize çekecek ve yeni düzenlemeleri yapmak.
İstanbul’daki İstanbul finans merkezinde maden borsamızı devreye almak istiyoruz. EPİAŞ, bu konuda sermaye piyasası kurulna gerekli başvurusunu yaptı. Bu konuda gerekli izinleri vermesini bekliyoruz.
Bir başka konu daha var. O da altın ithalatı. Türkiye çok önemli bir altın ithalatçısı.
Cari açığı düşürme noktasında bu altın ithalatını mutlak surette azalmamız gerekiyor. Onun için yurt içi ve yurt dışında altın üretimini artırmalıyız. Elbette tekrar söylüyorum. İş sağlığı ve güvenliğinden asla taviz vermeden çevreyi önceleyerek bu yatırımları gerçekleştireceğiz. Şu anda 30-30 40 tonları bulan yıllık üretimi mutlak sürede 100 tonlara çıkarmamız ve yerin altındaki bu değeri ekonomimize kazandırmamız gerekiyor. Altın üretimi noktasında sadece ülkemizde değil, Asya’dan Afrika’ya geniş bir coğrafyada çalışmalar yürütüyoruz.
Afrika’da Nijer’deki altın sahasında faaliyetlerimizin ilk başını tamamladık. Ülkemiz dışında altın üretim ve ilk olarak inşallah ticaretle başlayacağız. Ben her şekilde Özbekistan’da da altın başta olmak üzere farklı maden türlerine yönelik arama faaliyetlerinizi sürdürüyoruz.
Bu ülkelere ek olarak Pakistan, Azerbaycan, Fas,Fildişi ve Suriye’de madencilik haftalarında faaliyetlerimizi somut projelere dönüştürme çalışmalarımıza büyük bir hızla devam eden.siz değerli yatırımcılarımıza, sektörümüzün değerli temsilcilerine şunu söylemek istiyorum. Yurt dışında geliştireceğimiz projelerde Devlet olarak Devlet şirketlerinin de yanınızda olacağız.
Ortaklıklar yoluyla farklı ülkelerde birlikte çalışabilir. Birlikte değer üretebiliriz. Ancak sizlere düşen çok çok önemli bir görev var.
O da sorumlu madencilik anlayışı ile arama ve üretim faaliyetlerinizi sürdürmek, vatandaşlarımızı, gençlerimizi, madenlerle, faal faaliyetlerimizde bilgilendirmeyi ihmal etmemek gerekiyor. Her şeyi devletten bekleyen bir anlayışla değil, bizimle koordineli bir şekilde üniversitelerimiz ve STK’larımızda ülkemizde bir maden seferberliği için emek verin, kafa yorun.Lütfen mesai harcayın.
Ben bu duygu ve düşüncelerle madenlerimize selametle giren geçmiş olsun diye çıkan tüm madenci kardeşlerimin, tüm emekçi kardeşlerinin dünya madenciler gününü tekrar tebrik ediyor. Helal rızık peşinde koşarken hayatını kaybeden maden şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. .
ETi MADEN’İN de MTA’nın doksanıncı kuruluş yıl dönümlerini tekrar tebrik ediyorum. Her 2 kuruluşumuzda görev yapan tüm mesai arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Bu zirvenin. Sorumlu Madencilik Zirvesi’nin ülkemize madencilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
SPK ile Jandarma Genel Komutanlığı arasında imzalanan işbirliği protokolü çerçevesinde yapılan “Strateji, Risk, Dezenformasyon ve Diplomasi Çerçevesinde Finansal Güvenlik” konulu eğitimlerini başarıyla tamamlayan Jandarma personeline “Eğiticinin Eğitimi Katılım Sertifikaları” takdim edildi.
Ankara’da SPK’nın merkez binasındaki Prof. İsmail Türk Konferans Salonundaki sertifika takdim törenine. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Jandarma Genel Komutanlığı Mali Hizmetler Başkanı Tuğgeneral Ümit Kızılca, Kurul Karar Organı, Kurul Yöneticileri ve sertifika almaya hak kazanan jandarma personeli katıldı.
Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, açılış konuşmasında ülkenin güvenliği ve ekonomik direnci açısından son derece önemli olan bu programın başarılı bir şekilde sonuçlandırılması ve sertifika alanlarla bir arada bulunmaktan büyük bir gurur ve memnuniyet duyduğunu söyledi.
Gönül, konuşmasında şunları söyledi: ” Jandarma Genel Komutanlığı’nın kıymetli mensupları, değerli mesai arkadaşlarım ve saygıdeğer basın mensupları. Ülkemizin güvenliği ve ekonomik direnci açısından son derece önemli olan programın başarıyla neticellenmesiyle, bugün burada sizlerle bir arada olmaktan büyük gurur ve memnuniyet duyuyorum. Sermaye piyasası kurulu ile jandarma genel komutanlığı arasında, 24 Kasım 2024 tarihinde imzalanan finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılmasına yönelik işbirliği protokolü, kamu güvenliği ve finansal bilim arasında kurulan güçlü köprünün somut bir örneği olmuştur.
Bu kapsamda, bugüne kadar önemli adımlar atıldı. Türkiye’de ilk kez uygulanan finansal okuryazarlık eğitiminden dünyada bir ilk olan strateji dezenformasyon, diplomasi ve güvenlik perspektifinden finansal okuryazarlık konulu panele kadar uzanan bu yolculuktan bahsediyoruz.
Böylelikle bugün burada finansal okuryazarlık ile, egemenlik arasında yepyeni stratejik bir eşiği daha hep birlikte yaşıyoruz. Jandarma teşkilatımızın çeşitli birimlerinde görev yapan eğitim programını başarıyla tamamlayan personeline sertifikalarını vermek için bir araya geldik.
Hepinizi ayrı ayrı tebrik etmek istiyorum. Bu sertifika sadece bir eğitim belgesi değil, aynı zamanda bir sorumluluğun, vizyonun ve bir kurumsal öncülüğün sembolü haline geldi. Çünkü artık biliyoruz ki finansal güvenlik yalnızca bireylerin ya da şirketlerin değil, kamu düzeninin ulusal güvenliğin toplumsal huzurun da temel taşlarından birini oluşturuyor. Bu anlamda sizler artık sadece ekonomik konuları öğreten eğiticiler değil, aynı zamanda kurumlarımızı, ailelerimizi ve toplumumuzu finansal risklere karşı koruyan birer savunma hatta bu programlar sayesinde, ülkemizin finansal düzlemdeki çıkarlarını koruma noktasında da hatırı sayılır bir yol katediyor..
Bilgiye erişimin kolaylaştığı kadar maalesef ki finansal dezenformasyonun manipülasyonların da hızla arttığı bir çağda yaşıyoruz. Böyle bir ortamda içsel ekonomik araçlarla değil, stratejik bilgi, doğru analiz ve kurumlar arasında işbirliğini de hareket ettirmek zorundadır.
Bu nedenle diyoruz ki, finansal okur yazarlık, finansal güvenliğin en güçlü kalkanı bilgiye adanmış bireyler sadece kendi ekonomik geleceklerini korumakla kalmaz, aynı zamanda içinde bulundukları kurumların yaptıkları, teşkilatları ve hizmet ettikleri toplumların de finansal dirençlerini arttırabilir. Bu noktada jandarma teşkilatımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Köklü geçmişi ve halkla iç içe geçmiş görev anlayışıyla jandarma genel komutanlığı bugün yalnızca kamu düzenini sağlamakla kalmıyor.
Toplumun her kesimine ulaşabilecek finansal farkındalık ve direnci de yayma görevini başarıyla üstleniyor. Köydeki jandarmamız, Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 96’sına hizmet etmektedir. Yani ülkemizin her beldesinde her köşesinde jandarmamız yer almaktadır.
Sizler, bu eğitimle birlikte bir ilkeye daha imza attınız. Sahada görev yapan bir güvenlik personelini, strateji, dezenformasyon, diplomasi ve güvenlik perspektifinden finansal okuryazarlık konularında yetkin hale gelmesi çok az örneği bulunan bir kurumsal kapasitedir.
Bu öncülüğü taşıyan sizler Artık sadece eğitici değil, aynı zamanda bir vizyon temsilcisi, bir değişimin lideri bir güvenlik mimarısınız. Ders içeriklerini oluştururken takdir edersiniz. Kısaca sermaye piyasası kurulu olarak bizim kaynaklarımız sadece bunları dizayn etmemize yeterli değil.
İçeriklere destek verme sürecinde, gerçek dosyalar üzerinden kurgulanarak oluşturulan örnek olaylarla sizlere katkı sunmamızı sağlayan bütün kamu kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür borçluyuz.
Saygıdeğer komutanlar, değerli katılımcılar, burada verdiğimiz sertifikalar bir son değil, bir başlangıçtır.
Sizler aracılığıyla bu bilgi ailelere, gençlere akar. Bu eğitim sayesinde toplumumuzda daha bilinçli tüketiciler, daha dirençli daireler ve daha sürdürülebilir kurumlar oluşacak, nihayetinde hep birlikte daha güvenli, güçlü bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.”
Jandarma Genel Komutanlığı Mali Hizmetler Başkanı Ümit KIZILCA da konuşmasında, kurumsal anlamda iş birliği ve ortak payda birlikteliği ile Sermaye Piyasası Kurulunda strateji, risk, dezenformasyon ve diplomasi çerçevesinde finansal güvenlik üzerine, personelinin bilinçlendirilmesi maksadıyla, doğrudan ilgili personelin katılımlarıyla icra edilen Finans Diplomasisi Eğitim Faaliyeti Sertifika töreninde bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
KIZILCA, konuşmasına daha sonra şöyle devam etti:
“ Sayın Başkanım, Sermaye Piyasası Kurulu’nun değerli temsilcileri, kıymetli silah arkadaşlarım, kurumsal anlamda işbirliği ve ortak payda birlikteliği ile sermaye piyasası kurulunda strateji risk dezenformasyon ve diploması çerçevesinde finansal güvenlik üzerine jandarma genel komutanlığı personeli bilinçlendirilmesi, amaçlarıyla doğrudan ilgili personelim katılımıyla icra edilen finans diplomasi, eğitim faaliyetleri sertifika töreninde bulunmaktan mutluluk duyuyorum.
Finans diplomasisi eğitimi kapsamında SPK temsilcileri tarafından yapılan özellikli çalışmalar sonucunda konuların daha iyi anlaşılabilmesi için ders içerikleri, ses kayıtları ve olaylardan kesitler sunarak anlatılmış ve pekiştirilmesi sağlanmıştır. Bundan dolayı sayın SPK başkanımıza ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.
Yurt dışına giden tüm personelimizin bu alanda eğitilmesi, uluslararası farkındalıklarının artırılması, ülke güvenliği açısından zorunlu hale gelmiş, suç ve suçluyla mücadele kapsamında, sosyal medyada yer alan finansal haberlerin ve gelişmelerin sağlıklı bir şekilde yorumlanarak değerlendirmesine katkıda bulunmuştur.
Ülkemizin ulusal çıkarlarının finansal düzlemde düzeltilmesi, geliştirmesine katkı sağlamak amacıyla icra edilen finans, diplomasi eğitimi hedeflerine ulaşacağına inancım tamdır.
Bununla birlikte, 24 Kasım 2024 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu başkanı sayın Ömer GÖNÜL ile imzaladığımız protokolle yaklaşık 180 jandarma genel komutanlığı personeli sistem üzerinden 2 bin 500 personel ise yüz yüze verilen eğitim ve sertifikalar almıştır.
Personel bayileri olmak üzere yaklaşık 3 yüz bin kişi ise sisteme giriş yapmıştır. Sistem üzerinden devam eden eğitimlerin yanı sıra, önümüzdeki günlerde karşılıklı yapılacak planlamalar ile yüz yüze eğitimlere de devam edilecektir. Jandarma olarak sadece yasaları uygulayan bir teşkilat değil, aynı zamanda vatandaşlarımızın en zor anlarında yanındalar, halkının kriz ve güvenini kazanmış bir teşkilat olmanın sorumluluğunu yaşıyoruz.
Jandarma Genel Komutanlığı olarak sorumluluk alanımızda halkımızın güvenliği ve esenliği için gece gündüz demeden emniyet ve asayiş hizmetlerini başarıyla yürütürken birikim ve yatırımlarını akıllıca değerlendirerek ülkeleri doğru yönetilme. Yetkiyle toplumsal farkındalığın artırılması yönünde önemli bir rol oynadığımızın farkındayız.
Diğer faaliyetlerde olduğu gibi finansal operasyon alanında da diğer kurumları ayrıca mutluluğunu yaşıyoruz.
Bu doğrultuda, SPK ile finansal operasyonun eğitimi konusunda işbirliği yapmamıza desteklerini esirgemeyen Jandarma Genel komutanımız Orgeneral ÇARDAKCI başta olmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı sayın Ibrahim Ömer GÖNÜL, kurum temsilcilerinin işlerin yürütülmesi için özveriyle çalışan Mali Hizmetler Başkanlığındaki değerli silah ve mesai arkadaşlarıma teşekkürler ediyorum.
Konuşmalardan sonra sertifika almaya hak kazananlar sertifikalarını SPK Başkanı GÖNÜL ile Jandarma Genel Komutanlığı Mali Hizmetler Başkanı Tuğgeneral KIZILCA’dan aldılar.
Sertifikaların takdiminden sonra tören, hatıra fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Ankara Üniversitesi Beşevler 10. Yıl Yerleşkesindeki mezuniyet törenine Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet ÜNÜVAR, Rektör yardımcısı TANRIVERMİŞ ev sahipliği yaptılar.
Törene, Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadir SUNGURLUOĞLU, öğretim üyeleri ve mezun öğrenciler ile aileleri katıldı.
Mezuniyet töreni istiklal marşının seslendirilmesiyle başladı.
İstiklal marşının seslendirilmesinden hemen sonra Ankara Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ kürsüye geldi.
Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ konuşmasında şunları söyledi:
“ Günümüzde barınma ciddi bir problem. Covid sonrası dönemde çalışma mekan anlayışı değişti. Barınma ciddi bir problem olmaya başladı. Risk önemli bir unsur, risk yönetimi veri analizi önemli bir unsur lojistik önemli bir alan dolayı ise bizim mezunlarımız, bu alanlarda iki katı katkı yapabilecek kapasiteye bilgi birikimine ve tecrübeye sahipler. Bir de tabii çağımızın önemli bir alanı dijitalleşme. Burada da ciddi yatırım yaptığımıza hatta Türk üniversiteleri içerisinde ilk defa pop tech gayrimenkul teknolojileri, bir hap kurmak üzere bilimsel araştırma projeleri başkanlığınca desteklenen firmalarla desteklenen önemli bir proje yürütmeye başladığımızı belirtmek isterim. Bu bakımdan da koordinatörümüze özel teşekkürlerimi sunuyorum. Fakülltemizin bölümleri daha çok uluslararası taşımaya, daha çok kamu özel sektörde işbirliğine ve dolayısıyla uygulamalı eğitimde park yaratmaya özen gösteriyor. Dolayısıyla mezunlarımız araştırmacı, yenilikçi takım çalışmasına yakın sorumluluk alan etik kurallara saygılı meslek standartlarını önemsemiş birer bireyin bu özellikleriyle kamu sektörü özel sektöre ciddi katkı yapacaklar.
Yine önemsediğimiz önemli bir alan akademide genellikle akademisyenler kendileri programları oluşturuyorlar ama biz tersini yapmaya çalıştık. kurulduğumuz günden bu zamana kadar bir danışma kurulumuz var.
Öğrenci okulda öğrendiğini mutlaka iş başına uygulama yeteneğini geliştirmeli bunu önemsiyoruz. Dolayısıyla bu yönleriyle eğitim programımız da adına yakışır bir şekilde sevgili öğrencilerimiz esasında.
Biz sizi kendi alanınızda güçlü bir bilgi birikimi ve uygulama tecrübesiyle yetiştirdik.
Fakültemizde bölümlerimizde hocalarımızla bir bağ kurunuz. Biz bu bağın mezun olmanızdan sonra da devam etmesini diliyoruz.
Dolayısıyla bizim mezunlarımız kendi alanlarında biliyoruz ki belli belli bir eğitime sahip oldular.
Mutlaka birikimlerinizi güçlendirmek için yurtiçi yurtdışında alanınızda ilgili alanlarda lisans eğitimi yapmaya özen göstermenizi diliyoruz.
Mezunlarımızın sayısına baktığımız zaman geçen beş yılda 390 ve bu senekilerle birlikte 480 mezun vermiş olacağız.
Mnemli bir gösterge mezunlarımız, mezun olduktan sonra altı ay içinde iş buluyor. İlk altı ay içinde. Tabii bu, bölümlere göre farklılaşıyor.
Bu, gayrimenkul iletişim yönetim bölümüne gelinceyğzde 90’a çıkıyor bu şu demek oluyor ki mezuniyet sonrası en kısa sürede ve asgari ücretle yaklaşık bir buçuk kat ve üzerindeki maaşlarla işe yerleşmesi mezunlarımızın piyasadaki yerini göstermesi bakımından ilginç. Görünürlüğümüz son zamanlarda biraz ilerledi. Yüksek iş imkanı gören yüksek kariyer imkanı gören herkes gayrimenkul geliştirme yönetim bölümü gibi ve veya şimdi popüler dijital oyun tasarımı gibi bölümleri kurmaya çalışıyorlar.
Her yerde aynı bölümü kurmak yerine, belki de bizim desteklenmemiz ve kontenjanlarımızı azaltmak değil artırmamız daha mantıklı bir çözüm yolu yine başka bir alanda şu değerli büyükelçimizin temsil ettiği Afrika ülkelerinin çoğu Asya’nın Türk dünyasının Balkanların önemli bir problemi var.
Yerleşim mekansal gelişme arazi yönetim sistemi barınma ve mülkiyet sistemleri ve değerlendirme sistemleri dolayı ise bizim ilgili birimimiz, bu ülkelerde birimler açmak için yoğun gayret sarf ediyoruz.
2001 yılında ilk atölye çalışmasını yaptığımızda, rektörümüz bize bir şey söyledi: “siz madem bu kadar deneyimlisiniz neden deneyimlerinizi Türk dünyası ile Balkanlar’la paylaşmıyorsunuz? Moldova ile çalışmaya başladık. Bir yıl harcadık olmadı. Azerbaycan’da bir buçuk yıl çalıştık.
Azerbaycan mimarlık ve inşaat Üniversitesi’nde bir ortak programda anlaştık. Umarım, Özbekistan’da Rusya federasyonu ve diğer ülkelerde Ankara Üniversitesi ortak lisans programlarını başarıyla götürürüz. Biliyoruz ki eğitim öğretim sistemi değişiyor. Bizim bu ülkelere gitmemiz lazım. Çünkü bütün Avrupa ülkeleri buralarda kampüsleri var.
Bir de önemli bir şey vardı. O’da şuydu; mezuniyet sonrası insanlar acaba hangi işle başarılı olabilirler? Biz de bunu kendimize rehber aldık. Bir anlaşma yaptık. Mezunlarımız YODER ile çalışıyor. Asgari ücretin bir buçuk katı üzerinde maaş alıyor. Bir yıl sonra beğenirse devam ediyor. Bugün, üç mezunumuzun ofis binası ve alışveriş merkezi yönetiminde görev aldığını görünce mutlu oluyoruz.
Bunlar, bu projenin çıktıları ya da İstanbul havalimanı‘nı yöneten şirkette mezunları görünce mutlu oluyoruz.
Değerli aileler, yetiştirdiğiniz bugün getirdiğiniz çocuklarınızı dört yıl önce emanetinizi aldık ve şimdi bunları birer meslek mensubu olarak size ve ülkemize iade ediyoruz. İnanıyoruz ki bu başarıların arkasındaki en büyük güç sizsiniz ve çocuklarınız diğer uzman lider olarak yetiştiler ve inşallah sektörlerinde bir lider olacaklar. Siz de bunların yaptıklarıyla gurur duyacaksınız.
2020 sonrası dönemde, Covid ve depremle önemli riskler ile karşı karşıya kaldık.
Yıpranan çocuklarımızın Gençlerimizi yetiştirmek için çok ciddi katkı verdiniz. Fakülteye yapılandırmak çok kolay bir şey değil, yeni bir yer kurmak zor ve zahmetli, yol ve zaman alıyor.
Kurduğunuz kadro da uyum yakalamak çok zor. Dolayısıyla, 2020’den bu zamana kadar isteklerimiz anında yerine getirildi.
Kıymetli rektörüm desteginiz ve yeni bölüm önerileriniz ve yeni yönetim üyesi talepleriniz için verdiğiniz bütün desteklerinizden dolayı size minnettarız.
Ankara üniversitelilerin tamamına emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Mezun öğrencilerimiz, hepinize sağlıklı, mutlu, hayırlı, bereketli ve verimli bir ömür diliyorum. Yolunuz açık olsun.
Allaha emanet olun. Saygılarımla.
Onların mezunlarını bugün mezun ediyoruz. 63 kardeşimiz bir kısmı teşrif edemediler. Onları mezun ediyoruz.Yeni bölümlerde açıyoruz. Niye açıyoruz. Çünkü artık günün şartlarına uygun bir yapılanmaya da gitmemiz gerekiyor. Artık üniversiteler sadece üniversite mezunu yetiştiren kurumlar değil, aynı zamanda hayatın içinden problemlere kafa yoran onlara uygun nitelikli mezunlar yetiştiren ve ülkelerin hatta insanlığın gelişimine katkıda bulunan eğitim kurumları, dolayısıyla insanların kurumların veya ülkelerin ihtiyaçları neye doğru evriliyorsa bizim de o yönde gelişmemiz lazım. Uygulamalı bir fakültemize iki ayrı bölümü daha doğrusu açılmış bir bölümü öğrenci alımına bir tane de yeni bölümü açmayı kararlaştırdık. İlk kez bu yıl lojistik yönetimine öğrenci alacağız. Oraya, öğretim üyeleri atamalarını yaptık. Lojistik de günümüz şartlarında hakikaten son derece kıymetli bir bölüm, o bölüme öğrenci alacağız. öğretim üyelerimiz göreve başladılar ve oradan da inşallah dört yıl sonra çok nitelikli mezunlar yetiştireceğiz. Bir başka husus yine Harun hoca biraz önce kısaca bahsetti. Artık dünyada dijital oyun sektörünü çok geliştiğini biliyoruz ve bir yandan çocuklarımızın oyunla eğitimini güçlendirmeye çalışırken bir yandan oyunla ilgili de çok ciddi endüstriyel yatırımlar yapıldığını görüyoruz. Dünya oyun pazarı giderek artıyor. Çünkü artık bir yandan risk bir yandan da fırsatın bir arada olduğu bir dünya dijital oyun dünyası. Geçen yıl yükseköğretim kurulumuz; çok teşekkür ediyorum. Dijital oyun tasarımı bölümünü bizde açmaya kararlaştırdı. Onların da öğretim üyeleri atamalarını yaptık. Bu sene öğrenci alacağız. Dijital oyun tasarım bölümü de bu yıl öğrenci alacak.Uygulamalı bilimler fakültesi benim rektörlüğe başladığım dönemde bölümde öğrenci alabilirken şimdi artık dört bölümde öğrenci alabilir hali gelecek. Gayrimenkul geliştirme, Aktüerya, dijital oyun tasarımı, lojistik bölümü ve bunlarla da Ankara Üniversitesi’nin kendinden çok fazla söz ettirecek bir ettirecek bir üniversite haline geleceğine de yürekten inanıyorum. İki bölümümüzde son derece kıymetli.
Akademi ile pratiği teoriyle pratiği birlikte yan yana getirdiğimiz zaman çok daha önemli işler yapabiliyoruz.
Biz Ankara üniversitesi olarak sadece burada öğrencilerimize verdiğimiz eğitimle değil aynı zamanda toplumsal problemlere kafa yormak, onlarla ilgili konulara çözümler arama noktasında da kendimizi sorumlu hissediyoruz ve nitekim bundan birkaç ay önce özellikle kira ve aidatlarla ilgili bir rasyonel zemine çekme ile ilgili bir çalışma anlamında iki tane protokol imzaladık.
Ankara Üniversitesi olarak biz toplumda konuşulan her konuyu kendimiz için Bir mesele olarak görüyoruz ve o meselelere de kafa yoruyoruz.
Ankara Üniversitesi devletin fikir mutfağı ya da devletin fikir atölyesi derken tam da bunu kast ediyoruz.
O araştırmaların hayata ne kadar yansıdığı bizim için de önemli bir soru maddesi ve hayata mümkün olduğu kadar yansıtmayı da kendimiz için bir görev addediyoruz.
Hayatın içindeki meselelere kafa yoran hocalarımız var. Öneriler getiriyorlar ve biz de bunları hayata geçirmek için çalışıyor gayret ediyoruz.
Sevgili velilerimiz değerli ailelerimiz çok büyük emek sarf ettiniz çocuklarınızı bizlere emanet ettiniz ve onlar bugün mezun oluyorlar.
Onların mezunniyetini en fazla doya doya sizler yaşıyorsunuz. Bu gururu yaşıyorsunuz. Bu gururda en büyük pay sahibi sizlersiniz.
Her zaman uygulamalı Bilimler fakültemizin yanında ve desteği olmaya devam edeceğiz. Yöneticilerimize de bu yüzden çok teşekkür ediyorum.
Hayatın balayı döneminden tatlı Sert dönemine doğru geçtiklerini bilmelerini arzu ediyorum. Onlar, kısa zamanda iş bulacaklar çünkü biraz önce söylendi. Mezunların ilk altı ayda yüzde altmış yedisinin bir mesleğe adım attığını söylendi. Bir mesleğe adım atmak çok kıymetli bir şey ama mesleğe adım attıktan sonra daha yukarı doğru adım atmak özel bir çabayı gerektiriyor. Özel bir gayreti gerektiriyor belki ailelerimizin manevi desteği devam edecek ama maddi desteğinin daha azaldığını kendi ayaklarınızın üzerinde daha fazla durma noktasında olduğunuzu bilmenizi arz ederim.
Ben bundan sonraki hayatınızda sizlere üstün başarılar diliyorum. Yolunuz bahtınız açık olsun Allah ayağınıza taş deydirmesin. Her zaman muzaffer olun her zaman devletimize, milletimize, bayrağımıza hizmet edin. Bizleri ailelerinizi, hocalarınızı ve bizleri gururlandırın diyorum.
Bu çıktığınız yolda size üstün başarılar dileklerimizle. Sevgili ailelerinizi, hocalarımızı ve değerli konuklarımızı törenimize teşrif için hem tebrik hem teşekkür ediyorum.
Mezuniyetinizin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Sağ olun varolun hoş geldiniz sefalar getirdiniz”
Konuşmalardan sonra mezun öğrencilere diplomaları takdim edildi.
Diploma töreni, and içme ve hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.