Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan Cezayir ile iş birliğimizi enerji, madencilik, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile baş başa görüşmesi ve Yüksek Düzeyli Strateji Konseyi Toplantısı’na katılmasının ardından çeşitli alanlardaki anlaşmaların imza törenine başkanlık etti ve ortak basın toplantısı düzenledi.
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ve heyetini Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle bundan 81 sene evvel binlerce Cezayirli kardeşimizin şehit olduğu Setif ve Guelma katliamının yarınki yıl dönümü vesilesiyle Cezayir’in bağımsızlığı uğrunda can veren tüm kardeşlerimize Cenabıallah’tan rahmet niyaz ediyorum. Sayın Tebbun ile son olarak 21 Kasım 2023’te Cezayir’de bir araya gelmiş İşbirliği Konseyi mekanizmamızı bir üst seviyeye çıkaran kararla Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimizi ilan etmiştik. Hamdolsun bugün kendileriyle beraber Stratejik İşbirliği Konseyimizin ilk toplantısına başkanlık ettik” ifadelerini kullandı.
“2023’TE BELİRLEDİĞİMİZ 10 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİMİZ DOĞRULTUSUNDA ÇABALARIMIZI ARTIRMIŞ DURUMDAYIZ”
Toplantıda, Türkiye-Cezayir kardeşliğini daha ileriye taşıyacak kararlar aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye-Cezayir ilişkilerinin lokomotifini, ortak tarihimizden kaynaklanan karşılıklı saygı ve sevgi teşkil ediyor. Bu dayanışma ruhunu bugün sadece ikili münasebetlerimizde değil birçok uluslararası meselede benimsediğimiz ortak tavırda da görüyoruz. Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan Cezayir ile iş birliğimizi enerji, madencilik, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız. 2023’te belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hedefimiz doğrultusunda çabalarımızı artırmış durumdayız. Cezayir’de bin 600’ü aşkın firmamız, 8 milyar dolarlık yatırımlarıyla sanayi, madencilik, tarım, inşaat, ilaç sanayi ve altyapı alanlarında önemli proje ve yatırımlara imza atıyor. Bugün Ankara’da düzenlenen iş forumunda özel sektör temsilcilerimiz bir araya geldiler. Yeni iş birliği fırsatlarını görüştüler. İnşallah önümüzdeki dönemde beraberce çalışarak karşılıklı yatırımlara ve özel sektör iş birliklerine yenilerini ekleyeceğiz.”
İsrail’in tahrik ve tertipleriyle başlayan, bölgedeki savaşın özellikle enerji piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak Cezayir ile de yıllar önce güvenilir, istikrarlı ve sürdürülebilir enerji iş birlikleri kurduk, geliştirdik. Gelinen aşamada doğal gaz başta olmak üzere, enerji tedariki güvenliği konusunda uzun vadeli iş birliğimizi her geçen gün ilerletiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yenilenebilir enerji ve yeni teknolojiler alanlarında da ortaklık imkânlarının değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını belirterek, “Madencilik sektöründeki iş birliği potansiyelini de müşterek yatırımlar ve karşılıklı tecrübe paylaşımı yoluyla hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Günümüzün en kritik konularından biri hâline gelen tarım ve gıda güvenliği alanında Cezayir’in tarımsal refahına katkı sağlamaya hazırız. Savunma sanayii alanında hem ülkelerimizin hem de bölgemizin güvenliğine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aramızdaki kardeşlik bağlarını perçinleyecek kültür merkezlerinin karşılıklı olarak faaliyete geçmesine de büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“BÖLGEMİZİN GÜVENLİĞİNİ CİDDİ ŞEKİLDE TEHDİT EDEN ŞİDDET SARMALININ SONA ERDİRİLMESİNDE ORTAK TUTUMA SAHİBİZ”
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile bölgesel ve uluslararası meselelere dair fikir teatisinde bulunduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Cezayir ile Afrika’yı ve bölgemizi ilgilendiren temel meselelerde benzer yaklaşımlara sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum. Filistin’de iki devletli çözümün en güçlü savunucuları arasındayız. 15 Kasım 1988’de Filistin devleti kuruluşu, biliyorsunuz, Cezayir’de ilan edildi. Cezayir’in geçtiğimiz 2 yılda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliği sırasında Filistin davasına verdiği desteği takdirle karşıladık. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki İsrail saldırganlığı, bölgemiz için asıl güvenlik sorununun mevcut hükûmetin yayılmacı hukuk ve kural tanımaz politikaları olduğunu bir kez daha göstermiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel sahiplenme anlayışımız gereğince Suriye’nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine büyük önem atfediyoruz. Suriye’nin yeniden inşasına katkılarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye ve Cezayir olarak bölgemizin barış ve güvenliğini çok ciddi şekilde tehdit eden şiddet sarmalının sona erdirilmesinde ortak tutuma sahibiz. Cezayir ile kazan-kazan anlayışı içinde dostluk ve iş birliğimizi her alanda ilerletmeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle istişarelerimizin ve imzaladığımız belgelerin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.
CEZAYİR CUMHURBAŞKANI TEBBUN: “(TÜRKİYE İLE) İLİŞKİLERİMİZİ EKONOMİK ALANDA ÇEŞİTLENDİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun da konuşmasında, Cezayir-Türkiye ilişkilerinin ortak kültürel mirasa dayandığına işaret ederek ilişkilerdeki artan dinamizmden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Bu düzeye ulaşmak için özellikle son 5 yılda büyük atılımlara imza attıklarının altını çizen Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, “Bu ziyaretimiz sırasında da ilişkilerimizi ekonomik alanda çeşitlendirmeyi, ortaklığımızın sektörler bazında, özellikle yenilenebilir enerji, sanayi, tarım, madencilik, kültürel ve insani alanlarda ikili iş birliğinin desteklenmesini, ortak tarihî mirasımıza sahip çıkmayı hedefliyoruz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Körfez ve Orta Doğu bölgesindeki gelişmelerin yanı sıra krizlerin çözüm yollarını ve güvenliğin tesisi konularını ele aldıklarını belirten Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, “İsrail işgalini, uluslararası insancıl hukuku ihlal etmesini, Lübnan’a yönelik açık saldırılarını ve Gazze Şeridi’ndeki vahşi uygulamalarını kınıyoruz” dedi.
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun, İsrail’in ihlallerine son verilmesi ve bölgede barışın inşası için çabaların yoğunlaşması gerektiğini vurgulayarak, “Önemli olan başta Filistin halkının bağımsız devletini kurma hakkı olmak üzere meşru haklarını garanti altına alan adil ve kalıcı çözümü sağlaması konusunda uluslararası toplumun sorumluluğunu vurgulamak istiyorum” diye konuştu.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun huzurunda, iki ülke arasında ortak anlaşmalar imzalandı.
Bu kapsamda, “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı Ortak Bildirisi”ni Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun imzaladı.
İki ülke arasındaki, “Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Posta ve Telekomünikasyon Bakanlığı Arasında Posta Hizmetleri ve Telekomünikasyon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”na, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cezayir Devlet, Dışişleri, Yurtdışındaki Ulusal Topluluklar ve Afrika İşleri Bakanı Ahmed Attaf imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Uluslararası Yolcu ve Eşya Taşımacılığına İlişkin Anlaşma”yı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cezayir İçişleri, Yerel Yönetimler ve Ulaştırma Bakanı Said Sayoud imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Bağımsızlık Gazisi ve Şehit Hak Sahiplerinin Refahına Dair Mutabakat Zaptı”na da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Cezayir Devlet, Dışişleri, Yurtdışındaki Ulusal Topluluklar ve Afrika İşleri Bakanı Ahmed Attaf imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Sürücü Belgelerinin Karşılıklı Olarak Tanınmasına ve Değiştirilmesine İlişkin Anlaşma”yı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Cezayir İçişleri, Yerel Yönetimler ve Ulaştırma Bakanı Said Sayoud imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti İçişleri, Yerel Yönetimler ve Ulaştırma Bakanlığı Arasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı”na, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Cezayir İçişleri, Yerel Yönetimler ve Ulaştırma Bakanı Said Sayoud imza attı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Cezayir Sanayi Bakanı Yahia Bachır, “Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Sanayi Bakanlığı Arasında Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.
“Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Sanayi Bakanlığı Arasında Standardizasyon, Uygunluk Değerlendirme ve Eğitim Alanlarında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Cezayir Sanayi Bakanı Yahia Bachır imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Bitki Koruma ve Bitki Karantinası Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşma”yı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Cezayir Tarım, Kırsal Kalkınma ve Balıkçılık Bakanı Yasin El Mahdi Oualıd imzaladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Cezayir Dış Ticaret ve İhracatın Teşviki Bakanı Kemal Razik, “Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Dış Ticaret ve İhracatın Teşviki Bakanlığı Arasında Tercihli Ticaret Anlaşmasının Akdedilmesine Yönelik Müzakerelerin Başlatılmasına İlişkin Ortak Bildirisi”ne imza attı.
“Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti İletişim Bakanlığı Arasında Medyada Dezenformasyonla Mücadele Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptı”na, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Cezayir Devlet, Dışişleri, Yurtdışındaki Ulusal Topluluklar ve Afrika İşleri Bakanı Ahmed Attaf imza attı.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile Cezayir Yatırım Teşvik Ajansı Genel Müdürü Omar Rekkache, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Yatırım Teşvik Ajansı Arasında Yatırım Teşviki İşbirliği Alanında Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.
“Cezayir Radyo Kurumu (EPRS) ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) Arasında Televizyon Alanında Mutabakat Zaptı”nı, TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı ile Cezayir’in Türkiye Büyükelçisi Boumediene Guennad imza attı.
“Cezayir Radyo Kurumu (EPRS) ile Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) Arasında Radyo Alanında Mutabakat Zaptı”nı, TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı ile Cezayir’in Türkiye Büyükelçisi Boumediene Guennad imzaladı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangınlarıyla mücadelede toplam 5 bin 600 araçlık kara filosuna ulaştıklarını belirterek, “Göreve uğurlayacağımız 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatörle ülkemizin dört bir yanında ‘yeşil vatan’ savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz.” dedi.
Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen “Yangın Söndürme Araçlarının Görev Yerlerine Uğurlanması Töreni”nde yaptığı konuşmada, göreve uğurlayacakları her aracın, ormanları koruma iradelerinin, devletin gücünün ve orman teşkilatının birer nişanesi olacağını söyledi.
İklim krizinin artık bir senaryo olmaktan öteye geçtiğine işaret eden Yumaklı, değişen iklim koşullarının dünyanın her ülkesi gibi Türkiye’yi de yoğun bir şekilde etkilemeye devam ettiğini anlattı.
Meteorolojik verilerin, tablonun ciddiyetini açık bir şekilde ortaya koyduğuna dikkati çeken Yumaklı, 2025’te sıcaklık ortalamalarının neredeyse bütün aylarda mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini, geçen yılın son 176 yılın en sıcak ikinci yılı olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı. Geçen yıl çok ciddi bir kuraklık yaşandığını anımsatan Yumaklı, “Bu yıl mart ve nisan aylarında, ciddi yağışlar aldık. Bu, su varlıklarımız açısından son derece önemli ancak doğanın canlanmasının avantajları kadar dezavantajları da olmaya başladı. Seller ve diğer hususları bir kenara bırakacak olursak, sadece orman yangınları açısından baktığımızda ot ve çalı formundaki bitki örtüsünün yoğun bir şekilde büyümesi ve yaz aylarında kuruyacak olması sebebiyle ince yanıcı madde miktarında artış söz konusu olacak.” diye konuştu.
Bakan Yumaklı, bu durumun yangınların daha kolay başlamasına ve daha hızlı bir şekilde yayılmasına neden olabileceğinin altını çizerek, sıcaklıkların artmaya başladığı anlardan itibaren açık alanda herhangi bir ateş yakılmaması gerektiğini vurguladı. Orman yangınlarına karşı hazırlıkları, iklim değişikliğinin getirdiği tüm tehditlere göre yaptıklarını aktaran Yumaklı, bu durumun yıl boyunca sürmesi gerektiğini bildirdi.
Bu mücadelenin en büyük gücünün, Orman Genel Müdürlüğü ve orman teşkilatı olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:
“Aylar öncesinden, arkadaşlarımız sahaya indi. Köy köy, mahalle mahalle dolaşarak bilgilendirme, eğitim ve farkındalık çalışmalarını tamamladı. Başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere valilerimizle ve tüm kurumlarımızla toplantılar yaparak hem geçmiş yılın değerlendirmesini gerçekleştirdik hem de bu yıl neler yapmamız gerekiyor konuştuk. Her geçen yıl da kabiliyetimizi artırıyoruz. Orman Genel Müdürlüğünün envanterindeki ve mücadelede kullandıkları hava ve kara gücü, Cumhuriyet tarihinin en güçlü yangınla mücadele kapasitesini ifade etmektedir. 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA ile dünyanın sayılı filolarından birisini oluşturmuş durumdayız. Geçen yıla göre, hava aracı sayımızı artırarak 161’e ulaştık. Su atma kapasitemiz de 462 ton oldu. Hava araçlarımızın suya erişimini kolaylaştırmak için 4 bin 852 gölet ve havuz oluşturduk.”
Bakan Yumaklı, görev yerlerine uğurlayacakları araçlarla birlikte 1953 arazöz, 878 iş makinesi ve 2 bin 766 ilk müdahale aracıyla toplam 5 bin 600 araçlık kara filosuna ulaştıklarını belirterek, ormanların içinde yollar ve farklı tesislerin oluşturulmasıyla müdahale süresinin aşağı çekileceğine işaret etti.
Geçen yıl verilerine göre, orman yangınlarının yüzde 91’inin insan kaynaklı çıktığını anımsatan Yumaklı, ormanlarda ve orman yakınlarında ateş yakılmaması gerektiğini bildirdi.
Bakan Yumaklı, en küçük ihmalkarlığın bile büyük felaketlere yol açabileceğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün göreve uğurlayacağımız 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatörle, ülkemizin dört bir yanında ‘yeşil vatan’ savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz. Araçların hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah bu arazözleri yangın söndürmek için değil, ağaçları sulamak için kullanalım. Bu vesileyle, ‘yeşil vatan’ uğruna canlarını feda etmiş bütün kardeşlerime rahmet diliyorum. Orman teşkilatımıza, her zaman çok ciddi bir şekilde destek veren, bizleri cesaretlendiren Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’a da şükranlarımı arz etmek istiyorum. Bu büyük mücadelede yalnız değiliz, bunu biliyoruz.”
Konuşmalardaan hemen sonra Bakan Yumaklı, görev yerlerine gönderilecek araçları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN, 4 yıl sonra Fransa’da gerçekleştirilecek, teması “Fransız Alpleri’nde 2030” olan Kış Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları sonrasına kadar KAYAK Federasyonu Başkanlığı yapacak.
Kayak Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurulu, AMATÖR SPOR KULÜPLERİ KONFEDERASYONU GENEL SEKRETERİ ABDULLAH ALBUNAR’ın Divan Başkanlığında gerçekleştirildi.
Ankara’daki Meyra Palace Otelde yapılan KAYAK Federasyonu’nun 6’ncı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN başkanlığa getirildi. Tarkan SOYAK ve Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN’in yarıştığı 6’ıcı Olağan Seçimli Genel Kurul’un İki adaylı başkanlık yarışında, oy kullanan 240 delegeden 176’sinin oyunu alan Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN başkanlığa seçildi.
Başkan adayları Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN ve Tarkan SOYAK seçim öncesi konuşmalarında, Kayak Federasyonu 6’ıncı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda 4 yıllık Başkanlık dönemlerinde gerçekleştirecekler projeler ve faaliyetler hakkında delegeleri bilgilendirdi.
Başkan adayları Tarkan SOYAK ve Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN’in konuşmalarından sonra Başkan, Yönetim Kurulu, Disiplin Kurulu ve Denetleme Kurulu üyelikleri için seçim yapıldı. Oylama sonucunda Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN, KAYAK FEDERASYONU başkanlığına seçilirken yönetim kurulu üyeleri de belirlendi.
KAYAK FEDERASYONU başkanlığına seçilen Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN sonuçların belli olmasından sonra delegelere bir teşekkür konuşması yaptı,
Türkiye KAYAK Federasyonu’nun 6’ıncı Olağan Seçimli Genel Kurulu, Başkan Prof. Dr. Süleyman ŞAHİN’in tebrikleri kabulü ve yönetim kurulu üyeleri ve delegelerle hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıl Dönümü ve “Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni”nde yaptığı konuşmada, “Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa, demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkânı ile önümüzde duruyor. Anayasayı darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp, toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay Konferans Salonu’nda düzenlenen, Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıl Dönümü ve “Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni”ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında hukuk devletinin en genel tanımının bütün kurum ve organlarıyla devletin hukuk içinde kalması ve hukukla hayat bulması olduğunu söyledi.
Bu tarifi, kuvveden fiile, idealden hakikate çıkaran kurumsal güvencelerin başında, adil ve etkin işleyen bağımsız ve tarafsız bir yargı organının varlığının geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin üç temel sütunundan biri olan yargı organı içindeki idari yargı yolunun kamunun tasarrufları karşısında vatandaşın hakkını arayacağı güvenli bir liman olduğunu belirtti.
Danıştay’ın da bu yolun bidayet, nihayet çizgisindeki son durağı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan tam 158 yıl evvel Şûrâ-yı Devlet adıyla kurulduğunda, Sultan Abdülaziz adına okunan Nutk-ı Hümayun’da hukuki güvenlik, adil ve eşit idare ilkelerinin altı çizilmiş, toplumda sınıf farkı gözetmeksizin hukukun herkes için korunacağı taahhüt edilmişti. Önce Şûrâ-yı Devlet, ardından Cumhuriyet Türkiye’sinde Danıştay, bu taahhüdü takip ederek hukuk devleti ilkesinin yerleşmesi ve kökleşmesi için mühim hizmetler ifa etmiştir. Zamanla Danıştay’ın idari ve istişari rolü zayıflamış, buna mukabil yargısal denetim fonksiyonu öne çıkmıştır. Yürüttüğü hukuka uygunluk denetimiyle Danıştay’ın gerek idari makamlara gerek alt derece mahkemelerine sağladığı rehberlik hâlen önemini koruyor.”
“HAK VE ÖZGÜRLÜKLER, BİR BAKIMA İNSANIN KORUNAKLI ALANINI BELİRLEYEN, BİREYSEL GÜVENLİĞİ TEMİN EDEN KURALLAR KÜMESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzde hukuku, insanın doğuştan gelen hak ve özgürlüklerini dikkate almadan kâmilen tanımlayamadıklarını dile getirdi.
Hukukun özü ve meşruiyetini, evrensel nitelikteki bu değerlerden aldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Hak ve özgürlükler, bir bakıma insanın korunaklı alanını belirleyen, bireysel güvenliği temin eden kurallar kümesidir. Bunun için bireysel güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermeden, kolektif güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya imkân yoktur. Üstelik bu bizim için yeni öğrenilmiş bir ders değildir. Devlet felsefemizin temelini oluşturan Şeyh Edebali’nin ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ öğüdüyle yüzyıllardır bu gerçeğin farkındayız. Farkında olduğumuz bir diğer husus, devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin doğası itibarıyla eşitler arası bir ilişki olmadığıdır. İdare hukuku ve bu hukuk dalının kurallarını uygulayan idari yargı, devlet ile vatandaş arasındaki işte bu ilişkide bir denge unsurudur. Adliye mahkemelerinden farklı olarak idari yargıda uyuşmazlığın bir tarafı her zaman devlettir, kamu idaresidir. Dolayısıyla idari yargının adil ve etkin işleyişi, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı bakımından özel öneme sahiptir ve bu işleyiş hukuk devleti standartlarına dair çok kritik bir göstergedir.”
“HER TÜRLÜ AYRICALIĞA VE AYRIMCILIĞA SON VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 6 sene önce vefat eden Prof. Dr. İlhan Özay’ın “Gün Işığında Yönetim” kavramıyla önlerinde yeni bir pencere açtığını anımsattı.
Devletin güneşle remzedilmesi ve temel vasıflarının gün ışığına nispetle tarifinin esasen hukuk devletinin zarif ve bilgece ifadesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Modern anlamıyla hukuk devleti, gün ortasında tam tepeye yerleşen güneş misali aydınlığını her köşeye ulaştırır, herkesi eşit derecede ısıtır ve ışıtır. Eskiler tam da bu sebeple ‘Allah devlete zeval vermesin’ demiştir. Zevalinden endişe edilen hiç kuşkusuz devletin soyut varlığı değildir, adil ve eşitlikçi karakteridir. Adalet ve eşitlik ilkeleri üzerinde neşvünema bulan bir hukuk devleti düzeninde hiç kimse için korku yoktur, ümitsizlik yoktur, çaresizlik yoktur. Bu düzende kamu idaresi vatandaşa tepeden bakamaz, göz hizasında konuşur. Bu düzende imtiyazlılar, seçkinler, hukukun kapsama alanı dışında onlar yoktur. Hukuk karşısında eşitlik vardır. Bu düzende idareci, vatandaşın efendisi değil hizmetkârıdır. Bu düzende asıl olan millettir, milletin rızası ve vatandaşın memnuniyetidir. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek durumundayım, toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden, siyasetin ve kamu idaresinin vatandaşla göz hizasında iletişim kurduğu bir olgunluk seviyesine hamdolsun ulaştık. Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik. Cumhurla cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile milletin iradesinin aracısız bir şekilde devlet idaresinde belirleyici olmasını temin ettik. İyi yönetim ideali, bilhassa son 23 yılda hayata geçirilen yasal ve yapısal reformlarla güç ve mevzi kazanmıştır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamu Denetçiliği gibi kurumlarla idarenin demokratik denetiminin önünün açıldığını belirtti.
Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kamu Görevlileri Etik Kurulu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gibi kurul ve düzenlemelerle vatandaşa ilave güvencelerin sağlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, idari usul açısından önemi haiz pek çok kural ve müessesenin hükûmetleri döneminde hayata geçirildiğini söyledi.
İdari yargı yolunu güçlendirmek için attıkları adımları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkeme sayısını 126’dan 245’e çıkartarak yüzde 68 oranında artırdıklarını, idare mahkemesi kurulu il sayısını 72’ye, vergi mahkemesi kurulu il sayısını da 39’a yükselttikleri bilgisini verdi.
Sistemdeki en büyük yeniliği 10 yıl önce istinaf yolunu getirerek yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki dereceli yargılamadan üç dereceli yargılamaya geçişin Danıştay’ın içtihat mahkemesi vasfını güçlendirdiğini, iş yükünü ciddi manada azalttığını kaydetti.
“DAHA ETKİN, DAHA HIZLI, DAHA ADİL BİR İDARİ YARGI SİSTEMİ İÇİN ÇABALARIMIZI ARTIRARAK SÜRDÜRECEĞİZ”
İstinaf öncesi sistemde açılan dosya sayısının 186 bine yaklaşmışken 2025 yılı sonu itibarıyla bu rakamın 82 bine düştüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun bilinmesini isterim ki reform irademiz ilk günkü gibi diri ve güçlüdür. Kamu idaresinde etkinliği, hesap verilebilirliği, katılımı ve şeffaflığı artıracak yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Kamu idaresi yanında idari yargı yolunun etkinliğini artırma hedefi de reform gündemimiz içindeki öncelikli yerini koruyor. İçinde bulunduğumuz dönemde daha etkin, daha hızlı, daha adil bir idari yargı sistemi için çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz” diye konuştu.
Adalet ve doğrulukla hükmetmenin, kamusal yetkileri bir tahakküm aracı olarak değil, halka hizmetin bir vasıtası olarak görmenin, milletin emanetini ve sorumluluğunu taşıyan herkesin asli vazifesi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı organlarının objektif, adil, anayasanın ve yasaların çizdiği sınırlar içerisinde kalarak hareket etmesinin şüphesiz diğer tüm kurum, kuruluş ve şahısların tavırlarından çok daha önemli olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konuda oluşabilecek en küçük ihmalin veya ihlalin faturasını sadece ilgili merciler değil, millet ve devlet olarak hepimiz ödüyoruz. Madem hepimiz bu ülkenin vatandaşlarıyız öyleyse Türkiye’nin çıkarını, Türkiye’nin geleceğini, Türkiye’nin huzurunu gözetmek mecburiyetindeyiz. Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse, muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkacaksa bu ancak topyekûn bir mücadele ile gerçekleşebilir” şeklinde konuştu.
Başta Yassıada ve 12 Eylül olmak üzere yargı tarihinin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını herkesin çok iyi bildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde yakın dönem siyasi tarihte Danıştay’ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kalındığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “17-25 Aralık’ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükûmeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimi yaşadık. Yargı yetkisi kullanılırken yorumda sınırların zorlandığı, hukuki mütalaa ile siyasi mülahaza arasındaki çizginin bulanık hâle geldiği hadiselere tanık olduk. Bunların hepsi ve daha fazlası halen hafızalarımızdadır. Şu bir gerçek ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi de yoktur. Anayasamız yargı yetkisini hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı tutmuş, bu yetkinin bir yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağını belirtmiştir. Yani hukuki denetim yetkisini yargı mercilerine verirken, idari takdir yetkisini idare lehine saklı tutmuştur. Kuşkusuz bu iki konuyu birbirinden kesin sınırlarla tefrik etmenin zorluğu, bazen tartışmalı kararlara ve eleştirilere neden olabilmektedir. Ancak bu tartışmalardan korkulmaması gerektiğine inanıyorum. Tam tersine, yapıcı eleştirinin düzeltici, iyileştirici, dönüştürücü etkisinden en geniş biçimde istifade etmenin yollarını aramalıyız.”
Sosyal medyada artık iyice çığırından çıkan, giderek daha seviyesiz bir hâl alan linç kültürünü bunun dışında tuttuğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu linç, kimi zaman siyasetçiye, kimi zaman yargıya, kimi zaman bürokrasiye, kimi zaman da sokaktaki vatandaşa yönelmekte, hak ve adalet arayışına hizmet etmekten ziyade bir operasyon aygıtı olarak çalışmaktadır” dedi.
Danıştay’ın temelini oluşturan Şûrâ-yı Devlet’in, 1868 yılında kurulduğunda Osmanlı İmparatorluğu’nun Tanzimat Fermanı ile başlayan dinamik bir reform döneminin tam ortasında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şûrâ-yı Devlet’in teşekkülünden 8 yıl sonra maddi ve şekli anlamdaki ilk anayasanın yürürlük bulduğunu söyledi.
“TÜRK MİLLETİNİN İYİ BİR ANAYASA ÖZLEMİ HÂLEN DİNMEMİŞTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasaların hem devletin temel organizasyonunu hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçeve olduğunu, hukuk devletinin, hukuk üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel dayanağının da anayasal metinler olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kanun-i Esasi’yi takip eden dört anayasaya rağmen Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi hâlen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında son iki anayasanın maalesef darbelerin, hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür. Bu demokratik ayıbı gidermek Türk siyasetinin boynunun borcudur. Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa, demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkânı ile önümüzde duruyor. Anayasayı darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp, toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız. Böyle bir anayasayla inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır. Biz bu konuyu her türlü siyasi matematik hesabının üstünde zihnimizde ve reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay’ın 158. kuruluş yıl dönümü ve İdari Yargı Günü’nü tebrik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.