Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ekonomide yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde ülkemizi büyütme kararlılığıyla ilerlerken, hiçbir temeli olmayan finans hareketlerine karşı da tedbirlerimizi alıyoruz. Sanayi ve ihracat tarafında, salgın döneminin ülkemizin önünde açtığı fırsatları değerlendirmek için tüm imkânlarımızı kullanıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay gerçekleştirilen AK Parti 7. Olağan Büyük Kongresi sonraki ilk il başkanları toplantısını yaptıklarını belirterek, “Türkiye için güven ve istikrar’ diyerek, inandığımız yolda, hangi istikamette yürüyeceğimizin taahhüdünü milletimize verdik. Kendimizle birlikte tüm kardeşlerimizin, dostlarımızın, insanlığın hayrı ve huzuru için yeniden yola revan olduk” dedi.
“DEFALARCA GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MEDENİYET ŞAHLANIŞLARINDAN BİRİNİN TAM EŞİĞİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da Türk Yıldızları’na ait bir uçağın eğitim uçuşu sırasında düştüğünü açıklayarak, kazada şehit olan pilota Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı dileyerek, ruhuna Fatiha okudu.
“Dünyanın, koronavirüs salgınıyla iyice açığa çıkan zulüm, çarpıklık, adaletsizlik, haksızlık batağında daha fazla ilerleyemeyeceği, her geçen gün daha iyi anlaşılıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin bu önemli kavşağında, medeniyet nöbetini devralmak için her alanda çok daha fazla çalışacaklarına, gayret göstererek, mücadele edeceklerine dair ahdi millet ile paylaştıklarını söyledi.
Türkiye’nin ve milletin önünde yepyeni bir dönemin açıldığına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yeni süreç, inşallah, büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ederek, 21. yüzyılın lider ülkesi hedefimize ulaşacağımız bir dönem olacaktır. Hamdolsun, artık Türkiye için bu vizyon, iç geçirerek ifade ettiğimiz bir rüya olmanın ötesinde, somut bir hedefe dönüşmüştür. Coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımız boyunca defalarca gerçekleştirdiğimiz medeniyet şahlanışlarından birinin tam eşiğindeyiz” dedi.
“KENDİMİZİ YENİ BİR KÜRESEL DEĞİŞİMİN TAM MERKEZİNE YERLEŞTİRMEYİ BAŞARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Milletinin Cumhuriyet tarihi boyunca tek parti zulmüyle, vesayetle, darbeyle, terörle engellenmeye çalışıldığını anlatarak, sözlerine şöyle devam etti: “Demokrasimizi güçlendirerek, kalkınmamızı tamamlayarak, altyapımızı kurarak, insan gücümüzü geliştirerek, vizyonumuzu genişleterek, önümüze çıkartılan engelleri birer birer aşarak buraya kadar yere geldik. Herkes kendi hesabını yaparken, kader hükmünü verdi ve kendimizi yeni bir küresel değişimin tam merkezine yerleştirmeyi başardık. Ülkemize kazandırdığımız eserleri ve hizmetleri her fırsatta hatırlatmamızın, özetle de olsa sayıp dökmemizin, 2023 hedeflerimize ve 2053 vizyonumuza atıfta bulunmamızın sebebi işte budur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, madalyonun diğer yüzünü de görmezden gelmediklerini, sıkıntıların farkında olduklarını ifade ederek, “Bunun için kendi içimizde yapmamız gereken değişimler olduğunu biliyoruz. Teşkilatlarımızdan başlayarak her seviyede bu değişimi adım adım hayata geçiriyoruz, geçirmeye devam edeceğiz. Hiç şüphesiz bu süreçte yanlış insanlarla, yanlış işlerle, yanlış yöntemlerle de karşılaştığımız oluyor. Bunları tespit eder etmez, asla üstünü örtmüyor, asla yanlışı savunmuyor, hemen gereğini yerine getiriyoruz, getirmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Tespit edilen eksikleri, aksaklıkları ve hataları derhal telafi yoluna gittiklerini, gitmeye de devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Milletle inatlaşılmayacağını, ancak millete ram olunacağını, teslim olunacağını, hizmetkâr olunacağını siyasetinin merkezine yerleştirmiş bir parti olarak, zaten başka türlü de hareket edemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası alanda Türkiye’nin geldiği konumu hâlâ kabullenemeyenler var. Sınırlarımız boyunca terör koridoru oluşturma projesinden hâlâ vazgeçmeyenler var. Tek misyonu ülkemize düşmanlık olan zalim rejimleri ayakta tutmakta ısrar edenler var. İçeride siyasetini kendi ülkesinin ve milletinin felaketi üzerine kuran muhterisler var. Proje genel başkanlar, proje partiler, proje şahsiyetler, proje kampanyalar üzerinden bizi yıpratarak, Türkiye’ye diz çöktürmeye çalışanlar var. Artık tarihe karışmış olmasını arzu ettiğimiz darbe ve vesayet heveslerini buldukları her fırsatta ortaya dökenler var. Bunlara karşı da tavizsiz bir şekilde mücadeleyi sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu.
“İLK DEFA SİYASETİN VE MİLLETİN KENDİ ESERİ OLAN BİR ANAYASA İÇİN KOLLARI SIVADIK”
Türkiye’nin içerideki ve dışarıdaki kazanımlarından asla vazgeçmeden, çok daha iyisi, çok daha fazlası, çok daha hayırlısı için var güçleriyle çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin geldiği her seviye, yeni ihtiyaçları, yeni beklentileri, yeni araçları gerektiriyor. Bir yandan mevcut çalışmalarımızı sürdürüyor, diğer yandan da kesintisiz reformlarla değişim nehrinde ilerliyoruz. Yeni anayasa teklifimizi bu ihtiyaç ortaya çıkarmıştır. Büyüyen ve gelişen Türkiye’nin yükünü taşıyamayan darbe dönemi anayasasını bir kenara bırakarak, ilk defa siyasetin ve milletin kendi eseri olan bir anayasa için kolları sıvadık. Girişimci ve insani dış politikamızın önümüze açtığı yeni alanları en verimli şekilde değerlendirmek için sahada ve masada sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Terörle mücadelede, 40 yıl sonra nihayet ülkemizin içini tamamen temizleme aşamasına geldik. Ekonomide yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temelinde ülkemizi büyütme kararlılığıyla ilerlerken, hiçbir temeli olmayan finans hareketlerine karşı da tedbirlerimizi alıyoruz. Sanayi ve ihracat tarafında, salgın döneminin ülkemizin önünde açtığı fırsatları değerlendirmek için tüm imkânlarımızı kullanıyoruz. Hamdolsun bugün üretim tarafında çarklar dönüyor; tırlarımız, uçaklarımız, gemilerimiz harıl harıl yurt içinden yurt dışına mal taşıyor. Turizm sektöründe potansiyelimiz çok büyük, hazırlıklarımız tamam; sadece salgının ülkemizle birlikte dünyada insan hareketliliklerine uygun bir zemin oluşturmasını bekliyoruz.”
“AMACIMIZ ÜLKEMİZİ BAYRAM SONRASINDAKİ GÜZEL GÜNLER İÇİN HAZIRLAMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın tedbirlerinden etkilenen yeme-içme sektöründekiler başta olmak üzere tüm esnafların sıkıntılarını biliyor ve çözümü için gayret gösterdiklerini kaydederek, “Salgın tehdit olmaktan çıktığında normalleşme adımlarını hemen başlatırken, tehdit yeniden arttığında, mecburen sıkılaştırmaya yöneliyoruz. Amacımız ülkemizi Ramazan ayında genel olarak dinlendirerek, bayram sonrasındaki güzel günler için hazırlamaktır” açıklamasında bulundu.
Türkiye’nin tek başına salgın tedbirlerini gevşetmesi ve tek başına salgını tümüyle yenmesinin önemli olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl olanın, yakın insani ve ticari ilişki içinde olunan coğrafyalar başta olmak üzere, dünyadaki genel iyileşmenin gerisinde kalmamak, hatta mümkünse önünde gitmek olduğunu vurguladı.
Avrupa ülkelerinin tamamının Türkiye’den daha ağır kapatma tedbirleri uyguladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Avrupa ülkelerinin hemen tamamı, Türkiye’den daha ağır kapatma tedbirleri uyguluyor. Üstelik bu ülkelerin sağlık sistemleri de tam anlamıyla felç durumdadır. Şayet biz, Ramazan ayındaki tedbirlerimizle vaka sayılarını birkaç binli rakamlara düşürebilirsek, Mayıs’la birlikte başlayacağı anlaşılan turizm sezonu ve bunun içeride yol açacağı ticari hareketliliği yakalayabiliriz. Aksi takdirde, sadece turizmde bir sezonu daha kaçırmakla kalmayacak, yurt dışına yapılacak iş ve aile ziyaretleri de dâhil pek çok alanda ciddi sıkıntılar yaşayacağız” uyarısında bulundu.
Vatandaşların sağlının her şeyden önemli olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek bir insanımızın bile bu meş’um hastalık sebebiyle acı çekmesine, hele hele hayatını kaybetmesine gönlümüz razı gelmez. Ramazan ayının manevi ikliminde, tuttuğumuz oruçlar, kıldığımız namazlar ve diğer ibadetlerimiz ruhumuzu zenginleştirirken, tedbirlere riayet ederek salgının boynunu da kıracağız” dedi.
“TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ SORUNU, MUHALEFETİN ZİHNİYETİNDEKİ, DİLİNDEKİ, DURUŞUNDAKİ BOZUKLUKTUR”
“Türkiye terörün de, ekonominin de, uluslararası mücadelelerin de üstesinden, Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle gelecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna karşılık Türkiye’nin en önemli sorununun, muhalefetin zihniyetindeki, dilindeki, duruşundaki bozukluklar olduğunu kaydetti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yalan ve yanlış bilgileri topluma verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir yalanı söylüyor, ilgili birimlerimizce gereken cevap verildiği hâlde, yüzü kızarmadan hemen bir sonrakine geçiyor. Bir iftirayı atıyor, bilgileri ve belgeleriyle doğrusu ortaya konduğu halde, ertesi gün arsızca aynı iftirayı tekrarlamayı sürdürüyor. Yanlış bir şey söylüyor, pek çok kanaldan düzeltildiği halde hiç aldırmadan aynı yanlışı tekrar tekrar ifade ediyor. Karşımızda öylesine şekilsiz bir malzeme var ki, neresini düzelteceğimizi biz de şaşırıyoruz. Tek bir konuşmasında kırk yalanı, iftirayı, yanlışı aynı anda söyleme başarısını gösteren bu zat, son dönemde bol keseden vaatler sıralamaya da başladı. Elbette vaatlerine bir dediğimiz yok. Siyasetçi vaat eder, milleti ikna edebilirse bunları hayata geçirmek için işbaşına gelir. Şayet vaatlerini yerine getiremezse de sefil bir şekilde oradan ayrılır, Bay Kemal hariç. Ama sorun, bu zatın vaatlerinin de dibinin delik olması. Türkiye’de 10 milyon işsiz var, ben bunları çözeceğim diyor. İşsizliğe çare olarak söylediği projeye kargalar bile gülüyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun her fırsatta teröristlerin, darbecilerin, vesayet güçlerinin savunuculuğuna soyunduğunu anlatarak, “İşte geçtiğimiz günlerde bir grup emekli amiralin yayınladığı ve içinde açık darbe tehdidi olan bildiriye, onlardan çok daha sıkı bir şekilde sarılıyor. Allah kimseyi şaşırtmasın. İnsan bir defa şirazeden çıktı mı, işte burada olduğu gibi kendini nerede bulacağı belli olmuyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti yöneticilerinden AK Parti iktidarları dönemindeki çalışmaları bıkmadan, usanmadan, her fırsatta millete anlatmalarını isteyerek, “CHP’nin başındaki zatın ve yanındaki çetenin yalanlarını, çarpıtmalarını, iftiralarını, hezeyanlarını, terörist ve darbe seviciliklerini; kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla, özellikle muhalifiyle her vatandaşımıza biteviye anlatmanızı istirham ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.