Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taksim Camii açılış programında yaptığı konuşmada, “Mimarisiyle tarihî Beyoğlu’na uyumu yanında, mühendislik yöntemiyle de ülkemizde ve dünyada sayılı projeler arasında yer alan camimiz İstanbul’un sembolleri arasındaki seçkin yerini elhamdülillah şimdiden almıştır” dedi.
Taksim’de inşa edilen Taksim Camii’nde ilk Cuma namazını kılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, namaz sonrasında caminin resmî açılışını gerçekleştirdi.
Açılış öncesinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk Cuma namazını eda ettikleri Taksim Camii’nin İstanbul’a, Türkiye’ye ve tüm İslam âlemine hayırlara vesile olmasını diledi.
“TAKSİM CAMİİ İSTANBUL’UN EN ÖNEMLİ KÜLTÜR SANAT MERKEZLERİNDEN BİRİ OLACAK”
Caminin yapımını üstlenen Sur Yapı’nın sahipleri Elmas ailesine ve mimarından sanatçısına, işçisine kadar herkese şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocukluğunun Kasımpaşa’da geçtiğini, Talimhane, Dolmabahçe’de çok dolaştığını anlatarak, “Fakat Taksim Camii bizim dünyamızda farklı bir öneme sahipti. Çünkü caminin yerinde mescit bile yok ve burada maalesef cami yapımına müsaade yok ve âdeta kümes gibi bir yerde gazeteler üzerinde müminler namazlarını eda etmeye çalışıyorlardı” dedi.
İstanbul’un en güzel yerlerinden biri olan Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi ve Tarlabaşı Bulvarının kesişim noktasında yer alan caminin içinden cemaati, minarelerinden ezanı, kubbesinden Kur’an nidalarının inşallah kıyamete kadar eksik olmayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimarisiyle tarihî Beyoğlu’na uyumu yanında mühendislik yöntemiyle de ülkemizde ve dünyada sayılı projeler arasında yer alan camimiz İstanbul’un sembolleri arasındaki seçkin yerini elhamdülillah şimdiden almıştır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ibadet mekânlarının yanı sıra dijital kütüphanesi, kitap okuma, dinlenme ve sergi alanlarıyla Taksim Camii’nin İstanbul’un en önemli kültür sanat merkezlerinden de biri olacağını kaydetti.
Üzerine oturduğu 2,5 dönümlük arsa üzerinde; 33 metreyi bulan kubbe yüksekliğine, 65 metreye yakın minare uzunluğuna sahip açık ve kapalı alanlarında 4 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği caminin inşasında kullanılan her malzemenin titizlikle seçildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mihrap, minber ve kürsünün bizzat caminin banisi Altan Elmas tarafından tasarlandığı bilgisini verdi.
“Taksim Camii’ni bir süre önce yeniden ibadete açtığımız Ayasofya Camii Kebir’e verilen bir selam, yarın ulaşacağımız İstanbul’un fethinin 568. Yıl dönümüne bir hediye olarak görüyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve asırlardır davalarına hayat vermek için canlarını seve seve feda eden şehitlere Allah’tan rahmet diledi.
“BİRLİĞİMİZE VE KARDEŞLİĞİMİZE HER ZAMANKİNDEN ÇOK DAHA FAZLA İHTİYACIMIZ VAR”
Taksim Camii’nin yaklaşık 1,5 asırlık bir mücadelenin ardından İstanbul’a kazandırıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Evet, bu meydanda bir cami inşaatı fikri tarihimize 93 Harbi diye geçen 1877-1878 Osmanlı Rus Harbi yıllarına kadar uzanır. Ülkemizin Kurtuluş Savaşı yıllarında da bu fikir milletimizin istiklal ve istikbal azminin bir sembolü olarak yeniden gündeme gelmiştir. Bölgedeki pek çok kiliseye karşılık sadece Ağa Camii’nin Taksim’e selam verdiğini gören Nazım Hikmet bu tabloyu dizelere şöyle dökmüştür: ‘Havsalam almıyordu bu hazin hâli önce / Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce / Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım; / Allah’ımın ismini daha çok candan andım.’ Nazım’ı bile hüzünlendiren bu tabloya rağmen Taksim’de özlenen caminin yapılması bir yana tek parti döneminde Ayasofya ve Bezmialem Camileri müzeye çevrilerek milletimizin kalbinde yeni yaralar açılmıştır. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle Taksim cami arayışları yeniden hız kazanmıştır. Bunun için kurulan bir dernek vasıtasıyla gösterilen gayretlere rağmen somut adım atılamadan 27 Mayıs darbesi gerçekleşmiştir. Darbenin ardından 1965 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel Taksim Camii’nin inşası için gereken arsanın Vakıflar Müdürlüğüne devrini sağlamıştır. Ancak bu tahsis CHP’li belediyenin kararı mahkemeye götürmesiyle durdurulmuştur. Merhum Demirel’in 1979 yılında bu konuda alınmasını sağladığı Bakanlar Kurulu kararı ise 12 Eylül darbecileri tarafından iptal edilmiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elmas ailesinin merhum Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde de cami için başvuru yaptığını ancak şartlar uygun olmadığı için netice alınamadığını anımsatarak, “1991 yılına gelindiğinde İbrahim Arslan’ın başkanlığında şahsımın da aralarında yer aldığı 86 kişiyle birlikte Taksim Camii Kültür ve Sanat Vakfı kurularak mücadelede yeni bir safhaya geçilmiştir. Ülkemizin önde gelen iş, fikir ve sanat insanlarından müteşekkil bu vakfın girişimi de dönemin belediyesinin planda gereken değişiklikleri yapmamasıyla sonuçsuz kalmıştır” açıklamasında bulundu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildiğinde millete verdiği sözlerden birinin de bu cami inşaatını gerçekleştirmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak 28 Şubat süreci ve sonrasındaki gelişmeler sebebiyle bu sözünü o dönem yerine getiremediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı amaçla Başbakan olarak 2013 yılında tekrar harekete geçtiklerinde ise karşılarında Gezi olaylarını bulduklarını ifade ederek, “Gezi olayları, o teröristlerin karşımıza dikildiği an. Milletimizin 15 Temmuz şanlı direnişinin ardından artık hiçbir gücün bu girişimin önüne geçemeyeceği azim ve kararlığıyla yeniden kolları sıvadık. Elmas ailesi bize gelerek caminin inşasına talip olduklarını tekrar söylediler. Biz de bunun üzerine gereken hazırlıkları süratle tamamlayarak 2017 Haziran’ında cami inşaatına başlanabilmesini temin ettik. İşte bugün de camimizi tekbirlerle, salavatlarla, dualarla ibadete açtık” diye konuştu.
Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresi’nde “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dost doğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder” şeklinde buyrulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son dönemde Büyük Çamlıca Camii’nin tamamlanması ve Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının ardından İstanbul’a kazandırdığımız bu üçüncü önemli manevi mirasın asırlar boyunca şehrimizi bir kandil gibi ışıtacağına inanıyorum. İnşallah bu arada hızla bir eserimiz daha yükseliyor o da evet, Barbaros Bulvarı üzerinde Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ni inşa ediyoruz. Onu da kısa zamanda bitireceğiz. Çünkü Barbaros oradan Beşiktaş’a indi, şimdi de camiyi inşa ederek oradan, orası da âdeta bir mabetsiz beldedir, ama şimdi Barbaros Hayrettin Paşa Camii’ni orada yaparak inşallah orayı da mabetsiz olmaktan çıkartıp oradaki Müslümanların ibadet edebilecekleri bir yeri hazırlayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, camilerin insanların cem olduğu, kardeşliklerin pekiştiği yerler olduğunun altını çizerek, “Dünyanın dört bir yanında acıların, zulümlerin, adaletsizliklerin, sapkınlıkların kol gezdiği bir dönemde birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Kardeşliğimizi güçlendirmeye başlayacağımız ilk yer de tüm farklılıklarımızdan sıyrılarak sadece kul olarak Rabbimizin huzuruna vardığımız camilerimiz olmalıdır” dedi.
“BİZE DÜŞEN, HEP DOĞRUYU VE HAKKI SAVUNARAK MAZLUMUN YANINDA YER ALMAKTIR”
Envaiçeşit hile ve desiseyle, fitneyle, yalanla, tuzakla, milletin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini bozamayanların camileri hedef aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’nün ibadet ve hayır kisvesi altında sergilediği ihanetin benzerlerini farklı görünümler, sıfatlar, bahaneler altında tekrarlamaya çalışanlara asla geçit vermeyeceğiz. Milletimizin bin yıldır canı pahasına koruduğu, alın teriyle yükselttiği, gözünden bile sakındığı vatanını parçalamak, devletini zayıflatma, uhuvvetini bozmak için uğraşanların sonu yine hüsran olacaktır. Şahadetleri dinin demeli olan ezanlarımızı susturmaya, şehitlerimizin emaneti olan bayrağımızı indirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin sadece kendi sınırlarından ibaret, sadece kendi vatandaşlarıyla kain bir ülke olmadığının en büyük ispatının, maruz kaldığı saldırılar olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi âdeta yeni bir istiklal mücadelesiyle karşı karşıya bırakan bu saldırıların hepsini de akamete uğratmayı başardıklarını vurguladı.
“Unutmayın, zalimle mazlumun, haklıyla haksızın, doğruyla yanlışın mücadelesi kıyamete kadar sürecektir” hatırlatmasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize düşen, hep doğruyu ve hakkı savunarak mazlumun yanında yer almak, zalime karşı koymaktır. Şayet bunun için ülke ve millet olarak önümüze bir fatura konacaksa, onu da göze alıyoruz. Ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz emaneti bizden sonraki nesillere boynumuz bükük, yüzümüz al ve ak şekilde teslim etmektense, başımız dik, yüreğimiz ferah olarak yedi düvelle karşı karşıya gelmeyi tercih ederiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’de, “Üzülmeyin, inanıyorsanız üstün olan muhakkak sizsiniz” diye buyrulduğuna dikkati çekerek, “İstiklal Marşı’nın ‘korkma’ diye başladığı bir milletin siyasi, sosyal, ekonomik hiçbir tehdide baş eğmesini mümkün değildir. Şu anda buradan, Taksim Camii önünden yankılanan sessin, ülkemiz üzerinde hesapları olan tüm emperyalistleri, terör destekçilerini, insanlık düşmanlıklarını rahatsız ettiğinden şüpheniz olmasın. Taksim Camii kendi vatandaşlarıyla birlikte tüm dost ve kardeşlerinin, tüm insanlığın umudu olan büyük ve güçlü Türkiye’nin doğuşunun işaret taşlarından biridir” değerlendirmesinde bulundu.
Bugün milletin 150 yıllık hayaline kavuştuğunu, Türkiye’nin istiklalinin timsali yeni bir eser daha kazandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin vücut bulması konusunda emeği geçen herkese tekrar şükranlarını sundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş Taksim Camii’nin açılışı dolayısıyla dua etti.
Duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve beraberindekilerle birlikte Taksim Camii’nin açılış kurdelesini kesti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.