Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan depremlerden etkilenen Adıyaman’da incelemelerde bulundu ve arama kurtarma çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “asrın felaketi” olarak nitelenen, Akdeniz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki 10 ili etkileyen depremlerin ardından geldiği Adıyaman’da açıklamada bulundu.
Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden biri ile karşı karşıya olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazartesi günü ardı ardına yaşanan, önce 7.7, ardından 7.6 büyüklüğündeki depremlerin çok büyük kayıplara yol açtığını, 10 ilde ciddi yıkımların olduğunu söyledi.
Önceki gün, depremin merkezi olan Kahramanmaraş ile Hatay ve Adana illerini ziyaret ederek, oradaki durum tespitlerini yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün de Gaziantep, Osmaniye ve Kilis’te olduğunu, burada da durum tespitlerini yaparak depremzedelerle bir arada olduğunu kaydetti.
Adıyaman’dan da Malatya’ya hareket edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, öncelikle Adıyaman’a ve tüm Adıyamanlılara başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.
“Yaşadığımız acıyı tarif etmekte kelimelerin kifayetsiz kaldığını gayet iyi biliyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Maalesef son tespitlere göre 10 ilimizde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 18 bin 991’e yükseldi. Kurtarılanların sayısı 75 bin 523’e ulaştı. Ayrıca bölgeden, 76 binin üzerinde vatandaşımız talepleri üzerine, ülkemizin diğer illerine tahliye edilmiştir, gönderilmiştir. Adıyaman’da ise yıkılan bin 944 binada 3 bin 225 vatandaşımız vefat ederken, 12 bin 432 vatandaşımız da yaralı olarak kurtarılmıştır. Vefat eden kardeşlerime Rabbimden rahmet diliyorum. Biliyoruz ki bizim inancımıza göre bu tür afetlerde vefat edenlerin makamı şehadettir, şehitliktir. Depremde hayatını kaybeden tüm kardeşlerimizin yakınları itibarıyla söylüyorum, inşallah bu binaların hepsini bir yıl içerisinde yetiştirmekte kararımız var. Gerek bakanımıza, gerek ilgili birimlerimize bu konuda gerekli talimatları verdim.”
Deprem anından itibaren devletin tüm kurumları, personeli, teçhizatı, araç gereçleri, arama kurtarma ve yardım faaliyetleri ile alanda olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremin yıkım etkisi 10 ilimize ve 500 kilometrelik bir alana yayıldığı için, işimiz maalesef çok zor oldu. Buna bir de bölgede ilk müdahaleyi ve organizasyonu yapacak kamu görevlilerinin çoğunun ya kendisinin ya ailesinin yıkımlar altında kalması da eklenmiştir” dedi.
“DEVLETİMİZ VE MİLLETİMİZ TÜM İMKÂNLARIYLA DEPREMZEDELERİN İMDADINA KOŞMUŞTUR”
Bölgenin, yakın dönemde rastlanılmayan şiddette bir kış yaşıyor olmasının da bir diğer engel olarak karşıya çıktığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolların bir kısmının depremin yol açtığı yıkıntılar, bir kısmının hava şartları, bir kısmının ise dışarıdan gelen ve içeride yoğunlaşan araçlar sebebiyle ciddi bir trafik yüküne maruz kaldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu olumsuzluklara rağmen, milletle birlikte devletin tüm imkânlarını deprem bölgesine, AFAD’ın koordinesinde yönlendirdiklerini belirterek şunları kaydetti: “Ülkemizin diğer tüm şehirlerindeki kamu imkânlarını, deprem bölgesi için harekete geçirdik. Afet bölgesi ve olağanüstü hâl ilanı kararı aldık. Bazı maalesef kendini bilmezler soygun yapıyorlar, marketleri soyuyorlar, iş yerlerine saldırıyorlar. Bazıları da maalesef suistimaller peşinde koşuyorlar. Olağanüstü hâl ile devlet, bu konudaki yetkileri eline almış ve bundan sonraki süreçte bu suistimalleri yapanlar yakalandığı anda bunlara gerekli olan müeyyideler uygulanacaktır. Tabii bu süreçte bazı eksiklikler, aksaklıklar da yaşanmıştır. Ama devletimiz ve milletimiz tüm imkânlarıyla depremzedelerin imdadına koşmuştur. Örneğin Adıyaman’da ilk andan itibaren Ulaştırma Bakanım Adil Bey burada olmuştur. Ardından Kilis’ten Mehmet Muş Bakanım da buraya, oradaki görevi bittikten sonra gelmiş ve iki bakanımın riyasetinde burada çevre illerden, değişik illerden gelen valilerimizle birlikte, buradaki çalışmalar yürütülmeye başlanmıştır ve yürüyor. Her zaman önceliğimiz insan olmuştur, can olmuştur. Bizim, istismara fırsat vermeyeceğimiz ve bu konudaki samimiyetimiz kimse tarafından Allah’ın izniyle sorgulanamaz.”
Bunun için, Türkiye’deki resmî, sivil tüm arama kurtarma ekipleri ve dünyanın dört bir yanından gelen arama kurtarma ekipleriyle çalışmaların sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şu ana kadar 94 ayrı ülkeden gelen yardım teklifleri çerçevesinde, ekipler ülkemize gelmeyi sürdürüyor. Yıkım öylesine büyük bir alanda, öylesine çok binayı etkilemişti ki, yaklaşık 30 bini eğitimli arama kurtarma personeli olmak üzere, 141 binden fazla kişiyle belki de dünyanın en büyük arama kurtarma ekibini bölgeye toplamamıza rağmen, maalesef müdahaleleri arzu ettiğimiz hıza ulaştıramadığımız bir gerçektir. Milletimiz şahittir ki, bakanlıkları, belediyeleri ve diğer tüm kurumlarıyla devletimiz de hangi görüşten olursa olsun tüm sivil toplum kuruluşlarımız da deprem bölgesi dışındaki vatandaşlarımızın her biri de dünyanın dört bir yanından dostlarımız ve kardeşlerimiz de depremzedelerimizin yanında olmak için var gücüyle gayret göstermiştir.”
“BİR YIL İÇİNDE KONUTLARI YAPMIŞ OLACAĞIZ”
Yıkımın nispeten sınırlı kaldığı Şanlıurfa ve Kilis illerinde arama kurtarma çalışmalarının tamamlanıp, enkaz kaldırma çalışmalarına geçildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer illerimizdeki arama kurtarma çalışmalarını, altında insan olan hiçbir bina bırakmayacak kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yıl içerisinde bu yıkılan binaları yeniden tip projelerle inşa edip, sahiplerine teslim edeceklerini belirterek, bu arada vatandaşlara 10’ar bin lira vereceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün bunların yanında, çadırlarda kalmayan, kalmak istemeyen vatandaşlarımızın da kira bedelini ödemek suretiyle konutlara geçmelerini sağlayacağız. İster Adıyaman’da gidilebilecek konutlar varsa, oralarda kira olarak veya farklı illere geçmek suretiyle, farklı illerde de kiralama suretiyle bir yıl itibariyle buralarda benim vatandaşlarım kalabilecek. Bu arada da biz, buradaki konutları inşa etmiş, yapmış olacağız.”
Deprem bölgesinin her yerinde arı gibi çalışan ekiplerin, kamu görevlilerinin, sivil toplum mensuplarının, gönüllülerin gayretine sahip olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlerimizin deprem bölgesindeki çalışmalara yardımcı olmak için nasıl çırpındığına bizzat şahidiz. Aynı şekilde deprem yıkıntısı altında kalmasına, devam eden artçı sarsıntılar sebebiyle evine girememesine rağmen milletimizin de metanetine bizzat şahidiz. Allah milletimden razı olsun” diye konuştu.
“Bu millet, mütevekkil bir millet. Bu millet, bu tür belaları, felaketleri çok yaşadı ama hepsinde de kendileriyle 20 yıllık iktidarımız döneminde hep baş başa kaldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu felaketlerin Van’da, Bingöl’de, Elazığ’da, Malatya’da, Giresun’da, Kastamonu’da, İzmir depreminde yaşandığını dile getirdi.
Deprem felaketiyle sarsılan tüm illerde, milletle bir arada olduklarını ve verdikleri sözü, zamanında yerine getirerek konutları depremzedelere teslim ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdiden hazırlıklara başladık. Gerek bakanıma gerek TOKİ’ye gerekli talimatları vererek rezerv alanlarının tespit edilerek, buralarda süratle inşaatların başlatılması, enkazların da bir taraftan kaldırılması talimatını verdik. Değişik yerlerde mevcut otellerde iskân talepleri var. Burada da eğer vatandaşlarımız oralara yerleşmek isterse bu konuda da oralarda kendilerini iskân edebiliriz.”
Türk Hava Yolları ve diğer hava yolu şirketlerince deprem bölgesine gelen yardım ekiplerinin ve giden depremzedelerin taşındığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Hava Yolları, gideni de geleni de ücretsiz getirmek durumundadır, bunların da gerekli talimatı kendilerine verilmiştir. Bundan da milletim haberdar olsun” dedi.
“12 BİNDEN FAZLA İŞ MAKİNESİ GECE GÜNDÜZ DEMEDEN BÖLGEDE ÇALIŞIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seyyar mutfaklar ve aşevlerinde gönüllüler aracılığıyla depremzedelere ve yardım ekiplerine sıcak yemek sağladıklarını da kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetleri, polis ve jandarmanın gerek güvenliğin temininde gerekse yardım faaliyetlerinin yürütülmesinde aktif rol aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâlihazırda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ile diğer güvenlik birimlerimize ait 26 gemi, 75 uçak, 81 helikopter, ayrıca her çeşitten 12 binden fazla iş makinesi gece gündüz demeden bölgede çalışıyor. Bu arada ben halkımdan, tüm vatandaşlarımdan gerek deprem bölgesinde gerek bölge dışında, bu işin istismarını yapan hangi kurum ve kuruluş olursa olsun, hangi siyasi olursa olsun lütfen bunlara inanmayın. Böyle bir zamanda, böyle bir durumda birlik ve beraberliğin olması gereken bir zamanda bunu istismar edenlere prim vermeyin. Çünkü bu millet asildir, bu tür soysuzlara da gereken cevabı gerekli zamanda verecektir.”
“TEMEL İHTİYAÇLAR KONUSUNDA HERHANGİ BİR SIKINTI YAŞANMADIĞINI BİLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanından ve yurt dışından deprem bölgesine yardım malzemelerinin geldiğini belirterek yardımları gönderen herkese teşekkür etti.
Deprem bölgesindeki yardımların belirli bir plan içinde toplanması, gönderilmesi ve dağıtılması gerektiğine, aksi takdirde verilen emeklerin heba olacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Buradan tüm vatandaşlarıma tekrar sesleniyorum. AFAD ile ya da bölgede yardım faaliyeti yürüten Kızılay başta olmak üzere diğer kurumlarla irtibata geçmeden lütfen rastgele yardım toplayıp yola çıkarmayın. Çünkü şu anda bölgede en büyük problem, dışarıdan gelen on binlerce aracın yol açtığı trafik ve bunların taşıdığı yardımların lojistiğinin sağlanmasıdır. Temel ihtiyaçlar konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını biliyoruz. Önümüzdeki günler, haftalar ve aylar boyunca sürecek ihtiyaçların planlı ve bilinçli bir yardım faaliyetiyle karşılanması çok önemlidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nakdi yardımların AFAD üzerinden yapılması, istismarları ve tereddütleri ortadan kaldıracak bir yöntemdir. İş dünyamızdan milletvekillerimize, öğrencilerimizden esnaflarımıza kadar her kesimden insanımızın AFAD hesaplarına yaptıkları yardımların her kuruşu deprem bölgesindeki faaliyetler için harcanmaktadır. Yüz binlerce konutuyla, altyapısıyla, üst yapısıyla şehirlerimizin yeniden inşası süresinde de devlet hazinesinin yanı sıra hem milletimizin hem de dünyanın desteğine ihtiyacımız olacak. Gönlü zengin herkesin kendi imkânınca yapacağı katkıyla bu süreçte devletin yanında yer alacağından şüphe duymuyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin daha önce Elazığ, Malatya, İzmir ve Van’daki depremlerde, Antalya ve Muğla’daki yangınlarda, Kastamonu, Sinop, Bartın ve Giresun’daki sellerde, diğer afetlerde yaraları en kısa sürede sardığını, burada da aynısını yapmaya muktedir olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: “Bu çerçevede ilk etapta AFAD Acil Yardım Ödeneği’nden destekleri vereceğiz ve hane başına taşınma yardımıyla birlikte 15 biner lira vermenin hazırlığını yapıyoruz. Bu hanelerdeki vatandaşlarımızdan konteyner kentler dışında barınacaklara, özellikle kira yardımı yapacağız. Hiçbir vatandaşımızın mağduriyetine meydan vermeyecek şekilde bu yardımları giderek yaygınlaştırarak sürdüreceğiz. Milletçe birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimiz müddetçe Allah’ın izniyle bu imtihanın da üstesinden alnımızın akıyla geleceğimize inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce yüreklerdeki yangını söndürmekle işe başladıklarını dile getirerek, “Deprem bölgesi başta olmak üzere ülkenin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak kapsamlı bir program hazırlıyoruz” dedi.
“Milletimiz deprem yıkıntıları altında inlerken yağmacılık yapanlara da bu acıyı siyasi yağmaya dönüştürmek isteyen fırsatçılara da müsaade etmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adıyamanlı kardeşlerime bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum. Rabb’im insanımızı bir daha böyle ağır imtihanlarla karşı karşıya bırakmasın. Depremin ilk anlarından itibaren gerek Adıyaman’da gerekse diğer illerimizde fedakârca çalışan ekiplerimize, gönüllülerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. ‘Dost, kara günde belli olur’ diyerek milletimizin yardımına koşan tüm dost ve kardeş ülkelere de şahsım, milletim ve ülkem adına şükranlarımı sunuyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.