Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir mitinginde yaptığı konuşmada, “Biz bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Kimsenin hakkının çiğnenmesine, özgürlüğünün sınırlanmasına, hayat biçimine müdahale edilmesine izin vermedik” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen İzmir mitingine katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, efeleriyle, efsaneleriyle, Çaka Bey’den Gazi Mustafa Kemal’e gazileri, yiğitleri, şehitleriyle maruf İzmir’in tüm hanelerindeki vatandaşlara selamlarını iletti.
Son birkaç gündür doktorlarının tavsiyesiyle şehir programlarına katılmadığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’dan canlı bağlantıyla iştirak ettiği programlarının olduğunu söyledi.
“VESAYETİN TEHDİTLERİNDEN KORKMADIK”
Öğle üzeri İstanbul’da TEKNOFEST’te gençlerle buluşarak yeniden milletle ruberu programlara döndüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul Yeşilköy’de bugün 360 bin kişiyle bir aradaydık. Muhteşem bir katılım vardı. Gençlik kiminle, nerede, nasıl yürüyeceğini iyi biliyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ardından da soluğu İzmir’de aldık. Ne diyor Dadaloğlu? ‘Yürü yiğit yürü yolundan kalma, her yüze güleni dost olur sanma, ölümden korkup da sen geri durma, yiğidin alnına yazılan gelir.’ Öyle mi? 21 yıldır ülkemizi Dadaloğlu’ndan aldığımız ilhamla, alnımıza ne yazılmışsa onun geleceği inancıyla yürüyerek bugünlere geldik. Vesayetin tehditlerinden korkmadık, terör örgütlerinin saldırılarından ürkmedik. Terör örgütleriyle, parlamento içinde bay bay Kemal gibi onların uzantılarıyla gidip görüşmeler yapmadık. Kardeşlerim, Kandil’in parlamentodaki temsilcileriyle parlamento içinde, kapalı kapılar ardında acaba bay bay Kemal ne görüştü? Şunu bir açıklasana. İzmir’e böyle birisi yakışıyor mu ya? Öyleyse bu seçim, 14 Mayıs, bay bay Kemal’i uğurlama seçimi olmalı. Öyleyse kalan şu iki haftada durmak yok, yola devam.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitinge katılımın muhteşem olduğunu, İzmir’in kararını verdiğini, gereğini yapacağına da inandığını ifade etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “İzmir daha iyisine layık” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İzmir Büyükşehir Belediyesi sende. Öyle mi? Her yağmurda İzmir ne hâle geliyor? Öyle değil mi? Peki İzmir’e AK Parti iktidarının getirdikleri ortadayken böyle nankörlük olur mu ya? Biz İstanbul’dan İzmir’e kaç saatte geliyorduk? 7,5 saatte. Şimdi 3 saat 15 dakika. Öyle mi? Hatta şurada Manisa ile İzmir arası o geçitler neydi? Açtık yolları. Oradan rahatlıkla artık Manisa ile İzmir arasını açtık mı? Niye? İzmir’e bu güzellikler yakışırdı da onun için. Bunları yapan biziz, bütün bu yolları açan biziz. Göreve geldik, ilk işimiz neydi? Dedik ki ‘İzmir’e bu havalimanı olmaz.’ Menderes Havalimanı’nı İzmir’e kim yaptı? Bay bay Kemal sen neredeydin ya? Bunu biz yaptık. Çünkü İzmir’e bu yakışırdı. İzmir’de stadyumlar noktasında sıkıntılar vardı. Stadyumları yaptık mı? Gençliği bu stadyumlarla hareketlendirdik mi? ‘Daha iyisine layık diyorsun’ ya. Ne varsa yaptık, hâlâ yapıyoruz, yapacağız. Sağlıkta da yaptık mı, yapıyor muyuz? Biz ne gerekirse yaptık bay bay Kemal. Sen İzmir’i çöpten, çamurdan, çukurdan kurtaramadın.”
“KURTULUŞUN VE KURULUŞUN ŞEHRİ İZMİR ŞİMDİ DE TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLANIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın yardımına, aziz milletin desteğine güvenerek hep mücadele ettiklerini, çalıştıklarını söyledi.
Kaderin üstündeki kadere teslim olarak daima yollarına devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda ülkenin hanesine asırlara bedel demokrasi ve kalkınma kazanımlarını bu sayede yazdırdıklarını vurguladı.
Dün Hasan Tahsin’in tabancayla yürüttüğü mücadelenin bugün Akıncı, Kızılelma, TCG Anadolu, Altay ve Atak ile devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son hafta TCG Anadolu Alsancak Limanı’na geliyor. Gezmeyi ihmal etmeyin, her zaman bu fırsatı yakalayamazsınız. Son haftayı buraya ayırdık. Dedik ki ‘finali burada yapalım’” ifadesini kullandı.
İzmir İktisat Kongresi ile dile getirilen ekonomik bağımsızlık hayalinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracatla her yıl Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılarak ete kemiğe büründüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurtuluşun ve kuruluşun şehri İzmir şimdi de Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyor. Türkiye Yüzyılı’nı kimler kuracak? Siz. Gençler, ona göre Türkiye Yüzyılı’nı kurmaya hazırlanın” ifadesini kullandı.
Karşısındaki katılımı görünce Türkiye Yüzyılı’na büyük bir güvenle baktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı’nın şafağının sökmek üzere olduğu bir dönemde, bir kez daha kendimizi milletimizin teftişine ve takdirine teslim ediyoruz. Tabii her dönem olduğu gibi bugün de karşımıza birileri çıktı. Her dönemde bir maskeyle ayağımıza dolanan eski Türkiye hayaleti bu defa da bakın dokuzlu masa olarak arzıendam eyledi. Belediye başkanları var mı dokuzlu masada? PKK’nın parlamentodaki uzantısı bu masada var mı? Daha önce de altı vardı zaten. Düşünün, bu masadan ne çıkar? Bay bay Kemal bulduğu herkese bir cumhurbaşkanlığı yardımcılığı hediye etti. Böyle devlet yönetilir mi? Niye? Onları yanına almak suretiyle zannediyor ki işi bitireceğim.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu millet, bu muhteşem katılım sana ‘Yürü Kemal’ demeyecek. Ben size inanıyorum. Çünkü bu masa öyle bir masa ki görünürdeki yedi ayağının hepsi de birbirine dolaşmış durumda. Birinin dediğini öteki yalanlıyor. Birinin vadettiğine öteki kahroluyor. Birinin yücelttiğin öteki yerin dibine sokuyor. Birinin ‘Elif’ dediğine öteki ‘mertek’ diyor. Böyle masa olur mu? Hangi masada böyle eğri büğrü ayaklar olur? Biri HDP’ye ve onun üzerinden PKK’ya sözler verildiğini söylüyor öteki inkâr ediyor. Kandil’den ‘Oyumuz Kılıçdaroğlu’na’ deniliyor. Kandil nedir? Terör örgütünün elebaşları orada. Benim İzmirli kardeşlerim, bu Kandil’e ‘evet’ der mi? Ama bunun en güzel cevabını 14 Mayıs’ta sandıkta verecek.”
“BU MİLLETİN AİLE KURUMU SAĞLAMDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “300 milyar dolar vaadi”ne ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Biri, ‘Tefecilerden 300 milyar dolar buldum, hemen getireceğim.’ diyor. Bay bay Kemal, Allah aşkına artık bıktık senin şu yalanlarından. Bulduysan bu parayı al getir, neyi bekliyorsun? Al gel. Sen getirdin de biz, ‘Niye getirdin mi?’ dedik. Getir. Eğer Merkez Bankası’na vereceksen Merkez Bankası’na ver. Diğer bankalara vereceksen diğer bankalara ver. Nereye diyorsan ona ver ama yalan söyleme. Çünkü bunlar esrar, eroin kaçakçısı, onlardan aldıkları parayı güya buraya getirecekmiş. Yok böyle bir şey. Hayatı yalan ve burada yine aynı yalanları söylüyor. Öteki, ‘Bu para ancak 10 yılda gelir.’ diyor. Beriki başka şey söylüyor. Biri, ‘Tüm teröristleri cezaevinden çıkartacağım, kamudan atılanları yeniden göreve getireceğim.’ diyor, öteki havaya bakıp, ıslık çalıyor. Biri, ‘Savunma sanayii projelerini askıya alacağım, sınır ötesindeki askerleri çekeceğim.’ diyor. Öteki başka terane mırıldanıyor. Biri, ‘LGBT’nin başımızın üstünde yeri var.’ diyor. Öteki, ‘Ben bunlarla nasıl bir araya gelirim.’ diyor.”
Türk milletin aile kurumunun sağlam olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu milletten LGBT’ci çıkmaz. Biz, aile kurumumuzu lekeletmeyiz. Dimdik, adam gibi adam, ailelerimiz bizim böyle. Velhasıl her biri ayrı telden çalıyor, ayrı yöne çekiyor. Bizzat kendilerinin ‘Kumar masası’ dedikleri masa, rulet masası çıktı, ha bire dönüyor, nerede duracağı belli değil. Böylesine çarpık çurpuk ayaklı bir masa olur mu? Buradan, İzmir’den tam da onların anlayacağı dilden soruyorum, siz ne ayaksınız? Ama milletimiz 14 Mayıs’ta bunlara ne ayak olduklarını hatırlatacak” ifadesini kullandı.
Aklına Millet İttifakı’nın durumuna uyan bir fıkra geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir grup arkadaş, ayakkabı ustasına gidip topluca sipariş vermişler. Usta bunlara aynı renkte ayakkabılar yapmış. Siparişlerini teslim aldıktan sonra kahvehaneye gidip bir masanın etrafına oturmuşlar. Bakmışlar masa altındaki tüm ayaklar aynı gözüküyor. ‘Eyvah ayaklarımız karışmış.’ diye telaşlanmışlar. Yan masadan birini çağırıp, yardım istemiş. Adam eline sopayı almış, başlamış masanın altındaki ayaklara teker teker vurmaya. Ayağına sopayı yiyen ‘of’ diye sıçrayıp kenara çekilmiş. Böylece hepsi de ‘ayaklarımızı bulduk’ diye sevinmişler. Yedili masanın durumu da aynen buna benziyor. Kimse kendi ayağına, ayakkabısına sahip çıkmıyor. Herkesin ayakkabısı ortaya düşmüş durumda ama merak etmesinler milletimiz, 15 gün sonra sandıkta bunların her birine mesajını oyuyla verecek.”
“Şimdi İzmir’den öyle bir ses verin ki Ege’nin öteki ucuna kadar duymayan kalmasın” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir, 14 Mayıs’ta masanın her gün biraz daha karışan ayaklarına kimin kim olduğunu gösteriyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta, 21 yıllık kazanımlarımızı daha da ileriye taşıyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı’nın inşası için ‘Bismillah’ diyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam diyor muyuz?” sorularını yönelttiği alandakilerden “Evet” cevabı üzerine “Rabb’im hepinizden razı olsun” dedi.
“ARTIK O ESKİ TÜRKİYE GERİDE KALDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını vurgulayarak, Ziya Paşa’nın “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” sözlerini anımsattı.
Kimsenin hakkının çiğnenmesine, özgürlüğünün sınırlanmasına, hayat biçimine müdahale edilmesine izin vermediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam tersine ülkede köken ve mezhep siyaseti yüzünden yaşanan acıların bir daha tekerrür etmemesi için nice sessiz devrimi hayata geçirdiklerine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz bakmayın bugün birilerinin yine köken ve mezhep istismarıyla ülkeyi yeniden o eski günlerine geri döndürme sevdasına. Artık o eski Türkiye geride kaldı. Böyle bir teşebbüse en başta gençlerimiz izin vermez. Bunlar, ömürleri boyunca bu ülkeye yaptıkları tek bir hayırlı hizmetleri, kazandırdıkları tek bir eserleri olmayan çapsızların son çırpınışlarıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“İZMİR’İN KENTSEL DÖNÜŞÜMÜNÜ TAMAMLAYACAK OLAN BİZİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin son seçimlerde belediyeleri kazandığı yerlerde ulaşımı, sütü, suyu yani kısaca hayatı bedava yapacağını hatta çiftçilere bedava traktör dağıtacaklarını söylediğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Verdikleri sözlerden yerine getirdikleri var mı? İzmir, her yağmurda sele teslim oluyor mu? İzmir’de bunlar tarafından başlatılıp da bitirilen kentsel dönüşüm projesi var mı? Karabağlar ve Gaziemir’de temellerini attıkları kentsel dönüşüm projeleri vardı, ne oldu bunlar? Olduğu gibi kaldı değil mi? Buna karşılık biz, deprem konutlarını söz verdiğimiz sürede yapıp teslim ettik mi? Aynı şekilde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 58 bin 722 bağımsız bölümün kentsel dönüşümünü gerçekleştirdik mi? Ülkemizin deprem tehdidi altındaki şehirlerinden biri olan İzmir’in kentsel dönüşümünü tamamlayacak olan da yine biziz. Bunlardan bir şey olmaz. Hem de bunlara rağmen yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de ulaşım başta olmak üzere, şehirde hayatı kolaylaştıran yatırımları yaptıklarına dikkati çekerek, şehrin diğer altyapı sorunlarını çözmenin de kendilerine nasip olacağını söyledi.
“BUGÜNE KADAR SÖYLEDİĞİMİZ HER ŞEYİ YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Peki, bu arada asıl sorumlular ne yapar? Sadece gelirler, konuşurlar, gülüşürler ve sonra şehri sıkıntılarıyla baş başa bırakıp giderler. Niye biliyor musunuz? Çünkü bunlar yapmak için değil, sadece yıkmak ve kandırmak için söz veriyor. Eskilerin ‘abdestsiz sofuya namaz mı dayanır’ diye bir sözleri var, bunlarınki de o hesap işte. Nasıl olsa yapmayacaksın, söyle söyleyebildiğin kadar. Hâlbuki biz bugüne kadar söylediğimiz her şeyi yaptık, yapmayacağımız hiçbir şeyi de söylemedik. Eksiklerimiz, kusurlarımız doğrudur vardır, olabilir insanız ama hiçbir zaman söyleyip de yapmadığımız yoktur. Ama samimi gayretimizin, canhıraş mücadelemizin, elde ettiğimiz neticelerin şahidi sizlersiniz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi nereden nereye getirdiklerini elini vicdanına koyan herkesin kabul edeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Biz İzmir için gece gündüz çalışırken, yedili masa bu şehrin insanlarına, ‘Tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dediler. Aralarında FETÖ’nün, PKK’nın adayı, kahraman ordumuza hakaret edenler var. İzmir’in ilçelerini ezbere sayamayacak tipler var. Bir tek İzmirlinin, yani sizlerin adayı yok. Benim tanıdığım İzmir, kendini hiçe sayan bu kibir masasını sandıkta darmadağın eder. Benim tanıdığım İzmir, Cumhuriyetin ilk asrını heba eden, Türkiye Yüzyılı’nın da önünü tıkamak isteyen bu masayı sandığa gömer. İzmir’in dağlarında açan çiçekleri babalarının malı sanarak sağa sola peşkeş çekenlere verilebilecek en güzel cevap, İzmirlinin sandıkta kendi iradesine ve geleceğine sahip çıktığını göstermesidir. Bu cevap, İzmir’in, ‘Tıpış tıpış oy vereceksiniz’ zorbalığını reddederek tercihini özgürce kullanmasıdır.”
“SİZİN DESTEĞİNİZE TALİBİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs, her türlü farklılığın, her türlü kabulün ötesinde ülkesinin ve milletinin geleceğini düşünenlerin Türkiye Yüzyılı etrafında toplandığı bir seçim olacaktır” dedi.
14 Mayıs’ın Cumhuriyetin ilk asrında, özellikle de son 20 yılında çok büyük emekler ve fedakârlıklarla elde edilen kazanımların yarıda kalmasını istemeyenlerin iradesini sandığa yansıttığı bir seçim olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “14 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal’in bir asır önce İzmir’den işaret ettiği vatan toprakları gibi ülke iktisadını da esaretten kurtaracak, kalkınma atılımını hedefine ulaştıran bir seçim olacaktır. 14 Mayıs, Türkiye’nin ekonomisini Londra tefecilerine, güvenliğini terör örgütlerine, dış siyasetini emperyalistlere teslim etmek isteyenlere karşı yerli ve millî duruşun zaferinin seçimi olacaktır. 14 Mayıs, Cumhuriyetimizin yeni asrında ülkemizi ve milletimizi her alanda dünyada hak ettiği yere çıkarma azminin seçimi olacaktır. Biz işte bu azmin, duruşun, iradenin temsilcisi olarak 14 Mayıs’ta sizin desteğinize talibiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara hitaben şöyle konuştu: “Gelin sizlerle bir ahit tazeleyelim. İzmir, Türkiye’nin güvenliğini sınırlarının ötesinden başlatan terörle mücadele harekâtlarımızın yarım kalmaması için 14 Mayıs’ta bizimle beraber misin? İzmir, ülkemizin bölgesinde ve dünyada yükselen yıldızının yönünün tekrar aşağıya dönmemesi için 14 Mayıs’ta bizimle beraber misin? İzmir, üretimi ve istihdamıyla potansiyeli her geçen gün artan büyümemizin tökezlememesi için 14 Mayıs’ta bizimle misin?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca terörle mücadelede Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler bölgesinde teröristleri gömdüklerine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristleri ülkeden temizlediklerini, temizlemeye devam edeceklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı cezaevinden çıkartmak istediğini söyleyen Erdoğan, “51 tane benim Kürt kardeşimi Diyarbakır’da oradaki vatandaşları sokağa döküp bu 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu mu? Şimdi nerede? Edirne Cezaevi’nde. Gidip ziyaret ediyor mu altılı masa? Şimdi ‘geliyoruz’ diyorlar, ‘gelince bunları çıkaracağız.’ Bebek katili Apo’yu da çıkaracakmış. Kardeşlerim öyleyse 14 Mayıs’ta bunlara gereken dersi vermemiz lazım” diye konuştu.
İzmirlilere, “Demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için bir hak hâline geldiği Türkiye’nin yeniden ayrımcılık batağına saplanmaması için 14 Mayıs’ta bizimle misin?” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalabalıktan aldığı “evet” cevabının ardından Türkiye’nin tüm renklerini, tüm güzelliklerini bağrında buluşturan İzmir’e de bunun yakıştığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte bu anlayışla ülkemizin 81 vilayetinin tamamını geçmişte eşi benzeri görülmemiş yatırımlarla buluşturduk. İzmir’e de son 21 yılda ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 223 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Eğitimde, 11 bin 415 yeni derslik inşa ettik, 3’ü devlet olmak üzere toplam 4 yeni üniversite kurduk. Gençlik ve sporda 18 bin 215 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 2’si stadyum olmak üzere toplam 115 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, İzmirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 12,5 milyar lira tutarında kaynak sağladık. Sağlıkta toplamda 2 bin 610 yataklı, 46 hastane dâhil 127 sağlık tesisi kazandırdık. Bayraklı şehir hastanemizin inşaatı bitti. Bir ay içinde hasta kabulüne başlıyoruz. Toplamda 629 bin metrekare olan böyle bir alan üzerine kurulu 333 polikliniğe, 2 bin 60 yatağa sahip bu şehir hastanemizde İzmir her alanda olduğu gibi sağlıkta da inşallah çağ atlayacak.”
İzmir’deki depremin ardından 2021 yılında inşasına başlanan Buca Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni bir yıl geçmeden bitirip geçen kasım ayında hizmete açtıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ kanalıyla 19 bin 430 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 bin 789 konutun yapımının devam ettiğini dile getirerek, “Depremde evi yıkılan vatandaşlarımızın hepsini de yeni yuvalarına kavuşturduk. Şimdi de İzmir’de İlk Evim’le 12 bin 400 konut inşa edecek, İlk İşyerim’le 700 iş yeri yapacak, İlk Arsam’la 25 bin konutluk arsa vereceğiz. Ulaştırmada İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 959 kilometreye çıkardık. İstanbul, İzmir ve Menemen Aliağa Çandarlı otoyollarını, Sabuncubeli Tüneli’ni, Konak Tüneli’ni, çevre yolunu tamamlayarak trafiğe açtık” ifadelerini kullandı.
“İZMİRLİ ÇİFTÇİLERİMİZE BUGÜNE KADAR YAKLAŞIK 7,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”
Yapımı süren İzmir-Ankara yüksek hızlı tren hattının 2025 yılında tamamlanacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkapınar, otogar raylı sistem hattını yatırım programına aldık, yakında ihalesine çıkıyoruz. İzmir Limanı’nın modernizasyonunu etap etap sürdürüyoruz. Tarım ve ormanda şehrimize 37 baraj, 7 içme suyu tesisi, 44 sulama tesisi, 109 taşkın koruma tesisi, 8 gölet, 6 yeraltı depolama tesisi yaptık. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 500 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize yıllık 3 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. İzmirli çiftçilerimize bugüne kadar yaklaşık 7,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik” dedi.
İzmir’e 4 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi, 4 teknopark kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji alanında ise 910 bin abonesi bulunan İzmir’de nüfusun yüzde 90’ını doğal gaza kavuşturduklarını belirtti.
Çeşme ve Karaburun’a da doğal gaz getireceklerinin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kültür ve turizmde şehrimizin cazibesini artıracak nice esere bugün İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nın açılışıyla bir yenisini ekledik. Görüldüğü gibi ne kadar özetlersek özetleyelim İzmir’e hizmetlerimiz anlatmakla bitmiyor. Bu yatırımların yarım kalmaması, kendinizin ve evlatlarınızın geleceğinin tehlikeye girmemesi için sizlerden 14 Mayıs’ta kararınızı çok iyi düşünerek vermenizi istiyorum. Cumhuriyetimizin ilk asrının kurtuluşunun ve kuruluşunun şehri İzmir’in Türkiye Yüzyılı’nın da lokomotif şehri olacağına yürekten inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile miting alanına gelişinde, cadde üzerinde kırmızı ve beyaz gül atan vatandaşlar tarafından karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile vatandaşları selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.