Başkent Üniversitesi ANADOLU Organize Sanayi Bölgesi MYO Cumhuriyetimizin 100’üncü Yılında Aranan Elemanlar Fikir ve Proje Yarışması Final ve Ödül töreni Ankara’da düzenlendi.
Yarışmanın birinciliğini PRISONERS Ekibi MİNİ İHA’larla LAZER SENSÖR KULLANARAK ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI isimli projesiyle kazandı.
Başkent Üniversitesi Prof. Dr. ihsan DOĞRAMACI Konferans Salonu’ndaki FİNAL ve ÖDÜL töreninde, Doğal Afetlerde İHA Kullanımına Yönelik Yenilikçi Çözümler Yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi.
Final ve Ödül töreninin açılış konuşmasını Milli Eğitim Bakanlığı Temelli Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ömer Faruk PUR yaptı.
Müdür Ömer Faruk PUR, konuşmasında Temelli Çok Programlı Anadolu Lisesi’nin hedefleri ve amaçları hakkında bilgi verdi.
Ömer Faruk PUR, liselerinin değişik programlarının olduğunu ve değişik programlarla devam ettiklerini diğer meslek liselerinden farklı ve bir üstünlük olarak Türkiye’de az sayıda örneği olan sanayinin ortasında kurulmuş ve yeşermiş bir kurum olduğunu da dile getirdi.
Ömer Faruk PUR’dan sonra kürsüye Başkent Üniversitesi Anadolu Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksek Okulu Müdürü Öğretim Üyesi Dr. Levent ÇOLAK geldi.
Dr. Levent ÇOLAK, konuşmasına aranan elemanların bulunduğu yerin Kum Saatinin en dar yeri olduğunu belirterek başladı.
Levent ÇOLAK, Sanayi firmalarıyla yaptıkları görüşmelerde çalışan sayılarını Mavi ve Beyaz yakalılar olarak tanımladıklarını Gri Yakalı çalışanlardan bahsetmediklerini ifade etti.
Çolak, Gri yaka kelimesinin Türkiye’deki firmalara benimsetilmesi gerektiğini vurguladı.
Levent Çolak, Gri Yaka kelimesi benimsetildiği zaman Mavi yakalılardan potansiyel Gri yaka adaylarının çıkarılabileceğini dile getirdi.
Çolak, gençlerin mesleki açıdan motivasyonuyla onlardan bir çok aranan eleman kazanılabilmesinin yolunun açılacağı değerlendirmesinde bulundu.
Çolak, buradan hareketle Başkent Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü olarak gelecek yıl Ankara’daki tüm Meslek lisesi öğrencilerinin katılımıyla yardım etkisinin artırılmasının hedeflendiği Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin yenilikçi fikirlerinin sanayi firmaları ve üniversiteleriyle buluşturdukları bir yarışma “ARANAN ELEMANLAR BİR FİKİR VE PROJE YARIŞMASI” düzenlemeye karar verdiklerini söyledi.
Çolak, daha sonra sözlerine şöyle devam etti: “Bu yıl Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olması sebebiyle PİLOT PROJE olarak Meslek Yüksek Okulumuza 4-5 km uzaklıktaki TEMELLİ ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİNİ kendimize hedef okul olarak belirledik. Bu anlamda bir tema belirlenmesi gerekiyordu. Şubat ayında yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi ve sonrasındaki seller sebebiyle “DOĞAL FELAKETLERDE İNSANSIZ HAVA ARAÇLARININ kullanılmasına yönelik yenilikçi fikirler ve projeler olarak bir tema belirledik.”
Anadolu Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi TUNCAY da “MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ” sloganına atıfta bulunarak Türkiye’nin en önemli problemlerinden bir tanesinin bu olduğuna işaret etti.
Hüseyin Kutsi Tuncay, mesleksizliğin üretimsizliği, üretimsizliğin de işsizliği körüklediğini, bir tapenin üç ayağı düşünüldüğünde birinin MESLEKİ EĞİTİM, birinin ÜRETİM bir diğerinin de İSTİHDAM olduğunu belirtti.
TUNCAY, bunlardan biri olmadığında diğerlerinin bir işe yapamadığının da altını çizdi.
TUNCAY, hastane kurmaya karar verdiklerinde Almanya’ya gittiklerini burada bir hastanede dikkatini çeken şeyin sabahın 8’inde bütün doktorların işyerinde olduklarını ve hastaları ziyaret ederek günün programını yaptıklarını kaydetti.
TUNCAY, buradan hareketle bir işte başarılı olmanın emek vermek çok çalışmakla mümkün olduğunun da altını çizdi.
TUNCAY, konuşmasında aranan elemanı nasıl bulabilirizden aranan elemanı kendi bünyemizde nasıl yetiştirebiliriz kaygısına gelindiğine de dikkat çekti.
Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haldun MÜDERRRİSOĞLU sözlerine, Üniversitelerin bilimin yeşerdiği, yeni fikirlerin olgunlaştığı, yeni projelerin geliştirildiği ve yeni buluşların yapıldığı organlar olduğunu vurgulayarak başladı.
Bilimin özünde merakla başladığını vurgulayan Prof. Dr. Haldun MÜDERRİSOĞLU, bunun herhangi bir merak olmadığını bilimin bir amacının olduğunu kişilerin merak edilen konuyu derinlemesine araştırarak gözlem yaptıklarını, bilgisini iyice geliştirdikten sonra bir hipotez oluşturduklarını, bu hipotezin doğru olup olmadığını anlamak için deneysel çalışmalara yönelerek elde ettiği verilerin başka koşullarda da gerçekleştiğinde aynı verilere ulaşılıp ulaşılmayacağını test ettikleri bir alan olduğunun altını çizdi.
Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haldun MÜDERRİSOĞLU, Buradan hareketle, bilimsel bir projenin gelişmesi, bilimsel bir yapının ortaya çıkmasının çok uzun bir süreç ve bir kültür olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Haldun MÜDERRİSOĞLU, bunun için de üniversitelerin başta olmak üzere ülkelerin bu ortamı sağlaması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.
Haldun MÜDERRİSOĞLU, 2019 yılında eğitim ve öğretime başlayan Başkent üniversitesinin Anadolu Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksek Okulu’nun bu açıdan çok önemli bir fonksiyonu ifa ettiğini dile getirdi.
MÜDERRİSOĞLU, MYO öğrencilerinin böylece derslerde gördüklerini anında gözlemlemek, yaşamak ve bilenlerden öğrenmek fırsatını yakalamış durumda olduklarını belirtti.
Bu ortamlarda da çok öneml buluşların gerçekleştirilebileceğini söyleyen MÜDERRİSOĞLU, çok önemli elemanlarında buralarda yetiştirilebileceğini belirtti.
Prof. Dr. Haldun MÜDERRİSOĞLU, Açılış konuşmalarında hep sözü edilen “ARANAN NİTELİKLİ ELEMANLARINDA bu şekilde ortaya çıkabileceğine vurgu yaptı.
Müderrisoğlu, böylece Anadolu OSB Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin yenilikçi fikirlerinin Sanayi firmaları ve üniversiteyle buluşturacakları bir yarışma düzenlenmesine karar verildiğini hatırlattı.
MÜDERRİSOĞLU, bu yıl yaşanan doğal felaketlerden de esinlenilerek “ DOĞAL AFETLERDE İNSANSIZ HAVA ARAÇLARININ KULLANILMASINA yönelik ne gibi YENİLİKÇİ ÇÖZÜMLER BULUNABİLİR” temasıyla bir proje yarışmasınn ortaya çıktığını kaydetti.
Prof. Dr. MÜDERRİSOĞLU, bir PİLOT ÇALIŞMA içinde TEMELLİ ÇOK PROGRAMLI ANADOLU LİSESİ’yle bir anlaşma sağlandığını hatırlattı.
Müderrisoğlu, yarışmanın bu anlaşmanın sonucu ortaya çıkan projelerin en nitelikli olanlarını tekrar dinleme fırsatı verdiğimi de bildirdi.
Müderrisoğlu, bu tür yarışmalarla sektörün büyük ihtiyaç duyduğu iki yıllık MESLEK YÜKSEK OKULU mezunu ve SANAYİ TECRÜBELİ ARANAN ELEMANLARUN TÜRK SANAYİSİNE kazandırılmasının söz konusu olabildiğini dile getirdi.
Rektör MÜDERRİSOĞLU’dan sonra kürsüye, Başkent Üniversitesi Kurucusu ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet HABERAL geldi.
Prof. Dr. Mehmet HABERAL, konuşmasına ATASÖZLERİ’nin kültürümüzde çok önemli olduğunu dile getirerek başladı.
Mehmet Haberal, Yüce ALLAH’ın Kur’an da NİSA suresinde geçen “ EMANETİ EHLİNE VERİNİZ. İNSANLARI YÖNETTİĞİNİZ ZAMAN ADİL OLUNUZ.” sözlerine atıfta bulunarak o zaman görevlerinin ehil insanlar yetiştirmek olduğunun altını çizdi.
Bir işte USTA OLMAK istiyorsanız, ÇOK İYİ ÇIRAK OLMAK ZORUNDASINIZ.” deyişine de atıfta bulunan HABERAL, bunun için de çalışmanın gerekliliğine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Mehmet HABERAL, Başkalarına muhtaç durumda bir ülke olmamak için “ NERDEN GELİYOR BU ÜLKE, HANGİ ŞARTLARDAN GELİYOR. “ Bunu çok iyi bilmek gerekir.” şeklinde konuştu.
Mehmet HABERAL, daha sonra konuyla ilgili şunları söyledi: “ Biz, Başkent üniversiteliler, kolejlerimizde ve üniversitemizde öğrencilerimize gerçekten bu ülkenin tarihini öğretmekle yükümlüyüz. Bunu bileceğiz ki başkalarına muhtaç olmayan bir ülke olalım. Özellikle iki konuda ülkemizin insanlarını başka ülkelere muhtaç etmiyoruz. SAĞLIK ve EĞİTİM. Bunların ikisi de bizde. Bilelim ki sağlıklı ve eğitimli insanlarımızı ve dahası Orta Asya ve Orta Doğu ülkelerini dahi başka ülkelere muhtaç etmiyoruz. Bakın bu tablo , ATATÜRK’ün söylediği gibi “ASRİ Medeniyet düzeyidir.” Hiç ötesi yok. Ve daha iyisini yapmak zorundayız. Eskiden dershaneler yoktu. Okulda münazaralar yapılırdı. Tartışılırdı. Eğitim sistemi üretici olmalı. Şimdi ülkemizde yapılamayacak çok az şey var. Bunu herkes çok iyi bilsin. Yapılamayacak çok az şey var. Yapılabilecek değil. Başkent üniversitesinde de yapılamayacak çok az şey var. Bunun için hiç kimse bana mazeret beyan etmesin. Benim defterimde mazeret yazmıyor. Ne gerekirse hepsi var. Gerçekten üreten ara eleman çok önemlidir. Çünkü her başarının altında ekibin imzasi var. Her geminin bir kaptanı var. Ama tayfalar önemli. Başarının altında kesinlikle ekibin imzası var. Bu ekibin içinde herkes var. Her şey var. Toplumlarda öyledir. Bir toplum düşünün. Bir toplum güçlüdür. Toplumun üniversiteleri, eğitim sistemi güçlüdür. Bilginin kaynağı neresi? Bilginin kaynağı okullar ve üniversitelerdir. Araştırma, araştırma yapmazsanız, hiç bir şey üretemezsiniz. Dolayısıyla, hedefimiz ne? üretken toplum, üretken toplumu meydana getirmektir. Üretken toplum olmazsa bir yere gidemezsiniz. Üretimin temeli araştırmaya dayanır. Araştırma, her kategoride araştırma önemlidir. Başkent Üniversitesini kurdum. İlk yaptığım şeylerden birisi Araştırma. Başkent Üniversitesinin yaptığı en önemli projelerden bir tanesi Sanayi bölgesinde Meslek Yüksek Okulu kurmak olmuştur. Bu çok önemli. Aranan Eleman diyoruz ya. Onun yetişmesinin yeri işbirliğidir. Sanayi, Üniversite İşbirliği aslında Sanayi, Eğitim işbirliğidir. Başkent Üniversitesi olarak ülkemize bilgili öğrenciler, bilgili insanlar yetiştirmek için ne gerekiyorsa yaparız. Değerli Öğretim elemanları, değerli arkadaşlar, önemli bir şey yaptınız. Lise ile koordineli bir şekilde çalışma fırsatı elde ettiniz ve bu şekilde lisedeki öğrencilerimizinde önü açılmış oldu. Artık bu bir örnektir. İnanıyorum ki diğer kurumlarda bu modeli alacaklar ve liselerdeki öğrencilerimizinde araştırma yapmasına katkı sağlayacaklar. Bunun için sizi ve çok değerli öğrencilerimizi kutluyorum. İnanıyorum ki onlar daha çok araştırma yapmayı düşünecekler.
Konuşmalardan sonra, yarışmaya katılan 5 takım davetliler ve jüri önünde projelerimin sunumunu gerçekleştirdiler.
Bu yıl ilki düzenlenen CUMHURİYETİMİZİN 100’üncü YILINDA ARANAN ELEMANLAR FİKİR ve PROJE YARIŞMASININ BİRİNCİLİĞİNİ PRISONERS EKİBİ ELDE ETTİ.
Jürinin değerlendirmesi sonunda PRISONERS Ekibinin, MİNİ İHA’larla LASER SENSÖR KULLANARAK ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI projesi birinciliği kazandı.
Yarışmanın ikinciliğini de MIT Ekibi DRONATİK isimli projesiyle elde etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.