ENDONEZYA’nın bağımsızlığının 78’inci yıl dönümü dolayısıyla Ankara’daki Endonezya Büyükelçiliği İkametgahında bir Diplomatik Resepsiyon düzenlendi.
Endonezya Büyükelçiliği İkametgahında, Büyükelçi Lula Muhammed İkbal ve eşi Sinta AGATHIA’nın ev sahipliğinde düzenlenen 78’inci yıldönümü Diplomatik resepsiyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop hazır bulundu.
Endonezya Milli Gün resepsiyonuna Ankara’da Büyükelçilikleri bulunan ülkelerin Büyükelçileri, askeri ataşeleri, Türkiye’de bulunan Endonezya vatandaşları ve çok sayıda seçkin bir davetli topluluğu da katıldı.
78’inci yıl Diplomatik Resepsiyonu Endonezya Büyükelçisi Ekselansları Lula Muhammed İKBAL’in konuşmasıyla başladı.
Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Lula Muhammed İKBAL, 78’inci yıldönümü Diplomatik Resepsiyonu’ndaki konuşmasında şunları söyledi; “Endonezya deneysel bir ulustur, çünkü 17 Ağustos 1945’te bağımsızlığımız ilan edilmeden önce Endonezya diye bir ülke yoktu. Biz herhangi bir krallığın mirasçısı değiliz. Bizler Nusantara takımadalarına yayılmış yüzlerce irili ufaklı krallıktan oluşan yeni bir ulusuz.
Farklı etnik gruplardan ve kültürlerden oluşuyoruz. Çeşitlilik, ulus olarak DNA’mızda var. Çeşitliliğimizi bir zenginlik, bir varlık olarak görüyor ve bundan gurur duyuyoruz. Dolayısıyla 78 yıllık uluslaşma sürecimizde kriz üstüne kriz yaşamış olsakta bir Ulus olarak hala dimdik ayaktayız.
Endonezya’nın güçlü bir ulus olması ve kurucularının asil ideallerini gerçekleştirebilmesi için kardeşlerimizden dua etmelerini rica ediyorum.
Endonezyalılar’ın Türklerle olan tanışıklığı en az 600 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu 600 yıllık uzun yolculuk bizi duygusal ve tarihsel olarak birbirimize bağladı. Endonezya Uzak Doğu’da yer alsa da hiçbir zaman kendisini Türkiye’den uzak hissetmemiştir.
Endonezya’nın 1945’teki bağımsızlığı bile Türk Bağımsızlık mücadelesinden esinlenmiştir. Bu uzun yolculuk boyunca iki taraf da şefkat ve paylaşımı elden bırakmamıştır.
İki ülke arasındaki ilişkiler çok uzun yıllara dayansa da işbirliğinin halen mevcut potansiyelinin çok altında olduğunun farkındayız. Bu nedenle son 4 yılda yaptığımız şey, mevcut tüm işbirliği fırsatlarını tespit etmek ve araştırmak oldu. Bazı işbirliği alanları çok iyi ilerledi, ancak hala keşfetmemiz gereken pek çok fırsat alanı bulunuyor. Buna rağmen, son 4 yılda daha güçlü ikili ilişkilerin temellerini attığımız aşikar. Her iki tarafta da farkındalık giderek daha açık hale gelmektedir.
Bu gelişmeler burada kalmayacak. İki ülke arasındaki büyük işbirliği potansiyeline olan güvenimizi korumaya devam edeceğiz. Tüm taraflarında desteğiyle, her zaman hissettiğim gibi, Türkiye-Endonezya ilişkileri önümüzdeki günlerde güçlenerek büyümeye devam edecektir.
Endonezya ve Türkiye acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle ve kederiyle, iyi ve kötü günlerde her zamani kardeştir. Her zaman birbirimizi önemseyecek, birbirimize yardım edecek ve birbirimizi destekleyeceğiz.
Değerli Kardeşlerim,
Şimdi konuşmamın okumayı en az istediğim kısmına geçiyorum. Veda konuşmamı yapmanın vakti geldi.
Türkiye’ye 2019 yılının Haziran ayında geldik, şu ana kadar 4 yıldan fazla bir süre geçti. Bir büyükelçi olarak, meslek hayatımda, 4 yıl içinde Türkiye’de birçok önemli olaylar yaşadım ve bunlara tanıklık ettim. Tüm bu olaylar bana sadece yeni deneyimler değil aynı zamanda yeni dersler ve bilgelik kazandırdı. Bir diplomat olarak Türkiye’deki görevim kariyerimin dönüm noktası oldu. Burada tüm kapılar bana her zaman açıktı ve çoğu zaman ben daha sormadan herkes yardım elini uzatıyordu. En üst düzey yöneticilerden sıradan vatandaşlara kadar herkes mesleki kariyerim boyunca daha önce hiç görmediğim bir kardeşlik örneği sergiledi.
Bu sebeple, Türkiye’deki tüm muhataplarıma en derin şükranlarımı ifade etmeme izin verin. Bu akşam burada bulunan sizler sadece ortaklarımız değil 4 yıldan fazla bir süredir bizim için her şeyi kolaylaştıran ve mümkün kılan kardeşlerimizsiniz.
İki ülke arasındaki ikili ilişkileri geliştirme çabalarımıza büyük katkılar sağlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fatih Kacır kardeşimi onur konuğu olarak davet etmekten şeref duyuyorum. 2019 yılından bu yana Sayın Kacır’ın elinden gelen bütün desteği nasıl sağladığını burada tek tek anlatmam malesef mümkün değil. Ekselansları, bana göstermiş olduğunuz kardeşlik nezaketiniz asla unutulmayacaktır. Sağlık ve başarılarınızın devamını dilerim.
Ben, eşim Sinta Agathia, kızım Renaisantya ve kızım Sophie burada bulunan Türk dostlarımıza ve kardeşlerimize, diplomatik camiaya, Türkiye’de bulunan Endonezyalı vatandaşlarımıza ve son olarak da Endonezya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nin değerli büyük ailesine şükranlarımızı sunuyoruz. Sizlerin desteği olmadan kesinlikle hiçbir şey yapamazdık. Eğer sizlerle iletişimimiz süresince herhangi bir kusurumuz olduysa hepinizden içtenlikle af diliyoruz.
Bir diplomatın hayatı gülümsemeler ve gözyaşlarıyla dolu bir hikayedir. Her ne kadar Türkiye’ye yüzümde tebessümlerle gelmiş olsam da, ülkeyi kendi ülkeniz, insanları da kendi aileniz gibi hissetmeye başladığınızda gözyaşlarınızın akmasına engel olamazsınız.
Türkiye bizim için inanılmaz bir ev sahipliği yaptı. Her zaman minnettar olacağımız ve her zaman sevgiyle yad edeceğimiz bir yaşam serüveni sundu. Türkiye’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Türk milleti için temennimiz her zaman esenlik olacaktır.
Daha fazla duygusallaşmamak için burada konuşmamı sonlandırmak durumundayım. Hepinize çok teşekkür ediyorum.
Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fatih Kacır’ı konuşmalarını yapmak üzere onur konuğumuz olarak sahneye davet ediyorum.”
Endonezya Büyükelçisi Ekselansları Lula Muhammed İKBAL’den sonra kürsüye Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR geldi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, konuşmasının başında Endonezya’nın bağımsızlığının 78’inci yıl dönümünü kutladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı KACIR, Türkiye-Endonezya ilişkilerinin 15’inci yüzyıldan itibaren başladığını hatırlatarak iki ülke arasında uzak mesafelerden asla etkilenmeyen dostluk ve yakınlık hissiyatının, zor zamanlarda Endonezyalı dostların yanında yer alma anlayışı sayesinde kuvvetli bir zemine oturduğunu kaydetti.
Şubat ayında Kahramanmaraş merkezli iki deprem felaketi sonrasında Endonezya hükümeti ve halkının göstermiş olduğu dayanışma ve sundukları desteğin bu kuvvetli bağların açık kanıtı olduğunun altını çizen Bakan KACIR, iki ulus arasındaki derin dostluk bağlarının gelecekteki işbirliğine ışık tutacağından emin olduğunu söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, daha sonra sözlerine şu şekilde devam etti; “Ortak stratejik hedeflerimiz oldukça bu bağ daha da kuvvetlenecek. Dünyada siyasi ve ekonomik güçlüklerin tırmanışa geçtiği bu dönemde iş birliğimizin barış, refah ve istikrara katkıda bulunmasını temenni ediyorum. Liderlerimiz tarafından belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hedefimize ulaşmak için hep birlikte gayret gösteriyoruz. Ayrıca, ikili ilişkilerimizin önemli bir boyutunu oluşturan savunma sanayi alanında, önemli bir sinerji yakaladık. Büyük işbirliklerinin arefesindeyiz.”dedi.
Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Lalu Muhammed İkbal’in görev süresinin gelecek hafta sonlanacağını bildiren Sanayi ve Teknoloji Bakan Mehmet Fatih KACIR, konuşmasını “Kardeşim İkbal, görev süreniz boyunca ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişimine çok değerli katkılarda bulundunuz. Türkiye’de her zaman güzel anılar ile hatırlanacaksınız. Yeni görevinizde şimdiden başarılar diliyorum.” cümleleriyle tamamladı.
Konuşmaların hemen akabinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, Kayseri Milletvekili Hulusi AKAR, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal BOZAY, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur YAVAŞ ve eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa ŞENTOP’a Büyükelçi Lula Muhammed İKBAL’in eşi Sinta AGATHIA tarafından geleneksel Tumpeng yemeği ikram edildi. Daha sonra, Karşılıklı plaket ve hediye takdimi yapıldı.
Tumpeng yemeği ikramı ve hediye takdiminden sonra davetliler kendilerine ikram edilen lezzetli yiyeceklerin tadını çıkarırken birlikte sohbet etme fırsatı da buldular.
Diplomatik resepsiyon, Endonezya’nın folklor dans ekiplerinin gösterileri ve orkestranın seslendirdiği yerel ve dünya müziğinin popüler şarkılarıyla sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.