Malezya’nın 66’ıncı bağımsızlık yıl dönümü Ankara’da Sheraton Otel’de düzenlenen resepsiyonla kutlandı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU resepsiyonda Türkiye’yi temsil ettiler.
Malezya’nın 66’ıncı Bağımsızlık Günü resepsiyonunda Ankara’dan Büyükelçiler, Askeri Ataşeler ve çok sayıda seçkin bir davetli topluluğu da hazır bulundu.
Malezya ve Türkiye’nin milli marşlarının seslendirimesinin ardından ilk konuşma için Malezya’nın Ankara Büyükelçisi Sazali Bin Mustafa KEMAL kürsüye geldi.
Büyükelçi Mustafa Kemal, konuşmasına konukları milli gün resepsiyonunda görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı.
Malezya’nın Ankara Büyükelçisi Sazali Bin Mustafa Kemal, ülkesinin bu yılki Bağımsızlık Günü yıldönümü temasının Malaysia MADANI-Determination in Unity fulfils Hope (Birlik İçin Kararlılık Umudu yeşertir.) olduğunun altını çizerek, bu temanın, iyi yönetim arayışında birlik ruhunu, sürdürülebilir kalkınmayı ve ırksal uyumu temsil ettiğine dikkat çekti.
Büyükelçi Sazali Bin Mustafa Kemal, bu temanın Malezya’nın nasıl kurulduğunu hatırlattığına dikkat çekerek, Malezya bağımsızlığını 31 Ağustos 1957’de Birleşik Krallık’tan kazandığını ve 31 Ağustos’un çeşitli etnik gruplardan Malezya’lıların kendi uluslarını oluşturmak için el ele verdiği bir yolculuğun başlangıcı olduğunu kaydetti.
Büyükelçi Sazali Bin Mustafa Kemal , Malezya’nın, büyüyerek dünyanın en büyük 25’inci ticaret ülkesi haline geldiğini kaydetti ve ülkesinin küresel ekonomik baskılara rağmen bunu başardığını vurguladı.
Malezya’nın Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığın bir parçası olduğunu da hatırlatan Mustafa Kemal, bu serbest ticaret anlaşması içindeki 15 ülkenin dünya nüfusunun yüzde 30’unu oluşturduğunu, gayri safi yurt içi hasıla ile kıyaslandığunda küresel ekonomik faaliyetlerin yüzde 30’una katkıda bulunduğunu da atıfta bulundu.
Büyükelçi Mustafa Kemal, daha sonra sözü Türkiye-Malezya ikili ilişkilerine getirerek iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 1964 yolunda kurulduğuna dikkat çekti ve giderek güçlendiğini, geçen yıl “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” seviyesine çıkarıldığını bildirdi.
İki ülke liderinin her zaman iletişim halinde olduğuna atıfta bulunan Büyükelçi Mustafa Kemal, Malezya-Türkiye ilişkilerinin sadece politika ve ekonomiyle sınırlandırılamayacağını, bu yılın Şubat ayında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki depremde Malezya halkının Türkiyenin yanında olarak bunu gösterdiğini de dile getirdi.
Depremde enkaz altındaki insanların kurtarılması için Malezya’dan arama kurtarma ekiplerinin gönderildiğini hatırlatan Büyükelçi Mustafa Kemal, 140 personelin afet bölgesinde görev yaptığını belirtti.
Malezya’nın Ankara Büyükelçisi Sazali Mustafa Kemal, Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinde Malezya Askeri Sahra Hastanesi kurulduğunu, 6 haftalık sürede Türk sağlık ekipleriyle birlikte çalışıldığını kaydetti.
Büyükelçi Mustafa Kemal, bunun yanı sıra deprem bölgelerindeki yeniden inşa çalışmalarını başlatmak için Malezya’nın Türkiye’ye 2 virgül 8 milyon dolar destek verdiğini de dillendirdi.
Malezya’nın Ankara Büyükelçisi Sazali Bin Mustafa Kemal, konuşmasını resepsiyonla Bağımsızlık Günü’nün yanısıra Malezya Silahlı Kuvvetleri’nin 90’ıncı yılının kutlandığına da dikkat çekerek sonlandırdı.
Malezya’nın Bağımsızlık Günü resepsiyonunda Malezya Büyükelçisi Mustafa KEMAL’den sonra kürsüye Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER geldi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER, özetle Malezya’nın her alanda gelişen ve güçlenen bir bir ülke olduğuna dikkat çekerek konuşmasına başladı.
Yaşar Güler, daha sonra şöyle konuştu;
Malezya Milli Günü vesilesiyle düzenlenen resepsiyonda sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, bu anlamlı günde sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Dost ve kardeş ülke Malezya’nın Millî Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca sizlerin şahsında dost ve kardeş Malezya halkına da saygılarımı sunuyor, selamlarımı gönderiyorum.
Sözlerimin başında, Malezya’nın bağımsızlığı ve bütünlüğü uğrunda cesaret ve kahramanlıkla mücadele ederken hayatını feda eden, büyük ve güçlü Malezya’nın ortaya çıkmasında en büyük pay sahibi olan Malezya’nın kahraman şehit ve gazilerini rahmet ve minnetle yâd etmek istiyorum.
Malezya, sahip olduğu konum itibarıyla Güneydoğu Asya’da stratejik önemi yüksek olan aynı zamanda Malezya millî marşında da yer aldığı gibi “İnsanların uyum ve refah içinde yaşadığı” güzel bir ülkedir. Özellikle tarihi ve kültürel çeşitliliği, ekonomik alandaki etkinliği ile Malezya, son yıllarda her alanda gelişen ve güçlenen bir ülke hâline gelmiştir.
Türkiye olarak bizler de köklü tarihi ve kültürel ilişkilerimizin bulunduğu kardeş Malezya’nın bu gelişiminden büyük memnuniyet duymaktayız. Zira ülkelerimiz ve halklarımız arasında coğrafi uzaklığa rağmen 500 yılı aşkın süredir dostluk ve kardeşlik bağları bulunmaktadır. Geçmişten gelerek günümüze ulaşan bu bağlar, bugün de ülkelerimiz arasındaki çok yönlü iş birliği ve mükemmel ilişkilere zemin hazırlarken ortak geleceğimize de yön vermektedir.
Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler, tarihi ve kültürel bağlara, sevgi, saygı ve iş birliği esaslarına dayanmaktadır. Bugün Malezya, Türkiye’nin Güneydoğu Asya’daki en büyük stratejik ortaklarından biridir. Nitekim ikili ilişkilerimiz ve iş birliğimiz, son yıllarda hemen her alanda artan bir ivmeyle gelişmektedir.
Özellikle askeri iş birliği ve savunma sanayi alanında ortak fayda temelinde son yıllarda hayata geçirdiğimiz ortak projeler ve savunma sanayi firmalarımızın ülkelerimizde faaliyet göstermesi ilişkilerimizin gelişmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Aynı şekilde Silahlı Kuvvetlerimiz arasında ortak eğitim faaliyetleri, tatbikatlar ile müşterek girişimlerimiz devam etmektedir. Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmi de son yıllarda büyük artış göstermekte, bunun yanı sıra ekonomi, bilim, teknoloji, eğitim, turizm, enerji ve gıda alanlarında da iş birliğimiz her geçen gün artmaktadır. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki seneye diplomatik münasebetlerimizin 60’ıncı, stratejik ortaklığımızın da 10’uncu yılına ulaşacağız. Bu vesileyle geçtiğimiz yıl “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” seviyesine yükselttiğimiz ilişkilerimizi, çeşitlendirerek daha büyük ortaklıklar oluşturma azim ve kararlığı içerisindeyiz. Temel hedefimiz; ülkelerimiz arasındaki dostluk ve iş birliğinin çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmasıdır. Temin edeceğimiz daha güçlü iş birlikleri, dünyanın iki kritik coğrafyasında yer alan ülkelerimizin refahı ve gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır. Nitekim geçtiğimiz yıl Malezya Kralı Sayın Sultan Abdullah’ın ülkemizi ziyareti de bu hedef doğrultusundaki irademizin önemli bir göstergesi olmuştur. Tüm bunların yanı sıra Türkiye ve Malezya olarak uluslararası arenadaki iş birliğimizi de çok boyutlu olarak sürdürmekteyiz. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, ASEAN ve D-8 gibi çeşitli platformlardaki ortak tutumumuz, bölgesel ve küresel barış ve istikrara önemli katkılar sağlamaktadır.
Türkiye ve Malezya arasındaki yakın bağlar, ülkelerimizde meydana gelen doğal afetlere yardımda da kendini göstermektedir. Türkiye, Aralık 2004’te Güneydoğu Asya’da meydana gelen deprem ve tsunaminin yol açtığı felaket çerçevesinde Malezyalı kardeşlerinin yanında olurken, Malezya da ülkemizde meydana gelen ve büyük bir yıkıma yol açan 6 Şubat tarihli depremlerde ilk andan itibaren bizlerin yardımına koşmuştur. Malezyalı arama-kurtarma ekiplerinin yanı sıra Malezya Başbakanı Sayın İbrahim Enver’in de bizzat deprem bölgesini ziyaret etmesi, bizler için ayrıca önemlidir. Bu vesileyle, arama kurtarma faaliyetlerinden, malzeme desteğine kadar büyük bir gayretle çalışan Malezyalı görevli kardeşlerimize teşekkür ediyor; Malezya Devletine ve halkına şükranlarımı sunuyorum. Birbirimize olan güvenimiz ve desteğimiz, bundan sonra ilişkilerimizin daha da gelişmesi noktasında bizlere ilham vermektedir. Bu anlayışla, Türkiye-Malezya dostluk ve kardeşliğinin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu vesileyle yaklaşan Malezya Günü ve Malezya Savunma Kuvvetleri Günü ile birlikte Malezya Millî Günü’nü bir kez daha kutluyor; dost ve kardeş Malezya halkına sağlık, başarı ve esenlikler diliyor; sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Kalın sağlıcakla.
Konuşmaların hemen akabinde Milli Savunma Bakanı Yaşar GÜLER ve Malezya’nın Ankara Büyükelçisi Sazali Bin Mustafa KEMAL, Bağımsızlık Günü için hazırlanmış pastanın kesimini yaptılar.
Pasta kesiminden hemen sonra davetliler, bir yandan Malezya ve Türk mutfağından kendilerine ikram edilen lezzetli yemeklerin tadını çıkarırken bir yandan da birlikte sohbet etme fırsatı da buldular.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.