Ankara’nın Oran Semtinde yer alan Türk-Japon Vakfı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluşu’nun 100’üncü yılına özel YAMATOLIA grubunun konseri ve Resim sergisine ev sahipliği yaptı.
YAMATOLIA grubunun konseri öncesinde Türk-Japon Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nejat Bora SAYAN bir konuşma yaptı.
Prof. Dr. Nejat Bora SAYAN, konuşmasına Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sözleri ile başladı.
Prof. Dr. Nejat Bora SAYAN, konuşmasında şunları söyledi; Bu coşku dolu günde sizleri Ulu Önder Atatürk’ün hafızalarımıza kazınmış şu sözleri ile selamlamak isterim, ‘’Benim naciz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti mesut ve muzaffer olacaktır.’’ Atatürk’ün Ulusal Kurtuluş savaşından sonra en önemli eseri olan Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılını burada sizlerle birlikte, Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Önderimizi Türk-Japon ezgileri ile süslenmiş bir sanat etkinliği ile anacak olmaktan Türk Japon Vakfı çalışanları ve Yönetim Kurulu olarak büyük onur duymaktayız. “CUMHURİYET, AYDINLANMA’nın” adıdır. 100 yıl önce bugün yakılan bir meşaledir cumhuriyet. Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak başlatmış olduğu milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasının ardından, 29 Ekim 1923 yılında ilan ettiği Cumhuriyet, Türk Milletine bırakılmış “EN BÜYÜK MİRAS ve VAZGEÇİLMEZ BİR DEĞERDİR.” İşte bu değer, bizleri ulusal bir devletin onurlu, özgürce düşünebilen, eşit haklara sahip birer ferdi, devletin tek ve gerçek sahibi haline getirmiştir. Tarihimizin en kapsamlı ÇAĞDAŞLAŞMA HAMLESİ olan CUMHURİYET, getirdiği yenilikler ve atılımlarla Türk insanının ufkunu genişletmiş, ekonomik, sosyal ve siyasal hayatımız görülmemiş bir dinamizm kazanmıştır. CUMHURİYET İLİMDİR, FENDİR. Bu yüzden Atatürk ‘’Bir gün söylediklerim bilime aykırı düşerse bilimi seçin ‘’demiştir. Bizlere ve gelecek nesillere düşen en önemli görev; Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunmak, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruyup kollamaktır. Büyük Önder Onuncu Yıl Nutku’nda ‘’Türk Milleti! Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük Millet Bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanızı dilerim’ ’demişti. Ata’mızın bu dileğine uygun olarak Cumhuriyetimizin 100 yılını hep birlikte bugün coşku ve gurur ile kutlamanın huzurunu yaşıyoruz. Biz, bize Yüce Önder Atatürk tarafından emanet edilen Cumhuriyetimizin sonsuza denk bize ışık tutması ümidiyle sözlerime son verirken tüm bu duygu ve düşünceler içerisinde herkesin Cumhuriyet Bayramını kutluyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizin manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum. Bu etkinliğimizin düzenlenmesinde bize destek olan, sanat ve sanatçılarımıza verdiği değerle hepimizin sevgisini kazanmış Denizbank ve Denizbank’ın Genel Müdürü Sevgili dostum Sn. Hakan Ateş’e sonsuz şükranlarımı sunarken, gecemize renk katacak olan tüm sanatçılarımıza yürekten teşekkür ediyor, hepinize iyi seyirler diliyorum.
Türk-Japın Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nejat Bora SAYAN’ın konuşmasının akabinde dört kişiden oluşan YAMATOLIA konseri başladı.
YAMATOLIA, Japonya’ya özgü telli çalgı KOTO’da Suetomi Atsuko, ARP’da Çağatay Akyol, KAVAL, SİPSİ ve NEY’de Ferhat Erdem, PERKÜSYON’da Cemal Özkızıltaş’tan oluşan 4 kişilik bir ekip.
Atsuko, Japonların geleneksel kıyafeti KİMONO, diğer grup üyeleri ise giydikleri HİTİT dönemi kıyafetleri ile sanatseverlerin karşısına çıkıyor.
YAMATOLIA Grubu, konserlerinde Türk ve Japon kültürüne özgü müzikleri, her iki kültüre ait çalgılarla harmanlayarak izleyenlerle buluşturuyor.
4 kişiden oluşan Yamatolia Grubu, sanatseverlere, Türkiye’den Kayseri’nin Gesi Bağları, Aşık Veysel’den GİDİYORUM GÜNDÜZ GECE, Karadeniz folkloründen bir potbüri, Yunus Emre ve Pir Sultan Abdal’dan ilahiler, Japonya’dan Sakura-Kiraz Çiçeği ve Ay Damlası’nı sundu.
Konserin sonunda ney sanatçısı Ferhat Erdem, İZMİR MARŞI’nı Japonca ve Türkçe seslendirdi.
Sanatseverler, ellerinde Türk Bayraklarıyla sanatçıya eşlik ederek O’nu ayakta alkışladılar.
Bu arada, konserden önce yine Cumhuriyet’in 100’üncü yılına özel RESİM Sergisinin açılışı vardı.
Japon Müziği ve Sanatları Derneği Başkanı Neslihan Noyan, resim sergisinin açılışında bir konuşma yaptı.
Noyan, serginin dernek üyeleri ve dışardan gelen sanatçılarla birlikte oluşturulan çok anlamlı bir sergi olduğunu söyledi.
Noyan, daha sonra şöyle konuştu; “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını kutladığımız bu anlamlı güne Atatürk’ün sözleriyle başlamak istiyorum, Ata’mız ‘Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz’ demiş, Milletin sanat yeteneğinin, güzel sanatlara verdiği değerle ölçüleceğini söylemiş.”
Japon Müziği Sanatları Derneği Başkan Yardımcısı Sibel Aktaş ise Yüz yıldır bilim ve sanatla ayakta olunduğuna vurgu yaparak Cumhuriyet’in ilanı ile hukuksal olarak ikinci dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923 günü gerçekleşen oturumunda Mustafa Kemal Atatürk’ün hazırladığı Anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetim şeklinin Cumhuriyet olarak belirlenmesi üzerinden yüz yıl geçtiğini hatırlattı.
Cumhuriyet’in ilanının Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaçlayan Türk devriminin bir parçası olduğunu anlatan AKTAŞ, Atatürk’ün Türk toplumunun çağdaş düzeye güzel sanatlarda yapılan atılımlar ile ulaşacağına, sanata özel ilgi ve destek göstererek çağdaş Türkiye’nin yükselebileceğine inandığını kaydetti.
Cumhuriyet’in ilanından itibaren çağdaş eserler verilmeye başlandığını ifade eden AKTAŞ, Atatürk’ün ‘Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. Oysaki bizim ulusumuz gerçek nitelikleriyle uygarlığa erişmeye layıktır. Uygarlığa erişecektir ve ilerleyecektir’ sözlerinden güç alarak Cumhuriyet’imizin kuruluşunun ilk günkü heyecanını Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılına taşıyarak açılışını gerçekleştirdiğimiz sergimiz ile taçlandırıyoruz. “ dedi.
Sibel AKTAŞ, konuşmasını “Japon Müziği Sanatları Derneği olarak Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan, bilim ve sanat yolunda yetişen, bilgileri bizlere kadar ulaşan, 100’üncü yılı ve çağdaşlaşmayı temsil eden eserleriniz ile katılımlarınızdan ve değerli misafirlerimizin burada bizimle beraber olmasından dolayı onur duyuyoruz.” diyerek sonlandırdı.
Konuşmalardan sonra serginin açılışı, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan KAVAKLIOĞLU, Japonya Büyükelçiliği Misyon Şefi yardımcısı Takero AOYAMA ve Türk-Japon Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nejat Bora SAYAN tarafından yapıldı.
Sergide, ATATÜRK resimleriyle tanınan Nevzat CAN ile Hüsna DİŞBUDAK’ın eserleri de yer alıyor.
Sanatseverler, Türk-Japon Vakfı’ndaki sergiyi 1 Kasım’a kadar ziyaret edebilecekler.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.