“Amacımız, ülkemizi elektrikli araç ve batarya üretiminde dünyanın önde gelen oyuncularından biri hâline getirmek”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ford Otosan Yeniköy Fabrikası Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Togg’un yollara çıkışının tetiklediği ilgiyle, hızla gelişen bir elektrikli araç piyasasına sahip olma yolunda ilerliyoruz. Amacımız, ülkemizi elektrikli araç ve batarya üretiminde dünyanın önde gelen oyuncularından biri hâline getirmektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Ford Otosan Yeniköy Fabrikası Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, üretime başlama heyecanını 2014’te birlikte yaşadıkları, ilave bir yatırımla 2021’de kapasite büyümesine şahitlik ettikleri Ford Otosan Yeniköy Fabrikası’nın yeniden tasarımı sonrası açılış töreni nedeniyle bir araya geldiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel endüstri bölgesi statüsündeki yatırımlarla kapasitesi 110 binden 405 bine çıkan, 3 bin 500 kişilik yeni istihdam sağlayan fabrikanın gruba, şehre ve ekonomiye hayırlı olmasını diledi.
Ford Otosan’ın Kocaeli fabrikalarının, resmî açılışı yapılan yatırımıyla birlikte Avrupa’nın en büyük ticari araç üretim tesisi hâline geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Dünya markası Ford’un mühendislik ve üretim gücünün bir yansıması olan Yeniköy’deki bu tesis, pek çok öncü özelliğiyle geleceğin fabrikası unvanını hak ediyor. Ülkemizin üretim ve ihracat gücüne önemli katkı sağlayacak bu tesis hem içten yanmalı hem de elektrikli araç üretebilen özelliğiyle öne çıkıyor. Geleceğin fabrikası Yeniköy, yeni nesil Transit Custom’un yanı sıra elektrikli Transit ve Volkswagen’in bir tonluk ticari aracının üretimine de ev sahipliği yapacak. Avrupa’nın en çok satan van sınıfı aracı olan Transit Custom’un yeni versiyonunun da ülkemizdeki ve dünyadaki müşterilerine hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeniköy’ün yanı sıra Gölcük, Eskişehir ve Romanya’daki fabrikalarıyla toplam üretim kapasitesini 720 bine çıkartan, Sancaktepe’deki 2 bin kişinin görev yaptığı araştırma-geliştirme merkeziyle yeniliklere öncülük eden Ford Otosan’ın, Türk otomotiv sanayisinin gururu olmayı sürdürdüğünü söyledi.
“OTOMOTİV ÜRETİMİNDE 13. SIRAYA YÜKSELDİK”
Diğer tüm sektörler gibi, otomotivde de bu topraklarda üretim ve ihracat yapan, katma değer ortaya çıkartan, istihdam oluşturan tüm yatırımcılar gibi Ford Otosan’a da her zaman sahip çıktıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar yerli ve yabancı sermaye ayrımı yapmadık, yapılmasına müsaade de etmedik. Başbakanlığım ve Cumhurbaşkanlığım döneminde Ford Otosan’ın başlattığı her yatırımı destekledik, attığı her adımda yanında olduk. Yaklaşık 2,5 yıl önce 2 milyar dolarlık yeni bir yatırım programı açıklayan Ford Otosan’ın bu planı adım adım hayata geçirdiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ticari araç üretiminin yüzde 69’unu ve ticari araç ihracatının yüzde 75’ini Ford Otosan’ın gerçekleştirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti: “Dünyanın 94 farklı ülkesinde Türkiye’de üretilen Ford hafif ticari araç ve parçalarının kullanımını görmek bizim için kıvanç kaynağıdır. Geçen yıl toplam 6,2 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşarak otomotiv sektörünün ihracat şampiyonu unvanını devam ettiren Ford Otosan’ı bu başarısından dolayı ayrıca tebrik ediyorum. Otomotiv üretiminde dünya sıralamasında 5 yılda 15. sıradan 13. sıraya yükselmiş olmamız doğru istikamette ilerlediğimizi gösteriyor. Üstelik bu başarıya ardı ardına yaşanan küresel krizlere rağmen ulaştık. Geçtiğimiz yıl otomotiv ihracatımız 9 milyar doların üzerinde dış ticaret fazlası verdi.”
“TÜM DÜNYADA OLDUĞU GİBİ ÜLKEMİZDE DE ELEKTRİKLİ ARAÇLARA OLAN İLGİ GİDEREK ARTIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak otomotiv üretim piyasasında yaşanan teknolojik değişikliklere hızla uyum sağlayarak elde ettikleri üretim ve ihracat gücünü korumakta kararlı olduklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katlanarak büyüyen elektrikli ve hibrit araç üretiminde söz sahibi olmamızı sağlayacak yatırımlara özel önem veriyoruz. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de elektrikli araçlara olan ilgi giderek artıyor. Dünyada bu yıl 7 milyonu Çin, 3 milyonu Avrupa ve 2 milyonu Amerika’da olmak üzere toplamda 14 milyon adet elektrikli araç satışı bekleniyor” dedi.
Mevcut firmaların ve yeni aktörlerin piyasaya girişiyle bu alandaki rekabetin giderek kızışacağının anlaşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak biz de Togg’un yollara çıkışının tetiklediği ilgiyle, hızla gelişen bir elektrikli araç piyasasına sahip olma yolunda ilerliyoruz” ifadesini kullandı.
“Amacımız, ülkemizi elektrikli araç ve batarya üretiminde dünyanın önde gelen oyuncularından biri hâline getirmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elektrikli araç bataryasında 70 gigabayt saatlik bir üretim kapasitesine şimdiden ulaşmış bir ülke olarak en geç 2030 yılında Avrupa’nın batarya üretim üssü konumuna gelmekte kararlıyız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çerçevede elektrikli araç teknolojisinde Ford Otosan grubunun yaptığı hamleleri takdirle takip ettiklerini ifade ederek, “Ford Otosan’ın geçtiğimiz yılın nisan ayında banttan indirdiği Türkiye’nin ilk elektrikli ticari aracı E-Transit’le attığı adımın devamının geleceğine inanıyorum” dedi.
Tıpkı içten yanmalı ticari araçlarda olduğu gibi elektrikli ticari araç üretiminde ve satışında da Ford Otosan’ın ülkenin amiral gemisi olmayı sürdüreceğinden şüphe duymadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ford’un elektrikli araç ve batarya yatırım programını yakından takip etmeyi, ihtiyaç duyulan her noktada sizlere destek vermeyi sürdüreceğiz. Esasen otomotiv sektöründeki yeni gelişmelere kendini adapte edemeyen firmaların kökleri ne kadar derine uzanırsa uzansın bir süre sonra ayakta kalmakta zorlanacakları açıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ford Otosan’ın geleceğin yenilikçi teknolojilerine yaptığı yatırımlarla önümüzdeki asırda da sektördeki liderliğini devam ettirme azmiyle yoluna devam ettiğini ispatladığını belirterek bu güzel fabrikanın ülkeye kazandırılmasında emeği geçen herkesi kutladı.
Küresel ekonominin son 2-3 yıldır çok ciddi zorluklarla, ardı ardına gelen son asrın en büyük krizleriyle mücadele ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm dünyayı derinden sarsan Kovid-19 salgınının etkilerinden henüz tam manasıyla kurtulmadan Rusya-Ukrayna Savaşı patlak verdi. Tedarik zincirinde yaşanan kırılmalara, savaşla birlikte bir de enerji ve gıda fiyatlarıyla ilgili sıkıntılar eklendi. Buna bağlı olarak pek çok ülkede enflasyon oranları son 60-70 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu olumsuzluklardan dünyadaki diğer tüm ülkeler gibi etkilendiklerini dile getirerek, “Üstelik bütün bunlara ilave olarak 14 milyon insanımızı etkileyen asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde 50 binin üzerinde insanımızı kaybettik. Şehirlerimizde ciddi yıkım yaşadık. Depremle yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak için 100 milyar doların üzerinde ilave bir finansman ihtiyacımız ortaya çıktı. Buna rağmen ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu altında belirlediğimiz hedeflerimizden vazgeçmedik. Programlarımızı, yatırımlarımızı, projelerimizi rafa kaldırmadık” diye konuştu.
“TÜRKİYE’Yİ KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNDE ANAHTAR ÜLKE KONUMUNA GETİRDİK”
Diğer yandan, küresel gündemi meşgul eden krizlerin hemen hepsinin ülkenin içinde yer aldığı bölgede meydana geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna arasındaki savaştan Suriye’deki istikrarsızlığa, Gazze’de yaşanan insani trajediye kadar tüm krizlerin ilk muhatapları arasında biz de yer alıyoruz. En büyük başarımız, şimdiye kadar ülkemizi sıcak çatışmaların tarafı yapmamak ve istikrarsızlık ateşinin ülkemize sirayet etmesine izin vermemek olmuştur. Tam tersine, uyguladığımız dengeli, ilkeli ve soğukkanlı politikalarla Türkiye’yi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Tüm krizlerde hep adaleti, barışı, insan hak ve hürriyetlerini savunduk” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nerede olursa olsun akan kanı durdurmak için ellerindeki tüm imkânları seferber ettiklerini kaydederek, “Mazluma sahip çıkarken, inancına da kökenine de asla bakmıyor, zalimin karşısında dimdik durmayı görev biliyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı onurlu duruşu devam ettireceğiz” dedi.
“ENFLASYONU KALICI OLARAK TEK HANELİ RAKAMLARA İNDİRMEK EN ÖNEMLİ HEDEFİMİZDİR”
Dış politikada bu adımları atarken ekonomiyi asla geri plana atmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme stratejimizden taviz vermeden, güncel ihtiyaçları karşılayacak politikalar geliştirip uyguladık, uyguluyoruz. Türk ekonomisinin küresel fırtınalardan en asgari düzeyde etkilenmesini sağlamak amacıyla iş dünyamıza mümkün olan en geniş yelpazede destek olmaya özel önem verdik. Yaşanan sıkıntıların insanımızın refah seviyesinde gerilemeye yol açmaması için ücretliler ve emekliler başta olmak üzere düşük gelirli kesimlerin hep yanında yer aldık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönemde başarıyla gerçekleştirdikleri 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin bir diğer dönüm noktasını teşkil ettiğini aktararak, “Milletimize yakışır büyük bir olgunlukla, yüzde 90’ları bulan rekor katılımla âdeta bir millî irade şölenine çevirdiğimiz bu tarihî seçimler, Türk demokrasisinin gücünü ortaya koymuştur. Milletimiz nezdinde güven tazelediğimiz seçimlerin ardından hiç vakit kaybetmeden hükûmetimizi kurduk, kadromuzu oluşturduk ve ‘Türkiye Yüzyılı’nın inşası için yola revan olduk. Öncelikli meselemiz olan ekonomiye dair yol haritamızı kısa süre içinde öncelikle milletimizle paylaştık” ifadelerini kullandı.
Orta Vadeli Program’ın ardından bir süre önce Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nı ve On İkinci Kalkınma Planı’nı da kamuoyunun, iş dünyasının ve milletin takdirine sunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm paydaşlarla istişare hâlinde hazırladığımız bu plan ve programları yine iş dünyamızla iş birliği içinde hayata geçireceğiz. Önümüzdeki 5 yıl boyunca ekonomide bizlere rehberlik edecek kalkınma planımızda yüzde 5 oranında istikralı bir büyüme hedefliyoruz. Amacımız, 2028 yılında 1,6 trilyon dolar toplam ve 17 bin 554 dolar kişi başına millî gelire ulaşmaktır. Yılda ortalama yüzde 3 istihdam artışı sağlayarak, dönem sonunda işsizliği yüzde 7,5 düzeyine indirmeyi öngörüyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer hedeflerine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mal ihracatını 375 milyar dolara yükseltmeyi, turizm gelirlerinde de 100 milyar dolar seviyelerine ulaşmayı planlıyoruz. Böylece ülkemizin kronik sorunlarının başında gelen cari işlemler açığını sıfıra yakın bir seviyeye düşürmüş olacağız. Enflasyonu kalıcı olarak tek haneli rakamlara indirmek, 2028 yılı sonunda ise yüzde 4,7’ye geriletmek en önemli hedefimizdir. Ayrıca bu süreçte, doğrudan yatırımları ülkemize çekmek için yatırım, ticaret ve finansman alanında hukuki süreçleri kolaylaştıracağız. Temel vergi kanunlarında yatırımcı dostu, sade, anlaşılır ve adil bir vergi sistemi oluşturmaya yönelik düzenlemeler yapacağız. Türkiye, uluslararası yatırımlar ve yatırımcılar için güvenli liman olma vasfını güçlendirecek ve bunu sürdürecektir. Daha pek çok detayı olan bu hedeflerin hiçbiri de afaki değildir.”
“GERİDE BIRAKTIĞINIZ HER FIRTINA, AYNI ZAMANDA SİZE EŞSİZ TECRÜBELER DE KAZANDIRIR”
Türkiye’nin son 10 yıldır maruz kaldığı siyasi dayatmalar, terör saldırıları, sokak olayları, darbeler, sosyal ve ekonomik tuzak teşebbüslerinin 2023 hedeflerine ulaşmalarını bir parça geciktirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama unutmayınız ki ayakta kalarak geride bıraktığınız her fırtına, aynı zamanda size eşsiz tecrübeler de kazandırır. Ülke olarak biz artık bu tecrübeye sahibiz. Küresel ve bölgesel her gelişmenin bize maliyetini ve önümüze çıkardığı fırsatları artık çok daha erkenden görebiliyoruz. Dolayısıyla ona göre hazırlığımızı yapıyor ve sonuçları yönetebiliyoruz. Yatırımcılarımıza, potansiyelimizin en iddialı kesimlerini oluşturan kadınlarımıza, gençlerimize, girişimcilerimize verdiğimiz destekleri hep bu doğrultuda tasarlıyor ve hayata geçiriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın vizyonunu 2053 ufkunda şekillendirmeyi sürdürürken, milletten aldıkları desteğin hakkını vermek için gece gündüz çalışarak yollarına devam ettiklerini vurgulayarak, “Ford Otosan’ın bugün burada açılışını yaptığımız yatırımı gibi adımları Türkiye Yüzyılı’nın şimdiden ortaya çıkan meyveleri olarak değerlendiriyorum. Değerli dostlar, bu duygularla yeniden tasarımı ve yeni yatırımlarıyla açılışını yaptığımız Ford Otosan Yeniköy Fabrikası’nın ülkemize, milletimize, grubunuza, özellikle tekrar hayırlı olmasını diliyor, mühendisinden işçisine kadar tüm emekçi kardeşlerimi, özellikle şahsım, milletim adına tebrik ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını tamamlamasının ardından katılımcılar, fabrikanın açılışı için kurdele kesti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.