13’üncü Türkiye Enerji Zirvesi Başkanı Mustafa Karahan, zirvenin açılışında ilk konuşmayı yaptı.
Eski Avrupa Komisyonu ve Portekiz Başbakanı Barroso, BARIŞ İÇİN ENERJİ temasının Avrupa Birliği’nin temellerinde olan bir GÖREV olduğunu da iletti. Bu nedenle hayatının en mutlu anlarından birinin de 2012’de Avrupa Birliği’nin Nobel Barış Ödülü’nü kazanması olduğunu söyledi. Barroso, konuşmasının ardından zirve başkanı Mustafa Karahan’la bir soru-cevap bölümü de gerçekleştirdi.
bu yıl 13’üncüsü düzenlenen zirvede her yıl farklı zorluklarla karşılaşıldığına dikkat çeken KARAHAN, geçen yıl Rusya–Ukrayna, bu yıl ise Ortadoğu’daki gerginliğin uluslararası dengeleri etkileyeceğinin altını çizdi.
Refahı sağlayan enerjinin, aynı zamanda savaşın ve gerginliklerin de sebebi olduğunu dile getiren Karahan, İklim krizi ve enerji dönüşümünün gündeme geldiği bu ortamda zirveyi BARIŞ İÇİN ENERJİ temasıyla yaptıklarını söyledi.
13’üncü Türkiye Enerji Zirvesi’nin ilk gününe katılan Dışişleri Bakan yardımcısı Mehmet Kemal BOZAY da kısa bir konuşma yaptı.
JW Marriott Hotel’de BARIŞ İÇİN ENERJİ temasıyla düzenlenen Zirve’de bu sene eski Avrupa Komisyonu Başkanı ve Portekiz Başbakanı Jose Manuel Barroso da katıldı.
Zirvenin özel konuğu Eski Avrupa Komisyonu Başkanı ve Portekiz Başbakanı Jose Manuel Barroso açılış konuşmasını enerji arzı güvenliği ve enerji dönüşümü üzerine yaptı.
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin gelişim yönüne ve ilerideki potansiyellerine de atıfts bulunan Barroso, yeni yol haritasıyla ilişkilerin daha iyi bir noktaya gelmesini umduğunu söyledi.
Türkiye’nin, Avrupa Birliği için çok önemli bir ortak olduğuna vurgu yapan BORROSO, bölgenin bir enerji habı olması için potansiyelinin olduğunu ancak bu yolda zorlukların da olduğunu söyledi.
Zirvenin açılışının ardından ise ilk panel, Atlantic Council özel oturumuyla düzenlendi.
Enerji Jeopolitiği ve Türkiye’nin Rolü başlıklı panelde, Atlantic Council Türkiye Programları Merkezi Kıdemli Direktörü Defne Sadıklar Arslan moderatörlüğü üstlendi. Panelde Atlantic Council Yönetim Kurulu Üyesi ve İspanya Eski Dışişleri Bakanı Ana Palacio, T.C. Dışişleri Bakanlığı Enerji ve Çok Taraflı Ulaştırma Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Burak Rende, Atlantic Council Global Energy Center Kıdemli Danışma Kurulu Üyesi ve Economist Impact Enerji ve Sürdürülebilirlik Yöneticisi Phillip Cornell, Atlantic Council Global Energy Center Kıdemli Danışma Kurulu Üyesi ve Energy Futures Initiative İdari Başkan Yardımcısı Melanie Kenderdine ile Atlantic Council Global Energy Center Kıdemli Danışma Kurulu Üyesi ve Naval Postgraduate School Energy Academic Group Araştırmacı Öğretim Görevlisi Brenda Shaffer yer aldı.
Zirvede İlk günün Paneli, Türkiye enerji sektörünü her zaman destekleyen ve Washington D.C. merkezli bir düşünce kuruluşu olan Atlantic Council Türkiye Programları Merkezi kurucusu Defne Sadıklar Arslan’ın konuşmasıyla başladı. Panelde, Ana Palacio Barış için Enerji temasıyla ilgili konuşarak Türkiye’nin enerji anlamında da köprü görevi gördüğünü ve bu zor görevi başarıyla yerine getirdiğini belirtti.
Panelde, Enerji güvenliği ve enerji dönüşümü konularının üzerinde durulduğu panelde, fosil yakıtları bırakmanın henüz yakın olmadığı da eklendi. Türkiye’nin potansiyelinin çok yüksek olmasına rağmen bölgesel zorlukların da etkisi olduğu belirtildi.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde gerçekleştirilecek olan COP28’e de değinen panelistlerden Yusuf Burak Rende, Türkiye’nin kaynaklar konusunda çeşitlendirme yaparak kendi konumunu güçlendirdiğini ifade etti. Hükümet ve özel sektörün bir araya gelerek, Türkiye’nin iklim hedeflerine nasıl ulaşabileceği konusunun da gündemde olduğunu belirten Rende, bu anlamda teknoloji ile inovasyonun özellikle gelişmekte olan ülkeler için önemli olduğunu da kaydetti.
Zirvenin ilk gününde “Elektrik Piyasası”, “Türkiye LPG Piyasası”, “Arama ve Üretim Oturumu”, “Türkiye’nin Enerji Güvenliği İçin Bazyük Santraller”, “Türkiye Akaryakıt Piyasası”, “Türkiye’ye Kadın Enerjisi”, “Özel Sunumlar & Konuşmacılar”, “Enerjide Üretken Yapay Zekâ Oturumu” ve “Enerjide Afet Yönetimi Oturumu” oturumları da gerçekleştirildi.
Zirvenin ikinci gününde Başkan Mustafa Karahan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır birer konuşma yaptı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Teknoloji Üreten, Güçlü Türkiye hedefine atıfta bulunarak dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almak için gerçekleştirilen ve planlanan hedeflere değindi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, dünyadaki yerleşik kabullerin çatırdadığı ve korumacılık politikalarının her geçen gün güçlendiği bir dönemden geçildiğine vurgu yaparak enerji arzı güvenliği ile ilgili endişelerin arttığına ve enerji fiyatlarının artmasına değindi.
Bakan KACIR, Enerji sektörünün bir dönüşümün arifesinde olduğunu kaydederek Türkiye’nin hızla değişen küresel enerji denklemini ve fırsatları doğru analiz ederek uyguladığı politikalarla riskleri avantaja çeviren bir ülkeye dönüştüğünü dile getirdi.
Bakan KACIR, Doğu-Batı ve Kuzey-Güney Enerji Koridoru merkezinde yer alan Türkiye’nin yoğun enerji diplomasisiyle, kaynak ülkelerle tüketici arasında güvenli bir köprü vazifesini yerine getirdiğini de kaydetti.
Küresel ekonominin can damarı enerjinin tedarikini güvence altına aldıklarını, enerjinin küresel barışı güçlendiren bir araç olmasını sağladıklarının altını çizen KACIR, Türkiye Yüzyılı’nda müreffeh bir ülke inşa etmenin anahtarı olarak başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere, alternatif enerji kaynaklarının kullanımını sağlamayı, bu alanlarda üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerimizi güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, Gerçekleştirdikleri ve planladıkları hedeflerle 2053 net sıfır emisyona ulaşacaklarını, üretimin kalbi enerji sektöründe her geçen gün bağımsız olma yolunda emin adımlarla yürüyeceklerini de bildirdi.
Bakan KACIR, Türkiye’nin iş insanları ve girişimcileriyle birlikte Teknoloji Üreten, Güçlü Türkiye hedefi yönünde Dünya’nın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almak için kararlılıkla yollarına devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
Konuşmaların hemen akabinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a Zirve Başkanı Mustafa Karahan ve Enerji Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Sertaç Komsuoğlu tarafından plaket takdim edildi.
BARIŞ İÇİN ENERJİ temasıyla düzenlenen 13’üncü Türkiye Enerji Zirvesi daha sonra düzenlenen panellerle sona erdi.
Zirve’nin son gününde “Doğalgaz Piyasası”, “Çevre Piyasaları ve AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Oturumu”, “Yenilenebilir Enerji ve Depolama Yatırımları Oturumu”, “Balkanlarda Enerji Güvenliği ve Ticareti”, “Büyük Tüketici Oturumu”, “Yeni Nesil Yakıtlar Oturum”, “E-Mobilite”, “Hidrojen Teknolojileri ve Piyasası Oturumu” ve “Enerjide Kariyer Oturumu” ve “Özel sunumlar” yapıldı.
Önemi itibarıyla Dünya’nın ve Türkiye’nin önde gelem olan 13’üncü Türkiye Enerji Zirvesi, 25 ülkeden bin 500 üzerinde katılımcıya ev sahipliği yaptı.
Enerji Fuarcılık tarafından bu sene 13’üncüsü yapılan Türkiye Enerji Zirvesi’nde, küresel enerji piyasalarındaki son durum ile piyasaları etkileyen yöresel ve uluslararası problemler BARIŞ İÇİN ENERJİ temasıyla enerji sektörünün bütün katılımcılarıyla masaya yatırıldı.
Bunun yanısıra Zirve’de bu sektörün yatırımcıları problemlere çözümler konusunda geleceğe projeksiyonla öneri ve vizyonlarını da kamuoyuna duyurdular.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.