Dünyaca tanınmış Kırgız yazar, Diplomat ve Devlet Adamı Cengiz Aytmatov doğumunun 95’inci yıl dönümünü dolayısıyla Ankara’da anıldı.
Anma töreni, yazarın kendi adını taşıyan Keçiören’deki Cengiz AYTMATOV parkında gerçekleştirildi.
Anma töreninde, Keçiören Belediye Başkanı Turgut ALTINOK, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan KAZAKBAYEV hazır bulundu.
Eski Tarım ve Köy İşleri Bakanı Sami Güçlü, Kırgızistan Devlet Sanatçısı Nazira Mambetova konuklar arasındaydı.
Kırgız Yazar Cengiz AYMATOV’u anma törenine Tayland Büyükelçisi Apirat SUGONDHABHIROM, Beyaz Rusya Büyükelçisi Andrei SAVINYKH de katıldı.
Cengiz AYTMATOV’u doğumunun 95’inci yıl dönümü anma töreninde, Ankara’da Büyükelçilikleri bulunan ülkelerin elçilik görevlileri, sanatçılar, davetliler ve Keçiören ilçesi sakinleri de yer aldı.
Cengiz AYTMATOV’u anma töreninde ilk konuşmayı Keçiören Belediye Başkanı Turgut ALTINOK yaptı.
Turgut ALTINOK, konuşmasında şunları söyledi; “Tanrı Dağları’ndan çıkan zor dönemlerde doğan ve büyüyen, dünyaya ışık olan büyük edebiyatçı, büyük yazar, büyük şair Cengiz Aytmatov’un doğumunun 95’inci yıl dönümü. Cengiz Aytmatov’u rahmet ve minnetle anıyoruz. Mekanı cennet olsun.”
Aytmatov’un dünya çapında klasik eserlere imza atmış büyük bir sanatçı olduğuna dikkst çeken ALTINOK, sözlerine şöyle devam etti. “Her insan doğar ve bir hayat yaşar. Daha sonra bu fani alemden baki aleme göç eder. Rabbim böyle bir dünya ortaya koydu. Önemli olan geride eser bırakmaktır. Cengiz Aytmatov dünyanın sesi, nefesi ve yüreğidir. Dünyada çok az yazar, şair ve edebiyatçıya nasip olacak bir mücevhere sahiptir. Eserleri 200’den fazla ülkede çevrilmiş bir sanatçıdır. Birçok yazar var, birçok şair var, birçok edebiyatçı var ama dünya klasiklerine damga ve mühür vurmuş olan Cengiz Aytmatov gururumuzdur.”
Keçiören Belediye Başkanı Turgut ALTINOK’tan sonra kürsüye Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan KAZAKBAYEV geldi.
Ruslan KAZAKBAYEV, kısa bir selamlama cümlesinden sonra şunları söyledi; “Kırgız milli edebiyat konusu denilince Manas Destanı’ndan sonra ilk akla gelen, sihirli kalemi ile sadece Kırgız edebiyatını değil, Kırgız adlı bir boyun varlığını ve onların hayat şartlarını, dinini, dilini, hayat felsefesini dünyanın dikkatine sunan ve dünya literatürüne “mankurt” kavramını kazandıran Cengiz Aytmatov’un doğumunun 95’inci yıl dönümüne ithafen son yıllarda gelenek hâline gelen anma törenimizi gerçekleştiriyoruz. Böylesine önemli bir programda hepinizi bir arada görmekten ve hepinizi selamlamaktan çok mutluyum. Kırgızistan Ankara Büyükelçiliği ve şahsım adına başta Keçiören Belediye Başkanı Sayın Turgut ALTINOK olmak üzere Keçiören Belediyesi’nin tüm ekibine böylesine önemli bir etkinliğin düzenlenmesinde desteklerinden dolayı yürekten teşekkür ederim. Büyük yazarımız doğumunun 95’inci yıl dönümü vesilesiyle çeşitli etkinliklerle Kırgızistan’da ve yurt dışında anılmaktadır. Bu aralar Türkiye’de İstanbul, Antalya, İmzir, Niğde, Kocaeli ve diğer şehirlerde çeşitli anma programları gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de çok iyi tanındığını ve çalışmalarının yüksek düzeyde takdir edildiğini biliyoruz. Cengiz Aytmatov’un Türk kardeşlerimizin gönlünde yeri özeldir. Yazarımız, Türkiye’de “Kırmızı Eşarp” adlı romanı sayesinde özel bir üne kavuşmuştur. Söz konusu romanından uyarlanan ve Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğiyle, Türk sinemasının usta sanatçıları Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın oyunculuklarıyla, Türkiye’nin klasik filmlerinden biri olarak hafızalara kazınan ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ filmidir. Birçok şehirde parklara, sokaklara ve okullara onun ismi verilmiştir. Ayrıca Ankara’nın Keçiören ve Çankaya belediyelerinde büyük yazarın heykel ve büstünün yer aldığı iki park bulunuyor. Kasım ayının başında Antalya’da Cengiz Aytmatov’un adını taşıyan kütüphane ve parkın açılışında yer alma şerefine eriştim. Daha iki gün önce 12 Aralık’ta Ankara’da Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesi altında büyük yazarımızın emanet bıraktığı 5. Uluslararası Issık Göl Forumu gerçekleştirildi. Önümüzdeki hafta Elazığ’da Aytmatov’un heykel ile parkının açılış töreni olacak. Bütün bu tür girişimler, Türk kardeşlerimizin büyük yazarımıza duyduğu saygının bir kanıtıdır. Cengiz Aytmatov, edebi eserleri 170 dile çevrilmiş, UNESCO’nun verilerine göre Shakespeare ve Tolstoy’dan sonra dünyada en çok okunan yazar olarak hayattayken dahi eserleri 20. yüzyılın klasikleri arasında sayılmıştır. Dünyayı gezen eserleri ile Aytmatov, tarif edilemez bir yetenek sahibidir. Aytmatov’un tüm eserleri derin bir felsefi içeriğe sahiptir. Eserlerindeki derinliği anlayabilmek elbette zaman meselesidir. Çünkü zaman geçtikçe eserleri yeni düşünceler ve görüşler doğurur. Aytmatov fenomeni işte budur. Ne kadar çok ararsanız, o kadar bilinmeyen yönleri ortaya çıkacaktır. Aytmatov, sonsuz bir evrendir. Cengiz Aytmatov bu dünyadan göçüp gitti ama onun kaleme aldığı eserler ve kahramanlar insanların yüreğinde yaşamaya devam edecektir. Onun eserlerindeki felsefi, ahlaki ve sosyal problemler daima önemli meseleler olarak kalacaktır ve gelecek nesil için faydalı etkisi olacaktır. Bugün aramızda Cengiz Aytmatov’un 95’inci yıl dönümüne ithafen Kırgız Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve Türkiye Cumhuriyeti Keçiören Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen yazarımızın sinemaya uyarlanan eserleri hakkında kompozisyon yarışmasına katılan Keçiören’nin Etlik Anadolu Lisesi, Vecihi Hürkuş Anadolu Lisesi ve Yakup Çapat Anadolu Lisesi öğrencileri bulunmaktadır. Hepiniz hoş geldiniz. Fikirlerinizle, cesaretinizle bu yarışmaya katılımınızdan dolayı hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu bağlamda yazarımızın şu sözlerine dikkatlerinizi çekmek istiyorum. “Bir insanın başkalarına yapabileceği en büyük iyilik, çocuklarını iyi terbiye etmek ve iyi yetiştirmek”. Umuyorum ki, böyle etkinlikler sayesinde gençlerimize Cengiz Aytmatov’un fikir mirasını tanıtarak, ülkesi ile milletinin uğruna hizmet edecek nesilleri yetiştireceğiz. Sözlerime son verirken bu anlamlı günümüze katılarak bizi onurlandıran katılımcılara Kırgız Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği adına teşekkür ediyor, hepinize tekrar “hoş geldiniz” diyorum. Tüm Türk halklarının gururu olan Cengiz Aytmatov’u doğumunun 95. yıl dönümünde bir kez daha rahmet ve saygı ile anıyoruz. Ruhu şad olsun.
Bu arada, Keçiören Belediyesi ve Kırgız Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce Kasım ayında Cengiz AYTMAYOV’un üç filmi üzerine ortaklaşa düzenlenen kompozisyon yarışmasında başarı gösteren öğrencilere de ödülleri verildi.
Kompozisyon yarışması başarı ödülleri sahibi öğrenciler;
Etlik Anadolu Lisesi’nden Ayşe KARATAŞ-ERKEN GELEN TURNALAR,
Vecihi HÜRKUŞ lisesinden Dilara VAPUR-BEYAZ GEMİ,
Şehit Yakup ÇAPAT Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Ayşe Gül ÇALIŞKAN-KIZIL ELMA.
Keçiören ilçesindeki Etlik Anadolu İmam Hatip Lisesi, Vecihi Hürkuş Anadolu Lisesi ve Bağlum Şehit Yakup Çapat Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri üç Cengiz Aytmatov filmi seyrettiler ve daha sonra filmler hakkında kompozisyon yazdılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.