Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Deprem Konutları Kura ve Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hiçbir ayrım yapmadan deprem bölgesini yeniden hızla ayağa kaldırmaya çalıştık. Siyasi görüşüne, meşrebine, kökenine bakmaksızın depremzedelerimizin yaralarının sarılmasına odaklandık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa’da AK Parti İlçe Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı’nın ardından Harran Üniversitesi Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Deprem Konutları Kura ve Teslim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan duanın ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile butona basarak kura çekimini başlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde deprem bölgesini yeniden ziyaret ederek depremzedelerle dayanışmalarını güçlendirdiklerini, bu vesileyle inşası tamamlanan afet konutlarının kuralarını çektiklerini, hak sahipliği kesinleşenlere evlerini teslim ettiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak cumartesi günü Hatay’da 550 ve 200 yatak kapasiteli iki önemli sağlık tesisini hizmete açtıklarını ve 7 bin 725 deprem konutunun kura törenini gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Pazar günü Gaziantep’in misafiri olduklarını, bin 875 yatak kapasitesiyle bölgenin en büyük sağlık tesisi olan Gaziantep Şehir Hastanesi’nin resmî açılışını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 10 bin 698 afet konutunun kura törenini icra ettiklerini belirtti.
Aynı gün Şahinbey Belediyesinin yaptırdığı Şahinbey Millet Camisi’nin açılışını yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Leyle-i Miraç’ta, izleme fırsatınız olduysa oradan naklen yayın yapıldı. Muhteşem bir eseri Şahinbey Belediyemiz meydana getirdi. Belediye başkanımızı ve ekibini tebrik ediyorum. Böyle muazzam bir eseri kısa zamanda Şahinbey’e kazandırmış olması bizim iftihar vesilemiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketi olarak kayıtlara geçen büyük afetin birinci yıl dönümünde Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Kahramanmaraş’ta olduklarını dile getirdi.
Kahramanmaraş’ta da hem depremzedelerle kucaklaştıklarını, dertleştiklerini hem de yapımı tamamlanan 9 bin 289 konutun kurasını çekerek hak sahiplerine teslim ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Şanlıurfalılar ile kura sevincini yaşadıklarını, yarın da Adıyaman’da olacaklarını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yaparsak yapalım gözlerimizi deprem bölgesinden bir an olsun ayırmıyoruz. Bölgede yürütülen çalışmalarla ilgili hemen her kabine toplantımızda bakanlarımızdan düzenli bilgiler alıyoruz. Bakanlarımıza gerekli talimatları vererek şehirlerimizin yeniden inşa ve ihya çalışmalarının sorunsuz bir şekilde yürütülmesini temin ediyoruz. 6 Şubat tarihinde yaşadığımız felaket gerçekten çok büyük olsa da şimdiye kadar süreci alnımızın akıyla bugünlere getirmeyi başardık. Zaman zaman ortaya çıkan sorunlar karşısında gereken tedbirleri alıyor, kördüğüm hâline gelmeden sıkıntıların çözülmesini sağlıyoruz. Devlet, millet el ele vermek suretiyle, 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz asrın felaketinin üstesinden asrın birlikteliği ile geliyoruz.”
Bugünkü kura ve anahtar teslim töreninin devletin depremin yol açtığı yaraları sarma iradesinin en somut tezahürü olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü törenimizle Şanlıurfa’da bin 208’i il ve ilçe merkezlerinde, 106’sı kırsalda olmak üzere toplam bin 314 afet konutumuzun kurasını çekiyoruz. Deprem konutlarının hak sahibi kardeşlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Şanlıurfa’da yaklaşık 4 bin konutumuzun yapımı hızla devam ediyor. Bunları en kısa sürede tamamlayıp hak sahibi kardeşlerime peyderpey teslim edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa ile birlikte deprem bölgesindeki vatandaşların hiçbirine mahcup olmamak için canla başla çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Yaklaşık 22 yılı iktidarda olmak üzere 40 yıldır vatandaşların huzurunda olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugüne kadar, depremden sel felaketine, yangınlardan su baskınlarına, terör eylemlerinden sokak olaylarına, salgından bölgesel çatışmalara kadar çok farklı sınamalarla karşılaştık. Tüm bu imtihanları 85 milyon tam bir dayanışma içinde hareket ederek vermeyi başardık. Bir başka ülkenin veya milletin başına gelse o ülkeyi yerle yeksan edecek nice hadise, kriz Allah’a hamdolsun bizi yolumuzdan döndüremedi. Elbette bedel ödedik, yaralar aldık, sarsıldık ama ne kadar büyük olursa olsun hiçbir badirenin hedeflerimizle aramıza girmesine müsaade etmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonomide, sağlıkta, demokraside, terörle mücadelede tarihî nitelikli adımlar atarken vatandaşlara meydanlarda verdikleri sözleri de tek tek hayata geçirmeye gayret ettiklerini belirtti.
Özellikle afet yönetimi ve yaralarının sarılmasında ülkeyi çok farklı bir seviyeye taşıdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirlerin altyapı ve üstyapı eksiklerinin giderilmesinden, kentsel dönüşüm projeleriyle sağlıksız yapıların dönüştürülmesine pek çok adım attık. TOKİ vasıtasıyla vatandaşlarımızı güvenli konutlara kavuştururken, yatay mimari örneklerinin yaygınlaştırılmasına dikkat ettik. AFAD Başkanlığının kurulmasıyla afetlerle mücadelede kurumsal kapasitenin güçlendirilmesinden, hukuki düzenlemelere kadar çok geniş bir yelpazede, çok önemli reform, icraat ve programlara öncelik yaptık” diye konuştu.
“DEVLETİNE UMUT BAĞLAYAN KARDEŞLERİMİZE MAHCUP OLMADIK”
Son 21 yılda yaşanan tabii afetlerden sonra yaraları sarma noktasında ortaya koyulan gayretin en yakın şahidinin vatandaşlar olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne Van, Elazığ, Malatya, İzmir depremlerini yaşayan kardeşlerimize ne Kastamonu, Bartın, Giresun sellerini yaşayan insanlarımıza ne Antalya, Muğla yangınlarını yaşayan vatandaşlarımıza hasılı en zor anında devletine umut bağlayan kardeşlerimizin hiçbirisine bugüne kadar mahcup olmadık. Milletçe yüreğimizin yandığı tüm bu afetlerde birileri sadece şov peşinde, sadece siyasi istismar peşinde koşarken biz bir an önce dertlere derman olabilmek için gecemizi gündüzümüze kattık” ifadelerini kullandı.
Toplamda 14 milyon insanı ve 11 şehirdeki 7 bin mahalle ve köyü etkileyen 6 Şubat depremlerinin şüphesiz son bir asırda maruz kalınan en büyük felaket olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, can kaybı olarak 53 binden fazla insanın toprağa verildiğini, Şanlıurfa’da da 200 vatandaşının depremlerde hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şanlıurfa’da depremde 719 bina yıkıldı, acil yıkılacak ve yıkık 1437 bina enkazının tamamı temizlendi. Ağır hasarlı 8 bin 217 binadan 7 bin 321’inin enkazı kaldırıldı. Şanlıurfa’da 9 bin 799 konut, 651 iş yeri, 441 ahır olmak üzere toplam 10 bin 891 hak sahibi kardeşimiz bulunuyor. Depremden etkilenen ailelere şimdiye kadar geçici barınma kapsamında toplam 288 milyon lira tutarında kira yardımı yaptık. Şanlıurfa’da kurulan ve dağıtılan çadır sayısı yaklaşık 9 bindir. İlimizde 578 konteynerin olduğu 2 konteyner kent faaliyet gösteriyor. Kırsalda ise 20 bin 595 kişinin kaldığı 3 bin 470 konteyner mevcuttur. Yani Şanlıurfalı depremzedelerimizin ihtiyaçlarının karşılanması için ne yapılması gerekiyorsa bugüne kadar onu yapmaktan çekinmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem bölgesinde son 1 yılda yapılan çalışmaların anlatıldığı videonun da izletildiği törende, “Biz temeli atarken ne söz verdiysek onu yaptık” dedi.
“TÜM DEPREMZEDE KARDEŞLERİMİZ İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Seçime, bölgede yaşanan krizlere rağmen bir yıl gibi kısa sürede tüm bu çalışmalara imza attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi zaman elimizde olmayan sebeplerle ortaya çıkan eksiklikleri de hızla telafi etmenin çabası içinde olduk. İnşallah bundan sonra da sizin için tüm depremzede kardeşlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Deprem gibi hepimizi derinden sarsan ve yaralayan bir meseleyi günlük tartışmaların mezesi hâline getirmek son derece yanlış bir tutumdur. İlk günden itibaren bizim deprem bölgesiyle ilgili tavrımız hep böyle oldu” ifadelerini kullandı.
Hiçbir ayrım yapmadan deprem bölgesini yeniden hızlı ayağa kaldırmaya çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Siyasi görüşüne, meşrebine, kökenine bakmaksızın depremzedelerimizin yaralarının sarılmasına odaklandık. Devletimizin imkânlarını harekete geçirerek vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidermenin mücadelesini verdik. Sizler Şanlıurfa’da nasıl büyük bir fedakârlıkla ve samimiyetle çalıştığımızı çok iyi biliyorsunuz. Diğer illerimizde yaşayan kardeşlerimiz de gayretlerimizin şahididir. Çünkü biz meseleye, ‘nasıl siyasi kazanım elde ederim?’ zihniyetiyle değil ‘vatandaşımızın hayır duasını nasıl alırım?’ anlayışıyla yaklaşıyoruz.”
Fatih Sultan Mehmet’in “Hüner bir şehir bünyad etmektir; Reaya kalbin abad etmektir” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Marifet ne koltuk, ne makam, ne mal ve mülktür. Atamız Sultan Fatih’in de buyurduğu üzere asıl marifet şehirleri, ülkeyi imar ve inşa etmek, halkın kalbini kazanmak, onları mutlu etmektir. Başkaları siyasi ikbal hesabı yapıyor olabilir ama biz Şanlıurfalı kardeşlerimizin şöyle içten söylediği, ‘Allah ondan razı olsun’ niyazını hiçbir dünyalığa değişmeyiz” dedi.
Millete, 22 yılı iktidarda olmak üzere 40 yıl boyunca siyaset yoluyla hizmet etme imkânı bulduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Allah’a hamdolsun 81 vilayetimizin her bir ilçesinde, her bir mahallesinde ayak izimiz, eserimiz, dikili bir taşımız var. Afrika’dan Asya’ya, Filistin’den Türkistan’a gönül coğrafyamızdaki tüm mazlumların imdadına koştuk. Şimdi soruyorum sizlere bir siyasetçi için bundan daha büyük bir lütuf olur mu? Bir devlet adamı için bundan daha büyük bir paye, daha büyük bir şeref olur mu? Tabii ki olmaz. Dolayısıyla biz eskisi ve yenisiyle CHP genel başkanları gibi polemik yapma, laf üstüne laf koyma hevesinde değiliz. Bilakis biz iş yapmanın, hizmet etmenin, eser kazandırmanın Şanlıurfalı kardeşlerimizin sorunlarına çare bulmanın peşindeyiz. ‘Eşek ölür, kalır semeri. İnsan ölür, kalır eseri.’ Biz insanımızın yürek yangınını bir an önce söndürmenin derdindeyiz. Sırf oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenleri, gecenin bir yarısında kaldıkları misafirhanelerden kapı dışarı atanları, ufukta seçim sandığını görünce deprem bölgesini hatırlayanları yani deprem meselesinde bile yük almak yerine millete yük olmayı tercih edenleri tarihe ve maşeri vicdana havale ediyoruz. Vaktimizi ve enerjimizi bu kifayetsiz muhterislerle asla harcamayacağız. Bunların siyasi sahtekârlıklarla, bizim üzerimizden kendi koltuk kavgalarını, beceriksizliklerini ve iş bilmezliklerini örtmelerine alet olmayacağız. Biz işimize bakacağız, hedeflerimize kilitleneceğiz. Tüm gücümüzle deprem şehirlerimizi bir an önce ihya ve imar etmeye çalışacağız. Bugün burada olduğu gibi depremzedelerimizi en kısa sürede yeni, güvenli, huzurlu ve mutlu yuvalarına kavuşturmak için koşturacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kura çekimiyle yeni evlerine kavuşan vatandaşları bir kez daha tebrik ederek, “Önümüzdeki 31 Mart seçimlerinin tüm ilçeleriyle birlikte Şanlıurfa için de hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurayla belirlenen hak sahiplerine deprem konutlarının anahtarlarını teslim etti.
Törene, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, AFAD Başkanı Okay Memiş, TOKİ Başkanı Ömer Bulut ile milletvekilleri de katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.