Çanakkale Bienali çerçevesinde düzenlenen Paylaşılan Bellek sergisi Ankara CERMODERN’de açıldı.
CERMODERN’deki serginin önce açılış konuşmaları yapıldı.
Serginin açılışında CERMODERN’in kurucusu Zihni TÜMER bir konuşma yaptı.
Zihni TÜMER açılıştaki kısa konuşmasında, “PAYLAŞILAN BELLEK” temasıyla düzenlenen serginin günümüz ve ÇANAKKKALE BİENALİ çerçevesindeki anlamını ve önemini sanatseverlerle paylaştı.
Paylaşılan Bellek sergisinin küratörü Deniz ERBAŞ da konuşmasında şunları söyledi:
Cermodern ev sahipliğinde Paylaşılan Bellek sergisiyle Ankaralı sanatseverlerle buluşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
Çanakkale Bienali 8 edisyon ve yaklaşık 20 yılı geride bıraktı. Bu sene sonbaharda 9’uncu Edisyonunu hazırlamaktayız. Çanakkale Bienali yerelde örgütlenen bir sivil inisiyatif olan CABININ tarafından başlatıldı ve sürdürülüyor. CABININ, sivil toplumu, özel sektörü ve kamu kurumlarını çağdaş sanat etrafında bir araya getirdi, sosyal programlarıyla toplumun farklı kesimlerinin aktif katılımını hedefledi ve Çanakkale kentini küresel çağdaş sanat haritasında nitelikli bir noktaya taşıdı.
Çanakkale zaten çok özel bir kent: Aynı anda hem dünya kültür tarihinde eşsiz bir belleğin, Homeros’un ölümsüzleştirdiği Troya’nın anavatanı, hem de ulusal tarihimizde bağımsızlık mücadelemizin önsözünün yazıldığı topraklar. Avrupa-Asya ve Akdeniz-Karadeniz kültür akslarında bir geçiş ve karılaşmalar havzası olarak çok zengin bir birlikte yaşama kültürüne, kadim bir kültürel belleğe ve çok özel bir doğaya ve iklime sahip.
Çanakkale Bienali, geride kalan yıllar içerisinde Türkiye ve dünyadan değerli sanatçıları işte bu çok boyutlu ve katmanlı kente yeni bakış açıları, estetik, kavramsal ve şiirsel katmanlar eklemek üzere davet etti. Bu sergide göreceğiniz eserlerin büyük bölümü Çanakkale’de kurgulandı ve üretildi. Bir bölümü ise sanatçıların farklı bağlamlarda ürettiği ve Çanakkale Bienali’nin kavramsal yaklaşımlarıyla paralellik gösteren eserler.
Yıllar içerisinde biriken bu bellek, sizlerin de bugünden itibaren deneyimleyeceğiniz gibi Çanakkale’nin belleğiyle iç içe geçen, yeni bağlam ve bağlantılar kuran çok özel ve niletlikli bir koleksiyon kimliği kazandı. CABININ olarak bu sanatsal belleğin en geniş kapsamlı sergisini Ankara’da gerçekleştirmekten büyük heyecan duyuyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu belleği kalıcı ve kurumsal bir yapıda paylaşıma açacak bir “MÜZE’yi” Çanakkale’de hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu serüvende sizlerin de ilgi ve desteği bizleri güçlendirecektir.
CABININ olarak, bugüne kadar Bienal’in sanatsal içeriğini oluşturan ve isimleri saymakla bitmeyecek sanatçı, küratör ve sanat profesyonellerine, ayrıca Türkiye ve yurtdışından sanat ve kültür kurumlarına, bienalin gerçekleşmesinde emek veren tüm ekip arkadaşlarımıza, gönüllülerimize ve sosyal program katılımcılarımıza, Çanakkale Bienali’ne ilk gününden bu yana en kalbi desteği sunan yerel turizm sektörü paydaşlarına, mekan ve altyapı destekleri için Çanakkale’nin kamu kurum ve kuruluşlarına, destekleriyle bienali güçlendiren başta Çanakkale’nin saygın markaları olmak üzere özel sektörden tüm destekçilerine ve bienali sahiplenerek iğneden ipliğe sayısız dokunuşları, katkı ve katılımları için tüm Çanakkalelilere en kalbi teşekkürlerimizi sunuyoruz. Son olarak evsahiplikleri için Cermodern’in tüm ekibine, özellikle de bu işbirliğinin mimarı olan Zihni Tümer’e çok çok teşekkürler.
Konuşmalardan sonra serginin açılışı yapıldı.
Paylaşılan Bellek sergisinde 35 sanatçının eseri yer alıyor.
CERMODERN’deki sergi 14 Nisan’a kadar sanatseverlerin ziyaretlerine açık olacak.
NOT: CerModern ev sahipliğindeki “Paylaşılan Bellek” başlıklı sergi, 2024 sonbaharında 9”uncu edisyonuna hazırlanan, Türkiye çağdaş sanat ortamındaki en özgün pratiklerinden biri olan Çanakkale Bienali’nin ilk geniş kapsamlı hafıza ve koleksiyon seçkisi. Başlığını bilgisayar bilimlerinden ödünç alan sergi, 20 yıla yayılan bir süreçte Çanakkale Bienali deneyiminin sanatsal içeriğinin oluşturduğu belleği görünür kılarak, Çanakkale kentinin kolektif belleğimizde kapsadığı özgül alanla buluşturuyor. Serginin; bu birikimin “müze”ye dönüşmesi, Çanakkale Bienali’nin alameti farikası olan yapısal ve stratejik özelliklerini yansıtan bir kurumsal yapıya evrilmesi üzerine tartışma ve fikir alışverişi zemini işlevi görmesi amaçlanıyor.
Çanakkale kenti kadim anlatıları, yer değiştirmeler ve karşılaşmalarla yüklü kültür ekosistemi, gerilimler ve rahatlamalar, düğümler ve çözülmeler ile dolu potansiyel enerjisi, verimli doğası ve jeo-stratejik konumuyla kollektif belleğimizde çok özel bir yere sahip. “Paylaşılan Bellek” sergisi, işte bu hafıza alanının tüm çağrışımlarını günümüz sanatının estetik, kavramsal ve şiirsel yorumlarıyla buluşturan, özgün katmanlar ve bağlantılarla zenginleştiren işlerle, Çanakkale Bienali’nin “müzeleşme” arayışında yeni bir evreye de işaret ediyor.
Çanakkale Bienali, farklı disiplinlerden ve toplum kesimlerden bireyleri kapsayan çağdaş sanat ve kültür odaklı bir kolektivite olan CABININ (Çanakkale Bienali İnisiyatifi) tarafından hayata geçiriliyor. Bienal güncel sanatın toplumun farklı kesimleriyle diyalojik bağlar kurduğu bir platform. Bunu yaparken, Çanakkale’de güncel sanatsal ifadeler için özgün bir bağlam ve bellek oluşturmayı amaçlıyor. Ayrıca, bu çok yönlü ve katmanlı kentin sosyo-tarihsel ve jeo-stratejik açıdan karmaşık manzarası içinde sanatın önemi, işleyişi, işlevi ve potansiyelleri üzerine düşünmeyi teşvik ediyor. Çanakkale Bienali için geliştirilen kavramsal çerçeveler, Çanakkale’nin özgün bağlamıyla küresel gündemin kesişim alanlarında düğümleniyor. CABININ 20 yıla yaklaşan faaliyetleri kapsamında, süreli bir çağdaş sanat etkinliğinin deneyimler belleğinin kalıcı bir yapıda nasıl paylaşıma açılabileceği sorusunu hep gündeminde tutuyor.
“Paylaşılan Bellek” Sergisi, Çanakkale Bienali’nin yapıp etme biçimlerinin ve stratejilerinin yol göstericiliğinde, niteliğinden ödün vermeden istikrarla sürdürülen süreli bir sanat etkinliğinin yaşayan ve gelişen sanat birikiminin bir koleksiyona evrilmesi fikrine, ufuktaki bir “müze” olasılığına doğru atılmış arzulu ve güçlü bir adım olacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.