Bangladeş Halk Cumhuriyeti’nin Bağımsızlığı ile Milli Gününün 54’üncü, Bangladeş ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 50’inci yıldönümü ile 1431 Bengal Yeni Yılı Ankara’da da kutlandı.
Bangladeş’in Ankara Büyükelçiliği’nce, Milli Gün dolayısıyla Atakule’de bir resepsiyon düzenlendi.
Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi Amanul Haq ile eşi Runa Mahzabeen AHMED Atakule Etkinlik Salonu’ndaki resepsiyona ev sahipliği yaptı.
Bangladeş Milli Günü resepsiyonunda Türkiye’yi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan temsil etti.
Bangladeş Milli Gün resepsiyonunda, Büyükelçiler, Askeri Ataşeler, Büyükelçilik görevlileri ve seçkin bir davetli topluluğu da hazır bulundu.
Eski Bakanlardan Bülent ARINÇ da resepsiyona katıldı.
Bangladeş Milli Gün resepsiyonu iki ülkenin Milli marşlarının seslendirilmesiyle başladı.
Milli marşların seslendirilmesinin hemen akabinde kürsüye ilk olarak Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi Ekselansları Amanul Haq geldi.
Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi Ekselansları Amanul Haq konuşmasında, şunları söyledi: “Bangladeş Halk Cumhuriyeti’nin Bağımsızlığının ve Ulusal Gününün 54’üncü yıldönümü, Bangladeş ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 50’inci yıldönümü ve 1431 Bengal Yeni Yılı olmak üzere üç özel etkinliğin kutlandığı bu akşam bize katıldığınız için çok teşekkür ederim. Bu güzel vesileyle Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine ve dost halkına selam ve sevgilerimi iletmek istiyorum.
Sevgili Bangladeşli kardeşlerim, Hepinize muhteşem bir Bağımsızlık Günü diliyorum. Bugün binlerce yılın en büyük Bengali olan Bangabandhu Şeyh Mujibur Rahman’ı, üç milyon kahraman şehidimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Bangabandhu, Sonar Bengal’in hayalini gerçekleştiremedi, fakat onun biricik kızı Sayın Başbakan Şeyh Hasina, ülkeyi bu hayalin gerçekleşmesine doğru götürmektedir. Bir olalım ve ulus inşasına katkıda bulunmaya söz verelim.
İlk olarak tüm zamanların en büyük Bengali olan Ulusal Kahramanımız Bangabandhu Şeyh Mujibur Rahman’ın ulusumuzun yolunu şekillendirmedeki muazzam katkısını takdir etmek istiyorum. Açlıktan, yoksulluktan, sömürüden ve eşitsizlikten uzak, müreffeh ve kapsayıcı bir toplum için ‘Shonar Bangla’ veya ‘Altın Bengal’ hayali ülkemizin temelini attı.
Geleceğin eşiğinde durduğumuz bugün, Bangabandhu’nun kızı Başbakan Şeyh Hasina’nın dönüştürücü liderliği ulusumuzu ilerleme ve refaha doğru götürmektedir. Onun dinamik liderliğiyle, Bangladeş çeşitli alanlarda kayda değer ilerlemeler kaydetti; on yıl boyunca gayri safi yurt içi hasılayı yüzde 6’nın üzerinde sabit tutarak güçlü bir ekonomi sağladı, yoksulluğu önemli bir ölçüde azalttı, sağlık hizmetleri ve elektriği halkın kapısına getirdi, herkes için eğitim sağladı ve kadınları güçlendirdi. Ülkenin dört bir köşesine inşa edilen mega projeler, işte bu gücümüzün kanıtıdır.
Bangladeş, ulusumuzun kahramanı Bangabandhu’nun “Herkese dostluk, hiç kimseye kötülük” ilkesine dayanan dış politikasını sürdürerek, küresel barış ve güvenliğin korunmasına aktif olarak katkıda bulunmaktadır. Ülkemiz, “hiç kimse geride kalmamalı” ilkesiyle, iklim değişikliği, göç, terörizm ve 2030 sürdürülebilir kalkınma gündemi gibi küresel konularda öncü rolüyle şimdiden kapasitesinin üzerinde katkıda bulunmuştur.
Türk ve Bengal halkları arasındaki ilişkiler, güçlü tarihi, siyasi ve kültürel köklere sahiptir. Bangladeş henüz Dünya Haritası’nda yerini almadan bile önce, Güney Asya’daki Bengalli Müslümanlar, Türk Milli Mücadelesi’ne destek vermişlerdi. ATATÜRK’e duyulan saygı ve hayranlık, Bangladeş Milli Şairi Kazi Nazrul İslam’ın 1921 yılında yazdığı KEMAL PAŞA şiirine de yansımıştır.
Bu karşılıklı yardım ve dostluk temeli, sağlam ilişkilerimizi şekillendirmede etkin rol oynamıştır. Yakın tarihte, yerinden edilmiş Rohingya topluluğunun Myanmar’dan akını başladığında Türkiye, Bangladeş’in yanında yer alıp Rohingyalılara yardım ve moral desteği sağlamıştır. Bunun bir göstergesi olarak, Sayın Emine Erdoğan da o dönemde Bangladeş’teki Rohingya Kampı’nı ziyaret etmiştir. Benzer şekilde 6 Şubat 2023’te Türkiye’de yaşanan yıkıcı depremin ardından Bangladeş, Türkiye’ye kapasitesi yettiğince yardım etmeye çalışmıştır. Ayrıca Büyükelçiliğimiz, depremden etkilenen vatandaşlara destek sağlamak amacıyla geçen yılki ulusal gün resepsiyonunu yapmamış ve BU ETKİNLİĞİN BÜTÇESİNİ DEPREMZEDE VATANDAŞLARA TAHSİS ETMİŞTİR. Bu, Türkiye ile dostluğumuza ne kadar değer verdiğimizin sadece bir örneğidir. Gazze’de barışı savunurken de Bangladeş ve Türkiye istikrarlı bir şekilde benzer söylemlerde bulunmaktadır. Bu vahşeti ve insanlık dışı uygulamaları şiddetle kınıyor ve İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırımın derhal durdurulması çağrısında bulunuyoruz.
Ekonomik açıdan ortaklığımızsa gelişerek büyümekte ve ticaret hacimleri istikrarlı bir şekilde artmaktadır. Bangladeş’in elverişli yatırım ortamı ve Türkiye’nin ekonomik gücü, özellikle teknoloji, altyapı ve tarım gibi sektörlerde daha fazla iş birliği için birçok fırsat sunmaktadır. Geleceğe baktığımızda, siyasi ilişkileri, halklar arası bağları, Savunma sanayi iş birlikleri de dahil olmak üzere, ticareti ve ticari iş birliklerini geliştirerek ilişkilerimizi güçlendirmeye kararlıyız.
Tüm bunlara dayanarak, Bangladeş ve Türkiye giderek daha yakın ortak ve dost olmaya hazırlanmaktadır; ilişkilerimiz, yaygın olarak paylaşılan, köklü ve güçlü tarihi ve kültürel mirasımız ile Sufi İslami gelenek ve bağlarımızla desteklenmektedir. Hep birlikte uluslarımız için daha parlak bir yarın inşa etmeye devam edebilir, bölgelerimizde ve ötesinde barışa ve kalkınmaya katkıda bulunabiliriz.
Bugünkü konuşmamı halk arasında Pahela Baishakh olarak bilinen 1431 Bengal Yeni Yılı tebriklerimle bitirmek istiyorum. Birkaç dakika sonra günün renkli kutlamasından birkaç ana şahit olacaksınız.
Bangladeş Büyükelçisi Amanul Haq’ın konuşmasının akabinde kürsüye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhangeldi.
Bangladeş’in Ankara Atakule’deki resepsiyonda Türkiye’yi temsil eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da konuşmasında,
Türkiye ile Bangladeş’in yüzyıllara dayanan köklü ve derin bağları bulunmaktadır.” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye ile Bangladeş’in yüzyıllara dayanan köklü ve derin bağları bulunduğunu belirterek, “Halklarımız zor zamanlarında her zaman birbirinin yanında ve birbirine destek olmuşlardır.” dedi. “Türkiye ile Bangladeş’in yüzyıllara dayanan köklü ve derin bağları bulunmaktadır.”
Işıkhan, Bangladeş Bağımsızlık Günü dolayısıyla Atakule Etkinlik Salonu’nda düzenlenen resepsiyondaki konuşmasında, bugünün sadece Bangladeş’in Bağımsızlık Gününün 54. yıl dönümünün kutlandığı özel bir gece olmadığını, aynı zamanda Türkiye ile Bangladeş arasındaki diplomatik ilişkilerin “altın jübile”sinin de kutlandığını belirtti.
Bangladeş ile Türkiye’nin diplomatik ilişkilerinin 50 yıl önce başladığını ifade eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye ile Bangladeş’in yüzyıllara dayanan köklü ve derin bağları bulunmaktadır. Halklarımız zor zamanlarında her zaman birbirinin yanında ve birbirine destek olmuşlardır. Tıpkı geçen yıl ülkemizde yaşanan yıkıcı depremler sonrasında Bangladeş hükümetiyle halkının bizlere uzattığı yardım eli gibi. Bangladeşli kardeşlerimizin Kurtuluş Savaşı’mıza katkıları da halkımızın gönüllerine ve zihinlerine kazınmıştır. Bu destekler, Türk milleti tarafından daima şükranla anılacaktır. Halklarımız arasındaki karşılıklı dostluk duyguları, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin temelini oluşturmaktadır. Bu vesileyle tüm mali yükleri ve güvenlik tehditlerine rağmen Bangladeş’in kapılarını 1 milyondan fazla Rohingya Müslümanına açmasını içtenlikle takdir ettiğimizin altını çizmek isterim. Bangladeş bu yaklaşımıyla tüm dünyaya örnek oluyor. Milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan bir ülke olarak Bangladeş’i anlıyor ve elimizden geldiğince yükünü paylaşıyoruz. Kardeş Bangladeş’in 2026 yılında az gelişmiş ülkeler kategorisinden çıkacak olmasından duyduğumuz sevinci de ifade etmek istiyorum. Bangladeş’e bu önemli süreçte ve sonrasında destek ve yardım sunmaya devam edeceğiz.”
Türk Hava Yollarının, İstanbul-Dakka arasında günlük aktarmasız uçuşlarının ticaret ve turizm sektörleri açısından önemli olduğuna dikkati çeken Işıkhan, Türk ve Bangladeşli savunma şirketleri arasında imzalanan sözleşme sayısının da hızla arttığını belirtti.
İki ülkenin devlet adamları arasındaki dostluğun örnek nitelikte olduğunu dile getiren Işıkhan, “Halklarımızın karşılıklı menfaatini sağlayacak şekilde Bangladeş ile ilişkilerimizi her alanda geliştirmek ve derinleştirmek en samimi arzumuzdur.” dedi.
Konuşmaların hemen akabinde Bangladeş Milli Günü resepsiyonu Folklor ekibinin gösterisiyle devam etti.
Bangladeş Milli Günü dolayısıyla Ankara’da verilen resepsiyondaki konuşmaların ve dans gösterisinin akabinde davetlilere Türk ve Bangladeş mutfağından lezzetli yiyeceklerin ikramı yapıldı.
Davetliler, bir yandan kendilerine ikram edilen yiyeceklerin tadını çıkarırken bir yandan da birbirleriyle sohbet etme fırsatı yakaladılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.