Hindistan büyükelçisi Virander PAUL, Hindistan ile Türkiye’nin geleneksel Tarihi ve Kültürel bağlara sahip olduğunu söyledi.
Ticaret Bakan yardımcısı Rıza Tuna TURAGAY, Türkiye ve Hindistan arasında güçlenen ekonomik bağların her iki ülkeye refah ve büyüme getireceğine inandığını ifade etti.
Ankara’daki Hilton otelinde Hindistan Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 74’üncü yıldönümü dolayısıyla bir resepsiyon düzenlendi.
Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Ekselansları Virander PAUL ve eşi Racheline SHADAP ev sahipliğinde Hilton Otelinde düzenlenen resepsiyona Ticaret Bakan Yardumcısı Rıza Tuna TURAGAY, Kamu Başdenetçisi Şeref MALKOÇ da katıldı.
Ankara’da Büyükelçilikleri bulunan ülkelerin Büyükelçileri, Askeri ataşeleri ile seçkin bir davetli topluluğu da resepsiyonda hazır bulundu.
Resepsiyon, Türkiye ve Hindistan milli marşlarının okunmasının ardından Büyükelçi Virander PAUL’un konuşmasıyla başladı.
Hindistan Cumhuriyet Gün resepsiyonundaki konuşmasına başlarken Büyükelçi Virander PAUL, şunları söyledi; “Bu güzel ülkedeki ilk Ulusal günümde siz değerli dostlarımızın yoğun ilgisi ve katılımı beni çok mutlu etti. Hindistan’ın 74’üncü Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle burada bulunan her bir misafire en içten duygularımla hoş geldiniz demek benim için bir onur ve ayrıcalıktır.”
26 Ocak 1950’de Hindistan’ın Cumhuriyet’e geçişini sağlayan “HİNDİSTAN ANAYASA’sının kabul edildiğini hatırlatan Büyükelçi Virander PAUL, ülkesinin o zamandan beri farklı dinleri, kültürleri ve dilleri kucaklarken, kendi içsel birliğini koruyan, canlı ve başarılı bir demokrasi olarak ortaya çıktığını kaydetti.
Büyükelçi PAUL, Hindistan’ın en hızlı büyüyen büyük ekonomiler arasında, bir G-20 üyesi ve bölgesel ve küresel tehditler ve zorluklarla mücadelede güvenilir bir ortak olarak güçlü kimliğiyle uluslararası toplumun sorumluluk sahibi bir üyesi olduğunun altını çizdi.
Virander PAUL, Bu yıl Hindistan’ın 20 ülkeden oluşan G-20 grubunun başkanlığını yürüttüğünü ve bunun için seçilen temanın, küresel ilerleme için evrensel bir birlik duygusunu teşvik eden “ Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek” olduğunu belirtti.
Büyükelçi Paul, sözlerine şöyle devam etti; “Dünya G-20’ye umutla bakıyor. Hindistan’ın Başkanlığı’nın kapsayıcı, iddialı, kararlı ve eylem odaklı olacağına dair tüm dünyaya güvence veriyoruz.”
Orta Çağ’ın başlarından beri, Hindistan ve Türkiye’nin geleneksel olarak derin tarihsel ve kültürel bağlara sahip olduğuna vurgu yapan Büyükelçi PAUL, şöyle konuştu; “ Mevcut uluslararası ortamda hatırı sayılır bir konuma sahip olan, zengin çeşitliliğe sahip iki demokrasiyiz. Yıllık ikili ticaretimiz şu anda 12 milyar ABD dolarının üzerinde. İki ülkenin ekonomilerinin büyüklüğü ve yapısı göz önüne alındığında, bunu ikiye katlamak ve kısa zamanda gerçekleştirmek için çok güçlü bir ortak bir istek bulunmaktadır. Karşılıklı yatırımları artırmak için benzer bir duygular içerisindeyiz. İki liderimiz, Başbakan Modi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz Eylül ayında Semerkant’ta düzenlenen Şangay İşbirliği Örgütü Zirvesi’nin oturum aralarında bir araya gelerek çeşitli sektörlerde ikili işbirliğini güçlendirmenin yollarını tartışmaları, son derece memnuniyet vericiydi. Eylül ayının ilerleyen zamanlarında iki ülkenin Dışişleri Bakanları da New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında bir araya geldi. Karşılıklı yarar sağlamayı amaçlayan daha derin karşılıklı anlayış yoluyla çok daha kapsamlı ikili ilişkiler geliştirmek için olanaklarımız mevcut. 21’inci yüzyılda güçlü ortaklar olarak tam potansiyelimizi birlikte gerçekleştirmek için sabırsızlanıyoruz.”
Hindistan’ın Ankara Büyükelçisi Virander PAUL, konuşmasını şöyle sonlandırdı; “Hindistan’ın 74’üncü Cumhuriyet Günü vesilesiyle bu önemli günde bize katıldığınız için her birinize bir kere daha teşekkürlerimi sunuyorum.”
Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay ise Hindistan’ın uluslararası ekonomi ve jeopolitik arenada son yıllarda istikrarlı bir şekilde yükselen bir güç olduğunu ifade ederek bu ülkenin ekonomik gelişimi ve üçüncü ülkelerle başarılı ticari ortaklıkları sayesinde yakın gelecekte ticaret alanında da lider bir ülke konumuna geldiğini gözlemlediklerini bildirdi.
Ticaret Bakan yardımcısı TURAGAY, konuşmasını şöyle sürdürdü; “ Bu kapsamda, Türkiye ve Hindistan’ın ticaret, yatırım, turizm ve teknoloji gibi çeşitli alanlarda ikili işbirliği potansiyelinin çok yüksek olduğuna inanıyorum. Ülkelerimiz bölgesel olarak güçlü bir üretim üssü ve tüketim malları için hızla büyüyen pazarları var. Türkiye aynı zamanda önemli bir tekstil ve deri eşya üreticisidir, Hindistan ise bilişim ve ilaç endüstrileriyle tanınmaktadır. Her iki ülke de G-20 ve Dünya Ticaret Örgütü üyesidir. Ayrıca, her iki ülke de ticari ilişkilerini çeşitlendirmek ve geleneksel ticaret ortaklarına olan bağımlılıklarını azaltmak istiyor. Bu durum, Türkiye ile Hindistan arasında ekonomik iş birliğinin artırılması adına önemli fırsatlar yaratmaktadır.”
İki ülke arasında 2020 yılında 5,7 milyar dolar olan ticaret hacminin 2022 yılında 2,1 kat artarak 12,3 milyar dolara ulaştığını dile getiren Rıza Tuna TURAGAY, Türkiye ile Hindistan arasında güçlenen ekonomik bağların her iki ülkeye de refah ve büyüme getireceğine inandığını söyledi.
Bakan yardımcısı TURAGAY, konuşmasını sonlandırırken şunları söyledi; “Ülkelerimiz arasında işbirliğinin devamıyla birlikte çok daha büyük işler başarabileceğimizden eminim. Bu vesileyle Hindistan’ın ulusal bayramını bir kez daha tebrik ediyor, ikili ilişkilerimizin her boyutta güçlenmesini diliyorum.”
Konuşmaların hemen akabinde Hindistan Milli Günü için hazırlanmış pastanın kesimi yapıldı.
Davetliler, pasta kesiminden sonra Hint müziğinin eşliğinde Hint folklorunun farklı formlarını izlediler.
Davetliler folklor gösterisinden sonra Hindistan milli günü için hazırlanmış Hint ve Türk mutfağından birbirinden lezzetli yiyeceklerin tadını çıkarırken bir yandan da birbirleriyle sohbet etme fırsatı buldular.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.