Açılış konuşmalarından önce kısa bir müzik dinletisi vardı.
Gazi Üniversitesi öğretim üyesi iki sanatçı Türk ve Dünya müziğinin sevilen eserlerini seslendirdi.
Müzik dinletisinden sonra açılış konuşmalarına geçildi.
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılan Kongre Açılış konuşmalarıyla başladı.
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa YILDIZ konuşmasında, şunları söyledi: “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında düzenlenecekken, Ulusumuzun yaşadığı deprem felaketinin şoku ve acısı ile ertelenen, açışını bugün yaptığımız, ‘Dördüncü Ulusal Eczacılık Eğitimi ve Akreditasyon Kongresi’ne hoş geldiniz.
Ülkemizde ‘eğitim’ alanında köklü geçmişi, yeri olan, kazanımlarını araştırma, geliştirme, toplumsal katkı alanlarındaki atılımları, oluşturduğu kalite kültürü ile perçinleyen Gazi Üniversitemiz adına sizleri saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Eczacılık Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği ve Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi iş birliğinde büyük özveri ve emek ile hazırlanan kongrenin bütün sürecini yakından takip ettim.
Çok değerli Kongre Yöneticilerine, Bilimsel Kurula, Düzenleme Kuruluna, emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.
Şunu dile getirmek isterim ki kongrenin dikkat çekici olan, vurgulandığı için mutlu olduğum ‘‘Öğrencisinden Öğretim Üyesine Eczacılık Eğitiminde Akreditasyon Farkındalığı’ mottosu çok değerlidir.
Araştırmacı, katılımcı, girişimci, sosyal öğrenci Üniversitemizin benimsediği, içselleştirdiği sürekli iyileştirmelere konu olan önceliklerimizdendir. Kalite kültüründe; eğitimin kalitesi, eşgüdümü, akreditasyon süreçleri öğrenci ve öğretim elemanlarının yetkinliği ve mutluluğu önemli bileşenlerdir.
Araştırma Üniversiteleri arasındaki Üniversitemiz, Yüksek Öğretim Kurulunun değerlendirmesiyle 2022 yılında 30 yükseköğretim kurumu arasından 5 yıllık tam Kurumsal Akreditasyon alma başarısını gösteren 3 devlet üniversitesinden biri olmuştur. Kararlı ve özverili bir çabanın sonucu olarak elde ettiğimiz bu başarıların sürdürülebilir kılınmasında Akademik birimlerimizin çabaları, destekleri en önemli kazancımızdır. Eczacılık Fakültemiz de ikinci kez lisans eğitimi akreditasyonunu alarak akademik birimlerimiz arasında göz bebeğidir ve itici güçtür. Her türlü etkinliğinde, başarısında, talebinde takdir ve teşvik mekanizmalarımızla Fakültemizin yanında olmaya devam edeceğiz.
ECZAKDER’in sağlık alanında Eczacılık Eğitimi Akreditasyonu ile ilgili gönüllü ve yürekli çabalarını takdirle izliyorum, şahsım ve Üniversitemiz adına her bir üyesine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Süreçlerin Fakülteler arasında yaygınlaşması, farkındalık artırması adına Üniversitemiz Eczacılık Fakültesi iş birliğinde gerçeklemesine fırsat sağladıkları kongrenin başarılı, bol çıktılı ve yararlı olmasını diliyorum.”
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erden BANOĞLU da konuşmasında, “Eczacılık alanında eğitimin kalitesini artırmak ve standartları yükseltmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kongre, bizim için büyük bir öneme sahip; çünkü sağlık sektöründe etkili ve kaliteli eğitim, geleceğimizin temelini oluşturuyor.
Eczacılık, sağlık hizmetlerinin temel taşlarından biridir. Her gün milyonlarca insan, eczanelerde aldıkları ilaçlarla sağlıklarını koruyor ve iyileştiriyorlar. Dolayısıyla, eczacılık eğitiminin kalitesi ve standartları, toplum sağlığı açısından son derece kritik bir öneme sahiptir.
Kongrede, farklı ülkelerden gelen uzmanlar ve paydaşlar olarak bir araya gelerek, eczacılık eğitimindeki mevcut durumu değerlendirecek ve iyileştirmek için neler yapabileceğimizi tartışacağız. Yenilikçi yaklaşımlar ve en iyi uygulamaları paylaşarak, birbirimizden öğrenmek ve birlikte daha iyi bir gelecek inşa etmek için bir fırsata sahibiz.
Kongrenin başarılı geçmesini sağlamak için buradayız ve hepinizin katkıları büyük önem taşıyor. Bu nedenle, etkinlik boyunca aktif katılımınızı ve değerli görüşlerinizi paylaşmanızı bekliyoruz. “dedi
Ankara Eczacı Odası Başkanı Cem ABBASOĞLU ise konuşmasında şunları söyledi: Sözlerime başlarken mesleğimizle ilgili böylesine anlamlı bir kongrede bulunmaktan ve sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmeliyim.
Konuşmamda, eczacılık eğitimi ile ilgili genel bir çerçeve çizmek istiyorum. Türkiye’de bilimsel anlamdaki ilk eczacılık eğitimi 1839 yılında, Osmanlı ordusunun eczacı ihtiyacını karşılamak için askeri bir okul olan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de başladı. 1839 senesi, modern anlamdaki Batılı üniversitelere göre geç kalınmış bir başlangıç olsa da ülkemiz şartlarına göre oldukça eski bir tarih. Şu bir gerçek ki üniversiteleri üniversite yapan ve üniversiteleri ayakta tutan şeylerin başında gelenekleri gelir ve bu gelenekler çok uzun yıllar sonunda oluşur.
Dolayısıyla aradan geçen 185 yılın, eczacılık eğitimi açısından akademik bir gelenek oluşturduğunu, bu bakımından ülkemizdeki pek çok bilim dalına ve akademik mesleğe göre ileride olduğumuzu söyleyebilirim. Tabii ilerleyen süreçte Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber üniversitelerde çağdaş bir eğitim verilmesi amacıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde üniversite reformu gerçekleştirildi. 1960 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin kurulması, 1962’de de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne bağlı Eczacı Okulu’nun Eczacılık Fakültesi’ne dönüştürülmesi Cumhuriyetimizin kazanımlarından olan üniversite reformunun bir sonucudur.
1960’lardan 2000’lere kadar ülkemizde 7 Eczacılık Fakültesi varken 2000’li yıllarda hiçbir planlama olmaksızın tamamen popülist kaygılarla ardı ardına Eczacılık Fakülteleri açılmaya başlandı. Bugün ülkemizde bir bölümü henüz öğrenci alımına başlamamış 63 adet Eczacılık Fakültesi bulunuyor. Değerli katılımcılar burada dikkatinizi çekmek istiyorum: 1923’ten 2000 yılına kadar 7 fakülte varken 2024 yılında bu sayı 63’e çıkmış halde. Herhangi fizibilite çalışması yapılmadan plansızca açılan bu fakültelerin birçoğunun öğretim üyesi kadrosu eksik, laboratuvarları tamamlanmamış, kütüphanesi yetersiz, akreditasyonu yok.
Toplum sağlığının ve ülke ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda yeni Eczacılık Fakülteleri açılabilir. Ancak bir yere fakülte açmak her şeyden önce ihtiyaç ve imkânla ilgilidir. Şunu açıkça söylemeliyim ki bizim ne bu kadar fakülteye ihtiyacımız ne de bu kadar fakülteyi kuracak imkânımız var. Eczacılık fakültelerinin plansızca açılmaya devam etmesinin mesleğimizin geleceğine ve halkımızın sağlığına zarar vereceği ortada. Dolayısıyla fakülteler açılırken popülist kaygılar yerine gerçek ihtiyaçlar gözetilerek bir sistem ve planlama dahilinde hareket edilmesi şart.
Üniversite açmak, fakülte kurmak işin uzmanı olmayan insanların iki dudağından çıkacak söze bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir. Binalar inşa edip üzerlerine tabelalar asmak suretiyle üniversite açılmaz, fakülteler kurulmaz. O nedenle Türkiye’nin insan gücü ihtiyaçları ile örtüşmeyen, arz fazlası oluşturan, eğitimin kalitesini düşüren yeni Eczacılık Fakülteleri açılmamalıdır. Var olan fakültelerin de en azından akreditasyon koşulları bütünüyle ve gerçek anlamda sağlanana kadar öğrenci alması durdurulmalıdır.
Biz kendi içimizde sorunlara boğulmuşken dünyanın gündemini gelişen teknoloji, bilimsel gelişmeler ve söz konusu değişimin eğitim üzerindeki etkisi oluşturuyor. Bizim eczacılık anlamında meslek örgütü ve eczacılık akademisi olarak çağdaş dünyaya entegre olma yönünde önemli adımlarımız var ancak yeterli ve kapsamlı çalışmalar olduğunu maalesef söyleyemiyorum. Çünkü Türkiye’deki eğitim sistemi kötü bir durumdayken eczacılık eğitiminin kalitesini artırmanın kolay olmadığı kanısındayım. Bu aşamada hepimize çok büyük görev ve sorumluluklar düştüğünü ifade etmem gerekiyor.
Yeri gelmişken kurulduğu günden bu yana eczacılık eğitimindeki niteliğin korunması ve yükseltilmesi amacıyla canla başla çalışan ECZAKDER’in tüm değerli kadrolarına şükranlarımı sunuyorum. Eczacılık eğitimi konusunda yolumuz uzun ve çetrefilli ama ECZAKDER’in varlığı adeta kutup yıldızı gibi yolumuzu aydınlatıyor, hepimize rehberlik ediyor. Böylesine önemli kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen başta ECZAKDER’in kıymetli başkanı Prof. Dr. Seçkin ÖZDEN olmak üzere; tüm değerli hocalarıma bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. Konuşmamı Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Eğitimdir ki bir milleti; ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.”
Yüksek Öğretim Kalite Kurulu Üyesi Feyza ARICIOĞLU ve Türk Eczacılar Birliği Başkanı Eczacı Arman ÜNEY de konuşmalarında Eczacılık mesleğinin geldiği yer ve sorunları hakkında katılımcıları bilgilendirdiler.
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Prof. Dr. İlkay Erdoğan ORHAN, Eczacılık Eğitim Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. M. Seçkin ÖZDEN de kongrede birer konuşma yaptılar.
Açılış konuşmalarından sonra kongrede, oturumlar gerçekleştirildi.
Kongreye, yurt içinden ve dışından çok sayıda bilim insanları katıldı.
Oturumlarda söz alan konuşmacılar, uzmanlık alanları ve yaptıkları çalışmalarla ilgili meslektaşlarıyla bilgilerini paylaştılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Ankara’daki Meyra Palace otelin Konferans Salonunda gerçekleştirilen 10’uncu olağan mali genel kurulda faaliyet ve denetim raporları ibra edildi.
Divan başkanlığını AMATÖR SPOR KULÜPLERİ KONFEDERASYONU GENEL SEKRETERİ Abdullah ALBUNAR’IN yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları ibra edildi. 2027-2028 yıllarına ilişkin tahmini bütçeler de görüşülerek karara bağlandı.
TÜRKİYE KİCK BOKS FEDERASYONU Başkanı Mehmet Salim KAYICI yaptığı teşekkür konuşmasında, federasyonun kaynaklarını etkin ve şeffaf kullanıldığını vurgulayarak
Herkes ailesi ile çocuklarıyla gelmiş o kadar mutlu olduk ki demek ki biz en büyük faaliyetimizi yapmışız. Burada bir aile ortamı oluşturmuşuz. Bu bizim için çok önemli.
Uluslararası arenada, olimpiyatlarda bütün branşlar içerisinde birinci branşjz. Bu yüzden Türkiye’nin her yerinde bulunan 81 ilinde bulunan 781 km içerisinde kick boks yapan bütün arkadaşlarımı tebrik ediyoruz. Bu zaferler sadece Salim Kayıcı’nın değil, hepimizin zaferidir. Hiçbir zaman ötekileştirme yapmadın.,
Gerek dünya şampiyonası, gerekse Avrupa şampiyonalarında bir norm, bir kriter oluşturduk ve bu kriter neticesinde birinci olan en fazla sporcu puanı alan sporcu, her zamanki şekilde hiçbir şekilde kesilmeden götürülmüştür. Ve burada bakanlık mensuplarımızın hepsine ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Siyah kuşak sınavlarında, antrenör kurslarında, Türkiye şampiyonası ve turnuvalarında hep beraber olmaya çalıştık olabilir. Öyle bir alt yapı oluşturduk ki ben buraya katılan hekese teşekkür ediyorum.
Bu arada şunu söylemek istiyorum okul sporlarıyla ilgili birçok arkadaşım duymayabilir, bilmeyebilir.
Gelecek yıldan itibaren okul sporlara federasyonu kick boksu olarak kabul etmiştir. İnşallah bizler ilettiği zamanlarda bakanlığımıza yapacağımız çalışmalarla artık okul sporlarında temsil eden birinci olan çocuklarımızı bakanlığımız belirleyecek T
Bir Türk insanı olarak çok zekiyiz, çok çalışkanız, çok becerikliyiz ama asla ve asla masada kaybetme gibi bir şeyimiz olmaz, dünyanın her yerinde masadayız. Avrupa’da veyahut uluslararası Akdeniz federasyonu başkanlığı görevini yürütmekteyiz sadece ben değil. Sadece benim olmam önemli değil.
Bu arada, gerek Avrupa’da gerek dünyada gerek Balkanlarda her yerde tüm kurullarda arkadaşlarımız görev yapmakta.
Biz doğru bildiğimizi yapıyoruz. Gerek düzey gerekse online seminerlerimiz yapılıyor ve bundan sonra da yapılacak en önemli kavramlardan bir tanesi şu biz değişen kurallara aynı anda ve zamanında bütün çalışmalar da yapılıyor. Bu benim için çok büyük bir kazançtır ve sporcularımız, gün geçtikçe kendilerini yetiştirmekle geliştirmekte.
Bunun yanı sıra şunu özellikle söylemek istiyorum. Bütün branşlar. Katılım sağladığımız gibi bütün bu araçlarımızda da madalyamız var ve çocuklarımız en iyi, en iyi şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletimizi en iyi şekilde temsil etmek de ve bayrağımızı dalgalandırmaktadır.
Ben bu çocuklarımızın hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Kıymetli arkadaşlar gerek sporda gerekse Türk silahlı kuvvetlerde gerekse Jandarmada gerekse Emniyette gitmediğimiz yer yok her yerde varız. Bu camianın büyüklüğüdür.
Ben burada bakanlık temsilcilerimizin bize verdiği değer kendilerine teşekkür ediyorum.
Aynı zamanda dünya üniversite şampiyonasında varız. Şu anda bir çalışmamız daha var, üniversite oyunlarına giriyoruz.
Gelişen dünyaya ayak uydurmamızın temeli de şudur: yaşayacaksınız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.