Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Akıllı Ulaşım Sistemleri ile ulaşımın daha güvenli ve konforlu sistemler bütünü haline geldiğini belirterek, Bakanlık olarak temel sorumluluk ve misyonlarının Türkiye’de tüm ulaşım modlarına entegre, güncel teknolojileri kullanan yerli ve milli kaynaklardan yararlanan yenilikçi, dinamik ve sürdürülebilir akıllı ulaşım ağı oluşturmak olduğunu söyledi. Ulusal AUS Mimarisi geliştirme çalışmalarını tamamladıklarının altını çizen Uraloğlu, AUS sistemlerinin uydu üzerinden de birbirleriyle haberleşmesini sağladıklarını açıkladı. Uraloğlu, “Türksat’la birlikte mobil ve sabit antenler ile Karada Hareket Halinde Uydu İletişim Antenleri geliştirdik” şeklinde konuştu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 4. Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri Türkiye Zirvesi’nde konuştu. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişme seyrinin güçlü bir duvar örmeye benzediğini belirten Uraloğlu, “Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişme seyri, güçlü bir duvar örmeye benzer. Nasıl ki bir duvarı tuğlaları üst üste koyarak inşa ediyorsak, teknolojide bilgilerin üst üste birikmesiyle gelişir. Akıllı ulaşım sistemlerindeki her gelişme de böyledir. Geliştirdiğiniz her yeni sistem ya da uygulama, bir sonraki yeniliğin temelini oluşturur. Bu, sistemin doğasında vardır. Yani, üretilen ve kullanıma sokulan hiçbir bilgi yok olmaz. Bilgi, bilgiyi üretir. Bu birikim yeni birikimleri desteklemek ve daha ileriye taşımak için kullanılır. Bu noktada bu yıl 4.sünü gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri Zirvesi de daha önceki yıllarda elde ettiğimiz birikimin üstüne bilgi ve tecrübe koyacaktır.” dedi.
Ulaşım Sektöründe Teknolojik Dönüşüm
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ulaşım sektöründe teknolojik dönüşümün en önemli destekleyici unsurlarının başında Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS)’nin yer aldığını belirten Uraloğlu, “Bildiğiniz üzere Akıllı Ulaşım Sistemleri, ulaşımın daha güvenli, konforlu, enerji verimliliği sağlayan, ulaşım ağlarını etkin bir şekilde yöneten, bilgi ve haberleşme teknolojilerine dayanan sistemler bütünüdür. Bu sistem, teknoloji kullanımıyla birlikte, ulaşım altyapısının optimizasyonuna, kullanıcılar için ulaşım hizmetlerinin kalitesinin iyileştirilmesine, çevre dostu ulaşım seçenekleri sunulmasına katkılar sağlıyor. Bu nedenle her alanda olduğu gibi Akıllı Ulaşım Sistemlerinin de belirli bir politika ve strateji çerçevesinde yürütülmesi, gerekli düzenlemelerin yapılması ve bu alanda gelişmelerin takip edilmesi önem arz ediyor.” diye konuştu.
“Misyonumuz Yerli ve Milli Ulaşım Ağı Oluşturulmasıdır”
Uraloğlu, bakanlık olarak istişare halinde yürütülen çalışmalarla Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi ve Eylem Planları hazırladıklarının altını çizerek, bu alanda politika ve strateji belirleyerek atılacak adımları ortaya koyduklarını vurguladı. Bakan Uraloğlu, “Akıllı Ulaşım Sistemleri alanına ilişkin temel sorumluluğumuz ve misyonumuz; Ülkemizde tüm ulaşım modlarına entegre, güncel teknolojileri kullanan, yerli ve milli kaynaklardan yararlanan, verimli, güvenli, etkin, yenilikçi, dinamik, çevreci, katma değer sağlayan ve sürdürülebilir akıllı bir ulaşım ağının oluşturulmasıdır. Bu alanda stratejilerimizi belirlerken de ileri ve yenilikçi teknolojilerle insan ve çevre odaklı ulaşımı sağlama vizyonuna odaklandık.” dedi.
“Serbest Geçiş Sistemini Hayata Geçirdik”
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Akıllı Ulaşım Sistemleriyle tanışmasının ilk olarak elektronik ücret ödeme sistemleriyle başladığını anımsatarak, “Otoyol ve köprülerde 1999 yılında ilk olarak OGS uygulanmaya başladı. Daha sonra ise sürücülerin yanlarında taşıyabilecekleri elektronik kartlar ile ödeme yapılması sağlanan KGS (Kartlı Geçiş Sistemi) devreye alındı. 1 Şubat 2013 tarihinden itibaren ise KGS tamamen kaldırılarak HGS (Hızlı Geçiş Sistemi) uygulaması başladı. Aynı konuşmamın başında değindiğim tuğlaları üst üste koymak gibi hep geliştikçe daha iyi olan sisteme geçiş yaptık. Artık hepimizin en kıymetlisi zaman, yani hiçbirimiz bir yerde beklemek istemiyoruz. Onun için biz de Serbest Geçiş Sitemini hayata geçirdik. Artık büyük şehirlerde uygulamaya koyduğumuz Serbest Geçiş Sistemi’ni yakında ülke genelinde yaygınlaştıracağız. Bir TAK vasıtasıyla araç sahiplerimiz hiçbir bekleme yapmadan köprülerden geçiyor ve geçmeye devam edecek.” açıklamasında bulundu.
“Ulusal AUS Platformunu Hizmete Sunacağız”
Bakanlık olarak Türkiye’de akıllı ulaşım sistemlerinin planlanması, tanımlanması, yaygınlaştırması ve entegrasyonun sağlanması adına bir çerçeve sunan Ulusal AUS Mimarisi geliştirme çalışmalarını tamamladıklarının altını çizen Uraloğlu, “Ülkemizin Ulusal AUS Mimarisi oluşturma sürecinde, dünya literatür taraması ve iyi uygulama örneklerini inceleyerek ülkemizin mevcut ihtiyaçları ve gelecek perspektifini dikkate aldık. Aynı zamanda, AUS mimarisini yerelleştirme ve özgünleştirme çalışmaları ile ilgili hizmet paketlerini de belirledik. Ulusal AUS mimarisine ait mimari katmanların, hizmet paketlerinin ve mimari yazılım aracının yer aldığı bir ulusal AUS platformunu da yakında kamuoyunun hizmetine sunacağız. Söz konusu platformda, AUS sektörüne ait projeler, mevzuat, ulusal ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar ve etkinlikler de yer alacak.” şeklinde konuştu.
“K-AUS Uygulama Koridorunun Kurulması Çalışmalarına Başladık”
Yapılan bu çalışmalarla Türkiye’de AUS uygulamalarının yaygınlaşmasında kullanılacak standartları ve haberleşme çözümlerini de belirlediklerinin altını çizen Uraloğlu, “Mevcut haberleşme altyapılarının coğrafi koşullar nedeniyle uygun olmadığı durumlarda, AUS sistemlerinin uydu üzerinden birbirleriyle haberleşmesini sağladık. TÜRKSAT’la birlikte mobil/sabit antenler ile Karada Hareket Hâlinde Uydu İletişim Antenleri geliştirdik. Yapay zekâ, derin öğrenme, Haypırlup, Blokzincir, nesnelerin interneti, bulut bilişim gibi yenilikçi teknolojilerin, gelecekte ülkemizin AUS politika ve uygulamaları üzerindeki potansiyel etkilerine yönelik detaylı raporlar hazırladık. Otonom araç, araç-araç, araç-altyapı haberleşme teknolojileri gibi yeni nesil teknolojilerin takibi amacıyla, ülkemiz için ilk örnek çalışma olacak Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Uygulama Koridorunun kurulması çalışmalarına başladık. İstanbul’da Hasdal ve İstanbul Havalimanı arasında kurulacak koridor ile kazaların ve trafik sıkışıklığının azaltılması, trafik güvenliğinin sağlanması, yakıt tüketimi ve çevresel olumsuz etkilerin azaltılmasını amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Ulaşım Daha Verimli ve Konforlu Hale Getirilebiliyor”
Son yıllarda Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında ortaya çıkan otonom araçlar ve akıllı hareketlilik gibi yeni trendlerin şehir içi ve şehirlerarası yollarda kullanılması amacıyla çalışmaların yoğunlaştığına da tanık olduklarını belirten Uraloğlu, “Bu sistemle trafiğin anlık olarak izlenmesiyle elde edilen veriler, Akıllı Sistemlerle arşivleniyor ve yeniden kullanılabiliyor. Yine, yapay zekâ destekli sistemler sayesinde de çeşitli ulaşım analizleri yapılarak trafik akışlarının önemli ölçüde iyileşmesi sağlanıyor, anlık trafik akışları planlanıyor. Büyükşehirlerde otopark problemlerinin çözümlenmesi, zaman ve yakıt tasarrufunun sağlanması, çevresel olumsuz etkilerin azaltılması amacıyla, elektrikli araç şarj istasyonlarını da içerecek şekilde akıllı otopark projeleri devam ediyor. Öte yandan bilgilendirme sistemleriyle toplu taşıma, trafik ve hava durumu gibi bilgilerin anlık olarak durakta bekleyen veya otobüs içinde seyahat eden yolcularla paylaşılmasıyla ulaşım daha verimli ve konforlu hale getirilebiliyor.” diye konuştu.
‘’Türkiye Kart İle Ödeme Yapmak Mümkün Olacak”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından geliştirilen Türkiye Kart ödeme sistemi çalışmalarıyla, ulusal hareketliliğin ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik projelerin de hız kesmeden devam ettiğini belirten Uraloğlu, “Türkiye Kart sayesinde farklı şehirlerde aynı toplu taşıma kartı veya mobil uygulama ile ödeme yapmak mümkün olacak. Konya başta olmak üzere pilot şehirlerimizde Türkiye Kartın hayata geçirilmesi için Ptt tarafından çalışmalar devam ediyor. Sayıları hızla artan elektrikli araçlara ilişkin çalışmalarımız da sürüyor. Bu araçların ülkemizde de yaygınlaşması için gerekli olan teknik ve idari alt yapıya yönelik olarak çalışmaların yapılması ve elektrikli araç şarj istasyonlarının yaygınlaştırılması için ilgili Bakanlıklarımız ile koordineli olarak çalışıyoruz.” dedi.
T-ROTA Yazılımı Farklı Taşıma Seçeneklerini Bir Arada Kullanma Olanağı Sağlıyor
Türkiye’nin karayolu ve demiryolu ağında, uygun lokasyonlarda ve kapasitede şarj altyapısı oluşturulabilmesi için elektrikli şarj ağı planlama çalışmalarını da yürüttüklerini vurgulayan Uraloğlu, Şehirlerde bisiklet kullanımı ve mikro mobilitenin yaygınlaştırılması eylemleriyle trafik sıkışıklarının azaltılmasına katkı sunduklarını söyledi. Uraloğlu, “Bakanlığımız tarafından yürütülen ‘T-ROTA’ projesi kapsamında da toplu taşıma, araba kiralama, bisiklet, elektrikli scooter gibi farklı taşıma seçeneklerini bir arada kullanma olanağı sağlayan mobil bir yazılımı da yakında sizlerle paylaşıyor olacağız. Ayrıca araç ve yol durum bilgilerinin toplanması, elektronik ücret toplama, kaza ve acil durum bilgileri, sürücü bilgilendirme gibi servisler de yol ve sürüş güvenliğinin sağlanması için önem arz ediyor. Bu noktada ilgili üniversitelerimizle yürüttüğümüz çalışmalarla hücresel ve kablosuz haberleşme teknolojileri kullanılan araç içi bilgi sistemleri ve bu sistemler tarafından veri toplanmasına yönelik gerekli teknik altyapı çalışmalarını ortaya koyduk. Bu sayede ilgili altyapı geliştiricilerine, otomotiv üreticilerine, teknoloji geliştiricilere, ülkemizde araçtan her şeye teknolojilerinin uluslararası kriterlere uygun şekilde geliştirilmesi konusunda yol gösterici olmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.
“Bakanlığımız AUS Alanında Üniversitelerimizle İş Birliği İçerisindedir”
Türkiye’de Akıllı Ulaşım Sistemlerinin yaygınlaştırılması hususunda eğitim ve insan kaynağı konusunun da önem arz ettiğini kaydeden Uraloğlu, “Bu çerçevede AUS alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi amacıyla ERTICO (Avrupa Karayolu Taşımacılığı Telematik Uygulama Koordinasyonu), Türkiye Akıllı Ulaşım Sistemleri Derneği ve Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğiyle birçok farklı konu başlıklarında eğitimler düzenledik ve düzenlemeye devam ediyoruz. Bakanlığımız, AUS alanında, üniversitelerimizle de iş birliği içerisindedir. Bu doğrultuda “Araç İçi Bilgi ve Haberleşme Sistemlerinin (ABHS) Teknik Özelliklerinin Belirlenmesi” için Marmara Üniversitesiyle yürüttüğümüz projemizi yakın zamanda tamamladık, Boğaziçi Üniversitesiyle de “Akıllı Ulaşım Sistemleri Alanında İş Birliği Protokolü” imzaladık. Bu protokol çerçevesinde “Otonom Araçlar İçin Sürüş Mimarisi ve Bağlantılı Araç Trafik Test Senaryolarının Belirlenmesi” projesini bu ay sonunda tamamlayarak sonuçlarını yakında sektör paydaşlarımızın istifadesine sunmayı planlıyoruz.” dedi.
“2024-2030 Eylem Planı Taslağımızı Hazırladık”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak gerçekleştirdikleri tüm proje ve yatırımları çevre hassasiyetini de göz önüne alarak yaptıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Avrupa Yeşil Mutabakatına uygun olarak yenilenebilir enerji kullanımının artması, daha yüksek enerji verimliliğinin sağlanması, sera gazı emisyonlarının azaltılması hedefleri ile uyumlu çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Tüm bu çalışmalarımızı yürütürken bir yandan da AUS konusunda gelecek dönemde yapacağımız çalışmaları planlamaktayız. Bu kapsamda 2024-2030 yıllarını kapsayacak şekilde ulusal akıllı ulaşım sistemleri 2024-2030 eylem planı taslağımızı hazırladık ve paydaşlarımızın görüşlerine sunduk.” dedi.
“Gerekli Analizlerin Yapılması ve En Uygun Modelin Benimsenmesi Önem Arz Ediyor”
Akıllı ulaşım için herkese uyan tek bir model olmadığını belirten Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Bir ülke için uygun olan bir model, sosyal, coğrafi, demografik ve benzeri pek çok nedene dayalı olarak diğer ülke için uygun olmayabilir. Bu itibarla, ülkenin ihtiyaçları ve altyapısına göre gerekli analizlerin yapılması ve en uygun modelin benimsenmesi önem arz ediyor. Biz de ülkemiz için belirleyeceğimiz modelin sürdürülebilir olması bakış açısıyla, gayretli ve özenli bir şekilde tüm çalışmalarımızı başarıyla sonuçlandırmaya devam edeceğiz. Bu gerçekten hareketle Akıllı Ulaşım Sistemlerinin yasal ve kurumsal düzenlemeleriyle ilgili her türlü ihtiyacı karşılayan yasal mercii olarak ülkemizi ulusal ve uluslararası platformlarda çatı bir sivil oluşum olarak temsil eden AUS Türkiye’yi; Gönülden destekliyor, başarılarının daimi olmasını temenni ediyorum.”
Bakan Uraloğlu, Açılış Konuşmasının Ardından Ödül Alanlara Ödüllerini Takdim Etti
Ulaşımda Aklın Yolu Ödülleri kapsamında 10 kategoride 82 proje’nin başvuruda bulunurken, zirvede; Hareketlilik Teknolojisi, AUS Türkiye Özel Ödülü, Jüri Özel Ödülü ile Medya Ödülleri, Start-Up, En İyi Akademik Yayın, AUS Akademik Ar&Ge, Sektöre Katkı ve diğer kategorilerde ödül takdimleri gerçekleştirildi. Uraloğlu, Belediyecilik Ödülü kategorisinde “Her Kart Gaziantep Kart” ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e, “Erişilebilir Konya” projesi ile Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Uğur İbrahim Altay’a ve “Engelsiz Otopark Projesi” ile Jüri Özel Ödülünün sahibi olan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’e ödüllerini verdi. Bakan Uraloğlu, hediye takdiminin ardından etkinlik alanında bulunan stantları gezdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.