Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda düzenlenen törenle Adıyaman’da Turizm Sektörünün Canlandırılması çerçevesinde 8 elektrikli araç Adıyaman Valiliğine teslim edildi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, Küresel yatırımlarla Türkiye’yi yeni nesil araç AR-GE ve üretim üssü haline getirdiklerini söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR, “Adıyaman’da Turizm Sektörünün Canlandırılması Projesi” kapsamında 8 elektrikli minibüsün Adıyaman Valiliğine teslimi dolayısıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda düzenlenen “Ford e-Transit Araç Teslim Töreni”nde hazır bulundu.
SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KAÇIR konuşmasında şunları söyledi;
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında yürütülen “Adıyaman’da Turizm Sektörünün Canlandırılması Projesi” kapsamında 8 elektrikli minibüsün Adıyaman Valiliğine teslim edildiğini belirterek, “Elektrikli araç devrimini doğru zamanda yakalayarak Türkiye’yi yeni mobilitede küresel bir merkez hâline getirme vizyonumuzun meyvesi olarak gördüğümüz bu elektrikli araçlar şehrimize değer katacak. Ticari araç ve yolcu taşıtlarında elektrikli araç devriminde en iddialı ülkelerden biriyiz.” dedi.
Bakan Kacır, Avrupa Birliği desteğiyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında yürütülen Adıyaman’da Turizm Sektörünün Canlandırılması Projesi kapsamında gerçekleştirilen Ford E-Transit Araç Teslim Töreni’ne katıldı.
“Adıyaman’da Turizm Sektörünün Canlandırılması Projesi” kapsamında 8 elektrikli minibüsünAdıyaman Valiliği’ne teslim edildiğini kaydeden Bakan Kacır, şunları söyledi:
KÜLTÜREL MİRAS: Türkiye kadim tarihi birikimiyle, dört mevsim tatil imkânı sunan doğal güzellikleriyle, dünya turizminde eşsiz bir yere sahip. Her köşesinden tarih taşan ülkemiz, sahip olduğu kültürel mirasıyla âdeta geçmişin canlı bir tanığı. Deniz, kültür, doğa, inanç, sağlık, gastronomi turizmi gibi geniş bir yelpazede dünyada az sayıda ülkeye nasip olan zenginlikleri bünyesinde barındıran Türkiye, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor. Turizm sektörü, cari denge ve istihdamda oluşturduğu olumlu katkıyla ekonomik büyümemizin itici unsurları arasında yer almaya devam edecek. Sürdürülebilir turizm altyapısını güçlendirmek ve sahip olduğumuz yüksek potansiyeli en üst düzeyde değerlendirerek ülkemiz turizmine yeni cazibe merkezleri kazandırmak yürüttüğümüz bölgesel kalkınma programlarında öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu anlayışla Kalkınma Ajanslarımız ve bölge kalkınma idarelerimiz eliyle kültürel mirasımızı korumak ve turizm potansiyelimizi değerlendirmek adına, 2 bin 320 projeye 13 milyar lira destek sunduk.
7 PROJE, 47 MİLYON AVRO FİNANSMAN: Avrupa Birliği desteğiyle Bakanlığımız tarafından yürütülen “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında yürüttüğümüz 7 projeyle 47 milyon Avro finansmanı şehirlerimizi yerli ve yabancı turistler için önde gelen turizm destinasyonları arasına taşıyacak projeler için harekete geçirdik. Kültürel ve doğal mirasımızın getirdiği birikimi koruyarak, yatırım ve tanıtım faaliyetlerini etkin şekilde sürdürerek şehirlerimizi turizmde hak ettiği noktaya taşıdık.
ADIYAMAN’DA TURİZM SEKTÖRÜNÜN CANLANDIRILMASI PROJESİ: Dünyanın bilinen en eski inanç merkezi olması dolayısıyla “tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Göbeklitepe Ören Yeri’nin üst çatı örtüsünü ve çevre düzenlemesini yaparak bir açık hava müzesi haline getirdik. Yine bu 7 proje arasında yer alan “Adıyaman’da Turizm Sektörünün Canlandırılması” projesiyle de tarihi birikimiyle eşsiz şehrimiz Adıyaman’ın sahip olduğu zenginlikleri turizme kazandırdık.
6 MİLYON AVRO KAYNAK: Toplamda 6 milyon avro tutarında kaynak aktardığımız proje kapsamında şehir merkezinde Kommagene Kültür Merkezi’ni inşa ettik ve Kommagene Sergisi’nin de yer aldığı sinevizyon salonunu son teknoloji ile donatarak hizmete sunduk. 9 ören yerine ziyaretçi karşılama tesisleri kazandırarak çevre düzenlemelerini gerçekleştirdik. Karakuş Tümülüsü’nde, Cendere ve Kızılin Köprülerinde, Kahta Kalesi’nde, Palanlı Mağarası’nda, Arsemia, Taşgedik, Eski Besni ve Kuyulu ören yerlerinde şehrimizin mimarisine uygun eserlerle bölgenin tarihi ve kültürel mirasını turizmle buluşturduk. Bugün de bu program vesilesiyle, Adıyaman’ın tarihi destinasyonlarını keşfetmek isteyen ziyaretçilerin ulaşım ihtiyacına sürdürülebilir ve çevreci bir çözüm sunuyoruz.
8 ELEKTRİKLİ ARAÇ: Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açılışı gerçekleştirilen Ford Otosan Kocaeli Fabrikası’nda üretilen 8 elektrikli ticari aracı yolcu taşıma standartlarına uygun hâle getirdik. Adıyaman şehir merkezi ile Nemrut Dağı arasındaki güzergahta bulunan ören yerlerine güvenli bir ulaşım imkanı sağlamak üzere elektrikli araçlarımızı vatandaşlarımızın, şehrimizi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin hizmetine sunuyoruz.
MOBİLİTE: Elektrikli araç devrimini doğru zamanda yakalayarak Türkiye’yi yeni mobilitedeküresel bir merkez hâline getirme vizyonumuzun meyvesi olarak gördüğümüz bu elektrikli araçlar şehrimize değer katacak. Milli markamız Togg, elektrikli araçlar alanında attığımız stratejik bir adım. Togg’la birlikte Ford Otosan, BMC, Temsa, Karsan, Bozankaya, Otokar, Anadolu İsuzu gibi markalarla ticari araç ve yolcu taşıtlarında elektrikli araç devriminde en iddialı ülkelerden biriyiz.
YENİ NESİL ARAÇ: Türkiye’de üretim yapan markaların yeni nesil araç üretimlerini destekliyor, BYD gibi bu alanda lider küresel markaların yatırımlarını Türkiye’mize kazandırıyoruz. Tüm bu yatırımlarla Türkiye’yi yeni nesil araç Ar-Ge ve üretim üssü haline getiriyoruz. Kadim şehrimiz Adıyaman’ın sahip olduğu potansiyeli harekete geçirerek, yerel dinamikleriyle kalkınmasını sağlamak, bu kutlu mirasa sahip çıkmak bizim boynumuzun borcudur.
YENİDEN İHYA VE İNŞA: Özellikle geçtiğimiz yıl yaşadığımız asrın felaketinden, en ağır etkilenen şehirlerimizden birisi olan Adıyaman’ımız gönlümüzde, yüreğimizde, aklımızda ayrı bir yeri bulunuyor. Adıyaman’lı ve diğer depremzede kardeşlerimizin acısını hâlâ yüreğimizde yaşıyoruz. Verdiğimiz bu büyük sınav, karşı karşıya kaldığımız bu ağır yıkım, yüreğimizde telafisi güç, derin izler bıraktı. Depremin ilk anından itibaren, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kamu kurumlarımızın tüm kaynaklarını deprem bölgesinin yeniden ihya ve inşası için seferber ettik.
YATIRIMA TEŞVİK: Yatırım teşviklerimizle, kalkınma ajansı desteklerimizle, planlı sanayileşme hamlelerimizle hamdolsun deprem bölgemizde sosyal, ticari ve ekonomik hayatın canlanmasında önemli mesafe kat ettik. Hedefimiz şehirlerimizin ekonomisini eski günlerine döndürmek, üretim ve rekabetçiliklerini yeniden kazandırmaktır. Başlattığımız tarihi seferberlik sürecinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Adıyaman’ın toparlanması, alt yapısından üst yapısına eskisinden daha güçlü hâle gelmesi için tüm imkânlarımızı ilk andan itibaren harekete geçirdik. Yatırım teşviklerimizle, devreye aldığımız destek programlarımızla, gerçekleştirdiğimiz yeni yatırımlarla Adıyaman’da umutları yeniden yeşertiyoruz. Adıyaman’ı çekim merkezi yapacak projeleri, yeni atılımlarla destekleyerek şehrimizin bereketli topraklarında huzurun, refahın temellerini sağlamlaştıracağız ve bölgenin parlayan yıldızı hâline getireceğiz.
Programda, Adıyaman Valisi Osman Varol, AB Türkiye Delegasyonu Mali İşbirliği Bölüm Başkanı Birinci Müsteşar Odoardo Como ile Ford Otosan Lideri Josephine Payne de birer konuşma yaptı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih KACIR’dan sonra kürsüye Ford Otosan Genel Müdür Vekili Josephine Payne geldi.
Ford Otosan Genel Müdür Vekili Josephine Payne de Ford Otosan’ın Kocaeli fabrikasını içten yanmalı, elektrikli ve hibrit modellerin tek çatı altında üretildiği esnek üretim hatlarıyla donattıklarını dile getirerek sözlerine başladı.
Josephine PAYNE, Ford’un Avrupa’da en çok satan modelinin ve tamamen elektrikli versiyonunun seri üretimine başladıklarını hatırlatarak, yakın bir gelecekte yeni modellerin devreye gireceğini, Kocaeli’deki fabrikada Türk mühendisler tarafından üretilen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından proje fazlı devlet yardımlarıyla da desteklenen e-transit araçların üretimde önemli bir kilometre taşı olduğunu, araçları Adıyaman halkının hizmetine sunmaktan büyük gurur duyduklarını, sürdürülebilir turizmi teşvik edecek bu özel projede Adıyaman Valiliği ile işbirliğini önemsediklerini, önemli bir turizm destinasyonunda bu şekilde bir sürdürülebilirlik ve gelecek vizyonunun hayata geçirilmesinin son derece anlamlı olduğunu, Son teknolojiyi kültürel mirasa içtenlikle bütünleştirerek sürdürülebilir turizm uygulamalarına örnek olmayı hedeflediklerini, elektrikli araçların Adıyaman’da devreye alınması, tarihi öneme sahip bölgelerde karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik bir adımı temsil ettiğini belirtti.
Adıyaman Valiliğine teslim edilecek modern araçların geçmişin korunmasıyla nasıl uyumlu şekilde bir arada var olacağını gösterdiğini, Elektrifikasyon bağlantıları, araçlar ve otonom sürüş çalışmalarının HIT 30 Programı’yla tamamen uyumlu olduğunu görmekten mutluluk duyduklarını dile getiren Payne, bakanlığın desteklerinden faydalandıklarını ve Türkiye’nin en büyük özel sektör yatırımları arasında yer alan ve ülkenin sanayi sektörünün katma değerli büyümesi ve gelişmesi için önemli fırsatlar yaratmaya devam edecek Kocaeli fabrikalarının dönüşümünün büyük önem taşıdığının da altını çizdi.
Josephine Payne’den sonra Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Birinci Müsteşarı ve Mali İşbirliği Başkanı Odoardo COMO söz aldı.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Birinci Müsteşarı ve Mali İşbirliği Başkanı Odoardo COMO ise konuşmasında şunları söyledi; Bugün, bir kez daha AB ile Türkiye arasındaki uzun soluklu ve güçlü işbirliği münasebetiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.
Konuşmama bir iki hususla başlamak istiyorum. Genellikle bir projenin başarısının büyük ölçüde paydaşlarının projeyi sahiplenmesine ve özverilerine bağlı olduğunu söyleriz. Adıyaman Turizm projesi de bunun en güzel örneklerinden birini teşkil ediyor. Bazılarınızın bildiği üzere, bu projeyi IPA-I programı (2007-2013) kapsamında finanse etmeyi planlamıştık. Ancak tarihi ören yerlerinde gerçekleştirilecek faaliyetler nedeniyle resmi izinlerin alınması için gereken zaman, bunu yapmamıza imkan vermedi. Ancak Adıyaman Valiliği’nin özverisi ve sahiplenmesi sayesinde, IPA-II programlamasına başladığımızda proje neredeyse uygulamaya hazırdı.
Aynı derecede önemli olan bir diğer husus da inşaat işlerinin ve müşavirlik sözleşmelerinin başlama zamanıydı: zira sözleşmeler COVID-19 pandemisinin en yoğun olduğu Haziran 2020’e denk geldi. Ancak paydaşlarımız, özellikle de Bakanlık ve Valilikten meslektaşlarımız, bazı durumlarda aşılamaz gibi görünen zorlukların üstesinden gelmeyi başardılar. Bu nedenle, kararlılık ve sabırları için kendilerine içten şükranlarımızı sunuyoruz.
Şubat 2023’te meydana gelen büyük depremler bölgede yaygın bir yıkıma yol açtı. Avrupa Birliği olarak, ilk depremin meydana geldiği andan itibaren, sizlerin ve Türkiye halkının yanında olduk. Şu anda da depremlerin ardından yerel makamları desteklemek üzere (tarım, belediye altyapısı, okullar, hastaneler vb. alanlarda) yeni mali yardım programları geliştiriyoruz. Adıyaman’ın bölgede en fazla etkilenen yerlerden biri olduğunu biliyorum, kültür mirası bazı durumlarda son derece olumsuz bir şekilde etkilendi.
Kültür mirasının herkes için erişilebilir kılınması, geçmişe dair bilginin geliştirilmesi bakımından hayati öneme sahiptir. Özellikle de bu geçmiş, farklı inançlara sahip farklı halkların olumlu bir ortamda bir arada yaşadıklarına tanıklık ediyorsa.
Nemrut Dağı’na erişimin arttırılması, dağa giden zorlu yol ve uzaklık göz önünde bulundurulduğunda daha da önem kazanmaktadır. Ben bu yıl orada bir hafta sonu geçirme fırsatına sahip oldum ve alanın eşsizliğine, güzel manzaralarına ve verdiği huzur duygusuna hayran kaldım.
Proje kapsamında temin ettiğimiz minibüslerin faaliyete geçmesinin, farklı kesimlerin sosyalleşmesine yardımcı olacağına ve Nemrut Dağı Tümülüsü’nü genç nesillere ve Adıyamanlılara tanıtacağına inanıyoruz.
Tanınmış bir dünya mirasıyla olan fiziksel bağlantının güçlendirilmesi, deprem sonrası kentin toparlanmasında da etkili bir faaliyet olacaktır.
Sözlerime son vermeden önce şunun altını da çizmek isterim; Ortak hedeflerimizi başarıya dönüştürmek için çeşitli projelerin başlatıcıları ve uygulayıcıları olarak sizlere güveniyoruz.
Mali yardım programlarının başarıya ulaşmasındaki rolünüz son derece önemli, ve ben inisiyatifiniz, kararlılığınız, projeyi güçlü bir şekilde sahiplenmeniz ve özveriniz nedeniyle hepinize en içten teşekkürlerimi sunarım.
Odoardo COMO’dan sonra kürsüye Adıyaman Valisi Dr. Osman VAROL geldi.
Adıyaman Valisi Dr. Osman VAROL, konuşmasına Adıyaman Tanıtım Vakfı tarafından işletilecek olan ekonomik, modern ve güvenli “Kommagene Ring” araçları ile Adıyaman turizminin daha erişilebilir ve daha rekabetçi olmasının hedeflendiğinin altını çizerek başladı.
Adıyaman Valisi Dr. Osman Varol, Elektrikli araçların teslim törenindeki konuşmasını daha sonra şöyle sürdürdü; “ Bu Projeyle Adıyaman’a gelecek turist sayısının artırılması. geceleme süresinin uzatılması ve turizmden elde edilen katma değerin daha verimli hale getirilmesi hedeflenmektedir.”
Vali Varol, Adıyaman’da turizm alanında önemli değişim ve gelişmelere yol açacak projeye destek veren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile projeye katkı ve destek sunan tüm bileşenlere teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
Konuşmaların akabinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Adıyaman Valisi Dr. Osman Varol’a sembolik olarak minibüslerden birinin anahtarını teslim etti.
Araç Teslim töreni, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.