Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aksaz Tersanesi Komutanlığı Açılış ve Deniz Platformları Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Topraklarımızda huzur içerisinde yaşamak için hem Mavi Vatanımızda hem de uzak coğrafyalarda güçlü ve etkin bir donanmaya sahip olmamız gerektiğinin bilincindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla’nın Marmaris ilçesinde, Aksaz Tersanesi Komutanlığı Açılış ve Deniz Platformları Teslim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Buradaki konuşmasında, Tersane Komutanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri için kritik öneme haiz PİRİREİS denizaltının hizmete alınacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “HIZIRREİS denizaltımıza bayrak çekiyor ve seyir testlerini başlatıyoruz. MURATREİS denizaltımızın havuz donatım faaliyetlerine başlıyor, ilaveten iki, üç, dört numaralı akaryakıt gemileri ile 3 bin tonluk denizaltı havuzunu da hizmete veriyoruz. Gemilerimizin ve denizaltımızın inşasında emeği geçen her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyor, ülkemiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.”
Vatanın bekası, milletin istiklal ve istikbali uğrunda can veren aziz şehitleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kahraman gazilere ülke ve millet adına şükranlarını sundu.
“ÜÇ TARAFI DENİZLERLE ÇEVRİLİ, TÜM DÜNYANIN GÖZÜ ÜZERİNDE OLAN BİR ÜLKEYİZ”
Kahraman ecdadın emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yüceltmek ve hak ettiği yerlere getirmek için mücadelelerini aralıksız sürdürdüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Üç tarafı denizlerle çevrili, tüm dünyanın gözü üzerinde olan bir ülkeyiz. Asırlar boyunca küresel güç mücadelelerine sahne olmuş bir coğrafyanın tam merkezinde yer alıyoruz. Bu topraklardaki bin yıllık mevcudiyetini şehitlerinin mübarek kanlarına ve fedakârlıklarına borçlu olan bir milletiz. Topraklarımızda huzur içerisinde yaşamak için hem Mavi Vatanımızda hem de uzak coğrafyalarda güçlü ve etkin bir donanmaya sahip olmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Bu anlayışla 2002’den beri ‘Güçlü Türkiye, Güçlü Ordu’ şiarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerini her alanda güçlendirmenin çabası içindeyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün burada olduğu gibi, Türkiye’nin attığı adımları dostlarımız gıptayla, kardeşlerimiz minnet ve destek duygularıyla, muarızlarımız ise korkuyla takip etmektedir. Ordumuzu güçlendirme hedefimizin belkemiğini ise donanmamızın kapasitesini ve caydırıcılığını artırma çalışmalarımız oluşturmaktadır. Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyacı olan her türlü platform ve sistemin tedariki için bütün imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Projesi tamamlanan, yapımına başlanan, modernize edilen veya teslim alınan her bir gemiyle donanmamızı hedeflediğimiz seviyeye bir adım daha yaklaştırıyoruz.”
“DENİZALTILARIMIZI 2029’A KADAR HİZMETE ALACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının stratejik unsurlarının başında denizaltıların geldiğini belirterek, şu bilgileri verdi: “Bugün hizmete giren TCG PİRİREİS, 6 adet havadan bağımsız tahrik sistemine sahip denizaltılarımızın ilkidir. PİRİREİS denizaltımızda şimdiye kadar 380’in üzerinde fabrika, liman ve seyir kabul testi başarıyla icra edildi. Reis sınıfı denizaltılarımız dünyadaki emsallerine kıyasla çok daha üstün özelliklerle donatılmaktadır. PİRİREİS denizaltımız uzun süre satha çıkmak zorunda kalmadan harekât icra edebilecektir. Bayrak çekme ve seyir deneyimleri başlangıcını gerçekleştirdiğimiz HIZIRREİS denizaltımızı 2025 yılında, havuz donatım faaliyetlerini başlattığımız MURATREİS denizaltını da 2026 yılında hizmete almayı planlıyoruz. Dördüncü denizaltımız AYDINREİS’in, beşinci denizaltımız SEYDİALİREİS’in ve altıncı denizaltımız SELMANREİS’in inşa faaliyetleri süratle devam ediyor. Proje dâhilindeki tüm denizaltılarımızı 2029 yılına kadar hizmete alarak donanmamızın gücüne güç katacağız.”
Yeni tip denizaltı projesinin sözleşmenin ötesinde bir muhteviyata sahip olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu projemiz, Silahlı Kuvvetlerimizin, kamu ve özel sektörümüzün ahenk içerisinde çalıştığı teknik personel yetiştirme, ürün yerlileştirme ve sanayileşme gibi çok boyutlu hedefleri içeren örnek bir projedir. Biliyorsunuz hâlihazırda kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen sayılı ülkeler arasındayız. Tabii ki bununla yetinmiyoruz. Yaklaşık 138 yıllık hayalimiz olan kendi denizaltımızı inşa etme hedefimize MİLDEN Projemizle ulaşmayı ümit ediyoruz. Böylece kendi denizaltısını dizayn edip, inşa edebilen dünyadaki lider ülkeler arasına girmiş olacağız. MİLDEN Projemizle ilgili çalışmalarımız da kendi mecrasında ilerliyor.”
“MİLLÎ DENİZALTIMIZI, MİLLÎ SİSTEM VE CİHAZLARLA DONATIP TAMAMEN MİLLÎ SİLAHLARLA KULLANMAYI HEDEFLİYORUZ”
PİRİREİS denizaltısının inşasında birçok savunma sanayi firmasının alt yüklenici olarak görev aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece MİLDEN için büyük bir birikim elde edilmiştir. PİRİREİS, kendi güdümlü mermilerimiz Atmaca ve Gezgin’in yanı sıra, kısa süre önce harp atışıyla etkisini gördüğümüz gururumuz AKYA torpidomuzu da kullanacaktır. Millî denizaltımızı, millî sistem ve cihazlarla donatıp tamamen millî silahlarla kullanmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Deniz Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu imkân ve kabiliyetlere erişebilmesi için Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde alınan kararlarla çok önemli projeleri hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî hücum bot, yeni tip mayın avlama gemisi, İstif sınıfı fırkateyn, açık deniz karakol gemisi, yeni tip çıkarma aracı gibi önemli platformların inşasının devam ettiğini söyledi.
Deniz Kuvvetlerinde çığır açacak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi, millî denizaltı ve millî uçak gemisinin dizayn çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul Tersanesi Komutanlığında yakın zamanda inşasına başlanacak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi ile ülkemizin hava savunmasını denizden itibaren kademeli olarak sağlayacağız. Hava tehdidine karşı TCG Anadolu ve Millî Uçak Gemisi gibi kritik kabiliyetlerimizin korunmasını temin edeceğiz. Millî Uçak Gemimizde HÜRJET, KIZILELMA, TB3 ve ANKA-3 yerli ve millî hava araçlarımız ile deniz aşırı etki alanlarındaki hak ve menfaatlerimiz korunacaktır” diye konuştu.
Millî gemileri, yerli ve millî imkânlarla geliştirilen Millî Dikey Atım Lançer Sistemi ile (MİDLAS) donattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sayede Atmaca, Sapan ve Gezgin gibi güdümlü mermilerimizi kendi lançerlerimizden atma kabiliyeti kazanıyoruz. Deniz Kuvvetlerimizin tüm yüzer, dalar, uçar ve karada konuşlu platformlarını ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile teçhiz ediyoruz. Tüm bu projelerimizin devreye girmesiyle Deniz Kuvvetlerimiz çok daha üstün kabiliyetlere kavuşacak, Mavi Vatan’daki haklarımız daha etkin bir şekilde savunulacaktır” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece deniz platformlarına sahip olmanın güçlü bir donanma için yeterli olmadığına dikkati çekerek şöyle devam etti: “Gerçek bir deniz kuvveti demek, bu platformları inşa edecek, bakımını ve onarımını yapabilecek, modernizasyonlarını gerçekleştirecek tersanelere de sahip olmayı gerektirir. Şanlı tarihimizde donanmamızın en güçlü zamanları aynı zamanda güçlü bir tersanecilik kültürüne sahip olduğumuz dönemlerdir. Bugün, bu anlayışla tersane altyapımızı güçlendiren kritik bir adım daha atıyoruz. MİLGEM, korvet ve fırkateynlerimizi bağrından çıkaran İstanbul Tersanesi, REİS sınıfı denizaltıları inşa eden Gölcük Tersanesi ve Ege’deki İzmir Tersanesinden sonra hamdolsun şimdi dördüncü tersanemize kavuşuyoruz.”
“AKSAZ TERSANESİ, DENİZ KUVVETLERİMİZE ÖNEMLİ ONARIM VE İNŞA KABİLİYETLERİ SAĞLIYOR”
Açılışı yapılan tersanenin 13 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 113 bin metrekare alana sahip olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tersanemiz Ege ile Akdeniz’in kesiştiği konumda bulunması, doğal yapısının elverişliliği ve korunaklı bir limana sahip oluşuyla stratejik açıdan fevkalade önemlidir. Aksaz Tersanesi, uhdesinde bulunan 11 fabrika, ambarlar, 7 bin 500 tonluk yüzer havuz, 450 tonluk çekek yeri, 100 tonluk yüzer vinç ile Deniz Kuvvetlerimize önemli onarım ve inşa kabiliyetleri sağlıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nitelikli mühendislik gücü ve tecrübeli işçiler sayesinde gemilerin burada istenilen performans ve maliyette inşa edildiğini belirterek şunları söyledi: “Ayrıca yaşanan arızalara dünyanın neresinde olursa olsun 7/24 esasına göre süratle müdahale edebiliyoruz. Buna en güzel örnek, Cumhuriyet’imizin banisi Gazi Mustafa Kemal’in emaneti olan Savarona gemimizdir. Yıllarca kaderine terkedilen, hatta bir dönem kumarhane olarak kullanılan, ismi utanç verici olaylarla gündeme gelen Savarona gemisini aslına sadık kalarak kısa sürede ve düşük maliyetle baştan aşağı yeniledik. Gazi Mustafa Kemal’in, ‘bir çocuğun oyuncağını beklemesi gibi bekledim’ dediği Savarona’yı bakımsızlıktan kurtarıp, Cumhuriyet tarihimizin 86 yılına şahitlik eden bir eser olarak milletimize kazandırdık. Birileri sadece Gazi’nin ismini kullanarak siyasi rant peşinde koşarken, biz, binlerce yıllık tarihimizin tamamını bir bütün olarak kucaklıyoruz.”
Tersane altyapısının güçlendirilmesi için çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İleride inşallah Mersin’de de bir tersanemiz olacak. İstanbul ve Gölcük Tersanelerimize ilaveten Ege ve Akdeniz kıyılarımızda da Mavi Vatan’ın muhafızlarının her türlü bakım, onarımını yapabileceğiz” ifadesini kullandı.
“Denizlere hâkim olan cihana hâkim olur” prensibiyle bu alandaki kapasiteyi sürekli ileriye taşımayı sürdüreceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim bugün Deniz Kuvvetlerinin muharip unsurlarına harekât alanında lojistik destek sağlayacak, millî tersanelerimizde dizayn ve inşa edilen her biri 200’er tonluk 3 adet yakıt gemisini de hizmete alıyoruz. Bundan sonra Deniz Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlıklarımıza bağlı yüzer unsurlar ve dost, müttefik unsurların lojistik ihtiyaçlarını daha rahat karşılayabileceğiz” diye konuştu.
“SAVUNMA SANAYİİ PROJELERİNİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 96 MİLYAR DOLARI AŞTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinin asla ihmale gelmeyen, duraksamayı kabul etmeyen, sürekli ve yüksek tempolu çalışmayı gerektiren bir alan olduğuna dikkati çekerek şunları ifade etti: “Şöyle geriye doğru baktığımızda, çok kısa sürede nasıl büyük mesafeler katettiğimizi hepimiz görebiliyoruz. Son 22 yılda savunma sanayinde özellikle vakıf ve özel şirketleri, KOBİ’leri, araştırma kuruluşları, teknoloji merkezleri, askerî, özel sektör tersaneleriyle âdeta bir devrim gerçekleştirdik. 2002’de ülkemizde 62 olan savunma sanayi projesi sayımız bin 13’e, 56 olan savunma sanayi firmamız 2 bin 500’e çıktı. Savunma sanayii projelerinin toplam büyüklüğü 96 milyar doları aştı. Daha önce askerî gemilerimizi yurt dışından hazır alım veya yabancı tasarımla, yurt içinde üretim yöntemiyle temin ederken bugün farklı kategorilerde pek çok ürünü tasarlıyor, üretiyor ve ihraç ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece 2023 yılı başından bu yana MİLGEM İstif Sınıfı gemilerimizin ilki olan İstanbul, çok amaçlı amfibi hücum gemimiz Anadolu, denizde ikmal muharebe destek gemimiz Derya, lojistik destek gemileri Yüzbaşı Güngör Durmuş ve Üsteğmen Arif Ekmekçi ile ilk insansız ve otonom deniz aracımız Mardin’in kabulleri yapıldı. Gemilerimiz ihtiyaç duyduğu farklı özellikteki radarların geliştirilmesi, yakın hava savunma sistemimiz GÖKDENİZ’in üretiminin tamamlanarak gemilerimize entegrasyonu, helikopter yakalama ve transfer sistemimizin yerli ve millî imkânlarla üretilerek gemilerimize entegrasyonu gibi pek çok faaliyeti aynı anda ve büyük bir kararlılıkla yürütüyoruz.”
“TÜRKİYE, ÇOK DAHA FAZLASINI BAŞARACAK KAPASİTEYE SAHİPTİR”
Geçmiş yıllarda tamamlanan birçok projeye ek olarak 200 deniz platformu ile 40 su üstü ve su altı otonom ve insansız deniz aracı projesinin hâlen devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Hepimiz biliyoruz ki tüm bunlar sadece birer başlangıçtır. Türkiye, çok daha fazlasını başaracak kapasiteye sahiptir. Yaptıklarımızı yapacaklarımızın, başardıklarımızı yeni zaferlerin birer müjdecisi olarak görüyoruz. Karşılaştığımız nice ambargoya rağmen elde ettiğimiz neticeler inancın, azmin ve gayretin neleri başarabileceğini hepimize göstermiştir. Karada, havada, denizde ve her yerde güçlü bir Türk Silahlı Kuvvetleri için gerekeni yapmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Mavi Vatan’a masal diyen bedhahlara aldırmadan, bizi yolumuzdan çevirmeyi amaçlayan engellere takılmadan, yılmadan, yorulmadan, kesinlikle geri adım atmadan Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda emin adımlarla yürüyeceğiz.”
Temel hedefin güçlü ve tam bağımsız bir savunma politikası, güçlü ve tam bağımsız bir savunma sanayisi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin kaynaklarını en etkin şekilde kullanarak, vakit ve nakit kaybına mahal vermeden inşallah savunma sanayisindeki hedeflerimize ulaşacağız. Rabbim, yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Bu düşüncelerle yeni deniz platformlarının ve Aksaz Tersanesinin ülkemize ve Deniz Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Savunma sanayisi alanında görev yapanları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, deniz platformları ve tersanede devlete sadakatle hizmet edecek tüm askerler, mühendisler ve işçilere başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 72. toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ilk olarak güvenli okul ikliminin inşası ve güçlendirilmesine yönelik hususları istişare ettik. Biliyorsunuz geçen sene yaşadığımız üzücü hadiseler sebebiyle okullarımızın güvenliğini artıracak ek önlemleri uygulamaya koymuştuk. Bugün hem bunları tekrar gözden geçirdik, hem de alınabilecek ilave tedbirleri görüştük.
Bu vesileyle geçen hafta Manisa-Turgutlu’da meydana gelen menfur olaydan etkilenen çocuklarımıza tekrar geçmiş olsun diyor, tedavileri devam eden üç evladımıza Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum.
Yine bugün öğle saatlerinde Osmaniye’de yeğeni tarafından katledilen öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
“81 İLİMİZİN GELECEĞİNİ ESERLERLE, YATIRIMLARLA, PROJELERLE AYDINLATMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Değerli arkadaşlar; son toplantımızdan bu yana yine yoğun bir mesaiyle ülkemize ve aziz milletimize aşkla hizmet etmeyi sürdürdük. İçeride toplu açılış törenleri, dışarıda uluslararası toplantılarla Türkiye’yi dünyada hak ettiği yere getirmenin mücadelesini verdik. Özellikle dış politika kulvarında dolu-dolu geçen bir gündemimiz oldu.
8 Eylül’de üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olarak milletimize büyük bir gurur yaşatan Filenin Sultanlarını Külliyemizde misafir ettik. 3 yıl önce Belçika’da ulaştığımız zaferi bu kez kendi evimizde hem de muhteşem bir geri dönüşle tekrarlayan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı şahsım ve milletim adına bir kez daha gönülden tebrik ediyorum.
Aynı şekilde 2026 Avrupa Boks Şampiyonası’nda 70 kiloda altın madalya kazanan millî boksörümüz Busenaz Sürmeneli’yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.
Elde ettikleri önemli başarılarla millî sporcularımız 86 milyonun göğsünü kabartırken, biz de 81 ilimizin geleceğini eserlerle, yatırımlarla, projelerle aydınlatmaya devam ediyoruz. Milletimizin bize yüklediği emanet her anımızı, her günümüzü Türkiye için seferber etmemizi zorunlu kılıyor. Biz de bu mukaddes emanetin hakkını en güzel şekilde vermenin gayretindeyiz.
11 Eylül’de hem inşası tamamlanan yatırımlarımızın açılışını yapmak, hem de yeni eserlerimizin temellerini atmak üzere baba ocağımız Rize’deydik. TOKİ konutlarımızdan millet bahçelerimize, yeni işyerlerinden okul ve öğrenci yurtlarına, kültür ve sanat merkezlerinden ve spor tesislerine tam 26 projemizi Rizeli vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Kısa süre içerisinde nihayete erecek 3 yeni yatırımın da temellerini attık. Toplam değeri 10 milyar lirayı aşan bu eser ve yatırımların Rize’mize ve ülkemize bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum.
“2 BİN 820 METRE UZUNLUĞUNDAKİ DÖRDÜNCÜ ANA PİSTLE HAVALİMANIMIZIN TOPLAM PİST SAYISI 6’YA ÇIKTI”
13 Eylül’de ise şehir hastanemizin kurdelesini kesmek üzere istiklal meşalemizin ilk yakıldığı şehir olan Samsun’umuzu ziyaret ettik. 234 bin metrekare alanda inşa ettiğimiz Samsun Şehir Hastanemiz, 1.458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, son teknolojiye sahip 40 ameliyathanesi, 320 poliklinikle şehrimize hizmet verecek. Toplam 17 milyar liralık bu muazzam yatırımın Samsun’umuz, bölgemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.
18 Eylül’de İstanbul’a yeni bir eser daha kazandırmanın kıvancını yaşadık. Muhalefetin, “buraya uçak inmez” dediği İstanbul Havalimanımız açıldığı ilk günden bu yana biliyorsunuz rekora doymuyor. Kuş uçmaz, kervan geçmez, böyle bir yerde havalimanının ne işi var diyerek kara çaldıkları bu eser geçtiğimiz yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Nisan 2025’te üçlü bağımsız paralel pist operasyonunu hayata geçirmiştik. Böylece havalimanımız dünyada ikinci, Avrupa’da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen merkezler arasına girmişti. Bunu hizmete verdiğimiz dördüncü ana pistle daha da güçlendirmiş olduk. 890 milyon euro yatırım değerine sahip 2 bin 820 metre uzunluğundaki dördüncü ana pistle havalimanımızın toplam pist sayısı 6’ya çıktı. Bekleme sürelerini kısaltan, yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayan, olumsuz hava şartlarında bile iniş-kalkış emniyetini üst seviyeye çıkartan yeni pistimizin de hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.
Kıymetli basın mensupları; Gaziler Gününü idrak ettiğimiz 19 Eylül’de şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın kamu kurumlarına atamalarını gerçekleştirdik. Yeni görevlerine başlayan 571 kardeşimizle birlikte kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını 53 bin 179’a yükselttik. Bir defa hepimiz şunun çok net farkındayız: İstiklal ve istikbalimiz için serden geçen şehitlerimizin, birlik ve beraberliğimiz için bedel ödeyen gazilerimizin, nice acıya, zorluğa göğüs geren şehit yakınlarımızın hakkını hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyiz. Bununla birlikte devlet olarak imkânlarımız nispetinde elimizden gelenin en iyisini yapmaya özellikle gayret ediyoruz. Şehitlerimizin emanetine gözümüz gibi bakmaya, hayata geçirdiğimiz düzenlemeler ve attığımız adımlarla şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın hayatını kolaylaştırmaya inşallah devam edeceğiz.
Buradan yeni atanan kardeşlerimize milletimize hizmet yolunda Cenab-ı Allah’tan başarılar temenni ediyor, şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Tahriklere kapılmayarak o vakarlarını, o metanetlerini, hepimize örnek olan o asil duruşlarını bozmayan tüm şehit ailelerimizden Allah razı olsun.
“GÜVEN VE REFAHIN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÜZENİN REÇETESİNİ BEŞ MADDE HÂLİNDE DÜNYA İLE PAYLAŞTIK”
Sevgili vatandaşlarım; 20 Eylül’de Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na katılmak üzere New York’a gittik. Bu sene “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek” temasıyla düzenlenen görüşmelerin ikinci gününde 16. kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap ettim. Konuşmamızda daha adil, temsil gücü yüksek, güven ve refahın hâkim olduğu yeni bir düzenin reçetesini beş madde hâlinde dünya ile paylaştık. Filistin, Rusya-Ukrayna ve İran başta olmak üzere çevremizde yaşanan savaş ve çatışmaların çözümüne ilişkin kanaatlerimizi dile getirdik. İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da estirdiği devlet terörü yine gündemimizin en üst sırasındaydı. Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas, maalesef bu sene de vize engeli sebebiyle Genel Kurul’a bizzat hitap edemedi. Kelimeleri buram-buram kan kokan savaş suçluları yalanlarını sıralamak için Birleşmiş Milletler kürsüsünde kendilerine yer bulurken, Sayın Abbas’ın orada olamaması insanlık adına utanç verici bir durumdur. Bu adaletsizliğin vicdanları kanattığını bir kez daha belirtmek istiyorum. Tabii biz o gün orada sadece milletimiz adına değil, aynı zamanda Filistinli mazlumlar, Lübnanlı masumlar adına da konuştuk. Bundan geri adım atmayacağız. İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan’dan Suriye’ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak, hakkı haykırmaya, hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz.
Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var. En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var. Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz. Allah’ın izniyle bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz.
Aziz milletim; bundan beş sene önce ülkemize kazandırdığımız Birleşmiş Milletler’in tam karşısındaki Türkevimiz yine diplomasinin kalbinin attığı bir merkez oldu. Birçok devlet ve hükûmet başkanını Türkevi binamızda misafir ettik. New York’ta bulunduğumuz süre zarfında toplam 17 devlet ve hükûmet başkanıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Trump’ın daveti üzerine Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin katıldığı toplantıya iştirak ederek bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik kanaatlerimizi paylaştım. Amerikan iş çevreleriyle bir araya gelerek ülkemizdeki yatırım fırsatlarını değerlendirdik. Türk-Amerikan Müslüman toplumunun yer aldığı programda farklı eyaletlerde yaşayan vatandaşlarımızın yanı sıra Amerika’daki dost ve kardeşlerimizle de hasret giderdik. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz temas, görüşme ve toplantıların ülkemiz, milletimiz ve mazlum coğrafyalar için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.
26 Eylül’de 21. MÜSİAD Expo Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu’nun kapanış törenine iştirak ettik. Hem fuarın, hem de iş forumunun yeni ortaklıklara kapı aralamasını ümit ediyor, MÜSİAD’ımızı gayretlerinden ötürü tebrik ediyorum.
“TÜRKİYE’NİN FİNANSAL SİSTEMİ GÜÇLÜDÜR”
Değerli basın mensupları, kıymetli arkadaşlar; bugünkü kabine toplantımızda 17 Eylül’den beri gündemde olan fon konusunu etraflıca değerlendirme fırsatı bulduk. Adalet Bakanımız ile Hazine ve Maliye Bakanımız kapsamlı birer sunum yaptılar. Şimdiye kadar atılan adımlarla ilgili kabine üyelerimizi bilgilendirdiler. Malumunuz bu meseleye nasıl yaklaştığımızı New York dönüşü yaptığımız basın toplantısında kamuoyumuza ilan etmiştik. Ama şunu bugün bir kere daha açık açık ifade etmek isterim: İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan-meydan, şehir-şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz, aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir. Biz ne hak yeriz, ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark işte budur. Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı, kalkınması ise bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz. Bu konudaki kararlılığımızı şüpheye mahal vermeyecek biçimde zaten ortaya koyduk. Sermaye piyasalarımızda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ekonomi kurmaylarımız diğer sorumlu birimlerimizle koordinasyon içinde yoğun bir mesai ile çalışmaktadır. Biz de ilgili arkadaşlarımızla istişare hâlinde gerekli adımların atılmasını süratle temin ediyoruz.
Burada şu gerçeği tekrar hatırlatmak istiyorum: Türkiye, bugün 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahiptir. Türkiye’nin finansal sistemi güçlüdür. Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzu bahis değildir. Türk sermaye piyasası dayanıklıdır. Temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahiptir. Her kim aksini iddia ediyorsa, Türkiye borsasına, Türkiye ekonomisine, Türk halkına çok büyük bir haksızlık yapmış olur. Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.
Şu noktanın da altını özellikle çiziyorum: Hiçbir sebep yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz. Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum. Böyle bir zihniyetten ülkeye de, millete de hiçbir fayda gelmez. Bizim son 25 senedir olduğu gibi, bugün de uğruna canımız feda dediğimiz Türkiye’nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır.
“PİYASA BOZUCU EYLEMLERE GİRİŞTİĞİ TESPİT EDİLENLER HUKUK ÖNÜNDE BUNUN HESABINI VERECEKTİR”
Sevgili vatandaşlarım; sermaye piyasalarının doğası gereği son derece dikkatli hareket ediyoruz. Kapatılan fonların tasfiye süreciyle ilgili çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Gerek fonlar, gerek hisse senetleri üzerinden oynanan, çevirip haksız kazanç elde edenler hakkında gerekli soruşturmalar yapılıyor. Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere giriştiği tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir.
Tabii burada bir diğer kritik husus, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçilmesidir. Bununla ilgili çalışmaları da yapıyoruz. Sermaye piyasalarımızın işleyişini çok daha sağlıklı hâle getirecek idari ve hukuki düzenlemeleri inşallah süratle hayata geçireceğiz. Şundan herkes emin olsun, müsterih olsun: Devletimizin ilgili kurumları yoğun bir mesai içindedir. Yarın ekonomi kurmaylarımızla ve sorumlu kurumlarımızın yöneticileriyle bir araya geleceğim. Sermaye piyasası kurulları içinde, hukuk devleti sınırları dâhilinde, maşeri vicdanın rehberliğinde gereken her türlü adım atılacaktır.
Bu düşüncelerle Kabine Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımı bir kez daha saygıyla selamlıyorum.
Son olarak bu akşam UEFA Uluslar Ligi’nde İtalya’ya karşı mücadele edecek A Millî Futbol Takımımıza yürekten başarılar diliyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, sporun çocuk ve gençlerin gelişimindeki önemine dikkati çekti ve yaz boyunca öğrencilerin tesislerde eğitmenler eşliğinde spor yapmasını, ailelerin çocuklarını alarak spor salonlarına, yüzme havuzlarına cimnastik salonlarına gitmesini istediklerini söyledi.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Ankara’nın Etimesgut ilçesindeki Cimnastik salonu ve federasyon binasının açılışını yaptı.
Bakan Dr. Osman Aşkın Bak’ın açılışını yaptığı spor salonundaki törene, federasyon başkanlarının yanı sıra sporcular, öğrenciler ve aileleriyle birlikte seçkin bir davetli topluluğu katıldı. katıldı
Törende konuşan Bakan Bak, çocukların ve gençlerin sporla buluşturulmasına büyük önem verdiklerine vurgu yaparak, “Sporun birleştirici ve iyileştirici gücü ortada. eğitmenler eşliğinde çocukların spor yapması, ailelerin çocuklarını alıp spor salonlarına, yüzme havuzlarına, futbol sahalarına getirmesi gerçekten çok kıymetli.” şeklinde konuştu.
Sporun çocukları ve gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmasındaki rolüne dikkati çeken Bakan Bak, ” Bu yüzden daha fazla spor tesisi açarak kulüplerle işbirliği yapacağız ve çocuklarımızın spora yönelmesini sağlayacağız.” dedi.
Türkiye’nin her yerinde spor yatırımlarının devam ettiğini işaret eden Bakan Bak, “Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak Türkiye’nin dört bir yanına binlerce tesis yapmaya devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın gençlerin spor yapması için tesislerin yapılması talimatı çerçevesinde halı sahalar, spor tesisleri, salonlar yapıyoruz.” şeklinde konuştu.
Fatih Belediyesinin Yedikule’de hayata geçirdiği spor köyüne de değinen Bakan Bak, futbol, padel ve tenis tesislerinin yer aldığı alanla ilgili, “Her şey çocuklarımız ve gençlerimiz için.” dedi.
Konuşmasında milli takımlara da başarılar dileyen Bakan Bak, sporda emeği geçen federasyon başkanları, antrenör ve sporculara ayrı ayrı teşekkür etti.
Açılış töreninde bir konuşma yapan Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen de şunları söyledi: ” Bugün, Türk cimnastiği adına unutulmayacak, hepimiz için gurur ve mutlulukla hatırlayacağımız çok özel bir günü geride bıraktık. Başkentimiz Ankara’ya, sporun ve sporcunun başkentine böylesine modern, nitelikli ve geleceğe umutla bakan bir cimnastik salonunun kazandırılmış olması, benim için olduğu kadar Türkiye Cimnastik Federasyonu ve tüm cimnastik ailemiz için de tarifsiz bir mutluluk. Bu salona baktığımda yalnızca bir spor tesisi görmüyorum. Burada geleceğin şampiyonlarını, hayallerinin peşinden koşacak çocuklarımızı, ilk kez cimnastikle tanışacak gençlerimizi ve Türk bayrağını uluslararası arenalarda gururla dalgalandıracak sporcularımızı görüyorum. Çünkü biz biliyoruz ki bir salon, yalnızca duvarlardan, tribünlerden ve spor alanlarından ibaret değildir. Bir salon; hayallerin başladığı, emeklerin büyüdüğü, çocukların kendilerine inandığı ve şampiyonların yetiştiği yerdir. Belki yıllar sonra bu salonda yetişen bir sporcumuz ülkemize büyük bir başarı kazandıracak. O gün geldiğinde bugün burada atılan bu adımın ne kadar kıymetli olduğunu hep birlikte bir kez daha anlayacağız. Bu nedenle bu eseri yalnızca bugünün değil, yarının Türk sporuna bırakılmış çok değerli bir miras olarak görüyorum. Bu vesileyle, Türk sporuna ve özellikle cimnastiğimize verdiğiniz güçlü destek için; başta şahsım olmak üzere Türkiye Cimnastik Federasyonumuz ve ülkemizin dört bir yanındaki tüm cimnastik ailemiz adına Sayın Bakanımız Dr. Osman Aşkın Bak’a gönülden teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu salonun çatısı altında nice çocuklarımız hayal kuracak, nice sporcularımız yetişecek ve nice başarı hikâyeleri yazılacak. Ankara’ya çok yakışan bu güzel tesisin, Türk cimnastiğinin geleceğine de çok yakışacağına yürekten inanıyorum. Bugün burada yalnızca bir salon açmadık; Türk cimnastiğinin geleceğine yeni bir kapı açtık. Emeği geçen, katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyor; bu muhteşem eserin ülkemize, Ankara’mıza ve cimnastik camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.”
Konuşmalardan sonra cimnastikçiler branşları ile ilgili kısa gösteriler yaptılar.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.