Konuşmacılar, Uluslararası Dijital Dönüşüm ve Akıllı Sistemler Konferansı’nda dijital dönüşüm, yapay zeka, otonom araçlar, akıllı üretim sistemleri ve yeşil teknolojiler gibi geleceği şekillendiren konularda birbirinden farklı perspektifler sunuyorlar.
“Yarının Teknolojisi, Makine, Otomotiv ve İmalat” temalı konferansta, akademisyenler, öğrenciler, girişimciler, yatırımcılar, endüstri profesyonelleri ve politika yapıcıları bir araya geldi.
ODTÜ Kemal KURDAŞ Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki Konferansta, bir de sergi açılşı yapıldı.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde KEMAL KURDAŞ Salonunda düzenlenen konferansun ilk gününde açılış konuşmaları, ve sunumlar yapıldı.
Açılış oturumunun ardından, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Türkiye Yuvarlak Masası Başkanı Perihan İnci “Geleceği Tasarlamak: Teknoloji ile Değişen Paradigmalar” başlıklı bir konuşma yaptı.
Perihan İNCİ, konuşmasında şunları söyledi: “Teknolojideki dönüşüm hız kazanarak farklı boyuta ulaşıyor. İklim krizi ile çevresel tehditlere karşı duyarlılık giderek artıyor. Uzun bir süredir kapsamlı dönüşümlerle tanımlanan bir çağın içerisindeyiz. Bu çağda teknolojik dönüşüm sadece iş yapış şekillerinizi değil, gündelik hayatınızı da keskin bir şekilde değiştiriyor. Rekabetin kuralları değişiyor.
Çevik bir bakış açısıyla inovasyon gücünü arttırmak, teknolojiyi izletmek rekabet gücünü belirleyen temel unsur oluyor.
Animasyon endeksinde 2022’de 39. sırada yer alan Türkiye iki sıra ilerleyerek 2023 yılı sıralamasında 133 ülke arasında 37’inci sırada yer aldı.
İlk 40 içindeki yerini korudu. Öte yandan, Tayland 40’a yaklaşıyor. Depişim olarak nasıl bir yol izleyeceğiniz önümüzdeki dönemde rekabet gücümüzü belirleyecek kritik bir soru olarak karşımıza çıkıyor.
Teknoloji ile şekillenen ve paradigma dönüşümünde nasıl bir oyun oynayacağız. Teknolojiye sadece tüketen ve entegre olan bir toplum mu olacağız?, yoksa teknolojiyi geliştirip küresel düzeyde yön veren aktörlerden birimi olmak istiyoruz.
Amerika Birleşik Devletleri‘nde muhteşem yedili olarak adlandırılan teknoloji şirketleri yalnızca geçtiğimiz yıl ağırlıkla ay gelirleri merkezleri olmak üzere 400 milyar dolardan fazla yatırım yaptı.
İletkenlerin arz ve talebi ise teknolojik kullanıcılarının rekabet gücünü belirleyen diğer önemli bir faktör. Daha da önemlisi dahil zincirinin her bir halkası teknoloji ekosisteminin bütününü etkiliyor.
Yakın dönemdeki tecrübelerimiz jeopolitik krizlerin ticari kısıtlamaları halk hadde ve tedarikinde yaşanan aksaklıkların rekabet gücünün korumasındaki etkisini çarpıcı bir şekilde gösterdi.
Değerli teknoloji şirketinin yalnızca dört tanesi Avrupa’da yer alıyor.
Avrupa rekabetçiliği‘nin geleceği başlıklı trakya raporu Avrupa birliği için yapılan analizlerinin yanı sıra ülkemiz açısından da dikkatle izlenmesi gereken önemli noktalar içeriyor.
Dijitalleşme, teknolojiler ve yapay zeka Avrupa’nın sürdürülebilir ve ekonomik büyümenin temel dinamikleri olarak öne çıkıyor.
Rekabet gücünü arttırmak için paradigma değişimine üç alanda dönüşme dikkat çekiyor.
ilgi innovasyonun güçlendirilmesi, seviyeyi ateşleyecek yeni alanlar bulunması, uygun maliyetli ve temiz enerji sağlanması, dışarıya bağımlılıkdan ileri gelen risklerin azaltılması ile stratejik bağımsızlığın güçlendirilmesi; bu üç alan Türkiye içinde aynen geçerli. Günümüzün yoğun ortamında başarılı olabilmek için değişime karşı direnç göstermek bu dönüşümün bir parçası olmak kaçınılmaz.
Dünya genelinde dönüşmeye yönelim arttığı, ekonomi geçişleri rekabetin kazandığını görüyoruz.
Yeşil teknoloji yatırımları 2023’te 200 milyar dolara yaklaştı. 2027’de yapılan yeşil Teknoloji yatırımlarına göre yüzde 70’in üzerinde artış görüldü.
Batarya yönetimi, 2023’te yüzde 60 büyüyerek 110 milyar dolar yatırım aldı. Ulusal kaynaklar yeni teknoloji imalatına odaklandıkça teknik için yatırım geri dönüşüne odaklanır.
Bu teknolojilere yatırım yapmakta kolaylaşıyor artık. Çok büyük pazardan teknolojik üretimin maliyeti fosil yakıt bazlı alternatiflerden daha düşük. Örneğin dört sene önce yalnızca elektrikliydi. Bu yıl beş araçtan biri elektrikli.
Otomotiv sanayiyle ilgilenenler bu rakamları irdeleyebilşr.
Farklı yeni rakamlarda olabilir. Uzun vadede geçici olmadığını kanıtlıyor.
Yeşil modelli teknolojiler alanındaki talebin özellikle taşımacılık enerji sektörleri başta olmak üzere bir çok sektörde 2030 yılına kadar yıllık 12 trilyon dolarlık bir satış hacmi yaratabileceği öngörülüyor.
Siyaset olarak ülkemizde yönetimi tetikleyecek dijital teknolojilerin merkeze alan sanayi politikalarının önemini her fırsatta vurguluyor.
Değer zinciri boyunca karbon ayak izini ölçüm ve raporlama faaliyetleri döngüsellerin izlenmesini, dijital pasaport gibi çok farklı eksenlerde ikiz dönüşüm unsurlarının rolü artıyor.
Bu sene yüksek teknoloji ve verimliliğie odaklanan tedarik zincirinin tamamını kapsayan anlayışla iğne kazandırabiliriz imalat sanayinin derken küçük işletmeler bu alanda sınırlı kapasiteye sahip yeşil tedarik zinciri uygulamalarını payda ayıramıyor bu elimi tersine çevirmemiz gerekiyor.
KOBİ’lerin dönüşüm kapasitesini hızlandıracak finansman teknoloji inovasyona erişimlerini kolaylaştıracak rehberlik ve danışmanlık programlarına ihtiyaç var.
2018 yılında hayata geçirdiğimiz TÜSİAD SDK programı, geliştirilen dijital çözümler ile büyük ölçekli şirketlerimizin teknoloji taleplerini bir araya getirilerek iş birliği fırsatlarının genişletilmesine katkı sağladı.
Ekosistemden kıymetli isimler bugün gerçekleşecek bir panelde deneyimlerini uygulamalarını bizlerle ayrıca paylaşacak. Düzenlediğimiz dijital Türkiye konferansı ile ekosistemin değerli aktörlerini bir araya getirerek bu alandaki farkındalık arttırıcı çalışmalara katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Başta yapay zeka olmak üzere yeni nesil teknolojileri sektör biçimlerine etkisini çarpıcı bir şekilde gösterme imkanı bulduk.
TÜSİAD olarak kuruluşumuzun 50’inci yılı vesilesiyle hazırladığımız geleceği inşa başlıklı raporumuzda, günümüzü şekillendiren en temel faktörüm şunlar olduğu vurgulanmıştır. Nitelikli insan kaynağı, Güvenilir ve kapsayıcı kurumlar ile sağlam kurallar, bilimsel araştırma teknoloji ve inavasyon. Prof. Dr. Dıran ACEMOĞLU’nun belirttiği gibi teknoloji tek başına ekonomik büyüme yaratmaz. Teknolojinin etkisi toplumun kurumlarının yapısına bağlıdır.
Bu unsurlar sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal ilerlemenin anahtarını oluşturuyor.
Ülkemizin potansiyelini hayata geçirebilmek ve küresel rekabet gücümüzü korumak için ivedilikle harekete geçmemiz gerekiyor. Değerli konuklar, tarihsel olarak otomasyondaki güncellemeler genellikle bütün görevleri etkilemişken yapay zekanın en belirgin farkı aynı zamanda yüksek beceri ve uzmanlık gerektiren işleri de etkileme olasılığı.
Bu yeni çağda artık Makinalar algoritmalar ve akıllı sistemler süreçlerin ve yaratıcı çıktıları da etkilemeye başladı.
Bugünkü küresel istihdamın neredeyse yüzde 40’ı yapay zekaya maruz kalıyor. İnsan kaynağının dijital dönüşümün öncüsü olarak konumlanması ve organizasyonların çevikliği Hız ve rekabet avantajı elde etmede kritik rol oynayacak. Teknoloji sektöründe daha çok kadın çalışan daha çok kadın lider görmeliyiz.
Okul yıllarından itibaren biz çocuklarını falan teknoloji mühendislik, matematik yani sistem alanlarında kariyer yapmaya yönlendirmeliyiz.
Yapıla bir araştırmaya göre, sistem alanında Yükseköğrenim mezunlarının oranı 2002’de 1.66 iken 2023’te 1.24’e gelindi.
Öte yandan bilgi ve iletişim teknolojileri becerisine sahip olan işgücüne ihtiyaç 2022’de 2,39 iken 2023’te 2.40 olarak çağdaş ve bilimsel yaklaşımı temel alan eğitimin sunulmasını ve doğru yeteneklere sahip insan kaynağının yetiştirilmesini öncelikli görüyoruz. Mevcud eşitsizliklerin ve yapısal zorlukların derinleşmesinin önüne geçmek amacıyla zamanında ve birlikte harekete geçersek teknolojinin yıkıcı potansiyeline karşı bütünsel bir hazırlık yapma fırsatına sahip olabiliriz.
Değerli konuklar geçtiğiniz yıl TÜBİTAK ile birlikte hazırladığımız Türkiye’nin ikinci yüzyılında yüksek teknoloji için eylem çağrısı raporumuzda da altını çizdiğimiz gibi stratejilerin etkili ve bütüncül bir başarıyı tesis etmesi için üst seviyede sahipliğe ve koordineli bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Mustafa hocamla konuşmaya başlamadan önce şirketlerde müsaitlikten bahsettik. Ama bizim, Türkiye olarak üst düzeyde bir ev sahipliği ve koordineye ihtiyacımız var.
Kamu kurumlarının elinde yürütülen çalışmalar çok kıymetli olmakla birlikte dijital politikaları birbirinden bağımsız düşünmek mümkün değil akademinin de içinde etkin bir şekilde yer aldığı güçlü bir yapıyı kurgulamamız önemli küresel rekabet dinamiklerinin göz önünde bulundurarak yüksek teknoloji üretim ekosistemmizi sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek ve derinleştirecek hedef odaklı aynı programları sürekli olarak yatırım yapmamız büyük bir önem taşıyor.
Yüksek ve teknolojik ürünlerin toplam ihracatımız içinde son 15 yıldır yüzde 3 bandında seyreden payını yükseltecek teknoloji üretme entegrasyon yetkinliğimizi arttıracak bütünsel yatırımlar stratejik önemli Sürekli görüşen iletişim teknolojileri ile ilgili araştırma ve geliştirme çalışmaları gerçekleştirebilmek amacıyla araştırma merkezlerini yaygınlaştırmalıyız.
Bu merkezlerle ilgili teknolojinin geliştirilmesi için akademi ve özel sektör iş birliği sağlamalıyız. Eğitim sürecinin her aşamasında çocuklarınıza bilimsel ve altyapı ve 21’inci yüzyılda becerilerine odaklanmış bir eğitim sunmalıyız. İş dünyasının ihtiyaç duyduğu dijital yetkinliklere katılmış insan kaynağı ihtiyacını karşılamak üzere çevik bir akademik yapının ihtiyacı her geçen gün artmakta, bu alanlara yönelik lisans, üstün hızlandırma ve kuluçka programlarını yaygınlaştırılmasını elbirliğiyle sağlamalıyız. Gençlerimizin analitik düşünme, eleştiri, bakış açısı geliştirme ve disiplinler arası bağlantı kurma becerilerini teşvik etmeliyiz. Ezberci eğitimi geride bırakarak yaratıcı yenilikçi ve girişimci bir anlayışla bireyler yetiştirmeliyiz. Eğitim ile işgücü piyasası arasındaki bağ sağlamlaştırmalı. Mesleki eğitimi günümüzün gereksinimlerine uygun uygun bir şekilde yeniden şekillendirmeliyiz.
Böylece, Türkiye’nin geleneksel ekonomi içindeki yüzde birlik payına karşılık dijital ekonomideki binde bir civarındaki payını arttırabiliriz.
Katma değeri yüksek üretim mümkün kılacak teknolojik dönüşümü sağlayarak teknolojiyi hem kullanma hem de ülkemizde geliştirme etkinliğini daha üst seviyeye taşıyabiliriz.
Bekleyen değişimleri kapsamlı bir şekilde ele alınacağı, ufuk açıcı ve verimli bir etkinlik olmasını diliyorum.
Emeği geçen herkese tüm hocalarına teşekkür ediyorum.
Konferansta, bildiri sunumlarının yanı sıra davetli konuşmalar ve konuşmacılar ile paneller yer alıyor. Konferans, katılımcılara bilgi paylaşımı ve etkileşim fırsatı da sunuyor.
Konferansın ilk oturumunda, Fraunhofer IAO’dan İleri Sistem Mühendisliği Bölüm Başkanı Mehmet KÜRÜMLÜOĞLU, Fraunhofer IAO’dan Görsel Etkileşimli Teknolojiler Bölüm Başkanı Matthias BUES, Innoway Danışmanlık Yönetici Ortağı Süheyl BAYBALI, İTÜ, Sistem Global’den Av. Doç. Dr., Kurucu Ortak Hasan KARSLIOĞLU ile Bahçeşehir Üniversitesi ve Sistem Global’den Av. Dr Ortak Sertel ŞIRACI uzmanlık alanlarıyla İLGİLİ birer konuşma yaptılar.
Konferansa daha sonra paneller ve sunumlarla devam edildi.
“Sosyal Medya Tuzakları ve Haklarımız” temasıyla düzenlenen Geleneksel Tüketici Ödülleri resim yarışmasında Türkiye birinciliğini Bursa’nın Yıldırım ilçesi Selçuk Hatun ÖO’dan SÜLEYMAN TORUNOĞLU kazandı.
Türkiye genelinde ilk 5’e giren öğrencilere ödülleri Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından takdim edildi.
Resim yarışmasına resmi ve özel okullardan yaklaşık 1.600 eser yarışmada yer aldı.
“Dijitalleşen Dünyada Bilinçli Tüketim: Sosyal Medya Tuzakları ve Haklarımız” temaıyla düzenlenen Geleneksel Tüketici Ödülleri resim yarışmasında Türkiye birinciliğini Bursa’nın Yıldırım ilçesinden SÜLEYMAN TORUNOĞLU kazandı.
Bu arada, Geleneksel Tüketici Ödülleri töreni çerçevesinde tüketici bilinçli tüketiciler ile tüketici memnuniyetini ilke edinen firmalara da ödülleri takdim edildi.
TOBB İKİZ KULELER konferans salonunda düzenlenen 29’uncu Geleneksel Tüketici Ödül törenine Ticaret Bakanı Ömer Bolat da katıldı ve bir konuşma yaptı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Bizim buradaki en önemli düsturumuz; bilinçli tüketici, güçlü ekonominin teminatıdır. Sağlıklı bir ekonominin de temeli bilinçli tüketim ve bilinçli tüketicilerden geçmektedir” şeklinde konuştu.
Ticaret Bakanlığı’nın, tüketici bilincini geliştirmek ve tüketicilerin yasal haklarını kullanmasını özendirerek farkındalık oluşturmak amacıyla bu yıl 29’uncusunu düzenlediği ‘Geleneksel Tüketici Ödülleri Töreni, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde düzenlendi..
Bilinçli tüketicilerin yanı sıra tüketici memnuniyetini ilke edinen örnek uygulamalarıyla öne çıkan firmalar, bu alanda bilimsel çalışma yapan akademisyenler ve medya temsilcilerinin ödüllendirildiği törende açılış konuşmasını Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber yaptı.
Ardından konuşan Bakan Bolat, her alanda tüketiciyi korumaya çalıştıklarını söyledi. Bakan Bolat, yapay zeka çağında olduklarını hatırlatarak, “Birçok şey gelişiyor. Dijital çağın çok yaygınlaşması ve çok girift hale gelmesi maalesef kötü niyetlilerin haksız ve aldatıcı hileli uygulamaları açısından da mümbit bir alan oluşturuyor. İşte bu nedenle Ticaret Bakanlığı’nın önemli bir kanadı da tüketicinin korunmasıdır. Bunun içinde aldatıcı ve hileli reklamlara karşı, sosyal medya uygulamalarına karşı korunma var. Abonelik sözleşmeleri açısından korunma var. Bakarak, fiziken dokunarak almadığı e-ticaret yoluyla elde ettiği ürünler açısından korunması var. Diğer satın aldığı hizmetler açısından var. Devre mülk, tatil, eğitim, sağlık alanı, her alanda tüketici haklarının korunması önemli. Biz bunu getirdiğimiz düzenlemelerle ve yaptığımız denetimlerle denetleyici fonksiyonumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu noktada vatandaşlarımızdan, tüketici kuruluşlarından, medya kuruluşlarımızdan, medyadaki çalışan kardeşlerimizden önemli destekler alıyoruz” diye konuştu.
Bakan Bolat, özellikle tüketici hakem heyetlerinin bu noktada önemli olduğunu söyleyerek, “Satıcıyla tüketici-alıcı arasındaki uyuşmazlıkların çoğunluğunu onların ara buluculuk çalışmalarıyla dostane bir şekilde sağlamış oluyoruz. Bu nedenle bizim buradaki en önemli düsturumuz; bilinçli tüketici, güçlü ekonominin teminatıdır. Sağlıklı bir ekonominin de temeli bilinçli tüketim ve bilinçli tüketicilerden geçmektedir. Bugün Türkiye ekonomisi 1,7 trilyon dolarlık milli geliri ve 18 bin 300 dolarlık kişi başına milli gelire ulaştı ise üreticinin, yatırımcının, satıcının, ticaret erbabının yaptıkları icraatlar kadar tüketicinin de gücü, yönlendirmesi ve bilinçli tüketiminin bunda çok büyük faydası vardır” diye konuştu.
Bakan Bolat, Reklam Kurulu’nun bağımsız olduğuna vurgu yaparak, “Televizyon, radyo, yazılı basın ve internet reklamlarını titizlikle denetlemektedir. Bunun yanında sosyal medya reklamları noktasındaki ticarette de ciddi bir şekilde denetim görevlerimizi yapıyoruz. Burada aldatan, istismar eden, haksız rekabet oluşturan, kamu düzenini bozan reklam ve tanıtımlara karşı etkili kararlar alınıyor. Sadece bu yıl 33 bin kadar reklam dosyası karara bağlandı Reklam Kurulu tarafından. Ve bunlarla alakalı 230 milyon liranın üzerinde cezalar kesildi ve reklama erişim sınırlaması getirildi. Buradaki sloganımız da aldatıcı ve yanıltıcı reklamla etkin bir mücadele yapmak zorundayız. ‘Güvenilir reklam, haklı yapıcı rekabet, sağlıklı işleyen adil piyasa’. Aynı zamanda güvensiz ürüne karşı sıfır tolerans uygulamamız ve hedefimiz bulunmaktadır. Alınan ürünlerde kullanılan malzemelerdeki aldatmalar, istismarlar, tüketicinin sağlığını, güvenliğini tehlikeye atacak malzemelerden yapılması ki bunlar en çok oyuncak, ayakkabı, tekstil, kırtasiye, çocuk, bakım, kullanım, kozmetik, deterjan gibi ve birçok ürünlerde güvenli bir piyasaya arz açısından denetimlerimizin hedefi güvensiz ürüne karşı sıfır toleranstır” dedi.
Bakan Bolat, tüketicilerin bilinçli tüketimi ve uyarıları ile yaptıkları denetimler sayesinde 2011 yılında yüzde 32 olan ürünlerdeki güvensizlik oranının bugün yüzde 1’e gerilediğini, bunun büyük bir başarı olduğunu kaydetti.
Bolat, güvensiz, sağlıksız ürün, tüketiciyi aldatmaya yönelik uygulamalara karşı son 3,5 yılda 8,8 milyar TL bir ceza uygulaması olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “1 milyon 150 bin dosya karara bağlanmış. Tüketici Hakem Heyetlerimiz 1995’ten bu yana tam 19 milyon başvuruyu yargıya gitmeden, yargıyı meşgul etmeden dostane ara buluculukla çözdü. Hem üretici ve satıcı, hem de tüketici arasında uyuşmazlığı hızlı bir şekilde hallettiler. Tüketici Hakem Heyetlerimize, raportörlerine çok çok teşekkürler ediyorum. Sadece bu yıl 13,8 milyar TL bir Tüketici Hakem Heyetlerinin dostane bir şekilde çözdüğü uyuşmazlık tutarı. Geçen yılın tamamında da 12,4 milyardı. Geçen yıl 850 bin, bu yılın 9 ayında da 690 bin uyuşmazlık dosyasını çözümlemiş dostane bir şekilde”
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuşmasının ardından, ‘Bilimsel çalışma’, ‘Yazılı basın’, ‘Radyo-televizyon programı’, ‘Bilinçli tüketici’, ‘Tüketici özel’ ve ‘Tüketici memnuniyetini ilke edinen firma’ kategorilerinde ödüller verildi.
Ödül töreninin hemen ardından verilen resepsiyondaki lezzetli yiyeceklerle çocuklar enerjilerini tazelediler. Çocuklar daha sonra ödül töreninin yapıldığı büyük salona geçerek her zaman büyük bir ciddiyetin hakim olduğu salonda oyun oynayarak çocukluklarının da tadını çıkardılar.,
Ankara THE GREENPARK otelde gerçekleştirilen 7’ici olağan mali genel kurulda faaliyet ve denetim raporları ibra edildi.
Masa Tenisi Federasyonu’nun 7’inci OLAĞAN MALİ GENEL KURULU’NA, GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI SPOR HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ VELİ OZAN ÇAKIR da katıldı ve bir konuşma yaptı.
Divan başkanlığını GSB Spor Federasyonları Daire Başkanı Erbil YİĞİTBAŞ’ın yaptığı genel kurulda, faaliyet ve denetim raporları ibra edildi. 2027-2028 yıllarına ilişkin tahmini bütçeler de görüşülerek karara bağlandı.
TÜRKİYE MASA TENİSİ FEDERASYONU Başkanı KEREM KOÇ yaptığı teşekkür konuşmasında şunları söyledi:
“Kamplar eskiden otellerde olurdu. Artık farklı otellerde kamp yapmıyoruz. Spor tesislerinde kamplar yapıyoruz Sporcularımız, çok daha kaliteli yemekler yiyorlar. Diğer imkanlar da çok daha güvenli. Bunun için buradan yetkililere teşekkür ediyoruz.
Bizlere fırsatlar sunan Tohum Merkezi’nin imkanlarını kullanmaya çalışıyoruz. Burada da ciddi bir tasarruf sağladığımızı söyleyebiliriz. Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.