Konuşmacılar, Uluslararası Dijital Dönüşüm ve Akıllı Sistemler Konferansı’nda dijital dönüşüm, yapay zeka, otonom araçlar, akıllı üretim sistemleri ve yeşil teknolojiler gibi geleceği şekillendiren konularda birbirinden farklı perspektifler sunuyorlar.
“Yarının Teknolojisi, Makine, Otomotiv ve İmalat” temalı konferansta, akademisyenler, öğrenciler, girişimciler, yatırımcılar, endüstri profesyonelleri ve politika yapıcıları bir araya geldi.
ODTÜ Kemal KURDAŞ Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki Konferansta, bir de sergi açılşı yapıldı.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde KEMAL KURDAŞ Salonunda düzenlenen konferansun ilk gününde açılış konuşmaları, ve sunumlar yapıldı.
Açılış oturumunun ardından, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Türkiye Yuvarlak Masası Başkanı Perihan İnci “Geleceği Tasarlamak: Teknoloji ile Değişen Paradigmalar” başlıklı bir konuşma yaptı.
Perihan İNCİ, konuşmasında şunları söyledi: “Teknolojideki dönüşüm hız kazanarak farklı boyuta ulaşıyor. İklim krizi ile çevresel tehditlere karşı duyarlılık giderek artıyor. Uzun bir süredir kapsamlı dönüşümlerle tanımlanan bir çağın içerisindeyiz. Bu çağda teknolojik dönüşüm sadece iş yapış şekillerinizi değil, gündelik hayatınızı da keskin bir şekilde değiştiriyor. Rekabetin kuralları değişiyor.
Çevik bir bakış açısıyla inovasyon gücünü arttırmak, teknolojiyi izletmek rekabet gücünü belirleyen temel unsur oluyor.
Animasyon endeksinde 2022’de 39. sırada yer alan Türkiye iki sıra ilerleyerek 2023 yılı sıralamasında 133 ülke arasında 37’inci sırada yer aldı.
İlk 40 içindeki yerini korudu. Öte yandan, Tayland 40’a yaklaşıyor. Depişim olarak nasıl bir yol izleyeceğiniz önümüzdeki dönemde rekabet gücümüzü belirleyecek kritik bir soru olarak karşımıza çıkıyor.
Teknoloji ile şekillenen ve paradigma dönüşümünde nasıl bir oyun oynayacağız. Teknolojiye sadece tüketen ve entegre olan bir toplum mu olacağız?, yoksa teknolojiyi geliştirip küresel düzeyde yön veren aktörlerden birimi olmak istiyoruz.
Amerika Birleşik Devletleri‘nde muhteşem yedili olarak adlandırılan teknoloji şirketleri yalnızca geçtiğimiz yıl ağırlıkla ay gelirleri merkezleri olmak üzere 400 milyar dolardan fazla yatırım yaptı.
İletkenlerin arz ve talebi ise teknolojik kullanıcılarının rekabet gücünü belirleyen diğer önemli bir faktör. Daha da önemlisi dahil zincirinin her bir halkası teknoloji ekosisteminin bütününü etkiliyor.
Yakın dönemdeki tecrübelerimiz jeopolitik krizlerin ticari kısıtlamaları halk hadde ve tedarikinde yaşanan aksaklıkların rekabet gücünün korumasındaki etkisini çarpıcı bir şekilde gösterdi.
Değerli teknoloji şirketinin yalnızca dört tanesi Avrupa’da yer alıyor.
Avrupa rekabetçiliği‘nin geleceği başlıklı trakya raporu Avrupa birliği için yapılan analizlerinin yanı sıra ülkemiz açısından da dikkatle izlenmesi gereken önemli noktalar içeriyor.
Dijitalleşme, teknolojiler ve yapay zeka Avrupa’nın sürdürülebilir ve ekonomik büyümenin temel dinamikleri olarak öne çıkıyor.
Rekabet gücünü arttırmak için paradigma değişimine üç alanda dönüşme dikkat çekiyor.
ilgi innovasyonun güçlendirilmesi, seviyeyi ateşleyecek yeni alanlar bulunması, uygun maliyetli ve temiz enerji sağlanması, dışarıya bağımlılıkdan ileri gelen risklerin azaltılması ile stratejik bağımsızlığın güçlendirilmesi; bu üç alan Türkiye içinde aynen geçerli. Günümüzün yoğun ortamında başarılı olabilmek için değişime karşı direnç göstermek bu dönüşümün bir parçası olmak kaçınılmaz.
Dünya genelinde dönüşmeye yönelim arttığı, ekonomi geçişleri rekabetin kazandığını görüyoruz.
Yeşil teknoloji yatırımları 2023’te 200 milyar dolara yaklaştı. 2027’de yapılan yeşil Teknoloji yatırımlarına göre yüzde 70’in üzerinde artış görüldü.
Batarya yönetimi, 2023’te yüzde 60 büyüyerek 110 milyar dolar yatırım aldı. Ulusal kaynaklar yeni teknoloji imalatına odaklandıkça teknik için yatırım geri dönüşüne odaklanır.
Bu teknolojilere yatırım yapmakta kolaylaşıyor artık. Çok büyük pazardan teknolojik üretimin maliyeti fosil yakıt bazlı alternatiflerden daha düşük. Örneğin dört sene önce yalnızca elektrikliydi. Bu yıl beş araçtan biri elektrikli.
Otomotiv sanayiyle ilgilenenler bu rakamları irdeleyebilşr.
Farklı yeni rakamlarda olabilir. Uzun vadede geçici olmadığını kanıtlıyor.
Yeşil modelli teknolojiler alanındaki talebin özellikle taşımacılık enerji sektörleri başta olmak üzere bir çok sektörde 2030 yılına kadar yıllık 12 trilyon dolarlık bir satış hacmi yaratabileceği öngörülüyor.
Siyaset olarak ülkemizde yönetimi tetikleyecek dijital teknolojilerin merkeze alan sanayi politikalarının önemini her fırsatta vurguluyor.
Değer zinciri boyunca karbon ayak izini ölçüm ve raporlama faaliyetleri döngüsellerin izlenmesini, dijital pasaport gibi çok farklı eksenlerde ikiz dönüşüm unsurlarının rolü artıyor.
Bu sene yüksek teknoloji ve verimliliğie odaklanan tedarik zincirinin tamamını kapsayan anlayışla iğne kazandırabiliriz imalat sanayinin derken küçük işletmeler bu alanda sınırlı kapasiteye sahip yeşil tedarik zinciri uygulamalarını payda ayıramıyor bu elimi tersine çevirmemiz gerekiyor.
KOBİ’lerin dönüşüm kapasitesini hızlandıracak finansman teknoloji inovasyona erişimlerini kolaylaştıracak rehberlik ve danışmanlık programlarına ihtiyaç var.
2018 yılında hayata geçirdiğimiz TÜSİAD SDK programı, geliştirilen dijital çözümler ile büyük ölçekli şirketlerimizin teknoloji taleplerini bir araya getirilerek iş birliği fırsatlarının genişletilmesine katkı sağladı.
Ekosistemden kıymetli isimler bugün gerçekleşecek bir panelde deneyimlerini uygulamalarını bizlerle ayrıca paylaşacak. Düzenlediğimiz dijital Türkiye konferansı ile ekosistemin değerli aktörlerini bir araya getirerek bu alandaki farkındalık arttırıcı çalışmalara katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Başta yapay zeka olmak üzere yeni nesil teknolojileri sektör biçimlerine etkisini çarpıcı bir şekilde gösterme imkanı bulduk.
TÜSİAD olarak kuruluşumuzun 50’inci yılı vesilesiyle hazırladığımız geleceği inşa başlıklı raporumuzda, günümüzü şekillendiren en temel faktörüm şunlar olduğu vurgulanmıştır. Nitelikli insan kaynağı, Güvenilir ve kapsayıcı kurumlar ile sağlam kurallar, bilimsel araştırma teknoloji ve inavasyon. Prof. Dr. Dıran ACEMOĞLU’nun belirttiği gibi teknoloji tek başına ekonomik büyüme yaratmaz. Teknolojinin etkisi toplumun kurumlarının yapısına bağlıdır.
Bu unsurlar sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal ilerlemenin anahtarını oluşturuyor.
Ülkemizin potansiyelini hayata geçirebilmek ve küresel rekabet gücümüzü korumak için ivedilikle harekete geçmemiz gerekiyor. Değerli konuklar, tarihsel olarak otomasyondaki güncellemeler genellikle bütün görevleri etkilemişken yapay zekanın en belirgin farkı aynı zamanda yüksek beceri ve uzmanlık gerektiren işleri de etkileme olasılığı.
Bu yeni çağda artık Makinalar algoritmalar ve akıllı sistemler süreçlerin ve yaratıcı çıktıları da etkilemeye başladı.
Bugünkü küresel istihdamın neredeyse yüzde 40’ı yapay zekaya maruz kalıyor. İnsan kaynağının dijital dönüşümün öncüsü olarak konumlanması ve organizasyonların çevikliği Hız ve rekabet avantajı elde etmede kritik rol oynayacak. Teknoloji sektöründe daha çok kadın çalışan daha çok kadın lider görmeliyiz.
Okul yıllarından itibaren biz çocuklarını falan teknoloji mühendislik, matematik yani sistem alanlarında kariyer yapmaya yönlendirmeliyiz.
Yapıla bir araştırmaya göre, sistem alanında Yükseköğrenim mezunlarının oranı 2002’de 1.66 iken 2023’te 1.24’e gelindi.
Öte yandan bilgi ve iletişim teknolojileri becerisine sahip olan işgücüne ihtiyaç 2022’de 2,39 iken 2023’te 2.40 olarak çağdaş ve bilimsel yaklaşımı temel alan eğitimin sunulmasını ve doğru yeteneklere sahip insan kaynağının yetiştirilmesini öncelikli görüyoruz. Mevcud eşitsizliklerin ve yapısal zorlukların derinleşmesinin önüne geçmek amacıyla zamanında ve birlikte harekete geçersek teknolojinin yıkıcı potansiyeline karşı bütünsel bir hazırlık yapma fırsatına sahip olabiliriz.
Değerli konuklar geçtiğiniz yıl TÜBİTAK ile birlikte hazırladığımız Türkiye’nin ikinci yüzyılında yüksek teknoloji için eylem çağrısı raporumuzda da altını çizdiğimiz gibi stratejilerin etkili ve bütüncül bir başarıyı tesis etmesi için üst seviyede sahipliğe ve koordineli bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Mustafa hocamla konuşmaya başlamadan önce şirketlerde müsaitlikten bahsettik. Ama bizim, Türkiye olarak üst düzeyde bir ev sahipliği ve koordineye ihtiyacımız var.
Kamu kurumlarının elinde yürütülen çalışmalar çok kıymetli olmakla birlikte dijital politikaları birbirinden bağımsız düşünmek mümkün değil akademinin de içinde etkin bir şekilde yer aldığı güçlü bir yapıyı kurgulamamız önemli küresel rekabet dinamiklerinin göz önünde bulundurarak yüksek teknoloji üretim ekosistemmizi sürdürülebilir bir şekilde güçlendirecek ve derinleştirecek hedef odaklı aynı programları sürekli olarak yatırım yapmamız büyük bir önem taşıyor.
Yüksek ve teknolojik ürünlerin toplam ihracatımız içinde son 15 yıldır yüzde 3 bandında seyreden payını yükseltecek teknoloji üretme entegrasyon yetkinliğimizi arttıracak bütünsel yatırımlar stratejik önemli Sürekli görüşen iletişim teknolojileri ile ilgili araştırma ve geliştirme çalışmaları gerçekleştirebilmek amacıyla araştırma merkezlerini yaygınlaştırmalıyız.
Bu merkezlerle ilgili teknolojinin geliştirilmesi için akademi ve özel sektör iş birliği sağlamalıyız. Eğitim sürecinin her aşamasında çocuklarınıza bilimsel ve altyapı ve 21’inci yüzyılda becerilerine odaklanmış bir eğitim sunmalıyız. İş dünyasının ihtiyaç duyduğu dijital yetkinliklere katılmış insan kaynağı ihtiyacını karşılamak üzere çevik bir akademik yapının ihtiyacı her geçen gün artmakta, bu alanlara yönelik lisans, üstün hızlandırma ve kuluçka programlarını yaygınlaştırılmasını elbirliğiyle sağlamalıyız. Gençlerimizin analitik düşünme, eleştiri, bakış açısı geliştirme ve disiplinler arası bağlantı kurma becerilerini teşvik etmeliyiz. Ezberci eğitimi geride bırakarak yaratıcı yenilikçi ve girişimci bir anlayışla bireyler yetiştirmeliyiz. Eğitim ile işgücü piyasası arasındaki bağ sağlamlaştırmalı. Mesleki eğitimi günümüzün gereksinimlerine uygun uygun bir şekilde yeniden şekillendirmeliyiz.
Böylece, Türkiye’nin geleneksel ekonomi içindeki yüzde birlik payına karşılık dijital ekonomideki binde bir civarındaki payını arttırabiliriz.
Katma değeri yüksek üretim mümkün kılacak teknolojik dönüşümü sağlayarak teknolojiyi hem kullanma hem de ülkemizde geliştirme etkinliğini daha üst seviyeye taşıyabiliriz.
Bekleyen değişimleri kapsamlı bir şekilde ele alınacağı, ufuk açıcı ve verimli bir etkinlik olmasını diliyorum.
Emeği geçen herkese tüm hocalarına teşekkür ediyorum.
Konferansta, bildiri sunumlarının yanı sıra davetli konuşmalar ve konuşmacılar ile paneller yer alıyor. Konferans, katılımcılara bilgi paylaşımı ve etkileşim fırsatı da sunuyor.
Konferansın ilk oturumunda, Fraunhofer IAO’dan İleri Sistem Mühendisliği Bölüm Başkanı Mehmet KÜRÜMLÜOĞLU, Fraunhofer IAO’dan Görsel Etkileşimli Teknolojiler Bölüm Başkanı Matthias BUES, Innoway Danışmanlık Yönetici Ortağı Süheyl BAYBALI, İTÜ, Sistem Global’den Av. Doç. Dr., Kurucu Ortak Hasan KARSLIOĞLU ile Bahçeşehir Üniversitesi ve Sistem Global’den Av. Dr Ortak Sertel ŞIRACI uzmanlık alanlarıyla İLGİLİ birer konuşma yaptılar.
Konferansa daha sonra paneller ve sunumlarla devam edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.