Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST Mavi Vatan’da yaptığı konuşmada, “Engellere rağmen inancın ve azmin neleri başardığını görmek isteyenler bugün Türk savunma sanayine bakıyor. Ülkemizin iftihar vesilesi olan savunma sanayimiz kelimenin tam anlamıyla her alanda destan yazıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) yürütücülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Millî Savunma Bakanlığı iş birliğiyle İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan programına katıldı.
Millî Teknoloji Hamlesi’nin neferlerini ve programa katılan gençleri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerle birlikte Türkiye’nin kutlu yürüyüşüne gönül veren, ülkemizin güçlü yarınlarına öncülük eden tüm gençlerimize, tüm evlatlarımıza buradan selamlarımı gönderiyorum” ifadesini kullandı.
Umudun, sevginin ve aydınlığın timsali olan gençlerle İstanbul Tersanesi Komutanlığı mensuplarını bir arada görmenin bahtiyarlığını yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Mavi Vatan’a hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Cenab-ı Allah bahtınızı açık etsin, gözlerinizdeki ışık hiç eksik olmasın” dedi.
“BU ÜLKE BİZE AZİZ ŞEHİTLERİMİZİN KUTSAL EMANETİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağustosun milletin tarihinde ve millî hafızada özel bir yere sahip olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Malazgirt’te, Çaldıran’da, Mohaç’ta ve Büyük Taarruz’da destanlar yazdığımız zaferler ayındayız. İki gün önce Malazgirt Zaferi’mizin 954’üncü yıl dönümünü büyük bir gururla kutladık. Ahlat ve Malazgirt’teki iftihar tablosu gerçekten muhteşemdi. Milletçe bir ve beraber olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha ilan ettik. Malazgirt Ovası’nda ebedî ve ezelî kardeşliğimiz yeniden tescillendi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün ise ASELSAN’ın Gölbaşı yerleşkesindeydik. Şirketimizin 50. yılında savunma sanayimiz adına üç gurur verici adımı aynı anda attık. Çelik Kubbe bileşeni sistemlerimizi envantere aldık. ASELSAN’a ait 14 tesisin açılışını gerçekleştirdik. Ayrıca, Oğulbey Teknoloji Üssü’nün temelini attık. İşte bugün de İstanbul Tersane Komutanlığımızdayız. İki gün sonra 30 Ağustos Zaferi’nin 103’üncü yıl dönümünü kutlayacağız. Yani Zafer Haftamızı hakkını vererek en güzel şekilde idrak ediyoruz. Muhalefet gibi nümayiş yapmıyor, kuru gürültüyle, içi boş sloganlarla bu önemli günleri geçiştirmiyoruz. Tam tersine her açıdan dolu dolu geçirmeye gayret ediyoruz” diye ekledi.
“KARŞIMDA ŞEHİT VE GAZİLERİN EMANETLERİNE SIKI SIKIYA SARILAN ŞUURLU BİR GENÇLİK GÖRÜYORUM”
Gençlerin Zafer Haftası’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu topraklar için kanlarını dökerek, canlarını feda ederek Anadolu’yu bizlere yurt yapan şehit ve gazilerimizi rahmetle yâd ediyorum. Şurası bir gerçek ki ne yaparsak yapalım onların haklarını asla layıkıyla ödeyemeyiz. Her şeyden önce bu ülke bize aziz şehitlerimizin kutsal emanetidir. Ay yıldızlı bayrağımız onların fedakârlıkları sayesinde dalgalanıyor. Vatan toprakları üzerinde onların yüzü suyu hürmetine hayatımızı özgürce idame ettirebiliyoruz. Millet olarak tarih sahnesindeki varlığımızı yüzlerce yıldır yine onların sayesinde sürdürüyoruz. Rabb’im hepsinden razı olsun. Ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’ndaki “Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı. Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı” dizelerini hatırlattı.
Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler hepiniz şehit oğlusunuz, şehit torunlarısınız. Burada şunu da tüm samimiyetimle söylemek durumundayım. Şu an karşımda şehit ve gazilerin emanetlerine sıkı sıkıya sarılan şuurlu bir gençlik görüyorum. Şu an büyük ve güçlü Türkiye’nin temellerini atan, geleceğine sahip çıkan, özverili bir gençlik görüyorum. Her yönüyle muhteşem, her açıdan muazzam, bilgisiyle, vizyonuyla, isteğiyle, tutkusuyla hayranlık uyandıran bir gençliği karşımda görüyorum. İnanın sizlere bakınca Çaka Bey’i, Umur Bey’i, Kaptanıderya Barbaros Hayrettin Paşa’yı hatırlıyorum. Sizlere bakınca Oruç Reis’i, Piri Reis’i, Turgut Reis’i hatırlıyorum. Sevgili gençler, sizlere baktıkça gemileri karadan yürüten Sultan Fatih’in o keskin dehasını, cihana yön veren Sultan Selim’in o büyük zekâsını, Sina Çölü’nü 13 günde geçen Sultan Yavuz’un o kararlılığını görüyorum. Karşımdaki şu güzel topluluğa baktığımda emin olun Türkiye’nin parlak geleceğini görüyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere heyecanları için teşekkür ederek, “Milletimize verdiğiniz güven için her birinizi tek tek tebrik ediyorum. Sizin gibi köklerini, misyonunu bilen, hedefe kilitlenmiş bir gençlikle yol yürüdüğüm için Rabb’ime sonsuz hamdediyorum. TEKNOFEST Mavi Vatan’da gönüllerimizi buluşturan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza, T3 Vakfımıza, programda emeği geçen tüm kardeşlerime şükranlarımı iletiyorum” diye konuştu.
Festival için çok güzel bir program hazırlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere vizyon kazandıracak pek çok etkinliğin organize edildiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Su altı ve deniz aracı yarışmalarından interaktif gemi dizayn atölyelerine, forum ve konferanslardan eğitici ve eğlenceli sahne gösterilerine velhasıl dört gün boyunca devam edecek TEKNOFEST Mavi Vatan programının ülkemiz, milletimiz bilhassa da siz gençlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ürünleriyle, projeleriyle, eserleriyle TEKNOFEST teknoloji yarışmalarında maharetlerini sergileyecek tüm gençlerimizin gözlerinden öpüyor, hepsine ayrı ayrı başarılar diliyorum” diye konuştu.
“KISA SÜREDE DÜNYANIN GIPTAYLA TAKİP ETTİĞİ BİR SEVİYEYE GELDİK”
Engellere rağmen inancın ve azmin neleri başardığını görmek isteyenlerin bugün Türk savunma sanayine baktığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin iftihar vesilesi olan savunma sanayimiz kelimenin tam anlamıyla her alanda destan yazıyor. Dostlarımız başarılarımızdan övgüyle bahsederken, hasımlarımız endişe ve telaş içinde bizi yakalamaya çalışıyor. Varsın uğraşsınlar, onlar koşacak ama bizi yakalayamayacaklar” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 100 yıl önce İstiklal Harbi nasıl ezilenlere umut aşıladıysa, savunma sanayi hamlelerinin de bugün mazlumlara cesaret verdiğini vurguladı.
“Filistin’den Suriye’ye, Yemen’den Somali’ye, Sudan’dan Libya’ya nerede sıkıntı çeken bir kardeşimiz varsa Türkiye’nin başarılarıyla gurur duyuyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Elbette bugünlere kolay gelmedik. Sevgili gençler ne mi yaptık? ‘Olmaz’ diyenlere aldırmadık. ‘Yapamazsınız’ diyenlere kulak asmadık. ‘Hayal görüyorsunuz’ diyenlere prim vermedik. Hayalperest olmadık ama hayal kurmaktan da asla vazgeçmedik. İnsanımıza güvendik, mühendislerimize, şirketlerimize, siz gençlerimize sonuna kadar güvendik. Sonuçta çok kısa sürede dünyanın gıptayla takip ettiği bir seviyeye geldik.”
“TEKNOFEST ZİYARETÇİLERİ, TÜRK DENİZCİLİĞİNİN NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ GÖRME FIRSATI BULACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar günü İstanbul Boğazı’nda yapılan geçit törenini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “‘Avara’ komutuyla zafer yolculuğuna başlayan ve 24 Ağustos’ta dünyanın incisi İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilerimiz hepimizin göğsünü kabarttı. Çok maksatlı amfibi gemimiz TCG Anadolu, barbaros sınıfı fırkateynimiz TCG Oruç Reis, ilk millî fırkateynimiz TCG İstanbul, ilk millî savaş gemimiz TCG Heybeliada, amfibi çıkarma gemimiz TCG Sancaktar, hayalet denizaltı gemimizin ikinci platformu TCG Hızır Reis, kılıç sınıfı hücumbotumuz TCG Kalkan, mayın avlama gemimiz TCG Alanya gibi her biri donanmamızın caydırıcı gücü olan son teknolojiye sahip platformlarımızı oraya götürdük.”
Atatürk’ün manevi mirası Savarona yatına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu gemilerimizle birlikte Gazi Mustafa Kemal’in emaneti TCG Savarona da geçit törenimizde ilk kez yerini aldı. Sevgili gençler, Savarona yıllarca kaderine terk edilmişti. Genç Cumhuriyet’imizin bir dönemine tanıklık eden bu yat, maalesef bir ara, edep ederek söylüyorum, kumarhane olarak da kullanılmıştır. Biz bunu aldık, aslına sadık kalarak baştan aşağı yeniledik ve mavi sularla tekrar buluşturduk. Gazi Mustafa Kemal’in ‘Bir çocuğun oyuncağını beklemesi gibi bekledim’ dediği yatını burada yakından görebileceksiniz. Yarışmalarda dereceye giren evlatlarımız ile şehit yakınları ve gazilerimiz Savarona gemisini ziyaret edebilecekler. Donanmamızın amiral gemisi ve dünyanın ilk SİHA gemisi olan TCG Anadolu’nun kapıları da ziyaretçilere açık olacak. Şimdi bunun bir büyüğünü yapıyoruz inşallah. Bununla kalmayacağız, bize yakışan neyse onu da yapacağız. TCG Anadolu’da Bayraktar TB2, TB3 ve KIZILELMA gibi insansız hava araçlarımızın yanı sıra ZAHA, Vuran, Kobra gibi zırhlı araçlarımız da yer alacak. TEKNOFEST ziyaretçileri, Türk denizciliğinin nereden nereye geldiğini, bugün hangi yeteneklere sahip olduğunu böylece görme fırsatı bulacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayisi teknolojilerinde geldiği noktaya işaret etti.
“TEKNOFEST’İN HER YIL GENÇLERİMİZİN İLGİSİNE DAHA FAZLA MAZHAR OLMASINI ÇOK KIYMETLİ GÖRÜYORUM”
Türkiye’nin savunma sanayisini güçlendirirken, aynı zamanda genç kuşakların da teknolojiye, dijitale ve inovasyona ilgisini artırmaya çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST’ler bu gayretlerimizin sembolü hâline geldi. İlkini 2018 yılında gerçekleştirdiğimiz TEKNOFEST’in bu sene yurt içinde 10’uncusunu, toplamda 12’ncisini düzenliyoruz. 8 yılda yaklaşık 11 milyona yakın ziyaretçi ağırladık” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında birincisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, ikincisi İstanbul’da olmak üzere iki TEKNOFEST tertip ettiklerini anımsatarak şöyle devam etti: “Toplam 63 yarışmaya 1,2 milyona yakın yarışmacı başvuru yaptı. TEKNOFEST’in her yıl gençlerimizin ilgisine daha fazla mazhar olmasını çok kıymetli görüyorum. Bütün bu rakamlar aslında bizlere şunu söylüyor, TEKNOFEST gençliği bentleri tek tek yıkarak doludizgin geliyor. Bu ülkenin gençleri teknolojiye, araştırmaya, yeni şeyler keşfetmeye daha fazla merak sarıyor. Bu milletin evlatları Türkiye için hayal kurmaktan ve hayallerinin peşinden gitmekten asla vazgeçmiyor. Onca algı çalışmasına, dozu sürekli artırılan onca provokasyona, propagandaya rağmen gençlerimiz kendilerine güveniyor, inanıyor, yarınlarına umutla bakıyor.”
Şair Arif Nihat Asya’nın, “Elde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın. Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın” dediği gençlerle kıvanç duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merhum Mehmet Akif’in, üstat Necip Fazıl’ın, rahmetli Nurettin Topçu’nun ve daha nice fikir erbabımızın özlemini çektiği TEKNOFEST gençliğini bizlere yoldaş eden Rabbime şükürler olsun” dedi.
“SİZLER YÜKSELEN BİR ÇAĞIN ÖNCÜLERİ, TÜRKİYE YÜZYILI’NIN MİMARLARISINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere şöyle seslendi: “Bu kutlu yürüyüşün sancaktarı kim mi? Sizlersiniz. Sizler yükselen bir çağın öncüleri, Türkiye Yüzyılı’nın mimarlarısınız. Şunu her bir genç arkadaşımın bilmesini istiyorum. Gelecek sizin, Türkiye sizin hatta tüm dünya sizin. Acizlerin size hudut çizmesine asla izin vermeyin. Büyük düşünün, büyük hedefler belirleyin ve o hedeflere ulaşmak için yılmadan, yorulmadan, yıkılmadan yürümeye devam edin. Özgürlük istiyorsanız özünüze dönün. Adalet istiyorsanız medeniyetinize sarılın. Gelecek istiyorsanız mazinizle barışın. Şunu da lütfen hiçbir zaman unutmayın. Sevgili gençler, sizler Sultan Alparslan’ın, Selahaddin Eyyubi’nin, Fatih’in torunlarısınız. Ne sömürgecilik ne soykırım ne zulüm, şanlı tarihinde hiçbir leke olmayan çok büyük bir milletin çocuklarısınız. Başınızı her zaman dik tutmanızı sizlerden özellikle rica ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her birinizden işte bu öz güvenle hareket etmenizi istirham ediyorum. Sizin öz güveniniz, sizin azminiz bu ülkenin en büyük teminatıdır. Göreceksiniz, bugün attığınız küçük adımlar, gelecekte büyük başarıların kapısını açacaktır. Bugün yaptığınız fedakârlıkların meyvelerini yarın hiç tahmin etmediğiniz alanlarda toplayacaksınız. Biz öncekilerden devraldığımız emaneti şanla, şerefle taşıdık. Gençler olarak siz de bizden teslim alacağınız sancağı inşallah çok daha yükseklere çıkaracaksınız. Ben buna inanıyorum. Size güveniyorum. İnşallah son nefesime kadar da güvenmeye devam edeceğim. Biliyorum ki siz varsanız her zaman umut var, gelecek var.”
“İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ ASRI TÜRKİYE YÜZYILI YAPANA KADAR DURMAYACAK, SAMİMİYETLE ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in Zindandan Mehmed’e Mektup şiirinin “Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir” dizesini hatırlatarak, “Evet yarınlar bizimdir, milletimizindir, Türkiye Cumhuriyeti’nindir. İçinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapana kadar durmayacak, inşallah sabırla, azimle, samimiyetle çalışacağız. En büyük eserimiz olarak Terörsüz Türkiye’yi inşallah sizin için hayata geçireceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum” ifadesini kullandı.
Donanmanın mensuplarına başarılar dileyerek, savunma sanayisinde destan yazan firmaları kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST Mavi Vatan’a katılan ve katkı sunan Millî Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfına ve diğer kurumlara teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra eşi Emine Erdoğan ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca restore edilerek donanmaya kazandırılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi mirası Savarona yatını ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Kısa adı TESK olan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu 22’inci Olağan Genel Kurulu Ankara Intercontinental otelde gerçekleştirildi.
22’inci Olağan Genel Kurul’da yapılan seçim sonucu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanlığına Mehmet Yiğiner seçildi.
Tek adaylı 22’inci Olağan Genel Kurulu’da Mehmet Yiğiner, başkanlığa seçilirken oy kullanan 645 delegeden 560’ının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.