Kırgızistan Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı Dönem Başkanlığı dolayısıyla kısa adı AVİM olan Avrasya İncelemeleri Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlendi.
Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Ruslan KAZAKBAEV, toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Avrasya İncelemeleri Merkezi Başkanı Sayın Alev Kılıç,
Saygıdeğer Büyükelçiler ve Diplomatik Misyon Temsilcileri,
Kıymetli Konuklar,
Avrasya İncelemeleri Merkezi’nin desteğiyle düzenlenen bu konferansta sizleri aramızda görmekten büyük onur duyuyorum.
Bugünkü konferansımız, Kırgız Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı Dönem Başkanlığı’nın ön sonuçlarına ithafen geçekleştirilmektedir. Etkinliğimize teşrif ederek bizleri onurlandırdığınız için teşekkür ediyor; hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.
Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Öncelikle bugünkü etkinliğin yüksek düzeyde organizasyonu için AVİM Başkanı Sayın Alev KILIÇ’a ve Merkezin tüm ekibine teşekkürlerimi sunmak isterim.
Hepimizin mutabık olduğu üzere, bugün Türk Devletleri Teşkilatı tam anlamıyla siyasi ve uluslararası bir örgüt haline gelmiştir.
Gelin hep birlikte TDT’nin (Türk Devletleri Teşkilatı) kuruluş tarihini hatırlayalım.
Herkesin bildiği üzere, SSCB’nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) kurulmasından 1991 yılına kadar Türkiye, dünyadaki tek bağımsız ve uluslararası alanda tanınan Türkçe konuşan devletti.
1990’lı yıllardan itibaren, bağımsız Türk devletlerini bir araya getirecek uluslararası bir siyasi örgüt kurulması hakkında yoğun görüşmeler yapılmaktaydı. Daha önce, 30 Ekim 1992 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın girişimiyle Ankara’da ilk Türkçe Konuşan Devletler Zirvesi düzenlenmiş; Zirveye Turgut Özal, Abulfaz Elçibey, İslam Karimov, Nursultan Nazarbaev, Saparmurat Niyazov ve Askar Akaev katılmıştır. Zirvede katılımcılar, siyasi ve ekonomik birlikteliğin tesis edileceğini ilan etmişlerdir.
Tam teşekküllü bir siyasi örgüt kurma yönündeki aktif çalışmalar, 2000’li yılların ortalarında Kırgızistan, Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan’ın katılımıyla başlamış ve 3 Ekim 2009 tarihinde, tüm Türk dünyasının iş birliği için bir platform oluşturma amacıyla, Türkçe Konuşan Devletler İşbirliği Konseyi’nin kurulmasına dair Nahçıvan Anlaşması imzalanmıştır.
Türk Konseyi, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın girişimiyle kurulmuştur.
Türk Konseyi, 12 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da düzenlenen 8. Türk Konseyi Liderleri Zirvesi’nde resmen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) olarak adlandırılmıştır.
Böylece, Teşkilat; bağımsız Türk ülkeleri tarafından, ortak tarih, dil, kültür, din ve halklarımızın dayanışması temelinde kurulmuştur. Türk devletleri arasındaki iş birliği, tarihî ve jeopolitik gerçekliklerin zorunlu kıldığı önemli bir gerekliliktir. Ülkelerimizin her biri farklı ekonomik kaynaklara ve güçlü yönlere sahip olmakla birlikte, hepsini ortak kökler, kültür, din, ortak tarih ve en önemlisi; ortak aydın, parlak bir gelecek birleştirmektedir.
Günümüz itibarıyla, TDT üyesi ülkelerin toplam yüzölçümü 4,25 milyon kilometrekare, toplam nüfusu ise 178 milyondur.
TDT üyesi ülkeler arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 50 milyar ABD dolarının üzerinde olup, TDT ülkelerinin toplam GSYH’si 1,9 trilyon dolardır.
Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde ayrıca Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi, Uluslararası Türk Akademisi, Türk Yatırım Fonu ve Türk Kültürü ve Mirası Vakfı gibi yapılar da faaliyet göstermektedir. Bu kurumlar, kültürel ilişkilerin yaygınlaştırılması ve güçlendirilmesi, siyasi diyalogun artırılması, Türk dünyası araştırmalarının ve geliştirmelerinin desteklenmesi, üye ülkelerin kültürel mirasının korunması ve muhafaza edilmesi ile yatırım çekilmesi gibi konularla ilgilenmektedir.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmaları, Türk dünyası temsilcileri arasında kültürel-eğitsel, sosyal-politik ve ekonomik bağların güçlendirilmesi temelinde etkili bir entegrasyon geliştirmeye yöneliktir. Bu süreçte, Türkçe konuşan ülkelerin halklarının dünya görüşünün temelini oluşturan ortak bir değerler bütünü şekillenmektedir.
Türk devletleri, geçen yıllar içinde uzun bir yol kat etmiş, pek çok önyargı ve engeli aşmıştır. Bir doğu atasözü der ki: “İyi komşular bir araya geldiğinde, çöller bile çiçek açar.” Kırgızistan’da ise şöyle söylenir: “Refahın başı — birliktir,” ve biz biliyoruz ki güç, birliktedir. Türk dünyası ülkeleri, karşılıklı anlayış ve destek temelinde kardeşlik bağlarını güçlendirmek için aktif olarak çalışmakta ve bugün, Teşkilat bölgesel ve uluslararası iş birliği için etkili bir platforma dönüşmüş, dahası dünya jeopolitiğinin merkezinde yükselen bir güç hâline gelmiştir.
Son 15 yıl içinde TDT, Türk dünyasında ulaşım ve bağlantının geliştirilmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Orta Koridor gibi girişimler, bölgesel ticarette adeta bir devrim yaratarak ticareti daha etkili ve sürdürülebilir hâle getirmiştir. Bakü-Tiflis-Kars demiryolu gibi kilit projeler, Asya’yı Avrupa’ya bağlayan kesintisiz bir ticaret ağı oluşturma, ekonomik entegrasyonu ilerletme ve küresel varlığımızı güçlendirme konusundaki ortak çabalarımızın çarpıcı örneklerini teşkil etmektedir.
Avrasya bağlantısını artırma çerçevesinde, Orta Koridor’un güney güzergâhının bir parçası olan Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu projesi, bölgesel entegrasyonun temel taşı hâline gelmiştir. İşletmeye alındığında, bu demiryolu Çin’in sanayi merkezi ile gelişmekte olan pazarlar arasında doğrudan bir bağlantı sağlayacaktır.
Ön değerlendirmeler, bu yeni güzergâhın Uzak Doğu, Orta Doğu ve Güney Avrupa arasındaki mesafeyi yaklaşık 900 kilometre kısaltacağını, teslimat süresini 7-8 gün azaltacağını ve yılda 12-15 milyon ton yük taşımayı kolaylaştıracağını göstermektedir.
Ayrıca, TDT, üye ülkeler arasında etkili ve kesintisiz taşımacılığı sağlamak amacıyla taşımacılık prosedürlerinin dijitalleştirilmesi alanında önemli adımlar atmıştır. Öne çıkan girişimler arasında, gümrük işlemlerini basitleştiren “Dijital TIR” projesi ve 2022 yılında Kazakistan ile Özbekistan arasında, Kırgızistan’ın da katılımıyla oluşturulan Yeşil Koridor yer almaktadır. Türkiye ve Özbekistan, karayolu taşımacılığı süreçlerinin dijitalleştirilmesi sayesinde idari maliyetleri azaltan ve sınır geçişlerini iyileştiren e-İzin projesinin uygulanmasında öncülük etmiştir.
Ayrıca, tüm bölgede taşımacılığı kolaylaştıracak dijital gönderi senetleri sistemi e-CMR’in uygulanması çalışmaları devam etmektedir. Bu projeler, taşımacılık sektörünün modernizasyonunu ve üye ülkeler arasındaki ticaretin daha kesintisiz hâle gelmesini hedeflemektedir.
Ekonomik iş birliği, gündemin merkezinde yer almaya devam etmektedir. Bu bağlamda, 2023 yılında kurulan Türk Yatırım Fonu önemli bir aşama olmuştur; fon, bölgedeki iç ticaret ve yatırımları teşvik eden projelerin finansmanına yönelik ortak bir platform sunmaktadır.
Ayrıca, hizmetler ve yatırımlar alanında Serbest Ticaret Anlaşması ile dijital ekonomi alanında Ortaklık Anlaşması’na yönelik devam eden müzakereler, engellerin ortadan kaldırılmasını, iş dünyası için yeni yolların açılmasını ve bölge genelinde büyüme ile yenilikçiliğin teşvik edilmesini hedeflemektedir.
Bu stratejik projelerle Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkeler, Türk dünyasını küresel ticaret yollarında kritik bir bağlantı noktası olarak konumlandırmakta ve daha bağlantılı ve rekabetçi bir bölge oluşturmaktadır.
Ayrıca, Ortak Türk Alfabesi projesinin hayata geçirilmesi yönünde de aktif çalışmalar yürütülmektedir. Bu girişim ilk olarak 1991 yılında önerilmişti ve Eylül 2024’te özel bir komisyon, tüm Türk dillerinin özgün özelliklerini yansıtan 34 harften oluşan Ortak Alfabe taslağını onayladı. Ortak Türk Alfabesi’nin geliştirilmesi, Türk ülkeleri arasında eğitim ve kültür alanlarında daha sıkı iş birliğine yönelik önemli bir adım olmuştur.
Halihazırda TDT üye ülkeleri arasındaki iş birliği, pratik ve dinamik bir zeminde, aynı zamanda sektörel temelde yürütülmektedir: ekonomi, kolluk kuvvetleri, sağlık, savunma, çevre koruma, şehircilik, adalet gibi alanlarda Bakanlar düzeyinde zirveler düzenlenmektedir.
Bildiğiniz üzere, 2024 yılının Kasım ayında Bişkek’te düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi’nin ardından TDT Dönem Başkanlığı, Kazakistan Cumhuriyeti’nden Kırgız Cumhuriyeti’ne geçmiştir. Bişkek TDT Zirvesi’nin sonuçları hakkında sizleri bilgilendirmek isterim.
TDT 11. Devlet Başkanları Zirvesi, 6 Kasım 2024’te Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un başkanlığında Bişkek’te gerçekleştirilmiştir. Zirveye TDT üye ve gözlemci devletlerinin liderleri katılmıştır.
Bişkek Zirvesi’nin konusu doğrultusunda, devlet başkanları ekonomi, çevre, dijital teknolojiler ve güvenlik alanlarında iş birliğini güçlendirme kararlılıklarını ifade etmişlerdir. Alınan başlıca kararlardan bazıları şunlardır:
“Türk Yeşil Vizyonu: Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Birlik” başlıklı stratejik belge kabul edilmiştir. Bu belge, ortak hedef ve stratejilerin belirlenmesine yönelik stratejik bir temel oluşturarak, çevresel açıdan güvenli bir geleceğe katkı sunmayı ve Türk dünyasında yeşil gündemin şekillendirilmesini amaçlamaktadır. Söz konusu belge, Kırgızistan’ın Teşkilattaki Dönem Başkanlığı çerçevesinde başarıyla uygulanmaktadır.
Belgede, iklim değişikliğinin TDT coğrafyasında yol açtığı çevresel sorunların çözümüne yönelik üye devletlerin ortak çabalarını sürdürmeleri çağrısında bulunulmuştur. Ayrıca, TDT üye ülkelerinin çevre koruma konularında çabalarını koordine ederek, mevcut çevre sorunlarının çözümüne yönelik bölgesel bir strateji geliştirebilecekleri vurgulanmaktadır.
Ayrıca, ticaret yollarının optimize edilmesi ve bölgesel entegrasyonun güçlendirilmesi amacıyla Orta Koridor ve Trans-Hazar Transit Gümrük Portalı gibi projelerin hayata geçirilmesi yoluyla dijital ve ulaşım bağlantılarının iyileştirilmesi gereğine dikkat çeken Bişkek Bildirisi kabul edilmiştir.
Uluslararası alanda ise, Türk Devletleri Teşkilatı, Gazze ve Lübnan’daki insani yardım faaliyetleri dahil olmak üzere önemli küresel meselelerde ortak bir tutum sergilemiş, ayrıca bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasını desteklemiştir. Bildirisinde, TDT, BM ve AB gibi uluslararası kuruluşlarla daha aktif iş birliği yapılması çağrısında bulunmuştur.
Bişkek Bildirisi, ayrıca Macaristan’ın Türk Yatırım Fonu’na katılımını memnuniyetle karşılamış ve bu adımın Türk devletleri arasındaki finansal dayanışmayı güçlendirdiğini vurgulamıştır.
Türk Kızılay Ağı’nın kurulması ve bölgedeki Kızılay ve Kızılhaç dernekleri arasındaki iş birliği, sınır ötesi insani yardım çabaları açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmiştir.
Gıda güvenliğinin sağlanması, su kaynaklarının yönetimi, yeşil enerjinin geliştirilmesi, ayrıca Türk Tarım Sigorta Sistemi’nin oluşturulması ve ortak turizm projeleri gibi girişimler, Teşkilat’ın sürdürülebilir kalkınmaya olan bağlılığını teyit etmektedir.
Ayrıca, dijital dayanıklılığın güçlendirilmesinde önemli bir unsur olarak görülen “Dijital İpek Yolu” projesinin, ekonomik rekabetçiliğin ve entegrasyonun artırılmasına katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
Bildiri, üye devletler arasında çalışma hayatı, sağlık, sosyal koruma, tarım ve çevrenin korunması alanlarındaki iş birliğini de pekiştirmektedir. Bu çerçevede, kapsayıcı istihdam, dijital sağlık sistemleri, sürdürülebilir su yönetimi yöntemleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarına özel vurgu yapılmaktadır.
2025 yılında Bişkek’in Türk Dünyasının Dijital Başkenti ilan edilmesi: Bişkek, bu yıl dijitalleşme alanında uluslararası toplantıların ve etkinliklerin düzenlendiği bir dijital merkez haline gelmiş, bu da Türk Dünyasının dijital dönüşüme olan bağlılığını daha da pekiştirmiştir.
Türk Dünyası Tüzüğü’nün kabulü: Bu belge, Türk devletlerinin ortak değerlerini ve hedeflerini yansıtmaktadır. Kardeşlik bağlarına öncelik verilmesi, dayanışma ruhu, Türk coğrafyasının birliği ve diğer temel ilkeler tüzükte yer almaktadır.
TDT bayrağının ve TDT Daimi Temsilcileri Yönetmeliği’nin onaylanması: TDT bayrağının kabulü, bölgesel iş birliğinde yeni bir dönemin başlangıcını simgelemekte olup, daimi temsilciler kurumunun kurulması ise teşkilatın çok taraflı girişimleri kapsamında diplomatik desteğin güçlendirilmesi ve etkileşimin iyileştirilmesini amaçlamaktadır.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Türk birliğinin güçlendirilmesine olan bağlılığı nedeniyle “Türk Dünyası Ali (Yüce) Nişanı” ile ödüllendirilmiştir.
Ayrıca, temel belgeler arasında şunlar bulunmaktadır:
Dijital ticaret ve elektronik etkileşimi desteklemek amacıyla Dijital Ekonomi Ortaklığı Anlaşması,
Doğal afetlere koordineli müdahale için Sivil Koruma Mekanizması Anlaşması,
Uzay teknolojileri alanında ortak girişimleri desteklemek amacıyla Uzay Faaliyetleri Mutabakat Zaptı.
Zirvede imzalanan stratejik anlaşmalar, bölgenin ekonomik ve teknolojik yapısını dönüştürme imkânı sağlamaktadır.
Kırgız Cumhuriyeti’nin 2025 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki dönem başkanlığı, “Türk Dünyasının Güçlendirilmesi: Ekonomik Entegrasyon, Sürdürülebilir Kalkınma, Dijital Gelecek ve Herkes İçin Güvenlik” sloganı altında gerçekleştirilmektedir.
Kırgız Cumhuriyeti, TDT Dönem Başkanlığı çerçevesinde faaliyetlerini, “2040 Türk Dünyası Vizyonu” ve Teşkilatın diğer stratejik belgeleri doğrultusunda yürütmektedir.
Kırgızistan, ekonomik ortaklığın geliştirilmesi, sürdürülebilir kalkınma, dijital entegrasyonun sağlanması ve ortak güvenliğin güçlendirilmesi için tüm çabayı göstermektedir.
Kırgızistan’ın Dönem Başkanlığı, aşağıdaki geniş konu yelpazesinde çok taraflı siyasi diyalog için temsilci bir platform olarak TDT’nin rolünü güçlendiren iş birliği fırsatlarının etkin şekilde kullanılmasına odaklanmaktadır:
– Ortak uluslararası girişimlerin desteklenmesi,
– TDT üye ülkelerinin stratejik ekonomik sektörlerinde projelerin geliştirilmesi (yakıt ve enerji kompleksi, madencilik sektörü, dijitalleşme, ulaşım ve lojistik),
– Güvenlik alanı; bilgi, ideolojik, enerji, gıda ve çevresel güvenlik dâhil olmak üzere.
Kırgız tarafı, dönem başkanlığı kapsamında yalnızca Kırgızistan’da değil, TDT’ye üye diğer ülkelerde de pek çok etkinlik, ilgili bakanlıklar ve kurumlar arasında toplantılar, yuvarlak masa görüşmeleri, festivaller ve sergiler düzenlemiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.