Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “İlhamını geçmişten alan parlak bir geleceği inşa etmek, Türkiye’nin yükseköğretimde ulaştığı seviyeyi yukarılara çıkarmak için kararlı bir şekilde çalışıyoruz. Teknik ve fiziki altyapıdan eğitim kadrosuna, müfredattan yurt ve barınma imkânlarına kadar her alanda yepyeni bir vizyonla hareket ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, 2025-2026 Yüksek Öğretim Akademik Yılı’nın hayırlara vesile olmasını temenni ederek Yüksek Öğretim Kurulu’nun 2025 Üstün Başarı Ödülleri’nin tevcih edileceği bilim insanlarını ve üniversiteleri tebrik etti.
Dün gece ve bugün Şarm El Şeyh’ten gelen müjdeli haberlerden duyduğu sevinci ifade etmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun bir süredir Gazze’de akan kanın durması ve ateşkesin tesisi için yoğun çaba içinde olduklarını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın da katıldığı Gazze konulu bir toplantı gerçekleştirdiklerini, ardından Washington ziyaretinde, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Trump ve heyetiyle Gazze’yi yine konuştuklarını söyledi.
“GAZZELİ KARDEŞLERİMİZ DÜNYADA HUZURU, BARIŞI, GÜVENLİĞİ EN FAZLA HAK EDEN MİLLETTİR”
Daha sonra ABD Başkanı Trump’ın 20 maddelik bir barış planı açıkladığını ve Hamas’ın müzakerelere hazır olduğunu duyurduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünkü mutabakattan sonra bugün de imzalar atıldı. Bizim de ilk baştan itibaren aktif katkı verdiğimiz anlaşmadan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bundan sonra acil olarak kapsamlı insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması, rehine ve mahkûmların takası, İsrail’in saldırılarını derhal durdurması, belirlenen hatlara geri çekilmenin sağlanması büyük önem arz ediyor. Biz, anlaşmanın mutabık kalınan maddelerinin harfiyen uygulanmasını titizlikle takip edeceğiz. Anlaşmanın sahadaki uygulamalarını takip edecek görev gücünde Türkiye olarak, inşallah biz de yer alacağız. Gazze’nin tekrar ayağa kaldırılabilmesi için uluslararası toplumla birlikte yeniden imar faaliyetlerine destek olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amacımız, soykırımın durması ve bölgeye huzurun bir an evvel gelmesidir. Gazzeli kardeşlerimiz dünyada huzuru, barışı, güvenliği en fazla hak eden millettir. İki yıl sonra ilk defa yüzleri gülen Gazzeli mazlumların özellikle de Gazzeli masum yavruların yüzlerinde açan tebessüm çiçeklerinin hiç solmaması için ne gerekiyorsa, biz, Allah’ın izniyle, yapmaya devam edeceğiz. İsrail hükûmetinin ateşkese teşvik edilmesinde güçlü bir irade sergileyen Amerikan Başkanı Sayın Trump’a teşekkür ediyorum. Anlaşmaya varılmasına önemli katkılar veren Katar ve Mısır’a aynı şekilde şükranlarımı iletiyorum. Filistin Direniş Hareketi Hamas’ı dirayetli ve basiretli tutumları dolayısıyla canıgönülden tebrik ediyorum” diye ekledi.
“TÜRKİYE, FİLİSTİN HALKINI ASLA YALNIZ BIRAKMAYACAKTIR”
Müzakere heyetini ve süreçte kolaylaştırıcı rol üstlenen bütün aktörleri kutlayan ve teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki yıldır her türlü barbarlığa, zulme, katliama, soykırıma rağmen dik ve dirayetli duruşlarından zerre kadar taviz vermeyen Filistinlileri selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Filistin halkının yanında olacak, onları asla yalnız bırakmayacaktır. Rabb’im, anlaşmayı Filistin halkı için hayırlara vesile kılsın diyorum. Toprağa düşen 67 binden fazla şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.
“TARİH BOYUNCA BİLİME YAPTIĞIMIZ KATKILARIN GÖRMEZDEN GELİNMESİNE FIRSAT VERMEMELİYİZ”
“Bizler, köklü bir mazinin, büyük bir medeniyetin, âlim, arif ve eğitim kurumlarımızla çok zengin bir müktesebatın varisleriyiz. Bilhassa 11. yüzyıldan itibaren burası, aklı vicdanla buluşturan, ilmi hilm ile taçlandıran yeni eserlerin, yeni fikirlerin mahreç noktası olmuştur. Yani çıkış noktası olmuştur” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlmi, yitik malı gören ecdadımız, çağlar boyunca medeniyet bahçemizi ilim çiçekleriyle süslemiş, dünyaya ve insanlığa yeni değerler hediye etmiştir” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genelde göz ardı edilen şu hususa da dikkat çekmek istediğini belirterek, “Sultan Alparslan’ın emriyle, El-Harezmi tarafından, Ebu Hanife’nin kabrinin yanı başına inşa ettirilen Azamiye Külliyesi, Bağdat’taki ilk Selçuklu medresesidir. Bu medrese, bugünkü anlamda ilk eğitim kurumu olarak bilinen Nizamiye Medresesi’nden yaklaşık 5 ay önce, 15 Mayıs 1067 tarihinde kurulmuştur” bilgisini paylaştı.
Bilim dünyasına çok önemli katkılar yapan ve zaman içinde sayıları artan eğitim kurumlarının, kısa sürede geniş bir coğrafyayı etkilediğini, kurumsal yapısıyla Avrupa ülkeleri için rol modeli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı’nın böylesine güçlü, kadim ve müessir bir ilmi geleneği devam ettirdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da, Edirne’de, İstanbul’da, daha pek çok yerde Orhangazi, Süleymaniye Medreseleri ve daha nice eğitim merkeziyle, Balkanlar başta olmak üzere, gönül coğrafyasının adım adım, nakış nakış işlendiğini anımsattı.
Dünyanın farklı ülkelerindeki binlerce hoca ve öğrencinin bu kurumlara tahsil amacıyla geldiğini, insanlığın ortak birikimine katkıda bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunda inanç ve kültürde ilim ve âlimin hep el üstünde tutulmasının, ilim erbabına daima hürmet gösterilmesinin payının büyük olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak şunu da biliyoruz ki, bilim tarihinin yazılmasında yeterince etkili olamadığımız için bu toprakların dünya bilimine sunduğu eşsiz katkılarını dünyaya anlatmakta zorlanıyoruz. Tarih boyunca bilime yaptığımız katkıların görmezden gelinmesine fırsat vermemeli, öz güven içinde bunları özellikle gençlerimize anlatmaya sabırla devam etmeliyiz” ifadesini kullandı.
“ÜNİVERSİTELERİMİZ DÜNYA SIRALAMASINDA HER GEÇEN YIL ÜST BASAMAKLARA TIRMANMAKTA”
İlhamını geçmişten alan parlak bir geleceği inşa etmek ve Türkiye’nin yükseköğretimde ulaştığı seviyeyi yukarılara çıkarmak için kararlı şekilde çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknik ve fiziki altyapıdan eğitim kadrosuna, müfredattan yurt ve barınma imkânlarına kadar her alanda yepyeni bir vizyonla hareket ettiklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet döneminde eğitimi en fazla önemseyen ve eğitime en büyük yatırımları yapanın AK Parti hükûmetleri olduğunu, bundan da her zaman gurur duyduklarının altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: “Nereden nereye geldiğimizi görebilmek adına çok kısa bir şekilde bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bakınız, 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe yalnızca 2,5 milyar liraydı. Bugün yükseköğretim bütçemiz tam 488,5 milyar liraya ulaştı. 23 yıl önce üniversite sayımız 76’ydı. Bugün 81 ilimizin tamamında 79’u vakıf, 129’u devlet üniversitesi olmak üzere 208 yükseköğretim kurumumuz var. Bu şu demek, ailesinin maddi durumu ne olursa olsun okumak isteyen tüm gençlerimiz artık yükseköğretim imkânından çoğu zaman kendi ilinde rahatlıkla faydalanabiliyor. Bir diğer önemli husus şudur, üniversitelerimiz dünya sıralamasında her geçen yıl üst basamaklara tırmanmaktadır. 2029’a kadar en az 2 üniversitemizin ilk 100, en az 10 üniversitemizin de ilk 500’de yer almasını öngörüyoruz.”
“ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN KREDİ VE BURS İMKÂNLARINI GENİŞLETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de on yıllar boyunca bilimin, bilim insanlarının sorunlarının, üniversitelerin niteliğinin konuşulmadığını ifade ederek, “Üniversiteler, maalesef yıllarca kılık kıyafet yasakları, ikna odaları ve öğrenci olaylarıyla gündeme geldi. Biz işte bu çarpıklığa son verdik. Hem katsayı adaletsizliğini hem de 28 Şubat zihniyetinin kötü mirası olan kılık kıyafet yasaklarını ortadan kaldırdık” diye konuştu.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 7 milyonu aşkın öğrencinin üniversite eğitimlerini özgürce sürdürebildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “18-22 yaş aralığındaki gençlerimizin yüzde 13 olan net okullaşma oranını 4 kat artırarak yüzde 50 bandına çıkardık. Bu yaş grubunda kadın ile erkek öğrencilerimiz arasındaki yükseköğretime erişim farkını ise sıfıra indirdik. Aynı dönemde akademik personelimizin sayısını 76 binden 186 bine yükselttik. Nereden nereye. Barınma ve burs alanında da çok büyük bir atılım gerçekleştirdik. Toplam yurt sayımızı 875’e, yatak kapasitemizi ise 1 milyona çıkardık. Böylece ana muhalefetin ve marjinal örgütlerin her akademik yılı başında üzerinde tepindiği bir istismar alanını ellerinden aldık. Üniversite harçları sorununu da çözüme kavuşturduk. Artık harç sorunu var mı, yok. Ayrıca, üniversite öğrencilerimiz için kredi ve burs imkânlarını genişlettik. Artık başvuran her öğrencimize kredi veya burs veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük veri, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve dijital öğrenme teknolojilerini de üniversitelere entegre ettiklerini vurgulayarak, “Şu an 100’ün üzerinde üniversitemizde yapay zekâ ve bilişim tabanlı lisans ve ön lisans programı bulunuyor. Eğitim kurumlarımızın dijital altyapısını güçlendiriyor, açık bilim ve elektronik öğrenme platformlarını yaygınlaştırıyoruz” dedi.
Üzerinde durdukları bir diğer konunun üniversite-sanayi iş birliği olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “28 Şubat uygulamalarının mesleki eğitimde açtığı yaralar hâlen tam olarak kapanmamıştır. Sırf imam hatip okullarının önünü kesmek için devreye konulan katsayı zulmünün istihdamdaki olumsuz etkilerini bugün bile hissediyoruz. Reel sektör özellikle üretim hatlarında çalıştıracak personel bulamazken, diğer tarafta gençlerimiz işsizlikten yakınıyor. Bu tenakuzu giderecek politikaları devreye alıyoruz. Öğrencilerimizin teorik bilgilerini sanayi ortamında uyguladığı organize sanayi bölgesi meslek yüksekokulu modelini hayata geçirdik. Bu okullarda eğitim alan öğrencilerin iş bulma oranı şimdiden yüzde 80 seviyelerine ulaştı. Her şehrimizde en az bir meslek yüksekokulunun o ilin sanayi odasıyla koordineli şekilde faaliyetlerini sürdürmesi için çalışmalarımıza hız verdik. Daha pek çok alanda attığımız adımlar ve yaptığımız düzenlemelerle gençlerimizin ve üniversitelerimizin önünü açmaya devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükseköğretimde uluslararası bir nitelik arz etmesi bakımından yaptıkları çalışmalara ayrı bir parantez açmak istediğini belirterek, bugün dünya genelinde 8 milyona yakın uluslararası öğrenci olduğunu bildirdi.
“AKADEMİK VE KÜLTÜREL İŞ BİRLİKLERİMİZİ GELİŞTİRECEK ADIMLAR ATIYORUZ”
Türkiye’nin 350 bini aşkın misafir öğrenci sayısıyla dünyada altıncı sırada yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 198 ülkeden gelen bu öğrencilerin yüzde 95’inin kendi nam ve hesabına öğrenim gördüğünü söyledi.
Bu öğrencilerin okul ücretini, yurdunu, kirasını, gıdasını ve tüm masraflarını kendi cebinden karşıladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemizdeki uluslararası öğrencilerin Türk ekonomisine yaptığı yıllık katkı 3 milyar doların üzerindedir. Küresel yükseköğretim ekonomisi ise 370 milyar doları aşıyor. Önümüzde değerlendirmeyi bekleyen çok ciddi bir potansiyel bulunuyor. Biz de bu potansiyeli layıkıyla değerlendirmek niyetindeyiz. Ülkemizdeki uluslararası öğrenci sayısını orta vadede 500 bine, uzun vadede ise 1 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Biz böyle iddialı konuşunca hemen birileri çıkıyor, bizi eleştirmeye, gençlerimizi bize karşı kışkırtmaya başlıyor. Oysa ortada tenkit edilecek değil, takdir edilecek bir vizyon var.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Küresel eğitim vizyonumuzu idrak edemeyen çevrelere şunları bugün bir kez daha hatırlatmak isterim, misafir öğrencilere tahsis edilen kontenjanlar, vatandaşlarımıza ayrılan kontenjanların tamamen dışındadır. Yani kimse kimsenin hakkını yemiyor, gençlerimizin hakkını gasp etmiyor. Akademisyeniyle, öğrencisiyle, stajyeriyle farklı kıtalardan ülkemize gelen bu kardeşlerimiz, Türk üniversitelerine önemli katkılar sağlıyor. Şunu da özellikle ifade ediyorum, 150 binin üzerinde Türkiye mezunumuz, ülkeleri ile Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinde kritik roller üstleniyor. Gittiğimiz her yerde Türkçe konuşan, Türkçe düşünen, memleketine ve münasebetlerimize katkı yapmak için canla, başla çalışan Türkiye için dua eden Türkiye mezunlarıyla karşılaşıyoruz. Lümpen bir ırkçılıkla ve dar bir bakış açısıyla uluslararası öğrencilerimizi hedefe koyan odaklar, ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye’nin uluslararası eğitimde lider ülke olma yürüyüşünü durduramayacaklardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası öğrenci politikalarında amaç ve hedeflerin iyi belirlenmesiyle, kurumlar arası uyum ve koordinasyonun sağlanmasının çok önemli olduğuna dikkati çekti.
Türk dünyasından Afrika’ya, Balkanlar’dan Latin Amerika’ya, Orta Doğu’dan Güney Asya’ya üniversitelere olan ilginin giderek arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, beşeri sermayeyi en etkin şekilde değerlendirmek mecburiyetinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha nitelikli öğrencileri ülkemize çekebilmenin yollarını aramalıyız. Yükseköğretim sistemimizin uluslararası konumunu güçlendiren bir başka mühim gelişme ise şudur, son yıllarda üniversitelerimiz, kampüslerini yurt dışına taşıyarak kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde yeni akademik birimler kurmaya başladı. Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerle akademik ve kültürel iş birliklerimizi geliştirecek adımlar atıyoruz. Geçtiğimiz sene Bakü’de açılan Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi eğitim öğretime başladı. 27 Ocak’ta Taşkent’te kurulan Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi bir başka adımdır. Kuruluş çalışmaları devam eden Türkiye-Suriye Dostluk Üniversitesi, inşallah çok yakın bir zamanda Şam’da kapılarını öğrencilere açacak. Kazakistan, Somali, Filipinler ve Bosna Hersek’te açılan üniversitelerimize bağlı fakültelerimizle de yükseköğretim ihraç eden bir ülke konumuna geldik. Yükseköğretim Kurulumuz başta olmak üzere tüm bu çalışmalarda emeği geçen kurumlarımızı, üniversitelerimizi ve hocalarımızı milletim adına tebrik ediyorum.”
“ÜNİVERSİTE TOPLUMUN ÖNÜNDE OLMALIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumdan uzak, milletten uzak, bulunduğu şehirden, ülkenin ve milletin gerçeklerinden uzak bir üniversitenin, üniversite kavramının özüne aykırı olduğunu belirterek, “Üniversite toplumun önünde olmalıdır. Topluma öncülük etmeli, toplumun güncel sorunlarına çözüm yolları geliştirmelidir. Değilse asli misyonunu yerine getiremiyor demektir” dedi.
Yükseköğretim sisteminde, ön lisans ve lisans düzeylerini kapsayacak şekilde iş yerlerinde uygulamalı eğitim modelinin yaygınlaştırılmasını bu bakımdan önemli bulduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu modelle staj uygulamalarını, iş yeri temelli mesleki eğitime dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde ders planlarının sadeleştirileceğini, öğrencilerin proje geliştirebilecekleri, uygulama ve araştırma temelli öğrenme modellerinin hayata geçirileceğini bildirerek, “Bu dönüşümün en son çıktılarından biri de pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi öğrencilerimize 3 yılda mezun olabilme imkânı sunacak yapısal reformların gündeme alınmasıdır. Bu reformlarla yükseköğretim sistemimiz hem daha verimli hem de uluslararası standartlara daha uyumlu bir yapıya kavuşacak” diye konuştu.
Yeni düzenlemelerin şimdiden hayırlı uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025-2026 Akademik Yılı’nın bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ederek hocalara, öğrencilere, üniversite çalışanlarına başarılar diledi.
YÖK 2025 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından geliştirilen, dünyanın en büyük ve en gelişmiş küp uydularından biri olan PAUSAT-1’in maketini takdim etti.
Törenin devamında bireysel, kurumsal, özel alan ve özel ödül olmak üzere 4 kategoride YÖK 2025 Üstün Başarı Ödülleri sahiplerine verildi.
Bireysel ödüller kapsamında fen ve mühendislik bilimleri, güzel sanatlar ve mimarlık, sağlık ve spor bilimleri ile sosyal ve beşeri bilimler alanlarındaki “yılın doktora tezi” ödülleri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından sahiplerine sunuldu.
Kurumsal ödüller kategorisinde dijital dönüşüm ve büyük veri çalışmaları, toplumsal sorumluluk, uluslararası iş birliği, üniversite-sanayi iş birliği ve yerel kalkınmaya katkı dallarındaki ödüller de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takdim edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra, özel alan kategorisinde bilim diplomasisi ve millî yenilik ödüllerini, özel ödül kategorisinde ise ilme ve talebeye hizmet özel ödülünü sahiplerine verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.