Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Rize Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, 783 bin kilometrekare ile ufku sınırlandırılamayacak bir ülkedir. Türkiye’nin itibarı, gücü, sözünün ağırlığı ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş Rize İl Danışma Meclis Toplantısı’na katıldı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.
Partililere, 24 yıldır sabırla yürüdükleri zorlu yolculukta kendisini yalnız bırakmadıkları için şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu da özellikle ifade etmek istiyorum, siz, bize nasıl çok güçlü biçimde sahip çıktıysanız biz de diğer illerimizle birlikte Rize’miz için de canla, başla çalıştık. İyi gününde, zor gününde Rize’nin ve Rizelilerin yanında olduk. Geçen ay yaşanan sel felaketinde devletimizin tüm imkânlarını mağdur kardeşlerimiz için seferber ettik” ifadelerini kullandı.
Felaketin izlerinin tamamen silinmesi için çalışmalara devam ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana-baba ocağında bulunmanın kendisi için ayrı bir bahtiyarlık olduğunu söyledi.
Son ziyaretinden bu yana sadece 15 ay geçmiş olsa da Rize’yi ve Rizeli hemşerilerini özlediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün ve bugün gördüm ki Rizeli uşaklar da bizi özlemiş. Allah muhabbetimizi, kardeşliğimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin” diye konuştu.
“Hasretin başka güzel vuslatın başka güzel. Sılaya, hem canana hem cana geldik Rize. Varlığın şifa olur yaralı gönüllere, gönüller hekimine Lokman’a geldik Rize. Senin yanında olmak ne büyük bahtiyarlık. Şükür yine göz göze, yan yana geldik Rize” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İşte bizim Rize aşkımız böyle. Hem hasret giderelim hem geçmiş olsun dileklerimizi iletelim hem de yapımı tamamlanan eserleri sizlerin hizmetine verelim istedik. Dün toplam yatırım bedeli 3 milyar 84 milyon liralık 38 projenin toplu açılış, iki projenin de temel atma törenini gerçekleştirdik. Geçen sene 27 Temmuz’da o günkü rakamlarla 1,6 milyar lira değerinde 32 eser ve hizmetin toplu açılışını yapmıştık. Dün bunlara yenilerini eklemenin sevincini yaşadık. Bir kez daha tüm bu eser ve hizmetlerin sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Bu projeleri şehrimize kazandıran bakanlıklarımızı, belediyelerimizi ve hayırseverlerimizi tebrik ediyorum.”
Önceki gün Gazze’yle ilgili yüreklere su serpen bir haber alındığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim de dâhil olduğumuz görüşmelerde ateşkes konusunda Hamas ile İsrail arasında mutabakat sağlandı. Dün sürecin nasıl geliştiğini, nasıl ilerlediğini, süreç boyunca Türkiye’nin nasıl bir diplomasi trafiği yürüttüğünü anlattım” açıklamasında bulundu.
“TÜRKİYE, TÜRKİYE’DEN ÇOK DAHA BÜYÜKTÜR”
Aynı şekilde ABD Başkanı Donald Trump ile kardeş ülkeler Mısır ve Katar liderlerinin müzakerelere verdiği desteğe de dikkati çektiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa şunu açık ve net söylemek isterim, Türkiye, unutmayın Türkiye’den çok daha büyüktür. Türkiye 783 bin kilometrekare ile ufku sınırlandırılamayacak bir ülkedir. Türkiye’nin itibarı, gücü, sözünün ağırlığı, ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir” ifadelerini kullandı.
Salondakilere, “Su yatağında akar” atasözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaşanan her hadisenin bize bunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Türkiye kendi tabii mecrasından geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor. Nitekim ülkemiz aktif dış politikası, ilkeli duruşu ve diplomatik tecrübesiyle son sürecin lokomotiflerinden biri oldu. Filistinli kardeşlerimiz, özellikle Hamas çok basiretli bir tavırla barışa hazır olduklarını gösterdi. Bölgedeki diğer Müslüman ülkeler de görüşmelere destek oldu. Böylece iki yıllık zulmün, soykırımın, yıkımın, vahşetin ardından Gazze’de buruk da olsa ilk defa yüzler gülmeye başladı. Şunun altını tekrar önemle çiziyorum, şahsınızda Filistin’i ve Filistinlileri selamlıyorum. Kim ne derse desin, Gazzeli mazlum ve mağdurları sevindiren her çaba, her imza, her adım bizim için de makbuldür.”
Cumhurbaşkanı, şunları kaydetti: “Gazze’de iki yıldır süren katliamı ve soykırımı kalıcı biçimde durduracak her projeye desteğimiz tamdır. Türkiye olarak hep şunu söyledik, ‘adil bir barışın kaybedeni olmaz.’ Yapılan anlaşmanın Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında kalıcı barışa, huzura ve güvenliğe vesile olmasını canı gönülden arzu ediyoruz. Bu sürece destek veren tüm liderlere teşekkür ediyorum. Türkiye’nin vicdanlı, hakkaniyetli ve ilkeli duruşunu orada da güçlü biçimde temsil eden istihbaratçılarımızı ve diplomatlarımızı tebrik ediyorum. Artık bundan geriye dönüş olmamalıdır. İsrail hükûmeti attığı imzanın arkasında durmalıdır. Bölgenin tamamıyla birlikte kendi vatandaşlarının da güvenliğine tehdit oluşturan saldırgan politikalarına tamamen son vermelidir. Gazze’ye insani yardım girişlerinde hiçbir pürüz çıkarılmamalıdır. İki devletli çözüm, bölgemizde kalıcı barışın anahtarı. İki devleti özellikle iki ayrı çözümle Müslüman’ı, Hristiyan ve Musevi’siyle bölgedeki tüm halklar için en hayırlı yol olduğuna inanıyoruz. Biz dün olduğu gibi yarın da adil barışı savunmaya devam edeceğiz.”
“İki yıl boyunca çok büyük acılar çeken, çok ağır zulümlere maruz kalan Filistinli kardeşlerimize tüm gücümüzle sahip çıkacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan kimsenin şüphesi ve endişesinin olmamasını istedi.
Mazlumların hayır duasının alınmasının kendileri için yeterli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Hakk’ın rızasına, duasına mazhar olabiliyorsak ne mutlu bize. Bilhassa Gazzeli yetimlerin, öksüzlerin, ciğerparesini kara toprağa vermiş o yüreği yanık Gazzeli annelerin, babaların samimi dualarını alabiliyorsak işte en büyük bahtiyarlık budur. Gerisi fani dünyanın gelip geçici meşgaleleridir. Allah’a şükürler olsun ki milletimiz de bizim bu samimiyetimizi görüyor.
Tüm hayatını karşıtlık üzerine bina etmiş bir avuç müzmin dışında milletim gayretlerimizi görüyor. Ne için mücadele ettiğimizi çok iyi biliyor. Biz de milletimize hayal kırıklığı yaşatmamak için büyük fedakârlıkla çalışıyoruz. Bize umut bağlayan, Türkiye için ellerini semaya kaldıran, bizimle sevinen, bizimle üzülen mazlumlara mahcup olmamak için adeta çırpınıyoruz. Rabbim bizi milletimize ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın diyorum.”
Hükûmet olarak çok farklı cephelerde aynı anda çok boyutlu mücadele yürüttüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, içeride, ekonomide hayat pahalılığını çözmenin yanı sıra ülkeyi yarım asırlık terör belasından tamamen kurtarmanın gayretinde olduklarını bildirdi.
“ENFLASYONDA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun her ikisinde de tüm zorluklara rağmen enflasyonda düşüş devam ediyor. İhracatımız artıyor. İstihdam tek haneli oranlardaki seyrini 28 aydır sürdürüyor. Şimdi sizlere bir müjde veriyorum: Merkez Bankamızın rezervleri 183 milyar dolarla artış trendini sürdürüyor. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetlerimizde bir ivme kaybı yok. İnşallah yakında 350 bininci konutun anahtarlarını teslim ediyoruz” şeklinde konuştu.
Dışarıda da Türkiye’nin gücünü ve itibarını daha da artırmaya çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriye’den Gazze’ye, Balkanlar’dan Türk devletlerine her yerde, sahada ve masada güçlü Türkiye misyonuyla hareket ediyoruz. Batı’yla köklü ilişkilerimizi korurken, Doğu’yla özellikle Asya’yla aramızda yeni köprüler kuruyor, yeni ortaklıklar geliştiriyoruz. Ama bakıyorsunuz birileri Türkiye’nin bu stratejik hamlelerini gölgelemek adına son derece art niyetli yorumlar yapıyor. Ana muhalefetin assolistliğini üstlendiği müzmin muhalifler korosu, tam bir ağız birliği içerisinde Türkiye’nin başarılarına kara çalıyor.
CHP Genel Başkanı, Amerika seyahatimizle ilgili ipe sapa gelmez bir sürü yalan savuruyor. Kendileri rüşvetsiz selam dahi almadıkları için aynı çamuru bize de bulaştırmaya kalktı. Kirli siyasete, üzülerek ifade ediyorum, Gazze’yi bile alet etti. Sonuçta mahcup olan, rezil olan, yalanı elinde patlayan yine kendisi oldu. Tıpkı baklava kutularından çıkan avrolar sonrası emniyet ve yargımıza ‘Kumpas kurdular’ deyip iddiasını ispat edemediği gibi burada da faka bastı, hüsrana uğradı, söylediği yalanların altında ezildi. Ana muhalefetin iddia, iftira ve saldırılarının hedefinde sadece biz yokuz. Bizim yanımıza, yöremize yaklaşan, bizimle bir çay sohbetini paylaşan tüm siyasi partiler ve aktörler de aynı saldırılara muhatap oldular.”
Meclis açılışı sonrası yaşananların hep beraber takip edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasetçisi, gazetecisi, sosyal medya figürüyle CHP’li tetikçiler mangası, topyekûn bir linç furyası başlattılar. Meclis oturumuna katılan tüm milletvekillerine, fotoğraf karesine giren tüm genel başkanlara ağız dolusu hakaretler savurdular” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Öyle ki son gelen seçimlerde beraber miting yaptıkları, el ele beraber dolaştıkları, hatta ‘Türkiye’yi uyum içinde beraberce yöneteceğiz’ dedikleri ittifak ortaklarını bile azgınlıklarıyla çileden çıkardılar. Demokrasi, çoğulculuk, uzlaşma, hoşgörü, ötekine saygı gibi güya savunduklarını, iddia ettikleri ne kadar kavram varsa hepsini bir günde sadece bir fotoğraf karesi yüzünden rafa kaldırdılar. Sadece bir fotoğraftan dolayı eski ittifak ortaklarına bunları yapanlar, Allah korusun ellerine güç geçince bu millete ne yapmaz? Meclis Başkanı’nın davetine icabet ettikleri için milletvekillerine hayatı zindan edenler, ellerinde imkân olsa bu millete ne yapmaz? Allah aşkına bunlara güven olur mu? Bunların sözde demokratlığına inanılır mı? Elbette güven olmaz. Bunların sözlerine itibar edilmez. Biz işte bunun için her fırsatta Allah bu milleti CHP zihniyetinin insafına bırakmasın diyoruz.”
AK Parti olarak kardeşlik ve kucaklaşma siyasetinin temsilcisi olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’yi, 783 bin kilometrekarelik vatan toprağını, 86 milyon insanımızı birbirinden ayırmadan, kimseyi inancı, siyasi görüşü, kökeni dolayısıyla ötekileştirmeden bir bütün olarak kucaklıyoruz. Bizim ana muhalefetle en büyük farkımız bu. Onlar gerilimden besleniyor, biz kardeşliği savunuyoruz. Onlar kutuplaştırmanın, biz kucaklaştırmanın tarafındayız. Onlar belediyelere çökmüş tufeylilere çalışıyor, biz 86 milyona çalışıyoruz. Onlar siyasi ikballerinin peşinde, biz ülkenin istikbalinin peşindeyiz. Onlar slogan üretiyor, biz ise Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretiyoruz. Yaptıklarımız ortada, 23 yıllık karnemiz ortada, muhalefetle aramızdaki ufuk ve zihniyet farkı ortada. Allah’ın izniyle milletimizin desteğiyle Türkiye için daha büyük hedeflere yine sizlerle birlikte ulaşacağız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.”
AK Parti teşkilatına yürekten inandığını ve güvendiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Rize Belediyesini ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.