Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı Türkiye Ofisi 30’uncu yılını bir resepsiyonla kutladı.
Kısa adı JICA olarak bilinen Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı Türkiye Ofisi’nin 30’uncu kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir resepsiyon gerçekleştirildi.
Ankara’nın Oran semtindeki Türk Japon Vakfı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte konuşan JICA Türkiye Ofisi Başkanı Watanabe Daisuke, JICA’nın Türkiye Ofisi’nin 1995’te kurulduğunu ve 30 yılda ve bu süreçte dünyada birçok değişiklik ve yeniliklerin meydana geldiğine dikkat çekti.
Watanabe, İki ülke arasındaki işbirliği tarihinin yalnızca resmi kalkınma yardımlarıyla değil, özel sektör, sivil toplum ve diğer birçok aktörün çabalarıyla meydana geldiğini ve bunun yansıması olarak Türkiye ile Japonya arasındaki ilişkileri geliştiren bir çok tarihsel olaylar serisini anlattı.
JICA Türkiye Ofisi Başkanı Watanabe, gelecek 30 yılda nüfusun yaşlanması, afet, iklim değişikliği, yapay zekanın işlevsel bir şekilde kullanılması ve uzay teknolojileri gibi birçok birbirinden farklı konuyla haşır neşir olacaklarına vurgu yaparak, bunun sonucunda Japonya ile Türkiye’nin birlikte çözümler üretebilen ve bu zorlukların üstesinden gelebilen bir yönde hareket edebileceğini söyledi.
Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Tamura Masami de JICA Türkiye Ofisi’nin 30’uncu yıl dönümünü kutladıklarını ve kendisinin de bugün güven mektubunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunduğunu belirtti.
Tamura, JICA projelerinin Japonya-Türkiye ilişkilerinin derinleşmesine katkı sağladığını hatırlatarak, “Son 30 yılda Türkiye’nin ekonomisi önemli ölçüde büyüdü, yalnızca tekstil ve tarım sektörlerinde değil, inşaat ve savunma sanayi sektörlerinde de büyüme yaşandı. Türkiye, son 30 yılda kayda değer bir ilerleme sağladı. Türkiye’nin değişen ihtiyaçlarına göre JICA Türkiye Ofisi’nin faaliyetlerinin de bunda dahli olduğuna inanıyorum.” şeklinde konuştu.
Japonya ile Türkiye arasında yeni işbirliği türleri görmek için sabırsızlandığına vurgu yapan Büyükelçi Tamura, geçen yıl iki ülke arasında diplomatik ilişki kurulmasının 100’üncü yıl dönümünü kutladıklarının altını çizdi.
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Başkan Yardımcısı Rahman Nurdun konuşmasında Japonya ve Türkiye’nin uzun süreli bir dostluğu olduğuna işaret ederek, iki ülke ilişkilerinin tarihsel gelişimine vurgu yaptı.
Nurdun, Japonya ile Türkiye arasındaki ekonomik işbirliğini de hatırlatarak, JICA ve TİKA’nın yakın tarihlerde kurulduğunu ve TİKA’nın adının da JICA’dan esinlendiğinin altını çizdi.
Bunun Japonya’nın birikiminden faydalanmanın göstergesi olduğunu ifade eden Nurdun, 30 yılda JICA ve TİKA’nın kapasite inşası alanında yakın işbirliği yürüttüğünü kaydetti.
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı İnanç Özçakmak, JICA Türkiye Ofisi’nin 30’uncu yılı kutlamasıyla, Türkiye-Japonya dostluğunun sahadaki somut işbirliğini güçlendirdiğini dile söyledi.
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı İnanç Özçakmak ise JICA Türkiye Ofisi’nin 30. yılını kutlayarak, Türkiye-Japonya dostluğunun sahadaki somut işbirliğinin güçlendiğini dile getirdi.
Özçakmak, Bakanlık olarak JICA ile işbirliğinin odağında gençler olduğunu kaydatti ve ortak yürütülen projelerden söz etti.
Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş konuşmasında, JICA’nın bilgi, deneyim ve dayanışma yoluyla birçok ülkede toplumların geleceğine katkı verdiğini kaydetti ve şöyle konuştu: “Japonya’nın afetlerle mücadele birikiminden ve teknolojik deneyimlerinden Türkiye de yararlanmaktadır. Bu noktada JICA, iki ülke arasındaki işbirliğinin en güçlü temsilcileri arasında konumlanmıştır.”
Ulutaş, Belediyeler Birliği olarak afet yönetimi, iklim değişikliği, altyapı, eğitim, sağlık ve çevre gibi konularda önemli çalışmalara imza atan JICA’yı, insana dokunan ve kalıcı etkiler oluşturan bir kalkınma ortağı olarak gördüklerini bildirdi.
Afet riskini azaltma, iklim değişikliğine ve çevre konularında JICA ile işbirliği yürütüldüğünü belirten Ulutaş, JICA ile yürütülen projelere de atıfta bulundu.
İçişleri Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanı Hüseyin Çakırtaş da bu önemli yıl dönümünün JICA’nın Türkiye’de yürüttüğü başarılı çalışmaların bir yansıması olduğunu ifade ederek, aynı zamanda Türkiye ile Japonya arasındaki köklü dostluğun ve güçlü işbirliğinin de göstergesi olduğunu söyledi.
Çakırtaş, Bakanlık olarak Japonya ile yürütülen ortak projelerin iki ülke arasındaki karşılıklı anlayış, güven ve dostluğun en somut tezahürlerinden biri olduğu bilgisini de verdi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Kerem Dönmez ise JICA’nın afet risk yönetimi, yeniden inşa, sağlık, ulaşım, enerji ve çevre gibi çeşitli konularda güçlü destekte bulunarak Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunan önemli bir ortak olduğunu dile getirdi.
Dönmez, Japonya’nın, Türkiye’nin kalkınması için teknik işbirlikleri yoluyla katkıda bulunduğuna da sözü getirerek işbirliğinin iki ülkenin yararına olacak şekilde gelişeceğine inandığını dile getirdi.
Konuşmalardan sonra JICA Türkiye Ofisi’nin görev ve önemine ilişkin kısa bir video gösterildi.
JICA Türkiye Ofisi Başkanı Watanabe toplantıdan önce JICA’nın Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin basın mensuplarına bilgi verdi.
Watanabe, Ocak 2024’ten bu yana JUCA’nın başkanlığında bulunduğunu, uluslararası işbirlikleri aracılığıyla Türkiye ve Japonya’yı birbirine bağlayan köprü rolünü üstlenerek çalışmalarına devam ettiği bilgisini verdi.
JICA’nın Japonya’nın Resmi Kalkınma Yardımını uygulayan bağımsız bir ajans olduğunu hatırlatan Watanabe, misyonlarının insan güvenliğini artırmak, kaliteli büyümeyi ve kalkınmayı teşvik etmek olduğunu belirtti.
JICA Türkiye Ofisi Başkanı Watanabe, dünya çapında faaliyet gösterdiklerini ve Orta Doğu ve Avrupa bölgesinde Türkiye dahil 24 ülkede faaliyet gösterdiklerini söyledi.
Faaliyetlerinin iki ülke arasındaki köklü dostluktan güç aldığını belirten Watanabe, Japonya ile Türkiye arasındaki kalkınma işbirliğinin JICA Türkiye Ofisi kurulmadan önce 1959’da başladığını anlattı.
Watanabe Türkiye’de JICA ortaklığında yürütülen projelerin geçmişine dair bilgi vererek, çeşitli Türk kurumlarıyla imzalanan işbirliği mutabakat zaptlarından bahsetti.
4 öncelikli alana odaklandıklarını belirten Watanabe, bunların sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya destek, afetlere hazırlığın iyileştirilmesi, işbirliği için stratejik ortaklığın güçlendirilmesi ve ihtiyaç sahibi bireyler ve ev sahibi toplulukların desteklenmesi olduğunu bildirdi.
Watanabe, Türkiye genelinde çeşitli sektörlerde projeler hayata geçirdiklerini anlatarak, son projenin ise İzmir’de bir okulun Japon teknolojisinin kullanımıyla sismik güçlendirilme ve depreme dayanıklı hale getirilmesi için pilot bir uygulama yapılması olduğunu söyledi.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) de inşaatı üstlendiğini kaydeden Watanabe, Türk hükümetiyle daha da başarılı projelerin yapılması için birlikte çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Bu projenin tamamlanmasıyla ilgili törenin 6 Kasım’da İzmir’de düzenleneceğini dile getiren Watanabe, afet yönetimi ve afet riski azaltma konularında birçok proje yürüttüklerini söyledi.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün de inşaatı üstlendiğini söyleyen Watanabe, Türk hükümetiyle daha da başarılı projelerin yapılması için birlikte çalışmaya devam edecekleri bilgisini de paylaştı.
Bu projenin tamamlanması töreninin 6 Kasım’da İzmir’de düzenleneceğini belirten Watanabe, afet yönetimi ve afet riski azaltma konularında birçok proje yürüttüklerini de sözlerine ekledi. Metin ASLIM
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.