Ankara Hakimevi’nde düzenlenen “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı’nda Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ailenin, toplumu ayakta tutan temel sütun sevginin, saygının.ve bütün değerlerin hayat bulduğu yer olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız.” şeklinde konuştu.
İnsanın vicdanı, merhameti, adalet duygusu ve sorumluluk bilincinin ilk kez ailede şekillendiğini anımsatan Bakan Tunç, bu yönüyle ailenin, toplumun en küçük birimi değil, en büyük gücü olduğunun altını çizdi.
Kadına yönelik şiddetin sadece bir suç değil, aynı zamanda aileyi dağıtan, çocukların geleceğini karartan ve toplumun vicdanını yaralayan bir yıkım olduğuna dikkat çeken Bakan Tunç, “Kadına şiddetle mücadeleyi sadece cezayla değil, önleyici, koruyucu ve onarıcı adalet anlayışıyla ele alıyoruz. Yargı reformlarımızın merkezine kadını ve çocuğu koymamızın sebebi de bu anlayıştır. 6284 sayılı kanundan uzmanlaşmış mahkemelere, elektronik kelepçe uygulamasından acil koruma tedbirlerine kadar attığımız her adım, bir kadının daha canı yanmasın diye atılmıştır.” dedi.
Çocuk adaleti anlayışlarının temelinde de hiçbir çocuğun kaderine terk edilemeyeceği anlayışının yattığını kaydeden Bakan Yılmaz Tunç, onarıcı adalet yaklaşımıyla, çocuğun üstün yararını gözeterek onları yeniden topluma kazandırmayı esas aldıklarını söyledi.
Bakan Tunç, son 23 yılda ailenin korunması ve güçlendirilmesi, kadın hakları ile çocuk hakları konusunda anayasal, yasal ve idari birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirdiklerini de vurguladı.
Ailenin ve aile bireylerinin korunması konusundaki kararlılıklarını koruduklarını belirten Bakan Tunç, şu değerlendirmede bulundu.:
“Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgemizde, kadına karşı şiddetin önlenmesine, ailenin zararlı akımlara karşı korunmasına ve çocuklarımızın başta siber suçlar ve siber zorbalıklar olmak üzere her alanda korunmasına yönelik birçok hedef ve faaliyete yer verdik. Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız. Bu tehditler karşısında Anayasa’nın ve kanunların bize verdiği yetkiyle, açık ve bağlayıcı düzenlemeleri hayata geçirmek zorundayız.”
Bakan Tunç, Çocukları zararlı içeriklerden, yönlendirici yayınlardan ve ruh dünyalarını tahrip eden dijital kuşatmadan korumanın, onların güvenli, sağlıklı ve dengeli bireyler olarak yetişmesini sağlamanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizerek;
“Özellikle dijital oyunlar, sosyal ağlar ve çevrim içi sohbet ortamları üzerinden çocuklarımızı şiddete özendiren, psikolojik olarak yıpratan ve onları ailelerinden koparan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Yine bazı sosyal medya hesaplarında takipçi, etkileşim ve maddi kazanç uğruna yaşlılarımızın, çocuklarımızın veya hasta kişilerin saatlerce canlı yayın açılarak ekran karşısında tutulması, onur kırıcı şekilde teşhir edilmesini asla kabul edemeyiz. Bu tür mecralara karşı erişim engeli dahil olmak üzere tüm idari ve yargısal yaptırımları tereddütsüz uygulamakta kararlıyız. Bununla birlikte, geleceğimizi tehdit eden ve birçok yuvayı dağıtan uyuşturucu belasına karşı da kararlı mücadelemizi sürdürüyoruz. Aynı şekilde, Türk yargısı, dijital bağımlılık oluşturan sanal bahis ve yasa dışı kumar ağlarıyla da hukuk devleti kararlılığı içinde mücadelesini kesintisiz biçimde devam ettirecektir.” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da Koordinasyon kurulu toplantısındaki konuşmasında, Ailenin toplumun en güçlü kalesi, nesilleri ve medeniyeti koruyan temel yapı olduğuna vurgu yaparak “Bu yapıyı güçlendirmek hizmetlerimizi tekil başlıklar halinde değil, ortak hedeflerle ve birbirini tamamlayan bir bütün olarak yürütmekle mümkündür. Bu Kurulu, etkili kılan nokta ise şudur. Biz aynı aileye, farklı kapılardan ulaşan kurumlarız. Eğitim, sağlık, adalet, sosyal hizmet, güvenlik ve istihdam. Her biri aileye farklı hizmetler götürür. Kurul mekanizması ise aileye sunduğumuz hizmetleri koordineli bir şekilde yürütmemizi sağlar. Bu nedenle, Koordinasyon Kurulumuz esasında kurumlarımızın kendi sorumluluk alanlarında sonuç üretmeye odaklanan bir çalışma zeminidir.” ifadesini kullandı.
Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı’ndaki konuşmasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, daralan demografik yapı, kırılganlaşan aile bağları ve çocukların alışkanlıklarını şekillendiren dijital dünyanın ortaya çıkardığı etkilere atıfta bulundu.
Böyle bir tabloda eğitimin aileden bağımsız işleyen bir hizmet olarak düşünülemeyeceğini, aile güçlenmeden okulun gösterdiği gayretin tam karşılığını bulmasının mümkün olmadığını belirten Bakan Tekin, “Okul, aileyle aynı istikamete bakmadan da çocuğun dünyasında kalıcı bir değişim üretmek mümkün değil. Biz eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kılmaya, aileyi onaran bir dil ve eğitim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.