Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ortak girişimleriyle başlatılan Milli Tarama Sistemleri’nin (MİLTAR) MS Spektral Savunma Sanayi AŞ Tesisleri’nde düzenlenen tanıtım toplantısına katıldı.
Muş, burada yaptığı konuşmada, Ticaret Bakanlığının fiziki müdahalesiz kontrol teknolojileri alanında dünyadaki son teknoloji ve gelişmeleri daima yakından takip ettiğini, bu çerçevede son 20 yılda 70’ten fazla tarama sisteminin yurt dışından temin edildiğini söyledi.
Ülkenin tüm kara gümrük kapılarına, doğu ve batıdaki gümrüklü eşya taşıyan trenlerin geçiş noktalarına ve belirli kapasite üzerindeki tüm limanlara x-ray sistemleri konuşlandırarak, gümrük kontrol kapasitesini en ileri noktaya taşıdıklarını anlatan Muş, şöyle devam etti:
“Dünyada sayılı ülke tarafından üretilebilen ve ülkemizde bugüne kadar üretimi olmayan söz konusu tarama sistemlerinin, cihaz başına yaklaşık 2 milyon dolar ödeme yapılarak ithal edildiği düşünüldüğünde, bu sistemlerin ülkemiz ekonomisine ne denli yüksek bir maliyet yüklediği anlaşılabilir. Yasa dışı ticaretin engellenmesinde kullanımı elzem olan bu sistemlerin yurt dışından temininin, dış ticaret dengesini de olumsuz yönde etkilediği aşikardır. İşte MİLTAR Projesi, söz konusu x-ray tarama sistemlerinin yerli ve milli imkanlarla ülkemizde üretilmesinin teminatı olup, bu alanda dışa bağımlılığın azaltılması noktasında bir dönüm noktası niteliğindedir.”
“Yurt dışındaki muadillerinden ileride”
İlk olarak 2018 yılında başlatılan AR-GE projesi neticesinde prototipi üretilen yarı sabit x-ray tarama sisteminin, İzmir Alsancak Limanı’nda 2022 yılında kullanıldığını anımsatan Muş, “Üretilen ilk sistemin oldukça başarılı olması ve yabancı muadillerine karşı daha üstün teknik özellikler taşıması neticesinde, bu sistemlerin seri üretimine geçilmesini ve ayrıca mobil ve ‘backscatter’ türündeki x-ray sistemlerinin üretilmesini de kararlaştırmıştık. Bugün ilk yerli ve milli x-ray tarama sistemlerinin yarı sabit modellerinin seri üretime geçtiğini, mobil ve backscatter tarama sistemlerinin de ülkemizde üretiminin başladığını memnuniyetle paylaşmak istiyorum. Gururla söylemek isterim ki üretilen sistemler, alınan görüntü kalitesi ve performans testleri bakımından yurt dışı muadillerine nazaran oldukça ileridedir.” dedi.
Muş, ilk yarı sabit sistemin faaliyete alınmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen önemli yakalamalar yapıldığını, yerli ve milli üretim cihazlarının yüksek kabiliyetlerini pratikte de ispatladığını belirterek, şöyle konuştu:
“MİLTAR’ın seri üretim kararıyla yarı sabit sistemimizden 7 adet daha üretilerek ülkemizin önemli gümrük sahalarında konuşlandırılıyor olmasından da ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Gümrük kapılarımızda kullanacağımız yerli ve milli teknolojiler sayesinde, hem kaçakçılıkla mücadele alanında ihtiyaç duyulan teknolojik sistemler daha uygun maliyetlerle üretilecek hem de ülkemiz dünyada sayılı ülkenin üretebildiği bu sistemlerin üretiminde önemli bir noktaya gelmiş olacaktır. Dahası, üretimi gerçekleştiren yerli firmamız başta olmak üzere, tedarik zincirine katılacak yerli şirket ve KOBİ’lerimiz, yüksek teknolojili üretim süreçlerine dair bilgi birikimine de sahip olacaktır.”
“Cihazlar dünya pazarına ihraç edilecek”
MİLTAR Projesi ile seri üretimine başlanan yerli ve milli tarama sistemlerini, öncelikle gümrüklü sahalarda kullanım ömrü dolan sistemlerin yerine hizmete alacakları bilgisini veren Muş, “Kademeli olarak ithal edip kullandığımız sistemler, yerlileriyle değiştirilmiş olacaktır. Sonrasında yerli sistemlerimiz, ihtiyaç duyan kurumlarımızın kullanımına sunulacaktır. Bununla birlikte, söz konusu sistemler artık ithalata konu olmaktan çıkacak, güçlü bir ihracat potansiyeli haline gelerek dünya çapında kullanımının yaygınlaşması sağlanacaktır. Özellikle mobil cihazlar, diğer kollukların da ihtiyaç duyduğu cihazlardır. Onlar da bizden bunu bekliyor. Önce bizim ihtiyacımız karşılanacak, sonra diğer kolluğun da kullanımına sunulacak. Firmamızın hedefi bunları dünya pazarında ihraç edecek aşamaya gelmek. Bakanlık olarak firmamıza gereken desteği sağlayacağız. Böylece, uluslararası piyasalara çıkılmış olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Muş, bu sistemlerle daha da güçlenecek kaçakçılıkla mücadele kapasitesiyle yasa dışı ticarete geçit verilmeyeceğini belirterek, şunları kaydetti:
“Ülkemizin ekonomik kayba uğramasının önüne geçilmesinin yanı sıra yasa dışı eşya geçişlerinin engellenmesiyle birlikte kamu sağlığı ve ülke güvenliğini tehdit eden unsurlar bertaraf edilecektir. Bu sistemlerden şu an 3 sistem görüyorsunuz, gümrüklerde kullandığımız farklı teknolojiler de var. Bu elimizdekiler yerlileştirildikten sonra diğer ihtiyaç duyduğumuz ürünlerin de yerlileştirilmesi için proje çalışması başlatacağız.”
Sistemlerin üretimini gerçekleştiren MS Spektral Genel Müdürü Onur Haliloğlu da MİLTAR 1 sisteminin sağladığı başarı üzerine MİLTAR 2 sistemini hazırladıklarını anlattı. Bu araç ve konteyner tarama sistemlerinin, kaçak eşya, uyuşturucu, silah, patlayıcı, mühimmat ve düzensiz göçmenlerin yakalanmasında kullanılacağını bildiren Haliloğlu, geliştirdikleri sistemlerin, ithal sistemlerden daha ileri teknik özelliklere sahip olduğunu söyledi. Haliloğlu, MİLTAR 2 kapsamında 9 sistem teslim edeceklerini ve bunlardan 3’ünün gümrük kapılarında kullanıma hazır olduğunu kaydetti. Sistemlerin yüzde 70’ten fazla yerlilik oranına sahip olduğunu vurgulayan Haliloğlu, “İlk sistemimiz yarı sabit araç ve konteyner sistemi. Bu sistem 1,2 milimetre çapındaki telleri bile görebiliyor. Sistem, uyuşturucu, patlayıcı ve silah gibi malzemelerde ise uyarı veriyor. İkinci sistem olan Gezgin, treyler üzerine kurulu. Üçüncü ürünümüz olan Hayalet de geri yansıtmalı teknolojiye sahip. Panelvan tipi araca konulduğu için şehir içinde de görüntü alınmasına imkan sağlıyor.” dedi.
Konuşmaların ardından, törene katılan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve Bakan Muş, MİLTAR sisteminin ilk x-ray görüntüsünün alınması için butona bastı. Ekrana yansıtılan görüntüde cihazın, taranan araçta uyuşturucu ve silah tespiti yaptığı görüldü.
Muş, daha sonra tören alanında bulunan MİLTAR 2 sistemlerini inceledi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı (SSB) İsmail Demir, savunma sanayisi alanında geliştirilen teknolojilerin sadece askeri alanda değil sivil alandaki birçok ihtiyaca da cevap verebileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir : Milli Tarama Sistemleri tanıtımında konuştu
Demir, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ve SSB’nin ortak girişimiyle başlatılan Milli Tarama Sistemleri’nin (MİLTAR) tanıtımı için MS Sprektral Savunma Sanayi AŞ Tesisleri’nde düzenlenen toplantıda konuştu.
Savunma sanayisinde sadece son iki haftada yaşanan gelişmelere dikkati çeken Demir, şunları dile getirdi:
“TCG Anadolu gemimizin teslim edilmesi, İMECE ve KILIÇSAT uydularımızın uzaya gönderilmesi, ilk kez bir insansız deniz aracından torpido atışı yapılması, yerli helikopter motorumuz TS1400 ile ilk kez GÖKBEY’in havalanması, Yeni Altay Tankı’mızın teslimi Bu gibi gelişmeler üst üste konularak önümüzdeki günlerde de devam edecek.
Üretim teknolojilerinin hayata geçirilmesi, sivil alanda kullanılması ve yerli-milli imkanlara ağırlık verilmesi bir irade ve kararlılık gerektiriyor. Bu tür irade ve kararlılıkla daha nice teknolojilerin geliştirilmesini göreceğiz. Yerli firmalarımıza imkan tanıyacağız. Onlar da bu imkanlarla beraber ürünlerimizi hayata geçirmeye devam edecek. Mesela bu ürünümüzün ve bu tür ihtiyacın ilk gündemimize geldiği alan, geçmiş yıllarda çok sayıda tehdit unsuru olan bombalı araç ve intihar saldırılarına yönelik ihtiyaçtan kaynaklanan bir teknoloji araştırma konusu gündeme gelmişti. Bu alanda başlatılan çalışmalarla şu anda X-ray cihazları hayata geçmiş oldu.”
MİLTAR kapsamında ulusal/uluslararası standartlara uygun ve gümrük sahasındaki personel, sürücüler ve yolcular ile bütün canlılar için sağlık problemi doğurmayacak yarı sabit araç ve konteyner tarama, yani X-ray görüntüleme sisteminin milli olarak geliştirildiğini belirterek, “Seri üretim kapsamında 10 adet MİLTAR Sistemi, tır dorsesi biçiminde mobil araç ve konteyner tarama sisteminden 4 adet üretilmesi, X-ray geri yansıma teknolojisine sahip hayalet sistemde de 4 adet üretilmesi için MS Spektral firması ile sözleşme imzaladık. Burada verilen rakamları biraz daha artırmış oluyoruz. İhtiyaç olması halinde başka sistemler de hayata geçirilebilir.” ifadelerini kullandı.
“Yüzde 70’lerde bir yerlilik de yine memnuniyet duyulan bir nokta ancak yerli olmayan unsurlarımız, gerek optikler, gerek sensörler ve yazılımları da yerli olarak geliştirme konusunda irade koyup bu alandaki çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.
“Yerlilik oranlarının artırılması ve teknolojinin daha da geliştirilmesini, gerek optik sistem gerek sensörler konusunda diğer firmaların işbirliği içerisindeki çalışmalarının devam etmesini bekliyoruz. Bu meselenin önü açık. Yapay zekayla birleştirilmiş görüntü desteklerinin akıllandırıldığı ve belirli veri tabanlarıyla entegre edildiği akıllı sistemlerin ileride çok daha iyi olacağını değerlendiriyoruz.”
MS Spektral Savunma Sistemleri Genel Müdürü Onur HALİLOĞLU ise konuşmasında kısa adı MİLTAR olan Milli Tarama Sistemleri hakkında bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.