DÜNYANIN EN MUTLU ÜLKESİ FİNLANDİYA’DAN MİLLİ GÜN KUTLAMASI
Finlandiya’nın Bağımsızlık Günü Ankara JW MARRIOTT oteldeki bir resepsiyonla kutlandı.
JW MARRIOTT Oteldeki resepsiyona, Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Bayan PIRKKO MIRJAMI HAMALAINEN ev sahipliği yaptı.
Finlandiya Milli Gün resepsiyonunda Türkiye’yi Dışişleri Bakan yardımcısı Mehmet Kemal BOZAY temsil etti.
Resepsiyonda, Ankara’da Büyükelçilikleri bulunan ülkelerden Büyükelçiler, Askeri Ataşeler, elçilik görevlileri ve seçkin bir davetli topluluğu da yer aldı.
Finlandiya Milli Gün resepsiyonu Fin ve Türk Milli Marşlarının seslendirilmesiyle başladı.
JW MARRIOTT oteldeki Fin resepsiyonunda, ilk konuşmacı olarak kürsüye Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Pirkko Mirjami HAMALAINEN geldi.
FIN Büyükelçi, Pirkko Mirjami HAMALANIEN, konuşmasına, davetlileri aralarında görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladı.
HAMALAINEN, 2023 yılının pek çok ülke ve halkı için çok zor geçtiğini, Türkiye’nin yıkıcı bir deprem yaşadığını, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarının devam ettiğini hatırlatarak, İsrail-Filistin krizinin Gazze’deki sivil halkın ve Hamas saldırılarında sevdiklerini kaybeden veya rehin alınanların büyük acılar çekmesine sebep olduğunu söyledi.
Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi PIRKKO MIRJAMI HAMALAINEN konuşmasında, bu yılın Finlandiya adına önemli bir yıl olduğunu belirterek “kısa adı NATO olarak bilinen Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne üye olma dileğimiz gerçekleşti. NATO’ya üyeliğimizi onaylayan Türkiye ve tüm diğer üyelere teşekkürlerimizi sunuyoruz.” şeklinde konuştu.
Konuşmasında, sözü İsveç’in NATO üyeliğine de getiren Pirkko Hamalainen, “Şimdi İsveç’in NATO üyeliğinin de Türkiye ve Macaristan tarafından onaylanmasını diliyoruz. İsveç’in üyeliği ile NATO’nun kuzey kanadı tamamlanmış olacaktır.” dedi.
Pirkko Hamalainen, Türkiye ile Finlandiya arasındaki işbirliğinin artan bir ivme kazandığını vurgulayarak, “ Ticaret hacmi her yıl büyümekte, özellikle yeşil enerjiye geçiş konusundaki fırsatlar da artmaktadır. Finlandiya döngüsel ekonomi alanında öncü ülkelerden biridir ve bu konudaki ilk ikili projeler hayata geçirilmiştir. Bu işbirliğinin özellikle Türkiye’nin muazzam tekstil sanayisine çok büyük katkısı olacağına inanıyorum. Ülkelerimiz Birleşmiş Milletler çalışmalarında da oldukça aktiftir. Barış için arabuluculuk her iki ülkenin de ilgi alanında olup, bu konudaki iş birliği de yıllardır devam etmektedir. Finlandiya Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini desteklemektedir ve gelecekte de desteklemeye devam edecektir. şeklinde konuştu.
Gelecek yıl Finlandiya ile Türkiye arasındaki dostluğun 100’üncü yılını kutlayacaklarını ifade eden HAMALAINEN, “Bu dostluğun altını çizecek ortak faaliyetleri ve aktiviteleri dört gözle bekliyorum.” dedi.
FİNLANDİYA, ALTINCI KEZ DÜNYANIN EN MUTLU ÜLKESİ…
Finlandiya’nın altıncı kez dünyanın en mutlu ülkesi seçildiğinin altını çizen Büyükelçi Pirkko Mirjami HAMALAINEN, daha sonra sözlerine şu şekilde devam etti.“Muhtemelen siz de biz FİNLER GİBİ BU SONUCUN NASIL OLDUĞUNU MERAK EDİYORSUNUZDUR. Bu sonuç bizi de bunun sebeplerini aramaya yöneltti. Sanıyorum bu sonucun bir kaç sebebi var. Finlandiya’nın BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞUNDAKİ tarihine bakmamız aydınlatıcı olacaktır. BAŞLANGIÇTA OLDUKÇA FAKİR BİR ÜLKEYDİK ve BAĞIMSIZLIĞIMIZIN İLK AYLARINDA BİR İÇ SAVAŞ YAŞADIK. BU ÇALIŞMALARIN YARALARININ İYİLEŞMESİ ÇOK UZUN ZAMAN ALDI. Sovyetler Birliği’nin 30 Kasım 1939 yılında FİNLANDİYA’ya saldırması ile başlayan KIŞ SAVAŞI, Finlerin aynı safta birleşmesine yol açtı. Bu savaşın bizi birleştirmiş olduğunun altını her zaman çiziyoruz. YALNIZ SAVAŞTIK ancak komşu ve diğer ülkelerden pek çok gönüllü bizimle birlikte savaşmaya geldi. Kış Savaşı ve 1941-1944 yılları arasında takip eden savaş, insanları ülkenin bağımsızlığı için mücadele etmek üzere birleştirdi. Tahmin edebilirsiniz ki Rusya Ukrayna’ya Şubat 2022’de saldırdığında, biz FİNLER savaşın anılarını DNA’larımızda hissettik. Bugün hala güçlü bir şekilde Ukrayna’nın yanındayız. Tarih boyunca öğrendiğimiz şeylerden biri de bir toplumda bir toplumda hiç kimsenin geride kalmaması gerektiği gerçeğidir. Eşitlik ve aynı fırsatlara sahip olma hakkı, REFAH TOPLUMUMUZU İNŞA EDERKEN BİZİM İÇİN TEMEL İLKE OLDU. Bağımsızlığımızı kazandığımızda Finlandiya’da KADINLARIN MİLLETVEKİLİ SEÇİLME HAKKI DAHİL TÜM SİYASİ HAKLARI 1906 yılında verilmişti. TOPLUMUN TEMEL TAŞLARINDAN BİRİSİ DE HEM KADINLARIN HEM DE ERKEKLERİN ÜLKEYE EŞİT OLARAK KATKIDA BULUNMASIDIR. EĞİTİM DE İYİ İŞLEYEN VE YETKİN BİR TOPLUM OLMA YOLUNDA ESAS TEMELLERDEN BİR DİĞERİDİR. HERKES İÇİN EŞİTLİĞİN BİR ANLAMI DA OKUL YEMEKLERİ DE DAHİL ÜCRETSİZ EĞİTİMİN HERKESE SAĞLANMASIDIR. TOPLUMSAL BAŞARIMIZIN SIRLARIMIZIN BİR BAŞKASI İSE İNSANLARIN BİRBİRİNE GÜVENMESİDİR. DAHASI TOPLUMUMUZ İYİ İŞLEYEN DEVLET KURUMLARI VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ KURALINA DAYANMAKTADIR. TÜM BUNLAR MUTLULUĞUN DEĞİŞİK BOYUTLAR İÇERDİĞİ VE KÜÇÜK DETAYLARA DAHİ ÖNEM VERİLDİĞİ VE DİKKAT EDİLDİĞİ SONUCUNA GÖTÜRMEKTEDİR. BİZ FİNLER TÜN BUNLARDAN MEMNUNİYET DUYUYOR VE KENDİMİZCE BÖYLE MUTLU OLUYORUZ.
ANCAK FİN OLMAK GELECEĞİ DÜŞÜNMEYİ DE GEREKTİRİR. YAKIN GELECEKTE HEPİMİZİ BEKLEYEN PEK ÇOK ZORLUKLA KARŞI KARŞIYAYIZ. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DE BUNLARIN EN BÜYÜĞÜ. ASLINDA BU SORUNA KARŞI BÜTÜN ÜLKELER GÜÇ BİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞMALI VE MÜCADELE ETMELİ. BU GÜZEL DÜNYANIN İNSANLARI OLARAK GELECEĞİ BİLEMESEK DE EN AZINDAN ÇOCUKLARIMIZA VE TORUNLARIMIZA MÜMKÜN OLAN EN İYİ MİRASI BIRAKMAK İÇİN ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPABİLİRİZ.
HER ŞEYE RAĞMEN BUGÜN FİNLANDİYA’NIN BAYRAMI VE HEPİNİZE GÜZEL BİR GECE DİLİYORUM.
Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi bayan Pirkko Mirjami HAMALAINEN’den sonra Dışişleri Bakan yardımcısı Mehmet Kemal BOZAY geldi.
NAMIK KEMAL BOZAY, KONUŞMASINDA HELSİNKİ RUHUNA ATIFTA BULUNDU.
Bozay öncelikle Finlandiya resepsiyonunda bulunmaktan duyduğu memnuniyete değinerek konuşmasına başladı.
Namık Kemal BOZAY, Türkiye ile Finlandiya’nın işbirliğini genişletme potansiyelinin büyük olduğuna dikkat çekti.
Finlandiya’nı Milli Gününü kutlayan Dışişleri Bakan yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, şöyle konuştu; Türkiye- Finlandiya ilişkilerinin tarihi, Cumhuriyetimizin ilk yıllarına dayanmaktadır. Gelecek yıl Finlandiya ile diplomatik ilişkilerimizin yüzüncü yıldönümünü kutlayacağız. Finlandiya ile her zaman iyi ilişkiler ve yakın iş birliği içinde bulunduk. Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö’nün mart ayında ülkemize gerçekleştirdiği ziyaret, ilişkilerimizin geliştirilmesine önemli katkı sağlamıştır. Nisan ayı itibariyle Finlandiya ile NATO müttefiki haline de geldik. Dost ve müttefikler olarak, iş birliğimizi kayda değer şekilde genişletme potansiyelimiz vardır. Dinamik ekonomik ve ticari ilişkilerimizi artırma imkanımız mevcuttur. Finlandiya’nın AB yolculuğumuzda da özel bir yeri bulunmakta. Hatırlayacağınız üzere, 1999 yılında gerçekleştirilen Helsinki Zirvesi’nde Türkiye- AB ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası geçilmiştir. Türkiye, Helsinki’de önkoşulsuz olarak, diğer adaylarla eşit temelde resmen aday ülke ilan edilmiştir. AB’nin adil ve kapsayıcı genişleme politikasına geri dönmesini bekliyoruz. Helsinki ruhunun canlandırılmasını arzu ediyoruz. Dost ve müttefik Finlandiya’nın Türkiye’nin adaylık sürecine desteğini sürdürmesini bekliyoruz.”
İki ülkenin ticaret hacminin de geçen yıl 2 virgül bir milyar dolara ulaştığına vurgu yapan Bozay, şunları söyledi; firmalarımızı yeni işbirliği alanlarını keşfetmeye teşvik etmeye devam ediyoruz.”
Türkiye ile Finlandiya arasındaki NATO ve Avrupa-Atlantik kurumları gibi uluslararası platformlardaki dayanışmaya atıfta bulunan BOZAY, “İşbirliğimizin mevcut sınamalar karşısında artarak devam edeceğine inanıyorum.” şeklinde konuştu.
Namık Kemal BOZAY, Türkiye’nin Avrupa Birliği yolculuğundaki Finlandiya’nın özel bir yeri olduğunu kaydederek “AB’nin adil ve kapsayıcı genişleme politikası izlemeye yeniden başlamasını, dost ve müttefikimiz Finlandiya’nın Türkiye’nin katılım sürecine verdiği desteği sürdürmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Finlandiya Bağımsızlık Günü Resepsiyonu, davetlilere yemek ikramı ile sona erdi.
Milli Güne katılan davetliler, resepsiyonda hem Finlandiya’nın DÜNYANIN EN MUTLU ÜLKESİ OLMA YOLUNDA BAŞARDIĞI BÜYÜK İŞLERİ ÖĞRENME hem de DÜNYANIN EN MUTLU ÜLKESİNİN İNSANLARI arasında olmanın atmosferinde birbirleriyle sohbet erme fırsatı buldular.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.