Endonezya’nın Bağımsızlığının 79’uncu yıl dönümü Ankara’da kutlandı.
Endonezya’nın bağımsızlığının 79’uncu yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da Bayrak Günü seromınsi ve bir Diplomatik resepsiyon düzenlendi.
Bu yılki Bağımsızlık Günü kutlamasında, Göndere Bayrak çekilmesi serımonisi ile Diplomatik resepsiyon bir aradaydı.
Bağımsızlık Yıldönümü kutlamasında önce Endonezya’nın dillere destan Bayrak seromonisi yapıldı.
Endonezya’nın 79’uncu Bağımsızlık Günü göndere Bayrak çekilmesi seromonisine Genelkurmay Başkanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Bando takımı da eşlik etti.
Endonezya’nın 79’uncu Bağımsızlık yıldönümü kutlaması Genelkurmay Başkanlığı Jandarma Genel Komutanlığı BANDOSU’nun seslendirdiği “ENDONEZYA RAYA” “BÜYÜK ENDONEZYA” marşı eşliğinde Endonezya bayrağının göndere çekilmesi seromonisi ile başladı.
Davetliler, Göndere Bayrak çekilmesi seromonisinin akabinde Türkiye’de üniversite eğitimi gören geleneksel kıyafetler giymiş öğrencilerin yer aldığı folklor ekibinin seslendirdiği şarkılara eşlik ettiler.
Davetliler, daha sonra Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal PURNAMA ve Eşi Elin PURNAMA ile hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmediler.
Endonezya’nın 79’uncu Bağımsızlık yıldönümü Göndere Bayrak çekme töreni, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen çok sayıda Endonezyalı öğrenci ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti
Törene katılan Endonezyalılar ve Türkiye’den davetliler, Genelkurmay Başkanlığı Jandarma Genel Komutanlığı Bandosu eşliğindeki bayrak törenini büyük bir çoşkuyla izlediler.
Ankara’nın Oran semtindeki Endonezya Büyükelçiliği rezidansında aynı gün düzenlenen Diplomatik resepsiyona Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal PURNAMA ile eşleri Hanımefendi Elin PURNAMA ev sahipliği yaptı.
Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama’nın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Türkiye’yi temsilen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler katıldı.
Diplomatik resepsiyona Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri Kayseri’den Ayşe Böhürler, Konya’dan Ziya Altunyaldız, Karaman’dan Milletvekili Osman Sağlam hazır bulundu.
Diplomatik resepsiyona, kısa adı ASEAN olan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği ülkelerinin Büyükelçileri de katıldı.
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ile seçkin bir davetli topluluğu da resepsiyondaydı.
Diplomatik resepsiyonda Türkiye’yi temsil eden Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler bir konuşma yaptı.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Endonezya’nın Milli Günü’nü en içten dilekleriyle kutladığını belirtti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını söyledi.
Endonezya halkına selam ve saygılarını sunduğunu kaydeden Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Sözlerimin başında Endonezya’nın bağımsızlığı uğrunda cesaret ve kahramanlıkla mücadele ederken hayatını feda eden, büyük ve güçlü bir ülkenin ortaya çıkmasında en büyük pay sahibi olan şanlı Endonezya’nın kahramanlarını da yad etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
Bakan Güler, Endonezya’nın Türkiye için özel bir yere sahip olduğunun altını çizerek, “Ülkelerimizin coğrafi uzaklığına rağmen asırlardır devam eden dostluk ve kardeşlik bağları bulunmaktadır. Geçmişten günümüze ulaşan bu bağlar, bugün de ülkelerimiz arasındaki çok yönlü işbirliği ve güçlü dostluk ilişkilerine zemin oluşturarak ortak geleceğimize de yön veriyor. Sahip olduğu konum ve potansiyeliyle jeopolitik önemdeki Endonezya, Türkiye’nin Güneydoğu Asya’daki en büyük stratejik ortaklarından birisidir. Nitekim, ikili ilişkilerimiz ve işbirliğimiz son yıllarda hemen hemen her alanda ivme kazanmaktadır.” dedi.
Özellikle Türkiye’nin Güneydoğu Asya ile olan ticaret hacminde Endonezya’nın önemli bir yer tuttuğuna işaret eden Bakan Güler, şunları söyledi: “Tüm bunların yanı sıra Türkiye ve Endonezya olarak üye olduğumuz uluslararası platformlarda da işbirliği içerisindeyiz. Bölgesel ve küresel barış ve istikrarın tesisine yönelik ortak tutumumuz oldukça kıymetlidir. Keza ülkelerimizde meydana gelen afetlerde sergilediğimiz güçlü dayanışma, iki ülke halkı arasında ne denli duygusal bağların olduğunu ve zor zamanlarda birbirine olan desteğini göstermektedir. Nitekim Türkiye, 2018’de meydana gelen deprem ve tsunaminin yol açtığı felaket karşısında Endonezyalı kardeşlerinin yanında yer almıştır. Aynı şekilde Endonezya Hükümeti de geçen yıl ülkemizde meydana gelen ve büyük bir yıkıma yol açan deprem üzerine arama kurtarma ekipleriyle destek sağlamış ve çok çeşitli yardımlar göndermiştir. Bu zor zamanlarımızda yanımızda olan Endonezyalı dostlarımıza bilhassa yardımların planlanmasında gösterdikleri üstün çabalar için Endonezya Büyükelçiliğinin tüm seçkin personeline de bir kez daha teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Endonezya ile askeri ve savunma sanayi alanında da işbirliğinin güçlendirildiğine vurgu yaparak, “Ortak fayda temelinde geçtiğimiz yıl imzaladığımız eylem planı, bu alandaki ilke ve hedef birlikteliğimizi en açık şekilde yansıtmaktadır. Buna yönelik somut uygulamaları hayata geçirmenin ülkelerimiz arasındaki dayanışma ve güveni daha da artıracağı muhakkaktır. Ayrıca silahlı kuvvetlerimizin birlikte icra edecekleri eğitim ve tatbikatların sayısı da giderek artmaktadır. Temel hedefimiz, birbirimize duyduğumuz güven ilişkisi ve ortak tarihi geçmişimizden aldığımız ilham ve motivasyonla dostluk ve işbirliğimizin her alanda çok daha güçlü bir seviyeye ulaştırılmasıdır.” şeklinde konuştu.
Büyükelçi Achmad Rizal Purnama’nın göreve başladığı ilk günden itibaren yaptığı verimli çalışmalarla iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğini gelişmesine katkı sunduğunu hatırlatan Bakan Yaşar Güler, “Bu vesileyle kendilerine de özellikle teşekkürlerimi sunuyorum. Sözlerime son verirken, Türkiye-Endonezya dostluk ve kardeşliğinin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum.” dedi.
Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama da ülkesinin bağımsızlığının 79’uncu yıl dönümünü kutlamaktan onur duyduğunu dile getirerek, “Ekonomimiz gelişiyor, demokrasimiz mücadele ediyor ve geleceğimiz yaklaşıyor, 2045’e kadar dünyanın ilk 5 ekonomisi haline gelmeyi hedefleyen ALTIN ENDONEZYA VİZYONU doğrultusunda yeni bir döneme cesurca adım atıyoruz.” şeklinde konuştu.
Purnama, bu dönemin müreffeh, adil ve sürdürülebilir bir Endonezya için yol haritası olduğuna dikkat çekerek, “Bu hedefe tek başımıza ulaşamayız. Dünyanın dört bir yanındaki dostlarımızın sürekli desteğine ve işbirliğine ihtiyacımız var ve bu yolculukta Türkiye’nin yol arkadaşımız olacağına güvenebileceğimizi biliyorum.” dedi.
Büyükelçi PURNAMA, İki ülkeye doğrudan fayda sağlayan işbirliklerinin gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirerek “Olasılıklar sonsuz. Endonezya Büyükelçisi olarak ticaret ve yatırımdan savunmaya, sağlıktan enerji ve altyapıya kadar tüm işbirliği yollarını keşfetmek için elimden geleni yapıyorum. Türkiye’nin karşılıklı büyümeyi ve ortak refahı teşvik edecek bu fırsatı coşkuyla karşıladığını görmekten memnuniyet duyuyorum.” dedi.
Achmad Purnama, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Ortaklığımız aynı zamanda ümmete ve tüm dünyaya fayda sağlamalıdır. Bu, özellikle bugünkü gibi jeopolitik türbülans dönemlerinde kritik önem taşımaktadır. Çatışmalar ve rekabetler dünyayı parçalara ayırıyor. İnsanlık duygusu göz ardı ediliyor, kurallara dayalı uluslararası düzen anlamını yitiriyor. Endonezya ve Türkiye, barışa olan ortak bağlılığımız, Müslüman dünyasındaki etkimiz, Küresel Güney’e liderlik etmemiz ve ilkeli dış politikamız dahil olmak üzere değerlerimizi ve özlemlerimizi daha iyi yansıtan yeni bir küresel düzeni şekillendirmek için güçlü yöntemlere sahip.
Purnama, Gazze’deki insanlar için desteğe devam edeceklerinin altını çizerek “Gazze’deki kardeşlerimiz için de aynı şekilde sesimizi yükseltiyoruz. Filistin devletine verdiğimiz destekten bir milimetre bile geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun ve her şeye rağmen Filistin halkını geride bırakmayacağız. Birlikte, yeni dünya düzeninin yönlendiricileri, küresel sorunların çözümünün parçaları, daha istikrarlı ve adil bir dünya için pozitif güçler olmak için yeterli güce sahibiz.” şeklinde konuştu
Bayrak seromonisinden sonra düzenlenen Diplomatik resepsiyonda, konuşmaların akabinde Askeri orkestranın eşliğinde Endonezya’nın geleneksel dansları sergilendi.
Bu arada, davetlilerde Endonezya müziğinin ritmine kendilerini kaptırarak dansta hünerlerini sergilediler.
Öte yandan, diplomatik resepsiyonda davetlilere Endonezya ve Türk mutfağından yemekler ikram edildi.
KISACA ENDONEZYA’nın BAĞIMSIZLIĞINA GİDEN YOL.
Ne oldu? Nasıl sonuçlandı.
Endonezya, 300 yılı aşkın bir süre Hollanda egemenliğinde kaldı. 1942’de Hollandalılar Japonlara teslim oldu. 1945’e kadar Endonezya, Japonya yönetimindeydi. Japonya’nın 1945’de teslim olmasından sonra 17 Ağustos 1945’de Endonezya bağımsızlığını ilan etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularını ve teknik heyetini Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonu şampiyonu olan Galatasaray’ın heyetiyle Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde görüştü.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, futbolcular ve teknik heyetle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süper Lig’deki 26. şampiyonluğunu elde eden sarı-kırmızılı ekibi tebrik etti.
Özbek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a forma hediye ettiği kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da hazır bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.