Romanya’nın Ankara Büyükelçiliği, ANKARA ROMANYA KÜLTÜRLERARASI DOSTLUK DERNEĞİ ARKADD ve BOTOSANI ARLECHIN KÜLTÜR ve SANAT DERNEĞİ işbirliğiyle, “Romanya’da Noel Karşılama Kültür ve Sanat Etkinlikleri” gerçekleştirildi.
Festival, Ankara Etimesgut’daki Türk Tarih Müzesi’nde düzenlendi.
Organizasyon dolayısıyla Türkiye ile Romanya arasında geçmişten günümüze var olan dostluk ve kültürel bağların daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor.
İki ülke arasında yüzyıllardır devam eden ortak tarih, Balkanlar ve Trakya başta olmak üzere Türkiye’nin 81 ilinde Romanya ile soy bağı bulunan çok sayıda vatandaşın yaşadığı hatırlatılarak bu tür kültürel faaliyetlerin Rumen ve Türk halkını daha da yakınlaştıracağının altı çizildi.
Noel karşılama programında Romanya kültürüne ait geleneksel gösteriler, sanat etkinlikleri, müzik performansları ve kültürel paylaşımlar yer aldı.
Etkinliğe Romanya Büyükelçiliği’nden Büyükelçi -Müsteşar Ekselansları Doru LICIU katıldı.
Etkinlikte, Türkiye-Romanya Dostluk Derneği Başkanı Adina Vasilica Çelik, Romanya Kültür ve Sanat Derneği Icra Direktörü Flavius Alin DAMEAN yer aldı.
Etkinliğin sunuculuğunu ise Romanya Türkiye Dasporası’ndan Luminita Dorina Ivanov yaptı.
“ Saygıdeğer Protokol Üyeleri, Kıymetli Romanya Büyükelçiliği ve Konsolosluğu Temsilcileri, Değerli Organizasyon ve İş Birliği Kurumlarının Temsilcileri, Kıymetli Sponsorlarımız, Değerli Sanatçılarımız, Sevgili Misafirlerimiz ve Kıymetli Çocuklar, Hepiniz, Ankara Romanya Kültürlerarası Dostluk Derneği (ARKADD) organizasyonunda,Romanya Büyükelçiliği’nin destekleriyle, Asociația Cultural Artistică ARLECHIN – Botoșani iş birliğinde düzenlenen Romanya Noel Gelenekleri ve Kültür Festivali’ne hoş geldiniz, onur verdiniz. Bu akşam burada yalnızca bir festivalin açılışını yapmıyoruz Bu akşam, köklerimize uzanan bir hatırayı,atalarımızdan bize emanet edilen değerleri ve kültürün nesiller boyunca nasıl yaşatıldığını hep birlikte yâd ediyoruz.
Romanya kültüründe Noel; yalnızca bir bayram değil, ailenin bir araya geldiği, kapıların iyiliğe ve paylaşıma açıldığı, umutların tazelendiği kutsal bir zamandır. Köy köy dolaşan çocukların berrak sesleriyle söylenen colindeler, geleneksel kıyafetler ve halk ezgileri, yüzyıllardır bu kültürel hafızayı canlı tutar. Bu akşam sahnede izleyeceğiniz her adım, duyacağınız her ezgi, göreceğiniz her renk; Romanya’nın kış gecelerinden,Noel sofralarından, annelerin, dedelerin anlattığı hikâyelerden bugüne taşınan bir mirastır.
Romanya’nın kalbi Botoșani’den, George Enescu’nun notalarına, Mihai Eminescu’nun dizelerine hayat veren topraklardan Ankara’ya ulaşan bu kültür; iki ülke arasında kurulan dostluğun, saygının ve ortak insanî değerlerin en güzel ifadesidir.
Ivanov’dan sonra kürsüye gelen etkinliğin gerçekleşmesinde büyük gayret sarfeden Romanya Büyükelçisi-Müsteşar DORU LİCİU etkinliğin açılışında şunları söyledi.:
“Değerli Romanya topluluğu üyeleri,Kıymetli Türk dostlarımız, Bugün burada, Ankara’da, böylesine özel bir mekânda –Türkiye Tarih Müzesi ve Parkı’nda – düzenlenen Noel Gelenekleri Festivali’nde bir araya gelmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu etkinlik; sanatçıları, çocukları, ebeveynleri, gönüllüleri, kültür kuruluşlarını ve Romanya’nın dostlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Hepimize, nerede yaşarsak yaşayalım, geleneklerin bizi birbirimize bağladığını, kimliğimizi güçlendirdiğini ve bizi birbirimize yakın tuttuğunu hatırlatıyor. Sevgili dostlar, Noel, Rumenlerin kalbinde çok özel bir yere sahiptir. Bu yalnızca dini bir bayram değil; aynı zamanda bir hafıza köprüsü, kuşaklar arası bir süreklilik ve Romen köyünün—kolindecileri, kış şarkıları, dansları ve geleneksel kıyafetleriyle—kimliğin öğretildiği bir okul hâline geldiği andır. Türkiye’de yaşayan Rumenler için gelenekler sadece birer anı değil; köklerle, ana dille ve aileden aktarılan değerlerle bağ kurmanın bir yoludur. Çocuklarımız Rumen dilinde kolindeler söylediğinde, geleneksel kıyafetleri giydiğinde ya da ülkeden gelen halk dansları topluluklarının gösterilerine katıldığında, canlı bir mirası geleceğe taşırlar. Bu miras kaybolmaz; Romanya ile Türkiye arasında bir kültür köprüsüne dönüşür. Aynı zamanda bu gelenekler, Türk dostlarımıza da açık bir mesajdır: Romanya; halk kültürü, müziği, hikâyeleri ve—Türk geleneklerinde olduğu gibi—toplumu sosyal yaşamın merkezine alan misafirperverliğiyle kendini özgün biçimde ifade eder. Bu festival böylece topluluklar, kuşaklar ve kültürler arasında bir buluşma alanına dönüşmektedir. Romanya’dan gelen davetli sanatçılar, topluluklar, Noel şarkıcıları grupları ve sahneye çıkan çocuklar; geleneğin geçmişe ait olmadığını, saygı ve karşılıklı merakla birlikte yürüyebileceğimiz bir gelecek olduğunu hepimize göstermektedir. Romanya Büyükelçiliği için bu tür girişimleridesteklemek bir önceliktir; çünkü diaspora ile kurulan ilişki, en güçlü diyalog biçimlerinden biridir.
Bu ilişki bizi doğrudan, duygusal ve sahici bir şekilde birbirimize yaklaştırır. Romanya–Türkiye dostluğu da işte bu sıcak ve samimi anlarla inşa edilir. Bu vesileyle, Asociația de ANKARA ROMANYA KÜLTÜRLERARASI DOSTLUK DERNEĞİ ve Botoșani’den ARLECHIN Kültür-Sanat Derneği’ni; ayrıca bu festivali mümkün kılan tüm ortak ve sponsorları gönülden tebrik ediyorum. Bu festival, cömertlik ve coşkuyla yürütülen gerçek bir topluluk emeğidir.
Katılımlarınız ve Türkiye’de Romen halk kültürünün tanıtımı için yaptıklarınız için hepinize teşekkür ediyorum. Ev sahiplerimize ve Türk dostlarımıza da, Türkiye’nin hoşgörüye ve dinî-etnik çeşitliliğe açık bir ülke olduğunu bugün bir kez daha gösterdikleri için şükranlarımı sunuyorum. Mutlu Noeller! Herkese barış ve esenlik dolu bayramlar dilerim.”
Ankara Romanya Kültürlerarası Dostluk Derneği (ARKADD) Başkanı Adina Vasilica Çelik ise şunları söyledi: ” Ben, 28 yıldır Türkiye’de yaşayan bir Romanyalıyım. Bu topraklar bana yuva oldu, dostluk verdi, emek verdi. Ama insan nereye giderse gitsin, doğduğu toprağın sesi kalbinden hiç susmaz. Benim içimde yıllardır taşıdığım bir hayal vardı: Memleketim Botoșani’nin geleneksel kültürünü, atalarımdan bana kalan bu zengin mirası, yaşadığım bu güzel topraklara, Türkiye’ye taşımak. Çünkü kültür, bir valize sığmaz;kültür, kalpte taşınır. Botoșani, benim için sadece bir şehir değildir. Botoșani; çocukluğumdur, anılarımdır, köklerimdir.Botoșani; Romen kültürünün kalbidir. Bu topraklar; Mihai Eminescu’nun dizelerinde insan ruhunu aradığı, George Enescu’nun notalarında milletin sesini dünyaya duyurduğu, Nicolae Iorga’nın tarihiyle bir ulusun hafızasını inşa ettiği, Ștefan Luchian’ın renkleriyle duyguları konuşturduğu topraklardır. Bu büyük isimler bize şunu öğretmiştir: Kültür, sadece geçmiş değildir; geleceğe bırakılan bir emanettir. Ve ben 28 yıl boyunca, “Bir gün bu emaneti, yaşadığım topraklarda da yaşatacağım” dedim.İşte bugün, bu hayal gerçeğe dönüşüyor. Bu festival;bir göç hikâyesinin, bir özlemin, iki ülke arasında kurulan kalpten bir köprünün adıdır. Romanya’da Noel; sadece bir bayram değildir.Noel; eve dönmektir, paylaşmaktır, barıştır. Kapı kapı dolaşan colindători, söylenen her ilahiyle bereketi çağırır, kötülüğü uzaklaştırır, umutla yeni bir yılın kapısını aralar. Bugün Ankara’da yankılanan bu ezgiler, Botoșani’den kopup gelen bir selamdır. Bu selam;“Biz buradayız, kültürümüz yaşıyor ve yaşamaya devam edecek” demektedir. Bu festivalin en büyük amacı şudur: Bu kültür devam etsin. Çocuklarımız bilsin, gençlerimiz tanısın, iki ülke arasında dostluk nesiller boyu sürsün.”
Romanya ARLECHİN Kültür ve Sanat Derneği İcra Direktörü Flavius Alin DAMEAN konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Resmî olmayan (non-formal) eğitim, bilgi ile deneyim, yetenek ile fırsat arasında bir köprüdür. Okulun sınırlar çizdiği yerde, non-formal eğitim ufuklar açar.Tiyatro, müzik, dans, görsel sanatlar ve gönüllülük yoluyla gençler yalnızca öğrenmekle kalmaz; kendi seslerini keşfeder, yaratıcılıklarını geliştirir ve geleceklerini inşa ederler. Sürekli değişen bir dünyada gerçek eğitim, ders kitaplarıyla sınırlı değildir; tutku, keşif ve aktif katılımla hayat bulur.”
Romanya’nın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin saygıdeğer temsilcileri, Değerli organizatörler, ortaklar ve sponsorlar, Kıymetli sanatçılar, davetliler ve Romanya kültürünün dostları, Hanımefendiler, beyefendiler, Bugün burada, Ankara’da, Botoșani – Săveni merkezli “Arlechin” Kültür ve Sanat Derneği adına, Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk kez düzenlenen “Datini din Străbuni – Romanya” Festivali’nin ortak organizatörü olarak sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Binlerce yıllık tarihiyle Ankara, medeniyetler arası diyaloğun mekânı ve kültürel sürekliliğin sembolü olarak; geleneği, eğitimi, toplumu ve kültürlerarası diyaloğu bir araya getiren bu festivale son derece anlamlı bir ev sahipliği yapmaktadır. Öncelikle, bu değerli kültürel girişimi hayata geçiren Ankara Romanya–Türkiye Kültürlerarası Dostluk Derneği ARKADD’a, projeyi büyük bir profesyonellik ve vizyonla inşa ettikleri için içten teşekkürlerimi sunmak isterim. Aynı zamanda, Romanya kültürünün yurt dışında tanıtılmasına verdikleri sürekli destek için Romanya’nın Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne, ayrıca sponsorlarımıza, ortaklarımıza ve bu festivalin başarısına katkı sunan herkese teşekkür ederim. „Arlechin” Derneği, 1993 yılında Romanya’nın Botoșani iline bağlı Săveni kentinde kurulmuş, kâr amacı gütmeyen ve apolitik bir sivil toplum kuruluşudur. Kuruluş amacımız; çocukların ve gençlerin non-formal eğitim yoluyla eğitime, kültüre ve kişisel gelişime erişimini desteklemektir. Bizler, non-formal eğitimin bilgi ile deneyim, yetenek ile fırsat arasında bir köprü olduğuna yürekten inanıyoruz. Resmî eğitimin sınırlar çizdiği noktada, non-formal eğitim tiyatro, müzik, dans, görsel sanatlar, spor, gönüllülük ve toplumsal katılım yoluyla ufuklar açar. Ankara’da düzenlenen “Datini din Străbuni – Romanya” Festivali, bu felsefenin somut bir yansımasıdır. Kış gelenekleri, Noel ilahileri, maskeli oyunlar ve törensel danslar; yalnızca geçmişin birer yansıması değil, kimlikleri şekillendiren, değerleri aktaran ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren yaşayan birer somut olmayan kültürel unsurudur.
Festivalde yer alan Romanya heyeti; Săveni, George Enescu, Dorohoi, Curtești, Coșula, Havârna ve Darabani yerleşimlerinden gelen sanatçılardan oluşmaktadır. Bu topluluklarda gelenekler, kuşaktan kuşağa doğal, içten ve özgün bir biçimde yaşatılmaktadır. „Arlechin” Derneği için kültür, izole bir alan değil; toplumsal kalkınma ve kentsel yenilenme süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Gençlik Festivali, Arlechin Dans ve Koreografi Festivali, “SMS – Seri Magice Săveni”, “Cinestar”, “Eminescu fără frontiere”, “Instantanee Botoșănene” gibi projeler ve çocuklara ile gençlere yönelik çok sayıda etkinlik, uzun vadeli bir stratejik vizyonun ifadesidir: kültürün, toplumsal kalkınma, sosyal kapsayıcılık ve sürdürülebilir kentsel planlamanın bir aracı olarak kullanılması. Bu çerçevede projelerimiz, kamusal alanların, okulların ve kültür merkezlerinin sanat, eğitim ve sivil katılımla canlandırıldığı gerçek kentsel laboratuvarlar – urban labs olarak işlev görmektedir. Kültür; küçük şehirleri ve kırsal toplulukları yeniden canlandıran, yaşam kalitesini artıran ve insanlarla yaşadıkları mekânlar arasındaki bağı güçlendiren bir katalizör hâline gelmektedir. Bu yaklaşım, sürdürülebilir kalkınma, iklim ve çevre sorumluluğu ve ekolojik eğitim ilkeleriyle yakından bağlantılıdır. Faaliyetlerimiz aracılığıyla sürdürülebilir davranışları teşvik ediyor, doğal kaynaklara saygıyı güçlendiriyor ve kültürel kimlik, mekân ve gelecek arasındaki bağın daha iyi anlaşılmasını sağlıyoruz. Böylece kültür, toplulukların iklimle ilgili zorlukları daha iyi kavramasına ve yerel, sorumlu çözümler üretmesine yardımcı olan erişilebilir bir dile dönüşmektedir. Derneğimizin temel hedeflerinden biri de sosyal kapsayıcılıktır. Dezavantajlı çevrelerden, marjinal topluluklardan veya özel gereksinimleri olan çocuklar ve gençler için yürüttüğümüz programlar sayesinde, eğitime, kültüre ve sosyo-kültürel yaşama gerçek ve eşit erişim sağlamaktayız. Otuz yılı aşkın faaliyet süresince “Arlechin”, 1.000’den fazla proje ve etkinlik hayata geçirmiş, 150’den fazla sivil toplum kuruluşunun kurulmasına katkı sunmuş ve kültürel eğitim, sahne sanatları ve alternatif eğitim alanlarında ulusal ve bölgesel bir referans noktası hâline gelmiştir. Dolayısıyla, “Datini din Străbuni –Romanya” Festivali’ne katılımımız yalnızca sanatsal bir varlık değildir.
Bu, kültürel diplomasiye yönelik bir jest, açıklık ve diyaloğun bir ifadesi, Romanya ile Türkiye’nin kültür, eğitim ve ortak değerler üzerinden kalıcı köprüler kurabileceğinin güçlü bir göstergesidir. Sözlerime son verirken, sizleri Romen geleneklerinin duygusunu, enerjisini ve özgünlüğünü açık yürekle karşılamaya ve bu festivali kültürel çeşitliliğin ve halklar arasındaki dostluğun gerçek bir bayramı olarak yaşamaya davet ediyorum. Hepinize teşekkür ediyor, ışık, ilham ve sevinç dolu bir festival diliyorum.”
Konuşmaların ardından Romanya kültürüne ait geleneksel gösteriler, sanat etkinlikleri, müzik performansları ve kültürel paylaşımlar gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bugün açılışı yapılan yeni yatırımların Ankara, ülke, millet ve sivil havacılık sektörünün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Esenboğa Havalimanı’na hem de Ankara’ya önemli bir değer katacak bu yatırımlarda emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yatırımcı şirket, yüklenici firmalar, işçiler, mimar ve mühendislere teşekkürlerini iletti.
İki etaptan oluşan ve ilk etabının başarıyla nihayete erdirildiği bu projeyle uçuş ve yolcu trafiği başta olmak üzere havacılıktaki başarı grafiğinin daha da yukarılara çekileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak 23 yıldır milletin emanetini omuzlarında taşımanın bilinciyle çalıştıklarını söyledi.
“TÜRKİYE’Yİ HEM BÖLGESİNDE HEM DE DÜNYADA SEÇKİN BİR KONUMA ULAŞTIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün gayretimiz, milletin emanetine halel gelmesin, kardeşliğimize gölge düşmesin, milletimizin başı öne eğilmesin diyedir. Çeyrek asra yaklaşan iktidarlarımızda rakiplerimizin takoz siyasetine rağmen hamdolsun eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlıktan dış politikaya, eğitimden adalete, savunmadan ulaşıma, eğitime, sanayiye her alanda devasa yatırımlara, eserlere, hizmetlere imza attık. Hayata geçirdiğimiz projelerle Türkiye’yi hem bölgesinde hem de dünyada seçkin bir konuma ulaştırdık” diye konuştu.
Artık her platformda sözü geçen, ne diyeceği, nasıl tavır alacağı merakla beklenen, takip eden değil, takip edilen bir Türkiye bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatla, bakanlıklarla, kurumlar ve yerel yönetimlerle ülke ve millet için çalışmaya ilk günkü aşkla devam ettiklerini kaydetti.
“DAHA BÜYÜK HEDEFLERLE GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Heyecanımızı yitirmiyoruz. Sevdamızı eksiltmiyoruz. Yeni ümitlerle, daha büyük hedeflerle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz” ifadelerini kullandı ve bugün hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin bahtiyarlığı içinde olduklarını söyledi.
Ülkeyi daha yüksek irtifalara çıkarmak için diğer alanlarda olduğu gibi havacılık sektöründe de yoğun çaba harcadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 2024’te hizmete aldığımız Çukurova Uluslararası Havalimanı ile bugün 58’e çıkardık. İnşası devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla birlikte bu sayı yakın zamanda 60’a yükselecek. Nereden, nereye… Aynı dönemde hava ulaştırma anlaşması yaptığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e taşıyarak Türkiye’yi dünyada en fazla hava ulaşım anlaşması bulunan ülke hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü üyesi 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedeflediklerini belirterek, diğer taraftan 50 ülkede 60 nokta olan dış hat sayısını, 133 ülkede 356 noktaya çıkardıklarını kaydetti.
2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yolcu sayısının 34,5 milyon olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te bu sayının 247 milyonu aştığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde Ankara Esenboğa Havalimanı’nın hâlini biliyorsunuz değil mi? Ama o zaman buradan şehir merkezine gidiş bile hak getire. Hem havalimanını gerçekten halkın yolu hâline getirdik hem de buradan şehir merkezine gidişi gerçekten modern bir hâle getirdik. Şimdi bütün bu rakamlarla birlikte yolcu bazında Avrupa’da üçüncü, dünyada ise yedinci sıraya yerleştik. İstanbul Havalimanımız geçtiğimiz sene yaklaşık 84,5 milyon yolcuyu misafir ederek yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde 7’nci oldu. Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı, uçuş sayısında 550 bin uçak trafiği ile Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor.”
“İKİ ETAPTAN OLUŞAN PROJEMİZİN BİRİNCİ ETABINI TAMAMLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolcu trafiğinde Esenboğa Havalimanı’nda son 23 yılda önemli büyüme sağlandığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002’de 37 bin 421 uçak ve 2 milyon 836 bin yolcu trafiği gerçekleşen Esenboğa’da 2024 yılında uçak trafiği yüzde 159 artışla 96 bin 910’a, yolcu trafiği ise yüzde 355 artışla 12 milyon 913 bin 753’e ulaştı. 2025’te ise uçak trafiği bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 103 bin 928’e, yolcu trafiği de yüzde 8 artışla 13 milyon 987 bin 298’e yükseldi” dedi.
Esenboğa’daki yolcu trafiğinin 2035’te 23,1 milyonu, 2045’te 31,5 milyonu aşacağını öngördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayılar, bize Esenboğa Havalimanımızın artık daha büyük bir kapasiteye daha yüksek standartlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tam da bu amaçla Esenboğa’yı yenilikçi bir vizyonla geliştirmek üzere kolları sıvadık, çalışmaları başlattık ve hamdolsun bugün iki etaptan oluşan projemizin birinci etabını tamamladık. Uygulamaya aldığımız bu proje kapsamında 75 metre genişliğinde ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki hava trafik kontrol merkezimizi ve 13 bin 500 metrekare büyüklüğündeki teknik bloku inşa ettik. Ayrıca 85 bin metrekarelik 6 adet uçak park kapasiteli yeni kargo apronumuzu ve bunlara bağlı taksi ve servis yolları da dâhil 945 bin metrekarelik kaplama sahasının yapımını tamamladık. Ulupınar Deresi’nin 1,2 kilometrelik kısmını ıslah ettik. Üç adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolunun yanı sıra uçuş kontrol hangarından, gümrük müdürlüğüne, özel maksatlı garajdan yeni itfaiye istasyonuna, ısı merkezi ve su deposundan 15 adet nöbetçi kuleye toplam 41 bin 52 metrekarelik inşaat alanında en son teknolojiye sahip çok sayıda yapıyı inşa ettik.”
“ÜLKEMİZİN BAŞKENTİNİ DAHA YÜKSEK KAPASİTELİ VE DAHA MODERN BİR HAVALİMANIYLA BULUŞTURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 200 araçlık açık otoparkı da Esenboğa Havalimanı’na kazandırdıklarını ifade etti.
Projenin ikinci etabında terminal binasını en az 40 bin metrekare genişleteceklerini, minimum 58 bin metrekare apron ve 18 bin metrekare kaplama bağlantı taksi yolu çalışması yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Esenboğa Havalimanımızın yıllık 20 milyon olan yolcu kapasitesini 30 milyona yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuza yakışır şekilde ülkemizin başkentini daha yüksek kapasiteli, daha konforlu ve daha modern bir havalimanıyla inşallah buluşturacağız. Ankara’mız ve ülkemiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Şunun da altını özellikle çizmek istiyorum, tam 298 milyon avroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan gerçekleştirdik. Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeye yüklenici firmalardan 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon avro kira geliri elde edeceğiz. Yatırımcı şirket, kira bedelinin yüzde 25’ine tekabül eden 140 milyon avroyu peşin ödedi ve bu bedel daha çalışmalar bitmeden 2023 yılının Nisan ayında devletimizin kasasına girdi. Böylelikle milletimizin bizlere emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanarak kamu özel iş birliği modelinin en başarılı örneklerinden birini daha uygulamış olduk.”
“BU ÜLKENİN KAYNAKLARINI YİNE BU ÜLKENİN VATANDAŞLARI İÇİN KULLANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdelesini kestikleri her yatırımda kendileriyle muhalefet arasında derin vizyon farkının ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Yönettikleri belediyeleri, rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin, milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin, vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine, biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz. İnşallah, bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Açılışını yaptığımız yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza, yatırımcı şirketimize, yüklenici firmalarımıza, mühendisinden işçisine, projede emeği geçen tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.”
İstanbul’dan Ankara’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, açılışı yapılan Esenboğa Havalimanı 3. Pisti’ne indi. Programda, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin tanıtım videosu da gösterildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Esenboğa Yeni Hava Trafik Kulesi’nin maketini takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dua edilmesinin ardından, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.
ÇİN Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce Çin’in 15’inci 5 Yıllık Planı ve Küresel Fırsatlar konulu bir tanıtım toplantısı gerçekleştrildi.
Toplantıda, Çin Halk Cumhuriyeti’nin yeni kalkınma planı kapsamında sosyal, ekonomik, teknolojik ve küresel yapılanmaları ele alındı.
Ankara Hilton otelde düzenlenen toplantıya Çinli ve Türk bürokratlar, iş insanları, akademisyenler ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Toplantıda. Çin Halk Cumhuriyeti ile öteki ülkeler arasındaki ticaret, yatırım ve teknoloji konularında ortaklıklar ve iş birlikleri görüşüldü.
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin’in 15’inci 5 Yıllık Kalkınma Planı’nındaki hedeflerine ilişkin bilgiler vererek, “ülkesinin gelecekteki 5 yılda neler yapılacağına dair planlamalarını anlattı. Düzenledikleri toplantının, uluslararası ve Türk kamu oyunun ilgisine mazhar olduğunu söyledi.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Mali ve Ekonomik İşler Komitesi Ofisi Başkan Yardımcısı Han Wenxiu da toplantıdaki konuşmasında, Çin Halk Cumhuriyeti’nin 5 yıllık planında ülkesinin dünya ekonomisindeki yeri ve önemine dair görüşlerin ele alındığını ve buradan hareketle genel strateji planlarına uygulanmasına ağırlık vereceklerini kaydetti..
Wenxiu, 1953’ten itibaren 5 yıllık planla başlayan dönemdeki uygulamaların 2025 yılına kadar 15 kez tekrarlandığına dikkati çekerek geçen 5 yıl içerisinde Çin’in hem pandemi hem de diğer ülkelerin yaptırımlarıyla sıkıntılarla karşılaştığının altını çizdi ve 2025 yılında Çin’in ekonomik hacminin 140 trilyon dolara çıktığını kaydetti. Wenxiu,bugün ortalama ekonomik büyümenin yüzde 5,4’ler civarında olduğunu ve buna paralel olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortalama yaşam süresinin 79 yaşına ulaştığına dikkat çekti.
Wenxiu, “Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik önderliğinde Çin-Türkiye stratejik ilişkileri gelişme eğilimini sürdürmektedir. Bunun sonucu olarak geçen yılın Ağustos ayında Başkanımız Jinping ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi’nde bir araya geldi ve ikili ilişkiler konusunda önemli mutabakata varıldı.. Biz, Türk tarafıyla birlikte çaba sarf ederek ikili önemli mutabakatları hayata geçirmeye hazırız. İlk olarak karşılıklı siyasi güveni pekiştirmeli. ve Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkilerinin temelini sağlamlaştırmalıyız. Çin tarafı her zaman olduğu gibi Türk tarafının kendi ulusal egemenliğini ve güvenliğini korumasını destekleyecek, Türk tarafının kendine uygun olan gelişme yolunda ilerlemesini destekleyecek. Yabancı güçlerin demokrasi ve insan hakları kisvesi altında Türkiye’nin iç işlerine karışmasına kesinlikle karşıyız. Türk tarafı, Tayvan, Sincan gibi hassas bölgelerde Çin’in temel hassasiyetlerini ilgilendiren konularda, Çin tarafının tutumunu desteklemeye devam eder ve ikili ilişkilerin gelişmesi için sağlam bir siyasi güvence sağlamasını bekliyoruz. iki ülke arasında iş birliğini derinleştirerek, daha üst düzeyde karşılıklı yarar ve ortak kazanç sağlamalıyız. İki ülkenin ekonomik ve ticari iş birliği hızlı bir şekilde gelişmektedir. İkili ilişkilerin gelişmesiyle ilişkilere yeni bir ivme kazandırılmıştır. Çin, Türkiye demir yolunun güney koridorunu geliştirmeye hazırdır ve bu konuda büyük bir potansiyel olduğunu gözlemliyoruz. Ekonomi ve ticaret enerji, altyapı ve benzeri alanlardaki iş birliğini daha da geliştirmeye her zaman hazırız. Yeni enerji, 5G teknolojisi, biyomedikal gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatlarını keşfetme ümidindeyiz. Bundan başka, iki ülke arasındaki insni ilişkileri daha da güçlendirerek karşılıklı anlayış ve dostluğu pekiştirmeliyiz. İnsani ilişkiler temelde stratejik iş birliği ilişkilerimizin önemli bir halkasıdır. Eğitimin günümüzdeki önemini çok iyi kavrayan iki ülke karşılıklı olarak kendi yükseköğretim kurumlarında Türkçe ve Çince bölümlerinde eğitim vermeye de devam etmektedirler” şeklinde konuştu.
OSTİM Enerjik ve OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’ nce ortaklaşa gerçekleştirilen II. Temiz Enerji Teknolojileri Ulusal Çalıştayı, OSTİM OSB yönetim binası konferans salanunda yapıldı.
OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde, Sanayi.akademi ve kamu çalışanlarını buluşturan çalıştaya OSTİM Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Topluluğu ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi de destek erdi.
Çalıştayın açılışında OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın bir konuşma yaptı.
Aydın. nükleer enerjide uçtan uca planlamanın önceliğine dikkat çeken konuşmasında, Türkiye’nin bu konuda teknolojiye sahip olması ve geliştirmesinin önemini dile getirdi. Aydın, Organize Sanayi Bölgelerinin SMR reaktörleri için güçlü bir kullanıcı potansiyeli olduğunu beleirterek bu alanda OSBÜK ile ortak çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli de Türkiye’nin SMR teknolojilerinin kazandırılmasıyla ilgili büyük çaplı çalışmalara dikkat çekti.
OSTİM Enerjik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Çelik ise, SMR teknolojilerinin geliştirilmesinde üniversite. sanayi ve kamu işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Konuşmalar, sunumlar ve uzman görüşlerinden sonra çalıştay, hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.