Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Genç Memur-Sen’in büyük bir heybet ve kapasiteye sahip olduğunun altına çizdi. Ali YALÇIN, konuşmasında şunları kaydetti: “Türk Dünyası Adademisi Kapanış Buluşması ve Ödül Töreni Programımıza Hoşgeldiniz…
Bir gençlik hareketi olarak medeniyet değerlerimiz ekseninde, gençlerimize perspektif kazandırmak; Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri doğru okumalarını sağlamak amacıyla kurduğumuz Genç Memur-Sen; gençlerin medeniyet havzamızı tanıması ve bu havzaya dair temel düzeyde okur-yazarlığa sahip olması hedefiyle başlattığı akademi programları kapsamında ilk olarak 2021’de Kudüs Akademisi’ni gerçekleştirmiş, 5 hafta süren eğitimlerden sonra Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB)’nin desteği ile 56 genci Kudüs ziyaretine uğurlamıştır.
Ardından Gönül coğrafyalarımızdan Balkanlar için, Balkan Akademisi’ni gerçekleştirmiş 4 hafta süren eğitimlerden sonra yine aynı kurumlarımızın desteği ile 60 genci Balkanlara uğurlamıştır.
Genç Memur-Sen Türk Dünyası Akademisi ise; Gençlerin Türk Dünyası’na ilişkin tarihsel, siyasal, kültürel ve jeopolitik farkındalıklarını artırmayı, ortak medeniyet perspektifi çerçevesinde nitelikli bir bilinç kazanmalarını amaçlayan kapsamlı bir eğitim programıdır. Genç Memur-Sen’in ülkemizin gönül coğrafyası olarak nitelenen bölgeler ile ilgili başlattığı;
Kudüs Akademisi
Balkan Akademisi
Uluslararası Öğrenciler Yaz Seminer Programı
Akademik Düşünce Eğitim ve Medeniyet A. (ADEM)
Aile Akademisi yanı sıra Türk Dünyası Akademisi ile 6.sını yine TİKA ve YTB işbirliğinde düzenlemiş bulunuyoruz.
Program kapsamında Türk Dünyası’nın uluslararası ilişkilerdeki yeri, siyasi yapıları, güvenlik perspektifi, edebiyatı ve ekonomik entegrasyonu alanında uzman isimlerle ele alınmıştır.
Değerli Dostlar, Memur-Sen olarak “Emek hayatın tümüdür” bakışıyla mücadelemizi sadece sendikal alana sıkıştırmıyor, ülkemizin ve gönül coğrafyamızın sorunlarıyla medeniyetimizin bize gösterdiği ufuk nispetinde hayatın her alanına mücadeleyi taşıyoruz. Biz Ahlakın hukuktan, İnsanın bilgiden, Özün kabuktan, Mananın maddeden dışlandığı bu ideolojik dünya düzeninde güçlü bir itiraz, sağlam bir meydan okumayla; hak, emek, adalet mücadelesinde fikir ve eylemlerimizle ipotek altına alınmaya çalışılan geleceği inşa ediyoruz. Medeniyetimiz mayalandığı bu topraklara her biri bir ulu çınar olacak fidanlar dikiyoruz. Sendikal birikimimizi, örgütlü gücümüzü insanlığın adaletle buluşması için seferber ediyoruz.
Bu gayretlerimiz; Emperyalist/ Siyonist zulüm düzenine karşı direnişi Zihinsel sömürüye karşı bilenişi Enformatik cehalete karşı uyanışı Yalan ve talan düzenine karşı dirilişi savunmaktır.
Bu kimliğin bir tarafında emeğin, alın terinin hakkını, adil paylaşımı, hak ve özürlükleri savunmak var; diğer tarafında dinine, diline, rengine, mezhebine, meşrebine bakmadan insanı, insanlığı, mazlumu, mağduru savunmak var.
Emek ve ekmek mücadelesini insaniyet ve medeniyet mücadelesinden ayırmayarak bağrından çıktığımız milletin ve parçası olduğumuz insanlığa vefa bilinciyle hareket ediyor, milletin ve insanlığın meselelerini kendi meselemiz addediyoruz.
Çünkü biz vefa ve vakıf medeniyetinin müntesipleriyiz. Yeni bir çağ kurmanın, çağı kurtarmanın düşünü kuran Bu ülkenin gençleri, yiğitleri, bilgeleri coğrafyamızın ufuklarına bakan gençlerimiz de Memur-Sen’in öncülüğünde aynı yoldan yürümeye devam ediyorlar. Siyonist/ Emperyalist sömürü ve zulüm düzeni karşısında insanı, emeği, hakikatı ve inancı mazlumları savunuyoruz.
İnsanın ve emeğinin paranteze alındığı, bilginin, kültürün, üretim ve tüketimin ahlaktan ayrıştırıldığı, daha fazla kâra odaklanıldığı düzen karşısında ahlakı savunuyoruz.
Dijital hegemonyanın bütün ifsadına, dayatılan cinsiyetsizliğe, aile düşmanlığına karşı fıtratı ve aileyi savunuyoruz.
Bugün insanlığın dünyada en çok ihtiyaç duyduğu barış, adalet ve merhameti savunuyoruz.
Ve tüm bunları Tarihin doğru yerinde durarak lafta değil; medeniyet değerlerimize yaptığımız entelektüel katkılarımızla, eylemliliğimizle, sanatla, edebiyatla, akademik üretimle gerçekleştiriyoruz.
Bu bizim için övünçten çok ödev meselesidir. İşte, bu ödevi sırtlayan Genç Memur-Sen, medeniyet değerlerimize yaslanarak, Memur-Sen’in çeyrek asrı geride bırakan birikimiyle gençlerimizin enerjisini bir araya getiriyor.
Genç Memur-Sen’imiz bugüne kadar; Kitap Meclisi – Bir Bilenle Bilge Nesil projesi, 7 Güzel Adam Kütüphaneleri – Akademiler, Seminerler Kısa film, fotoğraf, beste, güfte, hatıra, söyleşi, deneme, mektup yarışmalarıyla,gençlerimizi, öğrencilerimizi idrak, şuur, bilgi ve eylem planında bu ufka hazırlıyor.
Genç Memur-Sen’imiz, Medeniyet hareketini; doğduğu yetiştiği toprağa vefa ile bağlanmış, bu topraktan aşk ve bilgeliği emerek büyümüş, gölgesinde insanlığa hizmet edecek gençler yetişen, ulu bir çınara dönüştürme yolunda durmadan, yorulmadan çalışıyor; Bu amaçla gençlerimizi; düzenlenen yarışmalarla kalemle ve kelamla, sanatla ve edebiyatla; Yarınımızı medeniyetimizin uç verdiği bir koca çınarın gölgesinde yetişen gençlerimizle inşa ediyoruz.
Akif İnan’ın “Kelamın en zarifini, edebin en kamilini yapmak” şeklinde vasfettiği meziyetlerle donanmış bir gençliğin peşindeyiz.
İdrak ve şuurla hareket eden; Bilgi, ahlak ve eylemiyle çağa şahitlik eden, Kelamı da, kalemi de tek bir yola, hak yoluna adamış; İnsana değer, emeğe güç katan bir nesil hedefindeyiz.
Çünkü yine üstadımızın ifadesiyle; “Biz, ucuz işlerin sendikası değiliz. Gelecek günlerin, kalıcı iş ve eylemlerin sendikasıyız.”
Amacımız; ‘Kim var’, diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan, fert fert, ‘Ben varım!’ diyecek; heybetini kökünden, gücünü medeniyet birikiminden alan, ‘hakikati söylemek devrimci bir eylemdir’, diyerek Zulmün kirli yüzüne hakikati haykıracak fikir devrimcileri gençler yetiştirmektir.
Evet, bizim derdimiz; Medeniyet kisvesiyle yutturulan herzeleri atıp insanlığa umut olmaktır.
Bakın, tarih bizi çağırıyor; Ahlaksızlığın erdemi toza çevirdiği, Savaşların, katliamların, ölümlerin kol gezdiği, Sömürünün kaynakları gaspettiği, Toprağın, havanın, suyun kirletildiği, Ekinin ve neslin ifsad edildiği, Göçlerin, yurtsuzluğun, ucuz işçiliğin yeni köleliğe dönüştüğü bir dünyada tarih bizi çağırıyor.
Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! diyen, tarihi değiştirecek hak ve adalet davasını sırtlanan erdemliler hareketiyiz. Emekle kurulmuş, adaletle yoğrulmuş, vicdanla ayağa kaldırılmış adil bir dünya! Evet, bu gayya kuyusundan başka türlü çıkış yolu yok! İnsanlık için refah olan küresel düzene ihtiyacımız var. Ya bu adil dünyayı kuracağız ya da yok olup gideceğiz.
Tam da bu yüzden konfor alanlarından çıkıp programlar yapıyor, derdi davası kadar büyük gençlerle buluşup İyilikle niteliği birleştiren vahalar kuruyoruz.
Memur-Sen olarak, Onlarca farklı ülkeden kardeşlerimizle dayanışmanın ve paylaşmanın yollarını bu yüzden arıyoruz.
Adil bir dünya ancak emekle kurulur diyerek bu yolda çok emek sarf ettik, çok ciddi adımlar attık, önemli sonuçlar aldık. Mücadelemizi, Emeğin küresel dayanışması için 25 ülkeden 30 milyonu aşan üyesiyle Uluslararası Emek Konfederasyonu ILC’yi kurduk.
Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki; Dünya beşten büyük, emek de sermayeden… Ve özgür, adil, müreffeh bir dünya ancak emekle, emeğin küresel dayanışmasıyla kurulur. Açlığa, zulme, köleliğe, soykırımlara karşı tek yol bu. Bakınız, Fakirlik, açlık, soykırım, mültecilik.. bunlar kader değil! Bizler insan, emek, adalet temelinde bu düzeni değiştireceğiz.
Biz Medeniyetimizin ruhundan neşet etmiş, milletin bağrından çıkmış, Hilfü’l füdul geleneğini sürdüren İnsan onur ve haysiyetini aziz bilen erdemliler hareketiyiz.
Yusuf Has Hacib’in “Ömür değil emek azizdir” ifadesini merkeze alarak yürüyen bir emek hareketi olarak hep taşıdığımız medeniyet kimliğinin şuuruyla hareket ettik, ediyoruz.
Tarihin göğsümüze taktığı bu kimlik kartı, bu aidiyet; her zaman sözümüze, eylemimize, işimize yansımıştır, yansıyor ve yansıyacak.
Adil bir dünya hayali ancak bu farklılıkların insanlık, merhamet, adalet temelinde dayanışmasıyla kurulabilir. Merhum Akif İnan’ın ifadesiyle; “Türkümüz dünyayı kardeş bilendir / Gökleri insanın ortak tarlası”… Bundandır kötülüğün egemen olduğu bir dünyada taşıdığımız bu umut.
O yüzden biz güçlü bir medeniyetin evlatları diyoruz ki; Umutsuzluk yok, yılgınlık yok, tembellik yok, durmak dinlenmek yok… gençliğin enerjisine güveniyoruz,
İnsanın ve emeğinin paranteze alarak, üretim ve tüketimin ahlaktan ayrıştırıldığı, sadece kâra odaklanıldığı düzen karşısında ahlakı merkeze alanlar olarak diyoruz ki; Sapkın lobilere ve aile düşmanlığına karşı fıtratı ve aileyi savunuyor, Soykırımcı zulüm düzene karşı medeniyet değerlerimize sımsıkı sarılarak eylemlerimizle, sanatla, edebiyatla, akademik üretimle, emekle direnişi, barış, adalet, merhameti savunmaya devam ediyoruz.
İşte bugün gerçekleştirdiğimiz program da bu bakış açımızın, bu vizyon ve perspektifimizin, bu gayret ve niyetlerimizin bir parçasıdır.
Ben bu vesileyle Program sonunda yapılan çekilişle 60 genç, Türk Dünyası Gezisi’ne katılma hakkı kazanmıştır Yine, 40 katılımcıya, Genç Memur-Senimiz kitap hediyelerini takdim etmiştir. Bu arkadaşlarımızı tebrik ediyorum, Türk Dünyası Akademisi; gençlerin akademik gelişimine katkı sunan, Türk Dünyası bilincini güçlendiren ve küresel bir perspektifi destekleyen nitelikli bir eğitim programı olarak başarıyla nihayete erdirilmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bugün açılışı yapılan yeni yatırımların Ankara, ülke, millet ve sivil havacılık sektörünün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Esenboğa Havalimanı’na hem de Ankara’ya önemli bir değer katacak bu yatırımlarda emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yatırımcı şirket, yüklenici firmalar, işçiler, mimar ve mühendislere teşekkürlerini iletti.
İki etaptan oluşan ve ilk etabının başarıyla nihayete erdirildiği bu projeyle uçuş ve yolcu trafiği başta olmak üzere havacılıktaki başarı grafiğinin daha da yukarılara çekileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak 23 yıldır milletin emanetini omuzlarında taşımanın bilinciyle çalıştıklarını söyledi.
“TÜRKİYE’Yİ HEM BÖLGESİNDE HEM DE DÜNYADA SEÇKİN BİR KONUMA ULAŞTIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün gayretimiz, milletin emanetine halel gelmesin, kardeşliğimize gölge düşmesin, milletimizin başı öne eğilmesin diyedir. Çeyrek asra yaklaşan iktidarlarımızda rakiplerimizin takoz siyasetine rağmen hamdolsun eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlıktan dış politikaya, eğitimden adalete, savunmadan ulaşıma, eğitime, sanayiye her alanda devasa yatırımlara, eserlere, hizmetlere imza attık. Hayata geçirdiğimiz projelerle Türkiye’yi hem bölgesinde hem de dünyada seçkin bir konuma ulaştırdık” diye konuştu.
Artık her platformda sözü geçen, ne diyeceği, nasıl tavır alacağı merakla beklenen, takip eden değil, takip edilen bir Türkiye bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatla, bakanlıklarla, kurumlar ve yerel yönetimlerle ülke ve millet için çalışmaya ilk günkü aşkla devam ettiklerini kaydetti.
“DAHA BÜYÜK HEDEFLERLE GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Heyecanımızı yitirmiyoruz. Sevdamızı eksiltmiyoruz. Yeni ümitlerle, daha büyük hedeflerle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz” ifadelerini kullandı ve bugün hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin bahtiyarlığı içinde olduklarını söyledi.
Ülkeyi daha yüksek irtifalara çıkarmak için diğer alanlarda olduğu gibi havacılık sektöründe de yoğun çaba harcadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 2024’te hizmete aldığımız Çukurova Uluslararası Havalimanı ile bugün 58’e çıkardık. İnşası devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla birlikte bu sayı yakın zamanda 60’a yükselecek. Nereden, nereye… Aynı dönemde hava ulaştırma anlaşması yaptığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e taşıyarak Türkiye’yi dünyada en fazla hava ulaşım anlaşması bulunan ülke hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü üyesi 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedeflediklerini belirterek, diğer taraftan 50 ülkede 60 nokta olan dış hat sayısını, 133 ülkede 356 noktaya çıkardıklarını kaydetti.
2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yolcu sayısının 34,5 milyon olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te bu sayının 247 milyonu aştığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde Ankara Esenboğa Havalimanı’nın hâlini biliyorsunuz değil mi? Ama o zaman buradan şehir merkezine gidiş bile hak getire. Hem havalimanını gerçekten halkın yolu hâline getirdik hem de buradan şehir merkezine gidişi gerçekten modern bir hâle getirdik. Şimdi bütün bu rakamlarla birlikte yolcu bazında Avrupa’da üçüncü, dünyada ise yedinci sıraya yerleştik. İstanbul Havalimanımız geçtiğimiz sene yaklaşık 84,5 milyon yolcuyu misafir ederek yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde 7’nci oldu. Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı, uçuş sayısında 550 bin uçak trafiği ile Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor.”
“İKİ ETAPTAN OLUŞAN PROJEMİZİN BİRİNCİ ETABINI TAMAMLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolcu trafiğinde Esenboğa Havalimanı’nda son 23 yılda önemli büyüme sağlandığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002’de 37 bin 421 uçak ve 2 milyon 836 bin yolcu trafiği gerçekleşen Esenboğa’da 2024 yılında uçak trafiği yüzde 159 artışla 96 bin 910’a, yolcu trafiği ise yüzde 355 artışla 12 milyon 913 bin 753’e ulaştı. 2025’te ise uçak trafiği bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 103 bin 928’e, yolcu trafiği de yüzde 8 artışla 13 milyon 987 bin 298’e yükseldi” dedi.
Esenboğa’daki yolcu trafiğinin 2035’te 23,1 milyonu, 2045’te 31,5 milyonu aşacağını öngördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayılar, bize Esenboğa Havalimanımızın artık daha büyük bir kapasiteye daha yüksek standartlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tam da bu amaçla Esenboğa’yı yenilikçi bir vizyonla geliştirmek üzere kolları sıvadık, çalışmaları başlattık ve hamdolsun bugün iki etaptan oluşan projemizin birinci etabını tamamladık. Uygulamaya aldığımız bu proje kapsamında 75 metre genişliğinde ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki hava trafik kontrol merkezimizi ve 13 bin 500 metrekare büyüklüğündeki teknik bloku inşa ettik. Ayrıca 85 bin metrekarelik 6 adet uçak park kapasiteli yeni kargo apronumuzu ve bunlara bağlı taksi ve servis yolları da dâhil 945 bin metrekarelik kaplama sahasının yapımını tamamladık. Ulupınar Deresi’nin 1,2 kilometrelik kısmını ıslah ettik. Üç adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolunun yanı sıra uçuş kontrol hangarından, gümrük müdürlüğüne, özel maksatlı garajdan yeni itfaiye istasyonuna, ısı merkezi ve su deposundan 15 adet nöbetçi kuleye toplam 41 bin 52 metrekarelik inşaat alanında en son teknolojiye sahip çok sayıda yapıyı inşa ettik.”
“ÜLKEMİZİN BAŞKENTİNİ DAHA YÜKSEK KAPASİTELİ VE DAHA MODERN BİR HAVALİMANIYLA BULUŞTURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 200 araçlık açık otoparkı da Esenboğa Havalimanı’na kazandırdıklarını ifade etti.
Projenin ikinci etabında terminal binasını en az 40 bin metrekare genişleteceklerini, minimum 58 bin metrekare apron ve 18 bin metrekare kaplama bağlantı taksi yolu çalışması yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Esenboğa Havalimanımızın yıllık 20 milyon olan yolcu kapasitesini 30 milyona yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuza yakışır şekilde ülkemizin başkentini daha yüksek kapasiteli, daha konforlu ve daha modern bir havalimanıyla inşallah buluşturacağız. Ankara’mız ve ülkemiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Şunun da altını özellikle çizmek istiyorum, tam 298 milyon avroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan gerçekleştirdik. Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeye yüklenici firmalardan 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon avro kira geliri elde edeceğiz. Yatırımcı şirket, kira bedelinin yüzde 25’ine tekabül eden 140 milyon avroyu peşin ödedi ve bu bedel daha çalışmalar bitmeden 2023 yılının Nisan ayında devletimizin kasasına girdi. Böylelikle milletimizin bizlere emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanarak kamu özel iş birliği modelinin en başarılı örneklerinden birini daha uygulamış olduk.”
“BU ÜLKENİN KAYNAKLARINI YİNE BU ÜLKENİN VATANDAŞLARI İÇİN KULLANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdelesini kestikleri her yatırımda kendileriyle muhalefet arasında derin vizyon farkının ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Yönettikleri belediyeleri, rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin, milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin, vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine, biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz. İnşallah, bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Açılışını yaptığımız yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza, yatırımcı şirketimize, yüklenici firmalarımıza, mühendisinden işçisine, projede emeği geçen tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.”
İstanbul’dan Ankara’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, açılışı yapılan Esenboğa Havalimanı 3. Pisti’ne indi. Programda, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin tanıtım videosu da gösterildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Esenboğa Yeni Hava Trafik Kulesi’nin maketini takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dua edilmesinin ardından, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.
ÇİN Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce Çin’in 15’inci 5 Yıllık Planı ve Küresel Fırsatlar konulu bir tanıtım toplantısı gerçekleştrildi.
Toplantıda, Çin Halk Cumhuriyeti’nin yeni kalkınma planı kapsamında sosyal, ekonomik, teknolojik ve küresel yapılanmaları ele alındı.
Ankara Hilton otelde düzenlenen toplantıya Çinli ve Türk bürokratlar, iş insanları, akademisyenler ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Toplantıda. Çin Halk Cumhuriyeti ile öteki ülkeler arasındaki ticaret, yatırım ve teknoloji konularında ortaklıklar ve iş birlikleri görüşüldü.
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin’in 15’inci 5 Yıllık Kalkınma Planı’nındaki hedeflerine ilişkin bilgiler vererek, “ülkesinin gelecekteki 5 yılda neler yapılacağına dair planlamalarını anlattı. Düzenledikleri toplantının, uluslararası ve Türk kamu oyunun ilgisine mazhar olduğunu söyledi.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Mali ve Ekonomik İşler Komitesi Ofisi Başkan Yardımcısı Han Wenxiu da toplantıdaki konuşmasında, Çin Halk Cumhuriyeti’nin 5 yıllık planında ülkesinin dünya ekonomisindeki yeri ve önemine dair görüşlerin ele alındığını ve buradan hareketle genel strateji planlarına uygulanmasına ağırlık vereceklerini kaydetti..
Wenxiu, 1953’ten itibaren 5 yıllık planla başlayan dönemdeki uygulamaların 2025 yılına kadar 15 kez tekrarlandığına dikkati çekerek geçen 5 yıl içerisinde Çin’in hem pandemi hem de diğer ülkelerin yaptırımlarıyla sıkıntılarla karşılaştığının altını çizdi ve 2025 yılında Çin’in ekonomik hacminin 140 trilyon dolara çıktığını kaydetti. Wenxiu,bugün ortalama ekonomik büyümenin yüzde 5,4’ler civarında olduğunu ve buna paralel olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortalama yaşam süresinin 79 yaşına ulaştığına dikkat çekti.
Wenxiu, “Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik önderliğinde Çin-Türkiye stratejik ilişkileri gelişme eğilimini sürdürmektedir. Bunun sonucu olarak geçen yılın Ağustos ayında Başkanımız Jinping ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi’nde bir araya geldi ve ikili ilişkiler konusunda önemli mutabakata varıldı.. Biz, Türk tarafıyla birlikte çaba sarf ederek ikili önemli mutabakatları hayata geçirmeye hazırız. İlk olarak karşılıklı siyasi güveni pekiştirmeli. ve Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkilerinin temelini sağlamlaştırmalıyız. Çin tarafı her zaman olduğu gibi Türk tarafının kendi ulusal egemenliğini ve güvenliğini korumasını destekleyecek, Türk tarafının kendine uygun olan gelişme yolunda ilerlemesini destekleyecek. Yabancı güçlerin demokrasi ve insan hakları kisvesi altında Türkiye’nin iç işlerine karışmasına kesinlikle karşıyız. Türk tarafı, Tayvan, Sincan gibi hassas bölgelerde Çin’in temel hassasiyetlerini ilgilendiren konularda, Çin tarafının tutumunu desteklemeye devam eder ve ikili ilişkilerin gelişmesi için sağlam bir siyasi güvence sağlamasını bekliyoruz. iki ülke arasında iş birliğini derinleştirerek, daha üst düzeyde karşılıklı yarar ve ortak kazanç sağlamalıyız. İki ülkenin ekonomik ve ticari iş birliği hızlı bir şekilde gelişmektedir. İkili ilişkilerin gelişmesiyle ilişkilere yeni bir ivme kazandırılmıştır. Çin, Türkiye demir yolunun güney koridorunu geliştirmeye hazırdır ve bu konuda büyük bir potansiyel olduğunu gözlemliyoruz. Ekonomi ve ticaret enerji, altyapı ve benzeri alanlardaki iş birliğini daha da geliştirmeye her zaman hazırız. Yeni enerji, 5G teknolojisi, biyomedikal gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatlarını keşfetme ümidindeyiz. Bundan başka, iki ülke arasındaki insni ilişkileri daha da güçlendirerek karşılıklı anlayış ve dostluğu pekiştirmeliyiz. İnsani ilişkiler temelde stratejik iş birliği ilişkilerimizin önemli bir halkasıdır. Eğitimin günümüzdeki önemini çok iyi kavrayan iki ülke karşılıklı olarak kendi yükseköğretim kurumlarında Türkçe ve Çince bölümlerinde eğitim vermeye de devam etmektedirler” şeklinde konuştu.
OSTİM Enerjik ve OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’ nce ortaklaşa gerçekleştirilen II. Temiz Enerji Teknolojileri Ulusal Çalıştayı, OSTİM OSB yönetim binası konferans salanunda yapıldı.
OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde, Sanayi.akademi ve kamu çalışanlarını buluşturan çalıştaya OSTİM Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Topluluğu ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi de destek erdi.
Çalıştayın açılışında OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın bir konuşma yaptı.
Aydın. nükleer enerjide uçtan uca planlamanın önceliğine dikkat çeken konuşmasında, Türkiye’nin bu konuda teknolojiye sahip olması ve geliştirmesinin önemini dile getirdi. Aydın, Organize Sanayi Bölgelerinin SMR reaktörleri için güçlü bir kullanıcı potansiyeli olduğunu beleirterek bu alanda OSBÜK ile ortak çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli de Türkiye’nin SMR teknolojilerinin kazandırılmasıyla ilgili büyük çaplı çalışmalara dikkat çekti.
OSTİM Enerjik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Çelik ise, SMR teknolojilerinin geliştirilmesinde üniversite. sanayi ve kamu işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Konuşmalar, sunumlar ve uzman görüşlerinden sonra çalıştay, hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.