Memur-Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN. basın toplantısında şunları söyled:
“Memur-Sen’imizin ve Sendikalarımızın değerli Yöneticileri, Kıymetli Kamu Görevlileri ve emeklileri, Değerli Basın Mensupları, Memur-Sen Ailesi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Paylaşım çarkının kırıldığı, emperyalistlerin daha da azgınlaştığı, bölgesel sınırların pergelle rastgele çizildiği, uluslararası hukukun yerle bir edildiği, sınırların ortadan kaldırıldığı insan’ın, emeğin ve ürettiği tüm değerlerin hiçe sayıldığı korkunç bir dönemden geçiyoruz.
Buradan, ABD’nin Venezualla’ya yaptığı operasyonu ve seçilmiş başkan Maduro’ya yaptığı muameleyi bir kez daha lanetliyorum.
Bu eylem bir kere daha göstermiştir, içeride ve dışarıda birlik olmak zorundayız.
Orman kanunlarının uygulandığı bir zamanda tek çaremiz, birbirimize daha sıkı sarılmak, Kardeşliği tahkim edip safları sıklaştırmak… ve en önemlisi de kendi sorunlarımızı hep birlikte, dayanışma ile çözmek zorundayız.
Yine bu vesileyle; yeni yılın başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere, ülkemize ve insanlığa barış, huzur ve refah getirmesini diliyorum.
SİTEM – DEĞERLENDİRME / MEVCUT EKONOMİK TABLO
Kıymetli Basın Emekçileri,
2025 yılının son enflasyon rakamı Aralık ayı enflasyonu bugün % 0.89 olarak açıklandı.
Bu rakamla birlikte; kamu görevlilerimiz ve emeklilerimizin zam oranı % 18.60 olarak belli oldu. Son 2 toplu sözleşme uzlaşmazlıkla sonuçlandı ve Memur-Sen olarak imza atmadık.
2024 ve 2025 yıllarında Hakem Kurulu tarafından kamu görevlilerimize reva görülen artış oranları;
6’şar aylık dönemlerde en yüksek 3 ay dayanabildi. Verilen zam oranının enflasyon karşısında 1 ayda eriyip gittiği dönemler oldu.
Biz bu senaryoyu gördük, “yanlış yapıyorsunuz” dedik.
Aynı şeylerin 2026 ve 2027 yıllarında da olacağını söyledik. Bunu Kamu İşvereni dahil herkes biliyor.
Onun için hatada ısrara ortak olmak istemedik, toplu sözleşmeye imza atmadık.
ilkelerimizi ortaya koyduk, direncimizi ortaya koyduk Böyle bir belirsizliğe Kamu görevlisinin ve emeklisinin göz göre göre itilmesine Memur-Sen olarak rıza göstermedik. hatada ısrara gerek var mı?
Kamu İşveren heyeti ve kamu yöneticileri beklentilerimize, tespitlerimize hayal diyordu… “Memur-Sen fazla istiyor” diyorlardı.
Ama bugün geldiğimiz noktada Memur-Sen’in tekliflerinin ne kadar isabetli olduğunu yıllık enflasyon oranı, enflasyon farkı göstermektedir.
Enflasyon rakamlarının tartışmalı olduğu bir zeminde, rakamların baskılanmasına rağmen gerçekler apaçık ortada.
Bugün en düşük memur maaşı 47.500 ₺’den taban aylığa 1.000 ₺ ve 10 puan dahil 58.300 ₺’ye yükseldi.
300 ₺ Maaş alan birisi Nasıl evlilik hayali kuracak? Nasıl ev tutacak? Evin içini nasıl dolduracak?
30 yıllık bir hizmetli, emekliliğe ayrıldığında 983 bin tl ikramiye alacak. Bu parayla ev alınır mı? Başını sokacak 1 + 1 daire değil, kulübe bile alamaz…
Kamu görevlileri maaşının yetersizliğini geçti, aynı işi yapanla arasındaki adaletsizliğe tahammülü kalmadı. Sınavla girmiş, dirsek çürütmüş, memur olmuş; aynı işi yapan yanındaki çalışandan az alıyor. Böylesi bir çarpıklığı; kimse görmedim ve duymadım diyemez.
Çalışma barışı tamamen, Ücret sistemi temelden bozuldu.
Alt gelir grubuna düşen kamu görevlileri artık tekrar hak ettiği orta seviyeye gelmek istiyor.
Bir diğer husus da Gelir Vergisi Matrahları… Bu konuda kapsamlı çalışmalar yaptık, gündeme getirdik. Toplu Sözleşme masasına da taşıdık.
“Burada sorun nedir?” diye Kamu İşvereni cümle kurmuyor, görmezden geliyor.
Asgari ücretin %20’lik dilime girdiği bir sistem olur mu?
Vergi matrahının
Dilimi 190 bin ₺ değil en az bunun 3 katı olmalı.
Nimet-külfet dengesi en önce vergilerde gözetilmeli.
KAMU PERSONEL SİSTEMİNDE REFORM ŞART Türkiye artık eski Türkiye değil. Sırtındaki yüklerden, önündeki engellerden ve dayatılmış zihniyet anlayışından kurtularak bu günlere geldi. Tam da böylesi bir ortamda kamu personel reformu yapılmayacak da ne zaman yapılacak? 2026 yılı; seçimlerin olmadığı bir yıl. Ülkemiz için böylesi bir fırsatı, geniş vakti bulamayabiliriz.
Yeni bir yılın ilk sayfasındayız. Yıl sonunda İşveren ajandasına baktığında sorunların büyük bir kısmının üzerini çizmiş olmalı.
Bu sorunların başında da kamu personel sistemi reformu geliyor…
En alttaki memurdan en üsteki yöneticiye kadar herkes için kamu personel sistemi sorunları görünür hale geldi.
Kamuya dair asimetrik bu durum artık hem toplu sözleşme masasını hem de kurumsal ciddiyeti zedeliyor.
▪ Tali yollardan, ▪ Tekil düzenlemelerden ve ▪ Geçici çözümlerden vazgeçip artık doğasıyla, ruhuyla ve kapsayıcılığla; dağınıklığın giderildiği, kurumsal adaletsizliğin bittiği ve çalışma barışının sağlandığı kamu personel reformunu hayata geçirmemiz gerekiyor; İşe alınmadan – yükselmeye, maaş sisteminden – disiplin hükümlerine, kadrolardan – sosyal güvenliğe, sosyal haklardan – emeklilik sistemine yeni bir zihniyet inşasına ihtiyaç var. Bu konuda devlet tarafından söylemle niyet gösterildi. Şimdi eylemle işi nihayete erdirme vaktidir.
Memur-Sen, yapılacak çalışmanın mütemmim cüz’üdür. Her zaman olduğu gibi elimizi değil taşın altına koymaya hazırız.
Yeter ki; sorunun varlığını kabul eden anlayışla ortak noktada buluşma hassasiyeti gösterilsin.
Yöneten akılla üreten akıl bir arada olduğu kulvarda ortaya çıkan sonuç;
Her iki tarafa mutluluk ve başarı getirir. Bunun görülmesi gerekiyor.
4688 EVRENSEL İLKELERE UYUMLU HALE GETİRİLMELİ
Kamu personel sistemi reformunun tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme masası ve yasasıdır.
4688’i değiştireceğimizi 2023 yılında hüküm altına aldırdık.
Fakat o tarihten bu yana 2 yıl geçti; ne bir çift cümle, ne bir tane doğru düzgün adım atılmadı.
Kamu işvereni sahanın tepkilerini, kamu görevlilerinin teklifini ısrarla duymuyor.
Karar alıcılar; bürokratlar; bireysel olarak herkes; eksikliğin, haksızlığın farkında fakat adım atmaya gelindiğinde herkes sorumluluk almamaktan imtina ediyor.
Kamu personel sistemiyle ilgili biz masada dedik ki; “bu işin doğru yeri toplu sözleşme masası”
Kamu İşveren tarafındakiler diyor ki; “Bunu yapmaya burda zaman yetmez” “Süreyi uzatalım” diyoruz, “Kanun değişmesi gerekir” diyorlar. “Kanunu değiştirelim” diyoruz ses çıkarmıyorlar.
Yani… ortada bir girdap var… ve dön dolay aynı yere ulaşıyoruz!
Toplu sözleşme sonunda bir şey daha söyledik; “Masadan etkilenen kamu görevlisi ve emeklisini tekrar aynı kanunla masaya oturmaya zorlamayın” dedik.
Günün sonunda Hakeme başvurmadık ama 58 maddemizi de masada bırakmadık.
Masanın ayakları, üstündeki yükleri taşımıyor…
! Ya masanın yükü azaltılsın, eşit pazarlık hakkı verilsin; ! Ya da masanın ayakları güçlendirilsin;
▪ grevli, dayanışma aidatlı, yeterli süreye sahip, ▪ toplantı tutanağı olan ve ▪ adil Hakem Kurulu yapısı içeren Toplu sözleşme hakkı verilsin.
2 yıl hızlı geçer, şimdiden harekete geçilmeli; Kanun, tek tarafın sorunu değil; Bu konuda herkes için sorunlu alanlar var. Dolayısıyla bu durum Tüm taraflara sorumluluklar yüklüyor.
HÜKÜMETTEN BEKLENTİMİZ
Hükümetten 3 konuda beklentimiz var.
Geçmiş kayıplarımızı ve Hakemin hatasını telafi edecek, emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılması, kamuda çalışma barışının sağlanması ve ücret adaletsizliğinin bitirilmesi.
Çalışma barışı ve ücret dengesi için; Kamu Personel Sisteminde reform yapılması… 2026 yılı bu çalışmanın yapılıp, kamu personel sistemindeki çarpıklıkların giderilmesi için en doğru yıl.
4688 sayılı Kanunun; süre, yetki, taraf, tutanak sistemi ve Hakem Kurulu yönüyle eksikliklerinin giderilmesi, evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesidir. , Kamu İşvereni ve Hükümet; Ajandasının en başına bu 3 başlığı not etmeli. Yıl sonuna kadar bu çalışmaları tamamlamalıdır.
Ekonomik maliyeti göğüslemek, Sosyal maliyeti üstlenmekten daha ucuzdur.
Milletimize, ülkemize; emekçimize ve emeklimize refahı bol, felahı geniş bir yıl diliyorum.
Kıymetli basın emekçilerimize, kamu görevlilerimize katkı ve katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bugün açılışı yapılan yeni yatırımların Ankara, ülke, millet ve sivil havacılık sektörünün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Esenboğa Havalimanı’na hem de Ankara’ya önemli bir değer katacak bu yatırımlarda emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yatırımcı şirket, yüklenici firmalar, işçiler, mimar ve mühendislere teşekkürlerini iletti.
İki etaptan oluşan ve ilk etabının başarıyla nihayete erdirildiği bu projeyle uçuş ve yolcu trafiği başta olmak üzere havacılıktaki başarı grafiğinin daha da yukarılara çekileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak 23 yıldır milletin emanetini omuzlarında taşımanın bilinciyle çalıştıklarını söyledi.
“TÜRKİYE’Yİ HEM BÖLGESİNDE HEM DE DÜNYADA SEÇKİN BİR KONUMA ULAŞTIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün gayretimiz, milletin emanetine halel gelmesin, kardeşliğimize gölge düşmesin, milletimizin başı öne eğilmesin diyedir. Çeyrek asra yaklaşan iktidarlarımızda rakiplerimizin takoz siyasetine rağmen hamdolsun eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlıktan dış politikaya, eğitimden adalete, savunmadan ulaşıma, eğitime, sanayiye her alanda devasa yatırımlara, eserlere, hizmetlere imza attık. Hayata geçirdiğimiz projelerle Türkiye’yi hem bölgesinde hem de dünyada seçkin bir konuma ulaştırdık” diye konuştu.
Artık her platformda sözü geçen, ne diyeceği, nasıl tavır alacağı merakla beklenen, takip eden değil, takip edilen bir Türkiye bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatla, bakanlıklarla, kurumlar ve yerel yönetimlerle ülke ve millet için çalışmaya ilk günkü aşkla devam ettiklerini kaydetti.
“DAHA BÜYÜK HEDEFLERLE GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Heyecanımızı yitirmiyoruz. Sevdamızı eksiltmiyoruz. Yeni ümitlerle, daha büyük hedeflerle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz” ifadelerini kullandı ve bugün hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin bahtiyarlığı içinde olduklarını söyledi.
Ülkeyi daha yüksek irtifalara çıkarmak için diğer alanlarda olduğu gibi havacılık sektöründe de yoğun çaba harcadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 2024’te hizmete aldığımız Çukurova Uluslararası Havalimanı ile bugün 58’e çıkardık. İnşası devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla birlikte bu sayı yakın zamanda 60’a yükselecek. Nereden, nereye… Aynı dönemde hava ulaştırma anlaşması yaptığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e taşıyarak Türkiye’yi dünyada en fazla hava ulaşım anlaşması bulunan ülke hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü üyesi 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedeflediklerini belirterek, diğer taraftan 50 ülkede 60 nokta olan dış hat sayısını, 133 ülkede 356 noktaya çıkardıklarını kaydetti.
2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yolcu sayısının 34,5 milyon olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te bu sayının 247 milyonu aştığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde Ankara Esenboğa Havalimanı’nın hâlini biliyorsunuz değil mi? Ama o zaman buradan şehir merkezine gidiş bile hak getire. Hem havalimanını gerçekten halkın yolu hâline getirdik hem de buradan şehir merkezine gidişi gerçekten modern bir hâle getirdik. Şimdi bütün bu rakamlarla birlikte yolcu bazında Avrupa’da üçüncü, dünyada ise yedinci sıraya yerleştik. İstanbul Havalimanımız geçtiğimiz sene yaklaşık 84,5 milyon yolcuyu misafir ederek yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde 7’nci oldu. Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı, uçuş sayısında 550 bin uçak trafiği ile Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor.”
“İKİ ETAPTAN OLUŞAN PROJEMİZİN BİRİNCİ ETABINI TAMAMLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolcu trafiğinde Esenboğa Havalimanı’nda son 23 yılda önemli büyüme sağlandığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002’de 37 bin 421 uçak ve 2 milyon 836 bin yolcu trafiği gerçekleşen Esenboğa’da 2024 yılında uçak trafiği yüzde 159 artışla 96 bin 910’a, yolcu trafiği ise yüzde 355 artışla 12 milyon 913 bin 753’e ulaştı. 2025’te ise uçak trafiği bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 103 bin 928’e, yolcu trafiği de yüzde 8 artışla 13 milyon 987 bin 298’e yükseldi” dedi.
Esenboğa’daki yolcu trafiğinin 2035’te 23,1 milyonu, 2045’te 31,5 milyonu aşacağını öngördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayılar, bize Esenboğa Havalimanımızın artık daha büyük bir kapasiteye daha yüksek standartlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tam da bu amaçla Esenboğa’yı yenilikçi bir vizyonla geliştirmek üzere kolları sıvadık, çalışmaları başlattık ve hamdolsun bugün iki etaptan oluşan projemizin birinci etabını tamamladık. Uygulamaya aldığımız bu proje kapsamında 75 metre genişliğinde ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki hava trafik kontrol merkezimizi ve 13 bin 500 metrekare büyüklüğündeki teknik bloku inşa ettik. Ayrıca 85 bin metrekarelik 6 adet uçak park kapasiteli yeni kargo apronumuzu ve bunlara bağlı taksi ve servis yolları da dâhil 945 bin metrekarelik kaplama sahasının yapımını tamamladık. Ulupınar Deresi’nin 1,2 kilometrelik kısmını ıslah ettik. Üç adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolunun yanı sıra uçuş kontrol hangarından, gümrük müdürlüğüne, özel maksatlı garajdan yeni itfaiye istasyonuna, ısı merkezi ve su deposundan 15 adet nöbetçi kuleye toplam 41 bin 52 metrekarelik inşaat alanında en son teknolojiye sahip çok sayıda yapıyı inşa ettik.”
“ÜLKEMİZİN BAŞKENTİNİ DAHA YÜKSEK KAPASİTELİ VE DAHA MODERN BİR HAVALİMANIYLA BULUŞTURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 200 araçlık açık otoparkı da Esenboğa Havalimanı’na kazandırdıklarını ifade etti.
Projenin ikinci etabında terminal binasını en az 40 bin metrekare genişleteceklerini, minimum 58 bin metrekare apron ve 18 bin metrekare kaplama bağlantı taksi yolu çalışması yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Esenboğa Havalimanımızın yıllık 20 milyon olan yolcu kapasitesini 30 milyona yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuza yakışır şekilde ülkemizin başkentini daha yüksek kapasiteli, daha konforlu ve daha modern bir havalimanıyla inşallah buluşturacağız. Ankara’mız ve ülkemiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Şunun da altını özellikle çizmek istiyorum, tam 298 milyon avroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan gerçekleştirdik. Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeye yüklenici firmalardan 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon avro kira geliri elde edeceğiz. Yatırımcı şirket, kira bedelinin yüzde 25’ine tekabül eden 140 milyon avroyu peşin ödedi ve bu bedel daha çalışmalar bitmeden 2023 yılının Nisan ayında devletimizin kasasına girdi. Böylelikle milletimizin bizlere emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanarak kamu özel iş birliği modelinin en başarılı örneklerinden birini daha uygulamış olduk.”
“BU ÜLKENİN KAYNAKLARINI YİNE BU ÜLKENİN VATANDAŞLARI İÇİN KULLANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdelesini kestikleri her yatırımda kendileriyle muhalefet arasında derin vizyon farkının ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Yönettikleri belediyeleri, rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin, milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin, vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine, biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz. İnşallah, bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Açılışını yaptığımız yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza, yatırımcı şirketimize, yüklenici firmalarımıza, mühendisinden işçisine, projede emeği geçen tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.”
İstanbul’dan Ankara’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, açılışı yapılan Esenboğa Havalimanı 3. Pisti’ne indi. Programda, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin tanıtım videosu da gösterildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Esenboğa Yeni Hava Trafik Kulesi’nin maketini takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dua edilmesinin ardından, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.
ÇİN Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce Çin’in 15’inci 5 Yıllık Planı ve Küresel Fırsatlar konulu bir tanıtım toplantısı gerçekleştrildi.
Toplantıda, Çin Halk Cumhuriyeti’nin yeni kalkınma planı kapsamında sosyal, ekonomik, teknolojik ve küresel yapılanmaları ele alındı.
Ankara Hilton otelde düzenlenen toplantıya Çinli ve Türk bürokratlar, iş insanları, akademisyenler ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Toplantıda. Çin Halk Cumhuriyeti ile öteki ülkeler arasındaki ticaret, yatırım ve teknoloji konularında ortaklıklar ve iş birlikleri görüşüldü.
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin’in 15’inci 5 Yıllık Kalkınma Planı’nındaki hedeflerine ilişkin bilgiler vererek, “ülkesinin gelecekteki 5 yılda neler yapılacağına dair planlamalarını anlattı. Düzenledikleri toplantının, uluslararası ve Türk kamu oyunun ilgisine mazhar olduğunu söyledi.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Mali ve Ekonomik İşler Komitesi Ofisi Başkan Yardımcısı Han Wenxiu da toplantıdaki konuşmasında, Çin Halk Cumhuriyeti’nin 5 yıllık planında ülkesinin dünya ekonomisindeki yeri ve önemine dair görüşlerin ele alındığını ve buradan hareketle genel strateji planlarına uygulanmasına ağırlık vereceklerini kaydetti..
Wenxiu, 1953’ten itibaren 5 yıllık planla başlayan dönemdeki uygulamaların 2025 yılına kadar 15 kez tekrarlandığına dikkati çekerek geçen 5 yıl içerisinde Çin’in hem pandemi hem de diğer ülkelerin yaptırımlarıyla sıkıntılarla karşılaştığının altını çizdi ve 2025 yılında Çin’in ekonomik hacminin 140 trilyon dolara çıktığını kaydetti. Wenxiu,bugün ortalama ekonomik büyümenin yüzde 5,4’ler civarında olduğunu ve buna paralel olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortalama yaşam süresinin 79 yaşına ulaştığına dikkat çekti.
Wenxiu, “Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik önderliğinde Çin-Türkiye stratejik ilişkileri gelişme eğilimini sürdürmektedir. Bunun sonucu olarak geçen yılın Ağustos ayında Başkanımız Jinping ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi’nde bir araya geldi ve ikili ilişkiler konusunda önemli mutabakata varıldı.. Biz, Türk tarafıyla birlikte çaba sarf ederek ikili önemli mutabakatları hayata geçirmeye hazırız. İlk olarak karşılıklı siyasi güveni pekiştirmeli. ve Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkilerinin temelini sağlamlaştırmalıyız. Çin tarafı her zaman olduğu gibi Türk tarafının kendi ulusal egemenliğini ve güvenliğini korumasını destekleyecek, Türk tarafının kendine uygun olan gelişme yolunda ilerlemesini destekleyecek. Yabancı güçlerin demokrasi ve insan hakları kisvesi altında Türkiye’nin iç işlerine karışmasına kesinlikle karşıyız. Türk tarafı, Tayvan, Sincan gibi hassas bölgelerde Çin’in temel hassasiyetlerini ilgilendiren konularda, Çin tarafının tutumunu desteklemeye devam eder ve ikili ilişkilerin gelişmesi için sağlam bir siyasi güvence sağlamasını bekliyoruz. iki ülke arasında iş birliğini derinleştirerek, daha üst düzeyde karşılıklı yarar ve ortak kazanç sağlamalıyız. İki ülkenin ekonomik ve ticari iş birliği hızlı bir şekilde gelişmektedir. İkili ilişkilerin gelişmesiyle ilişkilere yeni bir ivme kazandırılmıştır. Çin, Türkiye demir yolunun güney koridorunu geliştirmeye hazırdır ve bu konuda büyük bir potansiyel olduğunu gözlemliyoruz. Ekonomi ve ticaret enerji, altyapı ve benzeri alanlardaki iş birliğini daha da geliştirmeye her zaman hazırız. Yeni enerji, 5G teknolojisi, biyomedikal gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatlarını keşfetme ümidindeyiz. Bundan başka, iki ülke arasındaki insni ilişkileri daha da güçlendirerek karşılıklı anlayış ve dostluğu pekiştirmeliyiz. İnsani ilişkiler temelde stratejik iş birliği ilişkilerimizin önemli bir halkasıdır. Eğitimin günümüzdeki önemini çok iyi kavrayan iki ülke karşılıklı olarak kendi yükseköğretim kurumlarında Türkçe ve Çince bölümlerinde eğitim vermeye de devam etmektedirler” şeklinde konuştu.
OSTİM Enerjik ve OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’ nce ortaklaşa gerçekleştirilen II. Temiz Enerji Teknolojileri Ulusal Çalıştayı, OSTİM OSB yönetim binası konferans salanunda yapıldı.
OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde, Sanayi.akademi ve kamu çalışanlarını buluşturan çalıştaya OSTİM Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Topluluğu ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi de destek erdi.
Çalıştayın açılışında OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın bir konuşma yaptı.
Aydın. nükleer enerjide uçtan uca planlamanın önceliğine dikkat çeken konuşmasında, Türkiye’nin bu konuda teknolojiye sahip olması ve geliştirmesinin önemini dile getirdi. Aydın, Organize Sanayi Bölgelerinin SMR reaktörleri için güçlü bir kullanıcı potansiyeli olduğunu beleirterek bu alanda OSBÜK ile ortak çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli de Türkiye’nin SMR teknolojilerinin kazandırılmasıyla ilgili büyük çaplı çalışmalara dikkat çekti.
OSTİM Enerjik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Çelik ise, SMR teknolojilerinin geliştirilmesinde üniversite. sanayi ve kamu işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Konuşmalar, sunumlar ve uzman görüşlerinden sonra çalıştay, hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.