Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 23 yılda 965 savunma sanayisi yatırımını teşvik ettik, 369 milyar liralık yatırımın önünü açtık, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 142 savunma sanayisi projesine ve 4 bin 300 bilim insanıyla gencimize 64 milyar lira kaynak sunduk. Balistik füzemiz TAYFUN’un test atışları devam ediyor. 2 bin kilometre menzilli füze geliştirme programını kararlılıkla sürdürüyoruz. Mavi vatanın bekçileri; MİLGEM ve TCG Anadolu denizlerdeki caydırıcı gücümüz. Uydularımız Göktürk-2, İMECE uzaydaki gözlerimiz. Bizden neyi esirgiyorlarsa, onun daha iyisini yerli ve milli olarak geliştiriyor, üretiyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Savunma Sanayii Akademi tarafından Millî Yetkinlik Hamlesi doğrultusunda ikincisi düzenlenen Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Zirvede, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı tarihi başarılar kamuoyuyla paylaşıldı. Programda konuşan Bakan Kacır, anahtarı kullanıcıda olmayan bir kapının gerçek sahibine ait olmadığını vurguladı. Kendi savunma kalkanını zamanında inşa etmeyen ülkelerin, en zor anlarında yapayalnız kalmaya mahkûm olduğunu ifade etti.
Bakan Kacır, konuşmasında şunları kaydetti:
SAVUNMA BÜTÇELERİ ARTIYOR: Dünya, tarihin en sert bölüşüm kavgalarından birine sahne oluyor. Uluslararası kurumların çözüm üretemediği bu tabloda diplomasi; yerini güç kullanımına bırakıyor. Kendi savunma kalkanını vakitlice inşa etmeyen; güvenliğini sadece ittifaklara ve vaatlere bağlayanların en zor zamanda yapayalnız bırakıldığı bir dönemden geçiyoruz. Güç dengelerini yeniden şekillendiren bu resim, dünyayı tarihi bir silahlanma dalgasının eşiğine getirdi. Jeopolitik gerilimlerin şiddeti ve ölçeği genişlerken savunma bütçelerinin artış ivmesinin devam edeceği ve küresel silahlanmanın hız kesmeyeceği görülüyor.
ANAHTARI SİZİN ELİNİZDE OLMAYAN BİR KAPI, SİZE AİT DEĞİLDİR: Bilinmelidir ki; savunmaya ayrılan devasa bütçeler, doğru stratejiyle ve yerli-milli kabiliyetlerle desteklenmediği müddetçe, güvenlik hedeflerini teminat altına almaya yetmez. Kriz anında “kaynak koduna” erişemediğiniz bir sistem, sizin değil, yazılımı yapanın iradesine göre hareket eder. Yani anahtarı sizin elinizde olmayan bir kapı, size ait değildir. Ar-Ge’siyle, test altyapısıyla, seri üretimiyle, insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayi kuramayan ülkeler; en kritik anda başkalarının takvimine, lisansına, onayına ve siyasi şartlarına mahkûm olur. Ateş çemberiyle kuşatılmış bir coğrafyada istiklal ve istikbal mücadelesi vermiş bir ülke olarak tarihimizde bu riskleri pek çok kez yakinen gördük.
GÜÇLÜ SİYASİ İRADE; MİLLÎ VE ÖZGÜN ÜRÜNLER: Müttefiklik hukukuna uygun olmayacak şekilde hareket etmeyerek “bugün git yarın gel” demeye kalkan ülkeler; farkında olmadan savunma sanayimizin yükselişini hızlandırdı. Önümüze çıkartılan her engeli, karşılaştığımız her ambargoyu; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yerli ve milli savunma sanayii hamlemiz için bir fırsat olarak değerlendirdik. Güçlü siyasi irade; millî ve özgün ürünleri önceleyen uzun dönemli Ar-Ge, yatırım ve tedarik planlamaları ile nitelikli insan kaynağına yatırımlar sayesinde savunma sanayiinde dünyanın gıpta ile izlediği büyük bir atılıma imza attık.
YERLİ ÜRÜNLERİN SAVUNMA TEDARİKİMİZDEKİ PAYINI YÜZDE 80’LERİN ÜZERİNE ÇIKARDIK: Savunma sanayiimizi tam bağımsızlığımızın ve istikbalimizin teminatı, ülkemizin stratejik hamleleri için güç çarpanı haline getirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yerli ürünlerin savunma tedarikimizdeki payını 23 yıllık süreçte yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıkardık. Artık dünyada satılan her 3 Askeri İnsansız Hava Aracı’nın 2’sini Türk firmaları üretiyor. Bayraktar TB3, TCG Anadolu gemimize iniş kalkış yapıyor.
DÜNYADA İLK: İnsansız Savaş Uçağımız Bayraktar Kızılelma, Aselsan’ın geliştirdiği AESA radar ve TÜBİTAK SAGE’nin geliştirdiği, milli görüş ötesi füzemiz GÖKDOĞAN’la hedef uçağı başarıyla vurdu. Bunu gerçekleştiren dünyadaki ilk ülke Türkiye oldu. Kendi savaş gemisini tasarlayan, geliştiren, üreten 10 ülkeden biriyiz. Altay tankımız Silahlı kuvvetlerimizin envanterine girdi. Korkut, Hisar, Siper hava savunma sistemlerimiz Çelik Kubbe’de semalarımızı koruyor. Balistik füzemiz TAYFUN’un test atışları devam ediyor. 2 bin kilometre menzilli füze geliştirme programını kararlılıkla sürdürüyoruz. Mavi vatanın bekçileri; MİLGEM ve TCG Anadolu denizlerdeki caydırıcı gücümüz. Uydularımız Göktürk-2, İMECE uzaydaki gözlerimiz. Bizden neyi esirgiyorlarsa, onun daha iyisini yerli ve milli olarak geliştiriyor, üretiyoruz.
185 ÜLKEYE YERLİ VE MİLLİ ÜRÜNLER: 3 bin 500’ü aşkın şirket, araştırma kurumlarımız ve üniversitelerimizde 100 binden fazla çalışanın emek verdiği dev bir üretim ve teknoloji geliştirme ağına sahibiz. Dünya’nın en büyük savunma ve havacılık firmaları listesinde yer alan Türk savunma sanayii firmalarının sayısı her geçen yıl artıyor. Yalnızca ülkemizin değil; dostlarımızın ve müttefiklerimizin de güvenliğine katkı sunan savunma sanayimizin ihracatı, geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aştı. 185 ülkeye ulaştırdığımız yerli ve milli ürünlerimizle, Türk Savunma Sanayii markasını küresel ölçekte kalitenin ve yüksek teknolojinin sembolü haline getirdik.
AR-GE’YE DESTEK ARTIYOR: Değişen jeopolitik dengeler; ülkemizin dünya savunma ürünleri pazarında daha etkili bir aktör olması için önemli fırsatlar sunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; kamu kurumlarımızın, özel sektör girişimlerimizin ve üniversitelerimizin savunma sanayii alanındaki yatırımlarını ve Ar-Ge projelerini güçlü şekilde destekliyoruz. Son 23 yılda 965 savunma sanayii yatırımını teşvik ettik, 369 milyar lira yatırımın önünü açtık. 2002’den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 142 savunma sanayii projesine ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencimize 64 milyar lira kaynak sunduk.
TÜBİTAK SAVUNMADA KRİTİK ADIMLAR ATIYOR: Milli füzelerimiz, GÖKDOĞAN, BOZDOĞAN ve SOM-J; yeni nesil akıllı mühimmat ailesi KUZGUN; Milli muharip uçağımız KAAN’ın ana yönetim bilgisayarları ve gerçek zamanlı işletim sistemi gibi savunma kabiliyetlerimiz açısından kritik kazanımların kapısını açan projeleri TÜBİTAK enstitüleri ile hayata geçirdik. GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN’ın ardından; ramjet motorlu uzun menzilli füzemiz GÖKHAN; gökyüzündeki hakimiyetimizi perçinleyecek. Havacılık platformları ile füze sistemlerinin testleri için yüksek hızlı rüzgâr tünelini TÜBİTAK SAGE yerleşkemizde inşa ediyoruz.
SAVUNMA ATILIMI: Milli Teknoloji Hamlemizin işaret fişeğini yakan, bilim ve teknolojide zirveye yürüyüşümüzün kapısını aralayan bu güçlü ivmeyi kaybetmeyeceğiz. Caydırıcılığımızı en üst seviyeye yükselteceğiz. Biliyoruz ki, teknolojiyi sahada en etkin biçimde kullanabilen ülkeler gelecekte söz sahibi olacak. Bu anlayışla; savunma mimarimize lazer, elektromanyetik silahlar, otonom ve sürü sistemler, siber güvenlik, uzay, hipersonik ve kuantum gibi yenilikçi teknolojileri entegre edecek projeler için hep birlikte önemli adım atıyoruz. Bu büyük atılımı sürdürülebilir kılmak; insan kaynağımızı en kıymetli millî değer olarak konumlandırmaktan geçiyor.
GENÇ, DİNAMİK VE ÜRETKEN İNSAN KAYNAĞIMIZ: Milli Teknoloji Hamlemizin eserlerinin arkasında; yaş ortalaması 30’u aşmayan mühendislerimizin, teknisyenlerimizin ve araştırmacılarımızın; azmi, alın ve akıl teri bulunuyor. Nüfusunun ortanca yaşı 34 olan bir ülke olarak; genç, dinamik ve üretken insan kaynağımız tam bağımsızlık yolculuğumuzun en büyük stratejik gücümüz. Bu nedenle; gençlerimizin potansiyelini keşfeden, geliştiren ve onları doğru yetkinliklerle buluşturan bir iklimin inşası önceliğimizdir.
TEKNOFEST KUŞAĞI SAVUNMA SANAYİİ PROJELERİNDE: Dünyanın en büyük teknoloji festivali TEKNOFEST’le milyonlarca gencimizi teknoloji geliştirme yolculuğuna dahil ettik. TEKNOFEST’lerde yapay zekâdan siber güvenliğe, otonom sistemlerden roket teknolojilerine farklı alanlarda yarışan gençlerimiz; daha üniversiteden mezun olmadan en kritik savunma projelerinde sorumluluk almaya başlıyor. Kurdukları girişimlerle savunma sanayimizin teknolojik derinliğini her geçen gün daha da ileriye taşıyor. Sektör Kampüste, Milli Teknoloji Uzmanlık Programları, DENEYAP, Milli Teknoloji Atölyeleri gibi pek çok adımla; geleceğin girişimcilerini ve mühendislerini yetiştiriyoruz.
NİTELİKLİ TEKNİK PERSONEL: Savunma sanayiimizde projelerin tasarımdan gerçeğe dönüşmesi; üretimin her aşamasında stratejik roller üstlenen nitelikli teknik personelle mümkündür. Organize sanayi bölgelerimizde yer alan; 60 binden fazla öğrencimizin eğitim gördüğü 81 meslek lisemiz ve 24 bin öğrencimiz bulunan 26 meslek yüksek okuluyla, mesleki eğitimi dört duvarla sınırlı bir anlayışın ötesine taşıyoruz. Savunma sanayi firmalarımızın kurdukları mesleki ve teknik anadolu liseleri, gençlerimizi savunma firmalarımızın ihtiyaç duyduğu yüksek yetkinliklere sahip ‘aranan çalışanlar’ olarak yetiştiriyor. İnsan kaynağımızı büyütmek ve bunun yanında savunma sanayimizin dönüşümüne öncülük edecek, geleceğine yön verecek yetkin liderlerin çıkacağı kurumsal zemini sağlamlaştırmak savunma sanayimize günden güne güç katacak.
İNSAN KAYNAĞIMIZIN POTANSİYELİNİ ARTIRMAK: Sektörümüze emek vermiş insan kaynağımızın potansiyelini harekete geçirebileceği kültürü kurumsallaştırmak önceliğimiz olmaya devam edecek. TÜBİTAK TÜSSİDE ve SAHA Akademi iş birliğinde hayata geçirdiğimiz SAHA MBA Yönetici Gelişim Programı da işte bu vizyonun somut bir yansımasıdır. Programda katılımcılar; savunma sanayimizde liderlik rolü üstlenecek kadroların ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri kazanma imkanına sahipler. Geleceğin harp sahası; sadece platformların değil, çevik zihinlerin fikirlerinin ve projelerinin çarpıştığı bir alan olacak. Bu nedenle, ülkeler nitelikli insan kaynağını çekmek için kıyasıya bir yarış içinde. Dünyanın önde gelen üniversitelerinde, araştırma merkezlerinde, teknoloji devlerinde tecrübe kazanmış vatandaşlarımız; tarih yazan işlerin öznesi olmak için Türkiye’ye dönüyor. Çünkü artık hayallerini kurdukları projeleri hayata geçirecek imkân da o projeleri sahiplenen irade de Türkiye’de var.
GİRİŞİMCİLİK KÜLTÜRÜNÜN KÖKLEŞMESİ: Şunu da ayrıca ifade etmek isterim: savunma sanayimizde girişimcilik kültürünün kökleşmesi; değişen harp sahasının ihtiyaçlarına çevik biçimde cevap verilebilmesi, yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi ve kısa sürede ürüne dönüşmesi için olmazsa olmazdır. Yapay zekâ, siber güvenlik, otonom sistemler, elektronik harp, uzay ve yeni nesil malzemeler gibi alanlarda çığır açan çözümlerin arkasında çoğu zaman; girişimci ekiplerin geliştirdiği yenilikçi ve özgün teknolojiler bulunuyor. Savunma sanayiinde 23 bin 700 çalışanın istihdam edildiği 79 Ar-Ge ve tasarım merkezinde, teknoparklarımızda 7 bin 900 çalışanla faaliyetlerini sürdüren 340 girişimde yürütülen yenilikçi çalışmaları bu anlayışla destekliyoruz.
YENİ BAŞARI HİKAYELERİ FİLİZLENECEK: Her ölçekteki girişimlerimizin gereksinimlerine yanıt veren araçlar ve altyapıyı sunarak, ihtiyaç makamlarımızın ve ana yüklenicilerimizin girişimlerle yakın iş birliğini teşvik ederek yeni başarı hikâyelerinin filizlenmesini ve hızla ölçeklenmesini sağlamaya gayret ediyoruz. Savunma sanayiinin parçası olmayı bir istiklal ve istikbal davası olarak gören her bir gencimiz için; yeteneği erken aşamada tespit eden, yetkinliği sistematik biçimde geliştiren, girişimciliği ödüllendiren anlayışı kökleştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bugün açılışı yapılan yeni yatırımların Ankara, ülke, millet ve sivil havacılık sektörünün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Esenboğa Havalimanı’na hem de Ankara’ya önemli bir değer katacak bu yatırımlarda emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yatırımcı şirket, yüklenici firmalar, işçiler, mimar ve mühendislere teşekkürlerini iletti.
İki etaptan oluşan ve ilk etabının başarıyla nihayete erdirildiği bu projeyle uçuş ve yolcu trafiği başta olmak üzere havacılıktaki başarı grafiğinin daha da yukarılara çekileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak 23 yıldır milletin emanetini omuzlarında taşımanın bilinciyle çalıştıklarını söyledi.
“TÜRKİYE’Yİ HEM BÖLGESİNDE HEM DE DÜNYADA SEÇKİN BİR KONUMA ULAŞTIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün gayretimiz, milletin emanetine halel gelmesin, kardeşliğimize gölge düşmesin, milletimizin başı öne eğilmesin diyedir. Çeyrek asra yaklaşan iktidarlarımızda rakiplerimizin takoz siyasetine rağmen hamdolsun eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlıktan dış politikaya, eğitimden adalete, savunmadan ulaşıma, eğitime, sanayiye her alanda devasa yatırımlara, eserlere, hizmetlere imza attık. Hayata geçirdiğimiz projelerle Türkiye’yi hem bölgesinde hem de dünyada seçkin bir konuma ulaştırdık” diye konuştu.
Artık her platformda sözü geçen, ne diyeceği, nasıl tavır alacağı merakla beklenen, takip eden değil, takip edilen bir Türkiye bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatla, bakanlıklarla, kurumlar ve yerel yönetimlerle ülke ve millet için çalışmaya ilk günkü aşkla devam ettiklerini kaydetti.
“DAHA BÜYÜK HEDEFLERLE GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Heyecanımızı yitirmiyoruz. Sevdamızı eksiltmiyoruz. Yeni ümitlerle, daha büyük hedeflerle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz” ifadelerini kullandı ve bugün hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin bahtiyarlığı içinde olduklarını söyledi.
Ülkeyi daha yüksek irtifalara çıkarmak için diğer alanlarda olduğu gibi havacılık sektöründe de yoğun çaba harcadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 2024’te hizmete aldığımız Çukurova Uluslararası Havalimanı ile bugün 58’e çıkardık. İnşası devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla birlikte bu sayı yakın zamanda 60’a yükselecek. Nereden, nereye… Aynı dönemde hava ulaştırma anlaşması yaptığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e taşıyarak Türkiye’yi dünyada en fazla hava ulaşım anlaşması bulunan ülke hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü üyesi 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedeflediklerini belirterek, diğer taraftan 50 ülkede 60 nokta olan dış hat sayısını, 133 ülkede 356 noktaya çıkardıklarını kaydetti.
2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yolcu sayısının 34,5 milyon olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te bu sayının 247 milyonu aştığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde Ankara Esenboğa Havalimanı’nın hâlini biliyorsunuz değil mi? Ama o zaman buradan şehir merkezine gidiş bile hak getire. Hem havalimanını gerçekten halkın yolu hâline getirdik hem de buradan şehir merkezine gidişi gerçekten modern bir hâle getirdik. Şimdi bütün bu rakamlarla birlikte yolcu bazında Avrupa’da üçüncü, dünyada ise yedinci sıraya yerleştik. İstanbul Havalimanımız geçtiğimiz sene yaklaşık 84,5 milyon yolcuyu misafir ederek yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde 7’nci oldu. Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı, uçuş sayısında 550 bin uçak trafiği ile Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor.”
“İKİ ETAPTAN OLUŞAN PROJEMİZİN BİRİNCİ ETABINI TAMAMLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolcu trafiğinde Esenboğa Havalimanı’nda son 23 yılda önemli büyüme sağlandığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002’de 37 bin 421 uçak ve 2 milyon 836 bin yolcu trafiği gerçekleşen Esenboğa’da 2024 yılında uçak trafiği yüzde 159 artışla 96 bin 910’a, yolcu trafiği ise yüzde 355 artışla 12 milyon 913 bin 753’e ulaştı. 2025’te ise uçak trafiği bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 103 bin 928’e, yolcu trafiği de yüzde 8 artışla 13 milyon 987 bin 298’e yükseldi” dedi.
Esenboğa’daki yolcu trafiğinin 2035’te 23,1 milyonu, 2045’te 31,5 milyonu aşacağını öngördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayılar, bize Esenboğa Havalimanımızın artık daha büyük bir kapasiteye daha yüksek standartlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tam da bu amaçla Esenboğa’yı yenilikçi bir vizyonla geliştirmek üzere kolları sıvadık, çalışmaları başlattık ve hamdolsun bugün iki etaptan oluşan projemizin birinci etabını tamamladık. Uygulamaya aldığımız bu proje kapsamında 75 metre genişliğinde ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki hava trafik kontrol merkezimizi ve 13 bin 500 metrekare büyüklüğündeki teknik bloku inşa ettik. Ayrıca 85 bin metrekarelik 6 adet uçak park kapasiteli yeni kargo apronumuzu ve bunlara bağlı taksi ve servis yolları da dâhil 945 bin metrekarelik kaplama sahasının yapımını tamamladık. Ulupınar Deresi’nin 1,2 kilometrelik kısmını ıslah ettik. Üç adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolunun yanı sıra uçuş kontrol hangarından, gümrük müdürlüğüne, özel maksatlı garajdan yeni itfaiye istasyonuna, ısı merkezi ve su deposundan 15 adet nöbetçi kuleye toplam 41 bin 52 metrekarelik inşaat alanında en son teknolojiye sahip çok sayıda yapıyı inşa ettik.”
“ÜLKEMİZİN BAŞKENTİNİ DAHA YÜKSEK KAPASİTELİ VE DAHA MODERN BİR HAVALİMANIYLA BULUŞTURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 200 araçlık açık otoparkı da Esenboğa Havalimanı’na kazandırdıklarını ifade etti.
Projenin ikinci etabında terminal binasını en az 40 bin metrekare genişleteceklerini, minimum 58 bin metrekare apron ve 18 bin metrekare kaplama bağlantı taksi yolu çalışması yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Esenboğa Havalimanımızın yıllık 20 milyon olan yolcu kapasitesini 30 milyona yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuza yakışır şekilde ülkemizin başkentini daha yüksek kapasiteli, daha konforlu ve daha modern bir havalimanıyla inşallah buluşturacağız. Ankara’mız ve ülkemiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Şunun da altını özellikle çizmek istiyorum, tam 298 milyon avroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan gerçekleştirdik. Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeye yüklenici firmalardan 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon avro kira geliri elde edeceğiz. Yatırımcı şirket, kira bedelinin yüzde 25’ine tekabül eden 140 milyon avroyu peşin ödedi ve bu bedel daha çalışmalar bitmeden 2023 yılının Nisan ayında devletimizin kasasına girdi. Böylelikle milletimizin bizlere emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanarak kamu özel iş birliği modelinin en başarılı örneklerinden birini daha uygulamış olduk.”
“BU ÜLKENİN KAYNAKLARINI YİNE BU ÜLKENİN VATANDAŞLARI İÇİN KULLANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdelesini kestikleri her yatırımda kendileriyle muhalefet arasında derin vizyon farkının ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Yönettikleri belediyeleri, rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin, milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin, vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine, biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz. İnşallah, bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Açılışını yaptığımız yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza, yatırımcı şirketimize, yüklenici firmalarımıza, mühendisinden işçisine, projede emeği geçen tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.”
İstanbul’dan Ankara’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, açılışı yapılan Esenboğa Havalimanı 3. Pisti’ne indi. Programda, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin tanıtım videosu da gösterildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Esenboğa Yeni Hava Trafik Kulesi’nin maketini takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dua edilmesinin ardından, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.
ÇİN Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce Çin’in 15’inci 5 Yıllık Planı ve Küresel Fırsatlar konulu bir tanıtım toplantısı gerçekleştrildi.
Toplantıda, Çin Halk Cumhuriyeti’nin yeni kalkınma planı kapsamında sosyal, ekonomik, teknolojik ve küresel yapılanmaları ele alındı.
Ankara Hilton otelde düzenlenen toplantıya Çinli ve Türk bürokratlar, iş insanları, akademisyenler ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Toplantıda. Çin Halk Cumhuriyeti ile öteki ülkeler arasındaki ticaret, yatırım ve teknoloji konularında ortaklıklar ve iş birlikleri görüşüldü.
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin’in 15’inci 5 Yıllık Kalkınma Planı’nındaki hedeflerine ilişkin bilgiler vererek, “ülkesinin gelecekteki 5 yılda neler yapılacağına dair planlamalarını anlattı. Düzenledikleri toplantının, uluslararası ve Türk kamu oyunun ilgisine mazhar olduğunu söyledi.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Mali ve Ekonomik İşler Komitesi Ofisi Başkan Yardımcısı Han Wenxiu da toplantıdaki konuşmasında, Çin Halk Cumhuriyeti’nin 5 yıllık planında ülkesinin dünya ekonomisindeki yeri ve önemine dair görüşlerin ele alındığını ve buradan hareketle genel strateji planlarına uygulanmasına ağırlık vereceklerini kaydetti..
Wenxiu, 1953’ten itibaren 5 yıllık planla başlayan dönemdeki uygulamaların 2025 yılına kadar 15 kez tekrarlandığına dikkati çekerek geçen 5 yıl içerisinde Çin’in hem pandemi hem de diğer ülkelerin yaptırımlarıyla sıkıntılarla karşılaştığının altını çizdi ve 2025 yılında Çin’in ekonomik hacminin 140 trilyon dolara çıktığını kaydetti. Wenxiu,bugün ortalama ekonomik büyümenin yüzde 5,4’ler civarında olduğunu ve buna paralel olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortalama yaşam süresinin 79 yaşına ulaştığına dikkat çekti.
Wenxiu, “Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik önderliğinde Çin-Türkiye stratejik ilişkileri gelişme eğilimini sürdürmektedir. Bunun sonucu olarak geçen yılın Ağustos ayında Başkanımız Jinping ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi’nde bir araya geldi ve ikili ilişkiler konusunda önemli mutabakata varıldı.. Biz, Türk tarafıyla birlikte çaba sarf ederek ikili önemli mutabakatları hayata geçirmeye hazırız. İlk olarak karşılıklı siyasi güveni pekiştirmeli. ve Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkilerinin temelini sağlamlaştırmalıyız. Çin tarafı her zaman olduğu gibi Türk tarafının kendi ulusal egemenliğini ve güvenliğini korumasını destekleyecek, Türk tarafının kendine uygun olan gelişme yolunda ilerlemesini destekleyecek. Yabancı güçlerin demokrasi ve insan hakları kisvesi altında Türkiye’nin iç işlerine karışmasına kesinlikle karşıyız. Türk tarafı, Tayvan, Sincan gibi hassas bölgelerde Çin’in temel hassasiyetlerini ilgilendiren konularda, Çin tarafının tutumunu desteklemeye devam eder ve ikili ilişkilerin gelişmesi için sağlam bir siyasi güvence sağlamasını bekliyoruz. iki ülke arasında iş birliğini derinleştirerek, daha üst düzeyde karşılıklı yarar ve ortak kazanç sağlamalıyız. İki ülkenin ekonomik ve ticari iş birliği hızlı bir şekilde gelişmektedir. İkili ilişkilerin gelişmesiyle ilişkilere yeni bir ivme kazandırılmıştır. Çin, Türkiye demir yolunun güney koridorunu geliştirmeye hazırdır ve bu konuda büyük bir potansiyel olduğunu gözlemliyoruz. Ekonomi ve ticaret enerji, altyapı ve benzeri alanlardaki iş birliğini daha da geliştirmeye her zaman hazırız. Yeni enerji, 5G teknolojisi, biyomedikal gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatlarını keşfetme ümidindeyiz. Bundan başka, iki ülke arasındaki insni ilişkileri daha da güçlendirerek karşılıklı anlayış ve dostluğu pekiştirmeliyiz. İnsani ilişkiler temelde stratejik iş birliği ilişkilerimizin önemli bir halkasıdır. Eğitimin günümüzdeki önemini çok iyi kavrayan iki ülke karşılıklı olarak kendi yükseköğretim kurumlarında Türkçe ve Çince bölümlerinde eğitim vermeye de devam etmektedirler” şeklinde konuştu.
OSTİM Enerjik ve OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’ nce ortaklaşa gerçekleştirilen II. Temiz Enerji Teknolojileri Ulusal Çalıştayı, OSTİM OSB yönetim binası konferans salanunda yapıldı.
OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde, Sanayi.akademi ve kamu çalışanlarını buluşturan çalıştaya OSTİM Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Topluluğu ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi de destek erdi.
Çalıştayın açılışında OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın bir konuşma yaptı.
Aydın. nükleer enerjide uçtan uca planlamanın önceliğine dikkat çeken konuşmasında, Türkiye’nin bu konuda teknolojiye sahip olması ve geliştirmesinin önemini dile getirdi. Aydın, Organize Sanayi Bölgelerinin SMR reaktörleri için güçlü bir kullanıcı potansiyeli olduğunu beleirterek bu alanda OSBÜK ile ortak çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli de Türkiye’nin SMR teknolojilerinin kazandırılmasıyla ilgili büyük çaplı çalışmalara dikkat çekti.
OSTİM Enerjik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Çelik ise, SMR teknolojilerinin geliştirilmesinde üniversite. sanayi ve kamu işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Konuşmalar, sunumlar ve uzman görüşlerinden sonra çalıştay, hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.