Sendikalarımızın kıymetli başkanları ve yönetimleri, Saygıdeğer kamu görevlisi ve emeklilerimiz, Kıymetli Basın mensupları, Hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz.
2026 yılının ilk maaş gününde; Memur-Sen ve bağlı sendikaları olarak Ankara’da ve tüm illerimizin meydanlarında eylemdeyiz.
Toplu sözleşme mutabakatsızlıkla sonuçlandığında, eylemliliğimizin, tepkimizin ve haksızlığa karşı duruşumuzun süreceğini ifade etmiştik.
2026 yılının ilk maaşını kamu görevlilerimiz bugün aldı. Zamlı maaşların bile; aynı işi yapan farklı statülerdeki personelin ücretinden düşük olduğunu herkes bir kez daha gördü.
Sosyal maliyet büyüyor;
Kamudaki huzursuzluk daha da artıyor;
Gelir dağılımı bozuluyor;
Kamuda çalışanlar arasındaki makas gün geçtikçe açılıyor.
Böylesi bir haksızlığa karşı susmak değil sesimiz duyurmak için; hesabın sorumlusunun önündeyiz bugün.
SUSMA HAYKIR ADALET HAKTIR*** Bizim derdimiz, ekmeğimiz, emeğimiz, geleceğimizdir.
Mücadelemiz, Masada sesimizi duymayanların sahanın sesini duyması içindir.
Aynı işi yapanlar arasındaki ücret uçurumuna Maliye nasıl göz yumuyor? Memurun ve Emeklinin sesini Hükümet nasıl duymuyor?
Maliyeciler bütçeyi denkleştirdiler fakat memurun sosyal maliyetini hesaba katmadılar.
Sosyal maliyeti önlemek, bütçeyi denkleştirmekten hem daha kolay hem de daha adaletliydi. Fakat İşveren de Hakem de zor olanı seçti…
Masada söyledik. Hakemde söyledik. Eylemlerimizde, basın açıklamamızda her platformda söyledik…
Şimdi bir kez daha söylüyoruz: Kurumlarda huzur kalmadı; Maliyenin; bir tarafı öz bir tarafı üvey gören sistemi çalışma barışını bozdu, sistemi tıkadı; dahası insanları çileden çıkarma noktasına getirdi. ADALETİN YOLU ÜCRET REFORMU Kamu görevlileri Koridorlarda bordro kıyaslaması yapıyor. Sabah servise binildiğinde; “bunca yılın, emeğin, alın terimizin karşılığı bu muydu” deniyor.
Fazla mesai yapan koruma güvenlik personeli; “bana 1 veriyorsunuz, yanımda aynı işi yapan farklı statüdeki personele 10 kat veriyorsunuz” diyor.
Ücrette denge, sistemde bütünlük yoksa çalışma hayatında huzur olur mu?
Böyle bir ortamda kamu hizmeti sağlıklı sürdürülür mü?
Kamuda personel ve ücret reformu artık kaçınılmazdır:
Sorunu öteleyerek görmezden gelmek, Halının altına süpürmek artık devam ettirilemez.
HAK, EMEK, ADALET HAYKIRMAYA DEVAM ET
Kıymetli Basın mensupları
Kanun sıkıştırıyor. Masa daraltıyor. İşveren zamanı yetiştiremiyor. Hakem yetki kullanmaktan kaçıyor.
Fakat memurun artık Ne sıkışacak hali, Ne daralacak mecali, Ne de kaybedecek zamanı kaldı.
Yasa, masanın yükünü taşımıyor;
Kanun, çözmeye;
Masa, kazanım üretmeye imkan vermiyor;
Kamu görevlileri, nefes alacak;
Sendikal alan ise soluk bulacak yeni çıkışlar arıyor.
8 Toplu sözleşmenin 4 ü uzlaşmazlıkla sonuçlandı:
Kararların yarısını Masa, yarısını da Hakem verdi.
16 yıllık sürecin 8 yılı için “tamam” diyebildik.
Son 2 sözleşme uyuşmazlıkla sonuçlandı.
“Ne sorun var ki” duyarsızlığı değil, “Gelin görüşelim” duyarlılığı istiyoruz.
8 Toplu sözleşmede; Tutanak tutulmadığını da
Hakeme elimiz boş gönderildiğini de
Hedeflenen enflasyon kadar bile zam verilmediğini de
Masada kazandığımız maddelerin Sahada uygulanmadığını da gördük.
Hakem bunlardan 1 tanesine bile “böyle iş mi olur arkadaş” diyemedi.
Toplu sözleşmenin hukuku korunmadı.
Tarafların iradesine ve mücadelesine saygı duyulmadı.
MEMURUZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ
Hakem dediğin; Teraziyi elinde tutar; Dengeyi gözetir; Ekonomiyi dikkate alır; Hakkaniyetle yaklaşır.
Hakem, bu zamana kadar; Gerçeklere gözlerini, Memurların beklentilerine ise kulaklarını kapattı; Doğruyu söyleyemedi; Gerçekleri sorgulayamadı;
Kısacası Hakem; Maliyenin sesinden, Hazinenin talimatından başka bir şey duymadı, görmedi.
Arkadaşlar, bu fotoğraf hakemi bire bir yansıtıyor
(yandaki figürü göstererek).
Hakem bir eliyle teraziyi tuttu, diğer eliyle de terazinin bir kefesine bastırarak adaletsizliğe aracı oldu.
Fakat Memurların da Memur-Sen’in de; Hakemin işlevsizliğine, Yasanın yetersizliğine, Kamu İşvereninin duyarsızlığına artık tahammülü yoktur.
YENİ YASA GELSİN, HAKKIMIZ VERİLSİN***
Bu yıl bizim 2 hedefimiz,
İşveren ve hükümetin ise 2 sorumluluğu var: Birincisi kamu personel reformunu yapmak.
İkincisi ise 4688 sayılı Kanundaki eksiklikleri, fazlalıkları, adaletsizlikleri ve yetersizlikleri artık memurların ve temsilcilerinin gündeminden çıkarmak.
Kıymetli kamu görevlileri, değerli basın emekçileri
Bütün bu hususlara ilave olarak; gelirde adaletsizlik, vergide dengesizlik, giderlerde belirsizlik büyüyerek devam ediyor.
Enflasyonun %50 olduğu bir zeminde, 2025 yılı için %5 enflasyon bekleniyordu.
Biz o dönem açıkça söyledik; “Enflasyon hızla yükselir ama beklendiği gibi düşmez”dedik.
2023 yılında sözümüz dinlenmedi; 2 yıl memurlarımız enflasyona, yüksek zamlara, gelir kayıplarına ve gelir dağılımı adaletsizliğine mahkum edildi.
HAK, EMEK, ADALET HAYKIRMAYA DEVAM ET
Soruyorum size… Bu yanlış Ülkemize, milletimize, kamu görevlilerine ne getirdi? Memurların alım gücü baskılandı da Enflasyon tek haneye mi düştü? Gelir dağılımında adalet mi sağlandı?
Altın, dolar, kur fırladı; Et, süt, yumurta fiyatları uçtu; Kiralar maaşların %50’den fazlasını aldı gitti.
Maaşların zorunlu giderlere oranı %60 – %65’ti… Şimdi %100’ünü geçti…
Gelir vergisi matrahlarının çarpıklığı da ayrı bir sorun; gelirimiz artmadığı gibi gelirimizi baskılayan giderlerin de bilerek artırılmasına göz yumuluyor. Gelir vergisi sistemi; adaleti sağlamıyor, memurun emeğini sömürüyor.
Kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz; bugünü yaşayamıyorsa, bugünün şartlarına uyum sağlayamıyorsa, geleceğin hayalini kurabilir mi?
Eskiden birkaç yıl dişimi sıkarsam araba alırım, 10-15 yıl dişimi sıksam bir ev alırım diyorduk; Şimdi hayali bile kurulamadığı için; İnsanlar tasarruf yapamıyor, Enflasyon düşmüyor, Ekonomi politikaları tutmuyor. Tutmayan politikaların faturası memura, Hesabı ise emekliye kesiliyor.
İşveren de, Hakemi de, Maliyenin bürokratları da; Toplu Sözleşme sistemindeki çarpıklık yüzünden Kamudaki çalışanlardan birine beklentiyi Diğerine gerçekleri baz alarak zam yapıyor.
EMEKLİYE ADALET, BİTSİN ARTIK SEFALET
Dönem Toplu Sözleşme kayıpların telafi edildiği, çalışma barışının sağlandığı bir sözleşme olmalıydı. Aksine tekrar kayıplarımızı görmeyen bir sözleşme olarak sonuçlandı.
Ücrette Denge için Kamuda ÜCRET REFORMU istiyoruz…
Gelirde denge sağlanması için Kayıpların telafi edildiği ve Emekliye de yansıyacak şekilde SEYYANEN ZAM verilsin diyor; Emeklilere verilmeyen seyyanen zammın da biran evvel yansıtılmasını istiyoruz…
Kamuda Huzurun sağlanması için 4688 SAYILI KANUNUN Evrensel ilke ve normlara uyumlu hale getirilmesini istiyoruz.
*SEYYANEN VERİLSİN ADALET SAĞLANSIN Memur, ülkenin yükü değil gücüdür.
Memur ülkenin teminatı, fotoğrafıdır.
Memur, ülkenin her bir karış toprağında hizmet üreten, devletin eli koludur.
Memur, mutsuzsa ülkenin genel tablo mutsuzdur.
Huzuru sağlamak, Barışı tesis etmek; Ekonominin tutmayan hedeflerinden daha kıymetlidir.
GÜÇLÜ MEMUR GÜÇLÜ TÜRKİYE* Onun için biz diyoruz ki; 3 temel beklentimize ilave olarak;
1. Dereceye 3600 Ek gösterge artık hayata geçirilmelidir.
Gelir Vergisi %15’e sabitlenmelidir.
22.150 ₺’ye ulaşan seyyanen ödeme, Emeklilere de yansıtılmalıdır.
Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, Teknik personelin beklentileri karşılanmalıdır.
YHS artık tarih olmalı, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’na dahil olmalıdır.
Akademik personelin maaşları iyileştirilmelidir.
İdari personel, şef, şube müdürü ve diğer personelin haklı beklentileri karşılanmalıdır.
Kariyer uzmanlarının ayrılan bütçesi aktarılmalıdır.
Değerli Kamu Emekçileri ve Basın Mensupları
Sözlerime son vermeden önce; eylemliliğimiz, tepkimiz ve mücadelemiz Hakkımız verilinceye, 4688 sayılı Kanun değişinceye kadar devam edeceğini bir kez daha ifade ediyorum. Yaşasın Hak, Yaşasın Emek, Yaşasın Mücadele, Yaşasın Adalet…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bugün açılışı yapılan yeni yatırımların Ankara, ülke, millet ve sivil havacılık sektörünün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Esenboğa Havalimanı’na hem de Ankara’ya önemli bir değer katacak bu yatırımlarda emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yatırımcı şirket, yüklenici firmalar, işçiler, mimar ve mühendislere teşekkürlerini iletti.
İki etaptan oluşan ve ilk etabının başarıyla nihayete erdirildiği bu projeyle uçuş ve yolcu trafiği başta olmak üzere havacılıktaki başarı grafiğinin daha da yukarılara çekileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak 23 yıldır milletin emanetini omuzlarında taşımanın bilinciyle çalıştıklarını söyledi.
“TÜRKİYE’Yİ HEM BÖLGESİNDE HEM DE DÜNYADA SEÇKİN BİR KONUMA ULAŞTIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün gayretimiz, milletin emanetine halel gelmesin, kardeşliğimize gölge düşmesin, milletimizin başı öne eğilmesin diyedir. Çeyrek asra yaklaşan iktidarlarımızda rakiplerimizin takoz siyasetine rağmen hamdolsun eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlıktan dış politikaya, eğitimden adalete, savunmadan ulaşıma, eğitime, sanayiye her alanda devasa yatırımlara, eserlere, hizmetlere imza attık. Hayata geçirdiğimiz projelerle Türkiye’yi hem bölgesinde hem de dünyada seçkin bir konuma ulaştırdık” diye konuştu.
Artık her platformda sözü geçen, ne diyeceği, nasıl tavır alacağı merakla beklenen, takip eden değil, takip edilen bir Türkiye bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatla, bakanlıklarla, kurumlar ve yerel yönetimlerle ülke ve millet için çalışmaya ilk günkü aşkla devam ettiklerini kaydetti.
“DAHA BÜYÜK HEDEFLERLE GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Heyecanımızı yitirmiyoruz. Sevdamızı eksiltmiyoruz. Yeni ümitlerle, daha büyük hedeflerle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz” ifadelerini kullandı ve bugün hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin bahtiyarlığı içinde olduklarını söyledi.
Ülkeyi daha yüksek irtifalara çıkarmak için diğer alanlarda olduğu gibi havacılık sektöründe de yoğun çaba harcadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 2024’te hizmete aldığımız Çukurova Uluslararası Havalimanı ile bugün 58’e çıkardık. İnşası devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla birlikte bu sayı yakın zamanda 60’a yükselecek. Nereden, nereye… Aynı dönemde hava ulaştırma anlaşması yaptığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e taşıyarak Türkiye’yi dünyada en fazla hava ulaşım anlaşması bulunan ülke hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü üyesi 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedeflediklerini belirterek, diğer taraftan 50 ülkede 60 nokta olan dış hat sayısını, 133 ülkede 356 noktaya çıkardıklarını kaydetti.
2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yolcu sayısının 34,5 milyon olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te bu sayının 247 milyonu aştığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde Ankara Esenboğa Havalimanı’nın hâlini biliyorsunuz değil mi? Ama o zaman buradan şehir merkezine gidiş bile hak getire. Hem havalimanını gerçekten halkın yolu hâline getirdik hem de buradan şehir merkezine gidişi gerçekten modern bir hâle getirdik. Şimdi bütün bu rakamlarla birlikte yolcu bazında Avrupa’da üçüncü, dünyada ise yedinci sıraya yerleştik. İstanbul Havalimanımız geçtiğimiz sene yaklaşık 84,5 milyon yolcuyu misafir ederek yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde 7’nci oldu. Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı, uçuş sayısında 550 bin uçak trafiği ile Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor.”
“İKİ ETAPTAN OLUŞAN PROJEMİZİN BİRİNCİ ETABINI TAMAMLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolcu trafiğinde Esenboğa Havalimanı’nda son 23 yılda önemli büyüme sağlandığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002’de 37 bin 421 uçak ve 2 milyon 836 bin yolcu trafiği gerçekleşen Esenboğa’da 2024 yılında uçak trafiği yüzde 159 artışla 96 bin 910’a, yolcu trafiği ise yüzde 355 artışla 12 milyon 913 bin 753’e ulaştı. 2025’te ise uçak trafiği bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 103 bin 928’e, yolcu trafiği de yüzde 8 artışla 13 milyon 987 bin 298’e yükseldi” dedi.
Esenboğa’daki yolcu trafiğinin 2035’te 23,1 milyonu, 2045’te 31,5 milyonu aşacağını öngördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayılar, bize Esenboğa Havalimanımızın artık daha büyük bir kapasiteye daha yüksek standartlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tam da bu amaçla Esenboğa’yı yenilikçi bir vizyonla geliştirmek üzere kolları sıvadık, çalışmaları başlattık ve hamdolsun bugün iki etaptan oluşan projemizin birinci etabını tamamladık. Uygulamaya aldığımız bu proje kapsamında 75 metre genişliğinde ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki hava trafik kontrol merkezimizi ve 13 bin 500 metrekare büyüklüğündeki teknik bloku inşa ettik. Ayrıca 85 bin metrekarelik 6 adet uçak park kapasiteli yeni kargo apronumuzu ve bunlara bağlı taksi ve servis yolları da dâhil 945 bin metrekarelik kaplama sahasının yapımını tamamladık. Ulupınar Deresi’nin 1,2 kilometrelik kısmını ıslah ettik. Üç adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolunun yanı sıra uçuş kontrol hangarından, gümrük müdürlüğüne, özel maksatlı garajdan yeni itfaiye istasyonuna, ısı merkezi ve su deposundan 15 adet nöbetçi kuleye toplam 41 bin 52 metrekarelik inşaat alanında en son teknolojiye sahip çok sayıda yapıyı inşa ettik.”
“ÜLKEMİZİN BAŞKENTİNİ DAHA YÜKSEK KAPASİTELİ VE DAHA MODERN BİR HAVALİMANIYLA BULUŞTURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 200 araçlık açık otoparkı da Esenboğa Havalimanı’na kazandırdıklarını ifade etti.
Projenin ikinci etabında terminal binasını en az 40 bin metrekare genişleteceklerini, minimum 58 bin metrekare apron ve 18 bin metrekare kaplama bağlantı taksi yolu çalışması yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Esenboğa Havalimanımızın yıllık 20 milyon olan yolcu kapasitesini 30 milyona yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuza yakışır şekilde ülkemizin başkentini daha yüksek kapasiteli, daha konforlu ve daha modern bir havalimanıyla inşallah buluşturacağız. Ankara’mız ve ülkemiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Şunun da altını özellikle çizmek istiyorum, tam 298 milyon avroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan gerçekleştirdik. Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeye yüklenici firmalardan 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon avro kira geliri elde edeceğiz. Yatırımcı şirket, kira bedelinin yüzde 25’ine tekabül eden 140 milyon avroyu peşin ödedi ve bu bedel daha çalışmalar bitmeden 2023 yılının Nisan ayında devletimizin kasasına girdi. Böylelikle milletimizin bizlere emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanarak kamu özel iş birliği modelinin en başarılı örneklerinden birini daha uygulamış olduk.”
“BU ÜLKENİN KAYNAKLARINI YİNE BU ÜLKENİN VATANDAŞLARI İÇİN KULLANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdelesini kestikleri her yatırımda kendileriyle muhalefet arasında derin vizyon farkının ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Yönettikleri belediyeleri, rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin, milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin, vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine, biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz. İnşallah, bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Açılışını yaptığımız yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza, yatırımcı şirketimize, yüklenici firmalarımıza, mühendisinden işçisine, projede emeği geçen tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.”
İstanbul’dan Ankara’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, açılışı yapılan Esenboğa Havalimanı 3. Pisti’ne indi. Programda, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin tanıtım videosu da gösterildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Esenboğa Yeni Hava Trafik Kulesi’nin maketini takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dua edilmesinin ardından, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.
ÇİN Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’nce Çin’in 15’inci 5 Yıllık Planı ve Küresel Fırsatlar konulu bir tanıtım toplantısı gerçekleştrildi.
Toplantıda, Çin Halk Cumhuriyeti’nin yeni kalkınma planı kapsamında sosyal, ekonomik, teknolojik ve küresel yapılanmaları ele alındı.
Ankara Hilton otelde düzenlenen toplantıya Çinli ve Türk bürokratlar, iş insanları, akademisyenler ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Toplantıda. Çin Halk Cumhuriyeti ile öteki ülkeler arasındaki ticaret, yatırım ve teknoloji konularında ortaklıklar ve iş birlikleri görüşüldü.
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin’in 15’inci 5 Yıllık Kalkınma Planı’nındaki hedeflerine ilişkin bilgiler vererek, “ülkesinin gelecekteki 5 yılda neler yapılacağına dair planlamalarını anlattı. Düzenledikleri toplantının, uluslararası ve Türk kamu oyunun ilgisine mazhar olduğunu söyledi.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Mali ve Ekonomik İşler Komitesi Ofisi Başkan Yardımcısı Han Wenxiu da toplantıdaki konuşmasında, Çin Halk Cumhuriyeti’nin 5 yıllık planında ülkesinin dünya ekonomisindeki yeri ve önemine dair görüşlerin ele alındığını ve buradan hareketle genel strateji planlarına uygulanmasına ağırlık vereceklerini kaydetti..
Wenxiu, 1953’ten itibaren 5 yıllık planla başlayan dönemdeki uygulamaların 2025 yılına kadar 15 kez tekrarlandığına dikkati çekerek geçen 5 yıl içerisinde Çin’in hem pandemi hem de diğer ülkelerin yaptırımlarıyla sıkıntılarla karşılaştığının altını çizdi ve 2025 yılında Çin’in ekonomik hacminin 140 trilyon dolara çıktığını kaydetti. Wenxiu,bugün ortalama ekonomik büyümenin yüzde 5,4’ler civarında olduğunu ve buna paralel olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortalama yaşam süresinin 79 yaşına ulaştığına dikkat çekti.
Wenxiu, “Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik önderliğinde Çin-Türkiye stratejik ilişkileri gelişme eğilimini sürdürmektedir. Bunun sonucu olarak geçen yılın Ağustos ayında Başkanımız Jinping ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi’nde bir araya geldi ve ikili ilişkiler konusunda önemli mutabakata varıldı.. Biz, Türk tarafıyla birlikte çaba sarf ederek ikili önemli mutabakatları hayata geçirmeye hazırız. İlk olarak karşılıklı siyasi güveni pekiştirmeli. ve Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkilerinin temelini sağlamlaştırmalıyız. Çin tarafı her zaman olduğu gibi Türk tarafının kendi ulusal egemenliğini ve güvenliğini korumasını destekleyecek, Türk tarafının kendine uygun olan gelişme yolunda ilerlemesini destekleyecek. Yabancı güçlerin demokrasi ve insan hakları kisvesi altında Türkiye’nin iç işlerine karışmasına kesinlikle karşıyız. Türk tarafı, Tayvan, Sincan gibi hassas bölgelerde Çin’in temel hassasiyetlerini ilgilendiren konularda, Çin tarafının tutumunu desteklemeye devam eder ve ikili ilişkilerin gelişmesi için sağlam bir siyasi güvence sağlamasını bekliyoruz. iki ülke arasında iş birliğini derinleştirerek, daha üst düzeyde karşılıklı yarar ve ortak kazanç sağlamalıyız. İki ülkenin ekonomik ve ticari iş birliği hızlı bir şekilde gelişmektedir. İkili ilişkilerin gelişmesiyle ilişkilere yeni bir ivme kazandırılmıştır. Çin, Türkiye demir yolunun güney koridorunu geliştirmeye hazırdır ve bu konuda büyük bir potansiyel olduğunu gözlemliyoruz. Ekonomi ve ticaret enerji, altyapı ve benzeri alanlardaki iş birliğini daha da geliştirmeye her zaman hazırız. Yeni enerji, 5G teknolojisi, biyomedikal gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatlarını keşfetme ümidindeyiz. Bundan başka, iki ülke arasındaki insni ilişkileri daha da güçlendirerek karşılıklı anlayış ve dostluğu pekiştirmeliyiz. İnsani ilişkiler temelde stratejik iş birliği ilişkilerimizin önemli bir halkasıdır. Eğitimin günümüzdeki önemini çok iyi kavrayan iki ülke karşılıklı olarak kendi yükseköğretim kurumlarında Türkçe ve Çince bölümlerinde eğitim vermeye de devam etmektedirler” şeklinde konuştu.
OSTİM Enerjik ve OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’ nce ortaklaşa gerçekleştirilen II. Temiz Enerji Teknolojileri Ulusal Çalıştayı, OSTİM OSB yönetim binası konferans salanunda yapıldı.
OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde, Sanayi.akademi ve kamu çalışanlarını buluşturan çalıştaya OSTİM Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Topluluğu ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi de destek erdi.
Çalıştayın açılışında OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın bir konuşma yaptı.
Aydın. nükleer enerjide uçtan uca planlamanın önceliğine dikkat çeken konuşmasında, Türkiye’nin bu konuda teknolojiye sahip olması ve geliştirmesinin önemini dile getirdi. Aydın, Organize Sanayi Bölgelerinin SMR reaktörleri için güçlü bir kullanıcı potansiyeli olduğunu beleirterek bu alanda OSBÜK ile ortak çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli de Türkiye’nin SMR teknolojilerinin kazandırılmasıyla ilgili büyük çaplı çalışmalara dikkat çekti.
OSTİM Enerjik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Çelik ise, SMR teknolojilerinin geliştirilmesinde üniversite. sanayi ve kamu işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Konuşmalar, sunumlar ve uzman görüşlerinden sonra çalıştay, hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.