Ankara Hakimevi’nde düzenlenen “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı’nda Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ailenin, toplumu ayakta tutan temel sütun sevginin, saygının.ve bütün değerlerin hayat bulduğu yer olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız.” şeklinde konuştu.
İnsanın vicdanı, merhameti, adalet duygusu ve sorumluluk bilincinin ilk kez ailede şekillendiğini anımsatan Bakan Tunç, bu yönüyle ailenin, toplumun en küçük birimi değil, en büyük gücü olduğunun altını çizdi.
Kadına yönelik şiddetin sadece bir suç değil, aynı zamanda aileyi dağıtan, çocukların geleceğini karartan ve toplumun vicdanını yaralayan bir yıkım olduğuna dikkat çeken Bakan Tunç, “Kadına şiddetle mücadeleyi sadece cezayla değil, önleyici, koruyucu ve onarıcı adalet anlayışıyla ele alıyoruz. Yargı reformlarımızın merkezine kadını ve çocuğu koymamızın sebebi de bu anlayıştır. 6284 sayılı kanundan uzmanlaşmış mahkemelere, elektronik kelepçe uygulamasından acil koruma tedbirlerine kadar attığımız her adım, bir kadının daha canı yanmasın diye atılmıştır.” dedi.
Çocuk adaleti anlayışlarının temelinde de hiçbir çocuğun kaderine terk edilemeyeceği anlayışının yattığını kaydeden Bakan Yılmaz Tunç, onarıcı adalet yaklaşımıyla, çocuğun üstün yararını gözeterek onları yeniden topluma kazandırmayı esas aldıklarını söyledi.
Bakan Tunç, son 23 yılda ailenin korunması ve güçlendirilmesi, kadın hakları ile çocuk hakları konusunda anayasal, yasal ve idari birçok önemli düzenlemeyi hayata geçirdiklerini de vurguladı.
Ailenin ve aile bireylerinin korunması konusundaki kararlılıklarını koruduklarını belirten Bakan Tunç, şu değerlendirmede bulundu.:
“Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgemizde, kadına karşı şiddetin önlenmesine, ailenin zararlı akımlara karşı korunmasına ve çocuklarımızın başta siber suçlar ve siber zorbalıklar olmak üzere her alanda korunmasına yönelik birçok hedef ve faaliyete yer verdik. Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız. Bu tehditler karşısında Anayasa’nın ve kanunların bize verdiği yetkiyle, açık ve bağlayıcı düzenlemeleri hayata geçirmek zorundayız.”
Bakan Tunç, Çocukları zararlı içeriklerden, yönlendirici yayınlardan ve ruh dünyalarını tahrip eden dijital kuşatmadan korumanın, onların güvenli, sağlıklı ve dengeli bireyler olarak yetişmesini sağlamanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizerek;
“Özellikle dijital oyunlar, sosyal ağlar ve çevrim içi sohbet ortamları üzerinden çocuklarımızı şiddete özendiren, psikolojik olarak yıpratan ve onları ailelerinden koparan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Yine bazı sosyal medya hesaplarında takipçi, etkileşim ve maddi kazanç uğruna yaşlılarımızın, çocuklarımızın veya hasta kişilerin saatlerce canlı yayın açılarak ekran karşısında tutulması, onur kırıcı şekilde teşhir edilmesini asla kabul edemeyiz. Bu tür mecralara karşı erişim engeli dahil olmak üzere tüm idari ve yargısal yaptırımları tereddütsüz uygulamakta kararlıyız. Bununla birlikte, geleceğimizi tehdit eden ve birçok yuvayı dağıtan uyuşturucu belasına karşı da kararlı mücadelemizi sürdürüyoruz. Aynı şekilde, Türk yargısı, dijital bağımlılık oluşturan sanal bahis ve yasa dışı kumar ağlarıyla da hukuk devleti kararlılığı içinde mücadelesini kesintisiz biçimde devam ettirecektir.” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da Koordinasyon kurulu toplantısındaki konuşmasında, Ailenin toplumun en güçlü kalesi, nesilleri ve medeniyeti koruyan temel yapı olduğuna vurgu yaparak “Bu yapıyı güçlendirmek hizmetlerimizi tekil başlıklar halinde değil, ortak hedeflerle ve birbirini tamamlayan bir bütün olarak yürütmekle mümkündür. Bu Kurulu, etkili kılan nokta ise şudur. Biz aynı aileye, farklı kapılardan ulaşan kurumlarız. Eğitim, sağlık, adalet, sosyal hizmet, güvenlik ve istihdam. Her biri aileye farklı hizmetler götürür. Kurul mekanizması ise aileye sunduğumuz hizmetleri koordineli bir şekilde yürütmemizi sağlar. Bu nedenle, Koordinasyon Kurulumuz esasında kurumlarımızın kendi sorumluluk alanlarında sonuç üretmeye odaklanan bir çalışma zeminidir.” ifadesini kullandı.
Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı’ndaki konuşmasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, daralan demografik yapı, kırılganlaşan aile bağları ve çocukların alışkanlıklarını şekillendiren dijital dünyanın ortaya çıkardığı etkilere atıfta bulundu.
Böyle bir tabloda eğitimin aileden bağımsız işleyen bir hizmet olarak düşünülemeyeceğini, aile güçlenmeden okulun gösterdiği gayretin tam karşılığını bulmasının mümkün olmadığını belirten Bakan Tekin, “Okul, aileyle aynı istikamete bakmadan da çocuğun dünyasında kalıcı bir değişim üretmek mümkün değil. Biz eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kılmaya, aileyi onaran bir dil ve eğitim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz.” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Esenboğa Havalimanı 3. Pist, Yeni Kule ve Tamamlayıcı Tesisler Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bugün açılışı yapılan yeni yatırımların Ankara, ülke, millet ve sivil havacılık sektörünün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Esenboğa Havalimanı’na hem de Ankara’ya önemli bir değer katacak bu yatırımlarda emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yatırımcı şirket, yüklenici firmalar, işçiler, mimar ve mühendislere teşekkürlerini iletti.
İki etaptan oluşan ve ilk etabının başarıyla nihayete erdirildiği bu projeyle uçuş ve yolcu trafiği başta olmak üzere havacılıktaki başarı grafiğinin daha da yukarılara çekileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak 23 yıldır milletin emanetini omuzlarında taşımanın bilinciyle çalıştıklarını söyledi.
“TÜRKİYE’Yİ HEM BÖLGESİNDE HEM DE DÜNYADA SEÇKİN BİR KONUMA ULAŞTIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün gayretimiz, milletin emanetine halel gelmesin, kardeşliğimize gölge düşmesin, milletimizin başı öne eğilmesin diyedir. Çeyrek asra yaklaşan iktidarlarımızda rakiplerimizin takoz siyasetine rağmen hamdolsun eser ve hizmet siyasetimizden taviz vermedik. Sağlıktan dış politikaya, eğitimden adalete, savunmadan ulaşıma, eğitime, sanayiye her alanda devasa yatırımlara, eserlere, hizmetlere imza attık. Hayata geçirdiğimiz projelerle Türkiye’yi hem bölgesinde hem de dünyada seçkin bir konuma ulaştırdık” diye konuştu.
Artık her platformda sözü geçen, ne diyeceği, nasıl tavır alacağı merakla beklenen, takip eden değil, takip edilen bir Türkiye bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatla, bakanlıklarla, kurumlar ve yerel yönetimlerle ülke ve millet için çalışmaya ilk günkü aşkla devam ettiklerini kaydetti.
“DAHA BÜYÜK HEDEFLERLE GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Heyecanımızı yitirmiyoruz. Sevdamızı eksiltmiyoruz. Yeni ümitlerle, daha büyük hedeflerle geleceğe doğru emin adımlarla yürüyoruz” ifadelerini kullandı ve bugün hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin bahtiyarlığı içinde olduklarını söyledi.
Ülkeyi daha yüksek irtifalara çıkarmak için diğer alanlarda olduğu gibi havacılık sektöründe de yoğun çaba harcadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak 4 saatlik uçuş süresiyle 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajlı konumun sunduğu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak, en etkili şekilde değerlendirmek için son 23 yılda büyük yatırımlar yaptık. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak hedefiyle, Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayımızı 2024’te hizmete aldığımız Çukurova Uluslararası Havalimanı ile bugün 58’e çıkardık. İnşası devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla birlikte bu sayı yakın zamanda 60’a yükselecek. Nereden, nereye… Aynı dönemde hava ulaştırma anlaşması yaptığımız ülkelerin sayısını 81’den 175’e taşıyarak Türkiye’yi dünyada en fazla hava ulaşım anlaşması bulunan ülke hâline getirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü üyesi 192 ülkenin tamamıyla hava ulaşım anlaşması imzalamayı hedeflediklerini belirterek, diğer taraftan 50 ülkede 60 nokta olan dış hat sayısını, 133 ülkede 356 noktaya çıkardıklarını kaydetti.
2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yolcu sayısının 34,5 milyon olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te bu sayının 247 milyonu aştığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimizde Ankara Esenboğa Havalimanı’nın hâlini biliyorsunuz değil mi? Ama o zaman buradan şehir merkezine gidiş bile hak getire. Hem havalimanını gerçekten halkın yolu hâline getirdik hem de buradan şehir merkezine gidişi gerçekten modern bir hâle getirdik. Şimdi bütün bu rakamlarla birlikte yolcu bazında Avrupa’da üçüncü, dünyada ise yedinci sıraya yerleştik. İstanbul Havalimanımız geçtiğimiz sene yaklaşık 84,5 milyon yolcuyu misafir ederek yolcu sayısı bakımından Avrupa’da 2’nci, dünya genelinde 7’nci oldu. Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı, uçuş sayısında 550 bin uçak trafiği ile Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor.”
“İKİ ETAPTAN OLUŞAN PROJEMİZİN BİRİNCİ ETABINI TAMAMLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yolcu trafiğinde Esenboğa Havalimanı’nda son 23 yılda önemli büyüme sağlandığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002’de 37 bin 421 uçak ve 2 milyon 836 bin yolcu trafiği gerçekleşen Esenboğa’da 2024 yılında uçak trafiği yüzde 159 artışla 96 bin 910’a, yolcu trafiği ise yüzde 355 artışla 12 milyon 913 bin 753’e ulaştı. 2025’te ise uçak trafiği bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 103 bin 928’e, yolcu trafiği de yüzde 8 artışla 13 milyon 987 bin 298’e yükseldi” dedi.
Esenboğa’daki yolcu trafiğinin 2035’te 23,1 milyonu, 2045’te 31,5 milyonu aşacağını öngördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayılar, bize Esenboğa Havalimanımızın artık daha büyük bir kapasiteye daha yüksek standartlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tam da bu amaçla Esenboğa’yı yenilikçi bir vizyonla geliştirmek üzere kolları sıvadık, çalışmaları başlattık ve hamdolsun bugün iki etaptan oluşan projemizin birinci etabını tamamladık. Uygulamaya aldığımız bu proje kapsamında 75 metre genişliğinde ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki hava trafik kontrol merkezimizi ve 13 bin 500 metrekare büyüklüğündeki teknik bloku inşa ettik. Ayrıca 85 bin metrekarelik 6 adet uçak park kapasiteli yeni kargo apronumuzu ve bunlara bağlı taksi ve servis yolları da dâhil 945 bin metrekarelik kaplama sahasının yapımını tamamladık. Ulupınar Deresi’nin 1,2 kilometrelik kısmını ıslah ettik. Üç adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolunun yanı sıra uçuş kontrol hangarından, gümrük müdürlüğüne, özel maksatlı garajdan yeni itfaiye istasyonuna, ısı merkezi ve su deposundan 15 adet nöbetçi kuleye toplam 41 bin 52 metrekarelik inşaat alanında en son teknolojiye sahip çok sayıda yapıyı inşa ettik.”
“ÜLKEMİZİN BAŞKENTİNİ DAHA YÜKSEK KAPASİTELİ VE DAHA MODERN BİR HAVALİMANIYLA BULUŞTURACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 200 araçlık açık otoparkı da Esenboğa Havalimanı’na kazandırdıklarını ifade etti.
Projenin ikinci etabında terminal binasını en az 40 bin metrekare genişleteceklerini, minimum 58 bin metrekare apron ve 18 bin metrekare kaplama bağlantı taksi yolu çalışması yapacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Esenboğa Havalimanımızın yıllık 20 milyon olan yolcu kapasitesini 30 milyona yükselteceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuza yakışır şekilde ülkemizin başkentini daha yüksek kapasiteli, daha konforlu ve daha modern bir havalimanıyla inşallah buluşturacağız. Ankara’mız ve ülkemiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Şunun da altını özellikle çizmek istiyorum, tam 298 milyon avroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek bir kuruş bile çıkmadan gerçekleştirdik. Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeye yüklenici firmalardan 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon avro kira geliri elde edeceğiz. Yatırımcı şirket, kira bedelinin yüzde 25’ine tekabül eden 140 milyon avroyu peşin ödedi ve bu bedel daha çalışmalar bitmeden 2023 yılının Nisan ayında devletimizin kasasına girdi. Böylelikle milletimizin bizlere emanet ettiği kaynakları en verimli şekilde kullanarak kamu özel iş birliği modelinin en başarılı örneklerinden birini daha uygulamış olduk.”
“BU ÜLKENİN KAYNAKLARINI YİNE BU ÜLKENİN VATANDAŞLARI İÇİN KULLANIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdelesini kestikleri her yatırımda kendileriyle muhalefet arasında derin vizyon farkının ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Yönettikleri belediyeleri, rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin, milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin, vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine, biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz. İnşallah, bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Açılışını yaptığımız yatırımların, ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza, yatırımcı şirketimize, yüklenici firmalarımıza, mühendisinden işçisine, projede emeği geçen tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum.”
İstanbul’dan Ankara’ya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, açılışı yapılan Esenboğa Havalimanı 3. Pisti’ne indi. Programda, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin tanıtım videosu da gösterildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Esenboğa Yeni Hava Trafik Kulesi’nin maketini takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dua edilmesinin ardından, Esenboğa Havalimanı 3. Pist ve Yeni Hava Trafik Kontrol Kulesi’nin açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi.
OSTİM Enerjik ve OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’ nce ortaklaşa gerçekleştirilen II. Temiz Enerji Teknolojileri Ulusal Çalıştayı, OSTİM OSB yönetim binası konferans salanunda yapıldı.
OSTİM Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde, Sanayi.akademi ve kamu çalışanlarını buluşturan çalıştaya OSTİM Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Enerji Sistemleri Topluluğu ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi de destek erdi.
Çalıştayın açılışında OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın bir konuşma yaptı.
Aydın. nükleer enerjide uçtan uca planlamanın önceliğine dikkat çeken konuşmasında, Türkiye’nin bu konuda teknolojiye sahip olması ve geliştirmesinin önemini dile getirdi. Aydın, Organize Sanayi Bölgelerinin SMR reaktörleri için güçlü bir kullanıcı potansiyeli olduğunu beleirterek bu alanda OSBÜK ile ortak çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.
Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkanı Abdullah Buğrahan Karaveli de Türkiye’nin SMR teknolojilerinin kazandırılmasıyla ilgili büyük çaplı çalışmalara dikkat çekti.
OSTİM Enerjik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Çelik ise, SMR teknolojilerinin geliştirilmesinde üniversite. sanayi ve kamu işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Konuşmalar, sunumlar ve uzman görüşlerinden sonra çalıştay, hatıra fotoğraf çekimleriyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda yaptığı konuşmada, “Dijital tekno-kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hâle getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, bu anlamlı programda katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını söyledi.
Hem hasret giderdikleri hem de mücadele, dava ve adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eyledikleri bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Allah’tan dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfına, Millî Türk Talebe Birliğine ve organizasyonun icrasında emeği geçen herkese canı gönülden teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfının kuruluşuna öncülük eden İsmail Kahraman için hazırlanan belgeseli hep birlikte izlediklerine değinerek, “Milleti ve memleketi için elini nasıl taşın altına koyduğunu, gerek sivil toplum çalışmalarıyla gerekse siyasette üstlendiği görevlerle ülkemize hangi hizmetlerde bulunduğunu bir kez daha gördük. Ayrıca Birlik Vakfımızın kimlerin özverisiyle, hangi badireleri atlatarak, hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini tekrar hatırladık” ifadelerini kullandı.
Yarım asrı aşkın süredir yol arkadaşı olmaktan iftihar ettiğini belirttiği Kahraman’a katılımcıların huzurunda şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Emekleri, gayretleri, bilgisi, feraseti, tecrübesiyle bizlere yol gösterdiği, bizlerle yol yürüdüğü, bize yoldaşlık, kaderdaşlık ettiği için Cenabıallah kendisinden razı olsun. Rabb’im, bugün burada olduğu gibi yarın ruzi mahşerde Resul-i Kibriya Efendimizin ‘Liva-ül Hamd’ ismiyle müsemma sancağı altında bizleri buluştursun. Yine bu vesileyle geride bıraktığımız 40 yılda Birlik Vakfımız bünyesinde görev almış, bu çatı altında gençlere ve millete hizmet etmiş, hayırda yarışarak kendisini Türkiye’nin ve ümmetin selametine vakfetmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.”
“BİRLİK VAKFIMIZ, İLİM, KÜLTÜR VE İRFAN HAZİNEMİZİ MAZİDEN ATİYE ULAŞTIRIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süre zarfında vakfın farklı birimlerinde vazife üstlenmiş ancak artık hayatta olmayan büyüklere ve kardeşlerine Mevla’dan gani gani rahmet dileyerek, “Ülkem, milletim adına kendilerine bir kez daha şükran ve minnet duygularımı sunuyorum. Muhterem başkanlarımız Sayın Yaşar Karayel ve Mehmet Alacacı’nın şahsında vakfımızın kurucular kuruluna, mütevelli heyetine yine burada başarı dileklerimi iletiyor, teşekkür ediyorum. Rabb’im emeklerinizi zayi etmesin. Çabalarınızı, gayretlerinizi, döktüğünüz şu alın ve fikir terini inşallah hayra tebdil eylesin diyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı’nın, özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu başarıyla yerine getirdiğini söyledi.
Vakfın 50 ildeki 55 şubesi ile barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına, oldukça geniş bir yelpazede gençlerin elinden tuttuğunu, onları yarınlara hazırladığını ve istikbalin güvencesi olan gençlere rehberlik ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki 20’yi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız, ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız, millî ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakfın niyetinin hayır olması dolayısıyla cehdi, emeği ve gayretinin de hayırlı neticelerle taçlandığını dile getirerek, “Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz, bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen, 29 Mayıs 1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen, bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
40 yılda kat edilen bu önemli mesafenin her aşamasında, talebeler için yemek pişiren, misafirlere çay ikram eden, yurtların bakım ve temizliğini üstlenen emekçilerden, gençlere danışmanlık yapan, öğrencilere burs bağlayan, tecrübeleriyle birlikte tavsiyelerini de gençlerle paylaşan hayırsever insanlara kadar, yöneticisinden personeline, kurucusundan mütevelli üyesine, vakfın her bir mensubunun payı, emeği, göz nuru ve gönül harcı olduğunu belirterek, hepsine ayrı ayrı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vakfın çatısı altında ter döken, ‘Halka hizmet Hakk’a hizmettir’ düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakârlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştirildiği Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’na işaret ederek, şunları söyledi: “Burası görüldüğü gibi böyle bir salon değildi. Burası belediye başkanlığım döneminde Spor Sergi Sarayı idi. Biz Üstat ile burada nice konferansları yaptık. Sayın Demirel’in de Cumhurbaşkanlığı döneminde burayı yıkıp bu hâle getirdik. O konferanslarda yıkıldı yıkılacak, Spor Sergi Sarayı’nın öyle bir hâli vardı. Ama gel gör ki hamdolsun böyle bir salonu İstanbul’umuza kazandırdık. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfımızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum.”
Bir gerçeğin de hafızalara silinmez bir şekilde kaydolduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1916 yılında kurulan Millî Türk Talebe Birliği’nin (MTTB), Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanın dört bir yanına uzanan, binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınar olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MTTB çatısı altında geçirdiği yıllara değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “MTTB, Türkiye’nin sancılı günlerinde, şahsım dâhil birçok gencin millî şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Gençlik yıllarımda aktif görev üstlendiğim MTTB’de, kendilerine ‘ağabey’ diye hitap ettiğim, her birinden çok şey öğrendiğim nice büyüğümüz, nice ilim, kültür ve aksiyon adamımız, nice mütefekkirimiz vardı. MTTB bizim için bir okuldu, kerâları gönül ve zihin dünyamızı aydınlatan bir irfan ocağıydı. Ancak 1980 darbesinin üzerinden silindir gibi geçtiği sivil teşekküllerden biri de unutmayalım MTTB’ydi. Hani diyor ya Karacaoğlan, ‘Aradılar bir tenhada buldular, yaslandılar şıvgaların kırdılar. Yaz bahar ayında bir od verdiler, yandım gittim ala karlı dağlar iken’ İşte darbeciler de tamamen keyfi sebeplerle sırf millete düşmanlıklarından dolayı Millî Türk Talebe Birliği’nin kapısına kilit vurdular. Bu ocağı bitirmek istediler ama her MTTB’linin yüreğinde kor bir ateş misali yanan o ruhu, kanında dolaşan o dava şuurunu söndüremediler. Üstat’ın ifadesiyle, kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençliğin önüne set çekemediler.”
MTTB’ye zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfı’nın devralındığını, millete ve ümmete hizmet mücadelesinin kesintiye uğramadığını, uğratılmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî Türk Talebe Birliği’nin özünü oluşturan, varoluş gayesini teşkil eden tüm değerler, Birlik Vakfı’nda yeniden temerküz ve tecessüm etmiştir. Bir kapı kapanmış fakat Cenabıallah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve millî iradenin safında yer almıştır. 28 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine, en kritik dönemeçlerde, ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfı’nı hep milletin yanında, hakkın ve hakikatin cephesinde gördük” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin büyük mütefekkirlerinden İbn Haldun’un “Geçmiş hadiseler, gelecek olanlara suyun suya benzemesinden daha çok benzer.” sözünün kendileri için çok anlamlı olduğunu söyledi.
Çağın çok hızlı şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilgi ve enformasyon geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkânlar, yeni avantajlar sunuyor” dedi.
“GELECEĞİMİZİ HEDEF ALAN SALDIRI DALGASINI ANCAK BİR OLURSAK, BİRLİKTE HAREKET EDEREK SAVAŞIRSAK PÜSKÜRTEBİLİRİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji ve dijitalleşmenin nimetlerinden azami ölçüde istifade ederken, beraberinde getirdiği yeni tehditler ve sınamaları da çok yakından hissettiklerini belirterek, “Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara 7’den 70’e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz” diye konuştu.
“Bugün geldiğimiz noktada İbn Haldun’un işaret ettiği hakikati daha net görebiliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır, hedef ailedir, hedef millî ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükûmet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık alıyoruz. Mesela, insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk. Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdik. Çocuk başına yapılan ödemelerin arttırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık.”
Bağımlılık, aile kurumuna yönelik saldırılar, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadelenin, yalnızca devlet eliyle yürütülemeyeceğini, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmesek, Allah korusun yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez, komşularımıza da özellikle el ele verip, onlara da el uzatmak onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var.”
“BİREYİ KÖLELEŞTİRMEYİ HEDEFLEYEN BU MELUN KUŞATMAYI ANCAK EL ELE VERİRSEK KIRABİLİRİZ”
Her şeyden öte, ailelerin bilinçlenmesine ve meselenin farkına varmasına ihtiyaç olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dijital tekno-kültürün, bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hâle getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknofest Gençliği”, “Dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz” dedikçe, birilerinin hep rahatsız olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Batıdan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar. Hem batıyı hem doğuyu bilen bir ayağı bu topraklarda, diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı. Millî bünyemiz daha kırılgan hâle geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz.”
Derneklerden, vakıflardan, gönüllü teşekküllerden daha fazla inisiyatif almalarını, sorunların çözümünde kendilerine daha fazla yardımcı olmalarını özellikle istirham ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada bu tür meseleleri konuştuğumuzda umutlarımızı zayıflatan bir gerçeği teessüfle dikkatinize sunmak durumundayım. Biz, millî meselelerde güç birliği yapalım dedikçe maalesef muhalefette aynı hüsnü niyeti göremiyoruz. Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler. Meselenin daha vahim tarafı şudur, alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir ne bir öneri ne de siyasetin ufkunu açan bir proje. Her gün 10 yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Durum öyle vahim ki böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap alırız.”
Türkiye’ye hizmet aşklarının, enerjilerinin, azimlerinin ve heyecanlarının ilk günkü gibi taze olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim ömür verdikçe gençlerimizle birlikte tüm Türkiye için, milletimizin yanı sıra dünyadaki tüm mazlumlar için çalışmaya devam edeceğiz. Bunu da 40. yaşını şanla, şerefle kutlayan Birlik Vakfı gibi kalbi Türkiye için, kalbi mazlumlar için çarpan siz kardeşlerimle beraber başaracağız” şeklinde konuştu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A “100 YILIN DEVLET BAŞKANI ÖDÜLÜ” TAKDİM EDİLDİ
Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Birlik Vakfı’ının tanıtım filmi gösterildi.
Programda, İsmail Kahraman’ı anlatan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Kahraman’la ilgili düşüncelerini paylaştığı “Bir Kahraman, Bin Selam Kutlu Yürüyüş” belgeselinin de gösterimi yapıldı.
Programda, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kahraman tarafından Birlik Vakfı’nın 40’ncı yılı anısına “100 Yılın Devlet Başkanı Ödülü” verildi.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.